Etiket: Marmara

  • Doğu Marmara İlleri Evlilik Ve Konut Fuarı’nda Buluşacak

    Doğu Marmara illerinden 30 farklı sektörün yer alacağı İdeal Ev, Evlilik ve Konut Fuarı, 3-6 Mart 2016 tarihlerinde Kocaeli Uluslararası Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek.

    Kocaeli, Sakarya, Bolu, Yalova, Düzce’den oluşan Doğu Marmara illerini fuarcılıkta çekim merkezi haline getirebilmek amacıyla düzenlenen fuarlar kapsamındaki, İdeal Ev, Evlilik ve Konut Fuarı’nın ilk basın toplantısı Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası’nda (SATSO) gerçekleştirildi. Yapılan toplantıya SATSO Başkanı Mahmut Kösemusul ve SATSO Yönetim Kurulu Üyeleri başta olmak üzere MARKA Genel Sekreteri Mustafa Ayhan, Kocaeli Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Murat Özdağ, Yönetim Kurulu Üyeleri, Fuar, Kültür Turizm ve Sanat Komisyonu Başkanı Alp Kayalar, Destekler, Proje ve AR-GE Komisyonu Başkanı Volkan Yılmaz, Basın Yayın Komisyonu Başkanı Halil Baylam, komisyon üyeleri aynı zamanda KOTO Meclis Üyeleri, Organizatör Firma Anadolu Expo yetkilileri ve basın mensupları iştirak etti.

    “FİRMALARIMIZ GEREKEN İLGİYİ GÖSTERECEKLERDİR”

    Toplantının açılış konuşmasını yapan Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Kösemusul, bölgesel işbirliğinin güzel bir örneğini teşkil eden bu tür fuar çalışmalarına destek vermekten memnuniyet duyduklarını ifade ederek, “MARKA şemsiyesi altında Doğu Marmara illerinin ticari yaşamını canlandırmak ve geliştirmek adına bu tür organizasyonlar büyük önem taşıyor, bu bağlamda İDEV Fuarı’na öncülük eden kurumlarımıza başta KOTO olmak üzere teşekkür ediyorum. Bölgemiz bulunduğu konum, ekonomisi ve barındırdığı potansiyel itibariyle özel bir bölgedir. İDEV Fuarı gibi organizasyonlar birlik ve beraberliğimizi iyi değerlendirmek adına da büyük önem taşıyor. KOSGEB’ten yüzde 50 destekli fuara Sakarya’dan da katılımın yüksek olacağına inanıyorum. Firmalarımız gereken ilgiyi göstereceklerdir” dedi.

    FUARLAR SAYESİNDE BÖLGE TİCARET FAALİYETLERİNİN ARTTIRILMASI

    Toplantıda konuşma yapan Kocaeli Ticaret Odası Başkanı Murat Özdağ ise, “Başarıyla sonuçlanan bu işbirliğimiz bizleri, 3-6 Mart 2016 tarihlerinde 2.’sini düzenleyeceğimiz İdeal Ev, Evlilik ve Konut Fuarı’nda da güç birliği yapmaya teşvik etti. İlkini toplam 25 bin 320 kişinin ziyaret ettiği, 145’i ilk kez bir fuara katılan, toplam 200 firmanın yer aldığı, 30 Milyon TL’lik ticaret hacminin sağlandığı, 140 firmaya yapılan anket sonucu 131 firmanın fuardan memnun kaldığı ve bir sonraki fuara yeniden katılmak istediği ‘İdeal Ev, Evlilik ve Konut Fuarı’nın ikincisi Doğu Marmara illerinin desteğiyle daha da güçlü hale gelecektir. Doğu Marmara illerini farklı alanlarda cazibe noktası haline getirecek olan bu fuarlar sayesinde bölge ticaret faaliyetlerinin artırılması, farklılaştırılması ve uluslararasılaştırılmasını öngörmekteyiz. Bu amaçla tüm bölge il ve ilçe odalarının da tam destekle ve aynı heyecanla projemizde yer almaları ne kadar doğru bir yolda olduğumuzun da göstergesi olmuştur” dedi.

    30 FARKLI SEKTÖR BOY GÖSTERECEK

    Gelinlik-Damatlık, Düğün salonu, Düğün-Nişan Organizasyon, Catering, Otel, Kuyum, Çiçek, Fotoğraf, Kuaför-Saç tasarım, Kozmetik-kişisel bakım, İnşaat-Konut, Otomotiv, Beyaz Eşya, Züccaciye, Banka, Pastane, Mobilya, Mobilya Dekorasyon, Seyahat, Yapı Dekorasyon, Halı, Tekstil, Mefruşat (perde, tül), Ev dekorasyon-Aksesuar, Nikâh Şekeri-Davetiye, Ayakkabı, Çanta, Müzik, gibi yaklaşık 30 farklı sektöre yönelik gerçekleştirilecek 2. Doğu Marmara İdeal Ev, Evlilik ve Konut Fuarı, fuara katılan firmalara KOSGEB tarafından yüzde 50 oranında destek de sağlayacak.

  • Boğaz Köprüsü Ve Kuzey Marmara Otoyolu Projesi’nin En Büyük Viyadüğünde Çalışmalar Tamamlandı

    Boğaz Köprüsü ve Kuzey Marmara Otoyolu Projesi’nin en büyük viyadüklerinden biri olan viyadük 16’da çalışmalar tamamlandı. Son bir aydaki çalışmalarda 5 ve 9 numaralı viyadüklerde de çalışmalar sona erdi. 3. Boğaz Köprüsü’nün taşıma sistemlerinden sonuncusu olan askı kablolarının dev parçaları ise Çin’den Türkiye’ye getirilmeye başlandı.

    ICA’nın hayata geçirdiği 3. Köprü ve Kuzey Marmara Otoyolu Projesi son sürat devam ediyor. Boğaz Köprüsü ve Kuzey Marmara Otoyolu Projesi’nin en büyük viyadüklerinden biri olan viyadük 16’da çalışmalar tamamlandı. 900 metre uzunluğunda, 43 ayaklı, 57 m maksimum ayak yüksekliğine sahip viyadük 16’nın yanı sıra son bir aydaki çalışmalarda 5 ve 9 numaralı viyadüklerde de çalışmalar sona erdi.

    Uzunluğu 900 metreyi aşan viyadük 16’nın genişliği 44 metre. Bir tarafta 21, diğer yanda 22 olmak üzere 43 ayaktan oluşuyor ve Avrupa bölümünde köprü çıkışından sonraki 4. geçiş viyadüğü olma özelliğini taşıyor. Daha önce tamamlanan viyadüklerle birlikte projede yer alan 6’sı tek, 29’u çift kollu olmak üzere toplam 35 viyadükten 25’i tamamlandı. Tamamlanan son 3 viyadükle, 13.5 kilometre uzunluğundaki viyadük inşaatının yaklaşık 8 kilometrelik kısmı bitti.

    ASKI KABLOLARI ÇİN’DEN TÜRKİYE’YE GETİRİLMEYE BAŞLANDI

    3. Boğaz Köprüsü’nün taşıma sistemlerinden sonuncusu olan askı kablolarının dev parçaları, büyük bir operasyonla Çin’den Türkiye’ye getirilmeye başlandı. Lojistik operasyonda Rus yapımı dev Antonov uçağı kullanıldı. 106 tonluk ilk bölüm, özel olarak tasarlanan sistem sayesinde havayolu Rus yapımı dev Antonov uçağıyla iki gün içinde Çin’den İstanbul’daki inşaat sahasına ulaştırıldı. Güney Kore’de tasarlanan ve Çin’de üretilen askı kabloları, köprü inşaatında iki yakayı birbirine bağlayacak olan son tabliyeleri taşıma görevini yapacak.

    Öte yandan, ICA’nın hayata geçirdiği 3. Boğaz Köprüsü ve Kuzey Marmara Otoyolu Projesi’nde Çevresel ve Sosyal Etki Değerlendirmesi (ÇSED) raporu konusunda dünyada kabul gören danışmanlık firması AECOM tarafından hazırlanmıştı. Bu kapsamda AECOM heyeti 3.Köprü ve Otoyol güzergahında gelinen aşamaları periyodik olarak incelemeyi sürdürüyor. ÇSED raporunda var olan başlıklarla ilgili proje 3 aylık periyotlarla denetleyerek, ÇSED sürecinde belirlenmiş olan ÇSAP’a (Çevresel ve Sosyal Aksiyon Planı) uyumlu çalışılıp çalışmadığı denetliyor ve raporlama yapıyor. Köprü ve Otoyol proje sahasını gezen heyet, incelemede bulundu.

  • Kocaeli, Marmara Denizi Sempozyumu’nda Tecrübelerini Aktardı

    Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İstanbul da düzenlenen “Marmara Denizi Sempozyumu” katıldı.

    Marmara Belediyeler Birliği’nin ikinci kez düzenlediği “Marmara Denizi Sempozyumu’na” Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’de katıldı. İzmit Körfezi’nde yapılan çalışmalarla Türkiye’ye örnek olan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bu deneyimlerini sempozyumda diğer belediyelere aktardı. Sempozyum Marmara Belediyeler Birliği’ne üye belediyelerin yanı sıra Bakanlıkların, Üniversitelerin, sivil toplum kuruluşlarının ve özel sektör temsilcilerinin katılımı ile İstanbul Kadir Has Üniversitesi’nde gerçekleştirildi. 22-23 Aralık tarihlerinde düzenlenen sempozyumda Marmara Denizi’nde balıkçılıktan tanker taşımacılığına, kıyı koruma uygulamalarından atık su yönetimine kadar çok geniş bir yelpaze çerçevesinde konular ele alındı.

    50 UZMAN KATILDI

    Sempozyum boyunca, 50 uzman konuşmacı tarafından toplam 9 ayrı başlık altında Deniz Ekosistemi ve Balıkçılık, Yetiştirme ve Avlanma, Pazarlama ve Tüketim, Medya Gözünde Marmara, Büyükşehirler ve Marmara Denizi, Marmara Denizi’nin Mevcut Durumu, Marmara Havzası ve Atıksu Yönetimi, Marmara Denizi’nde Riskler ve Fırsatlar, Marmara Denizi Kıyı Koruma ve Uygulama konuları hakkında sunumlar gerçekleştirilerek Marmara Denizi’nde kirliliğe neden olan unsurlar ve kirliliğin ortadan kaldırılması için alınması gereken önlemler tartışıldı.

    MODEL TEŞKİL EDEN ÇALIŞMALAR

    Sempozyumda Kocaeli Büyükşehir Belediyesi adına, “İzmit Körfezinin Balıklandırılması” konulu sunum ile Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Necmi Kahraman yer aldı. “Marmara Denizi Kıyı Koruma Uygulamaları; İzmit Körfez’i Örneği” konulu sunum Çevre Koruma Şube Müdürü Mesut Önem tarafından gerçekleştirildi. Sunumda, özellikle 2004 yılından sonra Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen ve İzmit Körfezinin su kalitesi, canlı hayatı ve rekreatif kullanılabilirliği bakımından örnek olarak hem Marmara Denizi hem de diğer denizlere kıyısı bulunan büyükşehir ve belediyelere model teşkil eden çalışmalarımızdan katılımcılara bilgiler verildi.

    DENETİMİN ÖNEMİ ANLATILDI

    Çevre çalışmaların temelini oluşturan kontrol ve denetim, havadan kontrolün önemi, deniz yüzeyi temizleme, kirlilik önleme ve önlem aldırma, gemi atıklarının toplanması, taşınması ve bertarafı, su kalitesinin bilimsel olarak izlenmesi, deniz çevresinde acil durumlara hazırlıklı olma ve sahil düzenleme ile yüzme alanı oluşturma çalışmalarının tüm Marmara’yı içine alacak şekilde genişletilmesinin önemine değinildi. Sempozyumda, çevre konusunda kazanılan bilgi ve deneyimin ilgili diğer kamu kurum ve kuruluşlar ile paylaşılabileceği vurgusu yapıldı.

  • Daha Temiz Marmara İçin Büyük Buluşma

    Başkanlığını Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe’nin yaptığı Marmara Belediyeler Birliği tarafından düzenlenen sempozyumda, Marmara Denizi’nde kirliliğe sebep olan unsurların ortadan kaldırılması için alınması gereken tedbirler masaya yatırıldı.

    Marmara Belediyeler Birliği tarafından bu yıl 2.’si düzenlenen ‘Marmara Denizi Sempozyumu’, Kadir Has Üniversitesi’nde yapıldı. Toplam 9 oturumda yaklaşık 50 konuşmacının sunum yapacağı sempozyumun açılış törenine Marmara Belediyeler Birliği ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müsteşarı Mustafa Öztürk, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak ile birliğe üye belediyelerin başkan ve yöneticileri ile akademisyenler katıldı. Başkan Altepe, 1970’li yıllarda, Marmara Denizi’nin süratle kirlendiğini gören birkaç belediye başkanının birlikte çareler aramak, önlemler almak için Marmara Belediyeler Birliği’ni kurduğunu hatırlattı. Denizlerin, yerkürede kara parçalarına oranla hem daha fazla yer kaplayan hem de canlı yaşamının karadakilere oranla daha yoğun olduğu alanlar olduğuna dikkat çeken Başkan Altepe, “Biz insanlar her ne kadar denizde yaşamıyor olsak da denizle iç içe yaşıyoruz. Her faaliyetimizle denizi etkiliyor, denizdeki hemen her değişiklikten de etkileniyoruz. Özellikle Marmara Denizi gibi bir iç denizden söz ediyorsak, bu etkileşim çok daha fazladır. İki kıtayı birbirine bağlayan İstanbul ve Çanakkale Boğazları’nın varlığı nedeniyle hat safhada bir gemi trafiğinin yaşanması; kıyılarında Türkiye’nin dinamosu, lokomotifi konumundaki şehirlerinin bulunması ve tüm bunların yanında bir iç deniz olması Marmara Denizi’ni daha hassas olarak değerlendirmemizi gerektirmektedir. Marmara Belediyeler Birliği olarak, misyonumuz gereği; halkın, yerel yönetimlerin, merkezi idarelerin, akademik çevrelerin ve sivil toplum kuruluşlarının doğrudan olarak yer aldığı ‘Marmara Denizi Sempozyumu’nun 2.’sini gerçekleştirmenin memnuniyetini yaşıyoruz. Üstelik, sempozyumun içeriğini etkin su ürünleri yönetimi ve deniz ekosistemi başlığıyla daha da zenginleştirdik” diye konuştu.

    Belediyelerin, şehir hayatının ve üretimin denizleri kirletmemesi, tahrip etmemesi için çalışan; önlemler alan, yeri geldiğinde de kirletilmiş alanları temizlemek için projeler geliştiren kurumlar olduğunu ifade eden Başkan Altepe, bu konuda özellikle son 10 yılda çok büyük hamleler yapıldığını vurguladı. Mevcut arıtma tesislerinin kalite seviyelerinin bu süreçte yükseltildiğini belirten Başkan Altepe, “Önce biyolojik atık su arıtma tesislerine, şimdilerde ise hızla ileri biyolojik atık su arıtma tesislerine geçtik. Bu konuda ne yapsak, hâlâ yapılacak şeyler, yapmamız gereken şeyler olduğunu biliyoruz ve bu bilinçle çalışıyoruz. Marmara Denizi’nde yaşayan canlı türleri maalesef kentsel faaliyetler sonucu risk altında, bu nedenle kirlilik önleme faaliyetleri ile eş zamanlı olarak etkin bir su ürünleri yönetimini de ortaya koymamız gerekiyor. Su ürünleri rezervlerimiz üzerindeki baskıyı azaltacak adımları cesaretle atmamız gerekiyor. Bu etkin su ürünleri yönetimi sayesinde, denizde yaşayan türlerin varlığını tehdit etmeden onlardan istifade etme yollarını da bulmuş olacağımızı düşünüyoruz” şeklinde konuştu.

    Marmara Denizi’ne etki eden uluslar arası kirliliğe de dikkat çeken Başkan Altepe, etrafındaki yoğun nüfus, tarım ve sanayi faaliyetleri nedeniyle risk altında olan Marmara Denizi’nin, Karadeniz ve Ege Denizi ile yoğun bir etkileşim içerisinde olmasından dolayı, sınır ötesi kirlilik tehdidi ile de karşı karşıya kaldığına değindi. Özellikle Almanya’da doğan ve yaklaşık 3000 kilometre akarak Romanya’dan Karadeniz’e dökülen Tuna Nehri’nin de Marmara Denizi için bir risk unsuru olduğu konusunda endişe duyduklarını kaydeden Başkan Altepe, “Önümüzdeki aylarda Tuna Havzası’nda bulunan 13 ülkeden uzmanların da katılımıyla bu konuyu değerlendireceğimiz bir çalıştay yapacağız. Bugün burada bu denizi kullanan, kirleten, kirliliği önlemeye çalışan, deniz üzerinden ticaret yapan, karnını doyuran, eğlenen tüm tarafları bir araya getirdik. Sempozyum, yetkiler ve sorumluluklar konusunda kesişen ve açıkta kalan tarafları görmemize imkan tanıyacaktır. Özellikle çevre mühendisliği, deniz bilimleri ve su ürünleri mühendisliği disiplinleri ile bir araya gelen merkezi ve yerel idareciler, bilimden beslenerek meselelere çözüm bulma yolunda ilerleyeceklerdir” dedi.

    Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Mustafa Öztürk, 1994 yılında Haliç’in temizlenmesi süreci hakkında bilgiler verdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu dönemde kendisinin de belediyede bu çalışmaların içinde olduğunu hatırlatan Öztürk, “Belediyeyi devraldığımızda Haliç’le ilgili hazırlanan tüm dokümanları aldık, tek tek inceledik. Dokümanların çoğunda gördük ki Haliç incelenmeden araştırmadan yapılan tek şey var. “Burayı doldurun artık burası bitti”. Bunun üzerine 3 üniversiteden 27 öğretim üyesine Haliç’in durumunu tespit etmek için bir çalışma başlattık. Sonuçta koku kirliliğine yol açan çamurun tehlikeli atık olmadığı saptandı. 3,5 kilometre uzağa çamur pompaları ile 45 milyon tonun üzerinde çamur basıldı. Görüyorsunuz, şimdi hemen yanında toplantı yapıyoruz. Umarım Marmara’ya kıyısı olan belediyelerimizin çalışmalarıyla Marmara Denizi’nde su kalitesi çok daha üst seviyelere çıkacaktır” dedi.

    İstanbul Boğazı Belediyeler Birliği ve Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan da “Kirlettiğimizin iki katı hızla temizlemezsek Marmara hayat vermeyecektir. Marsta su arama çalışmaları bir taraftan devam ederken, Marmara gözümüzün önünde, önce insanlık olarak ona sahip çıkmalıyız” dedi.

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Nihat Macit, Marmara Denizi’nin temiz tutulmasının İstanbul’dan ayrı düşünülemeyeceğini belirterek, İstanbul’a yapılan her çevre yatırımının aynı zamanda Marmara Denizi’ne yapılmış yatırımlar olduğunu vurguladı.

  • İkinci Marmara Deniz Sempozyumu’nda İzmit Körfezi Anlatılacak

    İkinci Marmara Deniz Sempozyumu’nda Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma Daire Başkanlığı yetkilileri de bir sunum yaparak İzmit Körfezi’nde yapılan çalışmaları anlatacak.

    Marmara Belediyeler Birliği’nin ikinci kez düzenleyeceği Marmara Denizi Sempozyumu İstanbul’da gerçekleştirilecek. Birliğe üye belediyelerin yanı sıra bakanlıkların, üniversitelerin, sivil toplum kuruluşlarının ve özel sektörün temsilcileri de bir araya gelecek. Gelecek nesillere daha mavi bir Marmara bırakma hayalinin hayata geçmesi için çalışmaların güçlenerek ve artarak devam etmesinin önemine vurgu yapan Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, “Marmara denizi hem doğal güzellik itibariyle nüfusun yoğun bir kısmının yaşadığı büyük bir alandır. İnsanımız Marmara denizin etrafında yaşamaktan keyif almaktadır. Kocaeli’de gerçekleştirdiğimiz çevre çalışmalarıyla temizlik noktasında İzmit Körfezi’nde çok önemli bir mesafe aldık. Şimdi diyorum ki İzmit Körfezi’nde elde ettiğimiz başarının aynısını, daha temiz ve pırıl pırıl olma zamanını Marmara denizinde olduğunu diyorum” dedi.

    HEM ANTİK MEDENİYETLERİN HEM DE ÜRETİMİN BAŞKENTİ

    Sözlerini sürdüren Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, “Yerleşim alanı ve büyük medeniyetler kurulmuş bu yer aynı zamanda Türkiye’nin üretim merkezidir. Bu nedenle geçmişte korunamamış ve kirlenmiş denizden uzaklaşır hale gelmiştik. Geçmişte Marmara Denizinin korunamadığını söyleyebiliriz. Şimdilerde ise bu durum doğal temizliğine dikkat edilmesi ve insanımıza hizmet etmesiyle farklı bir konuma geldi. Elbette daha iyi olması için çalışacağız. Marmara Denizi’nin uç noktası olan İzmit Körfezi zamanın en çok kirlenen bölgesiydi. Son dönemde İzmit Körfezimizi evimizin mutfağı gibi koruduk ve önemsedik. Bakın şu an 22 adet küçüklü büyüklü arıtma tesislerimiz var. Bunlar yapmanın yanı sıra çalıştırmanın da ne kadar önemli olduğunu vurgulamak isterim. Kocaeli’de yüzde 99’luk bir oranla atık sularımızı denize arıtarak bırakıyoruz. Bu tesislerle hem Marmara hem de Karadeniz’i koruyoruz. Sadece denizlerimiz noktasında mı çalışıyoruz. Elbette hayır. İç gölümüz Sapanca için de önemli çalışmalar yaptık. Onu tamamen koruma altına aldık. Sularımız ve akarsularımız koruma anlamında çok titiz davranmalıyız. Biz bu dar çerçevede Marmara ve İzmit Körfezinden sorumluyuz. Buna göre çalışmalar yaptık. Diğer yerel yönetimlerin de Marmara denizinde üzerinde hassasiyetle durarak önemli çalışmalar yaptıklarını biliyorum bundan sonra da yapacaklarına inanıyorum” diye konuştu.

    12 MİLYON 555 BİN 217 TL CEZA KESİLDİ

    Denizin gemilerden ve diğer deniz araçlarından kaynaklanan kirliliğine yönelik tespit ve idari yaptırımları 2006 yılından bu yana sürdüklerini belirten Başkan Karaosmanoğlu, “Deniz kontrol uçağı ile havadan denetimler 2007 yılından bu yana gerçekleştiriliyor. 2006 Yılında 85 adet gemide yapılan denetimde ceza miktarı 1 milyon 479 bin 651 TL iken bu rakam 2015 yılında 15 gemide yapılan denetimde toplamda 12 milyon 555 bin 217 TL olmuştur. 2015 yılında ceza tutarı ise 856 bin 803 TL’dir. Bu azalma aynı zamanda şunu gösteriyor ki İzmit Körfezi’nin kontrol edildiğinin bu alanda herkes tarafından kabul edildiği ve kirletmenin denetimlerle tespit edildiği biliniyor. Bunun için kimse bu noktada sorumsuz davranamıyor” dedi.

    DENİZ YÜZEYİ TEMİZLİĞİ ÖNEMLİ

    İzmit Körfezi sınırları içerisinde çeşitli yerlerde yüzer halde bulunan veya birikinti yapan katı ve sıvı atıkların temizlenmesinin de önemine de vurgu yapan Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, “2007 yılından itibaren Deniz Süpürgesi hizmeti veriyoruz. Daha önceleri bir adet olan deniz süpürgesi son 5 yıldır 3 adet olarak hizmet veriyor. 2015 yılında ise toplam 4 adet deniz süpürgemiz hizmet veriyor. 2007 yılında 20 ton ile başlanan çalışmalar 2015 yılında 75 ton toplamda 583 tonla dikkat çekmiştir. Bu sonuç İzmit Körfezi’nin temizliğine ne kadar dikkat ettiğimizin göstergesidir” ifadelerini kullandı.

    DERELERE SABİT BARİYERLER YAPILDI

    İzmit Körfezine dökülen bazı derelerde özellikle yağışlar sonrası Körfeze gelen yüzeysel atıkların denize ulaşmadan toplanmasının önemine de değinen Başkan Karaosmanoğlu, “Katı atıkların bertaraf edilmesine ve oluşabilecek sıvı atıkların toplanmasına yönelik olarak sabit bariyer sistemi kurulması planladık. Bu doğrultuda 2014 yılı içerisinde İzmit İlçesi sınırlarındaki Kumla ve Kiraz Derelerinin denize dökülmeden önceki bölümlerine sabit bariyer yerleştirilme talimatını verdim. Söz konusu sabit bariyerler sayesinde, özellikle yağışlı havalardan sonra dereler vasıtası ile İzmit Körfezine dökülen yüzeysel katı atıklar Körfeze ulaşmadan toplanıyor. 2014 yılında yaklaşık 8 ton katı atığın, 2015 yılında ise yaklaşık 10 ton katı atığın Körfeze ulaşmadan toplanarak bertaraf edilmesi sağlanmış oldu” diyerek önemli bir çalışmanın detay bilgisini verdi.

    AMFİBİK TAŞIT İLE TEMİZLİK YAPILIYOR

    Kocaeli ili sınırları içerisinde bulunan göl, gölet ve derelerin, bakım ve temizlik çalışmalarını gerçekleştirmek üzere Yüzergezer sulak alan taşıtı aldıklarını söyleyen Başkan Karaosmanoğlu, “Deniz ve göl kıyılarında, açık kanal içlerinde, dalyanlarda, bataklık ve sazlıklarda saz ve ot biçme, toplama, tırmık ve kepçe kullanmak suretiyle tarama faaliyetinde bulunacak çok işlevli, karada ve suda hareket kabiliyetine sahip amfibik sulak alan taşıtı ve yardımcı ekipmanları 2015 yılı içerisinde satın aldık. Söz konusu yüzergezer sulak alan taşıtı İzmit Körfezi’nin çeşitli alanlarında özellikle Körfezin doğu sahilinde, Bayramoğlu Halk Plajında, Fuar Göletinde ve Dere Ağızlarında etkin bir şekilde yosun ve atık toplama çalışmaları gerçekleştiriyor” dedi.

    ACİL MÜDAHALE KONTEYNIRLARI HAZIR

    Acil müdahale gerektirecek deniz kirliliklerine, kirlenme ve bozulmanın önlenmesi, sınırlandırılması, giderilmesi ve çevrenin iyileştirilmesi için etkin bir şekilde müdahale ettiklerini de belirten Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, ‘Deniz Kirliliği Acil Müdahale Konteynırları’ temin ettik. Acil Müdahale Konteynırları bünyesinde; deniz bariyeri, petrol ve yağ emici sosis bariyer ile petrol ve yağ emici pedler bulunmaktadır. Bu doğrultuda acil müdahale gerektiren deniz kirliliklerine etkin bir şekilde müdahale edilmesi sağlıyoruz” diye konuştu.

    İZMİT KÖRFEZİ SU KALİTESİ İZLEME FAALİYETLERİ

    İzmit Körfezi’nin deniz suyu kalitesine olan etkilerini izleyebilmek ve buna yönelik güncel veri sağlayabilmek amacı ile 2007 yılı sonlarından bu yana “İzmit Körfezi Su Kalitesinin Ve Karasal Girdilerin İzlenmesi Ve Kirliliğin Önlenmesine Yönelik Önerilerin Geliştirilmesi” projesinin TUBİTAK-MAM ile birlikte yürütüldüğünün altını çizen Başkan Karaosmanoğlu, “Projenin 2007-2013 yılları arasındaki ayağı; “Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği” çerçevesinde yürütülmüş olup 2014 yılı ve sonrasında ki ayağında İzmit Körfezi’nin su kalitesini belirleyen fiziksel, kimyasal ve biyolojik parametreler “Yüzeysel Su Kalitesi Yönetimi Yönetmeliği” çerçevesinde gerçekleştirilmeye başlanmıştır. İzlemeler; toplam 6 deniz istasyonunda bir yıl süresince mevsimlik (4 kez) olarak belirli derinliklerde gerçekleştirilmektedir. Söz konusu izlemeler; daha önceleri Başkanlığımıza bağlı kontrol teknesi yardımı ile yapılmakta iken 2014 yılından itibaren Tübitak-Mam’a ait araştırma gemisi ile gerçekleştirilmektedir” açıklamasını yaptı.

    LABORATUVAR VE YÜZEYSEL SULARI İZLEME ÇALIŞMALARI

    Çevrenin korunması ve geliştirilmesine yönelik olarak, çevre sorunlarına zamanında müdahale edebilmek ve kirliliğe sebebiyet verenler hakkında gerekli işlemleri gerçekleştirebilmek amacı ile bir ön inceleme laboratuvarlarının olduğu bilgisini veren Başkan Karaosmanoğlu, “Mevcut olup ayrıca portatif ve taşınabilir nitelikte cihazlar ile sahada anlık ölçüm ve analizler yapılabilmekteyiz. Noktasal ve yayılı kirletici kaynakların derelere ve dolayısı ile derelerin de İzmit Körfezi’ne olan çevresel etkilerini belirleyebilmek adına; İzmit Körfezi’ne dökülen derelerden 12 tanesinde yüzeysel su kalitesi izleme çalışmaları da yapıyoruz. Koordinatları belirlenen derelerden aylık olarak numuneler alınarak analizleri gerçekleştirilmekte, ayrıca derelerin debileri ölçülmektedir. Bu çerçevede; yüzeysel suların kalitelerinin belirlenmesi, sınıflandırılması, su kalitesinin ve miktarının izlenmesi, korunması ve iyi su durumuna ulaşılması için alınacak tedbirlerin belirlenmesi sağlanmaktadır” diyerek yüzeysel sulara ne kadar önem verdiklerini belirtti.

    BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİK DESTEKLENİYOR

    2014 yılının Haziran ayında başlatılan “İzmit Körfezi Balıklandırma Projesi” kapsamında ilk olarak İzmit Körfezi’yle ilgili bir fizibilite raporu oluşturulduklarını açıklayan Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, “Bu raporla birlikte İzmit Körfezi’ndeki balık türlerinin zenginleştirilmesi, biyolojik çeşitliliğin devamı ve halkın denizden daha fazla istifade etmesi konusunda yapılacak çalışmalara katkı sağlanması planlandık. Proje kapsamında İzmit Körfezi’yle ilgili bugüne kadar yapılmış olan çalışmaların hepsi bir araya getirildi. Körfezdeki balık yumurta ve larvaların belirlenmesinin ardından ilk etapta İzmit Körfezi’ne geçmişte de bu sularda yaşayan levrek ve kalkan balıkları bırakılacak. Körfeze bırakılacak balıklara markalama işlemi yapılacak, böylece ileriki tarihlerde bu balıkların izlenmesi de sağlanacak. İzmit Körfezi’nin sularında halen 70’in üzerince canlı türü yaşıyor” ifadelerini kullandı.