Etiket: MAY

  • MAY Tohum yeni yonca çeşidi ’Classe’yi ürün protföyüne ekledi

    Sebze, tarla, endüstri ve yem bitkileri tohumlarının üretim ve satışı konularında 1978 yılından bu yana faaliyet gösteren MAY Tohum, yem bitkilerinden yonca türünde yeni bir çeşit olan Classe’yi ürün yelpazesine ekledi.

    Türkiye’nin birçok ana üretim bölgesinde yapılan deneme ekimleri sonuçlarına göre yüksek verimlilik ve protein değerleri ile dikkatleri üzerine çeken Classe, 2017 itibariyle MAY Tohum’un yeni yonca çeşidi olarak üreticilerin takdirine sunulacak. Classe çeşidi hakkında bilgi veren MAY Tohum Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hamdi Çiftçiler, “Son yıllarda odaklandığımız türlerden olan yem bitkileri grubunda mısır ve yonca türlerinde ürün portföyümüzü her geçen yıl genişletiyoruz. Hedefimiz hem gıda değerleri, hem de verimlilikleri yüksek çeşitleri ürün portföyümüze katarak, üreticilerin ve hayvancılık işletmelerinin ihtiyaç ve beklentilerine cevap vermek” diye konuştu.

    Yonca türünde mevcut İside çeşidine yepyeni bir çeşit olan Classe’yi de dahil ettiklerini belirten Çiftçiler, “Tohumluk Tescil ve Sertifikasyon Merkezi tarafından üretim izni alınan Classe, piyasadaki birçok rakibine göre daha yüksek verimlilik ve protein değerlerine sahip bir çeşit olarak yem bitkileri ürün portföyümüzü daha da güçlendirdi. MAY Tohum olarak yem bitkileri grubundaki çeşitlerimizle hem üreticisine hem de hayvancılık işletmelerine daha çok kazandırmanın haklı gururunu yaşıyoruz“ şeklinde konuştu.

  • MAY Tohum, güçlü kadın için imza attı

    MAY Tohum, Kadının Güçlenmesi Prensipleri (Women’s Empowerment Principles-WEPs) Türkiye platformuna katılan ilk tohum markası oldu.

    Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (UN Global Compact) ve Birleşmiş Milletler Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Kadının Güçlenmesi Birimi (UN Women) ortaklığında oluşturulan Kadının Güçlenmesi Prensipleri (Women’s Empowerment Principles-WEPs) Türkiye platformuna katılan ilk tohum markası MAY Tohum oldu. Kadının Güçlenmesi Prensipleri (WEPs), kadınların tüm sektörlerde ve her düzeyde, ekonomik yaşamın içinde artarak yer alabilmelerini sağlamak amacıyla kadınların güçlenmesini hedefleyen en önemli küresel özel sektör girişimi. MAY Tohum, bu imza ile Kadının Güçlenmesi Prensipleri çerçevesinde toplumsal cinsiyet eşitliğini ilerletecek şirket politikaları oluşturmaya yönelik 7 ilkeye de açıkça taahhüt verdi.

    MAY Tohum’un taahhüt verdiği 7 madde ise şöyle sıralanıyor:

    “Cinsiyet eşitliği için üst düzey kurumsal liderlik sağlanması. Tüm kadın ve erkeklere işte adil davranılması, insan haklarına ve ayrım yapmama ilkesine saygı gösterilmesi, bu ilkelerin desteklenmesi. Tüm kadın ve erkeklere sağlık, güvenlik ve refah sağlanması. Kadınların eğitim, kurs ve profesyonel gelişim imkanlarıyla desteklenmesi. Kadınları güçlendiren girişimci gelişimi, tedarik zinciri ve pazarlama yöntemlerinin uygulanması. Toplumsal inisiyatifler ve destekler aracılığıyla eşitliğin teşvik edilmesi. Cinsiyet eşitliğinin sağlanması için gelişimin ölçülmesi ve halka açık raporlanması.”

    MAY Tohum İnsan Kaynakları Müdürü Sebla Gül, “İstikrarlı toplumlar, güçlü nesiller inşa edebilmek için kadının her alanda ekonomiye tam ve eşit olarak katılımı gerekir. Kadının iş dünyasındaki konumunu güçlendirmek için taahhüt ettiğimiz niyetleri gerçek uygulamalara dönüştürebilmek adına 2017 yılında harekete geçeceğiz. Daha fazla özel sektör temsilcisinin de WEPs imzacısı olmasını arzu ediyoruz. Herkesi de bu farkındalığa çekebilmek için çaba harcayacağız” dedi.

  • Başbakan Yıldırım-İngiltere Başbakanı May ortak basın toplantısı

    Başbakan Binali Yıldırım, Amerika’nın mülteciler konusunda aldığı karara işaret ederek, “Amerika’nın yeni yönetiminin aldığı kararların içeriğini çok bilmiyoruz tabii kulaktan dolma laflarla bunu değerlendirmek erken bir değerlendirme olur ama asıl çözüm sorunların esasına inip sorunu ortaya çıkan kaynakları ortadan kaldırmaktır” dedi.

    Başbakan Binali Yıldırım, İngiltere Başbakanı Theresa May ile yaptıkları görüşme sonrası Çankaya Köşkü’nde ortak basın toplantısı düzenledi. Yıldırım, yaptığı konuşmada, “Sayın May ile ikili ilişkilerimizi etraflıca konuşma fırsatı bulduk. Başta güvenlik olmak üzere ekonomi alanında mevcut işbirliğini nasıl geliştiririz bu konuda kapsamlı görüşmeler yaptık. Ortak iradenin olduğunu teyit ettik. Bu iradenin somutlaştırılmasında 2010 yılında Türkiye ile İngiltere arasında stratejik ortaklık kurulması hedefine yönelik görüşmenin çerçeve ve yol göstericiliği esas alındı. Türkiye ve Birleşik Krallık ekonomileri birbirine entegre olmuş, ulusal güvenlikleri de birbiriyle sıkı sıkıya ilişkili ülkedir. Stratejik ortaklığımız kuvvetli bir zemine sahiptir. Sayın Başbakanın ziyareti ile söz konusu bu ortaklığı, günümüzde yaşanan şartları, bölgesel olayları da dikkate aldığımızda hem ikili hem de küresel anlamda kapsamlı yeni bir boyuta taşıma konusunda iradelerimizi ifade ettik. Savunma sanayii alanındaki işbirliğini daha ileriye taşımak üzere az önce milli muharip uçak projesi geliştirmeye yönelik, bir çerçeve sözleşme imzalandı. Bu imzalanan sözleşme ile beraber her iki firma karşılıklı olarak yeni bir tip geliştirme üzerinde çalışacaklar. Teknoloji, bilgi alışverişi karşılıklı insan kaynak ve kapasitesinin artırılması konularında ortak gayret gösterecekler. Bu proje, tamamen Türkiye Cumhuriyeti hükümeti ve İngiltere’nin desteklediği bir projedir. Savunma alanında her iki ülkenin gücünü daha ileri taşıyacak önemli bir işbirliği alanıdır” ifadelerini kullandı.

    Terörün en önemli tehditlerden biri olduğunu belirten Yıldırım, “Havaalanlarının güvenliği, havaalanına gelen ve giden yolcuların terörle bağlantısının olup olmadığı, terörist ataklara gerekli emniyet tedbirlerinin eksiksiz alındığının teyit edilmesi anlamında her iki ülkenin sivil havacılık idareleri birlikte çalışacaklar. 2017 yılı boyunca birtakım tatbikatları gerçekleştirecekler. Böylece, Türkiye’den İngiltere’ye giden, İngiltere’den Türkiye’ye gelen yolcular daha güvenli seyahat etme imkanına sahip olacaklar” dedi.

    “Her türlü teröre karşı daha fazla işbirliği yapmamız gerektiği konusunda da tam bir mutabakat sağlamış bulunuyoruz”

    May, konuşmasında şunları kaydetti:

    “Bugün gerçekleştirdiğimiz temaslarda da hükümetimize yönelik desteğini bir kez daha dile getirdi. 15 Temmuz’da yaşadığımız hain darbe girişimi ve bunun arkasından Birleşik Krallığın Türkiye’de demokrasiden yana ortaya koyduğu net tavır. Gerek Sayın Büyükelçi, gerek Birleşik Krallık üst düzey yetkilileri bu konuda olan dayanışmasını anında göstermiş, Türk halkının doğrusu sevgisini desteğini kazanmıştır. Ülkemizin DEAŞ’la, PKK ile YPG ile DHKP-C ile, bir sürü terör örgütü var. Ne kadar kılık, isim değiştirirse değiştirsinler, icraatları yaptıkları alçaklık değişmiyor. Terör örgütleriyle yaptığımız mücadeleyi anlatma fırsatı bulduk. Bu konusunda da Suriye başta olmak üzere Irak’ta ve bölgede her türlü teröre karşı DEAŞ başta olmak üzere, daha fazla işbirliği yapmamız gerektiği konusunda da tam bir mutabakat sağlamış bulunuyoruz.”

    “Bizim de arzumuz Kıbrıs’ta bir çözüme ulaşılmasıdır”

    Konuşulan konular arasında 15 Temmuz darbe girişimine asıl aktör konumunda olan FETÖ’nün bütün dünyada olduğu gibi, İngiltere’de de bilinen faaliyetlerinin olduğunu anlatan Yıldırım, “Bu faaliyetler konusunda kendisine bilgi aktarma fırsatımız oldu. Bu suç örgütünün uzantılarının hukukun içerisinde, gereğinin yapılmasını Sayın Başbakandan talep ettik. Kıbrıs konusunda da görüş alışverişinde bulunduk. Bugünlerde Kıbrıs’ta bir çözüm arayışı bütün hızıyla devam ediyor. Bizim de arzumuz Kıbrıs’ta bir çözüme ulaşılmasıdır. Çözüm, her iki toplumun beklentileri karşılamalı, adil olmalı, iki kesimliliğe dayanmalı ve, kalıcı olmalıdır. Bu konuda garantör devletlerden Birleşik Krallık ve Türkiye olarak en fazla memnun olacak olan bizleriz. Bunun kalıcı hale gelmesi ve orada yaşayan Kıbrıs Türk kesimindeki insanların gerekse Rum güvenliğini garanti altına alacak bir ortamın sağlanması. Bunun da yolu var olan güvenlik ve garantilerin sağlanmasından geçiyor” ifadelerini kullandı.

    Yıldırım, Suriye’de otorite boşluğundan kaynaklı terör faaliyetlerine karşı işbirliğinin ilgili diğer bütün ülkelerle beraber daha da artırılmasının ve bu karışıklardan dolayı orada ölümlere son verilmesi, ayrıca mülteciler sorununun bütün insanlığın sorunu olduğu bilincinden hareketle bütün ülkelerin güçleri oranında ortak olmasının gerekli olduğunu ifade ettiklerini söyledi.

    “İngiltere, AB’den referandumla çıkma kararını aldı” diyen Yıldırım, “Bu kararın gereğinin yerine getirilmesi, Sayın Başbakanın önündeki en önemli konularından biri. Türkiye, İngiltere ilişkilerinin de AB’den bağımsız olarak nasıl geliştirileceği yönünde geliştirileceği konusunda da bir çalışma başlatılmasına karar verdik. Bu çalışma, çıkış süreciyle eş zamanlı yürüyecek. Çıkış tamamen gerçekleştiğinde de İngiltere ile Türkiye arasında serbest ticaret anlaşması imzalanması için ilgili bakanlar karşılıklı olarak çalışmalarını sürdürecekler” şeklinde konuştu.

    Ekonomik ilişkiler

    Ekonomik ilişkilere değinen Yıldırım, iki ülkenin imkanları düşünüldüğünde çok daha büyük hacimlerde ekonomik yatırım fırsatlarının olduğunu ifade etti. Yıldırım, İngiltere menşeili 3 bine yakın Türkiye’de şirket olduğunu belirterek, bu şirketlerin Türkiye’nin ekonomine katkı sağladığını dile getirdi. Kısa vadede 20 milyar dolar karşılıklı ticaret hedefinin konulduğunu söyleyen Yıldırım, bu hedefin büyütülmesi konusunda ihtiyacın doğacağını kaydetti.

    İngiltere Başbakanı May, terör tehdidi ile mücadeleye değinerek, Türkiye’nin giderek artan terör saldırılarının oluşturduğu tehdit altında olduğunu ifade etti. Suriye’de dahil olmak üzere bölgesel güvenlikle alakalı konuların toplantıda konuşulduğunu anlatan May, toplu göç ve Kıbrıs konusunun da ele alındığını ifade etti. Ticaret konusunda çalışma grubu oluşturulmasına karar verildiğini hatırlatan May, ilişkilerin daha da güçlendirilmesinin refah ve güvenin devam ettirilmesinin amaçlandığını dile getirdi. May, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından Birleşik Krallık’ın Türkiye’nin yanında durduğunu söyledi.

    Yıldırım ve May, açıklamaları sonrası gazetecilerin sorularını cevapladı. Bir gazetecinin, ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı görüşmenin detayına ilişkin soruyu May, “Birleşik Krallık iki taraflı olarak bölge dışından para sağlayan ikinci ülke. Biz de bu şekilde çalışmalar yapıyoruz” şeklinde cevapladı.

    “Duvarları da yükselterek bu işi çözemeyiz”

    “Türkiye, diğer bütün ülkelerden daha fazla mülteciye ev sahipliği yaptı. Sizler başta bir NATO üyesi ülkenin mültecileri yasaklaması sonrası ne hissettiniz?” sorusuna Yıldırım, “Mülteci konumunda 55 milyon insan var dünyada. Dünyada BM’ye üye ülkelerin sayısı 200 civarında, 150’sinden daha fazla nüfusa sahip. Dolayısıyla bu sorunu yok sayamayız. Görmezden gelemeyiz. Duvarları da yükselterek bu işi çözemeyiz. Bu işin çözümü daha fazla işbirliği, sorun olan bölgelerdeki sorunu çözmek için daha fazla irade. Kimse durup dururken evinden barkından, vatanından uzaklaşmaz. İnsanlar canlarını kurtarmak için geliyorlar. Biz kapılarımızı sonuna kadar açtık, yine gelirse yine alacağız. Çünkü, bizim inancımız bunu böyle söylüyor. İnsan hayatından daha kutsal birş ey yok. Onların hayata tutunmalarını sağlamak en büyük insanlık görevidir. Yardım geliyor mu? Çok sayıda. Toplam yardım tutarı 700 milyon dolar civarında. Yardım gelse de gelmese de biz bu işi yapmaya devam edeceğiz. Ta ki oralarda barış, huzur oluşacak ve nitekim şimdi Fırat Kalkanı Operasyonu ile 2 bin metrekarelik alanı DEAŞ’tan temizledik, Türkiye’deki göçmenlerin bir kısmı 45 bin kadarı köylerine evlerine yerleştiler. Bunun aslında bütün Suriye’de Irak’ta olması lazım. Bunu nasıl sağlayacağız. DEAŞ’ı oradan yok edeceğiz. Terör örgütlerini bölgeden temizleyeceğiz ve Suriye’de siyasi çözüm, kalıcı barış sağlanacak” karşılığını verdi.

    “Yük almalarını da bekliyoruz”

    Yıldırım, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bölgesel sorunları çözmek, oradaki sorunlardan kaçanlara kapıları kapatmakla olmuyor. Neticede, oralara daha fazla uluslararası camianın, BM’nin bütün ülkelerin daha fazla gayret gösterip, sorunlar büyümeden çözüm üretmeleri esas olandır. Bu konuda biz uluslararası camiadan, şunu bekliyoruz, Türkiye’nin yükünün hafiflemesi için daha fazla ellerini taşın altına koysunlar. Takdir etmelerini takdir ediyoruz ama yetmez. Yük almalarını da bekliyoruz.”

    Bir soru üzerine Yıldırım, “Hiçbir ticaret insan hakkıyla pazarlık konusu olmaz. Bunu herkesin bilmesi lazım. Bu mülteci sorununu duvar örmekle çözemeyiz. Uzun vadede bunun sebeplerini ortadan kaldırmamız lazım. Bölgesel kalkınma farklılıklarının ortadan kalkması lazım, bölgesel anlaşmazlıkların çözümü için BM şemsiyesinde daha fazla gayret göstermemiz lazım. Siz duvar örerseniz, duvar çözüm olmaz, birikir birikir o duvarlar da yıkılır. Berlin Duvarı da durdu durdu bir gün yerle bir oldu. Niye? Çünkü, değişimin önünde durulamaz. Değişimi yakalamak lazım ve bölgesel sorunları halının altına süpürmekle sorunları çözemeyiz. Sorunların üzerine gitmemiz lazım, büyümeden çözmemiz lazım. Dolayısıyla tabii Amerika’nın yeni yönetiminin aldığı kararların içeriğini çok bilmiyoruz tabii kulaktan dolma laflarla bunu değerlendirmek erken bir değerlendirme olur ama asıl çözüm sorunların esasına inip sorunu ortaya çıkan kaynakları ortadan kaldırmaktır” diye konuştu.

    Brexit ile ilgili görüşünün sorulması üzerine Yıldırım, “Birleşik Krallık’ın konusudur. İngiltere halkı böyle bir karar verdiler, onların kararına bizim laf söylememiz gerekmez ama gümrük birliğini sağlamak buna engel değil. AB ile gümrük birliğini güncellemek buna engel değil. Biz, bunu güncellemek için AB ile görüşmelere başladık. Biz, prensip olarak dört özgürlükten yanayız. İnsanların serbest dolaşımı, sermeyenin, hizmetlerin ve malların serbest dolaşımı” diye konuştu.

    Başka bir gazetecinin, “AB’den ayrılmaya hazırlanan Başbakan olarak, AB’ye girmeye çalışan Başbakana söyleyecekleriniz nelerdir” sorusuna May, “Birleşik Krallık halkı AB’den çıkma kararı aldılar, AB’ye katılmak isteyen ülkeler olacaktır. Neyin iyi olduğuna ülkeler karar verecektir. Biz, AB ile iyi bir ticari ilişkimizin olmasını istiyoruz” karşılığını verdi.

    Yıldırım’dan “AB’ye giren de pişman girmeyen de pişman” esprisi

    Aynı soruya Yıldırım’ın, “Giren de pişman girmeyen de pişman” cevabını vermesi salonda gülüşmelere neden oldu.

    El-Bab’a ilişkin operasyonla ilgili değerlendirmede bulunan May, “Biz, Türk kuvvetlerine desteğimizi sağlıyoruz. Bizler Birleşik Krallık olarak daha fazla nasıl destek veririz diyeydi. Güvenli bölge geçmişte de incelenen konulardan birisi. Bence hepimiz ilk önce Suriye’nin geleceğine yönelik bir çözüm için çalışmalıyız. Bence bu çözüm, Cumhurbaşkanı Esad’dan uzak olan bir çözüm olmalıdır. Uluslararası toplum olarak bizler Suriye için çözüm bulmalıyız” ifadelerini kullandı.

    Açıklama öncesi, her iki ülke arasında havacılık alanında anlaşma imzalandı. İki isim açıklamaları sonrası el sıkışarak basın mensuplarına poz verdi.

  • İngiltere Başbakanı Theresa May, Çankaya Köşkü’nde

    İngiltere Başbakanı Theresa May, düzenlenen resmi törenle Başbakan Binali Yıldırım tarafından karşılandı.

    Başbakan Binali Yıldırım’ın davetlisi olarak Türkiye’ye resmi ziyarette bulunan Theresa May, Çankaya Köşkü’nde Başbakan Yıldırım tarafından resmi törenle karşılandı. Her iki ülkenin milli marşlarının çalınmasının ardından May, tören kıtasını ’Merhaba asker’ diyerek selamladı. İki isim daha sonra Şeref Kapısı’nın önünde el sıkışarak basın mensuplarına poz verdi.

    Başbakan Yıldırım ve İngiltere Başbakanı May, gerçekleştirecekleri görüşme sonrası ortak basın toplantısı düzenleyecek.

  • İngiltere Başbakanı Theresa May, Ankara’da

    İngiltere Başbakanı Theresa May, Başbakan Binali Yıldırım’ın daveti üzerine Ankara’ya geldi.

    Başbakan Binali Yıldırım’ın davetlisi olarak Türkiye’ye resmi bir ziyaret gerçekleştiren İngiltere Başbakanı Theresa May, Ankara’ya geldi. May, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım ile görüşecek.