Etiket: medya

  • BTSO’da ‘Açıkhava Medya Semineri’

    BTSO’da ‘Açıkhava Medya Semineri’

    Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Akademi Projesi kapsamında ‘Açıkhava Medya Planlama ve Açıkhavanın Diğer Mecralar İçindeki Yeri’ konulu eğitim semineri gerçekleştirildi.

    Bursa iş dünyasının eğitim ve gelişim platformu BTSO Akademi’de eğitim programları devam ediyor. BTSO 58. Meslek Komitesi destekleriyle oda hizmet binasında gerçekleştirilen panelde konuşan BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Irmak Aslan, reklam mecralarının en etkili yöntemlerinden birini oluşturan ‘Açıkhava Medya’nın markalar tarafından sıklıkla tercih edilen bir alan olmayı sürdürdüğünü kaydetti. Açıkhava reklamcılığının en önemli özelliğinin hedef kitleye kolay ulaşması ve akılda kalıcı olması olduğunu dile getiren Aslan, “Açıkhava reklamları, doğru analiz, planlama ve hedef kitle ile birleştiğinde markalar için çok etkili sonuçlar ortaya koyuyor. Sektör temsilcilerimizin yer aldığı 58. Meslek Komitemizin katkılarıyla düzenlenen eğitimin firmalarımız için hayırlı olmasını diliyorum.” ifadelerini kullandı.

    BTSO Meclis Üyesi ve Komite Üyesi Orhan Seyfi Söylev, analogdan dijitale geçiş sürecinde teknolojik yeniliklerin iletişimin her alanında olduğu gibi açıkhavada da önemli değişim ve dönüşümlere yol açtığını söyledi. Açıkhava mecrasının hayatın her alanında olduğunu dile getiren Söylev, “İş merkezlerinin lokasyonlarının çeşitlenmesi, eğitim hayatları, sosyal çevrelerinden dolayı insanlar artık evlerinde daha az vakit geçiriyor. İnsanların dışarda bu kadar aktif olması da açıkhava reklamının önemine büyük ölçüde katkı sağlamıştır. BTSO Akademi kapsamında düzenlenen eğitim ile açıkhava medyanın tüm başlıklarını alanın değerli uzmanlarından hep birlikte dinledik. Bu organizasyonun gerçekleşmesinde desteklerini esirgemeyen BTSO Yönetim Kurulu Başkanımız İbrahim Burkay ve değerli katılımcılarımıza teşekkürlerimi sunuyorum.” dedi.

    Açılış konuşmalarının ardından panele geçildi. BTSO 58. Meslek Komitesi Başkan Yardımcısı Burçin Alpacar moderatörlüğündeki panelde, İlbak Holding / Kentvizyon Genel Müdürü Aslı Bakan Gökulu, Kentvizyon Bursa Şube Müdürü Özlem Serhatlıoğlu, Orka Holding Kurumsal İletişim Yöneticisi Burhan Denizli, Mediacom Direktörü Emin İlkiş ve Conept Ajans Kreatif Direktörü Kerem Özkut açıkhava medya konusunda sunumlarını gerçekleştirdi. Panelde, Türkiye’de açıkhava, markanın önemi, bütçe yönetimi ve doğru açıkhava görselleri gibi farklı konularda bilgiler paylaşıldı. Panele BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Haşim Kılıç, Meclis Üyesi Salih Kumru ve 58. Meslek komitesi üyeleri de katıldı.

  • Sosyal medya reklam stratejilerine dikkat

    Sosyal medya reklam stratejilerine dikkat

    Sosyal Medya Uzmanı Haluk Arslantaş, sosyal medyada reklam stratejilerine dikkat edilmesi konusunda uyarılarda bulundu.

    Sosyal Medya Uzmanı Haluk Arslantaş, “Geleneksel reklamcılık mecralarında strateji geliştirdiğimiz müşterilerimiz genellikle marka, kurum, kuruluş, sivil toplum örgütleri vb. statüde oluyor. Fakat bu demek değildir ki bu müşteri skalası dijital mecrayı kullanmıyor. Günümüzde reklam kampanyası oluşturmak isteyen herkes artık her iki mecrada da var olmak istiyor. Dijital kanalda ise diğer müşterilerin yanı sıra bireylerle de çalışabiliyoruz, biliyorsunuz artık hayatımızda influencerlar var. Bu alanda kendini ispatlamış kişileri de bu alanda var olmak isteyen yeni girişimcileri de müşteri portföyümüze alabiliyoruz. Influencerlar veya influencer adayları öncelikle sosyal medyanın gücüne inanmış öyle veya böyle bu mecralarda bir kitle edinmiş kişiler. Profesyonelleşmeden önce bireysel ve amatör bir şekilde başladıkları bu işte ajansa ihtiyaç duydukları an şöyle oluyor; Bir süre sonra içerik üretiminde kısırlaşabiliyorlar , üretmek istedikleri içerikler için teknik anlamda yetersiz kalıyorlar veya profesyonel bir ekip ile daha hızlı büyüyebileceklerini fark ediyorlar. Buda onları ajanslarla çalışmaya yöneltiyor. Bizler influencerlar ile daha çok içerik üretimi, kitle analizi, strateji geliştirme, prodüksiyon ve marka iş birlikleri üzerine çalışıyoruz” dedi.

    Reklam verenlerin talebinin bu işin doğası gereği ezelden beri aynı bir ürünü, bir hizmeti, bir markayı vb. hedefledikleri kitle ile tanıtmak, buluşturmak ve parlatmak olduğunu ifade eden Arslantaş, “Bizlerde stratejimizi oluştururken süreci hedeflenen kitleye göre planlıyoruz. Dinamik bir kampanya ile verilmek istenen mesajı en yalın hali ile kitleye ulaştırabileceğimiz mecraları kendi potasında değerlendirip Sosyal Medya’nın her mecrasına değil bizi kitleye ulaştıracak mecralara yöneliyoruz. Kuşkusuz Sosyal Medya dediğimiz anda akıllara ilk gelen mecra Instagram. Uzunca bir sürede böyle olacağa benziyor. Çünkü kendi köşesinde bir fotoğraf paylaşım platformu olarak kalmayı hiç kabul etmiyor, agresif stratejisi ile her geçen gün kendini güncelliyor pazara dahil olan her girişimi domine edip ya bünyesine katıyor yada rekabet şansı vermiyor. Bu yüzden sosyal medyanın geleceği Instagram vb. uygulamalar ekseninde şekilleniyor. Bir diğer yandan da YouTube aynı strateji ile video içerik platformu olarak kalmıyor kendi içinde her geçen gün yeni yüzler kazandırıyor kullanıcılarına. Baktığınız zaman günümüzde 3 – 7 yaş arası çocukların bütün aramalarını arama motorları üzerinden değilde YouTube üzerinden yapması bizlere gelecekle ilgili tüyo veriyordur sanırım. Bizler Arslantaş Creative olarak 2012 yılından bu yana Sosyal Medya ile her zaman iç içe olduk. Influencerlar, markalar, kurumlar vb. herkes ile çalıştık, çalışmaya da devam ediyoruz. Sosyal Medya’da var olmak isteyen markalara önerimiz şu şekilde; Çark sürekli dönüyor ve her geçen gün yeni rekabet alanları doğuyor. Bizler bu mecraların bir kaçında değil tamamında doğru hedef kitle ve doğru strateji ile var olmalarını tavsiye ediyoruz. Influencer olmak isteyenler için ise genel önyargı şu şekilde “Ben çok geç kaldım bu saatten sonra farklı ne yapabilirim ki?” Hiç bir şey için geç kalmadıklarını bilmelerini istiyoruz. Öncelikle kendilerine inanmalı ve içeriklerine güvenmeliler. Çünkü sosyal medyada fark oluşturacak en önemli şey özgüven. Kendinize güvenin” açıklamalarında bulundu.

  • Sosyal medya üzerinden telif hakları konuşuldu

    Dijital Alanda Telif Hakları Sempozyumu bir üniversitede alanında uzman kişilerin katılımıyla gerçekleşti.

    Sosyal medya üzerinden telif haklarının konuşulduğu Dijital Alanda Telif Hakları Sempozyumu öğrencilerin katılımı ile bir üniversitede gerçekleşti. Dijital ortamın son dönemlerde yükselen ivmesi ile ihlallerinde önemi arttı. Bir çok konunun ele alındığı sempozyum Telif Hakları Genel Müdür Yardımcısı Fatoş Altunç, Avukat Fethi Merdivan, Emekli Hakim Uğur Çolak, gibi önemli isimlerin katılımı ile gerçekleşti.

    “Umuma iletilen bir içeriğin yeniden iletilmesi mümkün görülmemektedir”

    Eserlerin sosyal medya üzerinden umuma iletimi hakkında konuşan Telif Hakları Genel Müdür Yardımcısı Fatoş Altunç, “Yurt dışında bir ülkede yayına sunulmuş maç yayınlarının şifre olmasa da Türkiye’de link verilmesi değerlendirebilir. Hak sahibi bunu yaparken muhtemelen dilden kaynaklı olarak sadece o ülkede erişime sunulacağı düşüncesiyle hareket etmiştir. Bu noktada aslında ikiye ayrılıyor. Gerçekten ilk iletim legal bir iletim olabilir. Yasal olarak eser sahibinin iznine dayalı bir şekilde hiçbir sınır koymaksızın herkese açık sosyal medya hesabınızın bir iletim yapıyorsunuz. Hiçbir sınır yok herkes görebiliyor. Sizin iletiminize başka bir siteden link veriliyor. Bu takdirde Avrupa Birliği Adalet Divanına göre bu umumi bir iletim eylemi değildir. Çünkü zaten eser sahibinin eylemi ile umumi iletilmiştir. Hiçbir sınırlama olmaksızın umumi iletilen bir içeriğin yeniden umumi iletilmesi mümkün görülmemektedir. Bir eylemde gelir etme amacı yoksa bu kesinlikle telif hakkına girmez yaklaşımı kesinlikle doğru bir yaklaşım değildir. Sadece gelir elde etme amacı taşıyan sosyal medya platformunun bu direktifinin tabi olması gerekir” şeklinde konuştu.

    “Sahip olmadığımız bir eseri paylaştığımız da umumi iletim hakkı ihlali olarak görülüyor”

    Sosyal medyada telif temizliği ve telif sözleşmelerine dair açıklamalarda bulunan Avukat Fethi Merdivan, “Sosyal medya ortamında kendi eserinizi paylaştınız. Kendiniz yönünden bir sıkıntı yok. Sözleşmede yapmadınız ama ortamda kullanılıyor. Bunun sonraki paylaşımlar içinde bir izni olduğunu varsayımda bulunabilir mi? Sosyal medya ortamının niteliğine göre böyle bir sonuca varılabilmesi iyi niyet kurallarının gereği olarak düşünülebilir. Sahip olmadığımız bir eseri paylaştığımız da hiç şüphesiz tipik bir umumi iletim hakkı ihlali olarak görülüyor. Sosyal medya da paylaşılmış bir eser ya da bağlantılı hak konusunu biz aldık tekrar paylaştık. Bizim kavramımız buna pek olumlu cevap vermiyor” ifadelerinin kullandı.

    “İnsan kendi fotoğrafını sosyal medyada kullanmasından dolayı dahi telif hakkı ihlali iddiasıyla karşılaşabiliyor”

    Sosyal medya ihlal konusuna değinen emekli Hakim Uğur Çolak, “İhlal konusunu ikiye ayıracak olursak birincisi kullanıcıya ait olan içerik. Yani tamamen bize ait olan içeriği sosyal medyadan paylaştığımız zaman 10 binlere ulaşabiliyorsunuz. Birde başkasına ait olan içerik var. Sosyal medyada bu çok yaygın. Ekran görüntüsü alıp ya da başkasının içeriğini takipçilerine ve ortamda bulunanlara aktarılabilir. Aslında başta sosyal medyaya üye olurken herkes bir sürü bilgisini sosyal medya ortamına devrediyor. Bununla birlikte tüm dünyaya bilgilerini aktarmış oluyorsun. Bir örnek verecek olursak, geçtiğimiz günlerde bir model sosyal medya mecrasında kendi çektiği fotoğrafını paylaştığı için başkası tarafından açılan davalar oldu. Bunlardan birisi kendi fotoğrafçısı ve bir diğeri de başka bir fotoğrafçıydı. Yani insan kendi fotoğrafını sosyal medyada kullanmasından dolayı dahi telif hakkı ihlali iddiasıyla karşılaşabiliyor” diye konuştu.

  • Manisa’da sosyal medya tartışmasında kan aktı

    Manisa’da sosyal medya tartışmasında kan aktı

    Manisa Turgutlu’da meydana gelen olayda bir şahıs işlettiği kahvehanede bacağından vurularak yaralandı.

    Manisa’nın Turgutlu ilçesinde meydana gelen olayda iddiaya göre aralarında sosyal medya üzerinden yorum yapan şahıslar, V.Y. isimli şahsın işlettiği kahvehanede bir araya geldi. Çıkan tartışma sonrası E.E. isimli şahıs yanındaki tabanca ile sağa sola gelişi güzel ateş açtı. E.E.’nin silahından çıkan mermiler işletmeci V.Y.’nin ayağından vurulmasına neden oldu.

    Tabanca ile yaralanan şahıs olay yerine yakın bir özel hastaneye kaldırılırken, E.E. ateş ederek olay yerinden uzaklaştı. E.E. olayın ardından emniyet güçlerince gözaltına alındı.

    Olayın ardından vurulan V.Y.’nin yakınları E.E.’ye ait olan işyerlerine saldırdı ve camlarını kırdı. Polis ekipleri geniş güvenlik önlemi alırken, Manisa il merkezinden takviye kuvvet Turgutlu’ya desteğe geldi.

  • ‘Demokrasi İçin Medya Programı’nın 5. Durum Değerlendirme Toplantısı Erzurum’da yapıldı

    ‘Demokrasi İçin Medya Programı’nın 5. Durum Değerlendirme Toplantısı Erzurum’da yapıldı

    Gazeteciler Cemiyeti’nin yürüttüğü ve Avrupa Birliği’nin finanse ettiği Demokrasi İçin Medya Programı’nın beşinci durum değerlendirme toplantısı Erzurum’da yapıldı.

    Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Feridun Fazıl Özsoy’un ev sahipliğinde Palan Otel’de düzenlenen değerlendirme toplantısına Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Yakutiye Belediye Başkanı Mahmut Uçar, yerel ve yaygın gazetelerin temsilci ve muhabirleri ile proje yöneticileri katıldı.

    Toplantının açılışında konuşan Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Feridun Fazıl Özsoy, demokrasilerin vazgeçilmezleri arasında bulunan medyanın, sorunları bulunduğunu ancak sorumlulukları da bulunduğunu ifade etti. Sorumlulukların sorunların önünde geldiğini anlatan Özsoy, kamu hizmeti yapan basının kendi görevini layıkıyla yapabilmesi için sorunlarının çözülmesi gerektiğini kaydetti.

    Demokrasi için medya/ Medya için demokrasi programı kapsamında devam eden projenin basın meslek örgütleri ve özellikle işsiz gazetecilerin desteklenmesi açısından önemli olduğunu anlatan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin de öz eleştiri yaptı.

    Bilgin” 50 yılını bu mesleğe vermiş birisi olarak meslek ilkelerinin yitirilmeye başlandığını görüyoruz. Toplumun sorunlarına gösterdiğimiz yaklaşımı, kendi sorunlarımızla uğraşmakta gösteremiyoruz. Hükümetin memura vereceği zammı eleştiriyoruz ama bugün Türkiye’de sendikalı bir tek gazeteci olmadığını söylemek zorundayız. İktidarların basına bakış açılarından çok kendi kendimizin bu mesleğe yaklaşımımız önemlidir. Gazetecinin yandaşı, candaşı, karşıtı olmaz, gazeteci, gazeteci olmalıdır. Gazetecinin doğruluğu olmalıdır. Bugün tirajlara baktığımızda dünya çapında bir tiraj kaybı var. Ancak Türkiye’de bu kayıp yüzde 80’e ulaşmış. Neden acaba hiç düşündük mü? Türk Basını’nın amiral gemisi denen gazete bugün 80 bin satıyor. İktidar yanlısı, basın var ise 1 tane yerine 8 gazete var. Okuyucu,1 tane gazete alıyor, nasıl olsa 8 gazetede aynısını yazıyor diye. Birini okudu mu 8’ini okumuş oluyor. Muhalefet için de aynı. 1’ini aldı mı diğerlerini de okumuş oluyor. Biz meslek ilkelerini yitirmeye başladık. Hep beraber içerisinde bulunduğumuz bu durumu düzeltmek için çaba gösterelim” dedi.

    Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen de şunları kaydetti:

    “Bizler toplumun özetiyiz, siyasetçisi de, gazetecisi de. Toplumu yansıtıyoruz. Basın bir ayna görevi üstlenmelidir. Bizler yöneticiler olarak, vatandaşımızın bize ulaşamadığı durumlardaki problemleri basın yoluyla öğreniyor ve gereğini yapıyoruz. Özgür ve tarafsız medya demokrasimizin vazgeçilmezidir. Basın olarak karşı tarafı anlamalı ve ortak bir paydada buluşmalı. Elbette gazeteciliğin meslek ilkeleri var, ancak birbirimizi yorarsak, mesaimizi çalışmalara vermekte eksiklikler ortaya çıkar. Elele, kol kola, millet ve memleketimize hizmet etmenin yollarını aramalıyız. Basın ve yöneticiler olarak her şeyin ölçülü olması gerektiğine inanıyorum. Ne eleştirdi diye basını yerden yere vurmaya hakkımız var. Basın da eleştirilerini yapıcı olarak gündeme getirmeli. Basınımızın memleketimizin gelişmesi ve kalkınmasında önemli fikirler ortaya koyduğu muhakkaktır. Milli Mücadele yıllarında Erzurum’da yayınlanan Albayrak gazetesinin ne denli önemli görevler üstlendiğini her yıl düzenlenen 23 Temmuz Erzurum Kongresi etkinliklerinde dinliyor ve detaylarını öğreniyoruz. Basınımızın tıpkı geçmişte ve halen de olduğu gibi önemli görevler ifa ettiğini yaşayarak görüyoruz. Çalıştayın başarılı geçmesini temenni ediyorum.”

    Toplantının daha sonraki bölümünde gazetecilik mesleğinin sürdürülmesinin önündeki sorunlar ve engeller tartışıldı. Toplantıda ayrıca, Demokrasi İçin Medya/ Medya için demokrasi Programı Sorumlusu İgor Chelov, projeyle ilgili bilgiler verdi.

    Chelov, yerel gazetecilerin bu konudaki görüşleri, Demokrasi İçin Medya Programı destek araçlarının şekillenmesinde önemli bir rol oynadığını ifade etti.