Etiket: Marmara

  • Mavi Marmara Saldırısında Ölen Fahri Yaldız Mezarı Başında Anıldı

    ADIYAMAN (İHA) – Mavi Marmara gemisine düzenlenen saldırıda hayatını kaybeden Fahri Yaldız, ölümünün 6. yıl dönümünde mezarı başında anıldı.

    2010 yılında Gazze’ye yardım götürmek amacıyla Mavi Marmara Gemisi ile Gazze’ye doğru yola çıkan ve İsrail askerleri tarafından yapılan saldırı sonucunda hayatını kaybeden Fahri Yaldız, sevenleri tarafından mezarı başında anıldı. Adıyaman Yeni Mezarlık’ta düzenlenen anma programına İtfaiye Müdürü Ahmet Çelik, Eğitim Bir- Sen Adıyaman Şube Başkanı Ali Deniz, İHH Adıyaman Şube Başkanı Fadıl Akkuş, Şehit Fahri Yaldız’ın akrabaları, ailesi, meslektaşları ve vatandaşlar katıldı. Kuran-ı Kerim tilaveti okunup dualar edildi. Dualar sonrasında itfaiye araçlarının da bulunduğu binlerce kişinin katıldığı “Kudüs’e Özgürlük Araç Konvoyu” düzenlendi.

    Kendisinin Türkiyeli değil Filistinli olduğunu ve Filistin’e yardım götürebilmek için canını bile vereceğini belirten Fahri Yaldız’ın annesi Zeliha Yaldız, “Herkes şehit oluyor. Bütün askerler bizim şehidimizdir. Hep anneler ağlıyorlar. Benim gibi anneler ağlıyor ben bilirim o duyguyu. Ben Filistin’im Türkiye değilim. Ben ne zaman intikamımı alırsam o zaman Türkiyeliyim. Bu dava uğruna öleceğim canımı vereceğim. Gerekirse ben giderim Filistin’e yardım etmeye. Çocuklarımı gönderirim. Benim gözlerim görmüyor ben gözlerimden dolayı gidemezsem de çocuklarımı gönderirim onlar gitsin. Gönderirim İsrail kendini bir şey sanıyor. İsrail, Türkiye benden hep korkuyor, dünya alem benden korkuyor diyor. Müslümanlar birbirini tutmuyor. Müslümanlar bir birlerini tutarlarsa bu iş başımıza gelmezdi bu şehitlerimiz ölmezdi. Herkes birlik beraberlik olursa kimse ölmez şehitler gelmez” dedi.

    CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu eleştiren Zeliha Yaldız, “Bir partinin başkanı küfür yaparsa demek ki onların milletvekillerinden de bir hayır gelmez. CHP’den hayır gelmez. Bangır bangır bağırıp küfür yapıyor her zaman. Ağız küfür olursa bir şey yapamaz bir şey de elde edemez” ifadelerini kullandı.

    Mavi Marmara saldırısında yaralanan Muharrem Güneş ise, “İsrail bütün zalimliğiyle bütün saldırganlığıyla bütün dünyaya ne kadar cani olduğunu göstermiş oldu. Aslında bu şehitlerimizin kanlarının bereketiyle bizde bütün dünyaya masun insanların on yıldır neler çektiğini duyurmuş olduk. Belki bu kardeşlerimiz şehit oldular. Fakat biz geride kalan insanlara, şehitlerimizin ne kadar haklı bir dava için aslında oraya gittiklerini anlatmak, yaşamak ve yaşatmak düşüyor. Şehitler aslında bu vermiş oldukları mesajlarla hayatta kalırlar. İsrail’in ne kadar cani ve insan düşmanı bir ruh haline sahip olduklarını yaşamış olduk, görmüş olduk. Şehit kardeşlerimiz de vuruldukları yaralandıkları halde henüz hayata veda etmedikleri halde bile bile kasıtlı bir şekilde öldürüldüklerine tanık olduk. Bizzat ben orada yaralanan ve orada kardeşlerimizin nasıl şehit edildiklerini bizzat gören bu vahşiliği yaşayan bir insan olarak buna tanıklık ettim. Saatlerce yaraladıkları halde insanların ellerini kelepçeleyip orada çırılçıplak etmeleri ve oradaki insanlara yaralı halde dahi eziyet ve işkencelere tabi tutmaları İsrail’in caniliğini gösterme açısından hepimizin bilmesi gereken bir durumdur” şeklinde konuştu.

  • İHH’dan “Özgür Kudüs, Mavi Marmara” Programı

    İHH Pendik, tüm vatandaşları Genel Başkan Bülent Yıldırım’ın katılacağı “Özgür Kudüs Mavi Marmara” programına davet etti.

    Mavi Marmara etkinlikleri kapsamında bu yıl “Özgür Kudüs” başlığı ile 17 Mayıs Salı günü Pendik Yunus Emre Kültür Merkezi’nde görkemli bir etkinlik gerçekleştirilecek. İHH Genel Başkanı Bülent Yıldırım’ın da katılacağı program için son hazırlıkları da tamamladıklarını söyleyen İnsani Yardım Vakfı Pendik Temsilciliği Başkanı Av. Serdar Pehlivan, programda içeriğin farklı bir konseptte hazırlandığını belirtti. Programın oldukça heyecanlı geçeceğini anlatan Pehlivan, “Kudüs konuşmaları, tiyatro grubu, sürpriz sahne gösterisi, Grup Yürüyüş konseri, sinevizyonlar gibi etkinliklerimiz olacak. Misafirlerimiz program süresince kendilerini Kudüs’te Mescid-i Aksa Muhafızı, inanmış insanların ablukayı delmek için yola çıktığı Mavi Marmara’da yolcu, Grup Yürüyüş’ün ezgileriyle adanmışlık yüklenmiş gibi hissedecekler” dedi.

    Aylardır Beyt-ül Makdis çalışmaları yapanlarla ve Mavi Marmara gazileri ile okullarda, salonlarda onlarca program düzenlediklerini belirten Pehlivan, “Ne mutlu ki halkımızın büyük teveccüh gösterdiği programları çok farklı bir kurgu ile yine aynı güzellikte bir program ile sonlandırmak istiyoruz. Amacımız Mavi Marmara’nın misyonunu halkımıza tanıtmak ve yıllardır süren işgaller son bulana dek çok daha fazla çalışarak Kudüs’ün özgürlüğüne kavuşmasını sağlamaktır. Bu nedenle tüm halkımızı 17 Mayıs Salı günü 20.30’da Pendik Yunus Emre Kültür Merkezi’ndeki programımıza davet ediyoruz” şeklinde konuştu.

  • EĞİTİM BİR SEN’DEN “MAVİ MARMARA’NIN ADALET YOLCULUĞU” ETKİNLİĞİ

    Erzurum Eğitim Bir Sen ve İHH İnsani Yardım Vakfı tarafından ortaklaşa düzenlenen “Mavi Marmara’nın Adalet Yolculuğu” adlı program gerçekleştirildi.
    Eğitim Bir-Sen ve İHH İnsani Yardım Vakfı’nın ortaklaşa düzenlediği Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin de katkıda bulunduğu ”Mavi Marmara’nın Adalet Yolculuğu” adlı program, Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi Salonunda yapıldı.
    Programa Eğitim Bir-Sen Erzurum İl Başkanı Mustafa Karataş, İHH İnsani Yardım Derneği Erzurum İl Temsilcisi Bülent Güven, konuşmacılar Av. Cihad Gökdemir, Gülden Sönmez ve davetliler katıldı.
    Kur’an’ı Kerim tilavetinin ardından başlayan programda konuşan Eğitim Bir-Sen Erzurum İl Başkanı Mustafa Karataş, “Mavi Marmara özellikle Gazze’deki Müslüman ve mazlum insanlara yardım ulaştırmak, onların bir takım sıkıntılarını bertaraf etmek adına dünyanın değişik millet ve dinlerinden olan insanlar arasında sanatçı, sporcu, yazar, aktristlerden oluşan yaklaşık 800 kişinin bulunduğu gemi yolculuğu yapılıyordu. Bu kişilerin derdi oradaki insanların ihtiyaçlarını ve sıkıntılarını gidermektir ” dedi.
    İHH İnsani Yardım Derneği Erzurum İl Temsilcisi Bülent Güven ise konuşmasında şunlarI söyledi “Sizler arasında olmaktan mutluluk duyuyorum. Her iki avukatın Erzurum’a gelmesinden mutluluk duydum. Filistin Dünya Müslümanları için bir intibadır. Filistin davası bir toprak davası olmasından öte bu günler için bir varoluş nedenidir. Filistin meselesi artık Mavi Marmara ile Türkiye’de ve tarihte olduğu gibi canımızı ve kanımızı ortaya koyduğumuz bir meseledir. Bizim için İstanbul neyse Gazze’de odur. Terörist İsrail kuşatması altında olan, insanlığın yara aldığı Gazze’ye amborguyu kırmak için yola çıkan Mavi Marmara gemisi bir çok millet insanlarla gazetecilerler, aktristlerle sanatçılarla ve gönüllülerle doluydu. Mavi Marmara’nın yolculuğu onur ve aydınlık olarak kutsaldır” diye konuştu.
    Gülden Sönmez ve Cihad Gökdemir, yaptıkları konuşmada Mavi Marmara’nın yolculuğuna devam ettiğini belirterek, “Türkiye’nin bir çok yerinden merak ediliyor. Mavi Marmara’da neler yaşandı. Zira çok fazla söyleşiler var bu Mavi Marmara gemisinde. Aradan 6 yıl geçti. Bir çok yerde anlattık. Anlatmaya devam ediyoruz. Çünkü neden anlatıyoruz. Mavi Marmara hala yolculuğuna devam ediyor. Adalet yolculuğuna, özgürleştirme yolculuğuna devam ediyor. Bizlerde gemide olmasa da Türkiye’nin farklı yerlerinde dünyanın farklı yerlerinde bu yolcuğun yani Mavi Marmarayı gençlere anlatmaya çalışıyoruz. Zira ilk okul çağında olan gençler bu gün lise sıralarında bu konuyu merak eder durumdalar. En çok sorular sorular arasında Mavi Marmara gemisi aklınıza nasıl geldi. Böyle bir yolculuğa çıkmak, Gazze’ye deniz yolu ile ulaşmak nereden aklınıza geldi. Bundan önce Filistin’de neler yaşandı ve hala yaşanıyor, En azından o kısa tarih içinde yolculuk yaparsak, Türkiye’de zaten var olan bir Filistin duyarlılığı söz konusu iken Mavi Marmara’dan son iki veya üç yıl öncesi olağan üstü şeyler yaşandı. En önemlisi iki bölgeden oluşan Filistin Batı Şeria Gazze olarak yerde bir seçim yapılmıştı. Seçimlerde Hamas oyların büyük çoğunluğunu elde ederek iktidar hale geldi. Bu oyların çok büyük ekseriyeti Gazze’de çıktı, yine çoğunlukla olmakla birlikte Batı Şeria’dan çıktı. İsrail bu seçimler çok demokratik bir şekilde yapılmasına rağmen ne yazıktır ki seçim sonuçlarını tanımadığını ilan etti ve Hamas Milletvekillerini tutuklamaya başladı. Bunları söylerken bile nasıl bir ortamda bu geminin yolculuk yapacağını varın sizler düşünün” dediler.

  • Marmara Belediyeler Birliği,göçmen Çocuklara Umut Olacak

    Marmara Belediyeler Birliği öncülüğünde bu yıl 2’incisi düzenlenen Uluslararası Çocukların Şehri Kongresi’nde göçmen çocukların sorunları masaya yatırıldı. Çok sayıda akademisyen ve belediye başkanının katıldığı kongrede, göçmen çocuklar kendileri için hazırlanan özel alanlarda gönüllerince eğlenme imkanı buldu.

    Marmara Belediyeler Birliği , Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, UNICEF ve UNHCR işbirliği ile birlikte düzenlenen 2. Uluslararası Çocukların Şehri Kongresi, Harbiye Askeri Müze’de gerçekleşti.4 oturumda gerçekleşen kongrede uzmanlar, çocuk çalıştayı bildirisi, çalışma, erken yetişkinlik ve eğitim, psiko-sosyal destek ve sosyal uyum şehir ve belediye hizmetleri hakkında konuşma yaptı. Kongrede kurulan atölye odalarında Türk ve Suriyeli çocuklar çeşitli aktivitelere katıldı. Etkinlik alanlarında gönüllerince eğlenme imkanı bulan minikler hoşça vakit geçirdi.

    MARMARA BELEDİYELER BİRLİĞİ’NDEN GÖÇMEN ÇOCUKLARA UMUT IŞIĞI

    Kongrenin amacına ilişkin bilgiler veren Marmara Belediyeler Birliği Başkan Vekili ve Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı: “Marmara Belediyeler Birliği olarak ikincisini düzenlediğimiz Uluslararası Çocukların Şehri Kongresindeyiz. Bu yıl ki tema göçmen çocuklarla alakalı. Burada, UNICEF, kurum ve kuruluşlar, Aile ve Sosyal Bakanlığımız, İstanbul Büyükşehir Belediyemiz,  Balıkesir Büyükşehir Belediyemiz birçok belediyenin katkılarını görüyoruz” dedi.

    Kongrenin bir şenlik havasında geçtiğini söyleyen Çağırıcı: “Özellikle çocuklarımıza tanıdığımız imkanlardan neler elde edildiğini görmekten de büyük bir mutluluk duyduğumu ifade etmek istiyorum. Marmara Belediyeler Birliği olarak her zaman belediyelerimizin yanında olduk. Bir belediyecilik okuluna dönüşen birliğimiz İnşallah başka etkinlik ve programlarda bu güzellikte artırarak da devam edilecektir” şeklinde konuştu.

    “YETKİLİLERDE KÜÇÜK BİR DESTEK İSTİYORLAR”

    UNICEF Çocuk, Gençlik Katılımı ve Güçlendirme Sorumlusu Nilgün Çavuşoğlu ise,  “UNICEF olarak hem çocuklarla hem de çocukların katılımıyla haklarını kullanmalarıyla ilgili çeşitli çalışmalar yapıyoruz. Özellikle Suriyeli misafirlerimizin Suriye’ye giriş yapmasından sonra da kamplarda olsun kamp dışı alanlarda olsun çocukların ve gençlerin her türlü imkanı kullanabilmeleri onlara gerekli hizmetleri ulaştırabilmesi için farklı ortaklıklarımızla, hükumet ortaklıklarımızla, üniversitelerde sivil toplum kuruluşlarıyla farklı çalışmalar yürütüyoruz” dedi.

    Kongrede yüzlerce çocuğu bir araya getirdiklerini belirten Çavuşoğlu:  “Yaklaşık 250 çocukla hem Balıkesir’de hem de İstanbul’da iki ayrı oturum gerçekleştirdiler. Ve bu oturumlarda da Türkiye’de çocuklar ve Türkiye’nin dışından gelmiş Türkiye’de yaşamak zorunda kalan diğer çocukların ihtiyaçlarını konuştular. Ve hep birlikte neler yapabileceklerine karar verdiler. Sonuçta bugün de kongremize bir bildiri sundular. Bu bildiride de istedikleri gerçekten çok büyük bir şey değil. Sadece yetkililerde küçük bir destek istiyorlar. İstedikleri destek arasında dil kursları var birbirlerini anlamak için, okula gitmek istiyorlar. Sokaklarda güven içinde yaşamak istiyorlar. Park ve spor alanları olsun istiyorlar. Ve Suriyeli çocuklarda bu alanlardan yararlanmak istiyor” ifadelerini kullandı.

  • Marmara Denizi’nde Midye Çiftliği Tehlikesi

    Marmara Denizi’ne kıyısı bulunan Bandırma, Kapıdağ, Erdek, Gemlik gibi ilçelerde son yıllarda artan midye çiftlikleri yargıya taşınıyor.

    Son yıllarda artan midye çiftlikleri çevrecileri hareketlendirdi. Türkiye’nin deniz sahili bölgelerinde kaçak midye yetiştiriciliğine yönelik denetimler sürerken midye çiftlikleri kurulması için Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlükleri’ne taleplerin ardı arkası kesilmiyor. Sadece Erdek Körfezi’ne şimdiye kadar 9 midye çiftliği talebi bölge halkını harekete geçirdi.

    Midyelerin denizlerdeki suyu süzerken civa, kurşun, kalay, bakır, arsenik ve kadmiyum gibi ağır metalleri de bünyelerinde biriktirdiklerine dikkat çeken GÜMÇED Genel Başkanı Adnan Önürmen, “Marmara Denizi’ne kıyısı bulunan Bandırma, Kapıdağ, Erdek, Gemlik gibi bölgelerde aşırı şekilde midye çiftliği kurma düşüncesi denizlerimizin ne kadar kirlendiğinin açık bir göstergesidir. GÜMÇED olarak bu çiftliklere izin vermeyeceğiz” şeklinde konuştu.

    Konuyla ilgili bölgede inceleme yaptıktan sonra Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü yetkililerinden bilgi alan Önürmen, şu açıklamalarda bulundu:

    “Yeryüzünde yaşam su ile başlamıştır ve öyle görünüyor ki yaşam yine su yüzünden sona erecektir. Sularımız ve denizlerimiz hızla kirlenmekte ve önlemekte zorlandığımız büyük felaket taşıyan çevre kirliliği ile karşı karşıya kalmaktayız. Deniz kirliliğinin en önemli sebebi deniz suyunda oksijen miktarının azalmasıdır. Midye üretimi denizlerdeki oksijen miktarının azalmasında baş faktördür. Midye zehirli bir besin özelliğine sahiptir. Kirlilik arttıkça midye denizlerde çoğalmaktadır. Midyeler suyu süzerken suda bulunan civa, kurşun, kalay, bakır, arsenik ve kadmiyum gibi ağır metalleri de bünyelerine alır ve biriktirir. Buna bağlı olarak organ hastalıkları başta olmak üzere, karaciğer kanseri, böbrek yetmezliği, beyin hasarları ve kan kanseri türlerine davetiye çıkarırlar.”

    Erdek, Kapıdağ ve Bandırma üçgeninde onlarca midye çiftliğinin kurulması yönünde girişimler yapıldığını ifade eden GÜMÇED Genel Başkanı Önürmen, “Bu sadece insan sağlığına değil, bölgedeki balıkçılığa hatta turizme ciddi etkisi bulunuyor. Çünkü midye çiftliği kurulacak koylar halka ve denizciliğe tamamen kapanıyor. Öte yandan midye çiftliği kurulurken mutlaka ÇED kapsamında değerlendirilmesi gerekiyor. Bu noktada Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nı göreve çağırıyoruz. Kirlilik üzerinden hazırlanan bu tür projelere kesinlikle karşı çıkılmalıdır. Bakanlığın kirliliğin önlenmesi konusunda daha hassas davranmalarını bekliyoruz. İnsan sağlığına bu denli olumsuz etkisi bulunan çiftliklere yönelik kapatma başta olmak üzere ciddi yaptırımlar getirilmelidir” diye konuştu.

    Bölge halkından gelen şikayetler üzerine bir heyet oluşturarak bölgede incelemelerde bulunduklarını belirten Önürmen, “Koylarımızı bekleyen tehlikeyi yakından şahit olduk. Midyelerin insan sağlığına olumsuz etkilerinin yanı sıra bölge halkına olumsuz etkilerine, turizm başta olmak üzere bölgenin geçim kaynaklarından birisi olan balıkçılığa kadar pek çok etkilerini içeren bir rapor hazırladık. Bu rapor doğrultusunda elde ettiğimiz tespitlerle birlikte yargıya başvuracağız” şeklinde konuştu.