Etiket: Medyası

  • Rus medyası: “Bağdadi ağır yaralı”

    Rus medyasında yer alan haberlere göre, DEAŞ’ın kurucusu ve lideri Ebu-Bekir El Bağdadi’nin ağır yaralı olduğu bildirildi.

    Rus medyası, DEAŞ’ın kurucusu ve lideri Ebu-Bekir El Bağdadi’nin ağır yaralı olduğu haberlerine yer verdi. Rus medyasına yabancı kaynaklardan sızdırılan bilgilerde El Bağdadi’nin aldığı ciddi yara sonucu yatalak olduğu bilgileri de yer aldı. Bilginin devamında El Bağdadi’nin Irak Hava Kuvvetleri’nin DEAŞ’a yaptığı hava saldırıları sonucu yaralandığı, saldırıda çok sayıda militanın öldüğü de ifade edildi.

    Gerçek ismi İbrahim Abad İbrahim el-Badri olan El Bağdadi, ilk olarak Temmuz 2014’te DEAŞ’ın kurucusu ve lideri olarak ortaya çıkmıştı. Daha sonra bulunamayan El Bağdadi’nin yaşadığını ve Suriye’nin Hajin kentinde saklandığını Irak makamları Mayıs ayında bildirmişti.

  • ABD medyası Kuzey Kore balistik füze üretimine devam ediyor

    Kuzey Kore’nin Donald Trump, Kim Jong Un zirvesinden sonra balistik füzeler üretiği iddia edildi.

    ABD medyası uydu görüntülerine dayandırarak Kuzey Kore’nin Sanumdong füze üretim tesisinin 7 Temmuz 2018 tarih itibarıyla faaliyetlerine devam ettiği belirtildi.

    Silah kontrol uzmanları, hem uydu fotoğraflarının hem de ABD istihbaratının Kuzey Kore’nin balistik füzeleri üretmeye devam ettiğini ve füze programında, Başkan Donald Trump ile Kuzey Kore lideri Kim Jong Un arasındaki 12 Haziran Singapur zirvesinden sonra bile devam ettiğini gösteren uydu görüntülerinin olduğu iddia edildi. Uzmanlar, özellikle füze üretimiyle tutarlı faaliyet gösteren 7 Temmuz tarihli bir uydu fotoğrafına işaret ediyorlar.

    Devam eden füze üretiminin haberini ilk olarak ABD basınında Washington Post tarafından duyuruldu. Kuzey Kore’nin nükleer silahların yakıt üretimini birden fazla gizli alanda artırdığını ve Kuzey Kore rejiminin ABD’den bu tesisleri gizlemek için çalıştığını bildiren ibarelerin olduğunu duyurmuştu

    Singapur’da 12 Haziran 2018 zirvesinden sonra Trump ve Kim, ABD- Kuzey Kore ilişkilerini yeniden dostane bir şekilde kurmak için birlikte kameralar karşısında açıklamalarda bulunmuşlardı.

    Kuzey Kore daha önce, ABD’nin Doğu Sahillerine ulaşabilen kıtalararası bir balistik füze üretmiş ve füzelerinin nükleer savaş başlıkları taşıdığını açıklamıştı.

  • Türk ve Arap medyası Kızılcahamam’da bir araya geldi

    Türkiye ve Suudi Arabistan arasındaki ikili ilişkileri medya bağlamında güçlendirmek adında tertiplenen Türkiye-Suudi Arabistan Medya Buluşması Kızılcahamam’da gerçekleştirildi.

    Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü’nün (BYEGM) koordinesinde tertiplenen Türkiye-Suudi Arabistan Medya Buluşması Kızılcahamam’da gerçekleştirildi. İlçedeki bir otelde gerçekleşen buluşma, iftar programıyla başladı. Etkinliğe Kızılcahamam Belediye Başkanı Muhittin Güney ile Suudi Arabistan’ın Ankara Büyükelçisi Walid Bin Abdul Karim El Khereiji’nin yanı sıra BYEGM Genel Müdürü Mehmet Akarca, milletvekilleri, medya temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı.

    Gecenin ev sahibi konumundaki BYEGM Genel Müdürü Mehmet Akarca, iftarın ardından yaptığı açılış konuşmasında, Suudi Arabistan denilince Türk-İslam dünyasındaki herkesin içinde bir saygı ve sevgi oluştuğunu ve Türkiye’nin Suudi Arabistan’a her dönem kardeş gözüyle, çok yakın insanlar gözüyle baktığını söyledi.

    Suudi Arabistan’ın Ankara Büyükelçisi El Khereiji, Türkiye ile Suudi Arabistan arasında her anlamda çok sağlam bir dostluk ilişkisi bulunduğunu kaydetti.

  • Bursa Medyası Şanlıurfa’da

    Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu’nun Bursa medyası ile buluşma toplantısında verdiği talimat doğrultusunda Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen programa 43 basın mensubu katılıyor.

    13 Ekim’de başlayan ve 3 gün sürecek olan Yerel Medya Toplantısı çerçevesinde mesleki çalışmalarını sürdüren basın mensupları aynı zamanda Şanlıurfa’nın tarihi ve kültürel değerlerini de yakından tanıtıldığı inceleme gezilerine katılıyorlar. İlk olarak Halfeti de tekne ile incelemelerde bulunan heyet, Arkeoloji ve Çini Müzesi ile Balıklı Gölü ziyaret etti.

    Bursa’da yayın yapan gazete, televizyon, dergi, radyo, internet medyası ve basın meslek örgütü temsilcilerinden oluşan 43 kişilik basın heyetinde bulunan medya mensuplarına, Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi yetkilileri yöre hakkında bilgiler verdi.

    Medya temsilcileri Türkiye’nin en büyük arkeoloji müzesi olan Şanlıurfa Müzesinde dünyada bulunan en eski tapınak olarak tarih kitaplarını değiştiren Göbeklitepe Tapınağından çıkan eserleri de gördü.

    “Suriyelilerin barındığı kamp ziyaret edilecek”

    BYEGM tarafından yürütülen program çerçevesinde basın heyeti, AFAD tarafından koordine edilen Suriyeli mültecilerin barındığı kampa da yarın bir ziyaret gerçekleştirecek.

  • 28 Şubat zulmünün sembol isimlerinden Yakup Köse: “Kartel medyası işkenceyi alkışladı”

    28 Şubat zulmünün sembol isimlerinden Yakup Köse, “14 yaşında bir çocuktum. Mahkemeye ayaklarım kelepçeli çıkarıldım. Saçlarım usturaya vuruldu. Hürriyet Gazetesi alkışladı. Çıkan haberler bize işkence yapılmasına sebep oldu” dedi.

    Türkiye Gazetesi 28 Şubat sürecinde henüz 14 yaşındayken hapse atılan Yakup Köse’yle bir röportaj yaptı. İşte o röportaj:

    “Henüz 14 yaşında bir ortaokul talebesiydi. Gösteriye katıldı diye hapse atıldı. Zorla ifade tutanağı imzalatıldı. Çektiği çile ile 28 Şubat zulmünün sembollerinden biri oldu. O dönem soğuk zindanlarda işkence gören Yakup Köse, bugün Star Gazetesinde köşe yazarlığı yapıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kazakistan ziyaretine davet edilen isimlerden biri de Yakup Köse idi. Uçaktaki sohbette Köse, Erdoğan’a 28 Şubatçılardan ne zaman hesap sorulacağını sordu. Cumhurbaşkanı, Köse’ye konuyu hatırlattığı için teşekkür etti ve medyanın mağduriyetleri gündemde tutması gerektiğini söyledi.

    Yakup Köse’ye terörist suçlamasıyla atıldığı cezaevinden Cumhurbaşkanlığı uçağına uzanan süreçte neler hissettiklerini sorduk. “Ergenekon ve Balyoz davalarında hızlı bir şekilde yeniden yargılama kararları çıkarırken 28 Şubat’tan dolayı 22 yıldır cezaevinde olan insanlar için hiçbir şey yapamıyoruz. Bunun bir şekilde Cumhurbaşkanımıza söylenmesi gerekiyordu” diye söze girdi Köse…

    BU TÜRKİYE’NİN YARASI

    Ve anlatmaya başladı:

    Bu mesele Türkiye’nin görünmeyen, kanayan yarası. Cezaevlerinde 28 Şubat mağduru, 400’e yakın kişi var. Dergi dağıttığı, Kur’ân kursu açtığı, sohbet verdiği için suçlu bulunup hapse atılan bu insanların tahliye edilmesi lazım. Balyoz’da, Ergenekon’da, Gezi davasında yeniden yargılama kararı veriliyor, müspet sonuçlar çıkıyor; 28 Şubat mağdurlarının yeniden yargılanma isteği reddediliyorsa, o zaman 28 Şubat tahakkümü hâlâ bu ülkenin üzerinde demektir.

    Dönemin medyası yargılananlar hakkında dehşet haberler verdi. 14 yaşında bir çocuktum daha. Terörist dediler bana. Mahkemeye ayaklarım ve ellerim kelepçeli çıkarıldım. Saçlarım usturaya vuruldu. Diyelim ki bu çocuk bir şey yapmış. Büyüklerin kaldığı koğuşa mı konur? Çocuk Islah Mahkemesinde değil de Devlet Güvenlik Mahkemesinde mi yargılanır?

    Hürriyet gazetesi, kartel medyası zulmü alkışladı. Bu haberlerin neticesinde çıkan kararlar, bize işkence yapılmasına sebep oldu. Siz bu manşetleri niye attınız? Başörtülü çocukların, öğrencilerin üzerine köpekleri salarken niye alkışladınız? Nereden alıyordunuz bu emirleri? Bunların hesap vermesi lazım. Bu konuda kapsamlı bir soruşturma yapılmasını, davanın yeniden açılıp, objektif bir şekilde değerlendirilmesini istiyorum.

    HEPSİ DE DEŞİFRE EDİLMELİ

    28 Şubat meselesi Türkiye’nin gündemine 2011 yılında geldi. 15 Temmuz darbe girişimi sene-i devriyesini doldurmamışken, bizdenmiş gibi görünen bazı kişiler, maalesef darbeciler için mağdur edebiyatı yapmaya başladı. FETÖ’cülere ‘yerlere yatırıldılar, toplu şekilde cezaevine gönderildiler’ diye sahip çıkanlar, 28 Şubat mağdurları için konuştu mu ki? Halil Kantarcı, 15 Temmuz’da Çengelköy’de şehit oldu. 28 Şubat mağduruydu. Dosya arkadaşımdı. 15 yaşında idama mahkûm oldu. Üç çocuğu var. Diğer şehitlerimizin evlatları bulunuyor. Bu sözler, onlara ihanet değil midir? FETÖ’cüler hakkında bilip bilmeden yorum yapanlar yargıya gölge düşürüyor.

    28 Şubat meselesi çözüldüğü zaman birçok meselenin çözüleceğine inanıyorum. Darbenin yargı, medya, ekonomi ayağı deşifre edilmedikçe, hesap sorulmadıkça biz yeni darbelere gebeyiz. Bu, karşı tarafı cesaretlendirebilen bir unsurdur. O dönem yaşadıklarımızı, Türkiye ancak 80 darbesinde gördü. Ve hâlâ yıllardır cezaevinde yatan var. Recep Tayyip Erdoğan’ın bu konudaki samimi çıkışlarını dinlemeli.

    O UÇAĞA BİNMEK BÜYÜK BİR ŞEREF

    Yakup Köse, Cumhurbaşkanının uçağına davet edilmesinin nasıl bir duygu olduğunu şöyle anlattı: Adım Yakup… İsmin insan hayatına tesiri vardır. Biraz çileli bir hayatımız oldu. Cumhurbaşkanımız bu Yusufi hayatı biliyordu. Uçağına davet etti. Annem ‘Seni cezaevinden kim çıkarırsa ona ömür boyu dua edeceğim’ demişti. Cumhurbaşkanının vesilesiyle çıktım. Soğuk duvarlardan alıp ana kucağına koyan Erdoğan tarafından ağırlanmak büyük bir şerefti…

    HÂKİM ANNEMİN ELİNDEKİ TESPİHİ ALDIRDI

    Yakup Köse, 15 Temmuz darbecilerinin küstahlığına atıfta bulunurken, 28 Şubat’ta yaşadığı acı hatırasını şöyle anlattı: Soğuk duvarlar bizi esir alamadı. Ağlamayacağım dedim ağlamadım. Annem karar duruşmasını izlemeye gelmiş. Arkada tespih çekiyor. Hâkim, askere elindeki tespihi aldırdı. ‘Burası o işi yapacağınız yer değil’ diye. Şimdi bakıyoruz FETÖ’cüler her türlü rezilliği sergiliyor. Kimse mağdur edebiyatı yapmasın.”