Etiket: Markasıyla

  • Ticaret Bakan Yardımcısı Turagay: “Türkiye, moda ve markasıyla Fransa, İtalya olmalı”

    Ticaret Bakan Yardımcısı Turagay: “Türkiye, moda ve markasıyla Fransa, İtalya olmalı”

    Ticaret Bakan Yardımcısı Rıza Tuna Turagay, ‘8. Dokuma Kumaş Tasarım Yarışması’nın ödül töreninde, “Bizim amacımız tasarımcı sayımızı arttırmak. Türkiye 5-10 sene sonra moda ve markasıyla Fransa ile İtalya olmalı” dedi.

    Ticaret Bakanlığı ve Türkiye İhracatçıları Meclisinin (TİM) desteğiyle Akdeniz Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (ATHİB) tarafından geleneksel olarak düzenlenen ‘8. Dokuma Kumaş Tasarım Yarışması’nın ödül töreni Adana Müzesi’nde düzenlendi.

    “Kişiye özel tasarım”

    Açılışta konuşan Adana Sanayi Odası Başkanı Zeki Kıvanç, tekstil sektörünün yıllar içerisinde değiştiğine dikkat çekerek, “Artık tüketiciler orijinal ve farklı tasarım ürünleri bekliyorlar ve bunları, hemen istiyorlar. Tüketici tercihleri hızlı değişiyor ve tüketiciler artık çok aceleci. 1995 yılında bir ürünü almak için 9 gün bekleyen tüketici bugün aynı ürünü 24 saatte almak istiyor. Üstelik de kişiselleşmiş bir ürün talep ediyor. 2019 yılında moda sektöründeki en önemli 12 trend arasında, kişiye özel tasarım, ikinci sırada yer alıyor. Bu da tasarımın ne kadar önemli olduğunu bize hatırlatıyor” ifadelerini kullandı.

    “Gece gündüz demeden çalışmalı”

    Adana Valisi Mahmut Demirtaş ise, “Tekstil ve hammaddeleri sektörü 2023 ihracat strateji haritasında, tasarım ve koleksiyonları çeşitlendirme, takipçilikten trend belirleyici olmaya geçme hedefleri belirlenmiştir. Önüne böylesine önemli bir hedef koyan tekstil sektörünün bu hedefe ulaşması noktasında tüm kesimler elini taşın altına koymalı, bu istikamette gece gündüz demeden çalışmalıdır” diye konuştu.

    “Amacımız tasarımcı sayımızı arttırmak”

    Ticaret Bakan Yardımcısı Rıza Tuna Turagay da tasarım, inovasyon ve ürün geliştirmeye önem verilmesinin gerektiğini belirterek, “Biz Ticaret Bakanlığı olarak 2008 yılında tebliğ yayınlayarak tasarım ofislerini, yurt dışına ihracatı destekleyeceğiz dedik. Desteklerimizi işleme koyduk. Bu desteklerimiz arasında bugün ki yarışmada var. Bizim amacımız tasarımcı sayımızı arttırmak. Hayaller kurmalıyız, o hayallerimizin peşinden koşturmalıyız ve hayallerimizi gerçeğe dönüştürmeliyiz. Türkiye 5-10 sene sonra moda ve markasıyla Fransa ile İtalya olmalı. Görüyorsunuz ticaret savaşlarını. Bizim bu boşlukları doldurmamız lazım” dedi.

    Konuşmaların ardından yarışmacılara ait kumaş tasarımları, dans gösterisiyle tanıtıldı. 8. Dokuma Kumaş Tasarım Yarışması’nın 25 bin liralık birincilik ödülü ‘Unutuş Nehri’ tasarımıyla Sedef Sena Güler, 20 bin liralık ikincilik ödülü ‘Ona Eureka’ tasarımıyla Serdar Akyüz, 15 bin liralık üçüncülük ödülü ise ‘Ine Nary’ tasarımıyla Maide Özer’e verildi. Ödül törenine, kent protokolü, sektör temsilcileri ve çok sayıda ziyaretçi katıldı.

  • VASKİ kendi markasıyla sayaç üretecek

    Van Su ve Kanalizasyon İdaresi (VASKİ), Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek, kendi markasıyla su sayacı üretecek.

    Yaptığı yenilikler ve atılımlarla kurumsal yapıyı güçlendiren VASKİ, bir yandan tüm yerleşim birimlerinde altyapı hizmeti sürdürürken, bir yandan da kurumun giderlerinin en asgariye indirilmesi için yeni projeler geliştiriliyor. Hem kurumun ekonomik gücünü artırmak hem de milli ve yerlilik politikası çerçevesinde kendi teçhizatını yapmak için atağa geçen VASKİ, Türkiye’de bir ilk olarak kendi markasıyla su sayacı yapmak için gereken altyapıyı oluşturdu.

    Makine İkmal Garajında faaliyete geçirilecek yeni tesislerde incelemelerde bulunan VASKİ Genel Müdürü Ali Tekataş, su sayaçları yapımını gerçekleştireceklerinin müjdesini vererek, bu projeyle kurumun büyük bir tasarruf ve istihdam sağlayacağını belirtti. İlk etapta 12 bin sayaç üretmeyi düşündüklerini ifade eden Tekataş, hedefin ise 25 bin sayacın onarımı ve yeniden yapımı olduğunu söyledi. Tekataş, “Bu Van için yeni bir başlangıç ve büyük bir adımdır. Bizler kurumu sıfırdan sayaç imal edebilecek tesislere kavuşturuyoruz. Fabrika gibi çalışacak olan tesis hem Van hem de bölge illeri için önemlidir” dedi.

    VASKİ’nin bir ilke daha imza attığının altını çizen Tekataş, “Kendi markamızla sayaç imal edilecek. Büyük tasarruf ve ekonomik geri dönüşüm sağlanacak. Türkiye’de bir ilke imza atılarak sayaçlar Van’da üretilecek. 35 kişilik bir istihdam sağlanması hedefleniyor. Çevre illere de hizmet verilecek. Böylece kurum bu proje ile 3 milyon TL’lik bir tasarruf sağlamış olacak” şeklinde konuştu.

    Projeyle hiçbir sayacın atık malzeme olarak işlev görmeyeceğini, her parçanın değerlendirilerek ekonomiye geri kazandırılacağını açıklayan Tekataş, bu yöntemle istasyonda hem yeni sayaç üretileceğini hem de sayaçlarda herhangi bir nedenle oluşan arızaların tamiri yapılarak, sayaçlar tekrar kullanılabilir hale getirileceğini ifade etti.

  • Tekstilciler ’Brexit’ markasıyla dünyaya açılacak

    Adres Patent Genel Müdür Yardımcısı Cumhur Akbulut’un yaptığı açıklamaya göre, Brexit’in marka hakları için 25 Haziran günü Türk Patent Enstitüsüne başvuru yapıldı.

    Adres Patent Genel Müdür Yardımcısı Cumhur Akbulut’un yaptığı açıklamaya göre, dünya siyaseti ve ekonomide son günlerde yaşanan hareketlilik, marka başvurularına da yansıdı. İngiltere’nin AB’den ayrılma kararının sembolü olan Brexit için ayakkabıdan çoraba, çocuk zıbınında şapkaya, iç çamaşırdan spor kıyafetlerine kadar birçok alanda marka başvurusu yapıldı. İngiltere referandumu sonrası ortaya çıkan dünyanın bir çok ülkesinde kullanılan Brexit için Türkiye’den girişimciler kolları sıvadı. Brexit’in marka hakları için 25 Haziran günü Türk Patent Enstitüsüne başvuru yapıldı. Birleşik Krallıktaki referandumdan çıkan Avrupa Birliği’nden ayrılma (Brexit) kararının ardından Türk girişimciler boş durmadı ve olayın sıcağı üzerinden geçmemişken bir girişimci tarafından marka tescili başvurusunda bulundu.

    “Taklitten Ziyade Özgün Markalar Çıkartmalıyız”

    Adres Patent Genel Müdür Yardımcısı Cumhur Akbulut konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada: “Geçtiğimiz günlerde İngiltere’nin AB’den ayrılma kararı sonrası bir girişimcimiz tarafından Brexit için marka tescil başvurusu yapıldı. Bizce bu gibi bilinen markaların ardından başvuru yapmanın ziyadesinde kendimize ait özgün markaları ortaya çıkarıp tescil etmemiz gerekir. Bu sayede Marka-Patent-Tasarım rakamlarında dünya standartlarını yakalamış oluruz.” şeklinde konuştu.

    “Önce Başvuru Sonra Tescil”

    Marka başvurusunun yapılması, hemen o marka haklarının alındığı anlamına gelmediğini ifade eden Akbulut, yapılan başvuruların incelenip uygun görülmesi durumunda marka bültenleri listesinde yayınladığını belirterek, yayınlanan markalara ilan süresi içinde itiraz gelmemesi durumunda tescil işlemi de yapılmış olduğuna işaret etti. Taklitle mücadelede yapılması gerekenler ve markaya verdiği zararlara ilişkin bilgi veren Akbulut, şunları kaydetti: “Markalaşmak kısa bir sürede olmuyor. Firmalar güçlendikçe, talep görmeye başladıkça, taklitleri ortaya çıkmaya başlıyor. Eğer bu taklitlere zamanında müdahale edilmez ise yapılan yatırımlar, emek, bilinirlik ve en önemlisi marka değerleri büyük zarar görmektedir. Adres Patent olarak uzman kadromuzla vermiş olduğumuz benzer marka takibi hizmeti ile bulunan benzerliklere bülten aşamasında müdahale edilmesine olanak sağlıyoruz. Bu müdahaleler yapılmadığı takdirde taklit veya benzer marka tescil edilirse, başvuru sahiplerinin tescil edilen markayı iptal ettirebilmesi ancak mahkeme yolu ile mümkün olacak” diye konuştu.

  • ‘Didim’ Markasıyla Bisiklet Modelini Üretildi

    Didim Ticaret Odası, bir firmanın “Didim” adını vererek bisiklet üretmesine teşekkür etti.

    Bir bisiklet şirketi, bu yıl üretimine başladığı bir bisiklet modeline Didim ismini verdi. “Didim” adıyla satışa sunulacak bisikletin Didim’in tanıtımına katkı sunmasında dolayı Didim Ticaret Odası ile Didim Esnaf ve Sanatkârlar Odası bir basın toplantısıyla üretici firmaya ve firmanın Didim bayisini düzenlediği basın toplantısıyla teşekkür etti.

    Toplantıda konuşan Didim Ticaret Odası Meclis Başkanı Hilmi Yıldırım, Didim Ticaret Odası olarak Didim’i herkese tanıtma çabasında olduklarını belirterek, bu amaca katkı sunan tüm çalışmaların kendilerini onurlandırdığını söyledi. Bisiklet firmasının 2016 yılı için ürettiği katlanabilir bisiklet modeline Didim adını verdiğini ifade eden Hilmi Yıldırım, “Buna katkı sunan da Didim’de yaptığı satışlarla Sümer Bisiklet oldu. Firma, Didim’deki satışlarının yüksek olmasından dolayı Didim’e jest yapmak istemiş ve 2016 yılı için ürettiği bisiklet modeline Didim ismini vermiş. Bu bisiklet modeli, tam tatil bisikleti. Ortadan katlanıyor, bagaja konuluyor ve istenilen yere götürülebiliyor. Bu firmanın yanı sıra Didim ismini kullanan başka firmalar da var” diye konuştu.

    Yıldırım, Didim’in tanıtımına katkı sunan Bisiklet firmasına teşekkür ederek, şunları söyledi: “İlçemizin tanıtımı adına bu tip çalışmaları Didim Ticaret Odası olarak ödüllendireceğiz. Ürettikleri ürünlere Didim ismini veren firmanın yanı sıra başka firmaların da olduğunu tespit ettik. Onlara da teşekkür yazıları göndereceğiz”

    ORTADAN KATLANIYOR

    Bisiklet hakkında ayrıntılı bilgi veren Didim Sümer Ticaret yetkilisi İbrahim Sümer de bisiklet üzerinde kullanılan sistemin Türkiye’de ilk olduğunu söyledi. Didim adı verilen modelden beyaz ve siyah olmak üzere iki renk üretildiğini ve yakın zamanda satışların başlayacağını ifade eden Sümer, “Bu bisiklet üzerinde kullanılan komponent sistemi Türkiye’de ilk. Muadilleri sadece Almanya, Hollanda ve Norveç’te satılıyor. Bu sistem sayesinde sadece önde bir fren sistemi var. Arka fren sistemi ile vites sistemi otomatik” ifadesini kullandı.

    Konuşmaların ardından Didim Ticaret Odası Meclis Başkanı Hilmi Yıldırım tarafından Sümer Ticaret firmasının sahibi Emine Sümer’e teşekkür plaketi verildi.