Etiket: Meksika

  • Türk şekercisi, Meksika Yolcusu

    Şekerli Mamuller Tanıtım Grubu ve Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (Ur-Ge) projesi kapsamında İstanbul Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği bünyesindeki şekerli mamuller ihracatçıları, Meksika ve Latin Amerika başta olmak üzere tüm Amerika kıtasının artan şeker talebinden aldığı payı arttırabilmek için Expo Antad Fuarı’na katıldı.

    Meksika’nın Guadalajara şehrinde 7-9 Mart 2017 tarihleri arasında düzenlenen gıda ve içecek sektöründe Latin Amerika’nın en önemli fuarlarından olan Expo Antad’a katılan ve sektör olarak hedeflere ulaşmakta fuarların önemini vurgulayan Şekerli Mamuller Tanıtım Grubu Başkanı Hidayet Kadiroğlu, “ISM, Prodexpo ve Gulfood gibi sektörün en önemli fuarları ile Avrupa, Orta Doğu ve Asya’da etkinliklerimize start vermiş olduk. Şimdi de Expo Antad ile Amerika kıtasında başlangıcımızı yapıyoruz. Latin Amerika’nın en yüksek dış ticaret hacmine sahip olan Meksika, bölge ihracatının ve ithalatının üçte birini gerçekleştiriyor. 46 ülke ile imzaladığı serbest ticaret anlaşmaları sayesinde dünyanın en büyük ticaret ağlarından birine ve 1,2 milyar nüfusluk bir hinterlanda sahip. Amerika güneyi ve kuzeyi hedefimiz. Kıtadaki en büyük fuarlara güçlü bir katılım sağlayacağız. Sırada; Panama-Expocomer, Brezilya-Apas, ABD-Sweets&Snacks, PLMA ve Summer Fancy, Peru-Expo Alimentaria fuarları var” dedi.

    Amerika kıtasını hedef ülke olarak belirlemelerinin nedenine de değinen Kadiroğlu, “Türkiye Meksika’nın ithalatında 32. sırada, söz konusu bölgenin 2015 yılında yıllık şekerli mamul ithalatının 9 milyar dolar olduğunu ve bizim bu bölgeye toplam ihracatımızın ise sadece 27 milyon dolar olduğunu görüyoruz. Yani koskoca bir coğrafyanın ithalatından aldığımız pay ne yazık ki binde üçü geçmiyor. 2016 yılı itibari ile ise Meksika’nın şekerli mamul tüketiminin yaklaşık 11,4 milyar dolar. Meksika ayrıca, 2015 yılında 2,2 milyar dolarlık şekerli mamuller ithalatı gerçekleştirdi. Bu rakamlar Latin Amerika bölgesinin toplam şekerli mamul tüketiminin neredeyse üçte birinin sadece Meksika tarafından gerçekleştirildiğini gösteriyor. 2016 yılının ilk üç çeyreğinde Meksika’nın ithalatının yüzde 6,9 oranında artarak 1,7 milyar dolara yükseldiğini görüyoruz. Bu bakımdan önümüzdeki dönemde iç pazardaki hareketlilik de göz önüne alındığında Meksika’nın şekerli mamul ithalatının tekrar artışa geçmesini bekliyoruz. Biz de zaten bu yüzden Latin Amerika’yı hedefliyoruz ve bu itibarla bölgenin en önemli ticaret ülkesi olan Meksika’ya odaklanarak bu fuara her geçen sene daha güçlü bir katılım sağlıyoruz” diye konuştu.

    Amerika kıtasında ki ticari gelişmeler Türk şekercisine yarayacak

    Söz konusu bölgede yaşanan ihracattaki olumsuzluğun nedenlerini açıklayan Kadiroğu, “Bu olumsuzlukta etkili olduğunu düşündüğümüz başlıca faktör Meksika’nın net ihracatçı oluşudur. Meksika şekerli mamuller genelinde, yani hammadde, ara mamul ve mamul ürünlerin toplamında, 2,2 milyar dolar ithalata karşılık 3 milyar dolar seviyesindeki ihracat gerçekleştiriyor. Mamul ürünlerde ise 750 milyon dolarlık ithalata karşılık 2 milyar dolarlık ihracat söz konusu. Bu rakamlar Meksika’nın üretici ve ihracatçı güçlü bir sektöre sahip olduğunu gösteriyor. Öte yandan, bahse konu serbest ticaret anlaşmaları Meksika ile Kuzey Amerika ve diğer taraftan Meksika ile Latin Amerika ülkeleri arasında ciddi vergi bağışıklıkları ve indirimleri öngörmektedir. Şekerli mamullerin hepsinde ABD ve Kanada’ya karşı uygulanan vergiler hâlihazırda sıfırlanmış durumda. Fakat ABD’de yeni yönetimin göreve başlamasıyla özellikle Meksika’ya karşı uyguladığı politika bu bölgede ki ticaret dengelerini yeniden oluşturacak gibi duruyor. Bu bölgede yeniden şekillenecek olan ticari dengeler ile ülkemize uygulanan rekabetçiliğimizi düşüren oranlarda ki vergilerin eşit şartlarda mücadele edebileceğimiz hale geleceğini umuyoruz. Bütün bu olumsuz unsurlara rağmen, mevcut eğilimler ve gelişmeler doğrultusunda iç tüketimin dinamik yapısı dikkate alındığında önümüzdeki dönemde ihracatımızın yüksek oranlarda artabileceğini düşünüyoruz” diye konuştu.

  • Meksika: “Trump’ın sınır duvarına para ödemeyeceğiz”

    Meksika Devlet Başkanı Enrique Pena Nieto, “ABD Başkanı Trump’a Yapılacak olan sınır duvarı için para ödemeyeceğiz” dedi.

    Meksika Devlet Başkanı Enrique Pena Nieto, ABD Başkanı Donald Trump’ın iki ülke sınırına ördüreceği duvarın parasını ödemeyeceklerini söyledi. Nieto; “Defalarca söyledim, Meksika hiçbir duvar için para ödemeyecek” diyerek Meksika ve Meksikalıların çıkarlarını savunacağını dile getirdi. ABD Başkanı Trump’ın Meksika sınırına duvar örülmesine ilişkin kararnamesini imzaladıktan sonra yayınladığı mesajda Meksika’nın engellere ve duvarlara inanmadığını belirterek Trump’ın bu kararını kınadı.

    Öte yandan Nieto’nun 31 Ocak’ta Trump’ı ziyaret etmek üzere Washington’a yapacağı programını iptal edip etmediğine dair bir açıklamada bulunmadı.

  • (Özel Haber) Meksika sınırına Türk projesi

    ANKARA (İHA) – ABD’nin yeni Başkanı Donald Trump’ın Meksika sınırına duvar örüleceği açıklamasının ardından proje hazırlayan Mimar Sunay Erdem, “Böyle bir probleme kayıtsız kalamazdık çünkü dünya çapında bir problem ve Amerika kıtasını ortadan bölecek bir unsur. İstenilen bir duvardı fakat biz fiziksel engellere karşıyız, böyle bir duvar Berlin’de denendi zamanı gelince yıkıldı. Hümanistik bir bilinç duvarı oluşturabiliriz. Dünyanın en uzun parkı şeklinde tasarlamayı öngörüyoruz” dedi.

    Trump’ın, Verizon Wireless Arena’daki mitingde Meksika sınırına duvar örülerek eroin ve diğer uyuşturucuların New Hampshire’a gelmesini engelleyeceklerini açıklamasının ardından yarışmalar başladı. Yarışmaya Türkiye’den de katılım oldu. Duvar konusunda proje üreten Türk mimar kardeşler Sunay ve Günay Erdem proje hakkında İhlas Haber Ajansı’na bilgi verdi.

    “İnsancıl bir çözüm üretebiliriz”

    1998 yılından bugüne kadar yurt içi ve yurt dışı olarak yer kürenin tamamını iş alanı olarak kabul etmiş olan bir firma olduklarını ve nerede bir problem görseler çözmeye çalıştıklarını belirten Sunay Erdem, “Amerika’da seçimlerden önce Donald Trump’ın Meksika sınırlarıyla ilgili bir duvar önerisi vardı ve bu konu Amerika kamuoyunda büyük bir yankı uyandırdı ve kamuoyu araştırmaları niteliğinde birçok yarışmalar düzenlendi ve biz de bir öneri gönderdik. Böyle bir probleme kayıtsız kalamazdık çünkü dünya çapında bir problem ve Amerika kıtasını ortadan bölecek bir unsurdan söz ediliyordu. Biz buna nasıl insancıl bir çözüm üretebiliriz bunun çabasında olduk. İstenilen bir duvardı fakat biz fiziksel engellere karşıyız, böyle bir duvar Berlin’de denendi zamanı gelince yıkıldı. Bunun yerine daha humanistik bir şey olabilir mi diye düşündük ve bir fikir gelişti; dikey bir duvar yapacağımıza yatayda bir engel, daha ziyade bir bilinç uyandırma projesi bu belki de. Her ülke 50’şer metre kendi sınırından feragat edip 100 metrelik, 3 bin 200 kilometrelik Kuzey Amerika kıtasını bölen bir bant olarak dünyanın en uzun parkı şeklinde tasarlamayı öngörüyoruz. Aslında Meksikalıları da ‘sizin ülkeniz ne kadar güzel bir ülke’ diye bilinçlendirmeyi düşünüyoruz, bu park o temayı işleyecek. Sınırı geçmek isteyen Meksikalıları ‘ben niye ülkemi terk edeyim’ deyip geri döndürmeyi amaçlıyoruz. Ancak tabi ki de buna riayet etmeyip, bu bilince ulaşmayı ve sınırı geçmek isteyenler için de havada bulunan drone’larla tespit edilip durum engellenecektir. Buradaki asıl hedefimiz hümanistik bir bilinç duvarı oluşturmak diyebiliriz buna. Projeyi görsel sunumlarla destekli bir şeklide oluşturduk, ana temayı ve konsepti yansıtan perspektifler kullandık. Aynı zamanda sadece mimarların anlayabileceği değil, çok temel, her meslek grubundan ve sokaktaki vatandaşın anlayabileceği bir sunum oluşturduk. Kamuoyunda nasıl bir tepki uyandıracağını şimdiden merak ediyoruz” ifadelerini kullandı.

    “Mimarlığı doktor refleksine benzetiyorum”

    Bir çok projeyi hayata geçirdiklerini vurgulayan Günay Erdem ise, “Biz aslında dışarıda gördüğünüz her şeyi projelendiriyoruz. Bize gelen veya bir şekilde ulaşan iş verenleri dünya standartlarında, tüm açık alanları, yapıları hatta iç mekanları da projelendiriyoruz. Aslında ulusal ve uluslararası pek çok yarışmaya katıldık bu zamana kadar ve seçerek devam ediyoruz, yer almaya çalışıyoruz. Biraz da bu durumu doktor refleksine benzetmeye çalıştım, problem olabilecek bir şeyi önceden sezip onu mesleki çerçevede, elimizden geldiğince ve bir mimarın yapabileceği müdahalelerle daha sağlıklı hale getirmek için bir refleks oluşuyor bizde ve projeler üretiyoruz. Bu duvar konusunda aslında kötü bir durum var, keşke herkes eşit olsa ve kaynaklardan eşit yararlansa ama olmuyor maalesef tarih boyunca da yapılmış Çin Seddi’den Berlin Duvarı’na kadar. Biz de var olan bir şeyi mesleki anlamda iyileştirmeye çalışıyoruz. Ağabey kardeş böyle bir çalışmamız oldu, çok heyecan verici bir konu ve bir Türk’ün de bir katkısının olması iyi olur diye düşünüyorum” şeklinde konuştu.

  • (Özel Haber) Meksika sınırına Türk projesi

    ANKARA (İHA) – ABD’nin yeni Başkanı Donald Trump’ın Meksika sınırına duvar örüleceği açıklamasının ardından proje hazırlayan Mimar Sunay Erdem, “Böyle bir probleme kayıtsız kalamazdık çünkü dünya çapında bir problem ve Amerika kıtasını ortadan bölecek bir unsur. İstenilen bir duvardı fakat biz fiziksel engellere karşıyız, böyle bir duvar Berlin’de denendi zamanı gelince yıkıldı. Hümanistik bir bilinç duvarı oluşturabiliriz. Dünyanın en uzun parkı şeklinde tasarlamayı öngörüyoruz” dedi.

    Trump’ın, Verizon Wireless Arena’daki mitingde Meksika sınırına duvar örülerek eroin ve diğer uyuşturucuların New Hampshire’a gelmesini engelleyeceklerini açıklamasının ardından yarışmalar başladı. Yarışmaya Türkiye’den de katılım oldu. Duvar konusunda proje üreten Türk mimar kardeşler Sunay ve Günay Erdem proje hakkında İhlas Haber Ajansı’na bilgi verdi.

    “İnsancıl bir çözüm üretebiliriz”

    1998 yılından bugüne kadar yurt içi ve yurt dışı olarak yer kürenin tamamını iş alanı olarak kabul etmiş olan bir firma olduklarını ve nerede bir problem görseler çözmeye çalıştıklarını belirten Sunay Erdem, “Amerika’da seçimlerden önce Donald Trump’ın Meksika sınırlarıyla ilgili bir duvar önerisi vardı ve bu konu Amerika kamuoyunda büyük bir yankı uyandırdı ve kamuoyu araştırmaları niteliğinde birçok yarışmalar düzenlendi ve biz de bir öneri gönderdik. Böyle bir probleme kayıtsız kalamazdık çünkü dünya çapında bir problem ve Amerika kıtasını ortadan bölecek bir unsurdan söz ediliyordu. Biz buna nasıl insancıl bir çözüm üretebiliriz bunun çabasında olduk. İstenilen bir duvardı fakat biz fiziksel engellere karşıyız, böyle bir duvar Berlin’de denendi zamanı gelince yıkıldı. Bunun yerine daha humanistik bir şey olabilir mi diye düşündük ve bir fikir gelişti; dikey bir duvar yapacağımıza yatayda bir engel, daha ziyade bir bilinç uyandırma projesi bu belki de. Her ülke 50’şer metre kendi sınırından feragat edip 100 metrelik, 3 bin 200 kilometrelik Kuzey Amerika kıtasını bölen bir bant olarak dünyanın en uzun parkı şeklinde tasarlamayı öngörüyoruz. Aslında Meksikalıları da ‘sizin ülkeniz ne kadar güzel bir ülke’ diye bilinçlendirmeyi düşünüyoruz, bu park o temayı işleyecek. Sınırı geçmek isteyen Meksikalıları ‘ben niye ülkemi terk edeyim’ deyip geri döndürmeyi amaçlıyoruz. Ancak tabi ki de buna riayet etmeyip, bu bilince ulaşmayı ve sınırı geçmek isteyenler için de havada bulunan drone’larla tespit edilip durum engellenecektir. Buradaki asıl hedefimiz hümanistik bir bilinç duvarı oluşturmak diyebiliriz buna. Projeyi görsel sunumlarla destekli bir şeklide oluşturduk, ana temayı ve konsepti yansıtan perspektifler kullandık. Aynı zamanda sadece mimarların anlayabileceği değil, çok temel, her meslek grubundan ve sokaktaki vatandaşın anlayabileceği bir sunum oluşturduk. Kamuoyunda nasıl bir tepki uyandıracağını şimdiden merak ediyoruz” ifadelerini kullandı.

    “Mimarlığı doktor refleksine benzetiyorum”

    Bir çok projeyi hayata geçirdiklerini vurgulayan Günay Erdem ise, “Biz aslında dışarıda gördüğünüz her şeyi projelendiriyoruz. Bize gelen veya bir şekilde ulaşan iş verenleri dünya standartlarında, tüm açık alanları, yapıları hatta iç mekanları da projelendiriyoruz. Aslında ulusal ve uluslararası pek çok yarışmaya katıldık bu zamana kadar ve seçerek devam ediyoruz, yer almaya çalışıyoruz. Biraz da bu durumu doktor refleksine benzetmeye çalıştım, problem olabilecek bir şeyi önceden sezip onu mesleki çerçevede, elimizden geldiğince ve bir mimarın yapabileceği müdahalelerle daha sağlıklı hale getirmek için bir refleks oluşuyor bizde ve projeler üretiyoruz. Bu duvar konusunda aslında kötü bir durum var, keşke herkes eşit olsa ve kaynaklardan eşit yararlansa ama olmuyor maalesef tarih boyunca da yapılmış Çin Seddi’den Berlin Duvarı’na kadar. Biz de var olan bir şeyi mesleki anlamda iyileştirmeye çalışıyoruz. Ağabey kardeş böyle bir çalışmamız oldu, çok heyecan verici bir konu ve bir Türk’ün de bir katkısının olması iyi olur diye düşünüyorum” şeklinde konuştu.

  • Meksika Milli Günü EXPO 2016’da kutlandı

    EXPO 2016 Antalya’da 12 Eylül Pazartesi gününden bu yana devan eden Meksika Haftası ve Meksika Gastronomi Festivali, Milli Gün kutlamalarıyla sona erdi. Birleşik Meksika Devletleri Türkiye Büyükelçisi Martha Barcena Coqui, Türkiye’nin terör saldırıları ve darbe girişimiyle zor bir yıl geçirdiğine dikkat çekti.

    Meksika Milli Günü etkinlikleri kapsamında Antalya’ya gelen Birleşik Meksika Devletleri Türkiye Büyükelçisi Martha Barcena Coqui, VIP Binası’nda EXPO 2016 Antalya Ajansı Genel Komiseri Büyükelçi Erdoğan Kök tarafından karşıladı. Kök ile bir süre sohbet eden Büyükelçi Coqui, EXPO 2016 Antalya ziyaretçi defterini imzaladı. Hediye takdimi ve fotoğraf çekiminin sonrasında Meksika Bahçesi ziyaret edildi. Büyükelçi Martha Barcena Coqui, Büyükelçi Kök ve beraberindekilere Meksika bahçesinde yer alan kaktüsler hakkında bilgi verdi.

    Bahçe ziyaretinin ardından MLNS Restaurant’ta gerçekleştirilen Milli Gün etkinliğiyse Birleşik Meksika Devletleri Marşı ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Törenin açılış konuşmasını yapan Birleşik Meksika Devletleri Türkiye Büyükelçisi Martha Barcena Coqui, 16 Eylül’ün aynı zamanda Meksika’nın 206’ncı Bağımsızlık Günü olduğunu belirtti.

    Meksika Büyükelçisi’nden Türkiye’ye destek

    Türkiye’nin bu yıl içerisinde terörist saldırıları ve askeri darbe girişimiyle karşı karşıya kaldığını hatırlatan Büyükelçi Coqui, bu girişimin Türk insanının güçlü duruşu sayesinde bertaraf edildiğini söyledi. Büyükelçi, Meksika’nın bu saldırıları kınadığını ve Türkiye’nin yanında yer aldığını ifade ederek, “Meksika, güçlü, demokratik ve kararlı bir Türkiye’nin ülkenin ve bölgenin gelişimi açısından büyük önem taşıdığına inanmaktadır. Yalnızca Meksika hükümeti olarak değil, bu ülkeyi bilen ve seven insanlar olarak da Türkiye’yi destekliyoruz” dedi.

    “EXPO 2016 çok büyük bir başarı”

    Meksika ve Türkiye’nin birbirlerine çok benzeyen iki ülke olduğunu ifade eden Büyükelçi Coqui, “Biz çok zengin kültürleri olan, antik medeniyetleri olan ülkeleriz. Türkiye’de Hititler, Meksika’da Mayalar var. Mustafa Kemal Atatürk de Mayalar konusunda oldukça ilgiliydi. Sizde Selçuklar bizde Aztekler var. Elbette Osmanlı İmparatorluğu ve tabi ki modern Türkiye’nin zenginliği ve modern Meksika’nın zenginliği var. Bence bu EXPO çok büyük bir başarı. Türkiye’nin bunu organize etmesinden dolayı çok mutluyum. Ailelerin gelip eğlenebildikleri çok eğlenceli bir alan. İnsanlar burada diğer ülkeleri, doğayı, insanlık için ekolojinin ve doğanın önemini öğrenerek gezegenimize daha fazla sahip çıkma konusunda bilinçleniyorlar.”

    EXPO 2016 Antalya Ajansı Genel Komiseri Büyükelçi Erdoğan Kök ise, Meksika’nın botanik anlamda çok zengin bir ülke olduğunu belirterek, “Kaktüs’ün ve nergisin ana vatanı Meksika. Çok sayıda ziyaretçinin ilgisini çeken böylesi bir kaktüs bahçesine sahip olduğumuz için çok mutluyuz” dedi.

    Fotoğraf sergisi büyük ilgi gördü

    Davetliler konuşmaların ardından Meksika Milli Gün kutlamaları kapsamında Fernando Franco’nun “Ölümsüz Tanrıların Arazı” isimli resim sergisi açıldı. Vahaka’nın tarihi ve doğal güzelliklerinin yanı sıra bölgede yaşayanların portrelerinin yer aldığı sergi büyük beğeni topladı. Milli Gün, Meksika müziği ve danslarının ardından Meksika mutfağından örnekler davetlilere ikram edildi.

    EXPO 2016 Antalya’nın simgesi olan Turkcell EXPO Kulesi de milli gün sebebiyle Meksika bayrağının renkleri olan kırmızı, yeşil ve beyaz renklere büründü.

    12-16 Eylül tarihleri arasındaki Meksika Haftası kapsamında Meksikalı şef JuanMiguel Prada eşliğinde Meksika Gastronomi Festivali gerçekleştirildi. Festival boyunca Meksika yemeklerinden örnekler sunuldu. El Mariachi Mezcal’ın müzik performansı da ilgiyle izlendi.