Etiket: memur

  • Memur Sen Genel Başkanı Yalçın: “Tek dilde 15 Temmuz ruhu ile evet diyeceğiz”

    Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, her dilde, Gezi ruhu ile ‘hayır’ diyenlere karşı tek dilde 15 Temmuz ruhu ile ‘evet’ diyeceklerini söyledi.

    Eğitim-Bir-Sen Tokat Şubesi tarafından bir sosyal tesiste düzenlenen “Tokat Buluşması” programı Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın’ın katılımıyla yapıldı. Programa AK Parti Tokat Milletvekilleri Coşkun Çakır, Yusuf Beyazıt, Tokat Belediye Başkanı Eyüp Eroğlu, AK Parti İl Başkanı Metin Polat, Eğitim-Bir-Sen Tokat Şubesi Başkanı Şaban Ceylan, Sağlık Sen Tokat Şube Başkanı Suat Mantar, daire müdürleri ile çok sayıda sendika üyesi katıldı. Programda konuşan Başkan Eroğlu, ‘evet’ oyları ile Türkiye’nin önemli bir kavşağı aşmanın, yoluna hızlı bir şekilde koşmanın devamında olacağını kaydetti. AK Parti Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt ise amaçlarının halkın doğrudan seçtiği bir Cumhurbaşkanın hükümeti kurarak yola devam etmesi olduğunu söyledi. Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın da vatandaşların 1 dolara vatanı satanlara karşı bütün dolarları vatan için satarak oyunu bozduğunu ifade etti.

    Referandum sürecine değinen Yalçın, “Kandilden konuşuyor ve PKK’nın dağdaki kadrosuna yöneticilik yapan adam diyor ki ‘her dilde, Gezi ruhu ile hayır diyeceğiz’ diyor. Ben bu teşkilata soruyorum tek dilde 15 Temmuz ruhu ile ne diyoruz? ‘Evet’ diyoruz. 16 Nisan’a ilişkin inisiyatif alma zamanı. Son tura girerken işi asla askıda bırakmama zamanı” diye konuştu.

  • Memur Sen Genel Başkan Yardımcısı Olçum: “Bu sistem diktatör değil millete çalışacak terminatör üretir”

    Memur Sen Genel Başkan Yardımcısı Atilla Olçum, “Bu sistem dışarıdaki küresel baronların, içerideki işbirlikçileriyle bu ülkenin oynadıkları oyunları göz önüne getirdiğimizde bu sistem diktatör değil üretse üretse terminatör üretir. Millete çalışacak, bir terminatör üretir” dedi.

    “Memur Sen’e Davet Tercihimiz Evet” programı kapsamında Memur Sen Genel Başkan Yardımcıları Hasan Yalçın Yayla ve Atilla Olçum Isparta’ya geldi.

    Halk Eğitim Merkezi’nde düzenlenen program öncesi genel başkan yardımcıları İHA’ya açıklamalarda bulundu. Memur Sen Genel Başkan Yardımcısı Atilla Olçum, 16 Şubat tarihinden itibaren 81 il ve 100 büyük ilçede referandum süreciyle ilgili “Memur Sen’e Davet Tercihimiz Evet” sürecine girdiklerini belirterek, “46 gündür geziyoruz. Bu ziyaretlerimizin referandumla birlikte iki gündemi daha var. Malumunuz sendika konfederasyonu olmamız sebebiyle genel merkez olarak 1 milyon 111 bin 111 üye hedefimiz var. Bu hedef 15 Mayıs 2017 için geçerli. Bir de ağustos ayında yapacağımız toplu sözleşme var. Yetkili konfederasyon olmamız sebebiyle bu yıl 5 milyon kamu çalışanını temsil edeceğiz. Yeni dönem toplu sözleşmede kamu çalışanları adına isteyeceğimiz taleplerle ilgili bir süreç yönetiyoruz” dedi.

    “Bu sistem terminatör üretir”

    Olçum, 16 Nisan’da Türkiye’nin hükümet sisteminin değişikliğinin oyalanacağı bir referandum süreci olduğunu belirterek, “Memur-Sen olarak kurulduğumuz günden bu yana kamu çalışanlarının öncüsü, sözcüsü olmakla birlikte milletin de değerlerini merkeze alarak, milletin sözcüsü olmayı kendimize misyon edindik. 2010 yılında yine bir referandum yapılmıştı. Biz o zaman toplumsal sözleşmeye de toplu sözleşmeye de evet demiştik. Ülkenin demokratikleşmesi adına biraz daha sivil siyasetin bürokrasinin sivilleşmesi adına kapının aralanacağına olan inancımızdan dolayı yine sağımızda ve solumuzdaki sendikalar baktığınızda tek evet kampanyası yürüten konfederasyonduk. Sağımız ve solumuzdaki sendikalar o süreçte hayır kampanyası yürüttüler. Memura toplu sözleşme hakkı verilmesine rağmen hayır kampanyası yürüttüler. Sürece hep ideolojik olarak yaklaşmışlardı. O dönemde de durdukları yer hayırdı. Milletin karşısıydı. Bugün 15 Temmuz gibi bir süreçten sonra b milletin 16 Temmuz sabahına uyandıktan sonraki sivil sürecinde, kendini yönetme sürecinde biz yine milletin anında yer alıyoruz. Milletin değerleriyle barışık bir siyaset anlayışının bu ülkede hayata geçeceğine olan inancımızdan dolayı evet diyoruz. Tüm teşkilatlarımızla alandayız. Milletle kucaklaşıyoruz. Bu süreci sadece Cumhurbaşkanımıza, Başbakanımıza bırakmıyoruz. Çünkü bu ülkenin geleceği bizim geleceğimiz. Çocuklarımızın geleceği. Hani diyorlar ya tek adamlık diktatörlük ben de diyorum ki; Bu sistem dışarıdaki küresel baronların, içerideki işbirlikçileriyle bu ülkenin oynadıkları oyunları göz önüne getirdiğimizde bu sistem diktatör değil üretse üretse terminatör üretir. Millete çalışacak, bir terminatör üretir. Her 10 yılda bir darbelerle yaşayan bir ülke konumuna geldik. Her 10 yılda iradesine ipotek konulan bir ülke konumuna geldik. O zaman artık buna son vermek gerekiyor. 16 Nisan, 15 Temmuz destanını kurumsallaştırmanın da zamanıdır” diye konuştu.

    “Milletin değerlerinin yanında olduk”

    Memur Sen Genel Başkan Yardımcıları Hasan Yalçın Yayla da, “Biz 16 Nisan’ın bir milat olduğuna inanıyoruz. Biz aynısını 2010 referandumunda da yaşamıştık. O zamanki referandum 12 Eylül darbesiyle, vesayet odaklı bir hesaplaşmaydı. Aynı zamanda memur sendikacılığı adına toplu görüşmeden toplu sözleşmeye geçilen önemli bir adımdı. Bu önemli adımda Memur-Sen dışındaki konfederasyonların hayır demesi o zaman ki zihniyetin şimdi de aynı olduğunu gösteriyor. Biz her zaman milletin yanında olduk. Milletin değerlerinin yanında olduk. Bugün de bakıyorsunuz Türkiye’nin önünü açacak, belki attığımız yavaş adımlardan sonra koşarak ilerleyeceğimizi bir sürece gireceğimiz bir sistem değişikliği. Biz bunu böyle görüyoruz. Belki siyasetten zor daha önce alanlara indik. Toplumun en dinamik kesimi olması gereken yer memurlar. Çünkü belli bir eğitim seviyesine sahipler. Öyleyse toplumu biz bilgilendirmeliyiz. Memur-Sen olarak bizim söyleyeceklerimiz var. Bizim bu millete borcumuz var. Türkiye’yi dolaşıp niye evet dediğimizi anlatmak için alanlardayız” dedi.

  • Bakan Soylu Trabzon’da Memur Sen Sendikası üyeleri ile buluştu

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, memleketi Trabzon’da CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yüklenerek “Düştü bir langoza çıkamıyor. PKK’nın langozuna düşmüş, FETÖ’nün langozuna düşmüş oradan hiçbir şekilde çıkamıyor” dedi.

    Memur Sen il binasının açılışına Trabzon Valisi Yücel Yavuz, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu, AK Parti İl Başkanı Haydar Revi, Memur-Sen Genel Başkan Vekili ve Sağlık-Sen Genel Başkanı Metin Memiş hazır bulundu.

    Burada bir konuşma yapan Memur-Sen Genel Başkan Vekili ve Sağlık-Sen Genel Başkanı Metin Memiş, darbelere hep karşı olduklarını ifade ederek ”Memur Sen her gittiği yerde, her yaptığı konuşmada ’Darbelere karşıyız’ diyordu. Memur Sen darbe karşıtı sendikaydı, özgürlüklerin önünün açılması için mücadele eden bir sendikaydı. 27 Nisan E-muhtırasından sonra Memur Sen irade alarak meydanlara indi. Milletin sesi olarak ortak akıl mitingleri ile birlikte bu ülkede darbe yaptırmayacağız, darbecilere karşıyız diyerek milletin adına meydanlara inmişti” dedi.

    Memur Sen’in sözde sendikacılık yapmadığını kaydeden Memiş, “Memur Sen sözde sendikacılık yapmıyor. Memur Sen hak arama mücadelesini sadece çalışanların hakkını aramak olarak görmüyor. Memur Sen hak arama mücadelesi çocukların hakkını aramak, ülkesinin hakkını aramak milletin hakkını aramak mazlum milletlerin hakkını aramak olarak görüyor. Bu anlamda vermiş olduğumuz mücadele Türkiye’nin fersah fersah yayılan en güçlü gücüyle mücadelesiyle birlikte darbecilere karşı meydan okuyan Memur Sen ailesi bugünden sonra da aynı kararlılıkla, aynı duruşla ülkesine, milletine karşı olan herkese karşı mücadelesini sonuna kadar mücadele edecektir. Memur Sen ailesi olarak ülkemizde uygulanan başörtüsü yasağının tarihin çöp sepetine göndermesi için başlatmış olduğu imza kampanyasıyla 12 milyon 300 bin imza toplayarak bu yasağın tarihin çöp sepetine atılmasına katkı sunmuş olması bir devrimdir. Bu devrimi sizler gerçekleştirdiniz. Ortak akıl mitingleriyle milletin sesi olmak darbecilere karşı olmak bir devrimdir bu devrimi sizler gerçekleştirdiniz. Bundan sonra Memur Sen ailesi olarak 15 Temmuzdan sonra meydanlarda tutmuş olduğumuz bir aylık görevimizden sonra asıl nöbetimiz devam ediyor” ifadelerini kullandı.

    “16 Nisan’dan onun da gereğini yerine getirirler”

    Daha sonra kürsüye gelen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu CHP’nin tek adamlık söylemlerine atıfta bulunarak tek adamlığın ne olduğunu en iyi onların bildiğini söyledi. Soylu, “16 Nisan’da biz sadece 18 madde ile referanduma çıkıyor değiliz. Elbetteki güçlü meclis olacak, bunu bilmenizi isterim. Onlar istiyorlar ki Refah- ol iktidarını düşürdükleri gibi bir gecede 25 milletvekilini istedikleri taraftan istedikleri tarafa geçirebilecekleri bir meclis olsun. Onlar istiyorlar ki 1971 muhtırasındaki gibi hiç adı sanı bilinmeyen birisini getirip başbakan yapsınlar. Meclis kukla gibi baksın. Onlar millet iradesinden, milletin hesap sormasından, yoksun bir meclis istiyorlar. Böyle bir meclis olmayacak. Milletin meclisi olacak. Güçlü bir meclis olacak. Yasa yapan, kanun yapan, milletle hükümet arasında köprü ortaya koyabilen bir meclis olacak. Onlar istiyor ki bizim yargımız olsun, 28 Şubatı nasıl yaptıysak aynısına devam edelim. Sizin yargınız değil, milletin yargısı olacak” şeklinde konuştu.

    “Buradan CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’na sesleniyorum” diyen Soylu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Sen bu kavrama biraz uzaksın ama bu kavramı biraz çalışsan anlayabileceksin. Bilesin ki bu Anadolu coğrafyasında bu topraklarda tek adamlık olmaz, milletin adamlığı olur, milletin. Onun anlayabilecek bir hali de kalmadı. Bizim buraların güzel bir sözü var; ’Düştü bir langoza çıkamıyor. PKK’nın langozuna düşmüş, FETÖ’nün langozuna düşmüş oradan hiçbir şekilde çıkamıyor. Çıkabileceğini de göremeyeceğiz. 16 Nisan’dan sonra onunda gereğini yerine getirirler” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından Bakan Soylu ve Memiş’e tablo hediye edilirken, daha sonra binanın açılış kurdelası hep birlikte kesildi.

  • Van’da “Memur Sen’le Tercih ’Evet’ Buluşması”

    Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, “Bu Avrupa ülkelerine ne oluyor? Onlar neden ’hayır’ cephesiyle terör örgütüyle aynı safta yer alıyor? Türkiye’nin ilerlemesini istemiyorlar, o nedenle azdılar” dedi.

    Van TSO öncülüğünde düzenlenen “Van Shopping Fest” alışveriş günleri etkinliğinin açılışını yapan Bakan Tüfenkci ardından “Memur Sen’le Tercih ’Evet’ Buluşması” programına katıldı. Yoğun katılımla gerçekleşen programda konuşan Bakan Tüfenkci, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu hareketi ilk ortaya çıkardığında “bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” dediğini hatırlatarak, bu nedenle anayasa değişikliğini gündeme getirdiklerini söyledi. Bugün anayasa değişikliğine karşı çıkanların milletin iradesinden korktuğunu ifade eden Tüfenkci, “Bunlar bugüne kadar millete güvenmediler, vesayet odaklarına, yurt dışındakine, dağdakine güvendiler. Bundan sonra yerli ve milli olanın dışında kimsenin iktidar olma şansı olmadığını gördükleri için ’hayır’ diyorlar. Birileri terör örgütleriyle, yurtdışı odaklarla ülkeyi manipüle etmeye devam etti. Artık 10 yılda bir sistemin ürettiği arızalarla insanlarımız uğraşmayacak. Torunlarımıza sağlam, müreffeh bir Türkiye bırakmak istiyoruz. Bunun için de artık sistemi değiştirmek gerekir. 82 model araçla ancak bu kadar hız yapılıyor. Bizim daha hızlı olmamız lazım, dünya ile rekabet edebilmemiz için. Güçlü bir meclis olsun istiyoruz. Bunun için Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini getiriyoruz. İstiyoruz ki yargı bağımsız olduğu gibi tarafsız da olsun” dedi.

    Yeni sistemle güvendikleri ve inandıkları gençlerin önünü açtıklarını belirten Bakan Tüfenkci, kendini yetiştiren gençlerin yaşıtlarını mecliste temsil etmesini istediklerini kaydetti. Bütün milletvekillerinin 18 yaşında olacağı yönünde bir algının oluşturulduğunu ve böyle bir durumun söz konusu olmadığını söyleyen Bakan Tüfenkci, bu ülkede ezanın dinmemesi, bayrağın dalgalanması, ülkenin geleceği için canını veren gençlerin mecliste de temsil edilmesi gerektiğini belirtti. Artık daha hızlı kararlar alarak uygulamak istediklerini kaydeden Tüfenkci, cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle ilgili vatandaşların bazı kesimler tarafından yanlış bilgilendirildiğini söyledi. Tüfenkci, “Terör örgütleri, ana muhalefet, PKK, FETÖ, DHKP-C, DEAŞ ’hayır’ diyor, anlıyoruz. Ama bu Avrupa ülkelerine ne oluyor? Onlar neden ’hayır’ cephesiyle terör örgütüyle aynı safta yer alıyor? Türkiye’nin ilerlemesini istemiyorlar, o nedenle azdılar. 16 Nisan’da Türkiye’nin eskisi gibi olmayacağını görüyor, o nedenle endişeleniyorlar. Siz ne kadar hukuku, ifade hürriyetini ayaklar altına alırsanız alın, milletimiz size demokrasiyi, hukuku, ifade hürriyetini de anlatacak. Avrupa faşizme, haçlı zihniyetine esir düşerken, Türkiye 16 Nisan’da Avrupa’yı da özgürleştirecektir. Bizim tarihe gömdüğümüz başörtüsü yasağını onlar yeni yeni uygulamaya başlıyorlar. Bu hangi demokrasinin sirayeti. Hani inanç özgürlüğü, demokrasi” şeklinde konuştu.

    Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın ise, geçtiğimiz yıl 360 kuruluşla ’Türkiye Anayasa Platformu’ kurarak, Türkiye’nin en büyük ihtiyacının yeni bir anayasa olduğu anlayışını oluşturduklarını söyledi. Sendika olarak bu konuda inisiyatif almaları gerektiğini ifade eden Yalçın, “Topluma hizmet sunan devletin görevlileri olarak bunun önemini en iyi biz anlarız. Biz parlamenter sistemin nimetlerinden istifade edemedik. Cumhurbaşkanı seçim süreçlerinin tamamı sıkıntılı. Halkın seçiminin haricinde sorun yaşamadığımız Cumhurbaşkanlığı seçimi yok. Ortada istikrarsız bir ülke, bulunduğu, konum itibariyle devamlı operasyonlara tabi tutulan bir medeniyet toprağı var. Bu ülkenin ayağa kalkması için uzun süreli hükümetlerle mesafe kat etmesi gerekiyor. 2002’den sonra bizi 9 kez sınamaya kalktılar. Bu ülkenin sorunu istikrar, uzun ömürlü hükümet. Bu ülkede bir dönem artık tarih olsun. Bu ülkede artık kaprislerle çatışmalarda zaman kaybetme şansı yok. Hızlı hareket etme, yola koyulma, ekmeği büyütme sorumluluğu var. Kimse ’hayır’ın faziletini anlatanlara itibar etmesin. İnisiyatif alsın, olayın gerçeğini ifade etsin. 16 Nisan’dan sonra ’Cumhurbaşkanı ile Başbakan ayrı partiden olursa’ diye cümle kuruyorlar. Daha konunun ne olduğunu anlamıyorlar. Hayır demek PKK’lı olmak, FETÖ’cü olmak demek değil, ama onları, Amerika’yı, Hollanda’yı, Almanya’yı, Brüksel’i sevindirmek demektir” ifadelerini kullandı.

    Van Valisi İbrahim Taşyapan ve AK Parti Van Milletvekili Beşir Atalay’ın da birer konuşma yapmasının ardından toplantı sona erdi.

  • Memur Sen Genel Başkanı Yalçın: “Hayır demek, PKK’yı, FETÖ’yü, Hollanda’yı, Almanya’yı sevindirmek demek”

    Memur Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, “Hayır demek PKK’yı sevindirmek demek, hayır demek FETÖ’ye bayram ettirmek demek, hayır demek Hollanda’ya küstahça tavrında iyi ki yaptın başardın dedirtmek. Hayır demek Almanya’ya lokma dağıt cümbüş düzenle demek. Onun için fotoğrafın büyüğünü görmek durumundayız” dedi.

    Memur-Sen tarafından ülke genelinde başlatılan “Memur-Sen’e Davet Tercih Evet” buluşması kapsamında gerçekleştirilen programa Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Büro Memur-Sen Genel Başkanı Vecdi Yanbaz, Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy, AK Parti Ardahan İl Başkanı Yunus Baydar, Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Biber, Memur-Sen Ardahan İl Temsilcisi Serkan Karataş, Eğitim Bir Sen (Eğitimciler Birliği Sendikası) Ardahan Şube Başkanı Erdinç Çakmak, Büro Memur-Sen Ardahan İl Başkanı Ümit Sarıkaya ve Memur-Sen Konfederasyonu’na bağlı diğer sendikaların şube başkanları ile çok sayıda davetli katıldı.

    Ardahan Belediyesi çok amaçlı toplantı salonunda üyeleriyle bir araya gelen Memur Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, “Türkiye şu an önemli bir sürece doğru gidiyor. Bu süreçte Memur-Sen ailesi olarak bizim inisiyatif almamamız asla beklenemez. Çünkü bu iş bir siyasal harekât işi değil. Her ne kadar siyasal harekatlar milletin önüne getirme fırsatını oluşturmuşlarsa da bu aslında bizim tam bir yıl önce Şubat ayında 360 STK’yı bir araya getirerek Memur-Sen ailesi olarak Türkiye anayasa platformunu oluşturarak Cumhurbaşkanının Ankara’da katıldığı üç bin kişinin katıldığı toplantıda yeni Anayasa için hemen şimdi diyerek çağrıda bulunan ve Türkiye’nin en büyük ihtiyacının 82 model darbe Anayasa’sının tasfiyesi ve milletin Anayasa’sının tahkimatı olması gerekir diye sesini yükselten bir kitleyiz. Uluslararası Anayasa kongresi, Anayasa araştırması, Anayasa raporlarıyla bu süreci en ciddi katkıyı veren ve Türkiye’nin kapasitesi olarak bu sürecin en önemli önemini de biz anlarız diye düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

    Türkiye’nin daha hızlanması, daha istikrarla yol alması gerektiğini söyleyen Yalçın; “Biz bu ülkeye operasyonun neden yapıldığını bilen kitleyiz. Biz hayatı sıradan gören kitle değiliz. Pazılı birleştiren, fotoğrafları yan yana koyan, büyük fotoğrafın ne olduğunu anlayan kitleyiz. Medeniyet coğrafyamız yeniden dizayn ediliyor. 80’de İsrailli bir gazeteci önümüzdeki 20 yıl içerisinde neler olacak derken? Irak parçalanacak 3’e bölünecek, Suriye parçalanacak, Mısır düşürülecek, şura şöyle olacak ve Türkiye’nin arkası bölünecek diyor. Öbür kısımları magazin, günlük tükettiğimiz kısmı magazin. Coğrafya yeniden dizayn ediliyor, yanı başımızda terör konvansiyonel silah olarak kullanılıyor ve yeni Haçlı birlikleri olarak vekalet savaşlarıyla Türkiye’ye doğru geliyor. Bizim medeniyetimiz dünyanın 3’te birini yönetmiş, 5 şehir domine etmiş medeniyetin. Kahire, Şam, Bağdat, Kudüs ve İstanbul, 4’ü gitti ve işlevini yitirdi, 4’ünü düşürdüler, İstanbul kaldı. Onun için Hollanda’yı ateş sardı, Türkiye’de evet çıkması Hollandayı rahatsız edecek, neden? Çünkü mevcut sistem onların işine yarıyor. Bizim işimize yaramıyor. Osmanlı 600 yıldan fazla hüküm sürdü Sultan sayısı 40’ı bulmadı, Amerika 240 yıllık bir hikaye 44’üncü başkan, Türkiye 93 yıllık Cumhuriyet 65 Hükumet, yani bir buçuk yıla bir Hükumet. 3.5 dönemi biz önemsiyoruz ve çıkarıyoruz içerisinden. Menderes dönemi Özal dönemi, mevcut Hükumet dönemi, buçuk olarak ta rahmetli Erbakan’ın sanayi hamlesi ve manevi hamle dediği hükumetin ortağı yada başını çektiği kısa zekat miktarı Hükumet dönemi. Geri kalan kısım istikrarsızlık dönemi Türkiye’nin, koalisyon pazarlıkları ve at pazarı gibi bu ülkede Milletvekili pazarı kuruldu. Güneş motel odaya 11 kişi çekildi ve Bakan yapıldı. 38 yılda 37 hükumet kuruldu.

    Türkiye’nin daha hızlanması, daha istikrarla yol alması gerekiyor. Başka türlü yolu yok, alan daraldı, küresel operasyon çoğaldı. Dolayısıyla Türkiye’nin hızlı karar alabileceği, istikrarla yürüyebileceği, önünde seçim baskısıyla yolunu şaşırmayacağı, ayağının tökezlemeyeceği bir zemine ihtiyacı var. 16 Nisan tam da bu, onun için Memur-Sen ailesi olarak, bu sürece ilişkin aklı basan kitle olarak bunu kalkıp üyelerimizle paylaşıp alana yayılıp kelebek etkisiyle topluma aksettirmezsek biz kendimizi bu anlamda sorumlu hisseder, vebalin altında hissederiz. Yarın tüh demenin bir anlamı yok.” şeklinde konuştu.

    Yalçın, “Siyasetçilerin konuşmalarını dinliyorum? Hayır demek PKK’ya, DAEŞ’e, FETÖ’ye Almanya’ya, Hollanda’ya diye cümle kuruluyor. Ben öyle kurmuyorum. Hayır demek PKK’lı olmak demek değil ama hayır demek PKK’yı sevindirmek demek, hayır demek FETÖ’ye bayram ettirmek demek, hayır demek Hollanda’ya küstahça tavrında iyi ki yaptın başardın dedirtmek. Hayır demek Almanya’ya lokma dağıt cümbüş düzenle demek. Onun için fotoğrafın büyüğünü görmek durumundayız.” diye konuştu.