Etiket: Mart’ı

  • Oltanın yaraladığı martı tedavi edilerek doğaya salındı

    Muğla’nın Fethiye ilçesinde amatör balıkçılar tarafından denize bırakılan yapay olta gagası ve bacağına saplanan martı, Fethiye Belediyesi Hayvan Barınağı’nda tedavi edilerek doğaya salındı.

    Fethiye’nin Akarca Mahallesi 3. Etap Sahil Bandı’nda yürüyüşe çıkan bir hayvansever, gagasına ve bacağına takılan yapay olta nedeniyle uçamayan martının can çekiştiğini gördü. Oltadan kurtaramadığı martıyı, Değirmenbaşı mevkiindeki Fethiye Belediyesi Hayvan Barınağı’na getiren hayvansever, tedavi edilmesini sağladı. Barınaktaki veteriner hekimler martıya saplanan iğneleri çıkararak yaralarını tedavi etti. Martı, tedavisinin ardından doğaya bırakıldı.

    Fethiye Belediyesi Hayvan Barınağı Müdürü Emre Kangal, martıyı tedaviye getiren hayvansevere duyarlılığından dolayı teşekkür etti. Amatör balıkçılardan oltalarını sahillerde bırakmamaları konusunda ricada bulunan Kangal, benzer durumdaki hayvanları gören vatandaşların barınağı arayarak ihbarda bulunmasını istedi.

  • Eskişehirli kadınlar 8 Mart’ı coşkuyla kutladı

    Eskişehir’de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle yüzlerce kadın yürüyüş gerçekleştirdi.

    Üniversite Caddesi Espark Alışveriş Merkezi önünde çeşitli örgüt ve kuruluşlardan yaklaşık 500 kadın toplandı. Kadınlar burada hazırladıkları birbirinden farklı afiş, döviz ve pankartlar ile çeşitli sloganlar attı. Ayrıca bazı kadınlar, yine hazırladıkları kıyafetler ile renkli görüntüler oluşturdu. Şarkıların hep bir ağızdan söylendiği AVM önünde kadınlar gönüllerince eğlendi. Daha sonra yürüyüşe geçen topluluk, yine sloganlar eşliğinde, Üniversite ve İsmet İnönü caddeleri üzerinden Porsuk Bulvarı Adalar mevkiine geldi. Ayrıca yürüyüş güzergahı üzerinde de yer yer duran kadınlar, meşale yakarak sloganlar attı. Adalar istikametine gelen grup, burada bir süre bekledikten sonra basın açıklaması gerçekleştirdi.

    Eskişehir Demokratik Kadın Platformu adına basın açıklaması yapan Sibel Geriş, bu 8 Mart’ta da alanlarda olduklarını, birlikte güçlü olduklarını ve dayanışmayı büyüttüklerini ifade ederek, “158 yıl önce eşit bir yaşam için, hayatımız için, insanca çalışma koşulları için kadınlar yola çıktı. İşçi kadınların greviyle başlayan 8 Mart yolculuğu kesintisiz geldi o günden bugüne. Süregelen erkek egemen sistemin özgürlüğümüze, emeğimize, bedenimize yönelik baskı ve şiddeti hep var oldu. Biz kadınlar, erkek devletin eril yasalarına, baskılarına, saldırılarına kendi öz gücümüzle engel olduk” ifadelerini kullandı.

    Yapılan basın açıklamasının ardından kadınlar, çalınan şarkılar eşliğinde halaylar çektikten sonra olaysız şekilde dağıldı.

  • 8 Martı yağmur altında kutladılar

    Çanakkale’de kadınlar sağanak yağmur altında 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutladı.

    Kent Konseyi, Barbaros, Cevatpaşa, Esenler, Fevzipaşa, İsmetpaşa, Namık Kemal Mahalle Meclisleri’nden oluşan ’Kadına ve Çocuğa Yönelik Şiddete Karşı Çalışma Grubu’, sağanak yağışa rağmen İsmetpaşa Mahallesi’nden İskele Meydanı’na ellerinde şemsiye ve pankartlarla yürüdü. Sabah saatlerinde İsmetpaşa Mahallesi’nden İskele Meydanı’na yürüyen Gruba Çanakkale Belediye Başkan Vekili Bilge Şimşek de destek verdi. Yapılan konuşmanın ardından Gülsüm Cengiz’in ’Dokumacı Kızın Türküsü’ şiiri kadınlar tarafından seslendirildi. Selma Güler ülkemizde yaşanan emekçi kadınların yaşadığı iş kazaları hakkında bilgiler aktardı. Program, sağanak yağmura rağmen Fatih Birgücü’nün yönettiği ’Kadın’ isimli tiyatro oyununun gösterimi ile sona erdi.

  • Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz: “Deniz ve martı diye izlenen yer fosseptik çukuruydu”

    Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu, Karadeniz Teknik Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi ve Erciyes Üniversitesi işbirliğinde düzenlenen 2. Uluslararası Su ve Sağlık Kongresi ‘Suya dair her şey’ temasıyla Antalya’da başladı. Kongrede konuşan Samsun Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, “Göreve ilk geldiğimizde deniz ve martı diye izlenen yer fosseptik çukuruydu. Büyük bir trajediydi” dedi.

    17 Şubat’a kadar devam edecek olan kongreye, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, belediye başkanları, üniversite rektörleri, uluslararası katılımcılar, sağlık, tıp, çevre mühendisliği, kimya, biyoloji, hidroklimatoloji ve ziraat alanlarındaki akademisyenler, su üretici ve satıcıları katıldı. Antalya Rixos Sungate Hotel’de düzenlenen kongrede, içme kullanma suları, ambalajlı sular, hastanelerde ve sağlık kurumlarında su yönetimi, yüzme suları, yüzme havuzları, tarımsal amaçlı su kullanımı, atık sular, kaplıcalar, su ürünleri, su kirliliği, su kalitesinin izlenmesi ve laboratuvarlar ile suyun yönetimi gibi konular ele alındı.

    Kongrede konuşan Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, Samsun’un su miktarı konusunda Türkiye’nin en büyük şehirlerden birisi olduğunu söyledi. Suyun hayat için vazgeçilmez bir unsuru olduğunu belirten Başkan Yılmaz, suyu iyi yönetmek ve değerinin bilinmesi gerektiğinin altını çizdi.

    30 Mart seçimlerinin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kendilerine talimat verdiğini aktaran Yılmaz, Erdoğan’ın ’5 sene içerisinde bizim köyümüzün suyu yok derse, yaptığınız işleri yetersiz görürüm, su yok diye bir şey duymak istemiyorum. Suyumuz yok dendiğinde ben yerel yönetici olarak yeteri hizmet yapmadığını anlarım’ sözünün ardından Samsun’da hummalı bir çalışmaya girdiklerini kaydetti.

    “Deniz ve martı diye izlenen yer fosseptik çukuruydu”

    İlk belediye başkanı olduğu 1999 yılında, Samsun’un deniz suyu kirliliğinde büyük sorunları olduğunu aktaran Yılmaz, “19 Mayıs Bayramı vardı. Bu bayramda deniz kuvvetlerinin denizaltıları Samsun’a geliyor. Hava kuvvetleri birçok seremoni yapıyor. Biz de vali beyle denizaltıları karşılamaya gitmiştik. Denizaltındaki bir albay beni kenara çekerek, ‘Başkanım siz yeni başkan oldunuz, deniz kirliliği konusuna sanırım vakıf değilsiniz. Denizaltını sokmadan serverdan 10-15 metrelik draft var, 5-6. sonrasında kanalizasyon çamur var. Bilginiz olsun’ dedi. Deniz diye martıları seyrettiğimiz yerin aslında foseptik çukur olduğunu o gün öğrendik. Bütün şehrin kanalizasyonu denize bağlıydı. Büyük bir trajediydi. Çok şükür bunların hepsini aştık, limanların hepsini temizlendi” dedi.

    Yer altı su kaynakları için çöplerdeki tehlike

    Su yönetimi ve hijyeni hakkında görüşlerini dile getiren Başkan Yılmaz, yer altı su kaynaklarının da önemine değindi. Yılmaz, “Yer altı suyu insanların tükettiği su, toplam tüketilen suyun yüzde 30’unu bulur. Geri kalan yüzde 70’i sulama suyuyla veya diğer ekosistemin diğer unsurları suyu tüketir. O tüketilen suyun çoğu yer altına iner. Özellikle tarımdaki kirli su yer altına karışır. Bu çevre kirliliğinden daha önemlidir. Çöplerdeki su sızıntılarının denetlenmesi lazım, çünkü yeraltına iniyor olabilir. Bu da büyük felaketlere sebep verebilir. Tarımda kullanılan kimyasalların yarattığı sorunun en çok yaşayanlardan bir şehiriz” diye konuştu.

    “Az kalsın su şehrinde susuz kalıyorduk”

    Geçmişte su konusunda yaşadıkları bir olayı da anlatan Yılmaz, “Samsun’un bol sulu şehir olduğunu söyledim. Bunun da özgüveni içerisindeydik. Kibir içerisinde ’su barajımızla sorunumuz olmaz’ dedik. 2013 yazında tarım işiyle uğraşanlar, içme su barajımızdan su isteği oldu. Biz de köylümüze verdik, barajda 3’te 1 oranında suyu düşürdük. 2013’te bir kurak başladı. Biz koca şehri susuz bırakma tehlikesiyle karşı karşıya kaldık. Hemen kurtarmak için dev pompalar kurmaya başladık. Yer altı suyundan faydalandık, ama yüzde 30’unda çok tehlikeli kimyasallar çıktı. Bizim bu su yönetimi konusunda bir küçük ihmal affedilmez bir sonuca götürüyordu” şeklinde konuştu.

    Konuşmaların ardından Samsun Belediye Başkanı ile Antalya Büyükşehir Başkanı Menderes Türel’e katılımlarından dolayı teşekkür plaketi takdim edildi.

  • Oltasına bu kez martı takıldı

    Çanakkale’de eski motor iskelesinde balık tutan 54 yaşındaki Nuran Koçtürk’ün oltasına bu kez balık yerine martı takıldı.

    Çanakkale’de her gün eski motor iskelesinde balık tutan 54 yaşındaki Nuran Koçtürk’ün oltasına bu kez balık yerine martı takıldı. Nuran Koçtürk, oltasına taktığı ekmek parçalarıyla misinayı denize fırlattı. Oltasına takılan ve uçmaya çalışan martıyı görünce oltasını çekmeye başlayan Koçtürk, denizden çıkardığı martıyı ayağına takılan oltadan kurtardı. Özgürlüğüne kavuşan martı iskeleden hızla uzaklaştı.

    Oltasına balık yerine martı takılan Nuran Koçtürk, “Burada balık yakalarken, attığım yeme martı takıldı. Ben buna çok üzüldüm. Martıyı çektim. Kurtardım ve saldım. Bundan çok mutluluk duydum. Martı yakalayınca çok şaşırdım. Önceden böyle şeyler yaşadım. Ekmek attığımız için balıklara, martılar da ekmeğe geldiği için yakaladım” dedi.