Etiket: memur-sen

  • Memur-Sen heyeti Başbakan Yıldırım ile görüştü

    Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın ve Memur-Sen Yönetimi ile bağlı sendika başkanları Başbakan Yıldırım ile bir araya geldi.

    Memur-Sen heyeti, Başbakan Binali Yıldırım’ı makamında ziyaret etti. Ziyarete Memur-Sen yönetimi ile bağlı sendika başkanları katıldı. Basına kapalı olarak yaklaşık 1 saat 10 dakika süren görüşmede çalışma hayatı başta olmak üzere, ulusal ve uluslararası gündem değerlendirildi. Görüşmede Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Başbakan Binali Yıldırım’a yeni sürece dair beklentilerini ifade etti.

    Yalçın, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti Hükümetinin Filistin halkına verdiği destekten ve Kudüs davasına sahip çıkılmasından dolayı da Başbakan Yıldırım’a teşekkür etti.

    Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Başbakan Yıldırım, Memur-Sen’e teşekkür etti.

  • Memur-Sen ve Eğitim Bir-Sen’den anlamlı ‘Anneler Günü’ açıklaması

    Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde, Memur-Sen ve Eğitim Bir-Sen Ayvalık Temsilcisi Mustafa Kurtuluş Anneler Günü nedeniyle son derece anlamlı bir basın açıklaması yaptı.

    Mustafa Kurtuluş yaptığı açıklamada, “Anneler, varoluş kaynağımızın, sınırsız sevmenin, karşılıksız korumanın canlı anıtları, her birimizin ilk öğretmenidir. Bütün annelerimizin Anneler Günü’nü kutluyor, hepsine sağlıklı ve uzun ömürler diliyoruz.” ifadelerini kullandı.

    Annelerin; ilâhî bağlanışın, şefkatle kucaklamanın, var etmek için yok olmayı bile göze alan fedakârlığın canlı temsilcileri olduğunu savunan Kurtuluş, “Onlar, duygularını, sevgilerini, samimiyetlerini, vicdanlarını, dilin ifade etmede kifayetsiz kaldığı saf insanlıktır. İnsanlar arasında bizi bizden daha çok düşünen, bizi bizden daha çok seven sadece anne kalbidir. Her insan, anne vasıtasıyla yaşama yönelir. Anne, hayatta gideceği istikameti bilmeyen çocuğa yön gösteren, onun geleceğini aydınlatan sönmeyen bir meşaledir. Toplumun temel taşı olan ailenin kurucu, koruyucu, yönlendirici temel unsuru annedir. Daha fazla üretim ve kâr için işbirliği yapan kapitalizm ve modernizm, aileye ve dayanaklarına zarar verdi. Toplumu oluşturan aile bağları çözülünce, insanlar toplumsallıktan giderek uzaklaştı, hayata birey olarak tutunmak zorunda kaldı. Birey olmayı aileden kopmanın kaçınılmaz kaderi olarak yaşayan insan, yardımsız, sevgisiz ortamda ‘biz’den bencilliğe, sevginin müsamahasından şiddetin yıkıcılığına kaydı; kalpleri onaran inşacı ruh kayboldu, gönül yıkan asabiyet her tarafı kasıp kavurdu ve kavurmaya devam etmektedir.”dedi.

    “Toplumların çöküşü, insanları birbirine bağlayan en büyük dayanak olan annelik mefhumunun iflasıdır”

    Seküler toplumlarda, bu sebeplerin yol açtığı marazi durumlar bugün ayyuka çıkmış, insanın insanda değer bulamadığı bir düzlemde, insan, sığınacağı başka alternatifler bulmak zorunda kalındığına işaret eden Memur-Sen ve Eğitim Bir-Sen Ayvalık Temsilcisi Mustafa Kurtuluş, “Toplumların çöküşü, insanları birbirine bağlayan en büyük dayanak olan annelik mefhumunun iflası; anneliğin, bir yük, bir zahmet, sosyal hayattan kopuş gibi kapitalist illüzyonlarla dejenere edilmesi, annelik algısının darbe alması, toplumun en büyük direğini yıkmış, ailenin varlığını tehlikeye atmıştır. Yaşanan bu acı tecrübelerden ders çıkararak, ülkemizde hiçbir surette aile zemininin bozulmasına, hasar görmesine müsaade edilmemelidir. Fertlerin birbirine sevgiyle bağlı oldukları aile yapımızı koruyarak toplumu güçlü tutmalı; her anneyi bir okul olarak görmeli, her insanın ilk eğitimini aldığı annelik okulunun başarılı birer öğrencisi olarak hayata kaldığı yerden devam edeceği müfredatlar yazmalıyız” diye konuştu.

  • Memur-Sen Genel Başkanı Yalçın: “Öğretmen performans taslağı geri çekilmeli”

    Memur-Sen ve Eğitim Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, öğretmen performans değerlendirme taslağının bir an önce geri çekilmesi gerektiğini belirterek, “Öğretmen kimliğini değersizleştirme ihtimali çok yüksek olan taslağın biran önce geri çekilmesi lazım. Bunun kabul edilebilecek hiçbir yanı yok. Bunun kim kerametinden, kim faziletinden bahsediyorsa oturur sonuna kadar tartışırız. Ama öğretmen kimliğini örseleyecek öğrenci öğretmene not versin, veli öğretmene not versin, öğretmen öğretmene not versin gibi bir yaklaşımı kabul edemeyiz.” dedi.

    Bir dizi programlara katılmak üzere Sivas’a gelen Memur-Sen ve Eğitim Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın özel bir okulun konferans salonunda düzenlenen programda sendika üyeleriyle buluştu. Ülke olarak önemli süreçlerden çıkışta mevcut siyasal aritmetiğin etkisi olduğunu belirten Yalçın, “Birbiriyle devam eden istikrarlı hükümetler bu ülkeye kazandırmıştır. Menderes dönemi kazandırdı, Özal dönemi kazandırdı ve mevcut hükümetin 2002’den sonraki dönemi ülkede belli şeylerin aşılmasına zemin hazırladı. İstikrarsızlık bu ülkeye kaybettirdi. Şuan belli bir zaman dilimindeyiz ve 5 yıl istikrarı satın alabilecek bir zemini biz 16 Nisan’da teyit ettirdik ve 350 merkezde program yaparak önemli bir katkıyı verdik. Bu ülkenin sorunu istikrar, istikrar olmadıktan sonra bu işin hiçbir kıymeti yok. Yaptığınız her şey bir çırpıda gidiyor. Bir kalemde hepsi sıfırlanabiliyor. Aynı hükümet döneminde bir bakan gelip öbürü gittiğinde hercümerç oluyor. 5 yılı satın almadan bu ülke bu badirelerden çıkamaz diye ciddi anlamda irade ortaya koyduk.” diye konuştu.

    “Ülke yoluna devam etmelidir”

    26 Haziran’da yapılacak erken seçimle ilgili değerlendirmede bulunan Yalçın, “Millete danışılan millete gidilen her süreç başımızın üzerine. Memur-Sen duruşu, görüşü, konum alışı milletin yanında takip edişi belli olan bir kitledir. Memur-Sen bu anlamda en net ayağı zikzak çizmeyen kitledir. O yüzden bizim açımızdan öne alınması, sona alınması bizim tercihimiz değil, siyasilerin tercihidir. Ama öne alınmış olması böyle bir zeminde ülke için faydalıdır çünkü öne alınmadığında seçim süreci önünde durduğunda devlet bürokrasi çöker. Bürokrasinin hareket etme biçimi farklıdır. Dolayısıyla bu zafiyet bu ülkeye kaybettirir. Ne olacak olursa olmalı ve ülke yoluna devam etmelidir.” şeklinde konuştu.

    “Eğitim camiası olarak sıkıntılı süreçteyiz”

    Eğitim camiasının sıkıntılı bir süreçte olduğunu eğitim camiasının stres içerisinde olduğunu ifade eden Yalçın, öğretmen performans değerlendirmesi taslağının geri çekilmemesine tepki göstererek şunları söyledi.

    “Öğretmen kimliğini değersizleştirme ihtimali çok yüksek olan taslağın biran önce geri çekilmesi lazım. Bunun kabul edilebilecek hiçbir yanı yok. Bunun kim kerametinden, kim faziletinden bahsediyorsa oturur sonuna kadar tartışırız. Ama öğretmen kimliğini örseleyecek öğrenci öğretmene not versin, veli öğretmene not versin, öğretmen öğretmene not versin gibi bir yaklaşımı kabul edemeyiz. Çünkü öğretmen ve öğrenci arasında bir otorite, bir saygı ilişkisi vardır. Öğretmen rol modeldir, saygın kişiliktir. Ama siz öğrenciyi öğretmenin karşısında arsız hale getirip, parmak sallayıp ’kağıtları çıkarın hocalara not veriyoruz’ denilecek noktaya çekerseniz bu, bu ülkeye yapabileceğiniz en büyük kötülük olur. Ben mevcut hükümetin bu ülkeye iyilik yapmak için birçok şey yaptığını görüyor ve iftihar ile ifade ediyorum ve altını özellikle çiziyorum. Devrimsel sayılabilecek nitelikli çalışmalar var. Sonuna kadar takdir ediyor, teşekkür ediyoruz. Ama bunları yaparken eğitimde öğretmen kimliğini yüceltmek, değerli kılmak dolayısıyla başarısını ölçeceksen başka bir yöntemle hırpalamadan, örselemeden toplum huzurunda onu tokatlanır, şamarlanır, arkadan hançerlenir hale dönüştürmeden yaparsan bu kıymetlidir. Ama değilse bu son derece kıymetsiz yaklaşımdır. Kimin aklıdır, kimin projesidir bilemiyorum. Ama bunun doğru bir şey olmadığını bunun biran önce geri çekilmesi gerektiğini öğretmenler odasını ateş küpüne dönüştüren ve öğretmenlerin kesinlikle ama kesinlikle bir tanesinin bile taraftar olmadığı böyle bir şeyi diretmenin ve dayatmanın hiçbir anlamı yok. Bir an önce geri çekilmeli. Çünkü bu maliyet üretiyor. Gönül veren kitleleri gönlü kırık hale dönüştürmek kimseye fayda sağlamaz.”

  • Memur-Sen İl Temsilcisi İrğat: “Ebelerin seslerine kulak verilmelidir”

    Memur-Sen Manisa İl Temsilcisi ve Sağlık-Sen Manisa Şube Başkanı Mustafa İrğat, ebelerin anne ve bebek ölümlerinin azalmasında önemli bir paya sahip olduğunu belirterek, “Fedakarca çalışan sağlık çalışanlarının önemli bir oranını oluşturan ebelerimizin sorunları bir an önce giderilmeli, seslerine kulak verilmelidir” dedi.

    Ebeler Haftası dolayısıyla Memur-Sen Manisa İl Temsilcisi ve Sağlık-Sen Manisa Şube Başkanı Mustafa İrğat açıklama yaptı. İrğat, “Hayata ilk adım attığımızda ve gözümüzü ilk onlara açtığımız ebeler, anne ve bebek ölümlerinin azalmasında önemli bir paya sahip olmasına karşın, çalışma şartları ve ekonomik sebeplerle tükenmişlik içinde yaşıyor. Ülkemizde bebek ölümlerinin önemli ölçüde azalmasında büyük bir paya sahip olan ebelerle ilgili yaptığımız araştırma raporundan çıkan sonuç çalışanlardaki tükenmişliği ve çalışma şartlarındaki memnuniyetsizliği ortaya koyuyor. Çalışma koşullarından memnun olmayan çalışan oranı yüzde 82,47, çalışma koşullarını bir önceki yıldan daha kötü olarak değerlendirenlerin oranı ise yüzde 47,24 olarak tespit edildi. Bu oranlar, üzerinde düşünülmesi gereken bir sonuçtur. Eldeki tüm bulgular birlikte değerlendirildiğinde, ebelerimizin çalışma şartlarının iyileştirilmediği, çalışma şartlarından memnun olmadıkları, mesleği isteyerek seçmiş olmalarına rağmen fırsatları olsa bu durumu değiştirmek istedikleri, ekonomik sıkıntılar sebebiyle aile içinde ve psikolojik olarak sıkıntılar yaşadıkları, kendilerine ve ailelerine yeterince zaman ayıramadıkları, sosyal hayatlarının yok olduğu ve bütün bunların yaşam kalitelerini ve memnuniyetlerini düşürerek tükenmişliğe yol açtığı görülmektedir” dedi.

    Ebelerin sorunlarına bir an önce el atılması gerektiğini vurgulayan İrğat, “Fedakarca çalışan sağlık çalışanlarının önemli bir oranını oluşturan ebelerimizin sorunları bir an önce giderilmeli, seslerine kulak verilmelidir. Tüm ebelerin günlerini kutluyor, sorunlarının çözüldüğü, mesleğe olan sevgilerinin arttığı aydınlık bir gelecek diliyoruz” diye konuştu.

  • Van’da Memur-Sen Genişletilmiş İl Divan Toplantısı

    Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, bölgede istihdamın kalıcı olması gerektiğini belirterek, “Bu bölgeye ilişkin ek tazminat oranı güncellenmeli ve en az bir maaş ya da yarım maaş şekliyle yeniden gündeme alınmalıdır” dedi.

    Bir dizi temaslarda bulunmak için Van’a gelen Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Genişletilmiş İl Divan Toplantısına katıldı. Bir düğün salonunda düzenlenen toplantıda konuşan Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, 15 Temmuz’da maliyet hesabı yapmadıklarını belirterek, “Biz bir şeyi biliyoruz. Bu tip kargaşa ortamın kitleleri, güçlü yapıların duruşuna bakarlar. Örgütlü yapılara, sembol, kimliklere bakarlar ona göre konumlanırlar” dedi.

    “Bu ülkeye kendimizi borçlu hissediyoruz”

    15 Temmuz’da ilk ‘meydanlara çıkın’ çağrısı yapan teşkilatlardan olduklarını ifade eden Yalçın, “15 Temmuz’da saat 23.17’de üyelere mesaj atan, 23.33’te çağrıyı yapan bir teşkilatız. Daha saat 02.00 olmadan Cumhurbaşkanımız konusunda belirsizlik sürerken, saat 00.00 olmadan canlı yayınlara bağlanıp TV’lerde ‘Millet iradesinin yanında, darbenin sonuna kadar karşısında olacağız ve milleti sokağa davet ediyoruz’ deyip çağrıyı üst üste yenileyen bir teşkilatız. Bunu birilerine şirinlik olsun diye yapmıyoruz. Bunu bu ülkeye borçlu olduğumuz için yapıyoruz. Biz bu ülkeden alacaklı değiliz. Bu ülkeye kendimizi borçlu hissediyoruz. Yerin altındaki şühedaya borçlu hissediyoruz. Çünkü bizim ayağa kalmamız, mazlum ve mağdurların umudunun yeşermesi demektir” şeklinde konuştu.

    Öğretmene saygının olmadığı yerde başka hiçbir yerde saygıdan söz edilemeyeceğini ifade eden Yalçın, “Öğrencinin öğretmene parmak sallayacağı, velinin gelip öğretmenin yakasına yapışacağı, dolaysıyla eğitimin çivisinin çıkacağı, eğitim diye bir şeyin kalmayacağı, öğretmene saygının olmadığı yerde başka hiçbir yerde saygıdan söz edilemeyeceği zemini, bu ülke için bir dejenerasyon süreci olarak görüyor ve bu tehlikenin önüne geçmek için duruşumuzu ortaya koyuyoruz” ifadelerini kullandı.

    “Bölgeye yapılacak olan şey tehdit değil, teşviktir”

    Bölgede sözleşmeli istihdam konusunda sıkıntı olduğunu sözlerine ekleyen Yalçın, “Ya eşin, ya işin konusunda çalışanı sıkıştırmak, hakkaniyetli bir duruş değil. Aile bütünlüğü konusu anayasal teminat altında olabilir. Bölgenin bazı farklı zarurileri olabilir. İstihdam için bu yöntem bir çıkış olarak görülebilir. Bu bölgede çalışmış ve bunun önemini bilen bir kardeşiniz olarak; bu bölgeye yapılacak olan şey tehdit değil, teşviktir. Bölgeye ilişkin ek tazminatın miktarı artırılmalıdır. Bu bölgeye ilişkin ek tazminat oranı güncellenmeli ve en az bir maaş ya da yarım maaş şekliyle yeniden gündeme alınmalı, buraya gelen insanlara bu fırsat sunulmalı ki burada istihdam kalıcı olsun. Diğer taraftan buraya gelen insanın arayışı da ortadan kalkmış olsun” diye konuştu.

    Toplantı hatıra fotoğrafının çekilmesi ile sona erdi.