Etiket: memur

  • Emekli Memur ceviz ağacından Ömer Halisdemir heykeli yaptı

    Niğde’de yaşayan Emekli Sağlık Memuru Doğan Kunt, 15 Temmuz Kahramanı Şehit Astsubay Ömer Halisdemir’in ceviz ağacından heykelini yaptı. Kunt, askerleri çok sevdiğini ve oğlunun da asker olduğunu ve onun elbisesini keserek heykel askere giydirdiğini söyledi.

    Emekli Kunt, Ömer Halisdemir’in heykelini evine oluşturduğu köşede evine gelen misafirlere sergiliyor.

    1 metre 10 santim uzunluğundaki heykele askeri kıyafet giydiren silah ve madalya takan Kunt, heykeli göz yaşları içerisinde 20 günde tamamladığını söyledi.

    Oğlunun da astsubay olduğunu belirten Kunt: “ Rahmetli Halisdemir’i gözümde canlandırdım ona benzer bir asker yaptım. Askeri elbise giydirdim. İsmini yazdım. Rütbesini taktım. Bu heykeli ceviz ağacını oyarak yaptım. 20 günde tamamladım. Kendi canını vatanı için feda etmiş birisi. Vatanı kurtardı. İçimde sevgimi büyüterek o askeri yaptım. Askerleri çok seven biriyim Atatürkçüyüm, Atatürk’ü seviyorum. Bunlarda Atatürk’ün askerleri” dedi.

    Kunt, ayrıca evinin alt katında oluşturduğu atölyede tarihe kavuşmuş saban ve un öğütme aletlerinin minyatürlerini yaparak vakit geçiriyor.

  • Bakan Kaya: “Son 15 yılda memur olarak çalışan engelli sayısını tam 9 kat artırdık”

    Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, “Son 15 yılda memur olarak çalışan engelli sayısını tam 9 kat artırdık. Bugün 50 binin üzerinde engelli memur kardeşimiz var” dedi. Emniyet Genel Müdürü Selami Altınok ise, “Engeller fizikte değil, zihinde ve kalptedir” dedi.

    Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından ‘3 Aralık Dünya Engelliler Günü’ münasebetiyle özel gereksinimli çocuğa sahip olan Emniyet Teşkilatı personeli ve ailelerine özel etkinlik gerçekleştirildi. Etkinliğe katılan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Kaya, salona girerken çocukları kırmayarak tek tek fotoğraf çektirdi. Renkli ve duygusal anların yaşandığı etkinlikte Abdullah Bahçe isimli engelli çocuk ‘Annem’ isimli şiiri okuduğu esnada Bakan Fatma Betül Sayan Kaya duygusal anlar yaşadı.

    “İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın”

    Konuşmasına Emniyet Genel Müdürü Selami Altınok’un eşi Gülhan Altınok’a teşekkür ederek başlayan Bakan Kaya, “Bakanlık olarak şehit ailelerimiz, gazilerimiz ve engellilerimiz için hiçbir fedakarlıktan kaçınmadan her türlü desteği sağlamaya çalışıyoruz. Bundan sonra da gece gündüz demeden sizlerin yanında olmaya devam edeceğiz. Biz istiyoruz ki engeli kardeşlerimizin hayatın her alanında hak ettikleri şekilde yer almaları önündeki tüm engelleri kaldıralım. Bunları da bir bir gerçekleştiriyoruz. Hizmet felsefemizin temelinde ‘İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın’ sözünün ruhu var” şeklinde konuştu.

    “50 binin üzerinde çalışan engelli memur kardeşimiz var”

    “Engelli kardeşlerimiz toplumun önemli bir kesimini oluşturuyor” diyen Bakan Kaya, sözlerine şöyle devam etti:

    “2002 yılına kadar engelli kardeşlerimiz adeta evlerinin içinde bir odaya hapsedilmiş durumdaydılar. Ama 2002 yılından sonra gerçekten çok şey değişti. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde hükümetlerimiz döneminde adeta sessiz bir devrim gerçekleştirdik. Hiçbir engelli kardeşimizi kendi kaderine terk etmedik. Yaptığımız çalışmaların esasında engelli kardeşlerimizi hayatın her alanında toplumun içinde tutabilmek vardı. İhtiyaç sahibi engellilerimizin aileleri ile birlikte hayatlarını sürdürebilmeleri için engelli evde bakım aylığı uygulamasını hayata geçirdik. Kasım ayı itibari ile tam 500 bin engellimiz için evde bakım desteği veriyoruz. Artık engelli ailelerimiz ‘bana bir şey olursa bu çocuğuma kim bakacak?’ sorusunu akıllarından kaldırdı. Çünkü bu devlet engellilerine sahip çıkan bir devlet. Ailelerin gözü hiçbir şekilde arkada kalmasın. Son 15 yılda memur olarak çalışan engelli sayısını tam 9 kat artırdık. Bugün 50 binin üzerinde çalışan engelli memur kardeşimiz var.”

    “Büyük gurur yaşattılar bize”

    Ampute Milli Takımı’nı da tebrik eden Bakan Kaya, “Geçtiğimiz günlerde Ampute Milli Futbol takımımız milletçe hepimizin göğsünü kabarttı. Onlar gerçekten insanın isteyince önünde hiçbir engel kalmayacağını gösterdiler. Millet olarak çok büyük bir gurur yaşattılar bize. Yine geçtiğimiz sene Lise Yerleştirme Sınavı’nda tam 5 dalda Türkiye birincisi olan Fulya kardeşimizi de sizlerin huzurunuzda tebrik ediyorum” ifadelerini kullandı.

    “Engeller fizikte değil, zihinde ve kalptedir”

    Etkinlikte söz alan Emniyet Genel Müdürü Selami Altınok ise, “Polis teşkilatımız kanunların kendisine görev olarak yüklediği, halkın can ve mal güvenliğini sağlama, devletin ve milletin bölünmez bütünlüğünü koruma görevini eksiksiz olarak yerine getirmenin çaba ve gayreti içindedir. Bu kutsal görevi yerine getirirken aileleri ile geçirecekleri zamandan ve konfordan vazgeçen mensuplarımızın yükünü biraz hafifletmek amacıyla eş ve çocuklarının yaşam kalitesini geliştirmeye çalışıyoruz. Teşkilatımızda eş ve çocuğu engelli olan 2 bin 553 personelimiz ve kendisi engelli 127 personelimizin daima yanındayız. ‘Engeller fizikte değil, zihinde ve kalptedir’ bilinciyle yüzlerinde tebessüm oluşturmak ve hayatlarına olumlu katkıda bulunmak için tüm insanlarımızı seferber ediyoruz. Bu özel insanlarımızın daima yanında olacağız. Eşim Gülhan Hanım’a da, Emniyet Teşkilatı ile birlikte olduğumuz günden beri gecesini gündüzüne katarak bütün arkadaşlarımızla, şehit aileleri ve yakınlarıyla özel ilgilendi. Bunlarla birlikte bütün sosyal alandaki çalışmalarından dolayı teşekkürü bir borç bilirim” dedi.

    Etkinliğe Aile Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, İçişleri Bakanı Yardımcısı Mehmet Ersoy, Emniyet Genel Müdürü Selami Altınok ve eşi Gülhan Altınok’un yanı sıra çok sayıda Emniyet Teşkilatı personeli ve aileleri katıldı.

  • Büro Memur – Sen Genel Başkanı Vecdi Yılmaz ‘Uzlaştırmacılık Eğitim’ ücretleri iddialarını yanıtladı.

    Büro Memur-Sen Genel Başkanı Vecdi Yanbaz, “Uzlaştırmacı Eğitimi” ücretlerine ilişkin iddiaları cevapladı.

    Sendikasının Giresun Şubesi tarafından düzenlenen ‘İl Divan Kurulu Toplantısına’ katılan Yanbaz, burada yaptığı konuşmada, “Uzlaştırmacılık eğitimi denen şey kamuda anlaşılan, alanda anlaşılanın ötesinde bir şey var. Yani bizim sözleşme imzalamaya başladığımızda Adalet Bakanlığında gördük ki yeterli sayıda üniversite yok. Hatta 13 tane hoca akredite edilebilmişti. Bu dersi verecek kişi Adalet Bakanlığının onaylaması gereken kişilerden olmak zorunda. Biz burada 2 tane hukukçu bulup 5 tane avukat bulup bu dersi veremiyoruz. Sıkıştığımız alan burası bir üniversiteyle anlaşalım bu alanı dolduralım istedik ama resme baktığımızda böyle bir alt yapı yok ki. Üniversite bu işi kaldıramaz Türkiye’de biz de en az 5 üniversiteyle alanı doldurduk. Kendi çevresinde kimlere verebiliyorsa o illeri eğitime aldık, sertifika verme pozisyonuna getirdi. Gönlümüz isterdi ki her üniversitenin fiyatı en düşük rakamdan olsun ama bunun bir rakamı var ve ben rakamın ayrıntısında biliyorum. Büyük bir rakama gitmedik. Tüm hocaların aldığı temel ücret aynı ama hocaların kalma, ulaşım ve orada ildeki gelme gitmelerini, konaklamalarını sağlayacak ekstra bir rakam daha var. Bu rakam her ilde esnetiliyor ve her üniversite aynı rakama gitmiyor. Bunun için sizin payınıza Yıldırım Beyazıt Üniversitesi gelecek ve onların belirleyebildiği asgari rakam bu ama sürekli bizim aleyhimize yazan biri demiş ki Memur-Sen 650 liraya anlaşmış. Tamam, 650 liraya anlaştığımız üniversite var ama 700 liraya anlaştığımız üniversite de var, 800 liraya anlaştığımız üniversite de var. Bunun sebebi de desek ki o ücreti düşük olana, ’Sen bize bunu ver’ yetişemez. Mümkün değil ve bizim bu eğitimleri 31 Aralık’a kadar tamamlamamız gerekiyor ve bunu tamamladığımızda arkadaşlarımız sınava girecek ve ayrılık bütçelerine güzel bir katkı sağlayacak. Onun için basında 650 liraya anlaşıldığı ama Giresun’daki arkadaşların biz neden 800 lira verdik demelerin cevabı bu“ dedi.

    3 toplu sözleşmede 18 madde çıkardıklarını kaydeden Genel Başkan Yanbaz, 12 yılda diğer sendikaların sıfır çektiğini ifade etti.

    “150 maddenin 60’ını çıkartma ihtimali bu sistematikte yok” diyen Yanbaz sözlerine şöyle devam etti:

    “Her toplu sözleşmede masadan alabildiğiniz kadar hizmet kolunuza 3’er 5’er 6’şar maddelerle hizmet kolu kazanımlarını büyütmemiz lazım. Yani bir toplu sözleşmede biz 150 maddenin 60’ını çıkartma ihtimali bu sistematikte çıkartma yok. Ne yapmış arkadaşlarımız? Her toplu sözleşmede 5’er 6’şar gitmiş. Bizde Büro Memur-Sen olarak bizden önce 12 yıl sıfır çekmiş bir mirası devraldık. Biz enkaz devraldık demiyorum, enkazda bir şeyler olur, biz hiç bir şey devralmadık. Biz sıfır noktasından başladık benden önce 3 arkadaş 3. Dönemi ben imzaladım. 2 arkadaşımız bizimle beraber imza atı 5-6 madde 12 madde derken 18. Maddeye 3 toplu sözleşmede oturduk, imzaladık. Yani sizin dikkatinizi şuraya çekmek isterim özellikle Kamu-Sen ve Türk Büro-Sen üyesi burada bizim alternatifimiz olarak duran arkadaşlar bizim toplu sözleşmemizi beğenmiyorsalar ben şunu sorarım. Biz 3 yılda 18 madde yaptık ben Genel Başkanınız olarak 18 maddeye imza attım 12 yılda 18 maddeden vazgeçtim 8 maddelik bir tane toplu görüşmeleri, sözleşmeleri, maddeleri imza attıkları bir şey var mı? Yok. Sadece küfretmek, ülkenin liderine sövmeyi sendikacılık zannedenler maalesef geldiğimiz noktada bize böyle 12 yıl öldürdüler.”

  • Memur Sen’den Meltem Cumbul’a tepki

    Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Adana İl Başkanı Mehmet Sezer, 24. Uluslararası Adana Film Festivali’nde sunuculardan Meltem Cumbul’un yönetmen Semih Kaplanoğlu’nun elini sıkmamasına tepki göstererek, “Uzatılan bir eli havada bırakmanın kültürümüzde de medeniyet değerlerimizde de yeri olmayan bir davranıştır” dedi.

    Çukurova Üniversitesi Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen ödül töreninde sunucu Meltem Cumbul, Film-Yön En İyi Yönetmen ödülünü almak için sahneye çıkan ve uluslararası arenada aldığı ödüllerle Türkiye’yi temsil eden ünlü yönetmen Semih Kaplanoğlu’nun elini sıkmamıştı.

    Olayın ardından Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Adana il Başkanı Mehmet Sezer, basın açıklaması yaptı. Sezer, Cumbul’un siyasi egolarıyla Adana Film Festivali’ni kirlettiği ve bir skandala imza attığı gecenin ardından toplumun her kesiminden insanların Cumbul’a tepki gösterdiğini ifade etti.

    Sezer, açıklamanın devamında şunları kaydetti:

    “Ödül verilmek üzere sahneye çağrılmış uluslararası bir sanatçının/yönetmenin seçkin konuklar huzurunda elinin havada bırakılması, üstüne üstlük, bunun kendisine sanatçı denilen biri tarafından yapılmış olması çok üzücüdür. Dünya görüşlerimiz ve sanat anlayışlarımız birbirinden farklı olabilir. Bu farklılık kültürel bir zenginlik vesilesidir. İnsanın insana saygısı her şeyin üstündedir. Eminim ki, ideolojik takıntısı olmayan herkes bu duruma çok üzülmüştür. Bundan sonraki organizasyonlarda toplumumuzu ötekileştiren bu gibi insanların şehrimize davet edilerek milletimizin parasını bu insanlara akıtılmaması gerekmektedir.”

  • YDÜ’den memur adaylarına KPSS kursu

    Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) Yaşam Boyu Eğitim Merkezi (YABEM), yeni dönemde Kamu Personeli Seçme Sınavı’na (KPSS) yönelik kurs programları ile öğrencilerin üniversite sonrası kariyer planlarına destek vermeyi hedefliyor.

    Kurslar Yakın Doğu Üniversitesi YABEM kısa dönemli eğitim programları çerçevesinde, Atatürk Eğitim Fakültesi öğretim üyeleri tarafından gerçekleştirilecek. YDÜ Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre KPSS eğitimleri 25 Eylül 2017 tarihinde üniversitenin Atatürk Eğitim Fakültesi Eğitim Sarayı’ndaki dersliklerde başlayacak. Kurslar kapsamında KPSS sınavına kadar toplam 600 saat eğitim verilecek. Genel Kültür, Genel Yetenek ve Eğitim Bilimleri alanlarını kapsayacak KPSS kısa dönemli eğitim programında Türkçe, Matematik, Tarih, Coğrafya, Temel Yurttaşlık Bilgileri, Türkiye ve Dünya ile ilgili genel, kültürel, güncel sosyoekonomik konular, Gelişim Psikolojisi, Öğrenme Psikolojisi, Program Geliştirme, Öğretim Teknolojileri ve Materyal Tasarımı, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık, Ölçme ve Değerlendirme, Sınıf Yönetimi, Öğretim Yöntem ve Teknikleri dersleri her biri kendi alanında uzman öğretim elemanları tarafından verilecek.

    “Adaylarımızın başarısını ve atanmalarına destek olmayı hedefliyoruz”

    YDÜ Atatürk Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hüseyin Uzunboylu yaptığı açıklamada kurslara YDÜ öğrencilerinin yanı sıra Kıbrıs’taki diğer üniversitelerin eğitim fakültelerinde öğrenim gören öğrencilerinin başvurabileceğini belirtti. Amaçlarının Türkiye’de yapılan KPSS sınavlarında öğrencilerin başarısını yukarılara çekmek olduğunun altını çizen Prof. Dr. Uzunboylu, böylelikle adayların öğretmenlik mesleğine atanmalarına önemli bir katkı sağlayacaklarına inandıklarını kaydetti. Kursların Atatürk Eğitim Fakültesi’nin değerli öğretim elemanları tarafından KPSS’nin kendine özgü yapısı ve sınav teknikleri göz önünde bulundurularak verileceğini belirten Prof. Dr. Uzunboylu kurslara düzenli katılan adayların sınavdaki başarı düzeylerinin artacağına inandığını ifade etti.

    “KPSS’ye yönelik sistemli ve sonuç odaklı bir eğitim vermeyi amaçlıyoruz”

    Yaşam Boyu Eğitim Merkezi olarak ihtiyaç duyulan ve talep edilen farklı konularda eğitim programlarını hayata geçirdiklerinin altını çizen YDÜ Yaşam Boyu Eğitim Merkezi Müdürü Doç. Dr. Umut Koldaş, KPSS’ye hazırlık konusunda gelen talepler doğrultusunda böyle bir eğitim programını başlattıklarını ifade etti. Toplumun ve eğitim görmekte olan öğrencilerin talep ve ihtiyaçları doğrultusunda tasarlayıp hayata geçirdikleri eğitim programlarında katılımcıları amaçlarına doğru bir sistematikle ulaştırmak gailesiyle hareket ettiklerini belirten Doç. Dr. Koldaş Yakın Doğu Üniversitesi’nin uzman eğitim kadrosu ile KPSS kursunu hayata geçireceklerini belirtti.

    Yeni dönemde Eylül 2017 tarihinde gerçekleştirilecek olan KPSS Eğitimleri ve diğer Yakın Doğu Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim Merkezi kısa dönemli eğitim programlarına kayıt ve detaylı bilgi için www. neu.edu.tr web sayfasından ulaşılabilir.