Etiket: mehmet nuri yılmaz

  • MHPde M.Nuri Yılmaz bombası!

    MHPde M.Nuri Yılmaz bombası!

    Mahalli İdareler Genel seçimi için iddialı partilerden olan MHP’de, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkan adayları arasına sürpriz bir isim daha eklendi: Mehmet Nuri Yılmaz!

     

    Aralarında İsmail Köse, Ömer Haluk Pirimoğlu, Cemal Polat, Zekai Kaya, Enver Atasever, Fevzi Budak ve Jale Alcan Özerzurumlu’nun da isimlerinin geçtiği Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı için Diyanet İşleri eski Başkanlarından Mehmet Nuri Yulmaz’ın da ismi geçmeye başladı. İktidar partisine bir hayli mesafeli olduğu bilinen ve MHP’ye sempati ile baktığı konuşulan Yılmaz, bir anda partililerin gündemine geldi. Türkiye’nin en uzun süreli ve yaptığı başarılı hizmetler ile ‘iz bırakan’ Diyanet İşleri Başkanlarından olan Erzurumlu Mehmet Nuri Yılmaz’ın teklif beklediği ve bu teklifin gelmesi halinde bu partiden Büyükşehir adaylığını ciddi ciddi düşüneceği ifade ediliyor. M.Nuri Yılmaz ismi ile Erzurum’da daha etkili olacaklarına inanan partililer ise, bu konuda Erzurum’da ki teşkilat mensuplarının mutabık olacağını ama Genel Merkezin tavrını da merak ettiklerini söylüyorlar.

     

     

     

    Emekli olduktan sonra Ankara’da ikamet eden ve zaman zaman Erzurum’a gelen, dost sohbetlerinde bulunan Yılmaz’ın, Büyükşehir adayı olması halinde, bu ismin vereceği ‘hava’ ile diğer ilçelerin de kazanılabileceği görüşü ağırlık kazanıyor. Fetullah Gülen ve rahmetli Naim hoca (Gölleroğlu)ile de medrese arkadaşlığı olan Yılmaz’ın, Tansu Çiller’in Genel Başkanlığı döneminde de Doğru Yol Partisi’nden milletvekili adayı olarak ismi geçmişti.

  • Arkadaşım Naim

    Arkadaşım Naim

    Diyanet İşleri eski Başkanlarından Mehmet Nuri Yılmaz, yakın arkadaşlarından olan rahmetli din adamı hemşehrisi Naim Hoca (Gölleroğlu)’nun hayatını kaleme alıyor..

     

    Uzun yıllara dayanan tanışıklığından yola çıkarak renkli kişiliği ile ön plana çıkan Naim hoca her yönüyle ele alacak olan Yılmaz, kitabında çok sayıda yaşanmış anıya da yer verecek. Erzurum’da medrese eğitimi görükleri dönemden de kesitler anlatacağı kitabında Naim hocanın şakalarına da yer verecek olan M.Nuri Yılmaz, böylelikle Gölleroğlu’nun bilinmeyen yönlerini de kamuoyuyla paylaşacak. Mehmet Nuri Yılmaz kitabında ayrıca, Erzurum’dan medrese arkadaşları Fetullah Gülen ile de bu kitapta yaşadıkları ilginç olay ve anıları da paylaşacak.

     

     

     

    Şu ana kadar basılı 3 kitabı olan ve ‘Arkadaşım Naim’ kitabıyla yazı yaşamına devam edecek olan M.Nuri Yılmaz’ın kitabında, Erzurumlu eski bakanlardan Rıfkı Salim Burçak ile ilgili de ilginç bir  anıya yer verecek. Dönemim Devlet Bakanı Ekrem Ceyhun tarafından Rıfkı Salim Burçak’ın cenaze namazını kılması için davet edilen Naim hocanın bir muzipliğine de yer verdiği kitabında Yılmaz, yaşanan komik bir olayı espirili bir dille anlatacak..

    Kitabın önümüzdeki yıl tamamlanıp yayın hayatına sunulması bekleniyor..

  • Demirel Mehmet Nuri Yılmaz’ı istedi

    9. Cumhurbaşkanı Demirel, 27 Mayıs’ta hayatını kaybeden eşi Nazmiye Demirel’i son yolculuğuna uğurladı. Süleyman Demirel, 65 yıllık hayat arkadaşına veda ederken sağlık durumunun kötü olması nedeniyle oturması için getirilen koltuğu kaldırttı. ‘Oturmam’ diyen Demirel, güçlükle de olsa ayakta durdu ve Nazmiye Demirel’e böyle veda etti. Demirel, eşi defnedilirken mezarlıkta da hazır bulundu ancak sağlık durumu nedeniyle defin işlemlerini bir koltukta oturarak izledi. Rica ettiği korumalarının mendiline koydukları bir avuç toprağı eşi Nazmiye Hanım’ın mezarına atan Süleyman Demirel’in oldukça üzgün olduğu görüldü.Cenaze namazını Süleyman Demirel’in isteği üzerine Erzurumlu eski Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz kıldırdı.

     

    Demirel’in uzun süredir tedavi gördüğü Başkent Üniversitesi Ankara Hastanesinden ailesi ve yakınları tarafından alınan cenazesi, Çankaya Belediyesine ait cenaze aracıyla dün Isparta’ya gönderildi.

     

     

    Sağlık sorunları nedeniyle bir süredir kendisi de Güven Hastanesi’nde tedavi olan Süleyman Demirel, eşinin cenaze töreni için Güniz Sokak’taki evinden saat 09.15’te çıktı.

    İki kişinin yardımıyla yürüyebilen Demirel, saat 10.00’da Ankara Esenboğa Havalimanı’ndan, Isparta Süleyman Demirel Havaalanı’na özel uçakla gitti. Aprona kadar özel aracıyla giden Demirel, kendisini takip eden gazetecilere aracın içerisinden şapkasını çıkartarak selam verdi.

     

     

     

    HELİKOPTERE MİNİBÜSLE GİTTİ

    Özel uçakla Isparta Havalimanı’na inen Demirel’i Isparta Valisi Memduh Oğuz ile Mehmet Ağar, Cavit Çağlar, Agah Oktay Güner ve diğer yetkililer karşılaştı. Korumaları ve doktorları eşliğinde uçaktan güçlükle inen Demirel, daha sonra 200 metre mesafedeki İslamköy’e gideceği helikoptere minibüs ile gitti.

     

     

    KÜLLİYE’DE TÖREN
    İslamköy’de  Demirel ailesinin inşa ettirdiği Demirel Külliyesi’ndeki cenaze törenine TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Hükümet adına Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, AK Parti adına da Grup Başkanvekili Mahir Ünal katıldı. Törende, SP Genel Başkanı Mustafa Kamalak, DP Genel Başkanı Gültekin Uysal, eski bakanlardan Mehmet Ağar, AK Parti Isparta Milletvekili Süleyman Bilgiç, CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal, Demirel’in eski bakanlarından MHP Milletvekilleri Sümer Oral ve CHP Bursa Milletvekili Turhan Tayan, MHP Ankara Milletvekili Tuğrul Türkeş, İşadamları Rahmi Koç, Taylan Bilgel, Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, eski siyasilerden Hikmet Çetin, Yaşar Topçu, Fenerbahçe eski Başkanı Ali Şen, Murat Karayalçın, Hüsamettin Özkan, Hüsamettin Cindoruk, Köksal Toptan, Cavit Çağlar, Necmettin Cevheri, İsmet Sezgin de hazır bulundu.

     

    Cenazeye Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, KKTC Başbakanı İrsen Küçük, Ergenekon Davası’nın tutuklu sanıkları İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, CHP Zonguldak Milletvekili Mehmet Haberal ve İzmir Milletvekili Mustafa Balbay, Ergenekon’un firari sanığı Bedrettin Dalan da çelenk gönderdi.

     

     

     

    ASKER PROTOKOLDE

    Isparta Tümen Komatanı Tümgeneral Ethem Büyükışık, Eğirdir Komando Okulu Tugay Komutanı Tuğgeneral Mustafa Kurutmaz da törene katıldı. Demirel’in kardeşleri Şevket ve Hacı Ali Demirel ile Nazmiye Demirel’in kardeşi Ali Şener, aile üyeleri ve çok sayıda vatandaş da külliye içinde Demirel’in babaannesi Şehriban Hanım adına yaptırılan Şehriban Hatun Camii’ndeki törende saf tuttu.

    Yaklaşık 5 bin kişinin katıldığı ve yerin dar olması nedeniyle kargaşanın yaşandığı cenaze töreni sırasında Isparta’daki Nazmiye Demirel Ortaokulu öğrencileri, ‘Seni unutlayacağız Nazmiye Teyze’ yazılı döviz açtı. Süleyman Demirel Üniversitesi’nden bir grup öğrenci de üzerlerinde kırmızı tişört ve ellerinde kırmızı güllerle cenaze törenine katıldı.Cenaze namazının ardından tabut omuzlara alındığı sırada korumalar arasında gerginlik yaşandı.

    Nazmiye Demirel’in tabutunun üzerine kırmızı tülbent konulduğu görüldü.

     

     

     

    OTURMADI, EŞİNE AYAKTA VEDA ETTİ

    Özel doktoru Aylin Cesur’un eşlik ettiği Demirel için özel bir sağlık ekibi de görevlendirildi. Yürümekte de zorlanan Demirel, taziye için gelen yakınlarıyla sohbetinde üzüntüsünü dile getirirken, “Bilim, ilim her şey yapıldı. Ama maalesef çare bulunamadı, kurtaramadık. Beyin vücudu terk etti” dedi.

    Cenaze namazını eski Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz kıldırdı. Yürümekte güçlük çeken Süleyman Demirel için tabutun hemen arkasında oturması için koltuk hazırlandı. Camiye gelen Demirel, oturmayı kabul etmedi ve koltuğu geri kaldırttı. Zor da olsa ayakta duran ve eşine veda eden Demirel’in hüznü yüzüne de yansımıştı.

     

     

     

    EŞİNİN MEZARINA BİR AVUÇ TOPRAK ATTI

    Nazmiye Demirel’in cenazesi, İslamköyü Koca Mezarlığı’nda kardeşi Yılmaz Şener’in yanına açılan mezara defnedildi. Süleyman Demirel, eşini defnetmek için mezarlığa kadar makam aracıyla gitti. Nazmiye Hanım defnedilirken sağlık durumundan dolayı Süleyman Demirel için bir koltuk kondu mezarın başına. Demirel, koltuktan izledi defin törenini.

    Demirel eşine son görevini yerine getirirken korumalarından siyah mendiline toprak koymalarını rica etti ve bu toprağı ayağa kalkıp eşinin mezarına attı. Nazmiye Demirel’in mezarına ilk toprağı atan Demirel, oldukça üzgün görünüyordu.

    Demirel’in ardından MHP Genel Başkanı Bahçeli de Nazmiye Demirel’in mezarına toprak attı. Ayrıca Adana’dan yakın bir aile dostunun getirdiği bir kova dolusu toprak da mezara döküldü.

    CHP’nin halef selef iki lideri Kılıçdaroğlu ve Baykal da törene katıldı.

     

     

     

    DEMİREL’DEN HERKESE TEŞEKKÜR

    Okunan duaların ardından 9’uncu Cumhurbaşkanı Demirel, yerinden kalkarken “Herkese teşekkür ediyorum. Allah dualarınızı kabul etsin” dedi.

    BAHÇELİ, DEMİREL’İN ELİNİ ÖPTÜ

    MHP Genel Başkanı Bahçeli ise mezarlıktan ayrılmadan önce Demirel’in yanına tekrar giderek elini öperek vedalaştı. Bahçeli, çıkışta Nazmiye Demirel için “Türkiye’nin hanımefendisiydi. Allah rahmet eylesin” dedi.

    Törende yoğun güvenlik önlemleri alındı, Jandarmanın bomba arama köpekleriyle tarama yapması dikkat çekti.

     

     

     

     

     

     

     

  • Nuri Hoca’dan açıklama var

    Diyanet  İşleri eski Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz,   o dönem diyanetin 28 Şubat cuntası tarafından kullanıldığı iddialarını yalanladı. Yılmaz, gönderdiği yazılı açıklamasında şu görüşlere yer verdi:

     

    “Öncelikle belirtmek isterim ki, ’28 Şubat cuntası tarafından kullanılmak’ iddiası, aslı esası olmayan insafsız ve önyargılı bir bakıştan ibarettir.

     

    Mesnetsiz iddialara delil sayılan; başkan olarak benim, hiyerarşik olarak da ilgili imza ve parafların yer almadığı, tarih ve numarası da bulunmayan düzmece bir belgenin fotokopisi verilmektedir. Usul gereğince bu tür yazıların geçerlilik kazanabilmesi için önce Başkan Yardımcısının, sırasıyla da ilgili Daire başkanının ve şube müdürlerinin imza ve paraflarının olması gerekir. Belge diye yayımlanan fotokopide, bunların hiç birisi yer almadığı gibi benim imzam da bulunmamaktadır. Tarihi ve numarası da yoktur. Böyle bir kâğıt parçasının belge diye sunulması ve Meclis Araştırma Komisyonu’na da bu şekilde verilmesi düşündürücüdür.

     

     

    Kaldı ki, Başkanlık böyle bir emir yayımlamış olsa idi, bunun öncelikle müftülüklere gönderilmesi, oradan gelecek bilgilere göre bir rapor haline getirilip arşivlenmesi gerekirdi. Konunun üzerine ciddi ve araştırmacı gazeteci sorumluluğu ile gidilmiş olsaydı, müftülüklerde ve Başkanlık arşivinde böyle bir belgenin yer almadığı anlaşılmış olacaktı.

     

     

    Bu belge, haberde sözü edildiği gibi Meclis Araştırma Komisyonu’na Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından verilmiş ise, öncelikle Meclis Araştırma Komisyonu’na asılsız bilgilerin verildiği kanaatini uyandırır. Sözü edilen Başkanlık raporunda, daha bunun gibi birçok asılsız iddianın yer aldığı tarafımızca tespit edilmiş bulunmaktadır.”

  • Mehmet Nuri Yılmaz’a şok suçlama

    TBMM Darbe ve Muhtıraları Araştırma 28 Şubat Alt Komisyon Başkanı Yaşar Karayel, 28 Şubat’ta yaşanan post-modern darbede komutanların din adamlığı bile yaptıklarını söyledi.

     

     

    Karayel, Diyanet bünyesinde kurulan Diyanet Araştırmaları Merkezi (DİYAM)’nin yönetimine de Milli Güvenlik Kurulu Psikolojik Harp Daire Başkanlığı’nda görev alan komutanların getirildiğini ifade etti.

     

    “DİYANET’TE FARKLI İŞLERYAPILDIĞINA…”

    Yaşar Karayel, 28 Şubat post-modern darbenin öncesi ve sonrasında yapılanları, partisinin İl Danışma Meclisi toplantısında anlattı. Karayel, 28 Şubat’ta insanlara yapılan zulümlerde, işkencelerde devletin her kurumunun kullanıldığı gibi Diyanet İşleri Başkanlığı’nın da kendi amaçları doğrultusunda çalıştırıldığını aktardı. Karayel, yapılan darbede, Diyanet’te farklı işler yapıldığına dair komisyon olarak belgelerin temin edildiğini ifade ederek, “28 Şubat döneminde askerler, Diyanet’e, alınan kararlar doğrultusunda görevler vermiş. 28 Şubat soruşturmasında yapılan işlerin hukuksuz olduğunu görüyoruz. Hukuksuzluk içerisinde insanlara bu zulüm ve işkenceler yapıldı. Bunlar, sadece din adamlarına, dindarlara yapılan işler değil. Bir de dindarlara kendi elleriyle yaptırılan işler ortaya çıktı” dedi.

     

    TARİKATLARI FİŞLEME FORMU

    Diyanet İşleri Başkanlığı’nın, 28 Şubat dönemine ait komisyona gönderdiği raporu paylaşan Yaşar Karayel, Diyanet’e verilen görev ve bunları yapmayanlarla ilgili hukuksuzlukların net olarak ortaya çıktığını anlattı. Karayel, Diyanet’in raporunda ise o dönemde il ve ilçe müftülüklerine gönderilen talimat olduğunu hatırlatarak, şu bilgileri verdi: “Diyanet’in gönderdiği yazıda, ‘Topluma din hizmeti sunmak ve toplumu din konusunda aydınlatmakla görevli başkanlığımızın, toplumumuzun dini inanç ve yaşayış tarzları konusunda bilgi sahibi olmasında zorunluluk vardır. İl ve ilçe müftülükleri, görev bölgelerinde mevcut tarikatları tespit edip bunlarla ilgili bilgileri tarikat liderleri, tarikat liderlerine yakın insanlardan bilgi alınıp forma yazılacaktır. Bu form ortaya çıktı. Tarikatlar ve bunların müntesipleri ile ilgili bilgiler alınırken, bunların, başkanlığınızca toplumu din konusunda aydınlatma çerçevesinde değerlendirileceği, hiçbir tarikat liderinin endişe duymaması gerektiği özellikle anlatılacaktır. Bu konuda endişe yaratılacak davranışlarda bulunulmamalıdır. Bilgi, form her bir tarikat için ayrı ayrı doldurulacak. Bu formlar en geç 30 Nisan 1997 tarihine kadar acele olarak başkanlığımıza gönderilecek.’ İşte Türkiye’de bütün çalışmalar bu talimatlarla bu şekilde yapılmış. Sonuçta yapmayan din adamları meslekten atılmış. Maaş kesme, kınama ve benzeri cezalar verildiğini görüyoruz.”

     

    “DİYAM’IN YÖNETİCİLERİ ASKER”

    Yaşar Karayel, 28 Şubat’ta Diyanet’te araştırma merkezi kurulduğunu ve adına DİYAM denildiğini belirtti. Karayel, Diyanet bünyesinde kurulan bu merkezin yönetiminde görev alanların ise din adamları değil komutanlar olduğunu öğrenince de şaşırdıklarını ifade etti.

     

    NURİ HOCA NE DEDİ?

    Erzurum’un yetiştirdiği değerli din adamlarından biri olan ve uzun yıllar diyanet işleri başkanığı yapan Mehmet Nuri Yılmaz ise yaptığı açıklamada  “O süreçte asla fişleme yok, tasfiye edilen kimse yok, tarafımızca kapatılan bir tek Kur’an kursu yok” dedi.