Etiket: memur-sen

  • Memur-sen Konfederasyonu’ndan Kınama Mesajı

    Memur-Sen Konfederasyonu tarafından yapılan açıklamada, “Diyarbakır, Mardin, Van ve Şırnak başta olmak üzere bölücü terör örgütü tarafından gerçekleştirilen hain saldırıları kınıyor, şehit olan güvenlik görevlilerimize Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı diliyoruz” denildi.

    Memur-Sen Konfederasyonu, yaşanan terör olayları hakkında kınama mesajı yayımladı. Konfederasyondan yapılan açıklamada, “Milletimiz, kendi varlığına yönelen her tehdidi, birliği ve beraberliğini kalkan yaparak bertaraf etmeyi bilmiştir, bugün de üzerine düşeni yapacaktır. Terör örgütleri, emperyalist üst akılları ve destekçileri ne yaparlarsa yapsınlar, bu topraklarda kardeşlik devam edecek, barış maskeli çağın Frankenstein’leri kirli hedeflerine asla ulaşamayacak. Türkiye’yi ve ümmet coğrafyasını hedef alan senaryonun, senaristlerini de, aktörleri ve figüranlarını da iyi tanıyoruz. Terör saldırıları sonrasında kargaşa meydana getirmek için fitneyi yaygınlaştırmaya çalışanları da biliyoruz. Medeniyet birikimimiz bizi burada sorumlu kılmakta, terör kabusuna son verecek gücü de bize vermektedir. Onun için büyük Memur-Sen ailesi olarak diyoruz ki; gelin birlik ile ürettiğimiz güce sahip çıkalım, terörü, terörün üst aklını, terörün finansörlerini, terörden medet umanları birlikte alt edelim, daha güçlü bir Türkiye’yi hep birlikte inşa edelim. Birlik ile ürettiğimiz güce sahip çıkalım, yalan ve iftiraya sarılarak senaryoda rol alanları deşifre edelim. Birlik ile ürettiğimiz güce sahip çıkalım, huzurumuza ve istikrarımıza derin operasyon girişiminde bulunan küresel güçlerin emellerini boşa çıkartalım. Birlik ile ürettiğimiz güce sahip çıkalım, terör koalisyonuyla Türkiye’yi içine alan bölgede terör ve çatışma odaklı bir iklim değişikliği planlayanların heveslerini kursağında bırakalım. Birlik ile ürettiğimiz güce sahip çıkalım, Dünya’yı emperyalist hedeflerinin sahnesi haline dönüştürmeye çalışanların küresel hesaplarını bozalım. Birlik ile ürettiğimiz güce sahip çıkalım, Türkiye’nin, milletimizin ve Müslüman coğrafyanın kandan, emperyalizmden, sömürüden, zulüm ve terörden arındırılması için sorumluluk alalım. Bizim yolumuzun sonunda ‘Büyük Türkiye’ ve onun insanlık için üreteceği ‘Aydınlık’ bir gelecek, terör örgütünün içinde bulunduğu tünelin sonunda ise, yok oluşlarının gerçekleşeceği ‘Kara’bir delik bulunmaktadır. Çukur terörü üretenler, milletin birliğine, huzuruna, kardeşliğine yaptıkları saldırıların bedeli olarak, açtıkları çukurlara mahkum olacaklar, kirli emelleriyle birlikte yok olup gidecekler” ifadelerine yer verildi.

  • Memur-sen Konfedarasyonu Eğitim Bir-sen Genişletilmiş İl Divan Kurulu Toplantısı Yapıldı

    Memur-Sen Konfederasyonu Eğitim Bir-Sen genişletişmiş İl Divan Kurulu toplantısı yapıldı.

    Öğretmenevi’nde gerçekleşen genişletilmiş il divan kurulu toplantısı Eğitim Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Şükrü Kolukısa’nın katılımı ile gerçekleşti. Konferansın Açılışında konuşan Kolukısa, Türkiye’nin terör eylemleri ile kıskaca alınmaya çalışıldığını söyledi. Terörün hedefine ulaşamayacağını anlatan Kolukısa, “İnsanımızı kıskaca almak için yapılan saldırılar var. Milletimizin irfani duruşu yapılan eylemleri de boşa çıkartacaktır. Kardeşlik yerine dövşmeyi öğreten güçler, bir an olsun istediklerini almamış ve asla da almaya muktedir olamayacaklardır. Bir dönem ülkemiz batılıların istediği şekilde dizayn edilmeye çalışılmıştı ama istedikleri hedefe ulaşamadılar. İnsanımız yaşanan olayları izleyerek karar vermek noktasında” dedi.

    Oluşturdukları sendikacılığın temelinde insanın refahı ve felahı olduğunu ifade eden Eğitim Bir -Sen Genel Başkan Yardımcısı Şükrü Kolukısa, “Bizler oluşturduğumuz birliktelik ile bu millet için harcadığımız duruştan asla vazgeçmeyeceğiz. Bölge farklılıklarından dolayı fay hatlarını insanlarımızın arasında oluşturmak isteyenler, de bizim durulumuzla emellerine ulaşamayacaklar. Bizler, neyi amaç edinmişsek o yönde de değerler bırakırız” diye konuştu.

    Genişletilmiş İl Divan Kurulu toplantısı Eğitim Bir-Sen Kırşehir Şube Başkanı Oktay Cebeci’nin Kırşehir’de ki sendikal örgütlenmeyi anlatımının ardından fikir alışverişi ile devam etti.

  • Memur-sen Genel Başkanı Ali Yalçın:

    Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, terörün ana muhalefetin yerine geçmeye çalıştığını belirterek, “Bu ülkede Çanakkale ruhu gerçekleşecek. Etnik ayrışmalar bitecek. Yeniden kucaklaşmalar gerçekleşecek. Bu ülkenin altına dinamik koyan küresel emperyal güçlerin taşeronluğuna soyunan terör örgütleri bu ülkede başarılı olamayacak” dedi.

    Memur-Sen Konfederasyonu Eğitim Bir-Sen Trabzon 2 Nolu Şubesi tarafından ‘Çanakkale Geçilmez’ konulu program düzenlendi. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Osman Turan Kongre Merkezinde düzenlenen programa AK Parti Trabzon Milletvekili Ayşe Sula Köseoğlu, KTÜ Rektörü Süleyman Baykal, Memur-Sen ve Eğitim Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, öğrenciler ve davetliler katıldı. Trabzon Büyükşehir Belediyesi Kanuni Mehteran Takımı eşliğinde saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan program mehteran takımının konseriyle devam etti.

    Programda bir konuşma yapan Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Çanakkale Zaferi’nin 101. yılını millet ve şükranla andıklarını belirterek, “Anadan yardan serden geçen millet için kopan parmağı hissetmeyen fakat emperyal güçlerin bu ülkenin sınırlarını geçmemesi için kendisinden geçen ve cennetle taçlanan bütün şehitlerimize Rabbim rahmet etsin. 101. yılında hepsini minnet ve şükranla anıyoruz. Rabbim mekanlarını cennet etsin” dedi.

    Kim tuzak kurduysa onun karşısına dikildiklerini belirten Yalçın, “Bir sendikadan çok öteyiz. Biz biliyoruz ki bu ülke korku tünelinde çıkmazsa ensesinde soluyan diz çöktürmeye çalışan parazitler milletin sırtında sökülüp atılmazsa bizim alacağımız kazanımların hiçbir anlamı yok. Ekonomik anlamda yapılacak iyileştirmelerin hiçbir anlamı yok. Çünkü hepsinin kaybedilmesinde bir düdük yeterlidir. Bu ülkede ekonominin bir süre toparlanamamasının ve her defasında bütün kazanımların sıfır noktasına dönmesinin arkasında yatan temel neden bu ülkede ham demokrasinin tam demokrasi olmayışı bu ülkede istikrarın bir türlü yakalanamayışı ve ensemizde her zaman tehdit savuranların hükümdarlığının devam etmesinden kaynaklanıyor. Onun için Memur-Sen ve Eğitim Bir-Sen ailesi olarak biz konuda ülkenin önünün açılması için vesayetçilerin değil millet ve millet iradesinin yanında yer aldık. Kim ne zaman bir tuzak kurduysa biz onun karşısına dikildik. 17-25 Aralık’ta millete küresel aktörlerin kurduğu tuzağın farkına vararak bu küresel bir operasyondur, Türkiye’ye operasyon çekiliyor. Bunun anlamı budur diyerek biz direniş gösterdiğimizde bize tepki gösterenler daha sonra bize hakkı teslim ettiler. Gezi’de emek örgütleri sokağa indirilip onlar üzerinden toplum karıştırılmak istenilerek mahşeri cümbüşçüler alana çekilip Türkiye’de yeniden 28 Şubat yaşanmaya çalışıldığında Soros’un projesi diktatörlükten demokrasiye modülleri adım adım uygulandığında o sokak hareketi tetiklendiğinde ve küresel oyun ortaya konulduğunda biz karşı çıktık” ifadelerini kullandı.

    “BU ÜLKEDE ÇANAKKALE RUHU GERÇEKLEŞECEK”

    Ülkenin altına dinamik koyan küresel emperyal güçlerin taşeronluğuna soyunan terör örgütlerinin bu ülkede başarılı olamayacaklarını dile getiren Yalçın, “Bu ülkede Çanakkale ruhu gerçekleşecek. Etnik ayrışmalar bitecek. Yeniden kucaklaşmalar gerçekleşecek. Bu ülkenin altına dinamik koyan küresel emperyal güçlerin taşeronluğuna soyunan terör örgütleri bu ülkede başarılı olamayacak. Bu ülke kendisinden beklenen kalkınmayı gerçekleştirerek mağdur ve mazlum coğrafyalarda yurtdışına çıktığımızda bizi gören göz yaşındaki ışıltıyla bizi kucaklayan bağrına basan ve ne zaman neredesiniz diyen insanların çağrısına cevap veren bir ülke haline gelecektir” şeklinde konuştu.

    “MECLİS DOKUNULMAZLIĞININ KALDIRILMASINA DESTEK VERİYORUZ”

    Ülkenin altını oynamaya çalışanların dokunulmazlığının olmaması gerektiğini ifade eden Yalçın, “Mecliste dokunulmazlıkların kaldırılması konusundaki ortaya konan iradeye sonuna kadar destek veriyoruz. Kürsü dokunulmazlığı hariç. Bu ülkenin altını oymaya çalışanların dokunulmazlığı olmasın. Bu ülkenin kaynaklarını cebine aşırmaya çalışanların dokunulmazlığı olmasın. Bu ülkede millete, vatana, insana, medeniyete, mazlum coğrafyalara, gözünü bize dikmeye çalışanlara hizmet üretenlerin kürsüde sözünü söyleme fikrini açıklama hürriyeti dokunulmazlığı her zaman olsun” dedi.

    “BU ÜLKEDE TERÖR ANA MUHALEFETİN YERİNE GEÇMEYE ÇALIŞIYOR”

    1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü için İstanbul Valiliğine giderek Taksim’i istediklerini söyleyen Yalçın, şöyle konuştu:

    “Bu ülkede terör ana muhalefetin yerine geçmeye çalışıyor. Çünkü ana muhalefet boşluğu ya da muhalefet partilerinin ürettiği boşluğu terör değerlendirmeye çalışıyor. Bu ülke bu açmazdan kurtulmalıdır. Siyaset bizim işimiz değil. Biz sendikayız. Ama siyasetin bıraktığı boşluklar ve ürettiği sorunlar bizi doğrudan etkiliyor. Emek ve Dayanışma Günü bu ülkede karışma gününe dönüşüyor. Çatışma gününe dönüşüyor. Taksim üzerinden üretilen gerginlikle ülkeye korku sarılıyor. Bütün millet tedirgin ediliyor. Ülkenin bütün kaynakları bir anlamda hırpalanmaya, heba edilmeye çalışılıyor. Memur-Sen olarak İstanbul Valiliğine başvurarak bu kez Taksim’i biz istiyoruz dedik. Adam gibi 1 Mayıs nasıl yapılır bunu da görsünler istedik.”

    Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın’ın konuşmasının ardından KTÜ Rektörü Süleyman Baykal’a plaket takdim edilirken, program ‘Çanakkale Geçilmez’ konulu film gösterisiyle sona erdi.

  • Büro Memur-sen Genel Başkanı Yusuf Yazgan:

    Büro Memur-Sen Genel Başkanı Yusuf Yazgan, “Kamu görevlileri için toplu sözleşmede imza altına alınan kazanımlar yılbaşında uygulamaya konulması gerekiyordu ancak 3 ay geçmesine rağmen çoğu kazanım hayata geçirilmedi” dedi.

    Büro Memur-Sen Genel Başkanı Yazgan, kamu görevlilerinin sorunları ve taleplerine yönelik açıklama yaptı. Kamu görevlilerinin haklarının en iyi konuma getirmek için mücadele verdiklerini belirten Yazgan, kamu görevlilerinin mali ve özlük haklarının iki yılda bir yapılan toplu sözleşmeyle belirlendiğini hatırlattı. Geçen Ağustos ayında yapılan 3’üncü dönem toplu sözleşmede imza altına alınan kazanımlarının yılbaşı itibariyle uygulamaya konulması gerektiğini vurgulayan Yazgan, kazanımların çoğunun uygulamaya konulmamasını eleştirdi.

    Kazanımların kısa sürede hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Yazgan, devletin attığı imzaya sahip çıkması gerektiğinin altını çizerek şunları dedi:

    “3’üncü dönem toplu sözleşmede mutabakata varılarak imza altına alınan kazanım 23 Ağustos 2015 tarihli Resmi Gazete’de yayınlandı. Bu kazanımlar, yılbaşı itibariyle uygulamaya konulması gerekiyordu. Toplu sözleşme kazanımlarının bazıları bürokratik nedenle maalesef hayata geçirilmedi. Başta 4/C’lilerin sözleşmeli pozisyonuna geçirilmesi konusunda hâlâ bir çalışma yok. Bakanlık ve bağlı kuruluşların merkez teşkilatlarındaki kamu görevlilerine servis hizmeti verilmesinde bir gelişme yok. Maliye Bakanlığındaki, TÜİK’deki kamu görevlilerimiz servis hizmetinden yararlanamıyor. Toplu sözleşme mutabakat metnine uyulmayacaksa toplu sözleşme yapmanın ne anlamı var? Devleti attığı imzaya sahip çıkmaya davet ediyorum. Sendika olarak biz kamu görevlilerimize kazanım üretmekle yükümlüyüz, devlette bu kazanımları uygulamakla yükümlüdür. Bunun için toplu sözleşme kazanımları kısa sürede uygulanmalıdır.”

  • Memur-sen Bursa İl Temsilcisi Numan Şeker:

    Memur-Sen Bursa İl Temsilciliği, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü sendika binasında kutladı. İlk ve ortaokul öğrencilerinin Doğu ve Güneydoğu’da şehit olan polis ve askerler için yazdıkları mektuplar ise postaya verildi.

    Dünya Kadınlar Günü, Anneler Günü, Sevgililer Günü gibi bütün bireylerin bir günü indirgenerek kutlanmasını sendika olarak değerler noktasında kabul etmediklerini hatırlatan Memur-Sen Bursa İl Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen Bursa 1 Nolu Şube Başkanı Numan Şeker, “Türkiye’de ve dünyada kadının şiddete uğradığı, darp edildiği, tacize uğradığı, eşi tarafından öldürüldüğü, dövüldüğü bir dünyada kadınlarımızın haklarının ne kadar savunduğumuzu ne kadar yerine getirdiğimizi de zaten pratikte de görüyoruz. 8 Mart’ta dünyada kadınları hatırlayacaksınız. 9 Mart’ta 10 Mart’ta ne olacak? Kadınları hatırlamayacak mısınız” dedi.

    Dünyada hangi alanda bir başarı isteniyorsa o başarının arkasında değil, yanında bir kadın olduğunun altını çizen Başkan Numan Şeker, “Nerede başarılı bir başbakan ya da cumhurbaşkanı varsa yanında bir eşi vardır. Toplumun gerçek mimarı da kadınlardır. Dolayısıyla biz Türkiye’nin en büyük sendikası Memur-Sen olarak kadınların sadece bir gün değil, her gün hatırlanması ve ellerinin öpülmesi gerektiğini savunuyoruz. Çünkü her zaman kadınları cennetin ayakları altına serildiği bir anlayış içerisindeyiz. Şiddete maruz kalmadığı, haklarının sonuna kadar verildiği günleri görmek dileğiyle kadınlar gününü 365 gün olarak hatırlayacağız” diye konuştu.

    Memur-Sen Bursa İl Temsilciliği olarak Doğu ve Güneydoğu’da şehit olan asker ve polislerin eşleri ve anneleri için 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde Bursa’daki ilk ve ortaokul öğrencilerinden mektup yazmalarını istediklerini ifade eden Başkan Numan Şeker, Çocuklarımızın içlerinden gelerek saf duygularla yazdıkları mektupları da inşallah bu vesile ile Bursa’mızın simgesi olan kestane şekerleri ile birlikte operasyonların yapıldığı ilçe emniyet müdürlerine ve garnizon komutanlıklarına yollayacağız” dedi.

    Kadının hiçbir ideolojinin aracı ve oyuncağı olmadığını belirten Memur-Sen Bursa İl Temsilciliği Kadın Kolları Başkanı Neriman Tok Çokgezer ise, “Kapitalizm, kurnazca sürdürdüğü algı operasyonlarıyla iliklerine kadar sömürüye ve pazarlamaya elverişli hale getirdiği kadını ‘özgürlük’ yalanıyla aldatmayı sürdürebilmektedir. Son tahlilde kadına cinsel bir obje olmanın ötesinde anlam yükleyemeyenler, ona tarihinde en aşağılık muameleyi reva görmüşlerdir. Kadının maddi-manevi tüm varlığı, sömürü, istismar, yağma, talan ve kazanç alanına dönüştürülerek hiçleştirilmiş, aşağılanmıştır. Bizim değer dünyamızda kadın hiçbir ideolojinin ne aracı ne oyuncağıdır. Kadın yaşamın ana öğesi, kurucu ve koruyucu unsuru, bir bütünün diğer yarısı olarak bütünlüğün tamamlayıcısıdır” dedi.