Etiket: Maskeli

  • Maskeli hırsız 3 gün önce kurulan güvenlik kamerasına takıldı

    Çanakkale’nin Bayramiç ilçesinde bir çay ocağına giren hırsız, 3 gün önce kurulan güvenlik kamerası sayesinde görüntülendi.

    Edinilen bilgiye göre eski sanayi bölgesinde Mert Keskin’e ait çay ocağında 10 gün önce hırsızlık oldu. Kapı ve pencereleri zorlamayan hırsız başarılı olamadı. Dükkan sahibi, hırsızlık girişiminin ardından işyerine üç gün önce güvenlik kamerası taktırdı. Aynı işyerine sabaha karşı 04.45 sıralarında hırsız girdi. Bu sefer pencereyi açarak içeri giren maskeli hırsız, kasada bulunan yaklaşık 200 TL bozuk parayı alarak kaçtı. Yeni takılan güvenlik kamerası ise hırsızlık anını kaydetti. Polis güvenlik kamerası görüntülerinden hırsıza ulaşmaya çalışıyor.

  • (Özel Haber) V for Vendetta maskeli soyguncular kamerada

    Sultangazi’de V for Vendetta maskeli ve silahlı soyguncular bir fatura merkezi ile bir marketi soydu. Şahısların gerçekleştirdikleri soygun anları ise güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı.

    Edinilen bilgiye göre, Sultangazi’de geçtiğimiz ay bir markete giren V for Vendetta maskeli soyguncular ellerinde silahlarla kasiyeri etkisiz hale getirdi. Daha sonra müşterilere de silahlarını doğrultan soyguncular kasadan yaklaşık 2 bin 500 TL’yi alarak kayıplara karıştı. Aynı soygunculur 8 Nisan günü bu kez maskeli ve silahlı olarak bir fatura merkezine geldi. Soyguncular veznedeki şahsa silah doğrultarak 3 bin TL’yi alıp kayıplara karıştı. Tüm bu yaşananlar ise güvenlik kameralarına yansıdı. Görüntülerde markete gelen maskeli soyguncular kasa görevlisine silah doğrultuyor. Bu sırada müşterilere de silah doğrultan soyguncular paraları alıyor. Müşterilerin yaşadığı panik ise güvenlik kameralarına yansıyor. Bir başka görüntüde ise yine maskeli silahlı soyguncular fatura merkezinde gelip vezne görevlisine silah doğrultuyor. Ardından soyguncular paraları alıp kaçıyor. Polis her yerde V for Vendetta maskeli soyguncuları arıyor.

  • (Özel haber) Maskeli 5’ler horoz peşinde

    Başkent’te maskeli ve silahlı 5 hırsız, bir binanın bahçesindeki kümesi hedef aldı. Hırsızlar çaldıkları horozu ellerinden kaçırınca 4’ü birden horozun peşine düştü. Film sahnelerini aratmayan kovalama anları güvenlik kameralarına yansıdı.

    Olay, Etimesgut ilçesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Şeker Mahallesi’nde bir apartmanın bahçesinde yaptığı kümeste hobi olarak horoz ve tavuk besleyen Sinan Pekgöz’ün 20 bin TL değerinde olduğunu belirttiği 2 horozu ve 1 tavuğu, 3 ay önce maskeli 5 kişi tarafından çalındı. Güvenlik kameralarına yansıyan hırsızlık olayı film sahnelerini aratmadı. Gece saatlerinde içerisinde maskeli 5 kişinin bulunduğu lüks beyaz bir otomobil, Pekgöz’ün oturduğu binaya yanaştı. Hırsızlardan ikisi arabadan inerek bina bahçesinde bulunan kümese yöneldi. Bir hırsız etrafı gözetlerken, diğeri bahçeye girerek kümesi açmayı denedi. Kümesin yanında bulduğu keser yardımıyla iki kapaklı kümesin kapaklarından birini açan hırsız, içeride bulunan horozu yakalayarak otomobile götürmesi için arkadaşına verdi. İkinci horozu da alan hırsız, horozu bagaja koyacağı sırada elinden kaçırdı. Otomobil içerisinde elinde silahla bekleyen diğer hırsız da araçtan inerek elindeki silahı sürücüye verdi ve kaçan horozu yakalamak için 2 arkadaşıyla beraber seferber oldu. Hırsızlar, kaçan horozla adeta köşe kapmaca oynadı. Kümesten bir tane de tavuk alan diğer hırsız, 3 arkadaşıyla birlikte kaçan horozu da yakaladıktan sonra otomobile binerek olay yerinden uzaklaştı.

    “20 bin lira değerinde horozumu çaldılar”

    Yedi yıldır aynı mahallede oturduğunu belirten Sinan Pekgöz, 3 aydır çalınan hayvanlarının bulunamadığından dert yanarak, “Burada hırsızların girmediği bir yer kalmadı. Herhangi bir kapıyı çal, hırsızlar hepsine girmiştir. Maalesef hiçbiri bulunmadı. En son 3 ay önce benim kümesime geldiler ve 20 bin lira değerinde horozlarımı çalıp götürdüler. 90 gündür bu hayvanlar bulunamıyor” ifadelerini kullandı.

    Horozunun değerli bir tür olan Hint horozu olduğunu ve bu işi hobi olarak yaptığını ifade eden Pekgöz, “Şüphelendiğim kişiler var ama kime ne diyebilirim. Emin olmak lazım. Kamera görüntüleri var ama bulunamıyor” şeklinde konuştu.

    “Adamlar kendi malı gibi alıp gidiyorlar”

    Yaşanan hırsızlık olayını anlatan Pekgöz, şunları kaydetti:

    “1 Ocak’ta gece saat 03.00’da bir araba geliyor. Kümesin iki kapısını açıyor ve hayvanları alıp gidiyor. Aynı gün emniyete başvurdum, kamera kayıtlarını verdim, 90 günden fazla oldu bu adamlar hala bulunmadı. Silahlı 5 kişi gelmiş, buradan almış gitmiş. Kümesin yanında keser vardı. Bunu göremiyor, arkadaşından levye istiyor. Levye gelirken bunu görüyor burada. İki kapıyı da açıyorlar. Adamlar kendi malı gibi alıp gidiyorlar. Çalınmaması için kilitlemiştim, kilitleri kırmışlar. Sonra yeni gelen horozlar için zincir aldım. Değerli arkadaşlarım horozlarımın çalındığını duyunca yenisini hediye gönderdiler bana.”

    Yetkilerden çalınan hayvanlarının bulunması için yardım isteyen Pekgöz, mahallelerinde sıklıkla yaşanan hırsızlık olaylarından duyduğu şikayeti de dile getirdi.

  • Maskeli 3 kişinin silahlı saldırısına uğrayan özel güvenlik görevlisi hayatını kaybetti

    Ağrı’da yüzleri kar maskesiyle kapalı 3 kişinin silahlı saldırısına uğrayan özel güvenlik görevlisi hayatını kaybetti.

    Olay, bu sabah Ağrı merkezde meydana geldi. Cumhuriyet Caddesi üzerinde bulunan Özel Güven Başaran Hastanesinde özel güvenlik görevlisi olarak çalışan evli ve 3 çocuk babası Ersin Oruç (33), yüzleri maskeyle kapalı 3 kişinin silahlı saldırısına uğradı. Vücuduna kurşunlar isabet eden Oruç, olay yerinde hayatını kaybetti.

    Saldırının ardından kaçan üç firarinin yakalanması için polis ekipleri çalışma başlattı.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Maskeli Balo sona erdi”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Maşalarıyla silah verdikleri, sırtını sıvazladıkları terör örgütleriyle, bir dolara satın aldıkları ajanlarıyla bizi sıkıştırmaya çalışanlar artık bizzat sahaya indiler. Maskeli balo sona erdi. Diplomasiyi bile bir kenara bıraktılar” dedi. Erdoğan, Daily Sabah’a Avrupa Parlamentosunda yasak getirilmek istenmesine tepki göstererek, “Onlar milli, yerli olan bir gazetemizi oraya sokmuyorsa siz de bunun karşılığını göreceksiniz. Karşılığını Türkiye’de göreceksiniz” diye konuştu.

    İlim Yayma Vakfının Haliç Kongre Merkezinde düzenlenen 46. Genel Kuruluna Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yanı sıra Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ve çok sayıda davetli katıldı. Toplantıda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adıyaman Samsat’ta bu sabah yaşanan deprem nedeniyle vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini iletti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Adıyaman Samsat’ta bu sabah 3,6 büyüklüğünde deprem olduğunu hatırlatarak, “Adıyaman Samsatlı kardeşlerimize geçmiş olsun dileklerimi iletmek istiyorum. 2 Mart tarihinin ardından aralıklarla depremler yaşanıyor. Bu sabah güne Samsat 3,6 büyüklüğünde sarsıntıyla uyandı. 2 Mart’ta can kaybı olmamakla birlikte 2 binin üzerinde binada hasar meydana geldi. Hasar tespiti ve mağduriyetlerin giderilmesi için için çalışmalar sürüyor” dedi.

    İlim Yayma Vakfının 44 yıldır vatanını imanla seven nesiller yetiştirdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Peygamberimiz ’İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olanıdır’ buyurmaktadır. İlim Yayma Vakfı, Peygamberimizin bu tavsiyesini kendisine rehber edinerek 44 yıldır gece gündüz çalışıyor. Ülkemizin en kasvetli döneminde, baskının ve şiddetin sokaklarda kol gezdiği dönemlerde vakfı kuran büyüklerimiz sağına soluna bakmadan ben varım dediler, yola öyle çıktılar. Gençlerimiz birbirini kırmasın, körpe dimalar sapkın ideolojilerin esiri olmasın diye iyilik hareketini başlattılar. Vatanını imanla seven nesiller yetiştiriyor. Büyük bir iftiharla ifade etmek isterim ki İlim Yayma Vakfınını rahle-i tedrisinden geçen gençler birilerinin sözüm ona altın nesli gibi ihanetle, cinayetle, hırsızlık, sapkınlıkla anılmadı. Bu çatıda hiçbir genç ekmeğini yediği vatanına, bağrından çıktığı milletine kurşun sıkmadı. Vakfımıza gönül vermiş hiçbir kardeşim Türkiye karşıtı, İslam karşıtı şer odaklarına kapı kulu olmadı. Duruş doğru olunca, istikamet doğru olunca ortaya yerli ve milli nesil çıkıyor. Amaç sadece güç ve tahakküm olunca FETÖ’nün düştüğü ihanet çukuruna yuvarlanmak kaçınılmaz oluyor. 40 yıl boyunca sinsice planların hepsi bir gece boşa çıkar. Orduyu, yargıyı ele geçirdik, öyleyse biz yaparız diyenler bir gecede ilahi tokadı yiyerek milletimizin o duruşuyla elhamdülliah yerle yeksan oldu” diye konuştu.

    “Allah’a değil de makama, paraya kul olanların nasıl yeksan olduğunu gördük”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir Hadis-i Şerifi hatırlatarak, “Allah Rasulü asabına hitap ederken şöyle sesleniyor; ’Din samimiyettir, din samimiyettir, din samimiyettir.’ Sahabeden bazıları ’Din kime karşı samimi olmaktır Ya Rasullulah’ deyince ’Allah’a, kitabına, Rasulüne, Müslümanların önderlerine, bütün Müslümanlara karşı samimi olmaktır’ diye buyuruyor. Takiye yaparak milleti kandırmaya çalışanların düştükleri zelil durum ortadadır. Allah’a değil de makama, paraya kul olanların nasıl yeksan olduğunu gördük. Ne diyorlar Pensilvanya’daki o malum kişi için, ’O bize şah damarından daha yakındır’ diyorlar. Ciddi bir şirk söz konusu. Şah damarından size daha yakınım diye Rabbimiz ayeti kerimede ifade ediyor. Böyle bir ifadeyi kullanmak kişiyi şirke götürür. Bunların işi bu. Rabbim bizi yolundan ayırmasın” şeklinde konuştu.

    İlim Yayma Vakfının Türkiye’nin hafızası olduğunu belirten Erdoğan, “İkna odalarında kızlarımıza nasıl zulmedildiğini, imam hatip okullarının 600 bin olan sayısının 60 binlere düşürüldüğüne hep birlikte şahit olduk. Güvenlik güçlerinin Fatih’te, Sultanbeyli’de çarşaflı, başörtülü, sakallı avına çıktığı günleri unutmadık, unutmayacağız. Demokrasinin askıda olduğu, özgürlüklerin rafa kaldırıldığı, hukukun ayaklar altına alındığı günleri hatırlayacağız. 2002’den beri sessiz devrimin en yakın şahidi burada dostlarımız. IMF kapılarında avuç açan, gecelik faizlerin yüzde 7 bin 500’lere kadar çıktığı bir ülke devraldık. 2013’te IMF’ye 23,5 miyar dolar borcu sıfırladık, IMF ile ilişkimiz kalmadı. Ondan sonra onlar bizden borç istedi. 5 milyar dolar borç istedi, veririz dedik. 27,5 milyar dolar Merkez Bankası döviz rezervi 120 milyar dolara çıktı. Tüm mesele azimdir, inançtır. Tabi ki işini bilmektir” dedi.

    “Onlar milli, yerli olan bir gazetemizi oraya sokmuyorsa, siz de bunun karşılığını göreceksiniz”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, 16 Nisan referandumuna da değinerek, “Nereden nereye. Daha iyi günler var önümüzde. İnşallah 16 Nisan aynı zamanda bunun kararının verileceği gündür. Buna hazır mıyız? Bu önemli, 16 Nisan bir kırılma günü” diye konuştu.

    Hayırcı zihniyetin 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’ne, FSM’ye, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’ne, Osmangazi Köprüsü’ne de hayır dediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “18 Mart Çanakkale Köprüsü’ne de utanma arlanma olmasa bunlar ona da hayır der. Demek ki doğru yoldayız. Bunlarda yalan bol. Yalana aldanan da çok. Çok kararlı bir şekilde adım atacağız. Avrupa’da bakan arkadaşlarımızı konuşturmuyorlar. Niye? PKK’yı, FETÖ’cüleri konuşturuyorlar. Türkiye Barolar Birliği Başkanı oraya gidip terör örgütü uzantılarıyla toplantı yapıyor. Sözde hukukçu. Kişi sevdikleriyle beraberdir. Kandil’deki hayır deyin. Kandil’deki hayır diyorsa onlarla beraber hareket edilir mi? İmralı’daki hayır diyorsa bunlar ülkemizi bölmeye çalışanlar değil mi, katil değil mi? Bunlarla beraber hareket etmek düşündürücü değil mi? Daily Sabah’ı Avrupa Parlamentosuna sokmak istemeyenler var. Onlar milli, yerli olan bir gazetemizi oraya sokmuyorsa siz de bunun karşılığını göreceksiniz. Karşılığını Türkiye’de göreceksiniz. Arapların güzel bir sözü var, ’Men dakka dukka’, karşılığını göreceksiniz” dedi.

    “Milletimiz zenginleşirken elbette birileri de büyük hayal kırıklığı yaşıyor”

    Her yarışın kazananı olduğu gibi bir de kaybedeni olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletimiz zenginleşirken elbette birileri de büyük hayal kırıklığı yaşıyor. 14 yılın kaybedenleri kimler. Kurdukları faiz düzeni üzerinden milletin ekmeğine, emeğine, çocuklarının rızkına ortak olanlar kaybetti. Darbecilerin hazırladığı anayasalar tarafından korunan, hiçbir yetkileri olmadığı halde milletin iradesine ortak olan vesayet odakları kaybetti. Sandık yoluyla iktidara gelmek yerine tankların namluları bunlarla iktidar hayali kuran kifayetsiz muhterisler kaybetti. Üstad Nurettin Topçu ’Zaferin değerini kazananlar bilmez, onu asıl mağluplara sorun’ diyor. Yıllardır bu ülkenin kıt kaynaklarını hortumlayanlar, Türkiye üzerinden istedikleri gibi at koşturanlar son 14 yılın anlamını çok iyi biliyorlar” dedi.

    Erdoğan, hükümetler değişse de iktidarını koruyanların 2002’den beri gerçekleşen sessiz devrimin anlamını çok iyi bildiklerini söyleyerek, “Yarım asırdır Avrupa kapılarında sığıntı, pısırık, güçsüz bir Türkiye isteyenler cumhurbaşkanı sisteminin ne demek olduğunu çok iyi farkındalar. İlk defa bu saldırılarla karşılaşmıyoruz. Suikast girişiminden darbe girişimine birçok tehlikeye maruz kaldık. Vesayet güçleriyle, manşetlerle çarpışa çarpışa bu günlere geldik. Hukukun ayaklar altına aldığı kapatma davalarının bizi yıldırmasına asla izin vermedik. Birileri çıkıyor bu sistem parlamentoyu fesheden sistemdir. Sıfatı avukat. Bunları anlamak mümkün değil. Dürüst ol, internet sitelerinde dolaşma suretiyle bu yalanları söylemeyin. Ana muhalefetin başındaki zatın bu yalanlarına alıştık. Siz aynı lafları etmeyin. Güya okumuşsunuz. Cumhurbaşkanının fesih yetkisi yok, böyle bir süreç içerisinde bir seçim yenilemesine, erken seçime gitme talebi olursa kendisinin seçimi yenilecektir, aynı zamanda parlamentonun seçimi yenilecektir. Yalanlardan bıktık. Çift dikiş gidiyorlar. Son günlerde Avrupa’da yaşananlar ülkemize, davamıza karşı yürütülen mücadelenin yeni safhaya geçtiğini gösteriyor. Maşalarıyla silah verdikleri, sırtını sıvazladıkları terör örgütleriyle, bir dolara satın aldıkları ajanlarıyla bizi sıkıştırmaya çalışanlar artık bizzat sahaya indiler. Maskeli balo sona erdi. Diplomasiyi bile bir kenara bıraktılar. Güçlenen Türkiye’ye duydukları nefreti artık saklamıyorlar. Ülkemize, milletimize, hatta tüm Müslümanlara duydukları hıncı, nefreti her gün TV’den, gazete manşetlerinden adeta kusuyorlar. Çünkü bunlar 16 Nisan’ın içerideki taşeronlara havale edilmeyecek kadar önemli ve kritik bir gün olduğunu biliyorlar. 16 Nisan’da sadece Türkiye’nin yönetim sisteminin değil, yıllardır istismar ettikleri düzenin yıkılmayla karşı karşıya olduğunu çok iyi biliyorlar. Tek adam, tek adam, tek adam. O zaman Gazi Mustafa Kemal’e hakaret ediyorsun” dedi.