Etiket: Marmara

  • Kuzey Marmara Otoyolu’nda hafriyat kamyonu yoldan uçtu: 1 yaralı

    Kocaeli’nin Gebze ilçesi Kuzey Marmara Otoyolu’nda hafriyat boşaltmak isterken yoldan aşağıya sürüklenerek yan yatan hafriyat kamyonu sürücüsü yaralandı.

    Kaza, Kocaeli’nin Gebze ilçesi Kuzey Marmara Otoyolu Denizli köyü mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Mehmet A. idaresindeki 06 FC 6189 plakalı hafriyat kamyonu ile yol şantiyesine hafriyat boşaltmak isterken, geri giderken yoldan aşağıya uçtu. Yan yatan hafriyat kamyonu sürücüsü araç içerisinde sıkışarak yaralandı.

    Olayı gören çevredeki vatandaşlar durumu hemen 112 Acil Yardım ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, sağlık ve jandarma ekibi sevk edildi. Kısa süre sonra olay yerine gelen itfaiye ekipleri araç içerisinde sıkışan sürücüyü kurtararak sağlık ekiplerine teslim etti. Sağlık ekiplerince ilk müdahalesi ambulansta yapılan Mehmet A., Gebze Fatih Devlet Hastanesine kaldırıldı.

    Hafriyat kamyonu çekici yardımıyla kaldırılırken, jandarma olayla ilgili inceleme başlattı.

  • Kuzey Marmara Otoyolu inşaatında göçük: 2 yaralı

    Kuzey Marmara Otoyolu Kocaeli geçişinde, yağmur suyu hattı çalışmaları sırasında meydana gelen toprak kaymasında çöken taşların altında kalan 2 işçi, itfaiye ve AFAD ekipleri tarafından kurtarıldı.

    Olay, Kocaeli’nin İzmit ilçesi Kuzey Marmara Otoyolu Durhasan Mahallesi mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, yapım çalışmaları devam eden Kuzey Marmara Otoyolu, Kocaeli geçişinde yol kenarına inşa edilen yağmur suyu kanallarının yapımında çalışan A.K.S. ve T.S. isimli işçiler, kazı çalışmalarını sürdürürken bir anda bir anda çöken yol kenarındaki kaya ve toprağın altında kaldı. Kanalın içinde kayaların altında mahsur kalan 2 işçiyi gören çevredeki işçiler, durumu hemen 112 Acil Yardım ekiplerine bildirdi.

    Yaralılar itfaiye ve AFAD tarafından kurtarıldı

    İhbar üzerine olay yerine çok sayıda sağlık, itfaiye, AFAD ve polis ekibi sevk edildi. Kısa süre sonra olay yerine gelen itfaiye ve AFAD ekipleri tarafından işçilerin kurtarılması için çalışma başlattı. İş makineleri yardımı ile yapılan ve yaklaşık 30 dakika süren çalışma ile A.K.S. ve T.S. göçük altından çıkartılarak sağlık ekiplerine teslim edildi. Sağlık ekiplerince ilk müdahalesi ambulansta yapılan A.K.S. ve T.S., Kocaeli Devlet Hastanesi ve Kocaeli Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi’ne kaldırıldı.

    Yaralıların sağlık durumlarının ciddiyetini koruduğu öğrenildi. Olay yerine gelen polis ekipleri ise olayla ilgili inceleme başlattı.

  • Marmara depreminin yıktığı 125 yaşındaki tarihi konak yeniden hayat buluyor

    Kocaeli’nin Derince ilçesinde 1892 yılında Rıza Bey’in babası Kocabaşoğlu Yusuf Ağa tarafından yaptırılan Beş Divanlı Rıza Bey Konağı, yapılan rekonstrüksiyon projesi ile gün yüzüne çıkartılıyor.

    Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından Derince İlçesi, Tahtalı Mahallesi’nde bulunan tarihi Beş Divanlı Rıza Bey Konağı’nın inşa çalışmalarını sürüyor. 1892 yılında Rıza Bey’in babası Kocabaşoğlu Yusuf Ağa tarafından yaptırılan ve Marmara depreminden sonra kullanılmaz hale gelen Beş Divanlı Rıza Bey Konağı, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin rekonstrüksiyon projesiyle yeniden inşa ediliyor. Harabe halindeki yapı yıkılarak rekonstrüksiyon projesiyle aslına uygun olarak tekrar inşa ediliyor. Yapının içerisinde ve dışarısında bulunan sağlam özel malzemeleri de tekrar kullanılmak üzere sökülerek korumaya alındı.

    Rekonstrüksiyon projesi çalışmaları devam eden yapıda, saçak altı kaplama imalatına başlanarak drenaj işleri tamamlandı. Yapının bağdadi duvar kaplama imalatına devam edilirken temel etrafı su yalıtımı işleri sona erdi. Bina içindeki taş ocak yapımı da gerçekleştirildi. Zemin kat iç duvarlarda tas derzi işleri ve çatı karkası, kiremit altı kaplama tahtası uygulaması, birinci kat yapı karkası imalatı ve çatı karkasının imalatı da tamamlanan çalışmalar arasında yer aldı.

    Yapı projesine göre asıl yaşam odalarından oluşan üst katta orta sofanın etrafında dört köşede bulunan kareye yakın dikdörtgen şekilli odalar konumlanıyor. Güneydoğu cephesinde sofaya açılan balkon yer alıyor. Yapının gömme tipteki balkonu Tahtalı Mahallesi’nde bulunan evlerde de sıkça görülüyor. Balkonun sağ ve sol tarafında konumlanan odalarda ortada ocak, ocağın bir yanında yüklük, diğer yanında gusülhane yer alıyor.

  • Marmara Depreminin yıl dönümünde çarpıcı tespit: “Tedbir almıyoruz”

    17 Ağustos Marmara Depremi’nin 19. yıl dönümünde İzmir Ticaret Odasının (İZTO) düzenlediği ’Depreme Duyarlılık’ sergisinin kapanış töreninde konuşan İTO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Emre Kızılgüneşler, “Ne yazık ki ülkemiz topraklarının büyük bir kısmı 1. derece deprem kuşağında olmasına rağmen alınması gereken tedbirleri tam anlamıyla aldığımızı söyleyemeyiz. Depreme güvenli kentler kurmalıyız” dedi.

    Depreme ve bozuk yapılara dikkat çekmek amacıyla İzmir Ticaret Odasının (İZTO) düzenlediği ’Depreme Duyarlılık’ sergisinin kapanışına Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi üyeleri, Proje Üreten Serbest Mühendis ve Mimarlar Deneği Üyeleri, İzmir Ticaret Odası 71. Mühendislik Grubu Meslek Komitesi Üyeleri ve basın mensupları katıldı.

    Açılış konuşmasını yapan İZTO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Emre Kızılgüneşler, “Bugün on binlerce insanımızı kaybettiğimiz Marmara Depremi’nin 19. yıl dönümü. Hem on binlerce insanımızı kaybettik, hem de milyonlarca dolar ekonomik kaybımız oldu. Ülkemizde deprem gerçeğini kabul etmek, depremle ilgili önlem alabilmek ve farkındalık oluşturmak için bu tip sergileri, toplantıları organize etmeye İzmir Ticaret Odası olarak önem veriyoruz, vermeye de devam edeceğiz” dedi.

    “Tedbirleri tam anlamıyla aldığımızı söyleyemeyiz”

    Depreme karşı gerekli önlemleri almadığımızı belirten Kızılgüneşler, “Türkiye bir deprem ülkesi ve bunu aklımızdan çıkarmamamız gerekir. Ne yazık ki ülkemiz topraklarının büyük bir kısmı 1. derece deprem kuşağında olmasına rağmen alınması gereken tedbirleri tam anlamıyla aldığımızı söyleyemeyiz. Hasar olmadan, canlar yanmadan gerekli önlemleri almıyor, ihmal ediyoruz. Deprem ve doğal afetler nedeniyle gelebilecek muhtemel zararları en aza indirebilmek için farkındalık oluşturmalıyız. Bu tip sergilerin, toplantıların, etkinliklerin sayısını arttırmalıyız. Tatbikatlar yapmalı, toplumu bilgilendirmeliyiz. Deprem anında evde, araçta, toplum taşımada, okulda, iş yerinde ne yapılması gerektiğini bilmeliyiz. Depreme güvenli yaşam alanları, kentler kurmak için bilinçlenmeliyiz. Japonya’yı bu konuda örnek alabiliriz” diye konuştu.

    “Yılda ortalama bin vatandaşımızı kaybettik”

    TMMOB İnşaatlar Odası Başkanı Gürkan Erdoğan ise ev sahibi olmak isteyenlerin araştırma yapması gerektiğinin altını çizerek, “İnsanlar kimin yaptığına bakmadan, nasıl yapıldığına bakmadan sadece metrekaresine bakarak ev alıyorlar. Bina hakkında teknik bilgi toplamıyorlar. Aslında bu bilgilere ulaşmak çok kolay. Vatandaşlarımızı bir hafta boyunca bu konularda uyarmaya çalıştık” dedi.

    İzmir Ticaret Odası Meclis Üyesi İnşaat Yüksek Mühendisi Akın Kazançoğlu ise şöyle konuştu:

    “2-3 yılda bir hasar veren depremler yaşıyoruz ve bugüne kadar yılda ortalama bin insanımızı depremlerde kaybettik. İmara açılan bölgelerde zemin araştırılmalı sağlıklı bir şekilde yapılarak, sağlıklı projeler, kaliteli malzemeler, kusursuz işçilikler, düzenli ve disiplinli teknik kontroller ile disiplinler arası uyumun sağlanarak yapılaşmanın uygulanması depreme karşı en önemli savunma olacaktır.”

  • 17 Ağustos 1999 Marmara depreminde hayatında kaybedenler dualarla anıldı

    17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nde hayatını kaybedenler, 19’uncu yıl dönümünde Sakarya’da da dualarla anıldı. Anma programını gerçekleştiren SİMDER Başkanı Hasan Nafi Özdin yaptığı açıklamada, “Her an olacakmış gibi hazırlıklarımızı yapmamız gerekiyor” dedi.

    17 Ağustos 1999’da Kocaeli Gölcük merkezli gerçekleşen Marmara Depremi’nde hayatını kaybedenler bu yıl da unutulmadı. Resmi kayıtlara göre hayatını kaybeden 17 bin 480 kişi, depremin 19’uncu yılında Adapazarı Belediyesi önünde yapılan anma programı ile dualarla anıldı. Sakarya İmam Hatip Liseleri Mezunları ve Mensupları Derneği (SİMDER) tarafından programda ilahiler söylenip, Kuran-ı Kerimler okundu.

    “Kıyameti yaşıyoruz sandık”

    Gerçekleşen programda Paşa Odabaş yaptığı açıklamada, “Sakarya 1’inci derece deprem kuşağı olmasına rağmen daha önce bu kadar büyük bir deprem yaşanmamıştı. 1999 depremi çok özel bir durum oldu, insanlar daha önce böyle bir deprem yaşamadığı için adeta kıyamet kopuyor sandı, kıyameti yaşıyoruz sandık. Biranda oldu, gece ne olduğunu anlayamadık. Çok büyük bir deprem olduğunu ancak bunu yaşayınca bunun anlatılamayacağını ancak yaşanacağını gördük biz. Tabi hemen hemen herkesin bir yakını vefat etmiş, şehit olmuştur bu depremde. Çünkü çok kapsamlı bir deprem Türkiye’nin 3’te 2’sinde hissedilen bir depremdi. Unutmak kolay değil” dedi.

    “Deprem bu şehrin bir gerçeği”

    SİMDER Başkanı Hasan Nafi Özdin, “17 Ağustos 1999 depremi büyük bir hasar bıraktı şehrimizde. Bu şehir depremden 32 yıl önce de aynı ağırlıkta bir deprem geçirmiş dolayısıyla 20-30 yıl aralıklarla deprem olan bir bölge. Halkımızı bu noktada her yıl hem bilinçlendirmek amacıyla bu programı organize ediyoruz. İmam Hatip mezunları olarak; depremde hayatını kaybetmiş hemşerilerimiz, yakınlarımız, dostlarımız için Kur’an-ı Kerimler, hatmi şerifler okuyor öğrenci ve mezun arkadaşlarımız. Biz nasıl kendi ailemizden birisi vefat ettiği zaman onları Kur’an, dua ile anıyorsak bizde bu şehrin bir evladı olarak bir aile bilinci içerisinde bizim yakınımız olsun veya olmasın şehrimizin insanıdır diyerek onlar için dualar okuyoruz. Bu bizim İmam Hatip camiası olarak bir sorumluluk bilinci içerisinde 4 yıldır yapıyoruz. Çünkü deprem bu şehrin bir gerçeği. Depremden bu zamana 19 sene geçti eğer bilim adamlarının dediği gibi; 20 veya 30 senede bir deprem oluyorsa, olmuş olan depremden uzaklaşırken olması muhtemel olan depreme de hızla yaklaşıyoruz. Bu yarın veya 10 gün, 10 sene sonra da olabilir. Biz deprem her an olacakmış gibi hazırlıklarımızı da yapmamız gerekiyor” diye konuştu.

    “Çok kötü günler, dakikalar geçirdim”

    Depremde eşini kaybeden Suat Beyanal ise yaptığı açıklamada, “1999 depreminde eşimi kaybettim. Ama depremi 2 yönlü acısını çekerek 2 yönlü yaşayan bir insanım. Depremin olduğu saniyelerde ben Avusturalya’daydım. Türkiye Güreş Federasyonu’nun Dünya Şampiyonası’nda hakemlik yapmak için gitmiştim. Orada sabah saat 08.00’da bize Türkiye’de çok büyük bir deprem olduğu söylendi. Öyle bir haber geldi ki bize Eskişehir’in tamamı, İstanbul’un yarısı, Sakarya ve Kocaeli silinmiş denildi. Avustural’ya gibi uzak bir şehirden bu haberleri alarak büyük bir telaş ile Türkiye’yi evimizi aramaya uğraştık. Ancak bütün santraller kilitlenmiş. Telefondan Antalya’da ki akrabalarımıza ulaştığımız zaman Sakarya’da büyük bir yıkımın olduğunu söylediler ve bende o anda içimden eyvah diyerek eşimin öldüğünü düşündüm. İçime öyle bir şey doğdu. Ben depremin olduğu zaman buradan 18 saatte Avusturalya’ya gittiğimiz yolu ben 5 günde geri gelebildim. Benim hanımı depremden 2 gün sonra Çarşamba günü bulmuşlar, enkazdan çıkarıp gömmüşler. Ama ben Cuma günü dönebildim, 2’nci acımda o oldu. Birinci acım deprem, 2’nci acı da vefat, şehit etmiş insanımı, hanımımı göremedim. Depremde binlerce kişi öldü, bir tanesi de bize denk geldi. O 18 saatte gittiğim 5 günde geri geldiğim yolu nasıl geldiğimi hala daha bilmiyorum ben. Nasıl o günleri geçirip, Sakarya’ya geldiğimi inanının anlatamam. Çok kötü günler, dakikalar geçirdim” şeklinde konuştu.