Etiket: Mektupları

  • Kırşehirli postacı şehit ailelerinin mektupları ile Niğde yolculuğuna başladı

    Hain darbe girişiminde farkındalık oluşturmak ve dikkat çekmek adına Kırşehir’in Kaman ilçesinde PTT görevlisi Mustafa Tolga Tokluoğlu, ilçe merkezinde düzenlenen törenin ardından şehit ailelerinden aldığı mektuplarla Niğde yolculuğuna başladı.

    Tokluoğlu, şehit ailelerinden aldığı mektupları darbe girişiminin seyrini değiştiren Şehit Ömer Halisdemir’in ailesine mezarı başında düzenlenen törende verecek. 15 Temmuz ve FETÖ/PDY darbe girişiminin ardından yaşananların unutulmaması adına şehit ailelerinden aldığı mektuplarla yola çıkan Tokluoğlu, Kaman Kaymakamlığının 15 Temmuz’u anma etkinlikleri kapsamında farkındalık oluşturmak için yola çıktığını söyledi.

    Tokluoğlu açıklamasında, “Şehit ailelerimizin emanetlerini aldık. İnşallah 15 Temmuz günü, Şehit Ömer Halisdemir’in ailesine kabri başında düzenlenen törende teslim edeceğiz” dedi.

    Uğurlama töreninde düşüncelerini aktaran İlçe Kaymakamı Murat Gİrgin ise, “Hain darbe girişiminin yıl dönümünde ilçe olarak Gençlik Merkezi ile birlikte bir etkinlik hazırladık. Etkinlik kapsamında şehit ailelerimizin hazırladığı mektupları darbe girişiminin engellenmesinde çok büyük bir rol üstlenen şehit Ömer Halisdemir’in kabrinde ailesine ulaştıracağız” diye konuştu.

    Şehit çocuklarının ise Şehit Ömer Halisdemir’in ailesini kendilerinin çok iyi anladıklarını ifade ettiği program uğurlama töreni ile sona erdi.

  • Cahit Külebi’nin mektupları “Edebiyat Belgeliği Müzesi”nde yer alacak

    Edebiyatçılar Derneği Genel Başkanı Gökhan Cengizhan, kişisel arşivinde bulunan Türk şiirinin önemli isimlerinden Cahit Külebi’ye ait mektupları, Nilüfer Belediyesi tarafından Misi Mahallesi’nde açılması planlanan Edebiyat Belgeliği Müzesi’ne bağışladı.

    Nilüfer Belediyesi’nin Misi (Gümüştepe) Mahallesi’nde çalışmalarını sürdürdüğü Edebiyat Belgeli Müzesi’ne önemli bir bağış daha yapıldı. Cahit Külebi’nin Türk Dil Kurumu’nda “yazmanlık” yaptığı dönemde, 1970’li yılarda, kendisine yazılan ya da kendisince cevaplanan mektupları, Edebiyatçılar Derneği Genel Başkanı Gökhan Cengizhan tarafından müzede yer alması için Nilüfer Belediyesi’ne devredildi. Cengizhan, mektupları, TÜYAP Bursa 15. Kitap Fuarı’nda düzenlenen “Edebiyatımızda Mektuplar” konulu söyleşinin ardından Nilüfer Belediyesi Başkan Yardımcısı Bukle Erman’a teslim etti.

    Cahit Külebi’nin, Selim İleri, Hilmi Yavuz, Ceyhun Atuf Kansu, Tahsin Yücel, Muzaffer Buyrukçu, Cemal Süreya, Demir Özlü, Burhan Günel, Yaşar Miraç, Mehmet H. Doğan, Cevdet Kudret, Orhan Şaik Gökyay, Mehmet Fuat ve Rauf Mutluay’a kadar pek çok edebiyatçı ile yaptığı yazışmaların, edebi olarak büyük bir önem taşıdığını ifade eden Bukle Erman, mektupların Edebiyat Belgeliği Müzesi’nde gelecek kuşaklara taşınacağını söyledi.

    Nilüfer Belediyesi tarafından Misi Mahallesi’nde açılması planlanan Edebiyat Belgeliği Müzesi’nde edebiyatçıların el yazmaları, birinci basım kitapları ve edebiyatta önemli yeri olan dergilerin birinci sayıları yer alacak.

  • Terörle Mücadele Askerlere En Büyük Moral Çocukların Mektupları

    Terörle mücadeleyi aralıksız sürdüren güvenlik güçlerine en büyük morali Türkiye’nin dört bir yanından çocuklarının gönderdiği mektuplar oluşturuyor.

    Bölücü terör örgütüne yönelik kesintisiz mücadele veren asker ve polislere Türkiye’nin bütün illerinden çocuklar mektup gönderiyor. Mektupların yanısıra Türkiye’nin dört bir yanından anneler, günlerdir evlerinden uzak olarak operasyonlara devam eden Mehmetçiklere evlerinde yaptıkları çörekleri, börekleri ve tatlıları gönderiyor. Duyarlı vatandaşlar ise gönüllerinden koparak hazırladıkları ikram malzemelerini Nusaybin’de ve diğer ilçelerde operasyonlarına devam etmekte olan Mehmetçiklerimize göndermeye devam etmekte.

    Okullarında okuyan küçük kardeşlerimiz ise asker abilerine karşı hissettikleri duygularını yazdıkları mektuplarla dile getiriyorlar. Bu mektuplar askerlerin en büyük moral kaynağı oluyor. (OED-

  • Çanakkale’nin Cevapsız Kalan Mektupları Bir Asır Sonra Yanıtlanıyor

    Turkcell, Çanakkale Savaşı’nda aileleri ve sevdikleriyle iletişim kurmak için cephelerinden mektup gönderen ve cevap alamayan askerlere, isteyenlerin mektup yazabileceği canakkaleyemektuplar.com platformunu hayata geçirdi.

    Turkcell, ’Çanakkale’ye Mektuplar’ projesi ile geçmişle günümüz arasında köprü kurdu. 1915’te savaşın içinde sevdikleriyle iletişim kurmak için cephelerinden mektup gönderen ve cevap alamayan askerlere, dileyen herkesin mektup yazabileceği canakkaleyemektuplar.com platformunu hayata geçirdi. Web sitesine girenler Türk ve Anzak askerlerinin mektuplarını okuyabilecek ve onlara mektup yazabilecekler.

    Turkcell Grup Kurumsal İletişim Direktörü Engin Gedik, konuyla ilgili olarak “Turkcell, Çanakkale Savaşı’nda dünyaya veda eden askerlerin anısına özel bir projeye imza atarak cephede korkularını, hayallerini ve özlemlerini, belki de hiçbir zaman yerine ulaşmayan mektuplara sığdıran askerler, günümüzden gelen mektuplarla hayat buluyor” dedi.

    Cepheden yazılan mektupların, türlü zorluklar ve yoksunluklarla mücadele eden askerlerin paylaşım ve iletişime duydukları büyük ihtiyacı gösterdiğini dile getiren Gedik, “Biz Turkcell olarak, sevdiklerimize ulaşmak için tek bir tuşa basmanın yeterli olduğu günümüzden, 1915 yılına, tam bir asır öncesine uzanan bir projeye imza attık. Çanakkale’ye Mektuplar projesi ile cevaplanmayı hak ettiğine inandığımız bu mektupları tek bir platformda bir araya getirdik” şeklinde konuştu.

    canakkaleyemektuplar.com adresine girildiğinde, hayatlarının baharında hem Anadolu’nun dört bir yanından hem de dünyanın diğer ucundan Çanakkale’ye gelip kendilerini amansız bir savaşın içinde bulan askerlerin isimlerinden oluşan bir Çanakkale haritasıyla karşılaşıldığını söyleyen Gedik, “Bu harita içerisinde Eskişehirli Mustafa’dan Avustralyalı Oliver’a, Gaziantepli Mehmet’ten Yeni Zelandalı Benny’ye savaşa katılan askerlerin isimleri görülüyor. İsimlere tıkladığınızda askerin künyesine ulaşıyor ve ona mektup yazabiliyorsunuz. Posta kutusunda ise cevapsız kalan mektupları yer alıyor. Dilerseniz bu mektuplara da yanıt yazabiliyorsunuz” dedi.

    “HER BİR MEKTUP BİR FİDAN”

    Proje kapsamında cevaplanan her bir mektup için Çanakkale’de bir fidan dikileceğini belirten Gedik, “Böylece 2016’dan 1915’e kurulan zaman köprüsü ile Çanakkale’de barışa uzanan bir orman oluşturulması planlanıyor. Çanakkale Şehitliği’ne giden ziyaretçiler, şehitlikte kurulacak dijital ekranlardan tüm mektuplara ulaşabilecek. Kısa süre sonra Çanakkale Şehitliği’nde sürekli sergilenecek olan mektupların yanıtlanması ve seslendirilmesi gibi projelerin de hayata geçirilmesi planlanıyor” diye konuştu.

    Cevap alınamayan mektuplardan örnekler aşağıdaki şekilde verilmiştir:

    Müfreze 6. Bölük’ten mektubun sonuna adını yazmayan bir asker, 15 Kasım 1915 tarihli mektubunda şöyle diyor:

    “Sevgili Babacığım

    Bir süreden beri Limni’deki hastanedeydim. Ateş hattına yeni döndüm. Dizanteri yüzünden çok zor günler geçirdim. Şimdi daha iyiyim. Savaşın bitmesini istiyorum. Artık canıma yetti. 1. Tugayın Tekçam mevkiine yaptığı taarruzu okumuşsundur. Ben de o taarruzda yer aldım. Daha fazlasını görmek istemiyorum. Türk siperlerine ulaştığımızda her şeyin ve hepsinin deniz topçu atışıyla paramparça edildiğini, Türklerin orada burada üçerli dörderli üst üste yığıldığını gördüm. Burada bir Connaught Taburu var. Bir haftadır ölüleri gömüyorlar.”

    Kadir Oğlu Mehmet Çavuş’un hastaneden cephedeki komutanına yazdığı mektup:

    “Muhterem Komutanım,

    Sağ kolumu kaybettim, zararı yok, sol kolum var. Onunla da pekala iş görebilirim. Beni üzen şey; yaramın kapanmamasından dolayı kıta’ma katılamamam ve düşmanla çarpışamamak. Hastaneden kurtularak halen harbe iştirak edemediğim için, beni mazur görünüz, affediniz, muhterem komutanım”.”

    Bir askerin kızına yazdığı mektup:

    (Kızım Nuriye Küçük Hanıma Özeldir)

    “Benim Sevgili Kızım,

    İlk önce iki gözlerinden öperim. Seni çok göreceğim gelmiştir. Lakin askerlik engel oluyor da görüşemiyoruz. Bunun çaresi nedir kızım? Bunun çaresi Cenab-ı Hakk’a tevekkül olupta sabır etmektir. Ben sizi, siz de beni Cenab-ı Hakk’a emanet edelim. Elimizden geldiği kadar da mektupları sık sık gönderelim. Birbirimize duada kusur etmeyelim. Şimdilik sana elbiselik almak üzere dedenize 310 kuruş gönderdim. Ama elinizden geldiği kadar paraları muhafaza edip harcamayınız, ileride bu paralar çok itibarlı olacaktır. Hatta yüzü yüz kuruşa kadar itibar bulacaktır. Bilginiz olsun.

    Kızım niçin mektup göndermiyorsunuz? Zannedersem darıldınız. Canım kızım, mektup gönder de, neden darıldığını mektupta yaz ki, ben de anlayayım. Darıldığınız doğru mu? Bizim tarlalardan ne kadar arpa elde edildiğini yazmadınız. Uşaklar Kars’a ne götürdüler ve ne kadar kazandılar ve yahut kayıp mı ettiler? Yazmadınız. Ben bunlar için size darılacak yerde siz mi bana darılıyorsunuz?

    Komşulardan kim kalmıştır. Mehmet Efendi tohum verdi mi? Ne kadar verdi ise bu tarafa yazınız. Kış için ne kadar un ve ne kadar bulgur ve yarma yaptınız. İnşallah bu sene idareniz iyicedir. Bizim binek atının tayı var mıdır? Teyzenize çok selam söyle, sana güzel baksın. Valideniz namaz kılıyor mu? Şayet kılmaz ise bu tarafa yazarsınız. O vakit icabına bakarız.

    Allaha emanet olasınız. İki gözüm kızım”.

  • Suriyeli Türkmen Öğrencilerden Trabzon’a Duygu Dolu Teşekkür Mektupları

    Suriye’deki iç savaş nedeniyle Türkiye’ye sığınmak zorunda kalan ve Osmaniye Konaklama Tesisleri’nde Geçici Eğitim Merkezi’nde eğitimlerini sürdüren Bayırbucak Türkmeni öğrenciler, Trabzon’dan kendilerine gönderilen yardımları unutmadı. Öğrenciler Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu’na gönderdikleri mektupla, Gümrükçüoğlu ve Trabzon halkına teşekkür ettiler.

    Öğrenciler gönderdikleri duygu yüklü mektuplarda Trabzon halkına müteşekkir olduklarını belirtirken, en büyük arzularının Trabzon’u görmek ve kendilerine yardım edenlerle tanışarak teşekkür etmek olduğunu ifade ettiler.

    Türkmen öğrencilerden Emel Şahşirli mektubunda Trabzon halkının hep yanlarında olduğunu belirterek “Ey Trabzon ili. Sizler ve diğer bütün Türk vatandaşları bize çok yardımda bulundunuz. Uzakta olsanız bile sanki kalbiniz hep bizimleydi. Biz Suriyeliler çok acılar çektik ve hala da çekmekteyiz. İnsanların göremediğini siz görüp mazlumların yanında oldunuz, ellerinden tuttunuz. Oradaki insanların gözleri önünde evleri yıkılırken, siz onların yüreklerindeki acıyı görüp onları kardeşiniz bildiniz. Osmanlı torunları diye bağrınıza bastınız. Kim bilir kaç çocuğun karnını doyurdunuz. Kaç sofra bereketlendirdiniz. Bize bütün bunları yaşatanlar sanmasın ki Bayırbucağı Türkmen Dağı’nı bizden alacaklar. Adı üstünde bizim dağımız (Türkmen Dağı) onların orada işleri yok, olamaz da. İlk başta Allah’ın sonra da sizin sayenizde hiçbir şey yapamayacaklar. Biz sizi ve yardımlarınızı hiçbir zaman unutmayacağız. Yanınıza gitmek dileğiyle, sizi görmek dileğiyle ve sevginizi paylaşmak dileğiyle” ifadeleri duygulandırdı.

    Osmaniye Konaklama Tesislerinde Geçici Eğitim Merkezi’nde görevli Eğitim ve Spor Hizmetleri Büro Amiri Türkçe Öğretmeni Zahide Seydioğulları da öğrencilerin gönderilen yardımlardan çok duygulandıklarını dile getirerek, “Trabzon Belediye Başkanımıza ve Trabzon halkına göstermiş oldukları duyarlılıktan dolayı Bayırbucak Türkmen öğrencilerim adına sayın başkana ve Trabzon halkına teşekkür mektupları yazdılar. Türkmen gençleri vefalıdır, yapılan iyilikleri unutmazlar. Öğrencilerim Osmaniye kampında bir şehirde bulunabilecek tüm imkanlara sahip bu çadır kentte yaşamlarını devam ettiriyorlar. AFAD tüm ihtiyaçları karşılamaya çalışıyor. Allah devletimize zeval vermesin. Osmaniye Valiliği her konuda öğrencilerimize yardımlarını ihmal etmiyor” dedi.