Etiket: Mektubu

  • 5 çocuk annesi kadını öldüren ve ardından intihar eden katilin arkadaşlarına mektubu

    Antalya’da bir süre birlikte olduğu 5 çocuk annesi 39 yaşındaki Fatma Alp’i pompalı tüfekle öldürüp ardından aynı tüfekle intihar eden 28 yaşındaki Turan Erişgin, geride bıraktığı mektupta iş arkadaşlarına, “Çok sevdim beni reddetti. Benim mezarım burası olsun memleketime götürmesinler” yazdı.

    Antalya’nın Kemer ilçesinde geri dönüşüm işçisi Turan Erişgin, bir süre birlikte olduğu ve daha sonra ayrıldığı kat görevlisi Fatma Alp’i, çalıştığı otelin önünde pompalı tüfekle göğsünden vurarak öldürdü. Erişgin, daha sonra aynı tüfekle karnına ateş etti ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.

    Erişgin’den geriye ise mesai arkadaşlarına bıraktığı bir mektup kaldı.

    Erişgin mektubunda, “Selam iş arkadaşlarım, belki kusursuz yere kimilerinizi kırdıysam kusura bakmayın çok çok özür dilerim. Hepinizden helallik istiyorum. Bu dünya ölüm kalım dünyası. Sevince işte insan bağlanıyor ölürcesine. Ben de aynen öyle oldum. Çavuşum beni hiç aç bırakmadın sağol. Allah razı olsun. Sözünü tutamadım, çok sevdim ama beni reddetti. Ben de kaldıramadım Allah kahretsin sevdim işte. Benim aileme söylersiniz bu vasiyetimi. Benim mezarım burası olsun memlekete götürmesinler. Çavuşum beni sadece sen anlarsın. Abi arabayla işim vardı onun için aldım, orada geri alırsınız. Kusura bakmayın hakkınızı helal edin kendinize iyi bakın” diye yazmış.

    Güvenlik kamerasına yansıdı

    Öte yandan, Fatma Alp’in vurulma anı çalıştığı otelin güvenlik kameralarına yansıdı. Alp’in mesai saatinin başlamasına dakikalar kala otele gelen Erişgin, 5 çocuk annesi kadınla önce konuşmak istedi. Kadının istememesi üzerine ikili arasında tartışma başladı. Kadının mesai arkadaşlarının olaya karışması üzerine Erişgin yanında getirdiği pompalı tüfekle havaya ateş etti. Erişgin ardından Fatma Alp’in üzerine ateş etti, kadının sendelemesi üzerine gözü dönen adam kadına yeniden ateş etti. Bir iki kez daha havaya ateş eden Erişgin’in, son fişeği ise aynı otelin önünde kendi karnına ateşlediği görüldü.

  • EXPO 2016’da sahne alacak Elton John’dan Türkiye’ye demokrasi mektubu

    Türkiye’nin ilk EXPO’su olan EXPO 2016 Antalya’da 9 Eylül Cuma günü konser verecek olan dünyaca ünlü şarkıcı Sir Elton John, mektup gönderdi. EXPO 2016 Antalya Ajansı’na gönderdiği mektupta, Türkiye’de yaşananların demokrasi ve özgürlük ortamını bozmaya yönelik olduğunu vurgulayan John, Türkiye’deki EXPO 2016 Antalya konserini büyük bir zevkle gerçekleştireceğini söyledi.

    ‘Gelecek Nesiller İçin Yeşil Bir Dünya’ oluşturmak mottosuyla açılan Türkiye’nin ilk EXPO’su ’EXPO 2016 Antalya’da müziğin evrensel dili birleştirici güç olmaya devam ediyor. Cumhurbaşkanlığı himayesinde 22 Nisan’da kapılarını ‘Çiçek ve çocuk’ temasıyla ziyarete açan Türkiye’nin ilk EXPO’sunda konser verecek olan dünyaca ünlü İngiliz şarkıcı Sir Elton John, 9 Eylül’deki konserine çıkacağını söyledi. 1970’lerden bu zamana kadar 250 milyondan fazla albümü satılan ve gelmiş geçmiş en büyük şarkıcılar arasında gösterilen Elton John, Türkiye’nin 15 Temmuz tarihinde yaşadığı olaylara duyarsız kalmayarak bir mektup kaleme aldı ve EXPO 2016 Antalya Ajansı’na elektronik posta ile iletti.

    Yaşananlar ‘Baş ağrısı’

    Türkiye’yi daha önce gerçekleştirdiği konserlerden dolayı çok yakından tanıdığını belirten Elton John mektubunda, yaşananları bir ‘baş ağrısı’ olarak nitelendirerek olayların Türkiye’nin demokrasi ve özgürlük ortamını bozmaya yönelik yapıldığının farkında olduğunu vurguladı. Olayların Türkiye’nin güzelliklerine gölge düşüremeyeceğinin de altını çizen Elton John bu nedenle 9 Eylül’de EXPO 2016 Antalya’daki konserini büyük bir zevkle gerçekleştireceğini de müjdeledi.

  • Rektör Gündoğan’dan Uluslararası Açık Üniversite Birliklerine 15 Temmuz mektubu

    Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Gündoğan, Anadolu Üniversitesi’nin de üyesi olduğu Asya Açık Üniversiteler Birliği (AAOU), Avrupa Uzaktan ve e-Öğrenme Ağı (EDEN), Uluslararası Açık ve Uzaktan Eğitim Konseyi (ICDE), Avrupa Uzaktan Eğitim Üniversiteleri Birliği (EADTU) gibi dünyadaki açık ve uzaktan öğretim yapan üniversitelerin üyesi bulundukları uluslararası kuruluşlara, 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin bir mektup gönderdi.

    Mektupta, Türkiye Cumhuriyeti’nin, 15 Temmuz 2016 gecesi Fetullahçı Terör Örgütü tarafından devletimize, demokrasimize, seçilmiş meşru hükümetimize ve toplumsal barışa karşı haince girişilen darbe teşebbüsüne tanıklık ettiğini belirten Rektör Gündoğan, “Ülkemizin bütün kesimlerinin lanetleyerek izlediği bu darbe girişimi sırasında demokrasimiz ve ülkemizin millî bütünlüğü için büyük önem taşıyan, milletin hür iradesinin tecellisi olan kurumlarımız saldırıya uğramıştır” ifadelerini kullandı.

    “Anadolu Üniversitesi olarak ilk andan itibaren bu hain girişimi kınadık”

    Anadolu Üniversitesi olarak bu konudaki hassasiyetlerini dile getiren Gündoğan, mektubuna şu sözlerle devam etti:

    “Biz Anadolu Üniversitesi olarak, bu saldırılar devam ederken uluslararası kamuoyunu yanlış yönlendirme amacı taşıyan taraflı bilgi akışını ve kötü niyetli yayınları dikkatle takip ettik ve bu metni hazırlama gereği gördük. Benzerinin bir daha yaşanmamasını dilediğimiz bu girişime kalkışanlar Türkiye’nin seçilmiş meşru hükümetini devirmeye çalışmış, Cumhurbaşkanımızın canına kastetmeyi ve yüzlerce sivil vatandaşımızı öldürmeyi göze almıştır. Ancak bu girişim yüce milletimizin sağlam iradesi ve benzersiz cesareti sayesinde durdurulmuştur. Büyük bir medeniyetin mirasçısı olan Türkiye Cumhuriyeti, başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin, Hükümetimizin, emniyet güçlerimizin, ordumuzun devletine bağlı, onurlu unsurlarının ve kahraman milletimizin emsali az bulunur dirayetiyle darbe girişimine karşı koymuş ve demokrasisine sahip çıkmıştır. Bu süreçte milletimizin tüm kesimleri, anayasal düzenin ve kurumlarının saldırıya uğramasına itirazlarını yüksek sesle dile getirmiş; demokratik değerlere, temel hak ve özgürlüklere ve insan haklarına olan bağlılıklarını ifade etmişlerdir. Bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde grubu bulunan siyasi partiler bu müdahaleye karşı ortak tavır almış; toplumun tüm kesimleriyle yan yana örnek bir duruş sergilemiştir. İçinde bulunduğu coğrafyadaki savaş ortamından zarar görmüş 3 milyon sığınmacıya şefkatle kucak açan Türk Milleti bir kere daha, zorluklar karşısında bütün toplumsal dinamiklerini harekete geçirerek, bir bütün olabileceğini kanıtlamıştır. Her zaman millet iradesine ve demokratik değerlere bağlı olmuş, büyük medeniyet mirasımızdan aldığı güçle ülkemizin yarınlarını inşa edecek nesilleri yetiştirme gayreti içinde olan Anadolu Üniversitesi olarak biz de ilk andan itibaren bu hain girişimi kınadık ve milli iradenin ortaya koyduğu meşru hükümetimizin sonuna kadar yanında olduğumuzu ifade ettik.”

    “Türkiye Cumhuriyeti, bu sürecin sonunda demokratik yapısının sağlamlığını ve ne kadar köklü bir devlet geleneğine sahip olduğunu tüm dünyaya ispat etmiştir”

    Mektubunda, Anadolu Üniversites’inin, başta Cumhurbaşkanı, Meclis, Hükümet, kahraman güvenlik güçleri, onurlu bir duruş sergileyen basın yayın organları ve gözünü kırpmadan tankların üzerine yürüyen halkın bundan sonra da yanında olacağını vurgulayan Prof. Dr. Naci Gündoğan, şunları kaydetti:

    “Demokrasimize sahip çıkarken millî değerlerimize bağlı nesiller yetiştirmek için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Türkiye Cumhuriyeti, bu sürecin sonunda demokratik yapısının sağlamlığını ve ne kadar köklü bir devlet geleneğine sahip olduğunu, bulunduğu coğrafyada her zaman örnek olma niteliği taşıdığını tüm dünyaya ispat etmiş ve bu özelliklerinden vazgeçmeyeceğini tüm dünyaya kanıtlamıştır.”

  • Uluslararası Üniversiteler Konseyi Başkanlığı’ndan Avrupa Üniversiteler Birliği Başkanlığı’na ‘darbe’ mektubu

    Uluslararası Üniversiteler Konseyi (UIC) Kurucu Başkanı Orhan Hikmet Azizoğlu, Avrupa Üniversiteler Birliği Başkanlığı’na ‘darbe’ ile ilgili mektup gönderdi. Azizoğlu mektubunda, “Türkiye Cumhuriyeti yetkilileri ve akademik kurumlarıyla işbirliği ve iletişim içinde olarak doğru bilgilere sahip olmanızı, doğru reaksiyon göstermenizi ve ülkemiz, dünya barışı ve akademik küresel entegrasyonlar için çok önem arz ettiğini bilmenizi rica ederim” dedi.

    UIC Kurucu Başkanı Orhan Hikmet Azizoğlu, Avrupa Üniversiteler Birliği Başkanlığı’na gönderdiği mektupta, “Uluslararası Üniversiteler Konseyi 2010 yılında Türkiye/Ankara merkezli uluslararası nitelikli kurulmuş, küresel, akademik bir kuruluştur. Kuruluşumuzda Avrupa, Asya, Afrika başta olmak üzere 29 ülke üye üniversitelerinden 150 rektör aktif görev almaktadır. Küremizin güçlü, Avrupa’nın saygın, İslam ülkelerinin lider ülkesi olan Türkiye Cumhuriyeti, Batı toplumları ile eşit ve adil haklara sahip entegrasyon, küresel hukuk sistemine uygun hak ve özgürlükler ile demokratik yapılanma, bireysel ve toplumsal hak ve özgürlüklerin düzenlenmesini büyük ölçüde hayata geçirmiştir. 15 yılda Türkiye Cumhuriyeti gerçek anlamda küresel barış, birlikte yaşama kültürü, bireysel yaşama kültürünün yaşayan ve yaşatan ülke konumuna getirilmiştir” dedi.

    Azizoğlu, şöyle devam etti:

    “Türkiye Cumhuriyeti millet, hükümet, devlet ve parlamentosu ile gerçekleştirmiş olduğu ulusal, bölgesel ve küresel barışa hizmet eden başarıları ülkemiz ve bölgemiz üzerinde emperyalist amaçları, kapital kazanım projeleri olan bazı dostlarımız ya da dost sandığımız ülkeleri rahatsız etmiş bu pozitif, demokratik değişim ve dönüşüme katkı sunacakları yerde yapılan haksız eleştiriler, ülkemiz ve toplumumuzun başarmış olduğu akademik, küresel hak ve özgürlükler, ekonomik ve bölgemizin coğrafi ve küresel barış, kardeşlik, huzur coğrafyası olmasını sağlayan diplomatik başarılarına engel teşkil edecek ülkemiz ve coğrafyamızı kaosların, iç savaşların, yönetim istikrarsızlıklarının olduğu ülke ve bölge haline getirmek için yoğun çaba sarf etmektedirler. Cumhuriyet’in kuruluşundan itibaren Batı toplumları ile adil ve hakça ekonomik, diplomatik ve kültürel ortaklık ve entegrasyonu amaçlayan ülkemizi dışlayan, hak ettiği saygı ve adil hak ve taleplerini yerine getirmeyen Batı toplumları, bölgenin ve küremizin saygın ve birçok Avrupa ülkesinin sahip olduğundan daha fazla demokratik hak ve özgürlüklere sahiptir. Çünkü inancı, kültürü, değer ve kavramları sadece insan odaklı ve insan önceliklidir. 40 yıldır ülkemizde ve tahminen 150 ülkede derin yapılanmalar sağlayan, yüce İslam’ı ve inançlarını kamufle aracı olarak kullanan, özellikle 17-25 Aralık 2013 tarihlerinden itibaren Türkiye Cumhuriyeti’ne, demokratik seçimle işbaşına gelmiş hükümetine ve tüm toplumuna örtülü ve açık savaş ilan eden ve 79 milyon halkın bu vesile ile gerçek yüzünü gördüğü ve karşı duruş sergilediği, Türkiye Cumhuriyeti’ni kaoslar, iç savaşlar ile küresel üst aklı olan efendisi ya da efendilerinin himmetine muhtaç hale getirmek isteyen FETÖ terör örgütünün gerçek yüzünü görmüş oldu. 15 Temmuz 2016 tarihinde Türk toplumunun ‘peygamber ocağı’ diye nitelendirecek kadar manevi hissiyatla bağlı olduğu, Türk Silahlı Kuvvetleri içindeki FETÖ terör örgütü mensupları; savaş uçakları, tanklar, ağır savaş araçları, savaş helikopterleri ile Türkiye Cumhuriyeti’ni işgal etme teşebbüsünde bulunmuştur. Fethullah Gülen Terör Örgütü’ne mensup ölüm makinesi askeri timler, demokratik seçimle yüzde 52 oy almış Cumhurbaşkanı ve ailesini öldürme amaçlı teşebbüste bulunmuştur. Özellikle Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın cesur liderliğinde siyasi görüşü, mezhep farklılığı, etnik yapısı ne olursa olsun toplumun bütün kesimleri birlikte karşı duruş sergileyerek tarihi kahramanlık destanı yazmış, savaş uçaklarını, tankları, savaş helikopterleri ve 149 general ve bunlara bağlı subay, askerlerini canlarını feda ederek mağlup etmişlerdir. Türkiye Cumhuriyeti’nin tüm kurumlarının en stratejik ve mahrem alanlarına, küresel üst akılları olan efendilerinin de stratejik yapılanması ile 40 yıl boyunca yerleşen bu terör örgütü ve yapılanmasını içimizden temizlenmesi için üniversiteler ve akademik yapılar dahil olmak üzere evrensel hukuk gözetilerek ulusal geleceğimizi güvenli teminat altına almak için küremizin tüm devlet, ulus ve kurumlarının pozitif desteğine ihtiyaç hissettiğimiz bu zaman diliminde Avrupa Üniversiteler Birliği’nin kendilerine aktarılan yanlış ve maksatlı bilgiler ile haksız reaksiyon göstermek yerine Türkiye Cumhuriyeti yetkilileri ve akademik kurumlarıyla işbirliği ve iletişim içinde olarak doğru bilgilere sahip olmanızı ve doğru reaksiyon göstermenizi ülkemiz, dünya barışı ve akademik küresel entegrasyonlar için çok önem arz ettiğini bilmenizi rica ederim.”

  • Yabancı yatırımcılara ‘Her şey yolunda’ mektubu

    Torbalı Ticaret Odası (TTO) Başkanı Olgun Torbalı’daki 54 yabancı sermayeli şirkete mektup yazdı. ABD, Almanya, Rusya, İsviçre, Danimarka, Fransa menşeli şirketlere, “Günlük hayatımız ve tüm devlet fonksiyonları, ülke genelinde bu üzücü girişiminden sonra normale dönmüştür, herhangi bir sıkıntı yoktur” mesajı verildi.

    Darbe girişimi hissedildiği andan itibaren gerek üyelerine gerekse de kamuoyuna yönelik birlik olma, demokrasiye sahip çıkma çağrısı yapan Torbalı Ticaret Odası (TTO), yönetimi ayrıca 54 yabancı üyesine yatırımlara devam niteliğinde İngilizce mektup gönderdi.

    TTO Başkanı Abdulvahap Olgun imzalı mektupta yabancı yatırımcılara, ekonomide istikrarın bozulmayacağı mesajı verildi. Hafta başında yerli iş adamlarına yatırımlarından vazgeçmemeleri çağrısında bulunan Olgun, özellikle yabancı yatırımcıların ülkedeki gelişmelerden etkilenmemeleri, ekonomik tedbirlere güvenmeleri gerektiğine vurgu yaptı. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile eş zamanlı gönderilen mektup, ABD, Almanya, Rusya, İsviçre, Danimarka, Fransa menşeli şirketlere en kısa zamanda ulaşacak.

    Dev markalar

    Dünyaca ünlü markaların Türkiye’de üretim sahalarının bulunduğu Torbalı, bu anlamda ülke ekonomisine ciddi katkı sağlıyor. Ülkedeki gelişmeleri kaygı ile izleyen yabancı menşeli ve yabancı ortaklı firmalara, ‘sorun yok’ mesajı veren TTO Başkanı Abdulvahap Olgun, mektupta devletin tüm fonksiyonlarının normale döndüğü vurgusu yapıldı. Mektup gönderilen 54 yabancı ortaklı şirket arasında JTI, Chevrolet Otomotiv, General Motors, Maurer Söhne, Philip Morris, Dr. Oetker, Chrysamed, Gaspardo, Lart Havlu, M.S. Pazarlama, Segezha, Hanexport Dış Ticaret, SFS Dekpaks, General Motor, Ferrino Gıda, Kubalılar Meşrubat, Tesco Kipa ve İmpo Motor yer alıyor.

    Yabancı firmaların hem ülke ekonomisine hem de Torbalı’nın ödediği vergiye ciddi katkıları olduğuna işaret eden TTO Başkanı Olgun, “Başkanımız Sayın Hisarcıklıoğlu şu an Türk özel sektörüne öncülük ediyor. Bizde Torbalı’da üstümüze düşeni yapmaya devam ediyoruz. Üyemiz olan yabancı yatırımcıların şu sıralar içinde bulunduğumuz durumda endişe duymalarını, ekonomik kaygı içerisinde olmalarını istemiyoruz. İngilizce hazırlanmış mektubumuzda, gerek gümrük prosedürlerinin gerekse ekonomik gelişmelerin hiçbir aksaklık olmadan devam edeceğini bildirdik” dedi.

    İşte o mektup

    “Bildiğiniz gibi, 15 Temmuz 2016 tarihinde, Türkiye’nin demokratik olarak seçilmiş hükümeti Türk Silahlı Kuvvetlerinin bir kısmı tarafından devrilmeye çalışılmıştır. Yapılan girişim seçilmiş hükümete sadık kalınarak Türk Güvenlik Güçlerinin ortak çabaları ve Türkiye halkı tarafından bertaraf edilmiştir. Günlük hayatımızın ve tüm devlet fonksiyonlarının ülke genelinde bu üzücü girişiminden sonra normale döndüğü hakkında sizleri bilgilendirmek istiyoruz. Hükümetimiz normalleşme sürecini kısaltmak ve hemen Türk ekonomisini istikrara kavuşturmak için Olağanüstü Hal İlan etmiş olup ekonomimiz için de gerekli bütün tedbirleri almıştır. İş yaşamında, tüm firmalar ve fabrikalar herhangi işleyişi durduracak bir kesinti bulunmamaktadır. Gümrük prosedürleri ve diğer ekonomik işlemler aksaklık olmaksızın normal faaliyetini devam ettirebilirler ve tüm ticari devlet hizmetleri de herhangi bir gecikme olmadan normal faaliyet göstermektedir. Ülkemizde herhangi bir istikrarsızlık olmayacağı ve daha önce olduğu gibi iş ortaklarımızla taahhütlerimizi tutmaya devam edeceğimizi tüm samimiyetimizle belirtiriz. Eğer firma olarak bir talep ve ihtiyacınız olduğunda bizimle düşünmeden iletişime geçebilirsiniz.”