Etiket: Mehmet

  • Mehmet Büyükekşi: “Galatasaray maçında puan veya puanlar bekliyoruz”

    Mehmet Büyükekşi: “Galatasaray maçında puan veya puanlar bekliyoruz”

    Gaziantep Futbol Kulübü Başkanı Mehmet Büyükekşi, “Galatasaray maçında puan veya puanlar bekliyoruz” diye konuştu.

    Yeni sezonda tüm takımlara başarılar dileyen Gaziantep FK Başkanı Mehmet Büyükekşi, kazasız, sakatlıksız ve fair-play değerlerinin esas alınacağı bir sezon yaşanmasını temenni etti. Yeni sezona deplasmanda oynanacak olan Galatasaray maçı ile başlayacaklarını hatırlatan Başkan Büyükekşi, zorlu karşılaşmadan puan veya puanlarla dönmeyi hedeflediklerini belirterek, “İlk sezonumuzda tüm Türkiye’ye bu takımın neler yapabileceğini gösterdik ve artık özgüvenimiz daha da yüksek. Elbette Galatasaray bu ülkenin en büyük değerlerinden ve onlara karşı da büyük saygımız bulunuyor. Geçtiğimiz sezon oynanan ve 3-3’lük skorla biten karşılaşma tüm futbolseverlerin hafızasında hala yer ediniyordur. Hem teknik heyetimize hem de futbolcularımıza güveniyoruz. Sezon öncesi yapılan çalışmaların karşılığını almak istiyoruz. Galatasaray karşısında da puan veya puanlar alarak sezona iyi bir başlangıç yapmak istiyoruz” dedi.

    “Nokta transferlerle gücümüze güç kattık”

    Gaziantep Futbol Kulübü’nün sezon öncesi yeni transferlerini ve hazırlıklarını da değerlendiren Başkan Mehmet Büyükekşi, şöyle devam etti: “Bilindiği gibi geçtiğimiz sezonu Süper Lig’de sekizinci sırada bitirdik. Hedefimiz başarıyı istikrarlı hale getirmektir. Geçtiğimiz sezon Süper Lig’de ilk kez mücadele etmemize rağmen oldukça başarılı bir performans ortaya koyarak sekizinci sırada bitirmeyi başardık. Futbolda her geçen gün yarışçı bir takım olabilmek ve bu başarıları kalıcı hale getirebilmek adına yoğun bir transfer dönemi geçirdik. Andre, Zvonimir, Cenk Şahin ve Çağlar Akbaba aramıza yeni katılan oyuncularımız oldu. Bunların yanı sıra geçtiğimiz sezon kiralık olarak takımımızda bulunan isimlerden Alexandru Maxim, Furkan Soyalp ve Muhammet Demir ile de yeniden anlaştık. Bu transferlerde en önemli olay transferleri kampa yetiştirmemiz olacaktı ve bu bilinçle bunu başardık. Hem mevcut kadromuzu koruduk, hem de nokta transferlerle gücümüze güç kattık.”

    “Futbolculara ve teknik heyete güveniyorum”

    Takımın durumu hakkında konuşan Büyükekşi, “Takımımızın Afyon’da gerçekleştirdiği sezon öncesi hazırlık kampını da yerinde takip ettim. Geçtiğimiz sezon başında transferlerin o zamanki şartlardan dolayı kampa yetişmemesi nedeniyle sezona iyi bir giriş yapamamıştık. Elbette o zaman başkan değildim ama süreci dışarıdan takip ediyordum. Süper Lig’e yeni çıkmış bir takımda yeni hoca, 17 yeni transferin gerçekleştirilmesi çok zor bir olaydı. Bir kez daha Onursal Başkanımız Adil Konukoğlu’na da özverisinden dolayı teşekkür etmemiz gerekiyor. Bu sezon biterken önceliğimiz kadro iskeletimizi koruyarak geçen sezon yaşanan adaptasyon sorununu yaşamamaktı. Kampı da yerinde takip ettim ve takım içerisinde gerçekten bir birlik beraberlik ortamı olduğunu gördük. Takımdaki ekip ruhunun güçlenmesi yeni sezon öncesi heyecanlandırıyor ve takımımıza, teknik heyetimize gönülden inanıyorum” ifadelerini kullandı.

    “Seyircili maçları özledik”

    Sezonun ilk yarısının da pandemi önlemleri kapsamında seyircisiz oynanacak olmasıyla ilgili de açıklamalarda bulunan Mehmet Büyükekşi, “Elbette ki çok uzun süredir taraftarlarımızı yanımızda göremiyoruz. Covid-19 sürecinden ötürü karşılaşmaların seyircisiz oynanmasıyla ilgili karar alındı ve önce sağlık bilinciyle biz de buna saygı duyuyoruz. Pandemi sürecinin ardından ligde sekiz maçlık bir yenilmezlik serisi yakalamış ve onları televizyon başında olsa dahi mutlu etmenin gururunu yaşamıştık. Umuyorum ki tüm vatandaşlarımızın da alacağı gerekli önlemlerle birlikte sezonun ikinci yarısında yeniden taraftarlarımızla bir arada olacağız. Onları mutlu edebilmek için ben ve yönetim kurulumuz var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Tek isteğimiz geçtiğimiz sezon olduğu gibi sezon sonunda taraftarlarımızın gurur duyacağı bir sıralamada ligi tamamlamak olacaktır” şeklinde açılamada bulundu.

  • Sancaktepe Belediyesi Basın Danışmanı Mehmet Ergün’ün oğlu dünya evine girdi

    Sancaktepe Belediyesi Basın Danışmanı Mehmet Ergün’ün oğlu dünya evine girdi

    Sancaktepe Belediyesi Basın Danışmanı Mehmet Ergün’ün oğlu Okan Bahadır Ergün, nişanlısı ile Küçüksu Kasrı’nda dünya evine girdi.

    Sancaktepe Belediyesi Basın Danışmanı Mehmet Ergün’ün oğlu Okan Bahadır Ergün, bugün nişanlısı Aslıhan Ezber ile dünya evine girdi. Beykoz’daki Küçüksu Kasrı’nda düzenlenen düğüne Sancaktepe Belediye Başkanı Şeyma Döğücü, Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen, Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi ve Sancaktepe Belediye Eski Başkanı İsmail Erdem, Galatasaray Spor Kulübü Başkan Yardımcısı Yusuf Günay, Üsküdar Belediyesi Eski Başkanı Mustafa Kara ile çok sayıda davetli katıldı. Çiftin nikahını Başkan Şeyma Döğücü kıydı. Başkan Döğücü düğünde yaptığı konuşmada çifte bir ömür boyu mutluluk diledi. Atılan imzaların ardından Coşkun Sabah, katılımcılara müzik ziyafeti sundu.

  • Yeşilyurt Belediye Başkanı Mehmet Çınar’ın korona virüs testi pozitif çıktı

    Yeşilyurt Belediye Başkanı Mehmet Çınar’ın korona virüs testi pozitif çıktı

    Malatya’nın Yeşilyurt ilçesi Belediye Başkanı Mehmet Çınar, korona virüs testinin pozitif çıktığını açıkladı.

    Yeşilyurt ilçesi Belediye Başkanı Mehmet Çınar, sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda korona virüs testinin pozitif çıktığını belirtti. Çınar, sosyal medya hesabında yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Değerli Hemşehrilerim! Yapılan tetkiklerin ardından Covid-19 test sonucum pozitif çıkmıştır. 14 günlük karantina süreci ile tedavime evimde başladım. Allah’a şükür sağlık durumum iyi. Rabbim bütün hastalara Şafi ismiyle şifalar versin. Dualarınızı bekliyorum.”

  • Fatih Sultan Mehmet Han’ın tablosu İstanbul’da

    Fatih Sultan Mehmet Han’ın tablosu İstanbul’da

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından satın alınan 540 yıllık Fatih Sultan Mehmet portresi, Londra’dan İstanbul’a getirildi. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Tablo, yuvasına döndü aslında. En tertipli, en düzenli şekliyle İstanbul halkıyla, bütün Türkiye’yle bu güzel eseri paylaşmak için heyecanlanıyoruz” dedi.

    İBB tarafından İstanbul’u 1453’te fetheden Fatih Sultan Mehmet’in 1480 yılında İtalyan ressam Gentile Bellini’ye yaptırdığı orijinal tabloyu, Londra’daki dünyaca ünlü Christie’s salonunda, geçtiğimiz 25 Haziran’da gerçekleştirilen müzayedede satın almıştı.

    14.55’te İBB binasına ulaştı

    Bir anda kent ve ülke gündemine giren tablo, 2 aylık bir sürenin ardından ait olduğu yere döndü. 20 Ağustos gecesi İstanbul’a ulaşan tablo, gümrük işlemlerinin tamamlanmasının ardından, 14.55’te İBB’nin Saraçhane’deki merkez binasına ulaştı.

    “Eseri paylaşmak için heyecanlanıyoruz”

    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, tablonun aratan indirilişi sırasında basın mensuplarıyla duygularını paylaştı. Başkan İmamoğlu, “Tablo yuvasına döndü aslında. Bizim gurur verici. Şimdi biraz kendisi için hazırlanan özel bölümde dinlenmesi gerekiyor. İnşallah Cuma günü, Cuma namazından önce ya da sonra bir planlama yapacağız. Burada basınla paylaşacağız görüntülerini. Yine Saraçhane’de halkın evinde İstanbullu ile beraber buluşturacağız. En yakın zamanda çalışmalarımız sürüyor. En tertipli, en düzenli şekliyle İstanbul halkıyla, bütün Türkiye’yle bu güzel eseri paylaşmak için heyecanlanıyoruz” ifadelerini kullandı.

    Polat, deponun özelliklerini paylaştı

    Özel bir ekip ve ambalajla içeri alınan tablo, gerekli teknik özelliklere sahip bir alanda depolandı. Tablonun depolanmasıyla ilgili teknik bilgiler paylaşan Kültür Varlıkları Daire Başkanı Polat, şunları söyledi:

    “Özel yüksek güvenlikli. Hem yangın hem her türlü vandalizme karşı korunmuş, yüksek güvenlikli cam sistemi. Arkasında depomuz var. Depomuz, yüksek kalitede güvenlikli bir depo. Vitrin gibi bir depo aslında. İklim, ısı, nem; bütün koşullarını sağlıyor. Hava geçişi sıfır, tam yalıtımlı bir oda. Yangın tertibatı ile ilişkisi tam. Aydınlatması esere zarar vermeyecek düzeyde. Uluslararası standartta bir eser depolama alanımız var.”

    Portrenin özellikleri

    Gentile Bellini’nin en önemli resimleri arasında sayılan ve tuval üzerine yağlı boya çalışılmış yapıtın eni 33,4; boyu ise 45,4 santimetre. Tablonun sağ alt köşesinde Latin harfleriyle not düşülen tarih ise 25 Kasım 1480. Fatih Sultan Mehmet’in portresinde yer alan ikinci kişinin kim olduğu ise hala bilinmiyor. Christie’s müzayede salonunda İslam ve Hindu Sanat Eserleri sorumlusu olarak çalışan Sara Plumby’e göre, tablodaki kişinin kim olduğu hakkında iki farklı teori bulunuyor. Bunlardan birincisi ikinci figürün, padişahın üç oğlundan biri olduğu. Ancak, tablodaki ikinci kişinin II. Mehmet ile arasındaki yaş farkının az olması bu iddiayı çürütüyor. Diğer iddianın sahipleri ise tablodaki figürün beyaz tenli ve tıraşlı olmasından yola çıkarak, Batılı bir kişi olduğunu ileri sürüyor.

  • Dr. Mehmet Yavuz’dan, ’Yol Hipnozu’ ile ilgili önemli yazı

    Dr. Mehmet Yavuz’dan, ’Yol Hipnozu’ ile ilgili önemli yazı

    Nöroloji Uzmanı Dr. Mehmet Yavuz, beynin gözler açıkken girdiği trans hali olan ’Yol hipnozu’ ile ilgili önemli bir yazı kaleme aldı. Yavuz, bu durumda sürücülerin farkında olmadan aracı kullanmaya devam ettiklerini ancak zihnin başka bir yerde olduğunu dile getirdi.

    Nöroloji Uzmanı Dr. Mehmet Yavuz, araç kullanırken kazalara sebebiyet veren en önemli noktalardan ’yol hipnozu’ ile ilgili önemli bir yazı kaleme aldı. Dr. Yavuz’un hayati konulara vurgu yaptığı yazısı şöyle:

    “Trafik kazalarından sonra yapılan araştırmalarda, sürücülerin söylemlerinin de çok benzer olduğu görülüyor; ’Nasıl olduğunu anlayamadım. Her şey çok ani gelişti. Sadece çarptığımı hatırlıyorum.’ Bu türden kazaların sebepleri yorgunluk, dalgınlık, uyuyakalma ya da dikkat eksikliği gibi durumlara dayandırılarak açıklansa da aslında durum biraz farklı.

    İlk defa 1921 yılında kaleme alınan bir makalede geçen yol hipnozu kavramı, aracı süren kişinin bir noktaya kilitlenmesi, transa girmesi anlamına geliyor. 1929 yılında yapılan bir çalışmada ise ’gözler açık şekilde uyumak’ olarak özetleniyor. Yol hipnozu, bilincin ve bilinçaltının farklı şeylere konsantre olmasıyla, beynin hiçbir şeyden etkilenmeyen, kendi kendine çalışan özelliğinin ortaya çıkmasıdır. Yol hipnozunu, ’otoyol hipnozu’ veya ’beyaz çizgi ateşi’ şeklinde tanımlayanlar da vardır.

    Değişik bir farkındalık hali olarak açıklanabilecek bu kavram, bilincin yaşadığı bir ayrışma durumu olarak da ifade edilebilir. Yol hipnozu sırasında bilincin bir tarafı hipnoz etkisindeyken diğer tarafı da otomatik şekilde eylemi sürdürmeye devam ediyor. Yani zihnimiz otomatik pilot etkisinde, düşünmeden sürüşü gerçekleştiriyor. Bilincin bir kısmı hipnoz altına girerken, diğer kısmı otomatik bir şekilde yaptığı işi gerçekleştirmeye devam edebilir. Kişi bu süreçte kısmi ya da tam bir idrak yitimi yaşayabilir.

    Yıllarca aynı yolu kullanan sürücülerde bu türden bir otomatik pilot etkisi görülmesi oldukça muhtemeldir.

    Yol hipnozu bir trans halidir

    Yol hipnozuna; yolun tekdüzeliği nedeniyle beynimizin gözlerimiz açıkken girdiği trans hali de diyebiliriz. Bu trans durumu, aynı ritimde ve aynı frekansta uzun süreli müzik dinlenildiğinde yaşanabilen özel hipnoz durumuna benzetilebilir. Bu sebeple de sürücü farkında olmadan aracı kullanmaya devam ediyor, ama zihni başka bir yerde oluyor. Özellikle uzun süren yolculuklar yaptığınızda ve aralıksız şekilde araç kullandığınızda yol hipnozuna girebilirsiniz. Yol çizgileri, sileceklerinizin uzun süreli çalışması, yol kenarlarında ki parıltılı ışıklar, karşıdan gelen araçların far ışıkları, sürekli aynı mesafelerle geçilen direkler ve müziğin sakin ritmi, beyninizin çalışma biçimini ve sürecini farklılaştırabilir. Eğer gözleriniz bir noktaya takılıyor, kafanız ya da göz kapaklarınız ağırlaşıyorsa dikkatli olmalısınız.

    İnsan zihni sürekli maruz kaldığı uyarıcıları bir süre sonra dikkate almaz

    İnsan zihni süreklilik arz eden bir uyarıcıya maruz kalırsa, bir süre sonra o uyarıcıyı dikkat alanının dışında bırakır. İnsan zihni maruz kaldığı herhangi bir dış unsur için ilk etapta keskin bir dikkat geliştirir ve durumu inceler, fakat aynı uyarıcı düzenli bir biçimde, sürekli tekrar eden bir akışa sahipse bilinç buna artık dikkat etme ihtiyacı hissetmez. O nesneye karşı duyarsızlaşır. Sürekli aynı ritimde müzik dinleyen birisi bir süre sonra başka unsurlara odaklanıp, müziği neredeyse duymayabilir. Tıpkı havaalanına yakın yerleşim birimlerinde ikamet eden insanların, bir süre sonra inip, kalkan uçak seslerine dikkat etme ihtiyacı duymamaları ve uçak sesine duyarsızlık geliştirmeleri gibi.

    Yol hipnozu, otomatik vitesli araçlarda daha çok görülmektedir. Özellikle gece yolculuğunda sakin sakin ilerlerken daha fazla görülür. Uykusuz ve yorgun olmak, yolun monotonluğu, seyir esnasında zihinsel olarak başka sorunlara odaklanmak tetikleyici unsurlardır. Yol hipnozu için sanılanın aksine, araçla bir süre geçirmek gerekmese de mola verilmeyen yolculuklarda daha sık görülmesi muhtemeldir. Kişi yorgun ve uykusuz ise, ağır bir yemekten sonra aracına bindiyse ya da zihnini meşgul eden önemli bir mesele varsa, aracına biner binmez bile yol hipnozuna girebilir. Aslına bakılırsa zihin yoğun şekilde bir mevzuya odaklandığında ya da sürüş esnasında önemli bir telefon görüşmesi yapılırken, beyin tüm enerjisini bu alana kaydırarak sürüşü, farklı bir bilinçlilik durumuyla yol hipnozuna çevirebilir.

    Yol hipnozu direksiyon başında uyumaktan farklıdır

    Yol hipnozunu direksiyon başında uyumakla da karıştırmamak lazım, yol hipnozunda gözler açıktır ve bilinçli farkındalık olmadan aracını kullanmaktadır. Hatta kişi de, sürüş esnasında bir başkası ile konuşurken bile anlık yol hipnozları gelişebilir. Her zaman gördüğü tabelayı görmeyebilir, dönmesi gereken sapağı kaçırabilir.

    Yol hipnozu sırasında, araç kullanma ile ilgili işlemler çoğunlukla doğru bir şekilde yerine getiriliyor olsa da, ufacık bir hatanın ölümcül sonuçları olabileceğinden, bu bilinç durumuna girme konusunda dikkatli olmalıyız. Dümdüz yolda öndeki araca çarpma, tırın altına girme, duran bir nesneye çarpma gibi kazaların büyük bir çoğunluğu yol hipnozu nedeniyle olmaktadır.

    Yol hipnozundan korunmak için şunlar yapılabilir;

    1- Uzun mesafe yolculuklarında mutlaka şöförün yanında uyumayan biri, yardımcı pilot vasfıyla bulunmalıdır.

    2- Önemli bir problem yaşadıysanız, zihninizi sakinleştirmeden direksiyona geçmeyiniz.

    3- Sürüş esnasında mümkünse müzik dinlemeyiniz, eğer dinleyecek olursanız sürekli temposu ve ritmi değişen melodileri tercih ediniz.

    4- Yola çıkmadan önce ağır yemek yemeyiniz, az da olsa asla alkol almayınız.

    5- Asla uykulu araç kullanmayınız. Eğer gece de yol gitmeniz gerekiyorsa bir dinlenme tesisinde uykunuzu alıp sonra yola devam ediniz

    6- En az iki saatte bir çay-kahve ve ihtiyaç molası veriniz.

    7- Arada bir camı indirerek içeriye temiz hava girmesini sağlayınız.

    8- Aynalardan sürekli etrafınızı kontrol etme alışkanlığı edininiz.

    9- Sürüş esnasında bol bol su içiniz ya da sakız çiğneyiniz.

    10- Seyir esnasında bedeninizin ağırlaştığını, hareketlerinizin yavaşladığını, göz kapaklarınıza bir ağırlık bindiğini hissederseniz yol hipnozuna veya uykuya dalmak üzeriyseniz demektir ki; ikisi de kaza ve hayati tehlike demektir. Acele ile bir yere gitmeniz gerekse bile aracınızı uygun bir yere çekip uyuyunuz.

    11- Bakışınızı aynı noktaya sabitlemeyin, yol çevresindeki unsurları gözlemleyin.

    12- Günlük hayatta uyuduğunuz saatlerde uzun sürüşlerden kaçının, biyolojik saatiniz size rehavete sokup yol hipnozunu tetikleyebilir.

    13- Bedeninizde bir ağırlaşma hissettiğinizde, klimayı açarak araç içi ısıyı düşürünüz, soğuk hava sizi geçici de olsa daha dinç ve dinamik kılacaktır.”