Etiket: Mekanizması

  • Covid 19’un mekanizması çözüldü

    Covid 19’un mekanizması çözüldü

    Gaziantep’te Özel NCR Hastanesi Doktoru Kahraman Kıskaç, Covid-19 ile ilgili yaptığı analizde, Almanya, Türkiye ve İtalya gibi ülkelerin covid 19 hastalığının sürecindeki işleyen mekanizmayı çözdüğünü belirterek, “Almanya, Türkiye ve İtalya kırmızı alarmdan yeşile döndüler. İşte buradaki mekanizmayı çözdükleri içindir” dedi.

    Doktor Kahram Kıskaç, “Covid-19’a yüzyılın “seri katili” olarak tanımlarken, dünyanın halen daha çok bilinmeyenli denklem olarak gördüğü koronvirüsü çözmeye çalıştığını kaydetti. Virüsün kendisini kamufle etmesi nedeniyle sürecin ağır tahribata neden olduğunu vurgulayan Kıskaç, “ Koronavirüs’e bazıları çok bilinmeyenli denklem diyor. Ama dünya hala bunu çözmeye çalışıyor. Covid-19, bir yap-boz gibi tek başına çalışmıyor. İki tanede yardımcı ve kendini saklamak için kullandığı arkadaşı var. 1’incisi Influenza ve 2’incisi Pnomoni. Influenzay’ı bulaşta kullanıyor. Pnomoni’yi ise tetikçi olarak kullanıyor. Bunun ikisi arasına da kendini kamufle ediyor” dedi.

    “Seri katil covid 19’un mekanizmasını çözdüm”

    Doktor Kıskaç, kendisinin yaptığı araştırmalarda covid 19’un mekanizmasını çözdüğünü de belirterek, “Ne zamanki bizim Adli Tıp kurumumuz yalan söylemez dediysek işte orda yakayı ele verdi. İtalyanların yapmış olduğu otopsi sonucunda önce Pnomoni suçlandı ama asıl Covid-19 damarlarda biriken pıhtıydı (Trombüs). Ve bu çalışmalar üzerine araştırmalarımı yoğunlaştırdım. Seri katil Covid-19’un mekanizmasını çözdüm” şeklinde konuştu.

    “Akciğer, kalp, beyin ve damarların gittiği her bölgeyi etkiliyor”

    Almanya, Türkiye ve İtalya’nın hastalığın mekanizmasını çözdüğünü vurgulayan Kıskaç, “Teorikmen influenzayı bulaşta için kullandığını belirten Kıskaç, “Kendisi Sitokin fırtınası başlatıyor, damarlarda birikim oluşturup pıhtı yapıyor. Ve karşımıza akciğer, kalp ve beyin bana göre damarların gittiği her bölgeyi etkiliyor. Bu üçlüyü iyi bir şekilde analiz edip ona göre savaşmalı. Dikkat ederseniz İtalyanlar birinci dalgada felaket yaşamışlardı. Ama şimdi son durum Almanya-Türkiye ve İtalya kırmızı alarmdan yeşile döndüler. İşte buradaki mekanizmayı çözdükleri içindir” şeklinde konuştu.

    “Türkiye’de iki noktada devrim niteliğinde karar alındı”

    Doktor Kahraman Kıskaç, Sağlık Bakanlığı’nın Türkiye’nin koronavirüs mücadelesi ile ilgili devrim niteliğinde iki karar aldığını söyledi. Kıskaç, “Sağlık Bakanlığı, bu savaşta iki noktada devrim niteliğinde karar aldı. Birincisi plaquanil tb ilacı. Etkisi duyulduğundan bakanlığımızca toplatılıyor ve sadece hastalara reçete ediliyor. Bu ileri görüşlü olmanın faydasıdır. İkincisi evde takip ve filyasyon ekip organizasyonu. Eğer evde takip olmasaydı boştan yere hafif hastalar hastanelerimizi meşgul edip doluluk oranı artacaktı. En büyük problem hastanelerde doluluk oranının artmasının önüne geçilmiş oldu. Sağlık Bakanlığı bunu başarı ile uyguluyor” diye konuştu.

  • Rusya Dışişleri Sözcüsü Zaharova: “Dağlık Karabağ’da ateşkes gözlem mekanizması kurulamadı”

    Rusya Dışişleri Sözcüsü Zaharova: “Dağlık Karabağ’da ateşkes gözlem mekanizması kurulamadı”

    Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Dağlık Karabağ’da Ermenistan ve Azerbaycan arasında ateşkes anlaşması yapıldığını fakat ateşkes gözlem mekanizmasının henüz kurulamadığını açıkladı.

    Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova haftalık olağan brifinginde gazetecilerin sorularını yanıtladı. Rusya’nın dış politikalarıyla ilgili konulara değinen Zaharova, Dağlık Karabağ hakkında açıklamalarda bulundu. Zaharova, Dağlık Karabağ’da Ermenistan ve Azerbaycan arasında ateşkes ilan edildiğini fakat bir gözlem mekanizmasının oluşturulması konusunda henüz bir anlaşmaya varılmadığını ifade etti. Zaharova, “Asıl mesajımız ordular arasında bir anlaşma yapılması ve ortak bir gözlem mekanizması oluşturulmasıdır. Bildiğimiz kadarıyla şu ana kadar böyle bir çalışma yapılmadı. Biz bu mekanizmanın oluşturulması için bir an önce adım atılmasını umuyoruz” dedi.

    Dağlık Karabağ’ın statüsü için nihai kararın verilmesi gerektiğini savunan Zaharova, “AGİT Minsk Grubu eş başkanları tarafından üzerinde çalışılan ve üzerinde çalışılmaya devam eden öneriler müzakere masasında bekliyor. Dağlık Karabağ’ın nihai statüsünün belirlenmesinden önce güvenilir bir diyalog sağlanmasıdır” ifadelerini kullandı.

    AB’nin Rusya’ya karşı yaptırımlarına Zaharova’dan tepki

    Zaharova, Rus muhalif lider Aleksey Navalny’in zehirlendiği iddiasıyla AB’nin Rusya’ya yaptırım uygulamasını eleştirerek, “Bu adımlara karşılık vermeden olmaz. Herhangi bir somut kanıt söz konusu değil. Bir kez daha Avrupa Birliği’ni, Uluslararası hukuk normlarına geri dönmeye davet ediyoruz” ifadelerini kullandı. Navalny’in zehirlendiği iddialarına karşı bazı ülkeler etrafında Rusya’ya karşı adımlar atıldığını belirten Zaharova, Almanya’nın Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü’nün çalışma kurallarına göre kendileriyle iletişime geçmesi gerektiğini fakat karşılık bulamadıklarını açıkladı.

    İran ile vize serbestisi

    Rusya ile İran arasında vizesiz grup turist gezilerine ilişkin anlaşma yapılması üzerine Rusya Federal Turizm Ajansı (Rostourism) yetkilileri ve İranlı yetkililer ile istişarelerde bulunduğunu aktaran Zaharova, “İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında 2017’de Moskova’da İran vatandaşlarının Rusya’ya vizesiz grup turizmi çerçevesinde gelebilmeleri için anlaşma imzalandı. Bu anlaşma gereği olarak çalışmanın bir an önce tamamlanıp anlaşmanın yürürlüğe girmesini bekliyoruz” dedi.

    Rusya, Kuzey Kore’ye insani yardım gönderiyor

    Kuzey Kore’de geçtiğimiz Ağustos ve Eylül ayları boyunca tayfunlar nedeniyle büyük yıkımlar oluştuğunu hatırlatan Zaharova, “Dost ülke Kuzey Kore’ye insani yardım göndermeye devam ediyoruz. Yakın zamanda ülkeye 50 bin ton buğday sevkiyatını tamamladık. Yardımlarımızın dost Kuzey Kore halkının yaralarının sarılmasına bir nebze fayda sağlayacağını umuyorum” ifadelerini kullandı. Zaharova, ayrıca ülkesinin Kuzey Kore’ye insani yardım gönderimi konusunda çalışmalarına devam ettiğini ve yeni sevkiyatların hazırlandığını duyurdu.

  • Prof Dr. Yusuf Aksar Uluslararası Ceza Mahkemeleri Rezidüel Mekanizması (UCMRM) Hakimi seçildi

    Uluslararası Ceza Mahkemeleri Rezidüel Mekanizması (UCMRM) havuzunda boşalan iki hakim üyelik için yapılan oylamada Türkiye’nin adayı Prof. Dr. Yusuf Aksar, UCMRM Hakimi seçildi.

    Adalet Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, FETÖ’nün şifreli haberleşme programı olan ByLock’u kullandığı tespit edilen ve terör örgütü üyeliğinden mahkum olan Aydın Sefa Akay’ın ve bir diğer üyenin istifası ile boşalan iki üyelik için seçime gidildi. 21 Aralık 2018 Cuma günü, Birleşmiş Milletler’in (BM) New York’ta bulunan merkezinde yapılan seçimlerde Prof. Dr. Yusuf Aksar 101 üye devletin oyunu almayı başardı. Yoğun çabalar sonucu UCMRM hakimi olarak seçilmeyi başaran Türkiye’nin adayı Aksar’ı Adalet Bakanı Abdulhamit Gül tebrik etti ve kendisine başarılar diledi.

    UCMRM’nin üyesi olan Aydın Sefa Akay, 15 Temmuz darbe teşebbüsünden sonra ByLock kullandığının ortaya çıkması nedeniyle tutuklanmıştı. Akay’ın tutuklanması BM ile Türkiye arasında gerginliğe de yol açarken, Akay, daha sonra terör örgütü üyeliğinden mahkum olmuş ve adli kontrol kararı ile serbest bırakılmıştı. UCMRM havuzunda bulunan 25 hakimden 23’ünün görev süresi 1 Temmuz 2018’den itibaren BM Genel Sekreteri tarafından 2 yıl süreyle uzatılmış, Türkiye’nin yoğun çabaları neticesinde Akay’ın görev süresi uzatılmamıştı. Bir üye hakim ise istifa etmişti.

    Aksar 101 oyla seçildi

    Boşalan üyelikler için seçim yapılacağının duyurulması üzerine Adalet Bakanlığı hemen harekete geçti ve Türkiye adına Maltepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yusuf Aksar aday gösterildi. Aksar, Adalet Bakanlığı yetkilileriyle birlikte 10-14 Aralık 2018 tarihlerinde New York’a giderek, BM Daimi Temsilciliği koordinesinde bir dizi lobi çalışmasına katıldı. Bu kapsamda 60’tan fazla ülkenin temsilcileri ile ikili görüşmeler yapıldı. 21 Aralık 2018 tarihinde yapılan seçimin ilk turunda hiçbir aday seçilmek için yeterli oy olan 98’e ulaşamadı ancak Aksar, 67 oy ile en yüksek oyu alan aday oldu. İkinci turda Azerbaycan adayı, Yusuf Aksar lehine adaylıktan çekildi. Türk ve İsviçreli adayların 77’şer oy alması üzerine, Senegal, İsrail, Gana ve Gine adayları da yarıştan çekildi. Son turda Aksar 101 oy alarak seçildi, diğer adaylardan hiç biri ise yeterli oy olan 98’i bulamadı ve seçilemedi. Aksar, iki yıl süre ile UCMRM hakimi olarak görev yapacak. Bu süre, BM Genel Sekreteri tarafından BM Genel Kurul Başkanı ve BM Güvenlik Konseyi Başkanı ile müzakere etmek suretiyle her defasında iki yıl süre ile uzatılabiliyor.

    Prof. Dr. Aksar kimdir?

    Prof. Dr. Yusuf Aksar, İngiltere’de Sheffield Üniversitesinde Yüksek Lisans, Bristol Üniversitesinde de doktorasını yaptı. Uluslarası hukuk alanında çok sayıda kitabı ve akademik çalışması bulunan Aksar’ın Uluslararası Ceza Mahkemesi ve Uluslararası Ceza Usul Hukuku; Implementing International Humanitarian Law, From the Ad Hoc Tribunals to a Permanent International Court ve Implementing International Economic Law Through Dispute Settlement Mechanisms gibi kitapları bulunuyor. Aksar, 2016 yılında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi hakimliği için Türkiye tarafından aday gösterilmişti. Ancak Avrupa Konseyi bünyesinde bulunan ve 7 kişiden oluşan Danışma Paneli, Aksar’ın da içinde bulunduğu üç adayın hiçbiriyle mülakat dahi yapmaksızın yetersiz olduklarını belirtmişti. Aksar’ın UCMRM Hakimi olarak en yüksek oyu alarak seçilmesi, AİHM’in Türkiye’nin gösterdiği adaylara karşı nasıl bir ön yargı içinde olduğunun da bir göstergesi oldu.

    UCMRM’nin önemi

    UCMRM, Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi ile Eski Ruanda Uluslararası Ceza Mahkemesinin yerine Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 1966 (2010) sayılı ve 22 Aralık 2010 tarihli kararı ile kuruldu. Biri Tanzanya/Arusha diğeri ise Hollanda/Lahey’de olmak üzere iki şubesi bulunuyor. UCMRM’nin başkanlığını 1 Mart 2012 tarihinden itibaren ABD’li hakim Theodor Meron yürütüyor. UCMRM, Ruanda ve Yugoslavya’da gerçekleştirilen savaş ve soykırım suçlarının yargılamalarını yapıyor ve temyizen karar veriyor. Bu kapsamda Radovan Karadzic davası temyiz, Ratko Miladic davası ise temyiz öncesi aşamada olup halen derdesttir. Ayrıca haklarında iddianame ile dava açılan ancak halen kaçak olanların yargılamalarını da yürütüyor.