Etiket: Markasını

  • Karakoç, eğitimde kendi markasını oluşturdu

    Karakoç, eğitimde kendi markasını oluşturdu

    Diyarbakır’da 20 yıldır özel eğitim alanında faaliyet gösteren iş insanı Ekrem Karakoç, uzun uğraşlar sonucu ‘Bilkoç Okulları’ adıyla kendi markasını oluşturdu.

    Yeni tip korona virüs salgını tedbirlerine uygun olarak oluşturulan sosyal mesafeli ve teknolojik imkanlarla donatılmış sınıflar yeni eğitim yılı öncesinde öğrencileri bekliyor. Kendi markalarını oluşturmalarından dolayı çok sayıda destek mesajı aldıklarını belirten Bilkoç Okulları Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Karakoç, “Diyarbakır’ın yerelden evrensele eğitim markası olsun istedik ve bu amaçla kendi markamızla yeni bir yola çıktık. Vatandaşlarımız gönül rahatlığı ile çocuklarını emanet edebilir” dedi. Özel eğitime yönelik sıkıntıların su yüzüne çıktığı bir dönemde Diyarbakır’dan yeni bir özel eğitim markası çıktığını kaydeden Karakoç, ulusal markaların temsilciliğini yapmanın kente getirisinin olmadığını ifade etti. 20 yıllık eğitim tecrübesine sahip olduklarının altını çizen Karakoç’un hizmete giren Bilkoç Okulları, ağustos ayı sonunda başlaması planlanan yeni eğitim ve öğretim yılında faaliyet göstermeye hazırlanıyor.

    “Halkımız kendi markasına sahip çıksın”

    Öğrencilerin olası sıkıntılara karşı eğitimden mahrum olmamaları için gerekli tüm önlemleri alarak uzaktan eğitim sistemini en modern haliyle oluşturduklarını belirten Bilkoç Okulları Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Karakoç, modern ve geleceğe umutla bakan bir okul ortamı sağladıklarını vurguladı. Karakoç, “Diyarbakır’ın yerelden evrensele eğitim markası olsun istedik ve bu amaçla kendi markamızla yeni bir yola çıktık. Vatandaşlarımız gönül rahatlığı ile çocuklarını emanet edebilir. Sadece Diyarbakır’a hitap etmiyoruz. Tüm halkımızı kendi markalarına sahip çıkmaya davet ediyorum” diye konuştu.

  • Başkan Şahin: “Mobilyada Samsun markasını oluşturmalıyız”

    Mobilyacı esnafı ile buluşan Büyükşehir Belediye Başkanı Zihni Şahin, “Daha çok yatırım, daha çok üretim ile mobilyada Samsun markasını oluşturmak zorundayız” dedi

    Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Zihni Şahin, Samsun Mobilyacı İşadamları Derneğinin düzenlediği kahvaltıda sektör temsilcileriyle bir araya geldi. Bir restoranda gerçekleştirilen kahvaltı programında Dernek Başkanı Bahattin Eker’in konuşmasının ardından söz alan Başkan Zihni Şahin, sektöre yönelik önemli açıklamalarda bulundu. Zihni Şahin, markalaşmanın önemine dikkati çekerek, “Sektörde daha çok yatırım ve üretimi gerçekleştirerek Samsun markasını oluşturmak zorundayız. Bunu başarabiliriz” diye konuştu.

    Göreve geldiği günden bu yana 17 ilçenin birikmiş problemlerinin çözümü için mücadele verdiğini hatırlatan Zihni Şahin, “Şehrimizde gerginlik yaratan bir çok problemin üzerine gittik. Örneğin, Gülsan Sanayi Sitesindeki arkadaşlarla toplantılar yaptık, kaçmadık, sorunun üzerine gittik ve çözümü konusunda sağlıklı adımlar attık. Nerede, hangi sektörde problem varsa, o sektörün temsilcileriyle bir araya geldik. Böylece Samsun’da bir rahatlama oldu” şeklinde konuştu.

    ’Ortak akıl’ın önemine değinen Başkan Zihni Şahin, “Sorunları bugüne kadar hep ortak akıl ile, hangi meslek grubunda sorun varsa onların temsilcileriyle görüşerek çözdüm. Bu benim anlayışım. Büyükşehir bünyesinde Kalkınma Merkezini kurduk. Proje üreten arkadaşları bir araya getirdik. 6 ay boyunca süren fikir fırtınaları gerçekleştirdik. Samsun’un bugüne kadar değerlendirilmeyen potansiyelini harekete geçirmek için mücadele ediyoruz. Zararın neresinden dönersek kardır” ifadelerini kullandı.

    Mobilyacı esnafının bir çatı altında, ayrı bir alanda faaliyetlerini sürdürmesi gerektiğini vurgulayan Başkan Şahin, “Bir sektörde ayrı ayrı yapılan çalışmalar ve üretim, özellikle pazarlamada sıkıntı oluşturacaktır. Sektörün tek çatı altında bir arada üretimde yatırım yapması, üretim gerçekleştirmesi o sektörün yararınadır. Böyle bir oluşum sektörün kar etmesini de sağlar” açıklamasında bulundu.

    Mobilya sektöründe atılacak sağlam adımların sektörün geleceği için hayati önemde olduğuna da dikkati çeken Başkan Zihni Şahin konuşmasını şöyle tamamladı:

    “Böylece mobilyada Samsun markasını oluşturabiliriz. Hedefimiz bu olmalı. Daha çok yatırım, daha çok üretim ve daha çok insanımıza iş imkanı sağlama hedefimize birlikte yürüyeceğiz.”

  • ÇEŞTOB, Çeşme markasını Londra’ya taşıdı

    Turizm sektörünün en önemli fuarlarından WTM Londra Turizm Fuarı’na katılan ÇEŞTOB, Çeşme standında ziyaretçilere ilçeyi tanıttı.

    Çeşme Turistik Otelciler Birliği (ÇEŞTOB) Başkanı Yakup Demir, Londra’daki Turizm Fuarı’ndan döndükten sonra izlenimlerini anlattı. Londra’da düzenlenen dünyanın en önemli turizm fuarlarından biri olan WTM Londra’ya 6 kıtadan katılım olduğunu belirten Çeşme Turistik Otelciler Birliği Başkanı Yakup Demir, “WTM Londra fuarı çok yoğundu ve inanılmaz bir ilgi vardı. Dünya’nın yarısı WTM Londra Fuarı’nda tanıtım yarışına girdi. Uzak Doğu’dan Güney Amerika’ya, İzlanda’dan, Afrika’ya kadar 6 kıtadan katılım vardı. İspanya, İtalya, Yunanistan ve Güney Amerika ülkelerine ilgi çok daha fazla oldu. Hatta, komşumuz Yunanistan da bu fuara iyi hazırlanmış ve bu hazırlığın karşılığında da çok iyi ilgi gördü” dedi.

    “Harcaması en asgari olanlar Türkiye’yi tercih ediyor”

    Türkiye’nin İngiltere için çok iyi bir turizm destinasyonu olduğunu da sözlerine ekleyen Demir, “Tabi ki, Türkiye İngiltere için çok iyi bir tatil destinasyonu. Ülkemizi ziyaret etmeyen İngiliz vatandaşı neredeyse yok denecek kadar az. Hatta, son yıllarda İngiltere’de ikamet eden diğer yabancı ülke vatandaşlarından da Türkiye’ye ilgi fazla. Fakat, güçlü harcama yapanlar İspanya ve İtalya’yı, hatta Yunanistan’ı tercih ederken Türkiye’ye 3. kategorideki tatilciler geliyor. Bu yalnızca İngiltere pazarı için değil, tüm ülkelerden gelen turistler maalesef harcaması en asgari olanlar” diye konuştu.

    “Türkiye’nin İngiliz pazarına yoğunlaşması gerekir.

    Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy’un da fuara katıldığını belirten ÇEŞTOB Yönetim Kurulu Başkanı Demir, sözlerine şöyle devam etti:

    “Sayın Bakanımız, katılımcılarla ve sektör temsilcileriyle stant alanında toplantılar yaptı. Toplantıların özünde de daha kaliteli turist hedefiyle ilgili çalışmalar vardı. İngiltere, diğer ülkelere göre tatili en çok olan ülke. Bir de, konaklama süresi en fazla olan ülke. ortalama kalış süreleri asgari iki hafta. Bu sebeple, İngiliz pazarına Türkiye’nin çok yoğunlaşması gerekir. İspanya bunu yapıyor. Neredeyse büyük fuarlarda Hall kapatıyorlar. İtalya’da benzerini yapıyor. Yunanistan son birkaç yıldır ciddi ataklar yapıyor ve fiyatlarını yükseltiyor. Türkiye’nin, 2023 hedefinde 50 milyon turist, 50 milyar dolar girdi diyorsa, kaliteli pazarlarda kendisini kanıtlaması ve tanıtım yapması gerekir. Yalnızca, Otelci, Acenteci, hatta Kültür ve Turizm Bakanlığı düzeyinde değil, Turizm sektörünü, devlet politikası haline getirmemiz lazım. Türkiye, 2018’de ayakta kalmış ise, Turizm sektöründeki girdilere borçludur. Netice olarak, amaç her fuara katılmış olmak için katılmak değil, hedef fuarlara en etkili şekilde katılarak iz bırakmak olmalı. Gerçekten Türkiye turizmi çok güçlü ve bir o kadarda kaliteli. Ancak, bu varlığımızı ve kimliğimizi ifade etmekte sıkıntı çekiyoruz. Dileğimiz, Yeni Bakanımızla yeni hedeflere koşarak, kısa sürede ülke turizmini de topyekun yeni hedeflere taşımak olmalı.”

  • Türk malı paramotor ile markasını uçuruyor

    Bursa’da yükseklik korkusu olan uçuş meraklılarını paramotor ile uçuran Bursalı girişimci İbrahim Dinçer, Ar-Ge çalışmasını tamamladığı ’moto-kayağı’ ile de kayak sporuna yeni bir soluk kazandıracak.

    18 sene iklimlendirme ve soğutma sektöründe faaliyet gösteren İbrahim Dinçer, Türk Hava Kurumu’ndan aldığı paraşüt eğitimi ile deneyimini bir araya getirip, 2009 yılında hafif hava araçlarından paramotor üretimine başladı. 2012 yılı itibari ile üretimini seriye alarak Faribra markasıyla piyasaya sunan Dinçer, paramotorda halen tek yerli üretici olma unvanını koruyor. Faaliyetlerini 2013 yılında kurduğu Greenfly Yamaç Paraşütü Uçuş Okulu ile çeşitlendiren İbrahim Dinçer, aynı zamanda okulda eğitmen olarak da görev yapıyor. Okulda verilen eğitim, ticari uçuşlar, tandem ve paramotor uçuşları ile hava sporları ve sivil havacılığın gelişmesi amaçlanıyor.

    Faribra markasıyla pazara sunduğu ürünlere ’moto-kayağı’ da eklemenin planlarını yapan Greenfly Yamaç Paraşütü Uçuş Okulu’nun sahibi İbrahim Dinçer, ürünün aynı zamanda patentini de alarak ihracat yapacağını söyledi.

    Yüzde 100 yerli sermaye ile üretim gerçekleştirdiklerine dikkati çeken İbrahim Dinçer, şu an 16’ncı paramotor üzerinde çalıştıklarını ifade ederek, “Üretimde paramotora odaklandık. Motoru da Bursa’da bir firma tarafından tamamen yerli üretiliyor. Önceleri ithal edilen paramotorları yarı maliyeti ile imal ediyoruz. Aynı zamanda havacılık sektörüne de destek veriyoruz” dedi.

    “Üretim için gerekli tüm alanları kuracağız”

    Halihazırda başka firmalara imal ettirdiği üretimler için bu yıl makine yatırımına gideceğini söyleyen Dinçer, “Pervane üretimine Amasya’da bir bağlama ustası ile başladık. Hala Amasya’da üretilip Bursa’ya geliyor. Dikim işlemleri bir konfeksiyon firmasında yapılıyor. Kıvırma, dikim makineleri yatırımı gerçekleştirerek, üretimin tüm aşamalarını kendi bünyemize dahil edeceğiz. Bunu BEBKA desteği ile yapacağız. Üretim için gerekli tüm alanları kuracağız. Yalnızca pervane imalatı ayrı bir ustalık gerektirdiği için Amasya’da devam edecek” diye konuştu.

    Dinçer, paramotor ürününe tasarım tescil belgesi aldıklarının da bilgisini verdi.

    ’Yerden göğe Faribro ile’ sloganıyla piyasaya sundukları paramotorun kullanımı hakkında da bilgi veren Dinçer, “Bulunulan yerden gökyüzüne ulaşmanın en kısa yolu paramotor. Bu aletin paraşütten farkı yerden yükselebilmesi. Yaklaşık 40-50 metrekarelik açık alan uçuşu başlatmak için yeterli. 5 dakikada makineyi kurup havalanmak mümkün. İçindeki yakıt ile havada yaklaşık 4 saat kadar kalınabiliyor. Özellikle yükseklik korkusu olan uçuş meraklıları tercih ediyor” diye konuştu.

    “Kayak artık daha keyifli olacak”

    Üzerinde Ar-Ge çalışmalarını sürdürdükleri moto-kayak ile de kayak sporlarına farklı bir alan sunacaklarını belirten İbrahim Dinçer, “Moto-kayak imalatında doğru motor ürününü araştırıyoruz. Mevcut 25 beygirlik motorlar çok güçlü geliyor. Bunları uçuş için tasarladığımızdan, kayak yapmak için ergonomik değil. Güçsüz motor üzerinde çalışıyoruz. İhtiyacımız olan 10-15 beygir arası güçte bir motor. Avrupa’da bunun üretimi mevcut. Moto-kayak üretimi için motoru ithal edeceğiz. Bu sayede hem fiyat avantajı yakalayacağız hem de vücut yapısına göre daha ergonomik ve hafif olacak” bilgisini verdi.

    Hafif hava araçları imalatında Avrupa’nın gelişmiş bir pazar olduğunu, son yıllarda da Çek Cumhuriyeti’nde bu alanda önemli yatırımların bulunduğunu ifade eden Dinçer, moto kayak ile alakalı patent başvurusunda bulunacaklarını söyledi.

    “İthalatın önüne geçip ihracat yapacağız”

    Paramotorda ithalatın önüne geçip, ihracat da başlatmayı planladıklarını söyleyen Dinçer, “Bu hedefle Ortadoğu’da bağlantı kurmaya başladık. Azerbaycan ve İran bölgesi var olmak istediğimiz ilk pazarlar. Türki cumhuriyetlerde düzenlenen fuarlara katılımla bu temasları kurabileceğimizi öngörüyoruz. Güney Amerika’nın da iyi bir pazar olduğunu biliyoruz. Burası da hedeflerimiz arasında” diye konuştu.

    “Üretim kapasitesi 3 katına çıkacak”

    Bu yıl, marka ve ürün bilinirliğini artırmaya odaklandıklarından bahseden Dinçer, orta vadede yeni bir fabrika yatırımı planladıklarının bilgisini verdi. İbrahim Dinçer, “250 metrekarelik bir alan ilk etapta yeterli olacak. Ayrıca makine yatırımına gideceğiz. Haftada 5 paramotor üretim kapasitemizi yeni yatırım ve oluşturacağımız istihdam ile 3 katına çıkaracağız” şeklinde konuştu.

  • “Uzungöl Markasını Korumamız Gerekiyor”

    Trabzon Valisi Abdil Celil Öz, dünyaca ünlü turizm merkezi Uzungöl’ün bir marka olduğunu ve bu markayı korumanın herkesin görevi olduğunu belirterek “Uzungöl artık hem yapılaşma hem de yoğunluk açısından üzerindeki yükü taşıyamaz hale geldi” dedi.

    Türkiye’nin ve Doğu Karadeniz Bölgesi’nin en önemli turizm merkezlerinden olan Trabzon’un Çaykara ilçesindeki Uzungöl, son yıllarda özellikle Arap turizminin de etkisi ile artık mevcut turizm yükünü sağlıklı taşıyamaz hale geldi. Uzungöl’deki çarpık yapılaşma, işgaller ve hormonlu büyüme şehrin karar alıcılarının Uzungöl için radikal kararlar almaya sevk etti.

    Trabzon Valisi Abdil Celil Öz, Uzungöl’ü göz görer göre yok olmasına seyirci kalamayacaklarını ifade ederek yörede yıkım kararı alınan ve işgal durumundaki yapıların önümüzdeki süreçte kademeli olarak temizliğinin yapılacağını söyledi. Uzungöl’de uygunsuz yapılaşmaların bulunduğunu kaydeden Vali Öz, “Uzungöl, Türkiye ve Trabzon için önemli bir turizm merkezlerinden biri. Dolayısıyla burasının hem özel çevre koruma hem de tabiat parkı boyutuyla korunması ve gelecek nesillere sağlıklı bir şekilde aktarılması gerekir. Bunun için koruma anlamında hem imar kanunu hem de diğer mevzuatla ilgili tedbirleri beraberce uygulayacağız. Büyükşehir Belediyemize, Çevre Şehircilik Müdürlüğümüze, Milli Parklar ve Doğa Koruma Müdürlüğümüze bütün birimlerimize düşen görevler var. En önemlisi de vatandaşlarımızın bu konuda duyarlı olması gerekiyor. Bugüne kadar burada bazı uygunsuz yapılaşmalar ve işgaller oldu. Bunların önüne geçmek için hem yıkım hem de ecri-misil uygulamalarla inşallah bu sorunları aşacağız” dedi.

    Uzungöl için bir dizi tedbirler alınacağını ifade eden Vali Öz, “Uzungöl’ü turizm sezonuna hazırlamak için de bir dizi tedbirimiz var. Güvenliğinden, göl temizliğine, çevre düzenlemesine peyzajına ve diğer arıtma tesisi gibi uygulamalara kadar Uzungöl’le ilgili bir dizi tedbirler alınacak. Bunları da bütün paydaşlarımızla beraber yerel yönetimlerimiz ve ilgili birimlerimizle beraber değerlendirdik. İstiyoruz ki Uzungöl bugün nasıl bir dünya markası nasıl turizm merkezi ise önümüzdeki yıllarda da bu kimliğini bu niteliğini korusun istiyoruz. Bu anlamda hepimize düşen görevler var” diye konuştu.

    Uzungöl’deki işgal yapıların yıkılacağını dile getiren Vali Öz, “Uzungöl artık hem yapılaşma hem de yoğunluk açısından yükü taşımaz hale geldi. Trabzon’da yeni turizm destinasyonu yeni güzergahlar ve Uzungöl’ün çevresiyle beraber bir bütün olarak turizme hizmet etmesi için yeni alt yapı çalışmaları yapıyoruz. Bunun için yeni imar koruma amaçlı imar planıyla beraber daha nitelikli ve imar planına uygun bir sistem kurulsun istiyoruz. Bu yönüyle çalışmalar da devam ediyor. Orada mevcut davası devam eden, yıkım kararı alınan işgal durumundaki kamu alanları, işgal durumunda olan diğer yapıların önümüzdeki süreçte kademeli bir temizliği yapılacak” ifadelerini kullandı.

    UZUNGÖL BOĞULUYOR

    Uzungöl’de uzun yıllardan beri otel işletmeciği yapan Süleyman Sezgin, Uzungöl’ün dünyaya açılması ve turizm markası olmasının ardından yöredeki tesis sayısının hızla arttığına dikkat çekti.

    Uzungöl’de çarpık yapılaşmadan dolayı bir boğulma olduğunu belirten Sezgin, “Halkın kullandığı evlerin sayısı değişmedi ancak Uzungöl’ün dünyaya açılması, Trabzon’daki turizmin odak noktası haline gelmesiyle birlikte buradaki otel sayısı arttı. Uzungöl’de 1974-79 yılları arasında iki tane tesis vardı ancak daha sonra bu sayı inanılmaz arttı. Şu an Uzungöl’de irili ufaklı oteller, moteller, pansiyonlar mevcut. Bunlar turizm talebini karşılamak amacıyla yapıldı ancak verilen hizmetin kalitesi önemli” şeklinde konuştu.

    Vali Öz’ün Uzungöl için söylediği sözleri de değerlendiren Sezgin, “Mevcut otel sayısı şu anda Uzungöl’e yetiyor. Burada gerçek anlamda bir boğulma var. Sayın Vali Öz’ün söyledikleri bize göre geç söylenmiş ve geç alınmış bir karar. Devletin burada hatası olduğunu düşünüyoruz. Hala gelecekle ilgili doğru dürüst bir imar planı yok. İmar olmadığı için artan turizm potansiyeli gelen halkın konaklama ihtiyacı yapılaşmayı artırdı. Son yıllarda buraya ciddi anlamda ziyaretçi artışı var. Özellikle Suudi Arabistan’dan, Lübnan’dan, Kuveyt’ten gelen misafirlerimiz oldu. Geçtiğimiz turizm sezonunda 2 ay bütün otel, motellerde yüzde yüz doluluk oranı yaşandı. Bunun tatmin edici olduğunu söyleyebiliriz” dedi.

    uzungöl’deki işletmecilerden Hamit Sekmen de Uzungöl’de gereğinden fazla yapılaşma olduğunu belirterek “Burada 17 yıllık esnafım. Bana göre burada çok yapılaşma oldu. Buraya yakışmayan binalar oldu. Bun nasıl çözecekler nasıl yapacaklar bilmiyoruz” ifadelerini kullandı.