Etiket: Marmara

  • Marmara yapı projelerini rant değil imar yoğunluğu gözeterek yapıyor

    İmar yoğunluğunu azaltmaya katkıda bulunmak için projelerindeki evleri az kat ile sınırlandıran Marmara Yapı’nın standı yoğun ilgi gördü. Marmara Yapı Yönetim Kurulu Başkan Vehbi Orakçı, “Projelerimizde sadece rant ve gelir amaçlı yaklaşsaydık 4 kat değil de 14 kat yapabilirdik. Ama biz imar yoğunluğunu makulde tutmayı tercih ettik” şeklinde konuştu.

    İstanbul Fuarcılık, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve TOKİ’nin destekleriyle Yeşilköy’de düzenlenen 2’nci CNR İstanbul Emlak Zirvesi ve 5’inci CNR Emlak Fuar’ının açılışı gerçekleştirildi. Açılışa yerel ve uluslararası çok sayıda sektör temsilcisi ve yatırımcılar katıldı. Fuarda en çok ilgi odağı olan stant ise Marmara Yapı’nın standı oldu. Firmanın tanıtımını yaptığı Marmara Konakları ve Marmara Günpark Evleri projeleri yüksek katlı olmayan evler ile imar yoğunluğunu makul seviyeler de tutmayı hedefliyor. Stantta yatırımcılar ile bir araya gelip projelerini anlatan Marmara Yapı Yönetim Kurulu Başkan Vehbi Orakçı, projelerinin sadece gelir amaçlı yaklaşmadıklarını ifade etti.

    “Rant ve gelir amaçlı yaklaşsaydık 4 kat değil de 14 kat yapabilirdik”

    Zirveye yerli ve yabancı yatırımcıların yoğun katılım gösterdiğini dile getiren Marmara Yapı Yönetim Kurulu Başkan Vehbi Orakçı, “Biz bu sene fuara Marmara Konakları ve Marmara Günpark Evleri ile katıldık. Özellikle Marmara Konakları projemizin her iki etabının birleşmesi ile oluşan 9 blokluk bir site ortaya çıktı. Evlerin deniz manzarası ulaşım akslarına yakınlığı eğitim öğretim binalarına yakınlığı en önemli özelliği ise yüzde altmış oranında yeşil alanının bulunması ve dört katlı olması. Biz Marmara Yapı olarak son 5 projemizin 4’ünü 4 katlı olarak tasarladık. Şehirler bize emanet, kimliğimizin ne olduğu fark etmez. Projelerimizde sadece rant ve gelir amaçlı yaklaşsaydık 4 kat değil de 14 kat yapabilirdik. Ama biz imar yoğunluğunu makulde tutmayı tercih ettik” şeklinde ifadeler kullandı.

    26 Kasım akşamına kadar sürecek olan fuarda yatırım ve finansman konularının tartışılması, projelerin tanıtımına dönük yol haritalarının belirlenmesi beklenmektedir.

  • Marmara Üniversitesi’nden personel maaş promosyonları ihalesiyle ilgili açıklama

    Marmara Üniversitesi, personel maaş promosyonları ihalesini gerçekleştirdi.

    Marmara Üniversitesi, Türkiye’deki tüm üniversiteler arasında bugüne kadar yapılan en yüksek tutarlı personel maaş promosyonları ihalesini 3 bin 590 TL’lik teklifiyle Yapı Kredi Bankası’nın kazandığını duyurdu. Üniversite’den yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Türkiye’deki tüm üniversiteler arasında bugüne kadar yapılan en yüksek tutarlı personel maaş promosyonları ihalesi, Yapı Kredi Bankası ile üniversitemiz arasında gerçekleştirildi. 5 Ekim 2017 tarihinde 10 bankanın müracaatı ve 8 bankanın teklifi ile açılan ihale, kişi başı 2 bin 775 TL tutarla başladı. İhale süresince yapılan 16 turun ardından kişi başı 3 bin 590 TL’lik teklifi veren Yapı Kredi Bankası, ihalenin kazananı oldu.”

  • Marmara Depreminde hayatını kaybedenler Sakarya’da dualarla anıldı

    17 Ağustos 1999 Marmara Depreminde hayatını kaybedenler, 18’inci yıl dönümünde Sakarya’da da dualarla anıldı. Gerçekleşen anma etkinliği programı katılımın az olması nedeniyle buruk geçti.

    17 Ağustos 1999’da Kocaeli Gölcük merkezli gerçekleşen Marmara Depremi’nde hayatını kaybedenler bu yıl da unutulmadı. Resmi kayıtlara göre hayatını kaybeden 17 bin 480 kişi depremin 18’inci yılında Sakarya Demokrasi Meydanında dualarla anıldı. Sakarya İmam Hatip Liseleri Mezunları ve Mensupları Derneği (SİMDER) tarafından Demokrasi Meydanında düzenlenen anma etkinliğine bu sene katılım az oldu. Akşam saatleri itibariyle başlayan anma etkinliklerinde İl Afet ve Koordinasyon Merkezi (AFAD) ile Sakarya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı çalışmaları ve araçları tanıtıldı. Deprem fotoğraflarının yer yer aldığı slayt gösteriminin ardından Kur’an-ı Kerim tilavetleri yapıldı.

    “Onları hayır ile yad etmek”

    Gerçekleşen anma etkinliklerinde konuşan SİMDER Başkanı Nafi Özdin, “Depremin acısını hafifletmek yada aynı acıyı tekrar yaşamamak birazda bizim elimizde. Malumunuz depremle alakalı en çok söylenen söz, deprem öldürmez binalar öldürür. 3 senedir bu anma programını tertiplemeye gayret ediyoruz. Bu programı aslında her ne kadar biz icra etsekte bize ait bir program değil yani şehrimize ve depremde yakınlarını kaybetmiş olan sizlere hemşerilerimize ait bir program. Dolayısıyla bu programın içeriği ve önümüzdeki yıllarda yapılması gerekenler noktasında fikirleriniz tavsiyeleriniz olursa bunlarada açığız. Bizim amacımız deprem vesilesiyle hayatlarını kaybetmiş olan sevdiklerimizin arkasından Kur’an-ı Kerimler okuyup dualar etmek ve onları hayır ile yad etmek” dedi.

    “Hayatını kaybedenlerin hepsi bizim canımız”

    Depremde yakınlarını kaybeden Hilmi Maden yaptığı açıklamada, “Hemen Erenler ilçesindeki evine gittik. Yeğenim ablamın kızı 6 aylık hamileydi. Eşi ve kendisini 2-3 gün içerisinde enkaz altından zor çıkardık. Hayatını kaybedenlerin hepsi bizim canımız. Can sadece akraba değil, depremde ölenlerin hepsine üzüldük hepsi bizim canımız. Böyle bir gecede buraya gelip Kur’an-ı Kerim’i dinleyip, onlara dua etmek benim için büyük bir gururdur. Enkaz altındaki cenazelerin durumu çok vahimdi. Allah bir daha böyle bir acı göstermesin. Bütün hayatını kaybedenlere Allah rahmet eylesin. Allah bize daha güzel günler nasip eylesin” diye konuştu.

    “Ben her gün ağlıyorum, her gün ölüyorum”

    Anma etkinlik programına katılımın az olmasından dolayı tepkisini dile getiren Nurcahan Kurşun ise yaptığı açıklamada, “Ben her gün ağlıyorum, her gün ölüyorum. Onların kıyafetini saklıyorum, kokluyorum. Ne biçim Adapazarı insanı, halkı bu yakışıyor mu bize? Üzüldüm buradaki az insanı görünce. Bu kadar çabuk mu unuttuk. İki tane evladımı verdim ben 18 yaşında oğlum, 16 yaşında kızım öldü benim depremde. Benim hayatım karardı, ondan sonra benim engelli çocuğum var ben ona tutundum ve onla yaşıyorum. Ben unutmadım, siz nasıl unutuyorsunuz, Adapazarı halkına sesleniyorum. Lütfen herkes annesini, babasını, evladını unutmasın. Bu bizim için büyük bir felaketti ve unutulmasından ben utanç duydum” derken, Sinan Burnaz ise yaptığı açıklamada, “Ailemden 4 kişiyi kaybettim. Bunu yaşamayan hiç kimse anlayamaz. Bu meydanda valilik binası olduğu zaman çaresizlik içerisindeydik. O zamanki valimizi hiç unutamam, bisiklet ile yanına geldim ve paçasından tutarak sayın valim lütfen bize yardım edin, çok insanlar öldü. Sağolsun cezaevi ekibini bize gönderdi fakat hiçbirini kurtaramadık. Ama bu Sakarya bu depremi çok çabuk unuttu, çok üzgünüm” şeklinde konuştu.

    Program yapılan dua ile sona erdi.

  • 17 Ağustos Marmara Depremi’nin 18. yıldönümü

    17 Ağustos Marmara Depremi’nde hayatını kaybedenler Yalova Deprem Anıtı’nda anılmaya başlandı. Deprem şehitleri anısına sessiz yürüyüş gerçekleştirildi.

    17 Ağustos 1999 yılında meydana gelen 7.4 şiddetindeki depremde resmi rakamlarla 2 bin 500 kişinin hayatını kaybettiği Yalova’da depremin 18. yıldönümü hüzün dolu bir törenle anılmaya başlandı. Deprem Anıtı’na gelen vatandaşlar, deprem sonrasında çekilen görüntüleri hüzünlü gözlerle izlediler. Oğlu Serkan Kılıç’ı 17 yaşındayken çöken evlerinin enkazında kaybeden Muhittin Kılıç, “Acılar hiçbir zaman azalmıyor. Aksine daha da artıyor. Oğlumun yokluğu her geçen yıl daha da çok canımı acıtmaya başladı” diyerek duygularını dile getirdi.

    Depremde hayatlarını kaybedenlerin adlarının yazılı olduğu mermer bloklar ise her yıl olduğu gibi bu yıl da çiçeklerle kaplandı. Vatandaşlar depreme kurban verdikleri yakınlarının adlarının yan tarafına bıraktıkları karanfillerle sevdiklerini bir kez daha andılar.

    Yalova Mahalle Afet Gönüllüleri Derneği de (MAG-DER) depremin 18. yıldönümü dolayısıyla sessiz bir yürüyüş gerçekleştirdi. MAG-DER Başkanı Sabri Karaçam amaçlarının depremde hayatını kaybedenleri anmak ve depreme de dikkat çekmek olduğunu söyledi. MAG’lar Deprem Anıtı’ndan başlayarak, 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’na kadar sessizce yürüdüler.

  • Marmara Denizi’nin aşırı sıcaklığı deprem işareti olabilir

    Gökova depremini doğru tahmin ettiğini öne süren Deprem Uzmanı Kadir Sütçü, Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Meteoroloji Laboratuvarı Başkanı Meteoroloji Mühendisi Adil Tek’in ’süper hücre’ açıklamasına göre Marmara Denizi’nin mevsim normallerinin üzerinde ısınmasının, büyük deprem habercisi olabileceğini söyledi.

    Sütçü, deniz ısınmasının ve kayaç hareketlerinin büyük depremi 1 ay önceden haberdar ettiğine değinerek, “Bunun çok iyi takip edilmesi gerekiyor. Eğer bu, gelecekte, ağustos veya eylül aylarında büyük bir deprem çağrıştıracaksa bunun işareti verilmiş durumda” ifadelerini kullandı.

    Gökova Körfezi olan 6.6 büyüklüğündeki depremi 13 saat önceden bildiğini iddia eden Deprem Uzmanı Kadir Sütçü, Adil Tek’in yaptığı süper hücre tanımında ’Marmara denizinin suyunun sıcaklığının yükseldiğini’ söylediğini hatırlatarak, “Eğer mevsim normalleri üzerinde bir sıcaklık varsa bunun ölçülmesi ve grafik halinde halka duyurulması gerekiyor. Dikkate değer bir bilgidir çünkü denizin ısınması demek Aslan Fay yani Marmara fayının hareket etmesi demektir. Denizin aşırı sıcaklığının nem oluşturması, bu nemle beraber kuzeyden gelen serin havayla çarpışıp süper hücreyi oluşturduğu tespiti yazıyor. Bu tespit doğru değil ama Marmara denizinin ısınması varsa bunu dikkate alıyoruz. Burada değerler yüksek çıkarsa o zaman 18 Temmuz 2017 tarihinde İstanbul’da 6 bin 726 şimşek çakması ve yıldırımların düşmesi de iyi değerlendirilmesi gerekir. Bu da kayaçların birbiriyle oynadığını gösteriyor. O zaman Marmara’da bir tehlike mi var? diye kandilli Meteoroloji uzmanlarına sormak istiyorum. Bu konuda halkı aydınlatmaları lazım. Karınca laboratuvarındaki bulgulara göre herhangi bir tehlike olmadığını söyleyebilirim ama gelecekte bunu söylemek mümkün değil” diye konuştu.

    Sütçü, deniz ısınmasının ve kayaç hareketlerinin büyük depremi 1 ay önceden haberdar ettiğine değinerek, “Bunun çok iyi takip edilmesi gerekiyor. Eğer bu, gelecekte, ağustos veya eylül aylarında büyük bir deprem çağrıştıracaksa bunun işareti verilmiş durumda” ifadelerini kullandı.