Etiket: Mersin’den

  • Forum Mersin’den Her Gün Bir Tablet

    Forum Mersin Alış Veriş Merkezi, ’Hediye Labirenti’ ile her gün 1 tablet kazandırıyor.

    Forum Mersin AVM, eğlenceli bir kampanyaya daha imza attı. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile başlayan ’Hediye Labirenti’ macerası, Forum Mersin’de ziyaretçilere keyifli dakikalar yaşatıyor. Hediye Labirenti etkinliğinde eğlenen çocuklar, birbirinden farklı hediyelerin de sahibi oldu. 1 Mayıs tarihine kadar devam edecek Hediye Labirenti, ayrıca her gün 1 kişiye tablet bilgisayar veriyor.

    Forum Mersin’den aynı günde tek seferde 100 TL ve üzeri alışveriş yapan ziyaretçiler, labirente girmeye hak kazanıyor. Alışveriş fişini şişme labirentin girişinde görevliye gösterenler, labirente girmek için kayıt oluyor. Ziyaretçiler maceraya takacakları dijital gözlükle başlıyor, labirente girerken dijital gözlükle kendilerini kuş bakışı seyretme imkanı buluyor. Yarışmacılar, duvardaki puan kartlarını en kısa sürede toplayarak çıkışa ulaşmak için zamana karşı mücadele ediyor. En çok puanı toplayanlar, sürpriz hediyelerin sahibi oluyor.

    Macera labirent içinde devam ederken, izleyiciler de yarışmanın heyecanını yarışmacının gözlüğü sayesinde naklen izliyor.

  • Mersin’den Irak’a Domates İhracatı Başladı

    Mersin’in Silifke ilçesine bağlı Atayurt beldesinden Irak’a günlük 250 ton domates ihraç edildiği bildirildi.

    Atayurt Hal Derneği Başkanı Ali Türer, iyi tarım uygulamaları sayesinde ihracata uygun üretim yapıldığını belirterek, “Silifke’de üretilen domates, iç piyasa taleplerini karşıladığı gibi Irak, başta olmak üzere dış piyasanın da ihtiyacını karşılıyor. Bu yıl domateslerimizde önemli ölçüde bir kalite yakaladık” dedi.

    Irak’a Silifke’den günlük 250 ton domates ihraç edildiğini vurgulayan Türer, arılarla döllenen domatesin Atayurt Belediyesi tarafından yaptırılan tesiste özel olarak paketlendikten sonra Irak’a sevk edildiğini söyledi. Türer, Doğu illeri başta olmak üzere iç piyasaya da Atayurt’tan önemli ölçüde ürün gönderildiğini kaydetti.

    Şuanda domatesin kilosunun 1 lira 20 kuruş olduğunu belirten Türer, “Irak’a ihracatımız başlarken üreticiden gelen domatesleri, paketleme işleminin ardından Gaziantep, Kahramanmaraş, Şanlıurfa, Diyarbakır, Malatya başta olmak üzere Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki illere gönderiyoruz. Ürünün kalitesi bu yıl önemli ölçüde arttı, Batı illeri ve Karadeniz Bölgesine de sevkiyat yapılabilir” dedi.

    Örtü altında 4 bin dönüm araziden 50 bin ton domates üretildiğini vurgulayan Türer, ilçe genelinde ise yıllık 14 bin 500 dönüm araziden, 175 bin ton domates üretimi yapıldığını söyledi.

    Ali Türer, Atayurt Halinde çileğin 2 Lira 60 kuruş, eriğin 7 lira, kayısının 12 lira, nektarinin 8 Lira, yenidünyanın 4 lira domatesin ise 1 lira 20 kuruştan işlem gördüğünü kaydetti.

  • Mersin’den Suriye Sınırına 50 Tır Yardım

    Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfı tarafından, ’Şimdi Yaraları Sarma Zamanı’ adı altında başlatılan kampanya kapsamında toplanan 50 TIR yardım malzemesi, Mersin’den dualarla Suriye sınırına uğurlandı.

    Mersin İl Müftülüğü organizasyonunda toplanan yardım malzemelerinin sınıra hareketi öncesi Tevfik Sırrı Gür Stadyumu önünde tören düzenlendi. Okunan Kur’an-ı Kerim’in ardından konuşan İl Müftüsü Ali Melek, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfı’nın, dünyanın birçok yerinde mağdur ve mazlum olan insanlara, hayırseverlerin katkılarıyla yardım elini uzattığını söyledi. 4 yılı aşkın bir süredir ülkemizin hemen yanı başındaki insanların mazlum ve mağdur bir şekilde hayatta kalabilmeye çalıştıklarını, bu çerçevede Türkiye sınırına gelerek çadır kentlerde, konteyner kentlerde yaşam mücadelesi verdiklerini hatırlatan Melek, “Biz millet olarak gerçekten büyük bir milletiz. Elimizi değil, kucağımızı açtık, evimizi açtık ve en önemlisi de yüreklerimizi açtık. Onları, o mazlum ve mağdur olan insanları hiç şüphesiz kendimizden biri gibi gördük. Ve bu milletin bir yüceliğini ve ne kadar aziz olduğunu gösterdik” dedi.

    “BU ACI VE DRAM DEVAM EDİYOR”

    Maalesef bu acı ve dramın hala devam ettiğini vurgulayan Melek, şöyle devam etti: “Malum olduğu üzere son zamanlarda, bir kaç hafta önce yoğun bombardıman sonucu sınırlarımıza yine büyük yığılmalar oldu. Türkiye Diyanet Başkanlığımız ’Şimdi Yaraları Sarma Zamanı’ adı altında kampanya geliştirerek, önce camilerimizde nakdi olarak hayırlarını oraya doğru yöneltti ve daha sonra bu kampanya doğrultusunda ayni yardımların o insanlara ulaştırılması noktasında bir çalışma yaptık. İl ve ilçe müftülerimizle, din görevlileriyle ve bu hayri hizmetin içinde bulunan iş adamlarımızla, hayır sahibi olan cemaatimizle iki haftayı geçen bir süre içerisinde Mersin genelinde 50 TIR yardım topladık.”

    Toplanan bu 50 TIR yardım malzemesinden 29’unun Mersin merkezden, 21’inin ise ilçelerden toplandığını ifade eden Ali Melek, bu TIR’lardan Tarsus hariç diğerlerinin dün itibariyle Suriye sınırına gönderildiğini söyledi. Melek, konuşmasının sonunda, kampanyaya katkı sağlayan iş adamları ve diğer hayırseverlere teşekkür etti.

    Vali Yardımcısı Cezmi Türk Göçer ise Mersin’den gönderilen yardım malzemelerine katkı sunan hayırseverlere teşekkür ederek, “Sınırımızın hemen yaşı başında, tarihte az görülen bir zulme uğrayan bir coğrafyada, ölüm kalım savaşı veren insanlara, soydaşlarımıza, dindaşlarımıza, hatta aynı dinden aynı ırktan olmasak bile din, ırk, cinsiyet ayrımı yapmaksızın orada bulunan insanlara, hayırda yarışan bir milletin bireyleri olarak Mersin’den bu tip yardımlar sürekli gidiyor. Aslında o coğrafyadaki anlaşmazlığın çıktığı andan itibaren bütün dünya seyirci kalırken, bir devlet, millet kaynaşması örneği verilerek, yine her türlü sivil toplum örgütü ve vatandaşlarımız seferber olarak bu mazlum insanlara her türlü yardım elini uzattılar, katkı verdiler ve vermeye de devam ediyorlar” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından Vali Yardımcısı Cezmi Türk Göçer tarafından, kampanyaya destek veren iş adamlarına plaket verildi.

    Tören, yardım TIR’larının dualarla Suriye sınırına uğurlanmasıyla sona erdi.

  • Demirtaş Mersin’den Barış Ve Silahların Susması Çağrısı Yaptı

    HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Suriye’de dün gece başlayan ateşkesi örnek gösterip, Türkiye’de de ateşkes çağrısı yaparak, “İstiyoruz ki, savaşın her geçen gün büyüdüğü bu günlerde yeni bir barış umudunu büyütelim. Suriye’de ateşkes var, ülkemizde de bugün ateşkes olsa fena mı olurdu? Ülkemizde de karşılıklı silahlar sussa fena mı olurdu?” dedi.

    HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş, Mersin’e gelerek partisinin düzenlediği ‘Demokrasi ve Barış Mitingi’ne katıldı. HDP Akdeniz İlçe Binası önünde gerçekleştirilen mitingde, partililerin sevgi gösterileriyle karşılanan Demirtaş, Mersin’den barış sürecinin yeniden başlaması ve karşılıklı silahların susması çağrısı yaptı.

    Mitingde, yüzyılın en kritik döneminin yaşandığı bir süreç içinde olunduğunu belirten Demirtaş, siyasi mücadelelerinin hiçbir zaman kolay bir dönem görmediğini, her zaman zorluklar ve baskılar içinde Türkiye’de demokratik siyaset alanında var olmaya çalıştıklarını söyledi. “Şimdi Allah’a çok şükür parlamentonun 3’üncü büyük partisiyiz” diyen Demirtaş, ağır bedeller ödeye ödeye bugünlere geldiklerini vurgulayarak, “Bugünlerin kıymetini en fazla bizler biliriz, yani mazlumlar, zulüm görmüş olanlar. Bizler, bütün bu savaş deryasında barışın kıymetini en çok bilenlerdeniz” diye konuştu.

    “TÜRKİYE’NİN TEK DEMOKRASİ GÜCÜ BİZİZ”

    “Türkiye’nin tek demokrasi gücü biziz, çünkü Allah’tan başka kimseden korkmadık” diyen Demirtaş, bugüne kadar kendilerine yapılan bütün provokasyonları ülkede kan akmaması ve barış gelmesi için sineye çektiklerini savundu. Önlerine konan seçeneklere karşı, ‘Tek dil, tek millet olmak zorunda değiliz. Bu ülkede eşitçe, kardeşçe, herkes kendi kimliği, diliyle yaşayabilir. Ölmek de öldürmek de bir seçenek değil. Gelin barış masasında, müzakere masasında ülkenin bütün sorunlarını konuşarak çözelim’ dediklerini aktaran Demirtaş, ancak karşılarından her zaman kibirli bir hava gördüklerini ileri sürdü.

    “SURİYE’DE SİLAHLAR SUSSUN İSTİYORUZ”

    Suriye’de dün gece yarısı başlayan ateşkese vurgu yaparak, Türkiye’de barış çağrısı yapan Demirtaş, şunları söyledi: “Dün gece saat 24.00 itibariyle Suriye’de ateşkes ilan edildi. İnşallah ateşkese herkes uyar, inşallah bütün Suriye halklarının 5 yıldır yaşadığı felaket, zulüm son bulur. Bütün temennimiz budur. Suriye’deki ateşkesi bizler parti olarak sonuna kadar destekledik, herkesi de bu ateşkese uymaya çağırdık. Suriye’de silahlar sussun istiyoruz.”

    Bütün dünyada ‘Suriye’deki ateşkesi tanımayacağız’ diyen iki kişi olduğunu, bunlardan birinin Davutoğlu, birinin de El Nusra, IŞİD yöneticisi olduğunu söyleyen Demirtaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “İnsan bazen duyduklarına inanamıyor. Savaş Suriye’de, ölenler, evi yakılıp yıkılanlar, memleketini, ülkesini terk etmek zorunda kalanlar Suriye’de. Suriye’nin tamamı Sur’daki, Cizre’deki gibi harabe olmuş. Şimdi bir ateşkes umudu çıkmış, silahlar susacak, herkesten önce Davutoğlu ‘ateşkes olmaz’ diyor. İnsan gerçekten bazen duyduğuna inanamıyor. Sen Suriye’de savaşa taraf değilsin. Suriye’de senin ordun, askerin yok. Kimse sana ateşkes çağrısı da yapmamış. Ama ‘ben kabul etmem’ diyor.”

    “ÜLKEMİZDE DE KARŞILIKLI SİLAHLAR SUSSA FENA MI OLURDU?”

    Davutoğlu’nu eleştiren Demirtaş, “Suriye’de barış istemiyorsun, ülkede barış istemiyorsun, elinden gelse bütün dünyayı savaşa sürükleyip 3’üncü dünya savaşını çıkaracaksın ama sorumlu, suçlu biz olacağız, HDP olacak. Böyle bir aymazlık olur mu? Asla bu suçlamaları kabul etmiyoruz” dedi.

    Dünyanın en zor kararının barış kararı olduğunu, savaş kararlarının kolay verildiğini belirten Demirtaş, “Barışmak cesaret ister. İnsanların, devletlerin barışabilmesi daha zordur. Biz zor olanı tercih ediyoruz. Savaş olmasın, barış için uğraşalım diyoruz. Oturalım, konuşalım diyoruz. Halkımızdan ricam var, şunu unutmayın; her yerde ölümlere, kana, silaha karşı çıktık. Türk’ün anası ana değil mi? Kürt’ün anası ana değil mi? Hepsinin evladı evlattır. Kimse evladını ağaçtan toplamıyor. Asker de olsa, polis de olsa, gerilla da olsa hepsini doğuran bir ana. Hepsini seven, hepsinin sevdiği var. Hepsi insandır ve hepsinin bir acısı var. Biz acılar arasına ayrım koymuyoruz. Bir cenaze musallaya geldikten sonra üstünde artık üniforma yoktur, üstünde artık kıyafet yoktur, Allah’ın yarattığı insandır. Biz böyle kıymet veriyoruz. Hiç kimse ölmesin derken, herkesin canı azizdir, kutsaldır diyoruz. Bunların yaptığına bak” ifadelerini kullandı.

    Güzel günlerin yakın olduğunu ve savaşın biteceğini söyleyen Demirtaş, “Her savaş bitecek, karanlığın üstüne güneş doğacak, bir gün barış gelecek ve o gün biz barış meydanına dimdik çıkacağız. Başımız dik, alnımız açık olacak, çünkü ölümlere karşı sessiz kalmadık, çünkü acılar arasında ayrım yapmadık diyeceğiz. Bu ölümler dursun diye gece gündüz bizler mücadele ettik diyeceğiz, bizim alnımız açık olacak. Siz ne yapacaksınız ey Davutoğlu? İstiyoruz ki, savaşın her geçen gün büyüdüğü bu günlerde yeni bir barış umudunu büyütelim. Bak Suriye’de ateşkes var, ülkemizde de bugün ateşkes olsa fena mı olurdu? Ülkemizde de karşılıklı silahlar sussa fena mı olurdu? Sen Suriye’deki ateşkesten bile rahatsızsın. Biz istiyoruz, ülkemizin ne dağında ne şehrinde silahlar konuşmasın, siyaset konuşsun. Biz bunun için uğraşan bir partiyiz ve bütün halkımızın da siyasette umutlu, kararlı olması için uğraşıyoruz” diye konuştu.

    HDP bunu yaptıkça gençlerin siyasetten uzaklaştırma çalışıldığını öne süren Demirtaş, gençlere seslenerek, “Bütün bunlara rağmen genç kardeşlerimden rica ediyorum, siyasetten umudunuzu kesmeyin, siyasetten uzaklaşmayın. Siyaset bize bugün değil, yarın da gelecekte de her zaman lazımdır” şeklinde konuştu.

  • Trafik Sigortası Zammına Mersin’den Sarı Tepki

    Zorunlu trafik sigortasına yapılan zam, Mersin’de taksicileri sokağa döktü. Mersin Şoförler ve Otomobilciler Odası önünde toplanarak araçlarıyla caddeyi trafiğe kapatan taksiciler, açtıkları dövizlerle ve korna çalarak zammı protesto ettiler.

    Mersinli taksiciler, zorunlu trafik sigortasına yapılan zamma, araçlarıyla yol kapatarak tepki gösterdiler. Mersin’de taksicilik yapan çok sayıda şoför, bugün öğleden sonra araçlarıyla birlikte Mersin Şoförler ve Otomobilciler Odası önüne geldi. Merkez Akdeniz ilçesi Bahçeler Caddesi üzerindeki bina önüne araçlarını park ederek caddeyi trafiğe kapatan taksiciler, burada dövizler açarak zorunlu trafik sigortasına yapılan zamlara tepki gösterdiler. Zamların astronomik olduğunu ve şoför esnafı ile özel araç sahiplerine büyük yük getirdiğini belirten taksiciler, hükümetten acil çözüm istediler.

    “YÜZDE 200 İLE YÜZDE 400 ARASINDA DEĞİŞEN ZAMLA ŞOFÖR ESNAFINA ‘YAŞAMA ÖL’ DENMEKTEDİR”

    Oda binası önünde taksiciler adına açıklama yapan Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu Başkan Vekili (TŞOF) ve Mersin Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Veysel Sarı, bugün yüzde 200 ile yüzde 400 oranlarında artış yapılan trafik sigortası zulmüne karşı seslerini duyurmak için bir araya geldiklerini söyledi. Trafik sigortalarına yapılan zamla birlikte sigorta şirketlerinin, şoför esnafının sofrasındaki ekmekten büyük bir parça koparmaya başladıklarını dile getiren Sarı, gösterilen tepkiler ve yapılan açıklamalara karşın geri adım atılmayan uygulamayla şoför esnafına altından kalkamayacağı büyük bir darbe vurulduğunu söyledi. Her gün 40-50 bin şoför esnafı ile özel araç sahibinin, fahiş fiyatlarla sigorta poliçelerini ödemek zorunda bırakıldığına dikkat çeken Sarı, “Yüzde 200 ile yüzde 400 arasında değişen zamla geçim mücadelesi veren taksicisinden servisçisine, kamyonetçisinden otobüsçüsüne, motosikletçisinden özel araç sahibine ‘yaşama öl’ denmektedir. Bu uygulama adeta kabusa dönmüştür. Eskiden 200 liraya yaptırılan özel araç sigortaları şimdi 400 ile bin lira arasında yapılabilmekte, taksilerde bu fiyat 2 bin ile 5 bin liraya, otobüs ve kamyonlarda ise 5 bin ile 8 bin liraya kadar çıkabilmektedir” dedi.

    “BU ÇIKAR ÇARKI 20 MİLYON ARAÇ SAHİBİNİ DOĞRUDAN ETKİLEYECEK”

    “Bu çıkar çarkı 20 milyon araç sahibini doğrudan etkileyecektir” diyen TŞOF Başkan Vekili Sarı, araç sahiplerinin sigorta şirketlerine mahkum bırakıldıklarını öne sürdü. Sarı, “10 yıldır kaza yapmayan bir şoför esnafının geçen yıl bin 60 liraya yaptırdığı sigortayı 2016 yılından itibaren 4 bin 500 liraya yaptırmak zorunda kalmasının, yıllık enflasyon yüzde 7’lerdeyken her yıl yüzde 400’lere varan zamla bugünlerde ilk defa sigorta yaptırmış birine 10 yıl önceki kaza tazminatının ödetmenin izahı nedir, soruyoruz?” diye konuştu.

    “HÜKÜMETTEN ACİL ÇÖZÜM TALEP EDİYORUZ”

    Taksicilerin, aracının sigortası için günlük 80 lira kazanması gerektiğine işaret eden Sarı, durumun çok vahim olduğunu ifade ederek, hükümetten acil çözüm istedi. Sarı, “Hükümetimizden, acilen trafik sigortasındaki dengesiz artışlara çözüm bulmasını ve piyasanın canlanması için gerekli tedbirleri almasını talep ediyoruz. Bugün Mersin’den bir kez daha zulme, fırsatçılığa, soyguna dönüşen trafik sigortası uygulamasına ‘Dur’ diyecek iradeye sesleniyoruz; çoğunluğu yurt dışı merkezli olan sigorta firmalarına ülkemiz esnafını ezdirmeyiniz. Yasal boşluklardan faydalanıp esnafımızı yok eden bu uygulamaya son veriniz. Aksi takdirde esnafımızın bu zulme tepkisi çığ gibi büyüyerek sürdürülecektir” şeklinde konuştu.

    Sarı’nın açıklamasının ardından araçlarının başına geçen taksiciler, uzun süre korna çalarak zamları protesto ettiler.