Etiket: Memlekette”

  • Kocaoğlu: “Koltuğa yapışanın bir daha kalkmadığı bu memlekette örnek olmak istedim”

    İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, veda ziyaretleri kapsamında gittiği Torbalı’da önemli mesajlar vererek, “Koltuğa yapışanın bir daha kalkmadığı bu memlekette örnek olmak istedim. Bundan sonraki görevim ağabeylik olacak. Yerime gelecek arkadaş çalışacak, üretecek ve sizlere layık olacak. Yeter ki, macera peşinde koşmasın, hayali projelere girişmesin” dedi.

    15 yıllık görev süresinin bitimine 6 ay kala “yeni dönemde aday olmama kararını” kamuoyuyla paylaşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, ilçelere düzenlediği “teşekkür” ziyaretleri kapsamında bu kez Torbalı’daydı. Çapak, Tulum, Subaşı, Atalan ve Göllüce Mahallelerinin ardından ilçe merkezinde vatandaşlarla bir araya gelen Başkan Kocaoğlu’na vatandaşlar ilgi gösterdi.

    Ziyaretler sırasında hem vatandaşlar hem de Başkan Kocaoğlu duygulu anlar yaşadı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı’nın bugüne kadar verdiği hizmetlerden çok memnun olduklarını söyleyen Torbalılılar, özellikle tarıma ve hayvancılığa yardımlarından ötürü teşekkür etti. Tulum Mahallesi’nden bir kadının, “Bizi yarı yolda bırakma başkanım” sözleri üzerine duygulanan 65 yaşındaki Nuray Vurmaz, gözyaşlarını tutamadı. Sulama Kooperatifi Başkanı Faruk Vurmaz’ın Başkan Kocaoğlu’na teşekkür ederken söylediği, “Çok yaşa mavi gözlü adam” sözleri uzun süre alkışlandı.

    “Herkesin nasibinde belediye başkanlığı yoktur”

    Bir araya geldiği Torbalılıların içten seslenişleri karşısında duygulanan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, “Koltuğa yapışanın bir daha kalkmadığını” dile getirerek bu konuda Türkiye’ye örnek olmak istediğini söyledi. Bundan sonraki görevinin ağabeylik olacağının altını çizen Başkan Kocaoğlu, “Belediye başkanlığı bir dönem yapılır, yine seçilirse devam eder. İlk sefer seçimi kazanamazsa ikinci kez aday olma hakkı vardır. Olmuyorsa da, herkesin nasibinde belediye başkanı olmak yoktur” dedi.

    Yerine gelecek belediye başkanının kendisiyle yarışacağını kaydeden Aziz Kocaoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Gelen arkadaş ona göre çalışacak, üretecek ve sizlere layık olacak. Yeter ki, macera peşinde koşmasın, hayali projelere girişmesin. Yapılacak iş çok. Tarım kalkınırsa, Türkiye de bağımsız bir ülke olarak yoluna devam edecektir. Mustafa Kemal Atatürk, ‘Köylü milletin efendisidir’ diyerek her şeyi özetlemiş. Türkiye’yi kalkındırmak için başka formül aramaya, başka devletlerin kuyrukçuluğunu yapmaya gerek yok. Bizim tarımda hayata geçirdiğimiz projeler sayesinde, şimdi ilk defa İzmir’den bir Tarım Bakanı çıktı. Umarım o da çalışır, köylüye faydalı olur.”

  • Memlekette kar, Alanya’da deniz keyfi

    Yurdu etkisi altına almaya başlayan soğuk hava kar yağışı birçok bölgede hayatı felç ederken, hava sıcaklığının 27 derece ölçüldüğü Antalya’nın Alanya ilçesinde ise güneşli havayı fırsat bilen tatilciler denize girdi ve güneş keyfi yaptı.

    Türkiye’nin birçok bölgesinde kar yağışı etkili olurken Alanya’da yazdan kalma günler yaşanıyor. Yerli ve yabancı turistler, Ekim ayının sonuna gelinmesine rağmen güneşli havanın tadını denize girerek çıkardı. Güneşli havayı fırsat bilen tatilciler, Kleopatra, Keykubat ve Damlataş plajlarında denize girerek güneşlenmenin keyfini çıkardı. Kumlara, şezlonglara uzanan tatilciler, kitap okudu ve uzun süre güneşlendi. Güneş banyosunun ardından kendilerini mavi sulara atan turistler, bol bol yüzdü. Bazı turistler ise sahil kenarında yürüyüş ve spor yaptı. Sahillerde oynayan çocuklar ise renkli görüntüler oluşturdu.

    “Alanya bana göre cennetten bir köşe”

    Hatay’dan tatil için Alanya’ya gelen Özhan Akçam, Alanya’nın çok güzel olduğunu söyledi. Akçam, ”Alanya’ya 4 günlüğüne gelmiştim ama yaklaşık 4 aydan beri buradayım. Alanya’ya çok güzel ve mükemmel bir yer. Buranın deniz ve havası çok güzel Şuan Hatay’da yağmur yağıyor. Soğuk hava hakim olmasından dolayı bir çok yerlerde soba kuruldu ve Türkiye’nin bir çok bölgesinde kar yağışı var. Alanya’da inanılmaz bir güzellik var bunu yaşamak lazım. Alanya bana göre cennetten bir köşe” dedi.

    Güneşli hava hafta sonuna kadar etkisini gösterecek

    Alanya Meteoroloji İstasyon Müdürlüğünden alınan bilgiye göre, ilçede en yüksek hava sıcaklığı 27 derece, deniz suyu sıcaklığı ise 24.1 derece ölçüldü. Nem oranının yüzde 56 olduğu ilçede güneşli havanın Pazar gününe kadar etkisini sürdüreceği, ardından yerini yağışa bırakacağı belirtildi.

  • TESK Başkanı Palandöken: “Bir memlekette huzur olmazsa ticaretinde olması mümkün değil”

    Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, ticaretin önemli olduğunu fakat bir memlekette huzur olmazsa ticaretinde olmasının mümkün olmadığını kaydetti.

    TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, bir düğün salonunda düzenlenen Kastamonu Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliği (KESOB) Olağan Genel Kuruluna katıldı. Genel Kurulun Divan Başkanlığını da yapan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, Kastamonu’ya her geldiğinde daha gelişmiş bir şehirle karşılaştığını kaydetti. Şu anda Türkiye’nin bir seçim süreci yaşadığını ifade eden Palandöken, “Türkiye, önemli sıkıntılar yaşadı. Ülkemiz önemli sıkıntılar aştı. 15 Temmuz’da kahramanca dükkanının önündeki kasaları koyan, arabalarını dışarıya çıkartıp barikatlar kuran ve gerçekten 15 Temmuz’a görkemli karşı koyan, 15 Temmuz’a karşılığını vermek için birlik ve beraberliğinizi temin eden Kastamonulular Türkiye çapında ün saldı. Siz, her şeyi bırakırsınız ama özgürlük ve milletimizin birlik bütünlüğüne zarar verecek bir şey olduğunda karşısında dimdik durursunuz” dedi.

    “Ticaret tabii ki önemli ama bir memlekette huzur olmazsa ticaretin olmasının da mümkün değil” diyen Palandöken, “Kastamonu’ya geldiğimiz zaman görüyorum ve izliyorum. Kastamonu’da birçok yapılan çalışma var. Belediyeye konteynırla artıklarını bırakıp vergisini bile gelişmiş kentlerimiz İstanbul, Ankara, İzmir gibi kentlere bırakan ama burada ticaret yapan insanları gördükçe esnaf zanaatkarın durumunun iyi olduğunu söylemem mümkün değil. Bu bir kural meselesidir” diye konuştu.

    Perakende sektörüyle ilgili yasal düzenlemenin meclisten çıktığını hatırlatan Palandöken, “Perakende sektörünü düzenleyen yasa tasarısı çıktı ama uygulamadaki sıkıntının en büyük sorunu kuralsızlık. Gelişmiş ülkelerdeki durumu belki birçoğunuz gördünüz. Şehrin gelişmesi gereken bölgelere, istenen yerlere iş yeri açılır ama maalesef bizde trafiğin sıkıştığı, sizin iş yaptığınız bölgelere rekabet yapmak için sizin dükkanınızın karşısına dükkan açmak suretiyle sizin ticaretinize mani olmak için ellerinden gelen gayreti gösteriyorlar. Ticaretin büyümesi için, ticaretin gelişmesi için bu kentin daha iyi olabilmesi için önemli bir hamle yapılması gerekiyor” şeklinde konuştu.

    Kastamonu’da iki tane istihdam odaklı sunta fabrikasının bulunduğunu belirten Palandöken, “Ekonomik olarak bacası tüten burada fabrikalarımız yok. Bu yüzden Kastamonu’da inanç turizmine önem verilmesi gerekiyor. Burada kentle ilgili bir farkındalık oluşturulması açısından Kültür Başkenti olmak çok önemli” ifadelerini kullandı.

    Palandöken, Kastamonu’nun yöresel ürünleriyle tanındığını ifade ederek, şöyle konuştu:

    “Kastamonu’nun çok ünlü mamulleri var. Yöresel ürünleriniz var. Herkesin bildiği belki de gıda maddelerinin en önünde gelen sarımsağın başkenti Kastamonu’dur Çekme helvası, kuyu kebabı, organik tarhanası, pirinci ve bulguruyla her şeyin iyisi burada. Pastırmasını söylemiyorum, tabii ki sizin pastırmanız gerçekten çok farklı. Tabi her şeyden önemlisi insanı çok farklı. Neredeyse Türkiye’nin ana merkezine ulaşmakta 1-1,5 saatlik bir ulaşım yolu bulunuyor. Allah razı olsun son yatırımlarla bağlantı yollarıyla bu süre daha da kısacak. Türkiye’nin her yerinden ulaşımınız önemli. Ben inanıyorum ki hem sizin güler yüzlülüğünüz, hem sizin dürüstlüğünüz buraya hem inanç turizmini hem de Kastamonu’nun farklı alanlarındaki bu temiz havasını solumaya bütün Türkiye’deki insanlarımız akın akın gelecektir”

    Palandöken’in konuşmasının ardından gündem maddelerine geçildi. Tek liste halinde gidilen seçimde Kastamonu Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği’nin mevcut Başkanı Dursun Ergin yeniden güven tazeleyerek başkanlığa seçildi.

    Programa Vali Yardımcısı Vedat Yılmaz, AK Parti Kastamonu Milletvekili Murat Demir, Kastamonu Belediye Başkanı Tahsin Babaş, KESOB Başkanı Dursun Ergin ve çok sayıda esnaf ile davetli katıldı.

  • Bakan Soylu: “Bu memlekette bir daha kimse PKK’nın adını anmayacak”

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde terörle mücadele ilgili mesajlar vererek, “Bu memlekette bir daha kimse PKK’nın adını anmayacak” dedi.

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, partisinin Zonguldak Milletvekilleri Hüseyin Özbakır, Faruk Çaturoğlu ve Özcan Ulupınar ile birlikte Kdz. Ereğli ilçesi Erdemir ofis yolu üzerinde düzenlenen mitinge katıldı. Burada kalabalığa hitap eden Soylu, Türkiye’nin sürekli darbelerle ve terörle terbiye edilmeye çalışılıp ilerlemesinin durdurulmaya çalışıldığını söyledi. Soylu konuşmasında “Bizi terbiye etmeye çalıştılar darbelerle, terörizmle. Bizi anarşizmle, enflasyonla, ekonomik krizlerle, siyasal kaoslarla, kıyafetlerimiz üzerinden, inançlarımız, değerlerimiz üzerinden terbiye etmeye çalıştılar. Kardeşi kardeşe vurdurarak bizi terbiye etmeye çalıştılar. Bizi 1960 darbesi ile bir başbakanımızı asarak terbiye etmeye çalıştılar. ‘Bu ülkeyi size idare ettirmeyeceğiz’ diyerek bizi terbiye etmeye çalıştılar. Oyla iş başına gelen iktidarları ‘İstediğimiz gibi alaşağı ederiz’ diyerek medya baronları ve medya patronları ile bizi terbiye etmeye çalıştılar. 15 Temmuz’da o haninin, o meczubun, o alçağın verdiği talimatlarla bu ülkede F16’larla, helikopterlerle, tanklarla benim ülkemizin masum insanının üzerine kurşun yağdırarak, bu ülkeyi istila etmeye çalışarak bizi terbiye etmeye çalıştılar. ‘Bu ülkeyi istediğiniz gibi yönetemezsiniz, bu coğrafyada size istediğinizi yaptırmayız, millet idaresi nedir?’ diye bizi terbiye etmeye çalıştılar. 16 Nisan sadece 18 maddelik bir referandumun adı değildir. 16 Nisan sadece bir anayasa değişikliğinin adı değildir. Bu memleketin üzerine oynanan oyunlara karşı, bizi terbiye etmeye çalışanlara karşı, bu vatanda bizimdir, bu toprak bizimdir diyen o güçlü sesin adıdır” dedi.

    “Sakın ha, bunların hiç birisini hiçbir yerde yayınlatmayacaksınız”

    Soylu, 7 Haziran’da yüzde 10’un üzerinde oy alan HDP’nin afra ve tafrasından geçmediğini ve “Biz arkamızı YPG’ye, PYD’ye dayadık” diyen HDP’li Figen Yüksekdağ’ın da şimdi arkasını kodeste duvara yasladığını söyledi.

    HDP’nin seçim şarkısının çalınmasına ‘Tek millete hayır, tek devlete hayır’ sözleri yer aldığı için izin vermediklerini ifade eden Bakan Soylu, savunma sanayiinde yapılanların Türkiye düşmanlarını çıldırttığını vurgulayarak, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

    “Bir taraftan Altay tankımız, bir taraftan Atak helikopterimiz, bir taraftan Cirit füzemiz, bir taraftan Ayyıldızlı markanın üzerinde olduğu insansız hava aracımız. Bizim adım atmamızı istemiyorlar. Bizim zenginleşmemizi, evlatlarımızın kaliteli bir eğitimle buluşmasını istemiyorlar. Bu ülkenin birliğine ve beraberliğine, zenginliğine herkes bilsin ki kim kötü düşünürse bu millet, bu devlet onu yanına bırakmaz. Birileri de dedi ki; ‘Biz özerklik ilan edeceğiz.’ Nerede ilan edeceklermiş? Şırnak’ta, Cizre’de. Bir haber vereyim size; dün bunlardan o çok konuşanlardan bir tanesi var ya Şırnak’a, Cizre’ye gitmiş. Esnaf ne yapmış biliyor musunuz? Çay istemiş ‘Bizim sana verilecek çayımız yok’ demişler. Biz geçen hafta Silvan’da, Kulp’ta, Hani’deydik. Binlerce insanımızı ayyıldızlı bayraklarla konuştuk. Onlar dün gitmişler 50-60 kişiyi zor bulmuşlar. ‘Hadi bakalım, devriniz bitti sizin’ demişler. Cizre’de, Nusaybin’de, Muş Varto’da özerklik ilan edeceklermiş. Şu kadar bir cesaretiniz yok mu? Hadi bu gün ‘Özerklik ilan edeceğiz’ deyinde alalım boyunuzun, posunuzun ölçüsünü. Terörle mücadele ediyoruz. Hiç merak etmeyin hiç endişe etmeyin. 6 ay boyunca bu kış evlatlarımızı dağlardan bir adım aşağıya inmediler. Binlerce sığınağı tahribat ettiler. Gabar’da, o Tendürek dağlarında her yerde bizim evlatlarımızı aslanlar gibi onları kovaladılar. Onlar da fare gibi kaçtılar. Sandılar ki istediğimiz gibi borumuzu öttürürüz. Öyle bir şey yok. Öyle istediğin yerde istediğin kişiye halk kurdurmazlar. Bu ülkenin beraberliğini, birliğini kardeşliğin ortadan kaldırabilmek için kimin maşalığını yaptıklarını biliyoruz. Buradan söylüyoruz: bu memlekette bir daha kimse PKK’nın adını anmayacak, anmayacak. Kandil’den it gibi havladığınızı biliyoruz. Oradan baskı kurmaya çalışıp ‘Hayır’ deyin diyorlar. Ey Kandildekiler size sesleniyorum; şu kadar yüreğiniz olmadığınızı alçak uşak olduğunuzu, it gibi oradan havladığınızı biliyoruz. Ama buraya gelecek cesaretiniz de olmadığını da biliyoruz. Az zamanınız kaldı bunu bilesiniz. Hiç merak etmeyin, yüreğiniz öyle bir soğuyacak ki hiç merak etmeyin. HDP bir şarkı yazmış. Şarkıda ‘Tek vatana hayır, tek devlete hayır, tek bayrağa hayır’ diyor. Şırnak ve Ağrı Valiliğimiz ile konuştuk. Sakın ha, bunların hiç birisini hiçbir yerde yayınlatmayacaksınız. Kıyameti koparttılar yasak koyuyorlar. Tek devlete kim hayır diyorsa yasak koyarız biz. Tek bayrağa kim hayır diyorsa yasak koyarız. Bizim terörün belini kırmaya az kaldığı bir zamanda terör örgütünün değirmenine su taşıyorsan ey Kılıçdaroğlu sana sesleniyorum; bu millet bu dünyada da öbür dünyada da bunun hesabını senden sorar.”

    “2019’da kaybettiklerinde Kılıçdaroğlu’nun arkasına teneke takacaklar”

    Konuşmasında Kılıçdaroğlu’nun her seçimde yenilgi almasına rağmen yerinde durduğunu ve yeni istemde ise böyle bir şeyin mümkün olmayacağını anlatan Soylu “Yeni sistemde seçilemezsen milletvekilliği gidiyor, genel başkanlık gidiyor, ekmek elden su gölden sırça köşklerde gidiyor mu? Derdi ne biliyor musunuz? Alışmış kaybederek devam etmeye. 2019’da kaybettikleri andan itibaren Kılıçdaroğlu’nun arkasına tenekeyi takacaklar ‘Yallah’ diyecekler, yallah. Derdi o” dedi.

    Soylu konuşmasının ardından vatandaşların yanına giderek tek tek tokalaştı. Vatandaşların büyük sevgi gösterdiği Bakan Soylu, engelli vatandaşlarla da bir süre sohbet etti.

    Bakan Soylu daha sonra Ereğli ilçesinden ayrıldı.

  • Kurtulmuş: “Bu memlekette FETÖ mağduru yoktur “

    Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Süleyman Demirel Üniversitesi’nin (SDÜ) yeni akademik yılı açılışında ilk dersi vermek üzere Isparta’ya geldi. SDÜ Lütfü Çakmakçı Kültür Merkezin’de düzenlenen açılış yılı töreninde konuşan Kurtulmuş, “O hain gecede ortaya konulanlar sizi temin ederim ki Anadolu ve Rumeli topraklarında tarih boyunca gördüğümüz en büyük ihanettir. Bunlar algı operasyonları yapacaktı. Türkiye ekonomisi kötüye gidiyor, haksızlık yapılıyor, mağduriyetler oluşuyor diye. Kusura bakmasınlar bu memlekette FETÖ mağdurları yoktur. Bu memlekette bu çetenin mağdur etmeye kalkıştığı 79 milyon vatandaşımız vardır” dedi.

    15 Temmuz’un Çanakkale Zaferi, Kurutuş Savaşı gibi tarihin şanlı sayfalarından biri olduğunu kaydeden Kurtulmuş, “Ne zaman, nerede ne yapacaklarını çok iyi bilerek içeride ve dışarıda destek almış bir eşkıya çetesini milletin iman dolu çelik göğsü söndürdü ve Türkiye’nin en önemli kahır tarihlerinden biri olacak o gece bir demokrasi destanına bu ülkenin istikbalinin kurtarıldığı kahramanlık destanına dönüştü. O hain gecede ortaya konulanlar sizi temin ederim ki Anadolu ve Rumeli topraklarında tarih boyunca gördüğümüz en büyük ihanettir. Yüz sene sonra Ortadoğu coğrafyası yeniden şekillenirken büyük güçlü bir Türkiye istemeyenlerin, Türkiye’nin bertaraf edilmesi için planlanmış bir darbe girişimi. Eğer o akşam Sayın Cumhurbaşkanımızı bulup şehit ederek o süreci başlatsalardı bu toplantıyı burada yapıyor olamayacaktık. Türkiye’nin tüm Şehirleri kan gölüne dönecekti. Algı operasyonları yapıyorlar. Bu çeteyle irtibatlı olan, bunların yanında sağında solunda kim varsa bu hain teşebbüsün bedelini ödeyecek millete hesap verecek” diye konuştu.

    “Bu memlekette bu çetenin mağdur etmeye kalkıştığı 79 milyon vatandaşımız vardır”

    Kurunun yanında yaş yanmayacağını belirten Kurtulmuş, “ 15 Temmuzdan sonra yaptığımız toplantıda bir şey yapacaklarını biliyorduk. Aynı darbe girişimini yapamazlardı. Çünkü TSK güçleniyor güçlendikçe Cerablusta operasyon yapıyor. Aynı şekilde emniyet, yargı üniversitelerimiz bunlardan temizleniyor. Devlet arındırılıyor. Ama bunlar yenildik, kenara çekileceğiz demeyeceklerdi. Bunların arkasında üst akıl, içeride dışarıda müttefikleri var. Bunlar algı operasyonları yapacaktı. Türkiye ekonomisi kötüye gidiyor, haksızlık yapılıyor, mağduriyetler oluşuyor diye. Kusura bakmasınlar bu memlekette FETÖ mağdurları yoktur. Bu memlekette bu çetenin mağdur etmeye kalkıştığı 79 milyon vatandaşımız vardır. Evet adaletten ayrılmayacağız ama yufka yürekli de olmayacağız. Onu çıkar buna dokunma kim kaldı geriye uçakları kullanan bir pilot, onlara destek olan yerdeki askeri mekanizmalar. Elde kaldı üç beş yüz kişi. Yok öyle yağma. O gün uçağı kaldırıp TBMM’ye bomba bırakan bir kişiydi ama biz o bomba bırakan eşkıyanın arkasında binlerce insanın iradesi olduğundan şüphemiz yok. Bunların hepsi temizlenecek” diye konuştu.

    SDÜ’ öğrencilerine bölgedeki gelişmeleri anlamak için büyük resme bakmalarını tavsiye eden Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Tam bir asır evvel savaşın galipleri bir masa etrafında toplanarak, Ortadoğu coğrafyasında sınırları belirlediler. Tam bir asır evvel bu coğrafyanın insanlarını sınır çizerek ayrıt etmeye çalıştılar. O bölgedeki yerleşik unsurları tarihi unsurlar haline getirip düzeni bozdular Var olan dengeler alt üst oldu. Siyasi ve ekonomik düzen yerle bir edildi. Osmanlı Barış (Pas Ottamana)düzeni bozuldu. Birinci Dünya Savaşı sonunda ortaya koydukları düzenle etnik fitnenin temelini atıp Osmanlı Barış düzenini yıktılar. İnsanlar arasına sınır çizmekle birlikte insanların gönül ve zihinlerini ayıramadılar. Şimdi bir asır sonra bunu yapmaya çalışıyorlar. Bu oyunu bozabilecek tek güç Türkiye olduğu için cümle alem Türkiye’nin üzerine geliyor. Bir asır evvelki oyun neyse aynı oyunun ikinci perdesi şimdi oynanıyor. Onlar sınırlarını böldükleri bölge insanın gönüllerini ve zihinlerini bölmek istiyorlarsa biz de bu bölgedeki insanların gönül ve zihinlerini birleştirerek sınırları anlamsız hale getireceğiz.”

    Birinci Dünya Savaşından sonra düzen sağlanıp paylaşım doğru yapılamadığı için İkinci Dünya Savaşının olduğunu kaydeden Kurtulmuş,” İkinci Dünya Savaşın’dan sonra soğuk savaş dönemi oldu.Bölge karlalar, despotlar tarafından yönetilirken 90’dan sonra ekonomik ve siyasi krizlerle bölgenin kontrolü yeniden ele alınmaya başlandı. Bölgede uluslar arası konsensus ortadan kalktığı için çok taraflı mücadele içine girildi. Ancak bölgede ayrışma ve paylaşmanın ötesinde iki önemli tehdit ortaya çıktı. Bunların birisi küresel göç olarak adlandıracağımız mülteci sorunu. Sadece Suriye’de 500 bin masum sivil insan öldürüldü. Bu insanlar Türkiye’ye geldiler. Çünkü bu coğrafyanın esas ülkesi kilit taşı Türkiye’dir. Musul’da da denge değişikliğinde oluşabilecek yeni göçmen dalgası söz konusu. Bunl herhalde Washington’a Milano’ya, Berlin’e gitmeyecekler. Bu göçmenlerin geleceği yer Türkiye’dir. Onun için biz tüm bu bölge sorunlarıyla ilgileniyoruz. Kürsel göç dünyayı tehdit ediyor. Türkiye’nin bu sorun karşısında yanız bırakılması uluslar arası camianın iki yüzlülüğüdür. İkincisi küresel terör önemli bir tehdit. Bunu önlemek için herkes konuşuyor. Bizim batı ülkeleriyle ayrılığımız şurada. Biz her ikisini sebep değil sonuç olarak görüyoruz. Bölgedeki politik ve siyasi istikrarsızlığın sonucu olarak görüyoruz. Üç temel neden göç ve terörü artırıyor. Bunlarını birisi siyasi ve ekonomik istikrarsızlık” dedi.

    “Bölgede bu istikrasızlık olmasa bu bölgede karışıklık olmazdı. Bir diğer nedeni işgaller ve askeri müdahalelerdir. Biz söyleyince kızıyorlar” diyen Kurtulmuş, “Pentagon’un İstihbarat Daire Başkanı Irak’ın işgali olmasıydı bugün DAEŞ olmayacaktı. Evet biz de bunu söylüyoruz. Şimdi tüm bunları ortadan kaldırmak için yeni bir düzeni oluşturmak mecburiyetindeyiz. İşte son safhasına gelen olağanüstü karışıklıklar arasında Türkiye diğer ülkelerden farklılaşıyor. Türkiye geliştikçe demokrasi, demokrasi geliştikçe ekonomi gelişiyor. Ancak tamda birileri bundan korkuyor. Onların istedikleri dünya beşten büyük diyen güçlü bir sesin bu topraklardan çıkmamasıdır. Onlar ne olsun ne ölsün, kapıda bekleyen bir Türkiye isterler. Onlar iç sorunlarını çözemesin dışarıya bakacak gücü olmasın isterler. İşte korktukları, ürktükleri budur” açıklamasını yaptı.

    “15 Temmuzdan sonrası 10, 100 birim çalışmak zorundayız”

    Türkiye’nin bölgesinde güçlü ve iddialı bir millet olduğunu kaydeden Kurtulmuş, “Yeniden ayağa dikiliyoruz. Biz güçlendikçe birilerinin uykuları kaçıyor. Türkiye’ni bu coğrafyada güçlü bir şekilde olmasını istemiyorlar. Bu oyunu, akılla, ilimle, ferasetle, hikmetle bozacağız.1 5 Temmuzu ortaya koyanlar darmadağın olacağımızı sandılar. Birliğimizi, dirliğimizi koruyacağız. Yeniden bu coğrafyanın halkı arasında onları ayırmayı körükleyenlere karşı biz birliği temin edeceğiz. Bu coğrafyada yeni bir düzen kurulması için halkların birbirine yakınlaşmasını sağlamak zorundayız Onun için 14 Temmuz günü bir birim çalışıyorsak 15 Temmuzdan sonrası 10, 100 birim çalışmak zorundayız” dedi.

    “Kendi adamlarına KPSS sorularını verdiler o adam adam da öteki çocuk bu milletin çocuğu değil mi?”

    Yeni bir düzen kurulması için 5 madde sunan Kurtulmuş, “Farklılıkları zenginlik olarak gören toplumsal anlayışı bu coğrafyada inşa etmek zorundayız. Türkiye bunun bizatihi örneğidir. Güce değil adalete dayalı bir sistem anlayışına ihtiyacımız var. Hukukun üstünlüğüne dayanan bir eşitlik anlayışına ihtiyacımız var. FETÖ’nün yaptığı en büyük kötülüklerden biri de müslümanlar arasında bir kısmın sahte bir kısmın esas Müslüman olarak ayırmalarıdır. Kendi adamalarına KPSS sorularını verdiler o adam adam da öteki çocuk bu milletin çocuğu değil mi? Bunların ortak özellikleri şimdi anlıyoruz ki, bu topraklara ait olmamalarıdır. Ne işin var Pensilvanya’da gel Türkiye’ye madem suçun yoksa Türkiye’ye gel. Kendisinin Risale-i Nur geleneği içinden geldiğini söylüyor. Said Nursi 28 sene bu topraklarda sürgün yaşadı. Bunun 8 senesini bu topraklarda yaşadı. Ama başka bir ülkeye kaçıp bu ülkeye ihanet içinde olmadı. Onun için bunların kendini Said Nursi’ye izafe etmelerini asla kabul etmeyiz. O bu ülkenin topraklarına zara veren bir şey yapmadı. Herkesin farklı söz söylemek gibi bir özgürlüğü vardır. Eğer insanlar Ortadoğu’da kendilerini ifade edebilselerdi, bu karışıklıklar olmazdı. Beşinci olarak zayıfı mağduru gösteren bir ekonomi anlayışını ortaya koyarsak Ortadoğu’yu bu sıkıntılardan kurtarmış oluyoruz. Bunu için biz gençlere büyük sorumluluk düşüyor” diye konuştu.