Etiket: Mersin’deki

  • Elvan, bakanlarla Mersin’deki yatırımları görüştü

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Ekonomi İşleri Başkanı Lütfi Elvan, Mersin İl Başkanı Cesim Ercik, milletvekilleri Ali Cumhur Taşkın ve Zeynep Gül Yılmaz ile birlikte Ankara’da bakanlıkları ziyaret etti.

    Lütfi Elvan, beraberindeki heyetle birlikte Sağlık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı ziyaretinde Mersin’de devam eden yatırımları ele aldı.

  • Elvan, bakanlarla Mersin’deki yatırımları görüştü

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Ekonomi İşleri Başkanı Lütfi Elvan, Mersin İl Başkanı Cesim Ercik, milletvekilleri Ali Cumhur Taşkın ve Zeynep Gül Yılmaz ile birlikte Ankara’da bakanlıkları ziyaret etti.

    Lütfi Elvan, beraberindeki heyetle birlikte Sağlık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı ziyaretinde Mersin’de devam eden yatırımları ele aldı.

  • Mersin’deki Hristiyanlar Noel’i kutladı

    Mersin’deki Latin İtalyan Katolik Kilisesi ve Ortodoks Kilisesi’nde Noel dolayısıyla ayin yapıldı.

    Hazreti İsa’nın doğuşu olarak bilinen Noel için ayine katılan Hristiyanlar, dua ve ilahiler okuyarak mum yaktı. Işıklarla donatılan merkez Akdeniz ilçesindeki Ortodoks Kilisesi’nde düzenlenen Noel ayininde birlik, beraberlik ve barış mesajı verildi. Ayinde cemaat mensupları mumlar yakarak dilekler tuttu. Latin İtalyan Katolik Kilisesi’nde ise Rahip Francis Dondu’nun yönettiği ayinde ilahiler söylendi, İncil’den bölümler okundu. Tarihi kilisede ayine katılanlar, mum yakıp dua ettikten sonra birbirlerine sarıldı.

    Rahip Francis Dondu, Noel’in sadece İsa Mesih’in doğum hikayesi olmadığını belirterek,”Noel aynı zamanda Allah’ın sevgisi ile yaşamak için her birimize verdiği çağrıdır. Bu bayram bizi bir araya getirmesini ve her zaman bir arada tutmasını sağlasın, çünkü Noel bayramı bir ayin bayramıdır. Hiç kimse gerçek bir fakir olmadan gerçek bir Noel kutlayamaz. Kendi kendine yeten, her şeye sahip olan kişiler Allah’a bile ihtiyaç duymayanlar Noel’in gerçek anlamını yaşayamayacak” dedi.

  • Mersin’deki bazı yatırımların gecikmesi tepkilere neden oldu

    Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Ayhan Kızıltan, kentin ekonomik gelişiminin önünde engel gibi duran bazı temel kamu yatırımlarının hayata geçmesini beklemekten yorulduklarını belirterek, “Mersin kamuoyu aynı yatırımların ’temeli atıldı, ihalesi verildi, inşaatı devam ediyor’ gibi haber ve müjdelerini dinlemek istemiyor” dedi.

    Kızıltan, konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, hayata geçmesini bekledikleri yatırımların, Mersin’den daha çok Türkiye’nin ekonomik gelişmesini, ülkenin ihracatını, ülke ihracatının lojistiğini ve kalkınmasını ilerletecek yatırımlar olduğunu vurguladı. Yatırımların gecikmesinden dolayı zarar görenin sadece Mersin değil, Türkiye olduğunu savunan Kızıltan, “Ülkemizin ve kentimizin tüm realiteleri göz önünde tutulduğunda, bu yatırımların hayata geçmemesini gerektirecek hiç bir akılcı neden göremiyoruz. Bu da tüm Mersinlileri bir açıklama bekleme durumuna getiriyor” ifadelerini kullandı.

    “Mersin kendi göbek bağını kendisi kesmeye alışkındır”

    Mersin’in temel ihtiyaç olmayan, işlevsiz, dekoratif yatırımlar beklemediğini, ’o şehirde var, bizim de olsun’ gibi bir yaklaşım da sergilemediğini kaydeden Kızıltan, “Aksine gerekli olan yapılsın diyoruz. Türkiye’nin katma değerli tarım ürünlerini üreten, ülkenin katma değerli sanayi ürünlerini üreten, ülkenin alternatif turizm hedefi ile başlayıp bunu daha da uluslararası bir turizm şekline çevirme potansiyeli Antalya’ya eş olan bir Mersin’in hava limanının bitmesi, sadece Mersin için mi, yoksa ülkemiz için mi önemli? Gerçekte kazanan kim, kaybeden kim? Bu soruyu herkes kendisine sormalıdır. Ülkenin birçok yerinde acil ihtiyaç olmayan hava limanlarına, kullanılmayan lojistik merkezlere pay ayrılırken, ekonomiye anında dönüş yapacak Mersin neden bekliyor? ’Kaybeden sadece ve sadece Mersin’ diyenlere şunu söylemek isterim; Mersin kendi göbek bağını kendisi kesmeye alışkın bir kenttir, farklı bir kültür vardır. Biz kendimize yeni bir yol buluruz. Ama ’bu yatırımların hayata geçmemesinden dolayı kaybeden ülkemizdir’ diyorsanız, o halde sorun daha büyük demektir” diye konuştu.

    “Aynı yatırım konularını o kadar çok dile getirdik ki, artık yorulduk”

    Mersin’in gerçekçi yaklaşımlar sergileyen, zor zamanlarda bile ağlamayan, talep etmeyen bir kent olduğunu ifade eden Kızıltan, şöyle devam etti; “Bu anlamda ülkemizin zor zamanlarında da fedakarlık yapmayı bilen, çok şey talep etmeyen bir kent olduk. Ama ülke kaynakları öncelik sırasına göre acil ihtiyaç gerekmeyen yerlerde yatırıma dönüşürken, gerçek yatırım noktası olan ve hem bölgeye hem de ülkeye hizmet edecek nokta olan Mersin’de rafa kaldırılınca, elbette bu Mersinlilerde haklı bir tepkiye dönüşmektedir. Aynı yatırım konularını o kadar çok dile getirdik ki, artık yorulduk. Sokaktaki herhangi bir vatandaşa sorulsa her Mersinli bu sorunları, bekleyen yatırımları sayabilir. Türkiye’nin lojistik merkezi dediğiniz bir kentin lojistik merkezi olmaz mı? Hatta kendi finansmanını sağlayan, devletten bir şey beklemeyen bir lojistik merkez yatırımına yıllarca neden izin verilmedi ve bir yerel kamu kurumunun raporuna kurban edildi? Kim kazandı, kim kaybetti? Ülkenin katma değerli sanayi ürünlerini üreten bir sanayi kenti Mersin’in OSB-otoban bağlantısı neden yapılmaz? Nedir bu kadar büyük engel? Turizm bölgeleri, liman kavşağı gibi konular bunlardan bir kaçı. Gerçekten artık bu kent bu yatırımları duymaktan bıktı. İşin daha kötü yanı ise tüm bu yatırımların hayata geçmemesi bir çok dedi kodu, yanlış algı ve ayrımcılığı da beraberinde getiriyor. Kimi daha kolaycılık yaparak hiçbir icra gücü olmayan odalara suçu atıyor, kimileri yerel yönetimleri suçluyor, kimileri de siyaseti suçluyor ve bunların kente verilen bir ceza olduğunu iddia ediyor.”

    Mersin’in artık gelinen noktada bir açıklama beklediğini belirten Kızıltan, “Ama icraat, yatırımların hızlanması ve bunun topluma gösterilmesi en anlamlı ve en etkin açıklama olacaktır. Tüm yetkililere sesleniyoruz. Mersin’i ikinci plana atmayın, çünkü Mersin aldığından fazlasını ülkesine veren bir kenttir. Mersin ülkemizin ekonomik zenginliğidir, toplumsal huzurudur. Gelin bu zenginliği, bu huzuru yüceltelim” dedi.

  • Mersin’deki vahşetten ürperten detay

    Mersin’de lojistik firmasında çalışan Mustafa E.’nin, boşanma aşamasındaki bankacı eşi Cemile E.’yi öldürdükten sonra cesedini parçalara ayırmasıyla ilgili yeni detaylar şok etti. Tutuklanan zanlının eşini öldürüp, parçaladıktan sonra bir gece kullanmadıkları bir odada muhafaza ettiği, oğlunu da okuldan alıp eve getirerek birlikte orada kaldıkları ortaya çıktı.

    Kayıp ihbarıyla ortaya çıkan cinayetin ardından kardeşinin öldürülmesi olayına ilişkin açıklamalarda bulunan ağabey Cem Aslan, kardeşi Cemile’nin 8 yıldır evli olduğunu ve 6 yaşında bir çocukları bulunduğunu söyledi. Cinayetin kurgulanarak ve hazırlanarak işlendiğini ileri süren Aslan, “Planlayarak ve derleyerek işlediği zaten ifadelerde net olarak ortaya çıkmıştır. Cinayet olduktan 1 gün sonra zanlı, oğlunu okuldan alıp karakola geçerek, eşinin evden çıktığını, bir daha da eve gelmediğine dair beyanda bulunup kayıp ilanı veriyor. Eşimi de arayıp, Cemile’nin eve gelmediğini ve kayıp müracaatı için karakolda olduğunu söylemiş. Eşim de beni aradı durumu bildirdi, ben de eşimi alıp karakola gittik. Gelirken durumdan da şüphelendim zaten. Karakola gelince de ben zaten şüphelendiğim için müşteki oldum ve ifademi verdim. Bu sırada zanlı ile eşim de dışarıda sohbet ediyordu. Eşim bir ara yanıma geldi ve bana ‘Mustafa ile sohbet ediyordum. Dün gece nasıl rahat uyudun mu diye sordum. Kendisi de bana hiç uyumadığını, sabaha kadar evde temizlik yaptığını söyledi’ dedi. Ben neyi yıkadığını sorduğumda, ’yolluklarla, battaniyeleri yıkamış’ cevabını verdiğini öğrenince karakoldaki grup amirine durumu bildirdim. Bu sırada tamamen cinayet şüphesi oluştu ve cinayet büro amirliği çalışmalara başladı. Bunun üzerine savcılığın izniyle zaten evde arama yapıldı. İncelemede yıkanan yolluklar ile battaniyeler kimyasala direk tepki verdi. Bunun üzerine arkadaşların yoğun çalışmasıyla zanlıya cinayeti itiraf ettirdiler” diye konuştu.

    “Boşanma nedenleri zanlının bitmeyen borçlarıdır”

    Zanlının yüklü miktarda borç içinde olduğunu söyleyen Aslan, “Cinayetin nedeni bazı basın yayın organlarında yer aldığı gibi aldatma kesinlikle değildir. Bu yapılan incelemede ortaya çıkmıştır. Boşanma nedenleri evlendikleri ilk günden beri süregelen zanlının bitmeyen borçlarıdır. Şimdi bildiğim kadarıyla maaşı üzerinde 3 adet haciz, ödenmeyen 1 yıllık ev kirası ve kız kardeşime kullandırmış olduğu 2 adet de kredi var. Bunların hiçbiri sorun da değil. Bir şekilde borçlar ödenir ama bu işin diğer boyutunda eve tefecilerin gelmesi yatıyor. Tefeciler eve gelerek kız kardeşimi, çocuk üzerinden tehdit ediyorlardı. Biz bundan dolayı zanlının kendisiyle birçok kez görüştük. O zaman da ’ağabey borçlarımı ödüyorum, tefeciyi hallettim’ gibi ifadeler söylüyordu. Ancak bundan yaklaşık 4 ay önce yine kapıya tefeciler geliyor. Kız kardeşim de eşiyle görüşüyor ve artık boşanmak istediğini beyan ediyor. Borçların dışında boşanmadaki bir diğer husus da ikili arasındaki kültürel farklılıktır” ifadelerini kullandı.

    “Bütün parçalar şu anda bulundu”

    Cinayet günü zanlının öğlen saatlerinde kardeşini aradığını vurgulayan Aslan, “Hayatım eve bir iki dakika geç gel sana sürprizim var’ diyor. Kardeşim de bir süre sonra eve gidiyor. Zanlı ifadesinde, ‘eşim eve geldiğinde kendisini öpmek istedim, tepki verdi, beni itti. Ben de kendisine bir hediyem olduğunu, arkasını dönerse aldığı kolyeyi takacağımı söyledim’ diyor. Kardeşim de ‘bu saatten sonra senin hediyene ihtiyacım yok, öyle bir şey de söz konusu olamaz’ diyerek arkasını dönüp koridora gidiyor. Koridorda zanlı arkadan gelerek kardeşimin boğazını kesiyor. Daha sonra da zanlı hızını alamıyor ve parçalıyor. Bir gece evde muhafaza ettikten sonra da ertesi gün dönem dönem mezarlığa giderek, kardeşimin kafasını annemin mezarına, diğer parçaları da 2 ayrı mezara defnediyor. Bütün parçalar şu anda bulundu. Eksik bir şey yok. Gereken yapıldı” şeklinde konuştu.

    Çocuk cesedin olduğu evde bir gece geçirmiş

    Cinayet saatinde çocuğun okulda olduğunu kaydeden Aslan, “Cinayetin ardından okula gidip çocuğu alıyor ama eve önce hiç çıkartmıyor. Akşam saat 20.00’ye kadar komşusunun yanında oturuyor. Bir ara komşusuna ‘ben çamaşır yıkamıştım, bir eve çıkıp onları serip geleyim’ diyor. Bir 15-20 dakikalığına eve çıkıyor sonra aşağı inip çocuğu alıyor, yukarı çıkartıyor. Çocuk annesini sorduğunda ‘oğlum annen bizi bırakıp kaçtı gitti’ diyor. Ancak o sırada kullanmadıkları bir küçük odaya kardeşimin naaşını koymuş, orada muhafaza etmiş. Oraya taşıdıkları battaniyeler ve yollukları da makinede yıkıyor. Çocuk o gün bir şey fark etmiyor ve halen de olayı bilmiyor. Çocuk hiçbir şekilde bu olaydan etkilenmemiş, görmemiş, haberi de yok. Evlilik yıl dönümünde cinayet olmuş gibi de söylendi ama o gün resmiyette evlilik yıl dönümleri değil. Benim bildiğim kadarıyla kendi aralarında belirlemiş oldukları bir tarih. Çünkü telefondaki ifadesinde de hayatım bugün evlilik yıl dönümü, sana sürprizim var diyor. Ancak resmi olarak evlilik yıl dönümleri değil” dedi.

    “Bundan yaklaşık 3-4 ay önce ’bana yar olmuyorsan, kimseye yar olmasın’ diye bir paylaşım yapmış”

    Hukuktan da bir beklentilerinin olmadığını dile getiren Aslan, “Kanunlar benim beklentim için değil uygulanmak içindir. Elbette bu işlenilen canice suçun karşılığı Türk Ceza Kanununda mevcuttur. Bildiğim kadarıyla da en hafif ceza 1 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis. Onun dışında savcı mütalaasında 3 kez ister, 5 kez ister, hakim 15 kez verir ona bir şey diyemem ama insanoğlunun ömrü bir tanedir, canı tektir. Benim için önemli olan 4 duvar arasında onun kapalı kalması değil, kendi başına kaldığında vicdan muhasebesi yaşamasıdır. Vicdan muhasebesi o 4 duvardan çok çok etkilidir. Devlet büyüklerimiz kadın cinayetlerine, şiddetine karşı birçok tedbir alsa da asıl neden cehalette yatıyor. Zanlı sosyal medyada bende ekli değil. Bundan yaklaşık 3-4 ay önce ‘bana yar olmuyorsan, kimseye yar olmasın’ diye bir paylaşım yapmış. Zaten o dönemden bu yana da kendisi bu cinayeti kurgulamış, yazmış ve maalesef ki bu senaryoyu gerçekleştirmiş. Hiçbir şekilde psikolojik sorunu yoktu. Şen, şakrak, aile babası, toplum içerisine giren ve çok da güzel bir zekaya sahipti. Baktığınız zaman, konuştuğunuz zaman böyle bir şey yapacağı aklınıza gelmez” ifadelerini kullandı.

    Merkez Akdeniz ilçesi Bahçe Mahallesi’nde meydana gelen olayda, lojistik firması çalışanı Mustafa E. (36), bankacı eşi Cemile E.’nin kayıp olduğunu belirterek polise başvurmuş, şahsın çelişkili ifadelerinden şüphelenen polis, kadının ailesi ile de görüştükten sonra araştırma başlatmış ve çiftin evinde yapılan aramada kan izlerine rastlanınca, Mustafa E. gözaltına alınmıştı. Şüphelinin ifadesi doğrultusunda, kadının öldürüldükten sonra cesedinin parçalara ayrıldığı bilgisine ulaşan polis, ceset parçalarını Mersin Şehir Mezarlığı’nda bulmuş, Mustafa E., çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı.