Etiket: Merak

  • MHP Genel Başkan Adayı Merak Akşener:

    MHP Genel Başkan adayı Merak Akşener, tedbir kararıyla kolluk güçlerini çağırarak kongrenin toplanmasının engelleneceği yönünde haberler geldiğini belirterek, “Bende Meral Akşener’sem, o kongrenin önünde duracağım. Eski İçişleri Bakanı olarak orada duracağım” dedi.

    Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan adayı Meral Akşener, temaslarda bulunmak üzere geldiği Afyonkarahisar’da görevden alınan MHP teşkilatları ve MHP’li belediye başkanlarıyla bir araya geldi. 2 bine yakın partilinin katıldığı toplantıda görevden alınan MHP Afyonkarahisar eski Merkez İlçe Başkanı Alper Yağcı, Akşener’e gündüz Türkçülük Günü etkinliklerinde, örste dövdüğü demirden işlenerek yapılan Afyonkarahisar’a özgü bir tur spatula olan ‘esiran’ hediye etti.

    Gerçekleştirilen etkinlikte konuşan Akşener, Ankara Sulh Hukuk Mahkemesi’nin verdiği kongre kararının ertesi gün Cumhurbaşkanına yakın olduğunu iddia ettiği bazı gazete ve televizyonlarda olayın ‘MHP’de paralel operasyon’ olarak verildiğini hatırlattı. Kendisine ve diğer adaylara paralel eleştirilerine sert tepki gösteren Akşener, “Bize paralel diyenler, ben dahil hiç kimse paralel değil ama siz yamuksunuz yamuk. Bu yamukluk önce kendileri yamuklaştı sonra ülkeyi yamuklaştırdılar. Yamulttular. Bütün kurumlarımız yamuldu. Dolayısıyla bu olağanüstü kurul mücadelesi muhakkak başarıya ulaşacaktır. Her bir oyun, yalan dolan, tehdit, iftira gücümüze güç katıyor. Ne kadar haklı bir yerde durduğumuzu bize ispatlıyor” şeklinde konuştu.

    Kongrenin durdurulmasına ilişkin tedbir kararı alan hakimi, avukatı aracılığıyla HSYK’ya şikayet ettiğini de açıklayan Akşener, “İki hakim arkadaş kanuna mugayir bir eyleme imza atarak tedbir kararını imzaladılar. Ben de bugün itibarıyla avukatımdan istedim. Bir dilekçeyle HSYK’ya, Gemerek Hakimini şikayet ettim. Dosya kararını görelim, o da marş marş HSYK’ya” dedi.

    “BENDE MERAL AKŞENER’SEM, O KONGRENİN ÖNÜNDE DURACAĞIM”

    MHP Genel Merkezinin, Yargıtay’a gitmesi nedeniyle ilçe mahkemelerinden alınan tedbir kararlarının, güveni kötüye kullanmak ve kamu düzeni bozmak anlamı taşıdığını iddia eden Meral Akşener, ya Yargıtay hızla toplanarak karar alacağını ya da kongrenin 15 Mayıs’ta yapılacağını belirtti.

    Tedbir kararıyla kolluk güçlerini çağırarak kongrenin toplanmasının engelleneceği yönünde haberler geldiğini de ifade eden Akşener, “Bende Meral Akşener’sem, o kongrenin önünde duracağım. Eski İçişleri Bakanı olarak orada duracağım. Çağrılan kolluk güçleri bakalım kendi Eski İçişleri Bakanlarını nasıl karşılayacaklar? Ben orada olacağım. Ama biliyorum siz de orada olacaksınız. Allah’ın izniyle bende bilgileri olan, 548’in üzerinde oy vereceğim diyen kardeşlerim de orada olacak. Buradan herkese sesleniyorum. Salt çoğunluğu aşan miktarda delegemiz gelmişse onun üstünde ne var. Hadi bakalım gücünüz yetiyorsa iptal ettirin” diye konuştu.

    “BİR PARTİNİN İÇİŞLERİNE BİR BAŞKA PARTİNİN MENSUPLARININ KARIŞMASI AYIPTIR”

    Akşener, kurultayla ilgili konuşmasına şöyle devam etti:

    “Biz kararlıyız kardeşim. Bizim irademizi bizim kararımızı kıramazsınız. Bizi geri çeviremezsiniz. Az önce bana verdiler ya kazımak için hah işte ben onu söylemiyorum beni ancak onunla kazırsınız ona da gücünüz yetmez. Buradan ilan ediyorum ben ordayım biz ordayız sizi de bekleriz.”

    AK Partilileri, MHP’nin içişlerine karışmakla da suçlayan ve eleştirilerde bulunan Akşener, “Bir partinin iç işlerine bir başka partinin mensuplarının karışması ayıptır, terbiyesizliktir, edep dışıdır, haya dışıdır, siyasi nezaketsizliktir” ifadesini kullandı.

    Akşener konuşmasının ardından bir süre partililerle sohbet etti.

  • Bebekte Görülen Gaz Sancısı Konusunda Merak Edilenler

    Medical Park Gaziantep Hastanesi’nde göreve başlayan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Erkan Altuncu, bebeklerde sık görülen gaz sancısı (kolik) sorunuyla ilgili merak edilenleri anlattı.

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Erkan Altuncu, her on bebekten birinin gaz sancısından (kolik) muzdarip olduğunu belirterek anne ve babalara gaz sancısı konusunda merak edilenleri anlattı. Ebeveynlerden çaresizce ağlayan ve acı çeken bebeğin neyi olduğunu ve ona nasıl yardım edilebileceğini bulmaya çalışılmasını isteyen Altuncu, “İnanın kolik olan bir bebek, dünyanın en sakin insanı bile olsanız sizi çaresizlik içinde bırakıp çıldırtabilir. Bir anda evin içinde kendinizi şaşkına dönmüş bir halde dört dönerken bulabilirsiniz. Aman paniklemeyin, sakin olun. Emin olun ki ciddi bir hastalığı yok ve merak etmeyin, bu rahatsızlık onda kalıcı bir hasar bırakmayacak. Her ne kadar size, bebeğinizin bu sıkıntılı durumu çok uzun sürecekmiş gibi gelse de bu, geçici bir durumdur. Çocuğunuzun aniden ve dakikalarca ağlaması sizin içinizi acıtıyor biliyoruz ama kolik geçici bir rahatsızlıktır” ifadelerini kullandı.

    Bebeğin ağlama problemleriyle ilgili bilgi aktaran ve tavsiyelerde bulunan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Erkan Altuncu, “Sağlıklı bir bebekte ilk üç ay boyunca süren, belirli aralıklarla oluşan ve sebebi belli olmayan ağlamalardır. Yaşamın ilk veya ikinci haftasında başlayan ve altıncı haftada şiddetlenen kolik, genellikle akşam saatlerine doğru birdenbire tiz bir çığlık şeklinde başlar. Yüzde kızarma, dizlerini karnına çekme şeklinde kendini gösterir ve birkaç dakika içinde geçer. Bu ağlamalar ortalama günde 2,5 saat kadar sürer. Bebekler, iletişim kurmak, ağrı, yalnızlık ve sıkıntı, yorgunluk, ağlama ihtiyacı, huysuzluk, gaz nedeniyle ağlar. Kolik ağlamalarının tam olarak nedeni bilinmese de kolik olan bebeklerin ağlama sebebi de genel ağlama sebepleriyle aynıdır” diye konuştu.

    BELİRTİLERİ

    Uzm. Dr. Altuncu, hastalığın belirtileri konusunda da bilgi verdi. Altuncu, “Bebek sakinken yüksek sesle ve susturulamaz bir şekilde aniden ağlamaya başlar. Bu ağlamalar haftada ortalama üç gün olur. Daha sonra bu duruma bacaklarını karnına çekme, ellerini yumruk yapma, alnını kırıştırma ve yüzün mor-kırmızı bir renk alması eşlik eder. Kolik ağrısı yaşayan bebekler ciddi gaz sancısı çeker. Çoğunlukla uzun bir günün sonunda başlayan ağlamalar, bağırsak hareketleri düzelip gaz çıkartıncaya kadar sürer. Kolik olan bebeklerin büyüme ve gelişmesi normaldir ve fiziki muayenelerinde bir sorun yoktur. Kolik atakları, günde üç saat ya da daha uzun sürer. Bebeğin bu şikayetleri iki haftalıkken başlayıp üçüncü ve dördüncü ayda sona erer” ifadelerine yer verdi.

    AĞLAYAN BEBEĞİ SUSTURMAK İÇİN 10 ALTIN ÖNERİ

    Altun, ağlayan bebeği susturmak için 10 altın değerinde öneride bulundu. Altun, “Bebeği susturabilmenin yıllarından biri ışık oyunudur. Bebeğin odasında sessiz ve az ışıklı ortam sağlayın. Loş ışık onu rahatlatır. ikincisi ise ritmik hareketlerdir. Bebeğiniz ağladığında, onu dik bir şekilde tutarak kucağınıza alın ve ritmik, yumuşak hareketlerle sırtını ovarak sakinleştirin. Bu aynı zamanda uyumasına da yardımcı olacaktır. Üçüncüsü gürültüdür. Her ne kadar ilginç gelse de saç kurutma makinesi ve elektrik süpürgesi sesi, ağlayan bebeğinizi susturacak. Şaşırmayın deneyin, işe yarıyor. Dördüncü yol ise emziktir. Her derde deva. Bir süreliğine ilgisini çekecek bir şey buldunuz işte. Beşincisi ise gezinti. Parkta ufak bir gezinti, özellikle otomobil yolculukları yapın. İşe iyi tarafından bakın, seyyah bir bebeğiniz var işte. Altıncı yöntem ise masajdır. Ellerinize biraz zeytinyağı ya da bebe yağı dökün ve karın bölgesini saat yönünde, önce ufak sonra gittikçe büyüyen dairesel hareketle nazikçe ovun. Yorulana kadar devam edebilirsiniz. Emin olun şikayet etmeyecektir. Yedinci yöntem ise sıcak banyo yapmak. İkinize de iyi gelecektir. Ilık bir banyo vücudunuzu rahatlatacak, içinizi ısıtacaktır. Bebeğinizle birlikte sıcak banyonun keyfini çıkarın. 8. önerimiz ise bitki çaylarıdır. Emzirme dönemindeki bazı anneler, papatya çayının sakinleştirici özelliğinin bebeklerine yansıdığına inanılır, neden olmasın. 9. tavsiye de bebeğin fazla ağlatılmaması yönündedir. Bebeğinizi besledikten sonra çok ağlamasını önlemeye çalışın. Aşırı ağlaması onun hava yutmasına neden olup gaz yapacaktır. Son yöntem de yardım isteyin. Bebeğinizin şiddetli ağlamaları arttığı zaman yakınlarınızdan yardım isteyin. Güvendiğiniz birinden birkaç saatliğine bile olsa bebeğinizle ilgilenmesini istemekten çekinmeyin. Pek çok gönüllü çıkacaktır. Böylelikle kendinize biraz zaman ayırıp rahatlarsınız.”

  • 4.5g İle İlgili Merak Edilenler

    Ozozo Analisti Şengül Durucu, Türkiye’nin 4,5G teknolojisini kullanmaya başlamasıyla internetin hızlanacağını söyleyerek yaklaşık 13 dakikada indirilen 2GB büyüklüğündeki bir filmin, 54 saniyede indirebileceğinin altını çizdi.

    Ürün ve fiyat karşılaştırma sitesi Ozozo Analisti Şengül Durucu 4,5G teknolojisini değerlendirdi. 4,5G teknolojisiyle internette, 3G bağlantısına göre dört kat daha hızlı gezinebileceğini söyleyen Durucu, “Bağlantı hızı 100Mbps’den başlayıp altyapı uygunluğuna göre 375Mbps’ye kadar çıkabilecek. Bu verilere göre, örneğin; şu anda yaklaşık 13 dakikada indirdiğimiz 2GB büyüklüğündeki bir filmi, 54 saniyede indirebileceğiz. İnternetin ulaştığı bu hız sayesinde çektiğimiz bir video veya fotoğrafı neredeyse bir göz kırpma süresinde Facebook’a yükleyebilecek, Twitter’da saliselik hızlarda durum güncellemesi yapabileceğiz. Skype veya FaceTime gibi servisler üzerinden ise takılmadan, eskisine oranla çok daha yüksek kalitede görüntülü konuşma yapılabilecek. İnternet üzerinden yapılan sesli telefon görüşmelerinde kesinti yaşanmayacak; ses kalitesi ise yükselecek” dedi.

    4,5G teknolojisinin yalnızca iletişim ve sosyalleşmede kullanılmayacağını, akıllı evlerin yanı sıra ulaşım, güvenlik, sağlık, eğitim gibi sosyal hizmetlere de uygulanarak gündelik yaşantımızı kolaylaştıracağını belirten Ozozo analisti Durucu, “Günlük hayatta manuel yaptığımız bazı iş ve etkinlikler, 4,5G ile cep telefonu üzerinden kesintisiz bir şekilde gerçekleştirilecek. GPS gibi konumlama uygulamaları ve buna bağlı yol hizmetleri, hızlı ve oldukça geniş kapsamlı verilecek. 4,5G teknolojisi kullanıcılarına yüksek çözünürlüklü TV hizmeti sunuyor. Bu durum mobil TV kullanımını artıracak, hatta ileriki aşamalarda evdeki televizyonların hayatımızdan neredeyse çıkacak. Bu, gerek dizileri gerekse futbol karşılaşmalarını görüntü kesilmeden ve pikselleşmeden, akıllı telefon veya tabletlerimizle her yerden rahatça izleyebileceğimiz anlamına geliyor” şeklinde konuştu.

    Şengül Durucu, aslında 4,5G diye bir ifade olmadığını bunu bizim icat ettiğimizi ve yalnızca Türkiye’de kullanılan bir terim olduğuna dikkat çekerek, “Dünyada şu an 124 ülke 4G’yi kullanıyor. 2020’de ise 5G’ye geçmeyi planlıyor, altyapılarını hazırlıyorlar. 4G teknolojisine yetişemeyen Türkiye ise 4 yıl sonra devreye girecek olan 5G’ye yetişmek için çalışmalarını hızlandırdı ve 4G’nin geliştirilmiş versiyonu olan bu hızlandırılmış teknolojiye “4,5G” dedi. Teknoloji diliyle anlatırsak 4,5G; 3G ve 2G standartlarının devamı niteliğinde olan dördüncü nesil (G kısaltması da oradan geliyor; “generation”) kablosuz teknoloji, 4G’nin geliştirmeyi planladığımız versiyonu. 4. nesil teknoloji, tıpkı telekomünikasyon sistemleri gibi hücresel bir ağ ile, kapsama alanı başta olmak üzere internet iletişimindeki kopma, yavaşlama gibi pek çok sorunu ortadan kaldırıyor. Sistem önceki nesillerden daha yüksek veri hızlarıyla iletişim temeline dayanıyor. 4,5G teknolojisi ile anlık olarak herhangi bir yerde, ses, veri ve kitle iletişimi konusunda yüksek hızda kesintisiz hizmet alacağız. Bağlantı hızımız ise cep telefonlarında 100Mbps, Wi-Fi ağlarında ise 1Gbps’ye kadar çıkacak” ifadelerini kullandı.

    Durucu, Dünyada 4G teknolojisini en hızlı kullanan ülkelerin başında 18Mbit’le İspanya’nın geldiğini belirterek”İspanya’yı; 17Mbit’le Finlandiya, Danimarka ve Güney Kore’nin izlediğini söylüyor. Bu teknolojiye ilk geçen, kullanıcıya ilk açan ülkeler ise İsveç ve Norveç. 4G’yi kopmadan yani 3G’ye düşmeden en yüksek kalitede kullanan diğer ülkeler sırasıyla Güney Kore, Japonya, Kuveyt, Hong Kong ve Hollanda” dedi.

    4,5G ihalesinin 2015 ağustosunda; Turkcell, Avea, Huawei, NetGSM ve Vodafone’un katılımıyla gerçekleştirildiğini hatırlatan Durucu, geçişin 1 Nisan’da gerçekleşmesinin beklendiğini söyledi.

    CEBİMİZ ETKİLENECEK Mİ?

    4,5G teknolojisinden, SIM kartı ve cihazı uyumlu olan herkesin ek ücret ödemeden yararlanacağını söyleyen Durucu, sözlerine şöyle devam etti: “Ancak hızın ve konforun artması, daha çok şeyi internet üzerinden yapmamızı da beraberinde getirecek. Öyle ki TV izlemekten iş toplantılarına, hemen her şey için interneti kullanacağız. Ayrıca daha hızlı bağlantı, kotanın daha hızlı tükenmesi demek. Bu nedenle şu anda abonesi olduğumuz internet paketi günlük kullanımımız için yetersiz kalacak. GSM operatörlerinin bu noktada cömert davranması, paket ücretlerini düşürmesi bekleniyor ancak henüz konuyla ilgili somut bir gelişme yok. Tüm bu saydığımız avantajlardan yararlanmak için 4 veya bizdeki tabiriyle 4,5G destekli bir akıllı telefon veya tablete ihtiyacınız var. Son bir yıl içinde piyasaya çıkmış akıllı telefon ve tabletlerin hepsi bu teknolojiyle uyumlu halde. Ancak bu hizmetten yararlanabilmeniz için SIM kartınızın da 4,5G’yi desteklemesi gerekiyor. Telefonunuzun ve SIM kartınızın 4,5G’ye uyumlu olup olmadığını kullandığınız operatöre danışarak öğrenebiliyorsunuz”.

  • Kaş Tasarımında Adım Adım Merak Edilenler !

    Estetik Koçu Didem Özkan, kaş tasarımı hakkında bilgiler verdi.

    Özkan, mikropigmentasyon, kalıcı makyaj kaş tasarımı, kıl tekniğinde merak edilenleri açıkladı. Uygulamanın en önemli detayının tasarım kısmı olduğunu ifade eden Özkan, “Yüz yapısına en uygun ideal kaş tasarımını gerçekleştirmek oldukça önemlidir. Sakin ve detaylı bir ön görüşme işimizin başarısını arttıran bir faktördür. Mikropigmentasyon, bilinen diğer adı ile ’kalıcı makyaj’ steril ve tek kullanımlık mikro iğneler ile gerçekleştirilir. Kaş bölgesini tekrar oluşturmak ya da eksik olan bölgeyi tekrar yapılandırmak için uygulanır. Seyrek olan kaşlara uygun bir şekilde hacim kazandırmak mümkündür. Mikropigmentasyon uygulaması ile sorunlu olan ve aynı zamanda düşük kaş yapısı düzeltilerek kaldırılır. Dökülmüş olan kaşlar yerine yeni bir kaş tasarımı gerçekleştirilerek, seyrek olan kaşların da araları doldurulabilir. Kaşların dış ve uç kısımlarının aşağıya doru sarkması yorgun, üzgün ve yaşlı gösterir. 4 boyutlu kaş tasarımı ve yapılabilecek diğer kombine uygulamalar ile tüm bu problemler giderilmiş olur. Kıl tekniği diye de adlandırılan 3D mikropigmentasyon uygulaması ile kaşın doğal yapısına uygun kıl efektleri verilir. Bu yöntemde kaşın orijinal rengi kullanılarak mikropigmentasyon uygulaması gerçekleştirilir. Uygulama, tasarım dahil 3-4 saat sürmektedir. Uygulamanın ardından yaklaşık 1 ay sonra rötuş yapılır. Uzmanın kullandığı cihaz, ürün ve özel uygulama teknikleri başarıyı büyük oranda etkiler” dedi.

  • Madde Bağımlılığının Nedeni ’’Merak’’

    Yenimahalle’de madde bağımlılığına dikkat çekildi.

    Yenimahalle Belediyesi, kullanımı günden güne artan uyuşturucu madde bağımlılığı konusunda vatandaşları uyardı. Bu kapsamda, Alkol-Madde Bağımlılığı Araştırma, Tedavi ve Eğitim Merkezi (AMATEM) Sorumlusu Psikiyatri Uzmanı Dr. Volkan Şahiner ve Aile ve Grup Terapilerinden sorumlu Psikolog Nihan Dündar, YENİMEK Avcılar Kurs Merkezi’nde “madde bağımlılığı” konulu bir söyleşi yaptı. Aileleri uyuşturucu maddelerin zararları hakkında bilgilendirmek ve uyuşturucu madde kullanımına karşı bir kamuoyu oluşturarak gençleri bu maddelerden uzak tutmanın amaçlandığı söyleşide, özellikle son zamanlarda artış gösteren bağımlılık yapıcı maddelere dikkat çekildi. Madde bağımlılığı ile baş edebilme yöntemleri, kullanan kişilerin tespiti, AMATEM’de yapılan çalışmalar, çocuklarla iletişim gibi birçok sorunun masaya yatırıldığı sunumda kursiyerlerin soruları da cevaplandırıldı.

    Ülkemizde madde kullanımında dünya ölçeğinde küçük gibi görünse de aslında ciddi bir artış olduğunu anlatan Psikiyatri Uzmanı Dr. Volkan Şahiner, “Maalesef madde kullanım yaşının 9’a kadar düştüğünü gözlemliyoruz” dedi.Bu tür eğilimlerin önüne geçmek için en iyi önlemin aile içi iletişim ve çocuklarla paylaşımların arttırılması olduğuna vurgu yapan Şahiner “Çocuklarınızla ilişkiyi arttırın ki veri akışınız olsun. Nerede ne yemiş ne içmiş, gün boyu neler yapmış, onu üzen, sıkan durumları var mı, arkadaşları kimler gibi bilgileri çevreden tesadüfen değil kendisinden öğrenebilin. Zaten yaşları 17, 18 olduktan sonra isteseniz de çok sağlam veri akışına sahip olmak mümkün olmuyor” diye konuştu.

    Madde kullanımında en sık görülen sebebin merak olduğunun da altını çizen Şahiner, “Çocuklarımızı iyi gözlemlemeliyiz. Dedektif olmaya gerek yok. Madde kullanmaya başlayan gençlerde aile ile iletişim azalmaya başlar, okul başarısında düşüşler gözlemlenir, eve geliş gidiş saatlerinde ve uyku düzeninde değişiklikler olabilir, para kullanımında artış söz konusu olabilir, tepkilerinde ani değişimler olabilir ve ahlaki bozukluklar gözlemlenir. Ancak ne olursa olsun bu kişiler kötü insanlar değildir. Özünde iyi birer insan oldukları, onları maddenin kötüye sevk ettiği asla unutulmamalıdır” dedi.

    Tedavilerin kısa süreli olmadığını anlatan Psikolog Nihan Dündar ise, “Ne olursa olsun bunun bir hastalık olduğunu kabul etmek gerekiyor. Nasıl ki tansiyon ya da şeker hastaları da ilacını belirlemek için aylarca doktorlarla iş birliği yapıyorsa, madde bağımlılığı tedavisinde de hastaya uygun yöntemi belirlemek ve sonuç almak uzun sürüyor. Ancak alınan sonuçlar oldukça başarılı. Panik yapmadan, eyvah bittik demeden sabırla yakınlarınıza destek olmanız ve teşvik etmeniz gerekiyor” dedi.