Etiket: mehdi

  • Balıkçılar Mehdi Eker’le “Vira Bismillah” Dedi

    Gıda, Tarım ve Hayvancılık eski Bakanı ve AK Parti 3’üncü Bölge Milletvekili Adayı M. Mehdi Eker, Yeşilköy’de balıkçı esnafıyla sohbet etti. Balıkçılar Eker’i “Reis” ilan etti, “Vira Bismillah” dedi.

    Gıda, Tarım ve Hayvancılık eski Bakanı ve AK Parti İstanbul 3’üncü Bölge Milletvekili Adayı Mehdi Eker, Yeşilköy Su Ürünleri Kooperatifi’nde balıkçılarla sohbet etti. Balıkçılar için 2004 yılından itibaren ÖTV’siz yakıt desteği vermeye başladıklarını belirten Eker, bugüne kadar Türkiye’de balıkçılara 1 milyar 200 milyon liranın üzerinde kaynak aktarıldığını söyledi. Balık yetiştiriciliğini desteklediklerini de söyleyen Eker, yatırımcılara da 2 milyon liraya kadar yüzde 50 sübvansiyonlu kredi imkanı sağladıklarını, işleme, paketleme tesislerine de yüzde 50 hibe verildiğini ifade etti.

    Balıkçılıkta sanayileşmeye de dikkati çeken Eker, “Balığı günlük avlayıp tükettiğimiz bir ürün olmaktan çıkarmamız gerekiyor. Bunların temizlenmesi, işlenmesi ve paketlenmesiyle uzun süreli muhafaza etmemiz gerekiyor. Böylece daha uzak pazarlara balıklarımızı ulaştırma imkanımız olur” dedi.

    Denizlerimizde balık çeşitlerinin azalması yüzünden balıkçıların zor günler geçirdiğini de anlatan Eker, bu konuda çözüm üretebilmek için, mersin, kalkan, Karadeniz alabalığı gibi türlerin yavrularını üreterek denize bıraktıklarını söyledi. 2014 yılında 537 bin ton üretim gerçekleştirildiğini belirten Eker, “Bunun 300 bin tonu avcılıktan, geriye kalan kısmı yetiştiricilikten geliyor. Biz yetiştiriciliği arttırıyoruz ki, av stoklarımızı daha iyi koruyalım. Çünkü çocuklarımızın da balıkçılık yapması ve ekmeğini denizden çıkarması, stokları iyi korumamızla ilgili. Bir defada hepsini avlarsak, çocuklarımıza avlayacak balık bırakmayız” dedi.

    “EKONOMİK İSTİKRAR İÇİN SİYASAL İSTİKRAR”

    Ekonomide istikrarın siyasal istikrarla mümkün olduğunu da anlatan Eker, “Ülkenin birikmiş sorunlarının çözülmesi gerekiyor. Bunun için güçlü bir parlamentoya dayalı tek başına hükümet gerekiyor. Türkiye’nin koalisyonlar döneminde düştüğü durumları hepimiz hatırlıyoruz. Koalisyon türbülanslarına düşmemek için istikrarı tercih etmemiz gerekiyor” diye konuştu.

    Öte yandan, balıkçılar Eker’i balıkçılığa yaptığı katkılardan dolayı “Reis” ilan etti, “13 yıldır balıkçılığa ve hayvancılığa destek verdiniz şimdi sıra bizde. Vira Bismillah” şeklinde bir pankart açtı.

  • Mehdi Eker: “1 Kasımda Türkiye Kaderini Seçecek”

    Eski Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı ve AK Parti İstanbul 3. bölge milletvekili adayı Mehdi Eker, Yenibosna’daki Doğu Sanayi Sitesi’ni ziyaret etti. Burada sanayicilere seslenen Eker, “1 Kasım’da Türkiye kaderini seçecek” dedi.

    Eski Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, bugün Yenibosna’daki Doğu Sanayi Sitesi’ni ziyaret etti. Eker’i İstanbul Tuzla Organize Sanayi Bölgesi ve Doğu Sanayi Sitesi Başkanı Bilal Hancı ve yöneticiler kapıda karşıladı. AK Partili Eker ve beraberindekiler sanayi sitesini gezerek, çalışmalar hakkında bilgi aldı. Daha sonra Mehdi Eker, konferans salonunda sanayicilere seslendi. Ortak akla ve istişareye önem verdiklerini söyleyen Eker, “1 Kasım’da yeninden seçime gidiyoruz. Çünkü 7 Haziran’da girdiğimiz seçimde bir çoğunluk sağlanamadı. Bize karşı ittifak yapıp bizi hükümetten düşürmeye çalıştılar. Biz yüzde 41’de kaldık karşı taraftaki üç parti yüzde 60. Bizi iktidardan düşürmek için ittifak yaptılar ama hükümet kurmak için ittifak yapamadılar“ diye konuştu.

    1 Kasım seçimlerinin önemine değinen Eker, “Ya Türkiye istikrar içerisinde yeniden bir hükümet kuracak ya da koalisyonlara mahkum olacak. Türkiye geçmişte ne zaman koalisyonlarla yönetildiyse türbülansa girdi, zaman kaybetti. Türkiye ne zaman koalisyona girse on yıl kaybediyor. Türkiye on yıl kaybetmesin, yazıktır günahtır. Çünkü bundan fakir fukara zarar görüyor. Türkiye 1 Kasım’da sadece milletvekillerini seçmeyecek, kaderini seçecek” ifadelerini kullandı.

    Türkiye’nin komşularında yaşanan krizleri de hatırlatan AK Partili Mehdi Eker, “Siyasi meseleler var. Türkiye’nin etrafı ateş çemberi. Bu siyasi meselelere karşı Türkiye’yi korumak. Orta Doğu yangınından Türkiye’yi korumak için güçlü olmak lazım. Bu güç için siyasi istikrar lazım. Barışın sağlanması, huzurun sağlanması için reformlar yapılması lazım. Bu nedenle 1 Kasım kader seçimi. Türkiye’nin kanı akıyor, gözyaşı döküyor. Terörle mücadelenin daha etkin yapılabilmesi de keza buna bağlı“ şeklinde konuştu.

    Konuşmanın ardından Sanayi Sitesi Başkanı Bilal Hancı, Mehdi Eker’e üzerinde ismi yazılı olan bir kalem hediye etti.

  • Mehdi Eker: “çözüm Süreci Devam Edecek”

    Gıda Tarım ve Hayvancılık eski Bakanı Mehdi Eker, çözüm sürecini devam ettireceklerini belirterek, “Ama teröre ve teröriste haddini bildirecek, bir tek vatandaşımızın burnunu kanatmayacak tedbirlerimizi de almamız gerekiyor” dedi.

    Kastamonulular Derneği üyelerinin buluştuğu toplantıda istikrar vurgusu yapan Mehdi Eker, Ortadoğu’da yaşanan gelişmelere dikkati çekti. Medeniyetimizin şehirlerinin kan ağladığını belirten Eker, “Ankara’yı da ağlatmaya çalıştılar. Bunlarla mücadele etmenin yolu tek başına bir güçlü iktidardır. Bundan dolayı 1 Kasım kader seçimidir” diye konuştu.

    Türkiye’nin en önemli sorunlarının istikrarlı bir hükümetle çözümlenebileceğini de belirten Eker, “Bu sorunların en önemlisi Kürt meselesi ve terör sorunudur. Çözüm sürecini barış bu topraklarda kalıcı hale gelene kadar devam ettirmemiz gerekiyor. Ama teröre ve teröriste haddini bildirecek, bir tek vatandaşımızın burnunu kanatmayacak tedbirleri almamız gerekiyor. Bunun için güçlü bir hükümetle yolumuza devam etmemiz, güçlü reformlarla bu süreci sürdürmemiz gerekiyor” şeklinde konuştu.

    Tarım politikalarına da değinen Eker, Türkiye’nin 4 milyar dolar ihracattan 18 milyar dolar ihracata ulaştığını belirterek şunları söyledi:

    “Türkiye sınırlarını kapatsa, hiçbir yerden gıda almasa, kendi kendine yetebilecek durumda. Buğday üretimimiz bu yıl rekor düzeye ulaşarak 22.5 milyon tona ulaştı. Sırf muhalif duygularla Türk çiftçisine hakaret ediyorlar. Türk çiftçisinin ulaştığı nokta gurur vericidir.”

  • Adnan Oktar’dan ‘ŞOK’ Mehdilik açıklaması

    Adnan Oktar’dan ‘ŞOK’ Mehdilik açıklaması

    Adnan Oktar,  Haber Vaktin’le yaptığı söyleşide ilginç açıklamalarda bulundu. “Mehdilik iddiası”yla ilgili yine çok ilginç sözler söyleyen Oktar,   “Bu alametler(Mehdilik) bana uyuyor diye anlatmaktan vazgeçsem bu çok büyük samimiyetsizlik olur. Peygamberimiz (sav), yüzlerce detay vermiş… Bu özellikler bana benziyor mu evet benziyor.” dedi.

     

     

    İşte Fatih Akkaya’nın yaptığı söyleşi

     

     

     

    -Atatürk’le ilgili düşünceleriniz nedir?

     

    Atatürk tam bir Osmanlı paşasıydı. Dindar, yiğit, modern, samimi, delikanlı bir insandı. Atatürk’ün dindarlığını eserlerimde tüm delilleriyle ortaya koydum ben. Hep diyorum Atatürk ahir zamanın en mühim insanlarından biridir. Allah onu pek çok güzelliğe vesile kılmıştır. Bugün biz bu konuşmayı yapıyorsak, böyle rahat konuşuyorsak bu Atatürk’ün sayesidedir. Atatürk’e karşı olan arkadaşların bir çoğu Atatürk’ün sağladığı bu özgür ortam sayesinde düşüncelerini ifade edebiliyorlar. Yoksa ne sakalı olmayana, ne kravat takana, ne internet kullanana kimseye müsaade etmezdi bağnaz sistem.

     

     

     

    -Askerlerle aranız nasıl? 

     

    Türk Ordusu aslandır. Bir her türlü çalışmamızla her zaman askerimizin yanında olduk. Bediüzzaman da över Türk Ordusunu, kahraman ordu der bahsederken. İnşaAllah ahir zamanda çok güzel sorumluluklar üstlenecek bu kahraman ordu, ahir zamanın aslanı olacaklar.

     

     

     

    ŞOK MEHDİLİK AÇIKLAMALARI 

     

    -Kimi çevrelerce ara sıra gündeme getirilen Mehdilik iddiası konusunun aslı nedir? 

     

    Mehdi geldi. Hz. İsa (as) geldi. İkisi de görev başındalar. Zaten dikkatli gözle bakan biri son 30 yıldaki gelişmelere baksa bunu rahatlıkla görebilir. Benim Mehdilik iddiam yok. Hiçbir zaman da olmaz. Defalarca da yemin ettim, yaşamım boyunca asla böyle bir iddiada bulunmayacağım diye. Bazı kimseler, Mehdi özellikleri bana çok benzediği için ben de bu alametleri sürekli anlattığım için böyle bir çıkarımda bulunuyorlar. Peygamberimiz (sav) mehdi ile müjdelenin buyuruyor, ben Resulullah (sav)’e uyuyorum ve anlatıyorum. Bu alametler bana uyuyor diye anlatmaktan vazgeçsem bu çok büyük samimiyetsizlik olur. Peygamberimiz (sav), yüzlerce detay vermiş, orta boylu olacak, geniş omuzlu olacak, alnı açık olacak, gözleri çekik ve yeşil olacak, karnı geniş olacak, tek kaşma çatma çizgisi olacak, dişleri güzel olacak, kaşları hilal şeklinde olacak, cildi parlak olacak, sakallı olacak, sakalı kenarlardan düzeltilmiş olacak diye detaylı anlatmış. Bu özellikler bana benziyor mu evet benziyor. Ama bu benzemek Mehdi olmak anlamına gelmez, böyle benzeyen çok sayıda insan bulabilirsiniz. Mehdi kaderde takdir edilmiş kişidir. İslam Birliği’nin kurulmasına vesile olan, Hz. İsa (as) geldiğinde onu öne geçirip arkasında namaz kıldığı kişi Mehdi’dir. Biz o kişiyi gördüğümüzde, Allahualem Mehdi bu zattır diyeceğiz inşaAllah.

     

     

     

     

    -Cemaatlerle aranız nasıl? Size bakışları ne yönde? 

     

    Ben tüm cemaatleri tüm grupları çok severim. Onlar da beni çok severler. Hepsini korur kollarım. Hepsinin kıymeti, yeri ayrıdır, hepsi çok değerlidir. Bu milletin çimentosudur cemaatlerin hepsi.

    gommm.jpg

    -Peki ya medyayla, sanatçılarla aranız nasıl? Görüştükleriniz var mı? Veya sohbetlerinize katılanlar?.. 

     

    Ben herkese şefkatle sevgiyle bakarım. Herkesteki güzel yönleri görmesini bilirim. Hüznü-zan ederim. Özellikle sanatçıları çok severim. Sanatçı kıymetli insandır. Devletin özel koruması gereken, ihtimam göstermesi gereken insandır. Zor yetişiyor sanatçılar, özellikle gerçek sanatçılar çok zor yetişiyor. Devletimiz hepsine en güzel imkanı sağlamalı, hepsine çok iyi sahip çıkmalı diye düşünüyorum.

     

     

     

     

     

    -Bugün en çok izlenen haber kanallarından birine çıkıp, konuşsanız, eminim ki, reyting rekorları kırar. İnsanların bu ilgisini neyle açıklıyorsunuz? 

     

    Samimi oluyor benim açıklamalarım. Dürüst konuşuyorum. Benim sözlerimde doğru olmayan hiçbir yön bulamazsınız. İnsanlar ne der diye düşünmem. Yanlış anlaşılır diye doğru olanı söylemekten çekinmem. Allah’ın rızasına uygun hareket ederim.

     

     

     

     

    -Hakkınızda devam eden davalar var. Bilgi verir misiniz?

     

    Benim davalarım çok olur hamdolsun, ama bugüne kadar açılan tüm davalardan beraat ettim. Hak hep yerini buldu. Adalete güvenim tamdır. Ama tabi şaşırtıcı pek çok olaylarla da karşılaşıyoruz bu yargılamalar esnasında. Hepsinde bir hayır vardır. Mesela şu anda devam eden davamız 1999 yılında 28 Şubat sürecinde göz altına alındığımızda işkence altında zorla imzalatılan sözde beyanlara dayanarak açıldı. Hukuken işkence altında verilen ifadeler kanunen geçersizdir. Ama bu ifadelere dayanılarak bize dava açıldı. Kovuşturma boyunca da yargılama boyunca da aleyhimize tek bir suç unsuru bulunmadı. Klasörler dolusu suçsuzluğumuzu gösteren delil var. Davamız 2005’te zamanaşımıyla bitmişti, ama bu esnada bir ilginç olay daha oldu. Kanunen bu karara itiraz etme yetkisi olmayan Fatih Altaylı ve Ebru Şimşek’in başvurusuyla Yargıtay zamanaşımı kararını bozdu. Oysa örgüt davalarında kişilerin suçtan zarar görmesi mümkün olmadığı için temyiz hakları da bulunmuyor. Yani Fatih Altaylı’nın başvurusu hukuki değil bu başvuruyla kararın bozulması da hukuki değil. Buna rağmen aslında bitmiş olması gereken bir dava, 7 yıldır devam ettiriliyor. Tabi bunda da bir hayır vardır, hakimlerimizin mutlaka bir bildiği vardır. Bizler de bu hukuki hatanın düzeltilmesini bekliyoruz şimdi.

    gom-033.jpg

    -Ülkemizde başörtüsü konusu, onyıllardır tartışma konusu. Bu konuya bakışınız nasıl? Kamuda başörtüsü serbest olmalı mı?

     

     

     

    Başörtülü kardeşlerimizin hayatın her alanında hür ve özgür hareket edebilmeleri gerekir. Çoktan bu haklarını kazanmış olmaları lazımdı, inşaAllah kısa zamanda kazanacaklardır.

     

     

     

     

    -Gündemdeki “İmralı ile müzakere süreci”yle ilgili düşünceleriniz nelerdir?

     

    Hükümetimiz ve devletimiz her şeyi detaylarıyla düşünüp en akılcı yolu izliyorlardır. Ben hükümete bu konuda güveniyorum. Tayyip Bey çok akıllı bir insan. Çok açık beyanları var, defalarca söyledi tek bayrak tek devlet tek millet dedi, bundan vazgeçmeyiz dedi. Dikkatle izliyoruz, inşaAllah hayırla sonuçlanacaktır. Ama şunu söylemek lazım, terörün bir ideolojisi var. Bu ideolojiye karşı mutlaka anti-Darwinist anti-materyalist anti-Marksist anti-Leninist bilimsel çalışma yapılması lazım. Bölgede terör örgütünün sürekli yaptığı propagandaya karşı bilimsel, ilmi cevap verilmesi, karşı propaganda yapılması gerekir. Bu yapılmadığı müddetçe sorunun tam anlamıyla çözülmesi pek mümkün olmaz.

     

     

     

     

    -Hükümet’in performansını nasıl buluyorsunuz?  Kendinize Recep Tayyip Erdoğan’ı mı, Necmettin Erbakan’ı mı daha yakın hissediyorsunuz? 

     

    Hükümet gayet iyi gidiyor. Yıllarca korku ve dehşet içinde yaşattılar bu milleti, şimdi milletimiz dindar, Allah’ı seven, milletin değerlerine saygı duyan, millete tepeden bakmayan güzel bir hükümete sahip. Bu çok güzel bir durum. Sayın Başbakan Erbakan Hocamız’ın yetiştirdiği bir insan zaten. Erbakan hocamızın güzel ruhunu, İslam Birliği aşkını, cesaretini, mertliğini, dürüstlüğünü, millete hizmet aşkını almış bir insan. Çok zor tarihi bir görev yapıyor, o yüzden herkesin çok iyi sahip çıkması gerekir. Çok rahat ettirilmesi gerekir. Allah inşaAllah ülkemize çok daha güzel günler gösterecek. Bakın, hep birlikte göreceğiz Türkiye büyük Türkiye olacak. Türk İslam Birliği kurulacak, bayram yeri gibi olacak her yer. Tüm bu sıkıntılar, bu acılar, bu karışıklıklar bu güzel günlerin habercisi inşaAllah.