Etiket: Marmara

  • Marmara Depremi’nin 17. yıldönümü Yalova’da anıldı

    17 Ağustos 1999 yılında meydana gelen Marmara Depremi’nin 17. yıldönümü Yalova’da duygu dolu bir törenle anıldı. Deprem Anıtına gelen Yalovalılar depremde kaybettikleri yakınları için göz yaşı dökerken, depremde hayatını kaybedenlerin adlarının yer aldığı mermer bloklar ise çiçeklerle süslendi.

    17 Ağustos Marmara Depremi’nin 17. yıldönümü anma törenleri Yalova Mahalle Afet Gönüllüleri’nin 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanından başlayarak Deprem Anıtı’na kadar süren meşaleli sessiz yürüyüşü ile başladı. Deprem anıtına gelen vatandaşlar ise depremde hayatlarını kaybeden yakınlarının mermer bloklara yazılı adlarını bularak buralara çiçekler iliştirdiler. Gece saat 02:00’de ise Yalova Belediyesi ve Yalova Müftülüğü tarafından ortaklaşa tertip edilen anma töreni kapsamında Kuran-ı Kerim ve ilahiler okunmaya başlandı. Törene Yalova Belediye Başkanı Vefa Salman, Ak Parti Yalova İl Başkanı Yusuf Ziya Öztabak ile çok sayıda vatandaş katıldı. Saatler 03:02’yi gösterdiğinde ise hep birlikte dualar edilerek anma programı sona erdi.

    Depremde çekilen fotoğrafların yer aldığı fotoğraf sergisi ise hafta boyunca vatandaşların ziyaret etmeleri için açık tutulacak.

  • Marmara Depremi’nin 17. yıldönümü

    17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 17. yıldönümünde, depremde hayatını kaybeden vatandaşları anmak için yüzlerce vatandaş bir araya geldi.

    Merkez üssü Kocaeli’nin Gölcük ilçesi olan 7.4 şiddetindeki 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nde hayatını kaybeden 17 bin 480 kişi, depremin merkezi olan Gölcük’te anıldı. Kavaklı sahilinde düzenlenen programa Kocaeli Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, Gölcük Kaymakamı Adem Yazıcı, Gölcük Belediye Başkanı Mehmet Ellibeş ve yüzlerce vatandaş katıldı.

    “Depremden sonra tam bir karamsarlık hakimdi”

    Ankara Kocatepe Camii İmamı İsmail Coşar’ın Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan anma programı, Kocaeli Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Cengiz Kurtuluş’un deprem hakkında bilinçlendirme sunumu ile devam etti. Prof. Dr. Kurtuluş’un sunumunun ardından konuşan Gölcük Belediye Başkanı Mehmet Ellibeş, “Asrın felaketinin üzerinden tam 117 yıl geçti. Aslında o felaketi birebir yaşayan her birimizin hafızalarında o an capcanlı duruyor. Unutmamız mümkün değil. Deprem felaketinin ne anlam ifade ettiğini birçoğumuz o tarihe kadar bilmiyorduk. 1999’da, hemen burada Kavaklı’da, denize bakan 6 katlı bir binanın ikinci katında yaşıyordum. Depremi orada yaşadım. Sadece 45 saniye süren ama her yönden gelen bir sarsıntı. Evimiz yıkılmadı ama kendimizi suyun içerisinde bulduk. Rıhtım çökmüş ve deniz 150-200 metre içeriye gelmişti. O felaket sonrası Gölcük’ü her birimiz hatırlıyoruz. Geride kalanlar, her birimiz burada bir daha hayat devam eder mi diye soruyorduk. Tam bir karamsarlık hakimdi. Bu depremin bir gerçeği, aslı. Bunun birçok nedenleri var. Biz o nedenleri sorgulamayacağız ama o nedenlerin ışığında geleceğimizi şekillendirirken ders alarak yolumuza devam edeceğiz. İşte bizler bu dersleri alarak yolumuza devam ettik. Depremin enkazından filiz gibi yeni bir Gölcük’ün doğması adına yeni bir yapılanma sürecini başlattık ve sürdürüyoruz. Ama her şey bitmedi. Bitmedi ki her yıl buradayız. Burada her yıl haykırıyoruz. Biz hazırlıksız yakalandık. Yaşadık ve şimdi başkaları da bunu yaşamasın, bizim yaşadıklarımızdan ders alsın diye haykırıyoruz. Şu an Gölcük’te önemli bir sorun var. 17 Ağustos 1999 depreminden önce var olan bütün bina stokları bizim için bir tehdit. Bir tabutun içerisinde mi yaşıyoruz yoksa geleceğe gideceğimiz bir evde mi yaşıyoruz sorusunu sormalıyız kendimize. Bizler 5 bölgede kentsel dönüşüm kararı aldık. Bu hususta Çevre Şehircilik Bakanlığı ve TOKİ marifetiyle, kamu eliyle bu dönüşümü başlattık. Vatandaşımızın destek ve katkısıyla da nihayetinde onları daha mutlu, daha güvenli yaşayabilecekleri binalarla buluşturacağız” dedi.

    “17 Ağustos ülkemiz için bir milattır”

    Gölcük Kaymakamı Adem Yazıcı, “Asrın felaketinin 17. yılında bir kez daha şehitlerimizi anmak adına burada toplanmış bulunuyoruz. Hiç kuşku yok 17 Ağustos ülkemiz için bir milattır. 17 Ağustos ülkemizin bir deprem ülkesi olduğunu bir kez daha gösterdi. Dolayısıyla her 17 Ağustos’ta bizler depremle yaşmayı öğrenmenin ve bilinçlenmenin gerekliliğini bir kez daha haykırıyoruz. Özellikle son 10 yılda Gölcük’te yaşanan depremin hemen akabinde hiç kuşku yok pek çok can kaybı oldu ama bu deprem bir kez daha gösterdi ki millet devletiyle el ele vererek bütün dünyaya bir dayanışma örneği gösterdi” şeklinde konuştu.

    “1999 depremi herkesin ders alması gereken bir yaşanmışlıktır”

    Kocaeli Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, “O deprem gecesinden bugüne vücudtlarının uzuvlarını kaybeden ama yaşam savaşını kazanıp bugün de aramızda olan bütün kardeşlerime sabır ve sağlık diliyorum. O gece en yakınlarını 45 saniye içerisinde kaybeden, sahip olduğu maddi ve manevi değerleri, başta hayat arkadaşı, annesi, eşi olmak üzere kaybeden bütün Gölcüklülere de Allahtan rahmet diliyorum. Sabır imanın yarısıdır. Sabretmek inanan için en büyük erdem ve fazilettir. Sizler bu imtihana tabi oldunuz ve inanıyorum ki sabrınızla bu imtihanı da geçtiniz inşallah. Deprem insanoğlunun ön belirtilerini ve emarelerini tespit etse de önleyemediği yaradılışısın bir gerçeği ve içerisinde bulunulduğunuz coğrafya eğer bu gerçekle buluşmuş bir nokta ise kaçınılmaz bir gerçeğidir. Şüphesiz her afetin bedeli ağır olur. Ama cenabı Allah her insana aklı bahşetmiştir. Aklımızla hareket edeceğiz. Akıllar hareket edersek de bu acıları bu bedelleri belki de hiç ödemeyeceğiz. Çünkü deprem öldürmüyor. Aklı kullanmamak akılla hareket etmemek ve aklın öngördüğü şekilde depreme karşı tedbir almamak öldürüyor. Bunlar binalar. Sadece Gölcük’te 13 bin bina, 2 bin 500 iş yeri yıkıldı ve 6 bin insan hayatını kaybetti. Evet 45 saniye sürdü evet 7.4tü ama dünyadaki en uzun ve en büyük deprem değildi. Bizi öldüren imarsız, güvensiz, sağlıksız ve akılsız binalardı. Herkesin ders alması gereken bir yaşanmışlıktır 1999 depremi. Şunu açıkça belirtmek gerekir ki çok güçlü bir şekilde de tedbirlerimizi aldık. Ama eksik olanları, alınması gerekenleri ve yapılmasında hala boşluk olanları tamamlamamız lazım” dedi.

  • TÜRSAB Güney Marmara BYK Başkanı Mehmet Akkuş:

    Kurban bayramı tatilinin de 9 gün olması turizmcileri ve sektör temsilcilerinin yüzünü güldürdü. Ramazan bayramında talepleri karşılamada zorluk çektiklerini belirten sektör temsilcileri kurban bayramı için kolları şimdiden sıvadı.

    Türkiye genelinde yaşanan ramazan bayramı telaşı, 9 güne uzayan kurban bayramını da sardı. Tatil bölgelerinde kendilerine yer bulmayanlar 9 günlük tatili sahillerde geçirirken, sektör temsilcileri ise taleplere karşılık vermekte zorlandı.

    “Sahil beldelerinde konaklama ve eğlence mekanları yüzde yüz doluydu”

    Türkiye genelinde bayram öncesi turizm sezonu başlangıcı olumsuzluklarla konuşulduğuna dikkat çeken TÜRSAB Güney Marmara BYK Başkanı Mehmet Akkuş, “Her yerde turizm dibe vurdu veya vuracak deniliyordu. Ancak 9 günlük bayram tatili, iç turizm piyasayı hareketlendirdi. Bizim yurt dışına bağlı kalmamamız gerekiyordu. Çünkü bizim kendi içimizde bu potansiyeli ve bu eksikliği tamamlayabilecek gücümüz vardı. Özellikle TÜRSAB olarak ve bütün meslektaşlarımız bununla ilgili çalışmalar yaptı. 9 günlük Ramazan Bayramı tatiliyle sahil beldelerinde konaklama alanları ve eğlence mekanları yüzde yüz doluydu. Bazı ev sahipleri evlerini kiraya verdi. Gerçekten de bu yılki oranlar beni çok şaşırttı. 12 yıldır bu piyasanın içerisinde bulunuyorum. Ben böyle bir şey görmedim. Böyle bir şey yaşamadım” diye konuştu.

    Kurban Bayramı tatilinin 9 güne çıkartılmasıyla birlikte çok sevindiklerini belirten Akkuş, “Her insanın nasıl yemeğe ve giymeye ihtiyacı varsa kesinlikle seyahate de ihtiyacı var. Kurban Bayramı’nın da 9 gün olması eminim ki bizleri olumlu yönde etkileyecektir. Allah nasip ederse, ciddi bir şekilde doluluk oranları ile karşı karşıya kalacağımızı düşünüyorum. Tatile planı yapanların şimdiden yer ayırtmasında fayda olacağını düşünüyorum” dedi.

    Yalova’nın Çınarcık ilçesinde ise işletme sahibi olan Osman Barut, “”Ramazan bayramı ile birlikte Osmangazi köprüsünün açılmasıyla Yalova yoğun günler yaşadı. 4 dakikaya düşen İstanbul-Yalova arasında yaklaşık 700 bin günübirlikçi tatilci Yalova’ya akın etti. İzdiham yaşandı diyebilirim. 30 yıldır Çınarcık’ta hizmet vermekteyiz. İlk defa böyle bir ilgi ve yoğunlukla karşı karşıyayız. Gayet memnunuz. Gelen misafirlerimizi iyi ağırladığımız düşünüyorum. Oteller ve pansiyonların dolmasıyla bazı insanlar şezlonglarda konaklamak zorunda kaldı. Geçtiğimiz yıl yaz sezonunda 600 bin misafir Yalova’ya ayak basarken, 9 günlük bayram tatilinde 700 bin kişi geldi. Bazı fırınlarda ekmek kalmadığı oldu. Bizim stoklarımız bitti. Yok sattık” şeklinde konuştu.

    Kurban bayramı için hazırlıklarımıza şimdiden başladıklarını belirten Barut, ramazan bayramının kendilerine büyük bir ders olduğunu söyledi.

  • Marmara Denizi’nde ceset bulundu

    Tekirdağ’da Marmara Denizi açıklarında erkek cesedi bulundu.

    Olay, Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesi Marmara Denizi açıklarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, saat 16.30 sıralarında Marmara Denizi’nde kıyıya 70 metre uzaklıkta hareketsiz bir kişi olduğunu gören vatandaşlar durumu polis ekiplerine bildirdi. Kısa sürede olay yerine Arama Kurtarma Derneği (AKUT) ile polis ekipleri sevk edildi. AKUT dalgıç ekipleri denizde bulunan erkek cesedini kıyıya çıkardı. Olay yerinde toplanan kalabalık, cesedin çıkarılma anını merakla izledi. Ceset üzerinde yapılan ilk incelemelerde şahsın Kırklareli nüfusuna kayıtlı 61 yaşındaki T.L. olduğu belirlendi. Polis ekiplerinin yaptığı inceleme sonrasında T.L.’nin cenazesi otopsi işlemleri için Adli Tıp Kurumu Morgu’na gönderildi.

    Polis ekipleri olayla ilgili inceleme başlattı.

  • Ezanı Güzel Okuma Yarışması Marmara Bölge Finali

    Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından Camiler ve Din Görevlileri Haftası münasebetiyle düzenlenen ‘Ezanı Güzel Okuma’ yarışmasının Marmara Bölgesi finali Tekirdağ’da gerçekleştirildi.

    Kendi illerinde birinci seçilen din görevlileri, Tekirdağ İl Müftülüğü tarafından oluşturulan jüri önünde en güzel ezanı okumak için kıyasıya yarıştılar. Tekirdağ merkez Süleymanpaşa ilçesindeki Zahire Nazırı Ahmet Ağa Camii’nde gerçekleştirilen yarışmada, bölgedeki 11 ilden gelen 11 müezzin, Saba, Uşşak, Rast, Segah ve Hicaz makamlarında sabah ezanı okudu.

    Düzenlenen Ezanı Güzel Okuma yarışması Marmara Bölgesi finalinde Tekirdağ İl Müftü Vekili Hızır Yağcı’nın başkanlık yaptığı jüri, Edirne’den Adlen Mızgan’ı birinci seçerken, Tekirdağ’dan Yasin Hacıismailoğlu ikinci, Bursa’dan Recep Ali Gündüz üçüncü oldu. Birinci olan Mızgan, 24 Temmuz’da Adana’da yapılacak olan Türkiye finalinde Marmara Bölgesi’ni temsil edecek.

    Yarışmanın ardından ilahilerin okunduğu etkinlikte, başarılı olan yarışmacılara çeşitli hediyeler verildi.