Etiket: medya

  • Sosyal medya onu konuşuyor

    Kırşehir’in Kaman ilçesinde görev yapan Bursalı polis memuru Barbaros Hatunoğlu, devriye sırasında hava şartlarından dolayı aç kalan yaban kuşlarına yem verirken çektiği yılbaşı mesajı videosu ile sosyal medyada ilgi odağı oldu.

    Polis memurunun karlar altındaki Kırşehir’in Kaman ilçesinde yaban kuşlarına yem atarken çekilen videosu sosyal medyada kısa sürede yayıldı. Olayın başrolündeki polis memuru Barbaros Hatunoğlu Bursalı. 3 yıldır Kaman’da görev yapan Hatunoğlu, devriye gezdiği sırada yaban kuşlarını beslemek için kilolarca yem aldı. Bir yandan görevini yapan, bir yandan da soğuk ve kar altındaki Kaman’da yiyecek bulmakta güçlük çeken yaban kuşları için doğaya yem atan Hatunoğlu’nun bu anları birlikte görev yaptığı arkadaşı tarafından videoya çekildi. Videoda yeni yıl mesajı veren Hatunoğlu, yaban hayvanlarının unutulmaması gerektiğini dikkat çekerek, “Dünyanın her yerinde süregelen savaşlardan dolayı acı çeken insanların acılarının son bulmasını diliyorum. Bu vatan bizim. Dağıyla, taşıyla, ovasıyla, bağıyla, havada uçan aç kuşlarıyla. Biz sahip çıkmazsak kimse bize sahip çıkmaz” dedi.

    Barbaros Hatunoğlu’nun sosyal medyada yayınlanan videosu kısa sürede ilgi odağı oldu. Dalga dalga yayılan videoya adeta tebrik yağdı. Davranışı ile dikkatleri üzerine çeken Hatunoğlu’na örnek polis yorumları yapıldı.

  • Bursa Belediyeleri’nin 2018 medya karnesi açıklandı

    Bursa’nın ilk ve tek medya takip şirketi BMT Medya (Bursa Medya Takip), Medya Takip Merkezi (MTM) ile birlikte yaptığı medya araştırmasıyla 2018 yılının en çok konuşulan Bursa Belediyeleri’ni belirledi.

    Medya Takip Merkezi’nin verilerinden elde ettiği medya yansımalarını analiz eden BMT Medya’nın araştırmasına göre, 2018 yılında ulusal ve yerel medyada hakkında en fazla haber yapılan belediye 28 bin 820 haberle Bursa Büyükşehir Belediyesi olurken; Büyükşehir’i 11 bin 565 haberle Nilüfer Belediyesi, 10 bin 118 haberle Osmangazi Belediyesi, 10 bin 44 haberle de Yıldırım Belediyesi takip etti.

    Zirvenin değişmez ismi Bursa Büyükşehir Belediyesi

    Binlerce ulusal, bölgesel ve yerel gazete ile dergiyi kapsayan BMT Medya ve Medya Takip Merkezi’nin araştırmasında, zirvenin değişmez ismi Bursa Büyükşehir Belediyesi oldu. Özellikle su ve ulaşım indirimleri, trafikteki akıllı kavşak uygulamaları, esnaf ve halk ile buluştuğu bereket sofraları ile gündemde yer bulan Bursa Büyükşehir Belediyesi 2018 yılında 24.265’i yerel olmak üzere toplamda 28.820 kez gündeme gelerek yeni bir rekora imzasını attı.

    Nilüfer Belediyesi kültür sanat etkinlikleri ile ilçelerde ön sırada

    Nilüfer Belediyesi tüm sene boyunca sürdürdüğü kültür sanat faaliyetleri ve festivaller ile gündemde oldukça yer alırken, senenin son günlerinde Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in Büyükşehir Belediye başkan adayı olacağı iddiaları ile de 2018 yılında 9.411’i yerel olmak üzere toplamda 11.565 kez gündeme geldi.

    Panorama 1326 en çok konuşulanlar arasında

    İlçeler sıralamasında 2. sıraya yerleşen Osmangazi Belediyesi açılışını gerçekleştirdiği Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi ve Soğanlı Kentsel dönüşümü konuları ile 8.979’u yerel olmak üzere 10.118 adet haberle medyada yer alırken, Yıldırım Belediyesi gençlik hareketi, mahalle konakları ve Sular Vadisi konularıyla 9.279 u yerel olmak üzere 10.044 adet haberde yer alarak ilçe belediyeleri sıralamasında üçüncü oldu.

    Öte yandan ilçe belediyeleri arasında Karacabey Belediyesi 5587 haberle beşinci sırada yer alırken, İnegöl Belediyesi 5272, Gemlik Belediyesi 4451, Mudanya Belediyesi 3312, Gürsu Belediyesi 2376, Mustafakemalpaşa Belediyesi 2308 haber ile sıralamayı takip etti.

    BMT Medya Genel Müdürü Murat Bilir, istatistiki verilerin ilgili kurumlarla paylaşılacağını belirtirken, “Bursa Medya Takip Merkezi gelişmiş teknolojik imkanları ve deneyimli kadrosuyla medyada yer alan tüm kurum ve kuruluşlara hizmetini 2019 yılında kalitesini arttırarak devam ettirecektir” dedi.

  • Medya Okulu’nun konuğu Ersin Çelik

    Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen ‘Medya Okulu’, Görükle Gençlik Merkezi’nde bu hafta Yeni Şafak Gazetesi Dijital Yazı İşleri Müdürü Ersin Çelik’i ağırladı.

    Bursa Büyükşehir Belediyesi Görükle Gençlik Merkezi, önemli faaliyetlere ev sahipliği yapmaya devam ediyor. Değişen dünya düzeni içerisinde gelişmeleri doğru okuyabilmek ve yorumlayabilmek maksadıyla gerçekleştirilen ‘Medya Okulu’na bu hafta Ersin Çelik konuk oldu. Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Şube Müdürlüğü koordinasyonunda gerçekleştirilen program, gençlerden ilgi gördü. Çelik, dijital dünyadaki gelişime paralel olarak medya sektöründeki değişimi anlattı. Günümüzde dizüstü bilgisayarların küçülüp ekran olarak ceplere girdiğini hatırlatan Ersin Çelik, böylelikle hareket hâlinde iken iş görme gibi bir çalışma kültürünün geliştiğini vurguladı. Ersin Çelik, bilgi ve mesleki tecrübelerini aktardığı gençlerin sorularını da cevaplandırdı. Çelik, ‘Medya Okulu’na konuk olmanın mutluluğunu yaşadığını söylerken, gençler de keyifli söyleşinin ardından medyaya artık daha farklı bir gözle bakacak olmanın heyecanını yaşadı.

  • UMED Filistin Kültür ve Medya Akademisi mezunları sertifikalarını aldı

    Dışişleri Bakanı Yardımcısı Yavuz Selim Kıran, “İsrail yönetiminin Başbakanı Netanyahu’nun muhatabı hiçbir zaman Türkiye Cumhuriyetinin lideri değildir. Onun kendini kıyaslayacağı kendine hedef alacağı eşik bugün bebek katili terör örgütlerinin liderleridir” dedi.

    Uluslararası Medya Enformasyon Derneği (UMED), Filistin Medya İletişim Forumu ve TÜRKAB işbirliğiyle yeni nesil iletişimciler yetiştirilmesi amacıyla düzenlenen “Filistin UMED Medya Akademisi” sertifika töreni gerçekleştirildi. Dışişleri Bakanı Yardımcısı Yavuz Selim Kıran, törende yaptığı konuşmada Filistin’in insanlığın kanayan yarası olduğunu belirterek, “İnsanlık dışı uygulamaların merkezinde duran Filistin bugün dünyanın gidişatı açısından da uluslararası sistemin gidişatı açısından da bütün dünya adına çok önemli bir turnusol kağıdı tescil ediyor. Filistin halkına yapılan zulümlerin Filistin’in kaderi üzerinde oynanan oyunların Kudüs’ün statüsü üzerinde oynanan oyunların adeta emperyalizmin uluslararası hegomon güçlerin tek taraflı hukuk dışı insanlık dışı uygulamaların merkezinde olması tüm dünya adına talihsiz bir durumdur. Filistin davasına destek veren Türkiye her zaman Filistinli kardeşlerinin yanında durmaya devam ediyor, devam edecek bundan kimsenin şüphesi olmasın. Türkiye ve Filistin’in kaderinin bir olduğunu Türkiye’nin kaderinin Filistin olduğunu Filistin’in kaderinin de Türkiye olduğunu gösteren tarih boyunca çok önemli tarihi vesikalar var. Bütün bu unsurların yanında bugün Filistin mücadelesine gerçekten de Türkiye Cumhuriyeti lideri Recep Tayyip Erdoğan’ın verdiği önemli motivasyon var” ifadelerini kullandı.

    “Filistin davası hiçbir zaman gündemimizden düşmeyecek”

    Filistin davasının kahramanlarından 20 yaşındaki Emin Selim’in elinde Türk bayrağı olduğu için saldırıya uğradığını ve elinden Türk bayrağını bırakmadığını anlatan Kıran, “Nasıl Emin Selim kardeşimiz yaralanmasına rağmen o bayrağı dalgalandırıyorsa Türkiye Cumhuriyeti de Filistin davasına verdiği destekle Filistin’in bayrağı uluslararası merkezlerde bütün dünyada dalgalanmaya devam edecek” dedi.

    “Filistin davası hiçbir zaman gündemimizden düşmeyecek” diyen Kıran, “Müslüman coğrafyası olarak hepimizin üzerinde düşünmesi gereken sorular da var. Bugün Filistin davası eğer sadece Türkiye’nin davası olarak uluslararası gündeme getiriliyorsa sadece Türkiye bu davayı omuzluyorsa o zaman İslam dünyası olarak hep birlikte oturmalı başımızı öne koymalıyız. Bu saldırıların hedefinde bütün Müslümanlar vardır” açıklamasında bulundu.

    Filistinli gazetecilerin Türkiye’den basın yeleği, miğfer ve gaz maskesi taleplerinin olduğunu hatırlatan Kıran, isteklerin yerine getirilmesi için talep edilen desteği vereceklerini bildirdi.

    “Onun kendini kıyaslayacağı kendine hedef alacağı eşik bugün bebek katili terör örgütlerinin liderleridir”

    Kıran, konuşmasına şöyle devam etti:

    “Türkiye’nin son 10 yılda sadece Filistin’e yaptığı ekonomik kalkınma yardımları 500 milyon dolar civarında. Daha fazlasını yapacağız, yapmaya devam edeceğiz. Hiçbir zaman İsrail’in terörist uygulamalarına Türkiye geçit vermemiştir. İsrail’in bugünkü başbakanı birkaç gün önce Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanına dil uzatmaya kalktı nasıl cevaplar aldığını da gördünüz. İsrail Başbakanını muhatap almayacağız kendisinin Cumhurbaşkanımıza gizli bir hayranı olduğunu biliyoruz ama İsrail yönetiminin Başbakanı Netanyahu’nun muhatabı hiçbir zaman Türkiye Cumhuriyetinin lideri değildir. Onun kendini kıyaslayacağı kendine hedef alacağı eşik bugün bebek katili terör örgütlerinin liderleridir. Kendisini kıyaslayacağı kendi yönetimi açısından örnek alacağı kişilikler de bu terör örgütlerinin elebaşlarıdır. Hiç kimsenin Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanına dil uzatmaya onun mücadelesini gölgelemeye, baltalamaya hakkı ve haddi olamaz. Buna İsrail yönetiminin başbakanı da dahildir. Kendi ülkesinde yaşadığı sorunları Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanına dil uzatarak gölgeleyebileceğini sanarak büyük bir yanılgıya kapıldığını İsrail’de erken seçim kararı alınmasıyla da görmüş olduk.”

    Kıran, Türkiye’nin Filistin için koşmaya devam edeceğini vurgulayarak, “Türkiye Cumhuriyeti Filistin için mücadele etmeye konuşmaya devam edecektir” diye konuştu.

    “Filistin davası bizim hem milli hem manevi davamızdır”

    AK Parti Dış İlişkiler Başkan Yardımcısı Mehmet Ceylan, 8 haftalık eğitimde hem teorik hem sistematik bilgiler alındığını belirterek, “Akademinin esas amacı Filistin davasını mazlum Filistin halkının yıllardır yaşamış oldukları sıkıntıları dünyaya bağımsız bir şekilde özgürce en doğru şekilde iletebilmektir” dedi.

    Ceylan, şöyle konuştu:

    “Filistin davası bizim mili ve manevi bir davamız. Terör devleti olarak nitelendirebildiğimiz İsrail maalesef 1967 yılından beri o bölgede Filistin halkına terör estirmektedir. Binlerce kardeşimizi şehit ettiler yerlerinden yurtlarından ettiler. Her geçen yıl işgal planını daha da arttırmaktadır. İşgal devam etmektedir. Buna direnen Filistinli kardeşlerimizi gönülden kutluyoruz. Türkiye olarak onların her zaman yanındayız. Başka Cumhurbaşkanımız olmak üzere bütün Türk halkı Filistinli kardeşlerimizin her zaman yanında olmuştur olmaya da devam edecektir. Filistin davası bizim hem milli hem manevi davamızdır. Kudüs bizim kutsalımızdır. Kudüs davasını, Kudüs halkının, Filistin halkının Gazze halkının menfaatlerini korumaya onların sorunlarını her uluslararası platformda iletmeye haykırmaya devam edeceğiz.”

    Ceylan, 22 gencin akademide aldığı eğitimle Filistin davasını hür ve özgür şekilde bütün dünyaya duyurmaya gayret edeceğini vurguladı.

    “Değişim için ayaktayız”

    TÜRKAB Başkanı Sait Ali Arslan ise mücadelelerinin hak mücadelesi olduğunu yeni Türkiye mücadelesi olduğunu aktardı. Arslan, “Genç olmak yılmadan, yorulmadan genç kalmak, değişimin lideri olmaktır. Değişim için ayaktayız. Değişimin öncüleri olmak için Filistin’den, Suriye’den, Moritanya’dan, Sudan ve Irak’tan gelen misafir öğrencilerimizle birlikteyiz. Onlar iyi bir iletişimci olsun ki; terör devleti İsrail’in dezenformasyonlarını dünyaya göstersin. Onlar iyi birer iletişimci olsun ki; haksızlıkları dünyaya duyursunlar” ifadelerini kullandı.

    “Sürekli basın özgürlüğünden bahsediyoruz. Ancak İsrail’in yaptığı bu zulümleri gündemimize getirmiyoruz”

    UMED Başkanı Aslan Değirmenci, İstanbul, Diyarbakır, Ankara’da açtıkları eğitimin hepsinin çok değerli olduğunu belirterek, “Bu mazlum coğrafyalara ulaşan bir akademi olduğu için Filistinli Sudanlı Moritanyalı Suriyeli Iraklı kardeşlerimizle yüreklerimizi birleştirip 8 hafta boyunca birlikte eğitim yaptığımız için bizim için en değerli olanı bu eğitim programının sonundaki öğrencilerimizle birlikte yaptığımız bu sertifika programıdır”şeklinde konuştu.

    Filistin’deki gazetecilerin zor şartlar altında mazlumların sesi olmaya çalıştıklarını ifade eden Değirmenci, “Geçen hafta Gazze’den gazeteci misafirlerimiz vardı. Şu an burada bulunan Filistinli yazar Zaher kardeşimizle onları ağırladık. Filistinli gazeteci heyeti şu anda Gazze’de barışçıl eylemleri takip etmek üzere görevli olan 30 tane gazetecinin İsrail tarafından esir tutulduğunu belirttiler. İsrail tarafından barışçıl gösterilere yapılan müdahalelerde iki tane genç gazeteci arkadaşımızın şehit edildiğini öğrenmiş durumdayız. 2000 yılından bugüne kadar İsrail’in katlettiği Filistinli gazeteci sayısının 200 olduğunu öğrenmiş bulunmaktayız. Gazeteci arkadaşlarımız barışçıl gösteri eylemlerini takip etmek için kendilerine karşı orantısız güç kullanıldığı gibi gözaltına alınarak sansür girişiminde bulunuyor. Ama biz gazeteciler sürekli basın özgürlüğünden bahsediyoruz. Ancak İsrail’in yaptığı bu zulümleri gündemimize getirmiyoruz. Bu konuda basınımızın daha duyarlı olmasını rica ediyorum” dedi.

    Filistinli gazetecilerin yaptıkları toplantıda çok basit taleplerinin olduğuna dikkat çeken Değirmenci, şöyle konuştu:

    “Bizden lobi istemediler, slogan istemediler, eylem istemediler. Bir basın yeleği bir miğfer ve gaz maskesi istediler. Filistin’den gelen gazeteci kardeşlerimizi görevlerini yerine getirebilmek için bir başka Türkiyeli meslektaşlarından talep ettikleri 3 şey var gaz maskesi, miğfer ve basın yeleği. Can güvenlikleri yok. Kendi güvenlikleri temin ettikten sonra İsrail’in zulümlerini haberleştirebilmek için görüntü alabilmek için ellerinden geleni yapmak için Kudüs’ün bir anla da miğferliğini yüklenmek için bizden bunları istiyorlar. Bütün Kudüs yüreklilerden bu çağrıya ses vermelerini istiyorum. Biz TÜRKAB ve UMED olarak bu çağrıya kulak verdik ve hepiniz adına kendilerine ellişer adet göndermek için söz verdik. Desteklerinizi talep ediyoruz. Gazze’nin içinde bulunduğu insani krizlere değinmek ve barışçıl protestoları takip etmek için görevlendirilen gazetecilerin İsrail askerleri tarafından bilinçli olarak hedef alınmasını insan hakları ihlali olduğu kadar basına sansür girişimidir. Aynı zamanda evrensel hukuka da ihanettir. Bu ihaneti de UMED olarak kınıyoruz.”

    Protokol konuşmalarının ardından Medya Okulundan mezun olup, sertifika almaya hak kazanan öğrencilere sertifikaları verildi. Törende Demiurk Sanat Akademisi ise katılımcılara Filistin temalı halk dansı gösterisi sundu.

  • Ünlü DJ Suat Ateşdağlı DJ’lik yapan sosyal medya fenomenlerine ateş püskürdü

    Bodrum’da sahne alan Ünlü DJ Suat Ateşdağlı, sosyal medya fenomenlerinin ve evlilik programlarından çıkan damat ve gelin adaylarının DJ olmalarına ateş püskürdü. Ateşdağlı, “Geldikleri gibi gidecekler” açıklamasını yaparak tepkisini dille getirdi.

    Bodrum’da 12 ay boyunca turizm olmasını isteyen genç iş adamı ünlü gece kulübü Sebastian’ın sahibi Okan Uslu Küba kulüp ile güçlerini birleştirerek Küba By Sebastian’ı n açılışını yaptı. Yaz kış eğlence diyerek kolları sıvayan Okan Uslu, kış ortasında Bodrum marinada bulunan eğlence mekanını açarak turizmin Bodrum’da 12 aya çıkmasını istedi. Açılış için Dj olarak mekana gelen ünlü DJ Suat Ateşdağlı ise sahne öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtladı. TV programlarına katılan yarışmacıların ve sosyal medya fenomenlerinin Dj olmalarına tepki gösteren Ateşdağlı ,açtı ağzını yumdu gözünü. Herkesin DJ olamayacağını söyleyen Ateşdağlı “geldikleri gibi gidecekler” diyerek bu mesleğe 33 yılını verdiğini söyledi.

    “İnsanlar prim vermesin”

    Ateşdağlı , DJ olmayanların DJ’lik yaptığı için bir çok kişinin mesleğinden olduğunu ifade ederek “Bunlara insanların arz ve talep göstermemesi gerekiyor. Bunlar DJ’lik mesleğine emek verenlerin, bu işten yıllardır ayakta duran insanların emeklerini, ekmeklerini çaldılar. İsmi olanlar ancak ayakta kalabildi ama binlerce dj var bu işe emek veren. Her zaman söylediğim gibi müzik kazanır. Geçlerin böyle şeylere pirim vermemesi lazım. DJ’lik çok önemli meslek, emek isteyen bir meslek. Benim 33’üncü senem ve bu işler o kadar kolay değil. Kolay olmadığını da herkes görüyor. İllaki bir rezalet çıkmasına gerek yok. Bunlara insanların pirim vermemesi lazım. Geldikleri gibi zaten giderler” dedi.

    Kış aylarında da Bodrum’da ki eğlence mekanlarının açık olması gerektiğini de vurgulayan Ateşdağlı, “Bodrum marina geçen yaz sezonunda da iyi idi bu senede çok iyi olacak. Kış ayında kapılarını açan Küba By Sebastian eğlence mekanı da bunun bir göstergesidir. Bodrum’da 12 ay eğlence olması gerekiyor. Yakında tekrar marina eğlence kulüplerinin vazgeçilmez mekanı olacaktır” dedi.

    İşletme Müdürü Kürşat Zenderen ise turizmi 12 aya çıkarmak için bu atılımı yaptıklarını ifade ederek Bodrum’un 12 ay yaşayan bir şehir olduğunu belirtti. Herkes den destek beklediklerini sözlerine ekleyen Zenderen, Bodrum’da turizmin 12 ay olmasını istediklerini vurguladı.

    Mekanı dolduran az sayıda turist ve Bodrumlular DJ Suat Ateşdağlı’nın çaldığı şarkılarla sabahın ilk ışıklarına kadar eğlendi. Yeni konsepti ile kapılarını açan Küba By Sebastian eğlence mekanının ise kış sezonu boyunca açık olacağı öğrenildi.