Etiket: Mehmet

  • Toplu Konut İdaresi Başkanı Mehmet Ergün Turan:

    Toplu Konut İdaresi Başkanı Mehmet Ergün Turan, Türkiye’de 2016 yılında 70 bin konut yapmayı hedeflediklerini söyledi. Turan, ayrıca Kastamonu’da ikamet eden emeklileri ev sahibi de yapacaklarını kaydetti.

    TOKİ Başkanı Turan, daire başkanlarıyla birlikte Kastamonu’ya gelerek Vali Şehmus Günaydın’ı ziyaret etti. Ardından Kastamonu Belediye Başkanı Tahsin Babaş’ı ziyaret eden TOKİ Başkanı Mehmet Ergün Turan, Kastamonu’da 4’üncü etap çalışmaları hakkında bilgiler aldı. Kastamonu’da evi olmayan emeklilerin öncelik hakkının bulunacağını belirten Turan, bu kapsamda Kastamonu’da TOKİ adı altında konut yapılacağının müjdesini verdi.

    Kastamonu’da evi olmayan emeklileri konut sahibi yapacaklarını vurgulayan Turan, Belediye Başkanı Babaş’ın önerdiği üç arsanın da yaptıkları incelemeler sonunda hazır olduğu kanaatine vardıkları an Mart ayında şantiyeyi kuracaklarını ve üç arsada da çalışmalara başlanacağını kaydetti.

    Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun önümüzdeki yıl için emekli vatandaşlara konut yapılması talimatını verdiğini belirten TOKİ Başkanı Ergün, şunları söyledi:

    “Hedefimiz ülke genelinde 70 bin konut yapmaktır. Tabi bu konutlar arasında Kastamonu’da talebi doğrultusunda payını alacaktır. Burada önceliğimiz evi olmayan emeklilerin olacaktır. Bizler yeni bir konseptle bu evleri düzenleyeceğiz. Aylık 250 lira taksitle ev sahibi yaptığımız emeklilerimiz var. Bura dada evi olmayan emeklilerimizin yüzünü güldürmek istiyoruz” dedi.

    Türkiye’de birçok vilayeti gezdiklerini ifade eden Turan, “Ülkenin bir çok vilayetini geziyoruz. Her belediye başkanı bizi böyle hazırlıklı karşılamıyor. Kastamonu bizim ismimizi önümüzdeki iki yılda çok duyacak. İnşallah talebin tamamını burada karşılayacağız. Kastamonu’da öncelikli olarak evi olmayan emeklileri ev sahibi yapacağız. Burada önemli olan müracaat eden emeklinin evinin olmaması gerekiyor. Köyde falan hissesi varsa biz onları saymıyoruz. İrtifalı yerleri sayıyoruz. Bu yaptığımız konutlara başvuracak emeklilerimizin aylık aile geliri 3 bin 200 lirayı geçmemesi gerekiyor. Bu sosyal bir projedir ve hızla ilerleyeceğiz” şeklinde konuştu.

    AK Parti’nin 2002 yılından sonraki iktidar döneminde son 13 yılda 700 bin konut yaptığına dikkat çeken Turan, şöyle konuştu:

    “Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın başbakanlığı döneminde TOKİ, direkt Başbakanlığa bağlandı. TOKİ, 1984 yılında kuruldu. 2002 yılına kadar 18 yılda sadece 43 bin konut yapabildi. 2002 sonrasında 13 yılda ise 700 bin konut yaptık. Her yıl yaklaşık 45 bin konut yapıyoruz ve yapacağız. Kastamonu Devlet Hastanesi, Türkiye’nin en modern hastanelerinden biri olacak. Çok özel bir hastaneye sahip olacaksınız. Çalışmalar çok iyi gidiyor. Teslim tarihinden önce tamamlanacağını düşünüyorum. Bu hastanenin Kastamonu’ya uzun yıllar hizmet edeceğinden emin olabilirsiniz”

    Kastamonu Belediye Başkanı Tahsin Babaş, ziyaretinden ötürü TOKİ Başkanı Turan’a teşekkür ederek, Kastamonu’da konut yapılabilecek alanlarla ilgili bir sunum gerçekleştirdi. Sunumunda Kastamonu’da şehir nüfusunun yüzde 16.5’inin 65 yaş ve üzeri vatandaşlardan oluştuğunu söyleyen Babaş, Kastamonu’nun yaşlı nüfus bakımından Türkiye’de ikinci sırada yer aldığını belirtti. Babaş, “Bir aylık süre zarfında yaptığımız araştırmalarda evi olmayıp müracaat eden emeklilerimizin sayısı yaklaşık 10 bin civarında. Biz bu istek doğrultusunda şehrimizin belirli yerlerinde konut yapılabilecek arsaları araştırdık. Sizlerde taktir ederseniz konutları yapıp evi olmayan emekli kardeşlerimize sunmak istiyoruz. TOKİ bugüne kadar Kastamonu’nun yararına çok proje yaptı. Bundan sonra da yapacağını düşünüyorum” dedi.

    Kastamonu’nun son yıllarda büyük bir değişim ve gelişim sağladığını ve ulaşım problemlerini hızla çözdüğünü ifade eden Babaş, yaptıkları çalışmalarda TOKİ’nin konuk yapması için üç öneri sundu. Babaş, sunduğu önerilere karşılık TOKİ tarafından bu bölgelere konut yapılması talebinde bulundu.

    Babaş, “Doğu Çevre Yolu başlangıcında yer alan üç parselden oluşan ve 290 bin metrekarelik bir alanımız var. Burası hazineye ait ve engebesi olmayan bir alan. İyi bir projeyle güzel konutlar yapılabilir. İçme suyu ishale hattı buranın yanından geçiyor. Kanalizasyon için çalışmalarımız bitmek üzere. Doğalgaz terfi hattı da buranın yakınından geçiyor. Esentepe Mahallesinde belirlediğimiz alan yaklaşık 136 bin metre kare. Buranın da alt yapı çalışmaları hazır. Karşısında da yeni yapılan TOKİ konutları mevcut. Burada da sıkıntımız yok. Yine 122 bin metre karelik bir alan Gölköy askeri tesislerin yakınında üniversitemizin bitiminde yer alıyor. Bu arsamızda konut yapımına müsait ve alt yapısında sıkıntı yoktur” dedi.

  • Mehmet Metiner’den Kılıçdaroğlu’na Bumeranglı Gönderme

    AK Parti Milletvekili ve AK Parti İstanbul 3. Bölge milletvekili adayı Mehmet Metiner, Bağcılar’da iş adamlarıyla bir araya geldi. CHP Genel Merkezi’ne saldırı olayıyla ilgili bir kişinin gözaltına alınmasının ardından değerlendirmelerde bulunan Metiner, bu ismi daha önce CHP’nin, AK Parti’yi sıkıntıya sokmak için kullandığını belirterek, “Sayın Kılıçdaroğlu’na bumerang gibi dönmüştür“ dedi.

    AK Parti Milletvekili ve AK Parti İstanbul 3. Bölge milletvekili adayı Mehmet Metiner, bugün Bağcılar’da iş adamlarıyla bir araya geldi. Görüşme sonrası basın mensuplarının sorularını cevaplayan Metiner, 1 Kasım seçimlerine değerlendirerek, “Türkiye toplumumun 1 Kasım’da kaosa izin vereceği kanaatinde değilim. Türkiye toplumunun istikrardan yana oy kullanacağını düşünüyorum“ şeklinde konuştu.

    Metiner, önceki akşam CHP Genel Merkezi’ne saldırı olayı ile ilgili Hacı Ali Hamurcu’nun gözaltına alınmasını da değerlendirdi. Bu ismi daha önce CHP’nin, AK Parti’yi sıkıntıya sokmak için kullandığını belirten Metiner, “Bu isimleri kullanırken, Kılıçdaroğlu’nun bin düşünmesi gerekir. Gözünü kör etmemesi gerekir. AK Parti’ye zarar vereyim de kimin üzerinden verirsem vereyim diye düşünmemesi lazım. Hiçbir siyasi partinin böyle düşünmemesi lazım. Biz fikirlerimizle birbirimizle yarışırız. Ama elimize geçen bilgi ve belgeleri, onu getiren isimlerin arka planına bakmadan konjonktürel olarak değerlendirirsek, ’ben o adamın bilgisi üzerinden partiye ne kadar zarar veririm’ diye düşünürsek sonra bumerang gibi bize döner. Sayın Kılıçdaroğlu’na da bumerang gibi dönmüştür sözünü ettiğiniz kişi. CHP Genel Merkezi’ni hangi amaçla kurşunladığını bilebilecek değilim. Ama biz prensip olarak Hamurcu değil başka biri de olsaydı her türlü şiddetin karşısında olan bir partiyiz. Zaten Başbakanımız, Cumhurbaşkanımız da saldırıyı kınadı. Kılıçdaroğlu’na geçmiş olsun dileklerini iletti. Doğu’da, Güneydoğu’da adaylarımıza, parti binalarımıza, HDP-PKK kaynaklı saldırılar oluyor. Keşke Kılıçdaroğlu da saldırıları kınama konusunda duyarlılığa sahip olsa“ ifadelerini kullandı.

    Kılıçdaroğlu’nun bir televizyon kanalında, “Anayasanın 2 ve 3. maddelerini de değiştirme söz konusu mu?“ şeklindeki soruyu, “Tabii“ diye cevaplamasını da değerlendiren AK Partili Metiner, “Sayın Kılıçdaroğlu’nun PKK terör örgütüne arka çıkan ve PKK terör örgütüyle iltisaklı olduğu bilinen bir televizyon kanalına çıkmasını Türkiye’nin bugünkü konumu itibariyle doğru bulmuyorum. Biraz daha hassas davranmalıydı. İktidara talip bir partinin genel başkanısınız. Dolayısıyla da terörle kararlılıkla mücadele verdiğimiz bir dönemde terör örgütüne arka çıkan bir kanala çıkmak hiç doğru değil. Bir siyasetçinin herkesten daha fazla dikkatli olması gerekir. Sayın Kılıçdaroğlu’nun anayasanın üç maddesinin değiştirilmesine evet dediği kanaatinde değilim. Sorulan soruya anayasaya değiştirmeyle ilgili soru zannedip hızını alamayıp “tabii tabii “dedi. Üç anayasa maddesinin değiştirilmesine CHP’nin “evet” dediği biçimde yorumlanmasını Sayın Kılıçdaroğlu’na haksızlık olarak değerlendiririm. Biz AK Parti olarak böyle küçük, ucuz, ayak oyunlarıyla uğraşmayız. Sayın Kılıçdaroğlu o an kendisine neyin sorulduğunun farkında değildi. Farkında olmadığından anayasa değişikliği ile ilgili soruya “tabii tabii” dediğini varsayıyorum. Buradan farklı bir sonuç çıkarmanın siyaseten çok ucuz olduğunu varsayıyorum. CHP anayasanın üç madde konusunda duyarlılığını geçen dönem neredeyse anayasaya çıkartmayacak düzeyde göstermiştir” dedi.

  • Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu:

    Muhalefetin asgari ücreti yüzde 50 arttırmasını eleştiren Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, “Bu demektir ki istihdam yüzde 50 pahalı olacak. İş dünyası da çıkıp, ’Asgari ücret seni ne ilgilendirir’ diyemedi” dedi.

    Seçim çalışmaları kapsamında Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Bursa Şubesi’ni ziyaret eden Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Bursalı işadamlarıyla bir araya geldi. Türkiye’de milleti merkeze almayan ve milletin sorunlarıyla ilgilenen bir muhalefetin olmadığını ifade edemeyen Müezzinoğlu, “Dünyayı okuyan ve bu milletin geleceğini dert edinen bir muhalefet sorunu yaşıyoruz. Yapıcı bir muhalefetimiz yok. Demokrasiyi yeniden bulanık zeminlere taşımak isteyen odaklara fırsat veriliyor. Türkiye ne kadar istikrarsız olursa belirli güç odakları o kadar rahat edecek. Türkiye’nin istikrarsızlığı millete bedel ödetecek ve birileri bundan rant elde edecek. Ancak mesele kimin milletvekili ya da bakan olacağı değil. Mesele, ülkenin nereye gideceğidir. Bu nedenle tuzaklara boyun eğmeden bu ülkenin kaderine sahip çıkmalıyız” dedi.

    “BİZİM BEYİN GÜCÜMÜZÜ SÖMÜRÜYORLAR”

    Akıl teri dökenlerin Türkiye’nin istikrarını bozmaya çalıştıklarını ifade eden Müezzinoğlu, “Akıl teri dökenler bu milletin sıradan bir millet olmasını istiyor. Bizim de alın terimize alkış tutuyorlar. Bize diyorlar ki, ‘Almanya’ya işçi ver. Aklı çalışanları da Amerika’ya, İsviçre’ye, İngiltere’ye beyin göçü olarak ver. Sen alın teri dökmeye devam et.’ Bugün Profesör Aziz Sancar, Türkiye’nin ve bu milletin evladı. Niye Amerika Birleşik Devletleri’nde diye kimse sormuyor. Profesör Gazi Yaşargil, İsviçre’yi dünya çapında Nöroloji merkezi yaparken ‘bu Gazi Yaşargil niye oraya gitti’ diye sormuyor. ‘Bizim alın terimizi birileri sömürürken akıl teri nerede kardeşim’ diye kimse sormuyor” diye konuştu.

    “SİVİL OLMAYAN SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI VAR”

    Sivil toplum örgütlerini eleştiren Müezzinoğlu, özellikle iş dünyasında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının sivil olmadığını iddia etti. Muhalefet partilerinin seçim vaatleri arasında bulunan asgari ücret artışına ilişkin eleştirileri değerlendiren Müezzinoğlu, “Sivil toplum kuruluşları iş dünyası adına muhalefet partilerine ‘Asgari ücret seni ne ilgilendirir’ demedi. Muhalefet partileri ‘Asgari ücreti bin 500 lira yapıyorum’ diyor. Peki asgari ücret bin lira iken bin 500 yapıyorsun da, bin 100 lira olanınki ne olacak? Bin 200 lira, bin 300 lira, bin 500, bin 700 lira olanınki ne olacak? Bu demektir ki istihdam yüzde 50 pahalı olacak. Nerede iş dünyası? Birileri sizin hedeflerinizi bozmaya çalışırken neden dimdik ayakta duran bir karşı duruşu göremiyoruz? Bunun bedelini milletçe beraber ödemeyecek miyiz? Türkiye’nin muhalefet sorunlarını da siyasi istikrar ve sandık iradesini elimizi vicdanımıza koyarak çözmemiz lazım” şeklinde konuştu.

  • AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki:

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki, CHP Genel merkezini kurşunlayan Hacı Ali Hamurcu’nun CHP tarafından kamuoyuna dürüst insan olarak lanse edildiğini söyledi.

    Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde CHP’nin Hacı Ali Hamurcu’nun iddiaları ile ilgili açmış olduğu davaları kazanan, bunun sonucunda açtığı tazminat davalarını kazanarak vatandaşa sucuk dağıtması ile Türkiye gündeminde dikkat çeken, şu anda AK Parti Genel Başkan Yardımcısı olan Mehmet Özhaseki, CHP genel merkezinin kurşunlanması olayını değerlendirdi.

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki değerlendirmesinde şunları söyledi:

    “Ben 21 sene belediye başkanlığı yaptım. Rahmetli babama bir dönem yapıp geleyim dedim. Fakat 2-3 oldu iş uzuyor genel başkanlarımızdan randevu alıp görevi bırakmak istediğimiz söyledim. Kabul etmediler. ‘Sen Ankara’ya gel, yerine de genç bir arkadaşı koy’ dediler fakat o dönemde Kemal Kılıçdaroğlu’nun iftira hikayesi ortaya çıkınca haliyle dosyalar açıldı. Eğer Ankara’ya gidersem ‘dokunulmazlık zırhına giriyor, kaçıyor’ diyorlardı. Bir şey varsa ortaya çıksın diye ben de sessizce bekledim. Daha önce bizim hırsızlık yaptığını tespit ettiğimiz çocuğu şikayet etmiştik. O da yakalanmıştı suçunu itiraf etmişti. Yargı kararı kesinleşmişti. Daha sonra cezaevinde yatarken CHP’liler geldiler. O çocuğun kanına girdiler birtakım dosyalar söylediler. Hepinizin bildiği gibi 2 gün önce Cumhuriyet Halk Partisi kurşunlandı. Biraz önce telefonlar susmuyor. Kurşunlayan CHP’nin dürüst bir insan diye tanıttıkları Hacı Ali Hamurcu. Kemal bey mecliste ‘namuslu bir vatandaş Kayseri’deki kötülükleri anlatıyor’ diye adamı orada düzgün bir vatandaş diye lanse etti. Daha sonra Kayseri’ye 20 kişilik heyetlerle gelerek basın toplantıları yaptılar. Bu çocuk geçen sene gelip beni hapishanede öğütlediler sonra Kemal beye götürdüler. Orada bir adam bana sen bir kitap yaz ben seni ihya edeceğim dedi. Ben kitap yamayı bilmem dedim ama sen hayat hikayeni ver biz yazarız dediler. Kitabın arka tarafını bunlar yazdı diyor. Sonra kitabı da almadılar beni de dolandırdılar dava açtım diyordu. Şimdi aynı adam CHP Genel Merkezine kurşun sıkan adam.”

  • Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu:

    Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, gelişen, büyüyen ve dünya ile yarışan bir Türkiye’de laikliğe karşı odak olmaktan onur ve gurur duyduğunu söyledi.

    Küçük Sanayi’deki Bursa Esnaf ve Sanatkarlar Odası Eğitim Salonu’nda BESOB üyeleriyle bir araya gelen Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, muhalefet partilerini eleştirdi. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin laiklik ilkesine aykırı eylemlerin odağı haline geldiği gerekçesiyle 14 Mart 2008’de Anayasa Mahkemesi’ne Yargıtay Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya’nın açtığı kapatma davasını hatırlatan Müezzinoğlu, “Muhalefet, kazılan kuyuların kazılmasına yardımcı oldu. Ancak kuyular milli iradeye kazılıyor, tuzaklar millete kuruluyordu. Kaybeden ise 78 milyon ülke insanı oluyordu. AK Parti, 5 ay dünya krize gittiği dönemde Türkiye’yi ileriye taşımak isterken, bir yandan da kapatılma davasıyla uğraşıyordu” dedi.

    AK Parti kapatılmayarak milletin hukukunun kurtulduğunu ifade eden Müezzinoğlu, “Ama ondan bile üzüntü duyan siyasilerimiz çıktı. AK Parti laikliğe karşı odak olmakla ilgili ceza alan bir siyasi parti oldu. Laikliğe karşı odak olma, gelişen, büyüyen, muasır medeniyet seviyesine çıkan, dünya ile yarışan bir Türkiye ise, böyle bir odak olmaktan ben onur ve gurur duyuyorum. Ama milletin iradesinin ümüğünü sıkan, milleti yok farz ederek ona ’bidon kafalı’ diyen bir anlayış laiklikse o laiklikte ben yokum” diye konuştu.

    Esnafın sıkıntılarını da en kısa zamanda çözüme kavuşturacaklarının sözünü veren Müezzinoğlu’na Bursa Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Arif Tak tablo hediye etti.