Etiket: Masasına

  • Eski dünya güzeli Azra Akın nikah masasına oturdu

    Tekirdağ Süleymanpaşa Belediye Başkanı Ekrem Eşkinat, dünya güzeli Azra Akın ve Atakan Koru’nun nikahını kıydı.

    Eski dünya güzeli Azra Akın birlikte olduğu erkek arkadaşı Atakan Koru ile Tekirdağ’ın merkez ilçesinde Süleymanpaşa’da nikah kıydı. Nikahı Kıyan Süleymanpaşa Belediye Başkanı Ekrem Eşkinat sosyal medya hesabından paylaşımda bulunarak, “Dünya Güzelimiz Azra Akın & Atakan Koru’nun nikahını kıydım. Mutluluklar dilerim” dedi.

    Öte yandan çiftin düğününün Edirne’nin Keşan İlçesinde 26 Ağustos tarihinde yapılacağı öğrenildi.

  • Sağlık çalışanları taleplerini toplu sözleşme masasına ambulans ile gönderdi

    Sağlık-Sen Genel Başkanı Metin Memiş, sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının sorunları ve taleplerine çözüm önerilerini toplu sözleşme ambulansı ile toplu sözleşme masasına gönderdi.

    Sağlık-Sen Genel Başkanı Metin Memiş, 4. Dönem Toplu Sözleşmede sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının taleplerini paylaşmak üzere basın toplantısı düzenledi. Memiş, Türkiye’de sağlıkta dönüşümle birlikte millete hizmet yolunda çok önemli adımlar atıldığını söyleyerek, “Bu hizmetin yapılmasında sağlık çalışanlarımız baş aktör olarak Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın gerçekleşmesine en büyük katkıyı sundular. Bugün Türkiye’de hasta memnuniyetinin yüzde 76’larda olduğu, sağlık tesislerindeki kalite artışının yaşandığı, vatandaşın sağlık hizmetine erişiminin kolaylaştığı bir dönemde, sağlık çalışanlarımızın özlük hakları noktasında yine sosyal hizmet çalışanlarımızın özlük hakları noktasında 4. Dönem Toplu Sözleşme masasına oturacağız. Sağlık mesleği kutsal bir meslek, ülkemizde gelinen son noktaya baktığımızda sağlık çalışanlarımız fedakar, cefakar bir şekilde ülke insanına hizmet etmenin onur ve gururunu yaşıyor. Sağlık çalışanları her alanda var. Savaşta sağlık çalışanları vardı, terörle mücadele sürecinde asker ve polisimizle beraber sağlık çalışanlarımız bölge insanına hizmet ediyorlardı. Aynı şekilde bir bomba patladığı zaman millet oradan doğal olarak kaçarken sağlık çalışanlarımız bir can kurtarma sevdasıyla mesleğinin kutsallığı gereği olay yerine koşar. En son 15 Temmuz gecesinde hain darbe girişiminde sağlık çalışanlarımız hem hastanelerinde hem sokaklarda tanklara karşı hem de ambulanslarla demokrasi direnişi yapan yaralı vatandaşlarımızın hastanelere yetiştirilmesi noktasında sonsuz mücadele vermiştir. Ben bu anlamda sağlık çalışanlarımıza ülkesi için vatanı için milleti ve geleceği için vermiş oldukları hizmetlerinden dolayı canı gönülden teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

    “Taleplerimizden önceliğimiz sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarımızın zam ve tazminatlarının arttırılması konusu”

    4. Dönem Toplu Sözleşmede sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının mesleğinin kutsallığının gereği yaptıkları bu görevlerinin karşılığını almaları noktasında masada ellerinden geldiği kadar taleplerini dile getireceklerini belirten Memiş, “Çözüm bekleyen birçok sorunu da inşallah çözüme kavuşturacağız. Bugün Memur-Sen’in genel talepleri noktasında son düzenlemeler yapılıyor. Pazartesi günü toplu sözleşme masası hazırlığımızı Devlet Personel Başkanlığına verirken genel toplu sözleşme taleplerimizi açıklayacağız. Bugün ise sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarımızın taleplerini açıklıyoruz. Taleplerimizden önceliğimiz sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarımızın zam ve tazminatlarının arttırılması konusu. Bunları üç başlık altında topladık bunlardan birisi Özel Hizmet Tazminatlarının 15 puan arttırılması. 15 puanlık artışla birlikte sağlık çalışanlarımıza 146 liralık bir yansıma gerçekleşmiş olacak. Yine 5., 6. ve 7. bölgeler için ek puan 10 puan arttırılmalı talebimizi masaya getireceğiz. Bu da kalkınmada öncelikli olan illerde yapılacak olan düzenleme, burada da 100 liralık bir artış talebimiz olacak. İstanbul, Türkiye’nin kalbi, İstanbul’da sağlık çalışanı bulmakta zorluk çekiliyor. Hatta son dönemde dönem tayini sadece İstanbul’a açılmasına rağmen maalesef 170 tane tayin talebi oldu. İstanbul’da personel göndermek değil oradaki çalışanların orada kalmalarını sağlayacak teşvik modellerinin mutlaka getirilmesi gerekiyor. Bu anlamda da İstanbul’da görev yapan sağlık çalışanlarımıza 30 puan ek özel hizmet tazminatı talebimizi masaya taşıyacağız. 30 puanlık artışın karşılığında da 293 lira bir getiri olacak” ifadelerini kullandı.

    “Ek ödemelerin emekliliğe yansıtılması mücadelesi de bizim toplu sözleşme masasına getireceğimiz en önemli taleplerimizden birisi”

    Sağlık teşkilatına özel bir düzenleme olan iş gücü, iş riski ve temininde güçlük zamlarının çok gülünç miktarlarda olduğunu kaydeden Memiş, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bu anlamda toplu sözleşme masasına iş gücü, iş riski ve iş temininde güçlük zamlarına ikişer bin puanlık artış talep edeceğiz. Bu artışların her birinin karşılığı 53 lira, toplamda 159 liralık bir artışımızı yine toplu sözleşme masasında sağlık çalışanlarımız için talep edeceğiz. Tüm sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının ek göstergelerine 600 puan artırılması talebinde bulunacağız. Lisans tamamlamayla birlikte 2 bin 200 olan ek göstergeler sağlık lisansiyerlerinde 3 bin olacak. 3 bin 600 ek gösterge talebimizi masada tekrar yineleyeceğiz. Ön lisans ve altı okul mezunu olanların da 600 puanlık artışlarını masada talep edeceğiz. Sabit ek ödemelere 15 puan artış talep edeceğiz. Sağlık-Sen ailesi olarak ek ödemelerin sağlık çalışanlarına verilmesini 2010 yılında biz elde etmiştik. Bu kazanımımızla birlikte sağlık çalışanlarımız ayın 15’inde maaşlarıyla birlikte ek ödemelerini alır hale geldiler. Ancak döner sermayedeki adaletsizlikler nedeniyle şu an aynı ilde farklı hastanelerde çalışan arkadaşlarımız hastane gelirleri nedeniyle farklı ücret alabiliyorlar. 15 puanlık artışla birlikte yine 146 liralık bir artışı talep edip en azından bu adaletsizliğin bu makasın daralmasını toplu sözleşme masasında talep edeceğiz. Ek ödemelerin emekliliğe yansıtılması talebi öteden beri dile getirdiğimiz bir talep. Devlet şu anda bütün memurlarının ek ödemelerini emekliliğe yansıtmayarak onların geleceğiyle oynuyor. Sağlık çalışanları emekli olmak istemiyorlar çünkü bugün aldıkları maaşın üçte ikisini ancak alabilecekler. Onun için ek ödemelerin emekliliğe yansıtılması mücadelesi de bizim toplu sözleşme masasına getireceğimiz en önemli taleplerimizden birisi.”

    “Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı çalışanlarımıza alabileceğimiz ilave sosyal hizmet tazminatı sayesinde bu arkadaşlarımızın mağduriyeti gidecek”

    “Sabit ek ödemeler gelir vergisinden muaf olsun” diyeceklerinin altını çizen Memiş, “Sağlık çalışanları ek ödemelerini döner sermayeden aldıklarından dolayı ek ödemeleri ve maaşları beraber hesaplandığı için çifter vergi vermek durumunda kalıyorlar diğer bakanlıklarda çalışanlara karşın. Bu anlamda ek ödemelerin gelir vergisinden muaf olmasıyla birlikte yıllık 300-400 liralık bir kaybın da önüne geçmiş olacağız. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığında çalışanlara 10 ile 40 puan arsında değişen oranlarda ilave sosyal hizmet tazminatı talep edeceğiz. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı toplumun en dezavantajlı kesimlerine hizmet eden ama bu arada en dezavantajlı çalışan kesimi temsil ediyor. Bu anlamda bu bakanlıkta çalışan arkadaşlarımızın özellikle görülmesi gerekiyor ve bu anlamda bakanlık da dahil görüşmelerimizi yaptık. Bu konu bizim için çok önemli, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı çalışanlarımıza alabileceğimiz ilave sosyal hizmet tazminatı sayesinde bu arkadaşlarımızın mağduriyeti gidecek, bu konuyu toplu sözleşme masasında önemli bir pazarlık konusu olarak gündeme taşımış olacağız. Dağıtılabilir döner sermaye tutarı, her yıl Sağlık Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve SGK arasında imzalanan global bütçe artışı veya TEFE oranında artırılmalıdır talebimizi yapacağız. Döner sermayelerimiz her geçen gün eriyor, bu erimenin karşısına geçmek, döner sermayeleri güncelleyerek çalışanlarımızın hak ettiği döner sermayeyi almalarını sağlamak için masaya bu talebimizi getireceğiz. Yine döner sermaye katsayılarının arttırılmasını talep edeceğiz. Geçen toplu sözleşmede 1,50 olan tavan oranlarını 1,70’e çıkarmıştık, temel talebimiz tavan oranlarının 2’ye çıkarılmasıydı. Masaya tavan oranlarının 2’ye çıkarılması talebimizi bu sene tekrar getirmiş olacağız” diye konuştu.

    “Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğünde görev yapanlara nöbet ve icap nöbet ücreti verilmelidir, talebimizi masaya getireceğiz”

    Memiş, ambulans kullanan personelin tavan ek ödeme katsayılarının artırılması ve ek puan verilmesi gerektiğini vurgulayarak, “AFAD’a bağlı kamplarda misafir edilen özellikle Doğu, Güneydoğu bölgesinde Suriyeli kardeşlerimize hizmet veren sağlık çalışanlarımızın ilave ücretinin verilmesi mutlaka gerekiyor. O arkadaşlarımız 2 katı daha fazla çalışmalarına rağmen mağduriyetleri var. Bu anlamda AFAD’a bağlı kamplarda misafir edilen yabancı uyruklularının yaşadığı illerde çalışanlara ilave ücret talebimizi toplu sözleşme masasına taşıyacağız. Geçen toplu sözleşmede ebelik ve hemşirelik bölümünde lisans tamamlayanların 5 puan özel hizmet tazminatı artışını sağladık ortalama 50 lira civarında bir artış gelmişti. Bu toplu sözleşmede bütün yüksek lisans yapan arkadaşlarımızın diplomalarının sayılması ve özel hizmet tazminatlarının 5 puan arttırılması ve doktora yapanlara özel hizmet tazminatlarının 10 puan arttırılmasını masaya taşıyacağız. Nöbet ve icap nöbet ücretleri artırılmalı diyoruz. Nöbet ücretleriyle alakalı birçok düzenleme yapıldı, belli bir noktaya gelindi ancak yeterli değil. Önümüzdeki toplu sözleşme sürecinde icap ve nöbet ücretlerinin tekrar arttırılmasını ve alamayanlara bu ücretin verilmesini toplu sözleşme masasına getireceğiz. Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğünde görev yapanlara nöbet ve icap nöbet ücreti verilmelidir talebimizi masaya getireceğiz. Oradaki arkadaşlarımız sadece ek ödeme alabiliyorlar, nöbet tutmalarına rağmen nöbet ücreti alamıyorlar. Bu arkadaşlarımıza da nöbet ücretini talep etmiş olacağız. 112 acil sağlık hizmetlerinde görev yapan kadın memurlar için iki yıllık nöbet muafiyetinden, bir yıllık süreyi dolduranlara isteğine bağlı olarak nöbet tutabilir talebimizi masaya getireceğiz. Bu anlamda mahkemenin vermiş olduğu bir karar var ‘İki yıl nöbet tutamazlar’ diye bir karar çıktı. Ancak şu anda 112’lerde çalışanların büyük oranda bayan olması nedeniyle bir sıkıntı yaşanıyor. Arkadaşlarımız da nöbet tutmak istiyor. Bu anlamdaki talebimizi inşallah masaya taşıyarak en azından 1 yıl sonra bu arkadaşlarımızın isteğe bağlı olarak nöbet tutmalarının önünü açmış olacağız” açıklamalarında bulundu.

    “Aile hekimliği çalışanlarının yıllık izinlerinden ücret kesintisi yapılmamalıdır diyoruz”

    “Sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarına yıpranma payı talebimizi masaya getireceğiz” diyen Memiş, diğer taleplerini şöyle aktardı:

    “Yıpranma payı konusunda sağlık çalışanları noktasında ciddi bir yol kat ettik. Bu anlamda Sayın Cumhurbaşkanımız 14 Mart Tıp Bayramı’nda tekrar yıpranma payının bir an önce çıkarılması gerektiğini, bunun bizzat takipçisinin kendisi olacağını ifade etmişti. Bu toplu sözleşme masasında da dezavantajlı kesimlere hizmet eden sosyal hizmet çalışanlarımıza da yıpranma payı verilmesi konusunda talebimizi toplu sözleşme masasına getireceğiz. Kamu Hastane Birliklerindeki tabip dışı sözleşmeli yöneticilere sabit ek ödeme verilmesini toplu sözleşme masasına getireceğiz. Bu arkadaşlarımız sözleşmeliler, kanunda belirlenen ücret zaten bunlara verilmiyor, bir yönergeyle ücretleri düşürüldü. Bu arkadaşlarımız zaten mağdur edildi, bu arkadaşlarımızın ek ödemeyi alamamaları ciddi bir mağduriyet oluşturuyor. Onun için masaya getireceğimiz önemli taleplerimizden birisi de bu olacak. Aile hekimliği çalışanlarının yıllık izinlerinden ücret kesintisi yapılmamalıdır diyoruz. Daha önce tamamından kesinti yapılırken sendikamızın talebi doğrultusunda bir haftalık yıllık izinlerden kesinti yapılmıyor ancak bu yeterli değil, tamamından kesinti yapılmaması noktasındaki talebimizi toplu sözleşme masasına taşıyacağız. Üniversite hastanelerinde çalışan personelin döner sermaye katsayısı 1,70’ten 2’ye çıkarılmalıdır talebimizi masaya getireceğiz.”

    “Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığında çalışanların nöbet ücretleri yeniden düzenlenmelidir”

    Adli Tıp Kurumu çalışanlarının ek ödeme tavan katsayılarının arttırılmasını, 1,70’ten 2’ye çıkarılmasını masaya götüreceklerini ifade eden Memiş, “Adli Tıp Kurumunda çalışanlara ‘adalet hizmetleri tazminatı’ verilmesini talep edeceğiz. TSK’dan devrolan personele daha önce almış oldukları yemek, tayin bedelinin ödenmeye devam edilmesi talebimizi toplu sözleşme masasına getireceğiz. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığında çalışanların nöbet ücretleri yeniden düzenlenmelidir diyoruz. Daha önce günlük 3 saat haftalık 9 saat alabildikleri nöbet ücretlerini bir önceki toplu sözleşmede günlük 4 saat haftalık 12 saate çıkarmıştık. Bunun şimdi daha da arttırılmasını, günlük 6 saat haftalık 18 saate çıkarılması talebimizi toplu sözleşme masasına taşıyacağız. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığında merkez ve müdürlüklerde görev yapan tüm öğretmenlere öğretim yılına hazırlık ödeneği verilmesini talep edeceğiz. Üniversite ve Adli Tıp Kurumundaki hekimlerin sabit ek ödemeleri diğer hekimler gibi emekliliğe yansıtılmalıdır diyoruz. Sağlık Bakanlığında görev yapan hekimlerin ek ödemeleri emekliliklerine yansıtılıyor ama Adli Tıp Kurumu ve Üniversitelerdeki hocaların yansıtılmıyor, bunların da yansıtılmasını talep edeceğiz. Engelli çalışanların talepleri halinde eğitim durumları itibariyle şartlarını taşıdıkları kadrolara atanması sağlanmalıdır talebimizi taşıyacağız. Sağlık çalışanlarına zorunlu mesleki mali sorumluluk sigortası yapılmasını talep edeceğiz. Şu anda yanlış bir algı var sanki sadece meslek riski hekimlerde var. Hekimlerin mesleki mali sorumluluk sigortaları var ama birçok sağlık çalışanı arkadaşımıza meslek kusuru nedeniyle dava açılmış durumda. Aynı şekilde hekimlere olduğu gibi diğer sağlık çalışanlarımıza da mesleki mali sorumluluk sigortası yapılması konusunu toplu sözleşme masasına taşıyacağız” şeklinde konuştu.

    “Gerekirse masaya yumruğumuzu vuracağız, restimizi çekeceğiz ama çalışanlarımızın hakkını alacağız”

    4/C’li geçici personele döner sermaye ödenmelidir taleplerini masaya taşıyacaklarına işaret eden Memiş, “4/C’li vekil ebe/hemşireler, kamu görevlisi olmayan aile sağlığı çalışanları ve ek ders karşılığı görev yapan meslek elemanları 4/B sözleşmeli statüye ya da kadrolu statüye geçirilmelidir talebimizi toplu sözleşme masasına getireceğiz. Giyecek yardımı tutarları artırılmalı, sözleşmeli personelin de faydalanması sağlanmalıdır. Giyecek yardımının güncel, günümüze uygun şartlardaki bir ücretlendirme yapılmasını ve bunun sözleşmeli personele de verilmesini toplu sözleşme masasında talep edeceğiz. Gördüğünüz gibi arkada bir ambulansımız var, bu ambulanslarımızla sağlık çalışanlarımız yıllardan beri bu ülke insanına hizmet ediyor, bu ülke insanının sağlığına kavuşması için çare arıyor, koşturuyor. Adı üstünde ‘Hızır Acil’ eski adıyla. Ambulansımızın üstüne sağlık çalışanlarımızın toplu sözleşme taleplerini yazdık ve inşallah bu ambulansımızla birlikte taleplerimizi toplu sözleşme masasına götüreceğiz. Diyoruz ki: Biz bu ülkenin insanına hizmet ederken sağlık çalışanları maalesef bir mağduriyet yaşıyor, sağlık çalışanları hak ettiğini alamıyor, artık sağlık çalışanları SOS vermeye başladı, bu anlamda sağlık çalışanlarının derdine derman olun. Önümüzde yatan arkadaşımız sağlık çalışanlarını temsilen burada yatıyor. Birazdan bu arkadaşımızı ambulansa bindireceğiz, toplu sözleşme taleplerimizi dosya halinde teşhisi ile birlikte göndermek kaydıyla evet bugüne kadar biz bu ülkeye, bu millete hizmet ettik bugün de sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarımızın sorunlarını size gönderiyoruz, buna çözüm bulun diyerek bu ambulansımızla göndereceğiz. Ben şuna inanıyorum ki 4. Dönem toplu Sözleşme Masasında başta sağlık ve sosyal hizmet çalışanları olmak üzere kamu çalışanlarını Memur- sen’imiz onurlu ve gururlu bir şekilde temsil edecek ve inşallah bu masada çalışanlarımızın, kamu çalışanlarımızın, sağlık çalışanlarımızın, sosyal hizmet çalışanlarımızın dokunulmayan taleplerine dokunmak kaydıyla birçok sorunu inşallah masada çözeceğiz. Eğer masada bizim derdimiz anlaşılmayacak ise gereğini yapacağız, gerekirse meydanlara ineceğiz, gerekirse taleplerimizi meydanlardan seslendireceğiz. 4. Dönem Toplu Sözleşmemiz tüm sağlık, sosyal hizmet çalışanlarımıza ve tüm kamu çalışanlarımıza hayırlar getirsin temennisinde bulunuyorum. 1 Ağustos tarihi itibariyle 30 günlük bir maratona hep beraber gidecek ve sağlık, sosyal hizmet çalışanlarımızın hak ve kazanımları için masada ter dökeceğiz. Gerekirse masaya yumruğumuzu vuracağız, restimizi çekeceğiz ama çalışanlarımızın hakkını alacağız” ifadelerini kullandı.

    Memiş’in açıkladığı sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının sorunları ve taleplerine çözüm önerileri, sağlık mensuplarını temsilen bir kişi sedyeye yatırılarak Toplu Sözleşme Ambulansı ile toplu sözleşme masasına gönderildi.

  • Önce sandığa, sonra nikah masasına gittiler

    Bursa’nın Orhangazi ilçesinde, gelin ve damat önce sandık başına, sonra nikah masasına gitti.

    Orhangazi Belediyesi’nde memur olarak çalışan Metin Aydın, İznikli Ayşegül Turan ile dünya evine girdi. Genç çift, düğün öncesinde önce sandığa gitti, sonra nikah masasına oturdu. Orhangazi’den İznik’e kız almaya giden Metin Aydın ve ailesi, önce İznik’te bir okula gitti. Burada gelin Ayşegül Turan oyunu kullandıktan sonra, genç çift daha sonra Orhangazi’nin yolunu tuttu. Orhangazili damat Metin Aydın, Kız İmam Hatip Lisesi’nde oyunu kullandı. Gelin ile birlikte sandığa giden damat, “Bugün bizim için heyecanlı bir gün. Vatanımızın, milletimizin geleceği ile ilgili önemli bir karar veriyoruz. Akşam da inşallah bizim hayırlı günümüz olacak. İnşallah memleketimiz için her şey güzel olur” dedi.

  • Hasta duygularını analiz etmek isteyen doktor, ameliyat masasına yattı

    Hastalarıyla empati kurmak için ameliyat masasına yatan Op. Dr. Eyüp Bozkurt, hissettiklerini anlattı.

    Op. Dr. Eyüp Bozkurt, hastalarıyla empati kurmak için ameliyat masasına yattı. Kurguda olsa hissettiklerinin çok farklı olduğunu belirten Bozkurt, hissettiklerini şu şekilde aktardı: “Ameliyathane soğuk bir ortam. Hakikaten öyleymiş. Çok da büyük bir hastalığım yok aslında. Olmasa mıydım acaba? Bir seferde olayım da kurtulayım. İnşallah güzel ve nefes alabilen bir burnum olur. Doktoruma çok güveniyorum. (Bu gerçekten olması gereken. Aksi halde asla bu ameliyat olunmaz). Normalde müsamaha göstersem bile, şu anda hiç espri kaldıracak halde değilim. Ameliyata girecek hemşire şu mu acaba ? (Ameliyathanedeki hastayla teması olan yada olabilecek herkesin hastaya kendini tanıtması o kadar önemliymiş ki. Oraya yatınca daha iyi anladım). Kızım bugün okuldaki yemeği yer mi acaba ? Ağrı çok olacak mı ? Doktor olmaz demişti ama gerçi doktorların ağrı konusunda söylediğine de ne kadar inanılır. Susadım ama su içesim de yok. Ne kadar sürer acaba? Aman ne kadar sürerse sürsün, ben uyuyacağım nasıl olsa”.

    Bu farkındalığı oluşturarak hastaları ile iletişimini güçlendirdiğini söyleyen Op. Dr. Eyüp Bozkurt, “Burun hem estetik hem de fonksiyonel açıdan çok önemli bir organ. Burun estetiği uzmanı burun içerisindeki konka ve lenf dokularına, mukoza yapısı ve fizyolojisine hakim olması gerekir. Bunun yanında burnun yüze uyumunu da değerlendirebilmeli, yüzü bir bütün olarak ele alabilmelidir. Kaş-burun çizgisi, göz kapağı estetiği, göz altı ışık dolgusu, profiloplasti, çene ucu estetiği, alna yağ enjeksiyonu hatta kulak estetiği gibi konularda hastasına alternatifler sunabilmelidir. Hekim ve hasta bütün ayrıntıları konuşup birlikte hareket edebilmelidir” diyerek inanmadığı hiçbir tedaviyi hastalarına uygulamadığını belirtti.

    Op. Dr. Eyüp Bozkurt kimdir?

    Op. Dr. Eyüp Bozkurt İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi’nde tıp eğitimini tamamladı. Tıp Fakültesi eğitimi sırasında ABD’de Columbia Üniversitesi’nde Genel Cerrahi stajı yaptı. Tıp Doktoru ünvanını aldıktan sonra İstanbul üniversitesi Temel Bilimler Bölümünde çalıştı. Daha sonra İstanbul Bakırköy Dr.Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Kulak Burun Boğaz ve Baş ve Boyun Cerrahisi ihtisasını tamamladı. Uzmanlık sonrası Burun ve Yüz Estetiği alanında yoğunlaşarak bu konuda çeşitli çalışmalarda bulundu.

  • Diploma töreninden, ameliyat masasına

    Üniversiteli genç kız, karaciğer sirozu nedeniyle nakil olması gereken annesine donör oldu ancak annesi mezun olmadan hayat hediyesini kabul etmeyince önce diplomasını aldı ardından ameliyat masasına yattı.

    İzmir’de siroz nedeniyle karaciğer nakli gereken annesi Aysel Özduran’a donör olmak isteyen 20 yaşındaki üniversiteli Gizem, annesinin mezuniyetini şart koşması üzerine önce diplomasını aldı, ardından ameliyat masasına yattı. Üniversiteyi bitirip, annesine yeni bir hayatın kapılarını açmanın mutluluğunu yaşayan Gizem, “Annemi donörü olmaya okulumu bitirme şartını yerine getirerek ikna edebildim. İyi ki de etmişim, artık sağlıklı bir karaciğeri var. Ben de dünyanın en mutlu evladıyım” dedi.

    Sürpriz hastalık

    Geçen Temmuz’a kadar ciddi bir sağlık sorunu yaşamayan, karnında ve ayaklarında ödem oluşunca Menemen Devlet Hastanesi’ne başvuran iki çocuk annesi Aysel Özduran (53) burada karaciğerinin iflas ettiğini öğrendi. Özduran’a, otoimmün hepatit tanısı koyuldu, nedeni belirlenemeyen hastalık yüzünden karaciğer nakli gerektiği söylendi. Bu beklenmedik hastalık bir anda Özduran’ı, eşi Rıfat Özduran ve oğlu İsmail ile kızı Gizem’i şaşkına çevirdi. Özduran, İzmir’de gastroenteroloji profesörünün takibine girerek tedavi görmeye başlarken, nakil kararı üzerine de İzmir Kent Hastanesi’ne başvurdu. Eşi ve çocukları gönüllü donör oldu ancak tetkikler sonucunda eşi ve oğlu uygun bulunmadı. Tek uygun verici kızı Gizem olurken, anne Özduran kızının “Hemen ameliyat olalım” önerisini reddetti. Kadavradan bağış bekleyeceğini söyleyen anne Özduran Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Muğla Meslek Yüksekokulu Dış Ticaret Bölümü 2. sınıf öğrencisi kızının donörlüğünü okulunu bitirip mezun olması halinde kabul edeceğini söyledi.

    Annesinin şartını yerine getirdi

    Gizem eğitimini tamamladı, 25 Mayıs’ta düzenlenen mezuniyet törenine katılıp, kep attı, 31 Mayıs’ta son sınavını verip İzmir’e döndü. Annesinin şartını yerine getiren genç kız 10 Haziran’da annesiyle birlikte ameliyat masasına yattı. Gizem ve annesi Doç. Dr. Murt Kılıç, Opr. Dr. Cahit Yılmaz, Opr. Dr. Kamil Kılıç, Opr. Dr. Rasim Farajov ve Opr. Dr. Zaza Iakobadze’den oluşan ekip tarafından nakil operasyonuna alındı. Başarılı geçen operasyonun ardından önce Gizem, ardından Aysel Özduran taburcu oldu.

    “Öldüm öldüm dirildim”

    Annesine donör olabileceği belli olduktan sonra, annesinin kendisinden organ almamak için bahaneler, şartlar ortaya attığını belirten Gizem şunları söyledi: “Annem hep kadavra bekleyeceğini söylüyordu ama biliyoruz ki bağış çıkması çok zor. Ben ısrar ettikçe o kaçtı, sonunda da bana mezun olma şartı getirdi. İyi ki de okulum iki yıllıktı ve son sınıftaydım. Bu süre daha uzun olmadı. Anneme tanı koyulup nakil kararı alındığı geçen temmuzdan bu yana hep endişe içindeydim. Okulum bitinceye kadar anneme bir şey olursa diye çok korktum. Doktorlarımız annemin biraz bekleyebileceğini söylemişlerdi ama mezuniyet törenim için Muğla’ya geldiklerinde hastanelik oldu. Teyzem Ayşe Filat ile birlikte mezuniyet törenime gelmişlerdi. Onları Akyaka’ya gezmeye götürmüştüm. Orada annemin burnu kanadı, ambulansla hastaneye kaldırıldı. ‘Tansiyon’ dediler ama nakil için geç kaldığımızı düşündüm. Öldüm öldüm dirildim. Hemen İzmir’e döndük. Son kontrollerden sonra 10 Haziran’da nakil gerçekleşti. Tüm endişelerim bitti. Artık huzur doluyum. Dünyanın en mutlu insanı benim. Bu ay içinde dikey geçiş sınavına gireceğim. Eğitimimi lisans düzeyine çıkarıp Uluslararası İlişkiler okuyacağım. O zaman mutluluğum katlanacak.”

    “Kızım bana ikinci bir hayat verdi”

    Öte yandan, kızını ameliyat masasına yatırmamak, belki kadavradan bağış çıkar umuduyla zaman kazanmak için şartlar ortaya koyan Aysel Özduran, “Kızımın ısrarı benim itirazlarım hep çarpıştı. Kazanan o oldu. Kızım bana ikinci bir hayat verdi. Ona bir şey olur diye çok korkmuştum. Çok şükür her şey çok yolunda gitti. Kızıma ve doktorlarıma sonsuz teşekkürler” dedi.