Etiket: meme

  • Erkeklerin Korkulu Rüyası Meme Büyümesi

    Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Mert Demirel, erkeklerin korkulu rüyası olan “meme büyümesi”nin artık kabus olmaktan çıktığını belirterek, “Çünkü bu durumdan muzdarip erkekler, teknolojinin nimetlerini de yanına katan jinekomasti ameliyatları ile artık çok daha kolay bir şekilde meme görüntüsünü düzeltebiliyor” dedi.

    Binlerce erkeğin meme büyütme problemine çözüm getiren Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Mert Demirel, “Erkeklerin göğüs kısmının kadınsı bir hal alması kimi zaman genetik, kimi zaman da çevresel faktörlere dayanır. Sebebi her ne olursa olsun, bu erkekler için sıkıntı veren ve sosyal yaşamı etkileyen bir problemdir. Ancak bugün erkeklerin meme büyüklüğü problemini tamamen rafa kaldırabilmek mümkün. Jinekomasti ameliyatlarına birçok avantaj katan ileri teknolojik yöntemlerle; bugün çok daha hızlı iyileşen, çok daha etkin ve başarılı operasyonlara imza atıyoruz” diye konuştu.

    Erkekleri meme büyüklüğü probleminden kurtarmak için jinekomastide uzun zamandır iki tipik yöntem kullanıldığını anlatan Op. Dr. Demirel, “Bunlardan ilki, meme ucu çevresinden ufak bir kesi ile girilerek içerideki fazla dokuyu cerrahi olarak çıkarma prensibine dayalıdır. Birçok hasta bu yöntemin iz bırakacağını düşünse de kesi izi meme ucu çevresine gizleneceği için belli olmaz ve zamanla da görüntüsü silikleşerek belirsizleşir. Diğer yöntem ise liposuction ile memede kümelenmiş yağ dokuyu vakumlayarak, görüntüyü düzleştirmektir. Bu yöntemde ise meme çevresinden çok küçük noktalardan ince kanüllerle giriş yapılır. Bu iki temel yönteme şimdi de üçüncü yeni bir seçenek ekliyoruz. Erkeklerin çok daha hızlı bir iyileşme ile meme bölgesini düzelten işlemin adı ultrasonik liposuction. Hayatımızın her alanını kolaylaştıran teknoloji, estetik cerrahiye de birçok avantaj ve yenilik kattı. Ultrasonik liposuction ile yaptığımız jinekomasti ameliyatları temelde liposuction ile aynı prensibe dayanıyor. Ancak yöntemi çok tercih edilir kılan, yağ vakumlama öncesi cilt altına gönderilen ultrason dalgalarının işleme kattığı efektivite. Bu ses dalgaları cilt altındaki yağ dokuyu seçili olarak parçalıyor ve böylece etraftaki damarsal dokular zarar görmediği için ameliyat sonrası morluk ve ödem minimum düzeye iniyor. Deri altındaki kolajen üretimi uyarıldığı için iyileşme sonrası ciltte daha sıkı ve düz bir görünüm gözleniyor. En önemlisi de masa başı çalışanlar, 2 gün sonra rahatlıkla işine geri dönebiliyor. Ameliyat sonrası 2 hafta boyunca kullanım önerdiğimiz korse ise takım elbise ve gömleklerin altından belli olmadığı için artık jinekomasti ameliyatlarındaki süreç erkeklerin iş yaşamını olumsuz etkilemiyor” diye konuştu.

    JİNEKOMASTİ SONRASI ÖZGÜVEN

    Op. Dr. Mert Demirel, meme büyüklüğü probleminin erkekler için ciddi bir sıkıntı oluşturduğunu ifade ederek, “Sadece tatiller değil, kişinin kadınsı bir memeye sahip olduğu düşüncesi bile onu psikolojik olarak etkileyebilir. Ancak bu durumu düzeltmek yaklaşık 1 saatlik bir operasyon ile mümkün. Jinekomasti ameliyatlarının beraberinde getirdiği etki ise hiç şüphesiz daha mutlu ve özgüveni yüksek bir birey. Birçok erkeğin jinekomasti sonrası yaşadığı bu özgüven artışının, iş ve sosyal yaşamını da pozitif olarak etkilemesi de kaçınılmaz” şeklinde konuştu.

  • Türkiye’de 8 Kadından 1’inin Meme Kanserine Yakalanma Riski Var

    Türkiye’de 8 kadından 1’inin meme kanserine yakalanma riski taşıdığını bildiren Prof. Dr. İskender Sayek, bunun en önemli nedeninin insan yaşının giderek uzaması olduğunu söyledi.

    Hatay’ın İskenderun İlçesinde Şehir Kulübü’nün davetlisi olarak kadınlara ‘Meme Kanseri’ konusunda brifing veren Prof. Dr. İskender Sayek, Türkiye’de hem erkeklerde hem kadınlarda her tür kanserin giderek artan bir eğilim gösterdiğini kaydetti.

    Prof. Dr. Sayek, şöyle konuştu:

    “Meme kanseri yavaş ilerleyen bir hastalıktır. Meme kanseri bugün birçok tedavi yönetimi olan bir hastalıktır. İşimiz gittikçe kolaylaşıyor. Görünme sıklığı özellikle son 5 – 10 yıla kadar giderek artan bir hastalıktı ama azalma eğilimine girmiş durumda. Evrensel rakamlardan bahsetmek gerekirse Türkiye’de bu rakam daha düşük. 8 kadından 1’inin yaşamı boyunca meme kanserine yakalanma riski var. Bunun en önemli nedenlerinden biri insan yaşamının giderek uzaması. Bugün ortalama yaşam süresine baktığınız zaman 80 yıla dayanmış durumda. Dolayısıyla 80 yaşına gelinceye kadar kadınların meme kanserine yakalanma riski maalesef artıyor. Meme kanseri hastalığının durumu şu anda korkulacak bir durum değil. Türkiye’de her tür kanser düşünüldüğünde hem erkekte hem kadında giderek artan bir eğilimde kanserler. Kadınlar açısından baktığımız zaman meme kanseri en sık görülen kanser türü. Akciğer kanserinden sonrada ölüm nedenleri arasında da ikinci sırada. Akciğer kanseri çok kötü bir kanser türü. Bunun için sigarayı bırakmanızı kesinlikle öneriyorum. Sigarayı ne kadar erken bırakırsanız o kadar iyi olur. Batı Avrupa’da meme kanserinin görünme oranı Türkiye’den daha yüksek. 100 binde 90 civarında görülüyor. Türkiye’de ve gelişmiş ülkelerde bu oran 100 binde 40 olarak görülüyor. Yani Avrupa’ya göre Türkiye’de yüzde 50 oranında daha düşük”.

  • Büyük Meme Kas Ve İskelet Ağrısına Neden Oluyor

    Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op.Dr.İlgi Güler, büyük memenin kas ve iskelet ağrılarına neden olabildiğini söyledi.

    Genetik faktörlerin, hormonal değişiklikler ve bazı hastalıkların aşırı büyük memelere neden olabildiğini söyleyen Op.Dr.İlgi Güler, “Aşırı büyük memeler omuz ve sırt ağrılarına, kamburluğa, memelerin altında ve aralarında sürtünmeden dolayı ortaya çıkan pişik ve yaralara, sutyenin sinirlere bası yapması nedeniyle kollarda uyuşukluklara neden olabilir. Nefes almada güçlük ve günlük fiziksel aktivitede kısıtlanma görülebilir. Ayrıca kişinin kendini beğenmemesi, giydiklerini kendine yakıştırmaması nedeniyle sosyal ve psikolojik sorunlar ortaya çıkabilir” dedi.

    Meme küçültme ameliyatı ile memelere doğal bir görünüm kazandırılırken tüm bu sorunların da engellenmiş olacağını anlatan Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op.Dr.İlgi Güler, “Meme küçültme ameliyatı memenin gelişimini tamamladığı 17 yaştan itibaren uygulanabilir, emzirmeye ve cinsel ilişkiye engel olmadığı için bekarlara ve çocuk sahibi olmayı planlayanlara da uygulanabilir.” riye konuştu.

    MEME KÜÇÜLTME ÖNCESİ DÖNEM

    Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op.Dr.İlgi Güler, ameliyat öncesi, sonrası ve tekniği konusunda yaptığı değerlendirmelerde ise şunları kaydetti; “Ameliyat öncesi dönemde mamografiniz veya meme ultrasonunuz çekilir. Genel anestezi altında operasyon için gerekli tetkikler yapılır. Ameliyattan bir süre önce ve sonra sigara ve kanamaya eğilimi artıran aspirin ve benzeri ilaçlar kullanılmaması önerilir. MEME KÜÇÜLTME TEKNİĞİ

    Meme küçültme ameliyatı genel anestezi altında yapılır ve ortalama 3 saat kadar sürer. Memenin büyüklüğü, şekli ve derinizin durumu, vücut ölçüleriniz, ek hastalıklarınız, yaşınız, emzirme planınız ve cinsel aktifliğiniz göz önünde bulundurularak operasyon tekniğine karar verilir. Tüm teknikler fazla cilt dokusu ile beraber meme dokusunun da çıkarılmasını içerir. Çoğu teknikte meme başının sinirleri, damarları ve süt kanalları korunur. Çok büyük memelerde ve ileri yaş hastalarda meme dokusu meme ucuyla beraber alındıktan sonra meme ucu deri yaması şeklinde yeni yerine adapte edilir. Bu ameliyatlarda ya ‘lolipop’ şeklinde meme ucu çevresinden aşağı meme altı oluğuna uzanan ya da ‘ters T’ şeklinde meme altı oluğunu da içerecek şekilde kesiler yapılır. Bu bölgelerde iz kalabilir. Bu izler hastanın derisinin iz bırakma özelliğine bağlı olarak zamanla görülemeyecek kadar azalabilir.

    Ameliyat ameliyathane şartlarında genel anestezi altında yapılır ve 2-3 saat kadar sürer. Deri altında kalan eriyebilen dikişlerle kesiler kapatılır ve toplanan kanı dışarı alması için her iki memeye dren konur, cerrahi sutyen takılarak ameliyat sonlandırılır.

    MEME KÜÇÜLTME SONRASI DÖNEM

    Ameliyat sonrasında ödem, morluk ve basit ağrı kesicilerle giderilebilen ağrılar olabilir. Hastalar genellikle 1 gün sonra drenler çekilerek taburcu edilir, 2 gün sonra banyo yapabilir, 7-10 gün sonra işine dönebilir. 2 ay süre ile ağır sporların ve aktivitelerin kısıtlanması önerilir. Ortalama 4 hafta cerrahi sutyen kullanılması uygundur.

    Meme ucu koruyucu tekniklere yapılan ameliyatlar sonrası meme ucu duyusu bozulmaz, emzirme meme dokusu çıkarıldığı için azalmakla beraber süt kanalları korunduğundan mümkündür.

    MEME KÜÇÜLTME AMELİYATININ RİSKLERİ NELERDİR?

    Kanama ve enfeksiyon her cerrahi girişimde görülebilen komplikasyonlardır. Kanama ek hastalık sahibi olunmaması ve titiz cerrahi teknikle genellikle görülmez. Enfeksiyon gelişimi antibiyotik tedavi il kontrol altına alınır. Kanama ve enfeksiyon nadirdir. Meme uçlarında his kaybı olabilir bu durum doğaldır ve 1 yıla kadar kendiliğinden düzelir. Yara izleri kişiden kişiye değişir ve 6 ay sonra farkedilmeyecek durumdan tedavi gerektirebilecek kadar geniş bir yelpazede olabilir. Yara iyileşme problemleri nadirdir, kişinin medikal hastalıklarına, sigara içimine göre olasılığı artar. Genellikle kendiliğinden düzelirken nadiren ek cerrahi gerektirebilir.

    Meme küçültme ameliyatları kişinin fiziksel olarak rahatlamasının yanında özgüvenini oldukça olumlu etkileyen ameliyatlardır.”

  • Kadınlarda Yaş Arttıkça Meme Kanseri Görülme Oranı Da Artıyor

    Dilovası Belediyesi halkı bilgilendirme konferansları devam ediyor.

    Dilovası Belediyesi Kültür Merkezinde düzenlenen konferansta “Meme Kanseri Tedavisinde Yeni Gelişmeler” adlı düzenlenen seminerde Prof. Dr.Serdar Turhal, dünya her yıl 8 milyon insanın kanserden hayatını kaybettiğini belirterek, Türkiye’de kadınlarda meme ve troid, erkeklerde ise mesane kanserinin çok yaygın olduğunu söyledi. Meme kanserinin akciğer kanserinden sonra ikinci sırada olduğuna ifade eden Turhal, burada en büyük riskin yaş olduğunu kaydetti.

    Prof. Dr. Serdar Turhal “Tüm kadınlar meme kanseri riski taşıyor. Ülkemizde her 8 kadından biri yaşadığı ömür boyunca meme kanserine yakalanacak. Meme kanserine yakalananların sayısı ne yazık ki her geçen yıl artmaya devam ediyor. Kadınlar 75 yaşına kadar risk altında. Meme kanserinin belirtileri arasında memenin sertleşmesi, memenin içeri doğru çekilmesi, memede ciltte yara ve kızarıklık, akıntı gelmesi, elle muayenede kitle hissedilmesi sıralanabilir.”Prof. Dr. Turhal, kanserden korunmak için alkolden ve obeziteden kaçınılması, düzenli taramaların ihmal edilmemesi gerektiğini anlatarak, erken teşhisin önemli olduğunu vurguladı.

  • Kadınlar Meme Kanserini Kendileri Teşhis Edecek

    Nilüfer Belediyesi, meme kanseri konusunda önemli bir projeyi hayata geçirdi. Bir ilk olan “kendi kendine meme muayene modeli” kadınlara tanıtıldı.

    Nilüfer Belediyesi, Dünya Kanser Gününde önemli bir çalışmayı daha hayata geçirdi. Uludağ Rotary Kulübü iş birliğiyle, Genel Cerrahi ve Kanser Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Erol Aksaz’ın yaptığı “kendi kendine meme muayene modeli” Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ile eşi ve Nilüfer Belediyesi Sosyal Destek Hizmetleri Müdürü Seden Bozbey’in katıldığı toplantıda kamuoyuna tanıtıldı. “Bir kez dokun” sloganıyla hayata geçirilen projenin tanıtım toplantısında konuşan Bozbey, “kendi kendine meme muayene modeli”nin hem halkın bilinçlenmesi, hem de erken teşhis açısından önemli olduğunu vurguladı. Nilüfer Belediyesi’nin koruyucu sağlık hizmetlerine yönelik çalışmalarda Türkiye’de her zaman örnek olduğunu kaydeden Başkan Bozbey, “Her yıl milyonlarca ölüme sebep olan ve pek çoğu önlenebilir olan bir hastalığa karşı toplumu bilgilendirmek yöneticilerin sorumluluğu. Biz de dünyada ve ülkemizde görülen en önemli sağlık sorunlarından biri olan meme kanseri konusunda halkımızı bilinçlendirmek, erken teşhis edilmesini sağlamak için böyle bir projede yer aldık” dedi.

    Bozbey, “Kendi kendine meme muayenesi 20 yaşından sonra her kadına her ay tavsiye ediliyor. Biz de projemizin adını “bir kez dokun’’ olarak belirledik. Arzumuz hiç olmazsa kadınlara bir kez bile olsa muayeneyi yaptırmak. Günümüzde meme kanserini hekimler değil kadınlar yenecektir. Destek olun, farkında olun, bir kez dokunun diyoruz” diye konuştu.

    Genel Cerrahi ve Kanser Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Erol Aksaz, “Ülkemizde meme kanseri sıklığında son 20 yıl içinde yaklaşık iki buçuk kat artış söz konusu. Hastalığı tamamen engellemek mümkün değil ama erken teşhis konulan vakalarda çok güzel başarılı sonuçlar almak söz konusu. Erken teşhis hayat kurtarır” dedi.

    2440 Bölge Rotary Federasyonu Başkanı Reha Akın da dünyada ilk kez Nilüfer’de hayata geçirilen projeyi tüm Türkiye’de hatta dünyada yaygınlaştırmak istediklerini, bunun için uluslararası Rotaryler ile işbirliği içinde olacaklarını belirtti. Akın, Nilüfer Belediyesi’ne desteklerinden dolayı teşekkür etti.