Etiket: mayın

  • Askerler mayın dedaktörüyle aradı!

    Kar yağışı nedeniyle ulaşıma kapanan HakkariŞırnak karayolunda, kar altında kalan araçlar askerler tarafından dedektörleriyle aranıyor.

     

    Kentte geçen hafta etkili olan ve 5 gün süresince devam eden kar yağışı sonucu ulaşıma kapanan Hakkari-Şırnak karayolunda, aralarında tır ve kamyonlarında bulunduğu çok sayıda araç mahsur kaldı.

     

    Kar kalınlığının yer yer 4 metreyi bulduğu karayolunda karla mücadele ekiplerince başlatılan yol açma çalışmaları zor şartlarda devam ederken, özellikle çığ düşen bölgelerde kar altında kalan araçların bulunması için de çalışma yapıldı.

    Karayolları ekipleri ile bölgede araştırma yapan sürücüler, araçlarını bulmakta büyük güçlük çekti. Yapılan çalışma sonucu çığ altında kalan iki tır karla mücadele ekipleri ve köylüler tarafından bulundu.

     

    Sürücülerin, birçok aracın halen çığ altında kaldığını belirtmesi üzerine güvenlik güçlerinden yardım istendi. Bunun üzerine söz konusu bölgeye giden askerler, mayın dedektörleriyle kar altında araç aradı. Köylüler ise ellerindeki demir çubuklar ile araçların yerini tespit etmeye çalıştı.

     

    Tır sürücüsü Yusuf Erener, kar nedeniyle karayolunun 80. kilometresinde mahsur kaldığını ve aracını yol kenarına park ederek Çığlı köyüne sığındığını belirterek, ”Hava koşulları düzelince buraya geldim. Fakat tüm aramama rağmen aracımı bulamadım. Çığ altında mı yoksa uçuruma mı devrilmiş bilemiyorum” dedi.

     

    Çığlı köyü muhtarı Abdurrahman Ecer de karayolunun bir haftadan bu yana kapalı olduğunu bildirerek, kar altında kalan araçları bulmak için sürücülere yardımcı olduklarını ve şimdiye kadar ancak iki araç bulabildiklerini söyledi.

  • İşte gerçek kahraman

    İşte gerçek kahraman

    Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesi kırsalında 29 Ekim’de mayına basarak sol bacağını kaybeden Komando Başçavuş Polat Katrancı, yaşadıklarını anlattı. Kopan bacağını eline alıp helikopter bekleyen Katrancı, operasyona gitmeden önce Tugay Komutanının söylediği, “İstemeyin benden makber, ağuşunu açmış bekliyor peygamber. Size ölmeyi emrediyorum” sözünü ömrü boyunca unutmayacağını söyledi.

     

    Bilecik‘te yaşayan Polat Katrancı, kendi isteğiyle terör örgütüyle mücadele etmeye gittiğini belirterek, “2012 yılı atamalarıyla komando olarak bölgeye giderek vazife yapmak amacıyla gönüllü olarak tayin istedim. Allah’ıma şükürler olsun ki, Bolu Tugay Komutanımın emri altında doğuya şan ve şerefle görev yapamaya gittik. Hakkıyla, hukukuyla ve layıkıyla terör bölgesindeki göreve kol komutanı olarak katıldım. Hayatımda görev yaptığım en iyi uzman personelle ve en iyi komuta kademesiyle iç güvenlik harekat bölgesinde terörle mücadele faaliyetine katıldım. 14 yaşında askeri okula girdiğimde almış olduğum ve bildiğim risk nihayetinde, 29 Ekim günü takribi olarak saat 12.23 civarında bu olay başımıza geldi ve sol ayağımı kaybettim. İlave olarak kolumda da bazı sakatlıklar oldu ama devletimizin imkanlarıyla şu an düzelme aşamasındayım ve moralim çok iyi, hiç üzülmüyorum” dedi.

     

     

    Katrancı, atalarının da birçok savaşa katıldığını ve bir parçasını vatan toprağında bıraktığı için gurur duyduğunu anlatarak, “Dedemin babasının ilk ağabeyi Çanakkale’de, ikinci ağabeyi Trablusgarp’ta ve üçüncü ağabeyi de Mekke’de savaşmış. Onlar nasıl kanlarını ve naaşlarını oralarda bıraktıysa ben de bir parçamı vatan toprağında bıraktım, bunun için de çok gurur duyuyorum” ifadelerini kullandı.

      “HELİKOPTERİN KISA SÜREDE GELİŞİ HAYATIMI KURTARDI”

    Olayda kendisinden daha önemli kahramanların olduğunu aktaran Katrancı, şöyle devam ett:

    “Kahramanlığı, mayına basıp kendimi yerde bulduktan sonra etrafımdaki diğer personelin bizleri himaye etmesinde, kol komutanı kan revan içerisinde bacağı kucağında beklerken duygularını içeri atıp etraftan gelebilecek tehditlere karşı etrafı gözetleyen profesyonel uzman çavuşlarımıza, diğer metanetli davranan kol komutanlarına lanse etmek daha doğrudur. Ayrıca 20 dakika gibi kısa bir sürede herhangi bir pilotun inmeyi göze alamayacağı tepede, bir tekerini yumruğum kadar taşa, kuyruğunu da iki taşın arasına sokan helikopter pilotu kahramandır. Ben olaydasadece metanetli davranarak gözümü açtığımda etrafımı kontrol ettim. Baktım ki bacağım kucağımda, aklıma gelen ilk şu oldu: Ya bu bacak kesilir ya da ben bu bacakla ölürüm. Ama gördüğünüz gibi protez yardımıyla hayatımı en iyi şekilde devam ettirebileceğim şekilde bacağımı kurtardı. Hayatımı, Şırnak Askeri Hastanesi’ndeki askeri doktorlara, personellerine, ardından ameliyatları gerçekleştiren Gülhane Askeri Tıp Akademisi’ndeki (GATA) doktorlara ve personellerine borçluyum. Asıl kahraman onlardır.”

     

     

     

      “MAYINA BASTIKTAN SONRA KOPAN SOL BACAĞIMI ELİME ALIP HELİKOPTERİN GELMESİNİ BEKLEDİM”

    Olay anını anlatan Gazi Başçavuş Katrancı, “Alınan bir istihbarat üzerine Beytüşşebap’ın 2-3 kilometre kadar batısında Sinekli Meydan düzü diye bir bölge var. Oranın üzerindeki kum tepede görüntü alındığını bildirip, bir komando birliğinin gidip bölgede arama tarama faaliyeti yapılmasını emrettiler. Almış olduğumuz emirle geceden hareket ettik ve sabah belirtilen bölgeye ulaştık. 4 komando kolu olarak mevzilerimizi aldık ve aramalar yaptık. Öğlene kadar orada durduk. Öğle civarı göremediğim makineli tüfek mevziini kontrol etmeye giderken ayağımın ucuyla mayına bastım. Ama terör örgütü mensubu mayını yerleştirmek için baya uğraşmış çünkü detektörlerle mayını bulamamıştık. Ben sadece bacağımı kucağıma aldım ve görev arkadaşlarıma, ‘Kendinize dikkat edin, size yaklaşmaya çalışıp keskin nişan tüfeğiyle vurabilirler, menzillerinize sahip olun ve etrafı gözetleyin’ dedim. Ardından da bacağımı kucağıma aldım, üzerine yaralı kolumu koydum ve helikopteri beklemeye başladım. Çok şükür ki uzun süre beklemedim. Bu kısa süreli bekleyiş hayatımı kurtardı. Kahramanlık, o anda beni orada bırakmayıp, çünkü patladığım yerde başka birmayın daha olabilirdi, o riski göze alıp beni o bölgeden 5 metre geriye taşıyan 3 uzman çavuşumun yaptığıdır. Kahramanlık, kanı görüp, kucaktaki bacağı görüp, ‘Komutanım iyisin, Allah’a şükürler olsun bizimlesin’ deyip bana ilk müdahaleyi yapan uzman çavuşlarındır. Kahramanlık, Beytüşşebap’ta metanetiyle görev yapan Beytüşşebap Kaymakamınındır ve kahramanlık, bölgedeki birçok olayı, hatta tamamını öngörüsüyle, taktik bilgisiyle ve zekasıyla daha önceden görüp bizi yönlendiren tugay komutanımızındır. Allah onlardan razı olsun. Allah onlara daha iyi yerlerde, daha iyi mertebelerde, daha iyi şekilde görev yapmayı nasip etsin” diye konuştu.

     

     

     

     

      “TUGAY KOMUTANININ SÖZLERİNİ UNUTMAYACAĞIM” 

    Katrancı, tugay komutanının operasyona gitmeden önce sarf ettiği, “İstemeyin benden makber, ağuşunu açmış bekliyor peygamber. Size ölmeyi emrediyorum’ sözlerinin hiç aklından çıkmayacağını kaydederek şöyle konuştu:

    “Komutanım bu lafı dediği zaman, biz komandolar, kendimizi gerçekten komando hissedip tırmanılmaz denen dağları tırmandık. O soğukları sanki Türk hamamında gibi sıcakta geçirdik. Almış olduğumuz tüm vazifeleri yerine getirdik. Kahraman olan tugay komutanıdır. Kahraman, o bölgede görev yapan Türk Silahlı Kuvvetleri ve emniyet personelidir. Devlet çalışanlarıdır. Ben sadece yapılması gerekeni yaptım. Bu bedel ödenebilecek bir bedeldir. Allah devletimize ve milletimize zeval vermesin.”

    Katrancı, bu süreçte eşinin kendisine ve çocuklarına çok büyük destek olduğunu anlattı.

    2 çocuğu bulunan Komando Başçavuş Polat Katrancı’nın tedavisinin sürdüğü, kendisini birçok devlet yetkilisinin ziyaret ettiği bildirildi.