Etiket: Markası

  • Karaca: “Markası ve üreticisi belli olmayan kırtasiye ürünlerini almayın”

    Karaca: “Markası ve üreticisi belli olmayan kırtasiye ürünlerini almayın”

    2019-2020 eğitim ve öğretim yılının başlamasına az bir zaman kala Erzurum Matbaa, Kitap-Kırtasiye ve Tabelacılar Esnaf Odası Başkanı Hikmet Karaca, doğru alışveriş için öğretmen listelerinin beklenmesi gerektiğini ve çocukların sağlığı için menşei belli olmayan, kokulu ürünlerden uzak durulması ve öğrenci velilerinin kalitesiz ve kilo işi satılan defter ve benzeri ürün almamaları tavsiyesinde bulundu.

    Hikmet Karaca, 2019-2020 eğitim-öğretim yılı için öğrenci velilerinin hazırlıklara başladığını hatırlatarak, “Veli ve öğrencilere yeni dönem öncesi kırtasiye ürünleri alırken dikkatli olmaları gerekir. Özellikle hassas tüketiciler olarak adlandırılan bebekler, çocuklar ve öğrenciler tarafından kullanılan ürünlerin taşıması muhtemel risklere karşı uyardı. Okul öncesi ve ilköğretim çağındaki çocuklar, kullandıkları kırtasiye malzemelerini kontrolsüzce ağızlarına götürebiliyor. Bu ürünlerde yer alan boya ve uçucu kimyasal maddeler, çocukların sağlığı için büyük bir risk oluşturuyor. Hangi maddeden üretildiği belli olmayan ve güvenlik sınırlarını aşan kimyasal madde katkılı bazı ürünlerin uzun vadede sonuçlarının daha net ortaya çıkacak olması ve bünyesi hassas olan çocuklarda deride döküntüler tarzında alerjik reaksiyonlar gelişebilir ve solunum sıkıntısı oluşabilir.” dedi.

    Öğrenci velilerine de seslenen Karaca; “Merdiven altı ve ne olduğu belli olmayan, ucuz ürünleri satın almayın. Çünkü bu ürünlerin büyük çoğunluğu sağlıksız ürünlerdir. Markasız ürün alarak çocuğunuzun hayatını riske atmayın. “Güvenli kırtasiye ürünü sadece kırtasiyeciden alınır” Sadece ucuz diye markası, üreticisi belli olmayan kırtasiye ürünlerinden almak çocuğunuzun sağlığı için risk taşımaktadır. Aldığınız ürünün barkoduna, ambalajına bakın, ambalajı, ithalatçısı ya da üreticisi belli, etiketli ve sağlıklı ürünleri satın alın. Bu durum çocuğunuzun sağlığı için daha doğru bir adım olacaktır. Biz oda olarak bir taraftan üyelerimizin hakkını koruma adına, diğer taraftan öğrencilerimizin taklit, sahte, korsan, sağlıksız kırtasiye ürünlerini satın almamaları için elimizden geleni yapıyoruz, sağlıklı ve nitelikli ürün kullanımının özendirilmesi için çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Buna karşılık tüketicimiz de artık üzerine düşeni yerine getirmeli ve bilinçli alışveriş yapmalıdır. Sadece güvenli ve kaliteli kırtasiye ürünleri almalı. Bunun için de en doğru adres kırtasiyelerdir.” Diye konuştu.

    HER KURUM KENDİ ALANINDA HİZMET VERMELİDİR.

    Hikmet Karaca, “Bazı kamu kurum ve kuruluşlarının kampüslerde açtıkları kitap ve kırtasiye satış mağazaları esnafımızı daha fazla mağdur etmeden acilen kapatılmalıdır. Kurumlar kendi uzmanlık alanlarında hizmet verdiğinde daha verimli olurlar “ dedi.

    Hikmet Karaca, 2019-2020 eğitim ve öğretim yılının açılmasına sayılı günler kala kitap ve kırtasiyeci esnafımızın sorunlarının hala devam ettiğini belirtti.

    Karaca, “Geçmiş yıllarda bazı okulların öğrenci velilerini belli noktalara yönlendirmeleri, okul kitaplarının bedava dağıtılması korsan olarak ilimize getirilen ve okullarda el altından satılan kitap ve bazı materyaller, kitap ve kırtasiyeci esnafımızı zor durumda bırakıyordu. 2019-2020 eğitim ve öğretim yılında bu tür olumsuzlukların yaşanmaması için yetkililerin gerekli önlemleri almaları gerekiyor. Ayrıca bazı kamu kurum ve kuruluşlarının kampüslerinde açtıkları kitap satış mağazaları da kitapçı esnafımızın ticaretini önemli ölçüde etkilemektedir. Kamu kurum ve kuruluşlarının kampüslerinde açtıkları kitap ve kırtasiye satış mağazaları esnafımızı daha fazla mağdur etmeden acilen kapatılmalıdır, her kurum kendi uzmanlık alanında hizmet vermelidir.” dedi.

  • Altınyıldız Classics yılın en iyi erkek giyim markası oldu

    Altınyıldız Classics yılın en iyi erkek giyim markası oldu

    Altınyıldız Classics,-“Yılın En İyi Erkek Giyim Markası” ödülünün sahibi oldu.

    Altınyıldız Classics, Social Media Awards’da “Yılın En İyi Erkek Giyim Markası” ödülünün sahibi oldu. Ödül törenine katılan Altınyıldız Classics Pazarlama ve Marka Direktörü Onur Uluğ, markanın sosyal medyada gösterdiği başarılı performans ile layık görüldüğü ödülü Deloitte ortağı Hakan Göl’ün elinden aldı.

    Tüm markaların objektif verilerle ölçen Social Media Awards Turkey’de ödül almaktan mutluluk duyduklarını ifade eden Altınyıldız Classics Pazarlama ve Marka Direktörü Onur Uluğ, “Altınyıldız Classics olarak sosyal medya kanallarımızı markamızın ruhunu tüketicilerimizle buluşturmanın en önemli mecraları olarak görüyoruz. Bu kapsamda yürüttüğümüz çalışmaların tüketicilerimize ulaşması ve şimdi de bir ödülle taçlandırılmasından büyük mutluluk duyuyoruz” dedi.

    BoomSonar işbirliğiyle düzenlenen, bağımsız denetleme kuruluşu Deloitte Türkiye’nin değerlendirme sürecine uzmanlığıyla dahil olduğu Social Media Awards, bu yıl üçüncü kez düzenlendi. 1 Mart 2018 – 1 Mart 2019 tarihleri arasında hayata geçirilen işlerin değerlendirildiği jüride PR, medya satın alma, sosyal medya ve dijital ajans temsilcileriyle fikir önderleri, akademisyenler ve dernek yöneticileri yer aldı.

  • “Yerli silahımız dünya markası olma yolunda”

    Adnan Albayrak, “Türkiye’nin savunma sanayiinde gösterdiği gelişimi hazmedemeyenlerin buna artık kendilerini alıştırmaları gerekiyor. Yerli ve mili silahımız dünya markası olma yolunda ilerliyor” dedi.

    Tanıtıldığı günden bu yana tüm dünyanın ilgisini üzerine çeken yerli üretim elektroşok silahı ‘Wattozz’u ortaya çıkaran Albayraklar Savunma’nın Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Albayrak, “Türkiye’nin savunma sanayiinde gösterdiği gelişimi hazmedemeyenlerin buna artık kendilerini alıştırmaları gerekiyor. Wattozz dünyanın en iyi non-lethal silahı ve bir dünya markası olma yolunda emin ve koşar adımlarla ilerliyor” dedi.

    “Rakip silah borsada yüzde 10’a yakın değer kaybetti”

    İlk tanıtımından bu yana yerli silahın dünyadan büyük bir taleple karşılalandığını aktaran Albayrak, “Dünyanın ilk ve tek kablosuz elektroşok silahı olma özelliği taşıyan yüzde yüz yerli ve milli Wattozz’un videolarının basına servis edilmesinden sonraki dönemde ABD’li rakip silahın hisseleri yabancı borsada yüzde 10’a yakın değer kaybetti. Rakibin şu veya bu nedenle değer kaybetmesi bizi tabiki ilgilendirir ama sevindirmez, her zaman adil rekabet yanlısıyız, hangi silah daha iyi ise dünya polis teşkilatlarının o silahı tercih etmeleri gayet normal” diye konuştu.

    Türkiye’ye yılda ortalama 250 milyon dolarlık bir döviz girdisi getirmesi amaçlanan yerli elektroşok silahının 5 milyon dolarlık ilk satış sözleşmesi geçtiğimiz günlerde Malezya ile imzalanmıştı.

  • Altın Marka Ödülleri sahiplerini buldu; Yılın Gıda Markası Torku oldu

    ‘Doğal Olarak Bizden’ sloganıyla yola çıkan ve kısa sürede ürün sayısını hızla arttırarak yer aldığı gıda guruplarının hemen hepsinde pazarın büyükleri arasına adını yazdıran bir marka haline gelen Torku, İstanbul Marka ve Kariyer Zirvesi kapsamında bu yıl 2’ncisi gerçekleştirilen Türkiye Altın Marka Ödülleri’nde “Yılın Gıda Markası” kategorisinde halk oylamasıyla en fazla oyu alarak birinci seçildi.

    İstanbul Marka ve Kariyer Zirvesi kapsamında bu yıl 2’ncisi gerçekleştirilen “Türkiye Altın Marka Ödülleri” sahiplerini buldu. Sunuculuğunu ünlü mankenler Özlem Yıldız ve Şenol İpek’in yaptığı ödül töreni, İstanbul’da yapıldı. Türkiye’nin gıda devlerinden Konya Şeker’in gıda sektöründeki mamul ürünlerinin çatı markası olan Torku, “Yılın Gıda Markası” kategorisinde halk oylaması ile en fazla oyu alarak birinci seçildi. Türkiye’nin ekonomi, sağlık, inşaat, gıda ve daha birçok alanda başarılı iş insanları ve değerli markaları, “II. İstanbul Marka ve Kariyer Zirvesi” etkinliğinde buluştu. Yurtiçi ve yurt dışından 500’e yakın davetlinin katıldığı organizasyonda Torku’nun ödülünü, Konya Şeker Pazarlama Koordinatörü Kemal Keskin aldı.

    1954 yılından beri gıda sektöründe faal olan ve pancar şekeri üretimi gerçekleştiren Konya Şeker’in, 2000’li yılların başında oluşturduğu tarladan rafa kadar üreticinin tüm ekonomik zincirde yer almasını hedefleyen yeni stratejisinin temel ayağı olan markalaşma çerçevesinde hediyelik ve bayramlık çikolata çeşitlerinden oluşan ilk Torku markalı ürünler 2007 yılında tüketici ile buluşmuştu. Bir üretici kooperatifi markası olan ve kooperatif ortağı çiftçilerinin ürettiği veya üretebileceği her ürünü katma değerli mamul ürün haline getirerek üretici ile tüketici arasında aracısız bir köprü kurmayı hedefleyen Konya Şeker Torku çatı markası altında ürettiği ürün çeşitlerini her geçen yıl arttırmış raflarda listelenen ürün sayısını kısa sürede 900’ün üzerine çıkarmıştı. Tüketiciye temel vaadi kalite ve lezzetten taviz vermeden sağlıklı ve doğal gıda olan Torku, hediyelik ve bayramlık çikolata ile başladığı mamul ürün üretimini, gofret, bisküvi, kek, meyve suyu, ayçiçek yağı, süt ve süt ürünleri, et ve et ürünleri ile çeşitlendirmiş, son olarak da Konya ve Ankara’dan başlayarak Torku Döner Restoranları projesini hayata geçirmişti.

    “Bizim asla taviz vermediğimiz husus doğallık, hijyen ve kalitedir”

    En son Marka ve Kariyer Zirvesi tarafından dağıtılan Altın Marka Ödüllerinde gıda kategorisinde yılın gıda markası seçilen Torku, daha önce de çok sayıda vakıf, dernek, tüketici örgütleri, üniversiteler tarafından düzenlenen anketlerde başta sağlık olmak üzere çok sayıda ödüle layık görülmüştü. Daha önce çok sayıda ödülün yanı sıra Marka ve Kariyer Zirvesinde Torku’ya gıda kategorisinde yılın gıda markası ödülünü getiren üretim hassasiyetleri ve markalaşma yaklaşımını ise Konya Şeker’de markalaşma sürecini başlatan PANKOBİRLİK Genel Başkanı Recep Konuk, çeşitli vesilelerle yaptığı açıklamalarda, “Torku gıda sektöründe yarım asrı aşkın bir tecrübeden güç alan Türkiye’nin en genç ve en dinamik gıda markasıdır. Divan-ı Lügatı Türk’te ipek gibi sağlam, ipek gibi saf ve temiz anlamına gelen Torku, bizim üretim yaklaşımımızı başka hiçbir söze gerek kalmadan ifade eder. Hem çikolata, şekerleme, şekerli mamuller, bisküvi, kek, gofret hem de et ve et mamulleri ile süt ve süt mamullerinin yanı sıra tüketiciye ve pazarlara sunduğumuz Konya Şeker güvenceli diğer ürünlerimiz için şunu özellikle vurgulamak istiyorum; Bizim asla taviz vermediğimiz husus doğallık, hijyen ve kalitedir. Gıda sektöründe bizim iddiamızı güçlendiren, iddialı konuşmamızı sağlayan asıl dayanağımız budur. Ben rahatlıkla şunu söyleyebilirim, bizim ürünlerimiz birinci sınıf ürünlerdir. Biz Konya Şeker’in ürettiği her ürünü üst segment ürünlere konumlandırıyor ve o standartlarda üretiyoruz. Bunun iki tane temel sebebi var. Birincisi üretim altyapımız ve en iyiyi üretme konusundaki iddiamız ile başarımız, ikincisi tüketiciye duyduğumuz saygı. Birincisinden başlarsak bu hem bir güvene dayanıyor hem de üretim altyapısını oluştururken niteliğe ve kaliteye yatırım yapmanızı gerektiriyor. Biz kendimize güveniyoruz çünkü gıda sektöründe 60 yılı aşkın bir kurumsal tecrübeye sahibiz. Öte yandan yaptığımız hiç bir yatırımda marka değerimizin düşmesine neden olacak tercihlerde bulunmadık. Mesela kurduğumuz her tesiste modern ve en yeni teknolojileri tercih ettik. Bunları da nitelikli eğitimli personele emanet ettik. Bu konuda iddialıyız üretim teknolojisi ve üretim tesisi güvenirliliği açısından da personel kalitesi açısından da Türkiye’nin en önde gelen şirketlerinden biriyiz. Yani Ferrari’yi alıp ta ehliyetsiz birine hadi yarış demedik ya da kağnıyı önüne koyup ta F1 pilotuna hadi birinci ol demiyoruz. Ferrari’yi alıp direksiyona da F1 pilotunu oturtuyoruz. Peki, bu kadar yatırımı Konya Şeker niye yapıyor? Kalite anlayışından ve tüketiciye saygısından. Biz tüketiciye sunduğumuz ürünümüzü sadece ticari bir ürün olarak görmüyoruz. O ürün bizim itibarımızdır. O nedenle de bizim ürünlerimizin en önemli farkı şudur, her şey birinci sınıftır ve maliyet düşünülerek malzemeden tasarruf anlayışıyla üretilmemiştir. Biz hem şuna inanıyoruz hem de pazar araştırmalarında şunu tespit ettik, kalitenin müşterisi var ve tüketici güvenilir ve kaliteli ürün istiyor. Asıl önemlisi ise kendi sağlığına ve tercihlerine saygı istiyor. Biz de bu tercihleri ve beklentileri paylaşıyor ve saygı gösteriyoruz. Yaklaşımımız bu olunca da bütün markalarımızın ve ürünlerimizin o tercihi yansıtması gerekiyor. Nitekim biz de markalaşma ve üretim yaklaşımımızı buna göre oluşturduk ve pazarda sağlıklı ve doğal ürünlerimiz kalite ve lezzetten taviz vermeden üreterek yer edindik ve çıkardığımız her yeni üründe de bu anlayışla pazarda yer alıyoruz” ifadelerine yer verdi.

    “Biz kalite yaklaşımımızdan taviz vermiyoruz”

    Konuk, “Biz her ürünümüzün arkasındayız. Biz şunu biliyoruz, bizim ürettiğimiz ürünü bu ülkenin çocukları, bizim evlatlarımız tüketiyor ve bizim ürettiğimiz ürünler 900 bin çiftçinin, Türk çiftçisinin itibarını temsil ediyor. O nedenle biz kalite yaklaşımımızdan taviz vermiyoruz. Ancak bizi her gıda işletmesinden ayıran bir husus daha var. Bizim ortaklık yapımız. Yaklaşık 900.000 pancar üreticisi bizim ortağımız ve onlar adına ve onlar için üretilen bu ürünleri bizatihi onlar ve onların aileleri de tüketiyor. Benim de evlatlarım var, torunlarım var. Onların önüne koyamayacağım, onlara yedirmekten imtina edeceğim hiçbir ürünü bizim kumrumuz üretmiyor, üretmeyecek. Ben bu ülkedeki her çocuğu kendi torunlarım kadar kıymetli görüyorum ve şunu söylüyorum Konya Şeker’in ürettiği her ürünün benim ailem ve benim torunlarım da müşterisi. Bizim ürünlerimiz ve üretim tesislerimiz, doğal olamayan ve sağlık açısından tehdit oluşturan her şeye kapalıdır. Ürünlerimizde, kullandığımız şekeri biz üretiyoruz ve %100 pancar şekeri. Konya Şeker damgası taşıyan ürünlerin yağı, kakaosu, fındığı, fıstığı aklınıza ne gelirse hepsi birinci sınıftır” dedi.

    Marka ve Kariyer Zirvesi çerçevesinde ilk defa geçen sene verilen Altın Marka Ödülleri, direk tüketiciyle yaptığı anketler çerçevesinde belirlediği kategorilerde ödüller veriyor.

  • Türkiye’de ilk: Erkunt Traktör, ihracat markası ‘ArmaTrac’ı ihraç etti

    Erkunt Traktör’ün ihracat markası ArmaTrac, dünya markası olma yolunda büyük adım atarak, Afrika’nın en büyük sanayi kuruluşlarından biri olan GIAD’a traktör üretmek için lisans verdi.

    Tamamen Türk mühendislerinin tasarladığı traktörlerin üretimine başlayıp, 6 yılda 31 marka içinde 3’ncülüğe yükselen Erkunt, 15 yaşını kutladığı bu yıl Türkiye’den dünyaya lisans veren ilk traktör üreticisi olma mutluluğunu yaşadı. 2007 yılında ihracata Bulgaristan ile başlayan Erkunt, bugün ihracat markası ArmaTrac ile 33 ülkeye ihracat yapıyor. Erkunt bir ilke daha imza atarak Türkiye’den yurt dışına lisans veren ilk yerli üretici oldu.

    Erkunt Traktör’ün ihracat markası olan ArmaTrac’ın Afrika’nın sanayi kuruluşlarından olan GIAD’a traktör üretmek için lisans vermesi üzere yapılan anlaşmanın imza törenine konuşan Erkunt Traktör Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Erkunt Armağan, GIAD Grubu CEO’su Ismail Altayeb Abdalla, Abdon Khairi ve her iki firmadan yetkililer katıldı.

    İmza töreninde konuşan Erkunt Traktör Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Erkunt Armağan, “İlk defa Türkiye’den bir tarım makinasının markasını ihraç ediyoruz şu anda imzalayacağımız anlaşmayla. Yani, biz ne yapıyoruz, senelerce ülkemizde lisansla üretilen traktörlerden sonra ilk defa Türkiye olarak bir traktör üretimi için yurtdışına lisans veriyoruz. Adını ne koyarsanız koyun, ‘lisans vermek’ deyin, ‘marka ihraç etmek’ deyin, ‘Türkiye’de bir marka yaratmış olmak’ deyin veya ‘bir başarıyı bugün hep birlikte paylaşmak deyin, beni heyecanlandıran bu” dedi. Armağan sözlerini şöyle sürdürdü:

    “GIAD ki, iki önemli ismi yanımda oturuyor şu anda Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye’deki operasyonlarının yönetim kurulu başkanı, bizim senelerdir çok güvenerek çalıştığımız, çok inandığım bir şirket ama ondan önce Sudan benim 2009 yılından beri çabalayarak, ziyaretlere başlayarak, fuarlara katılarak, sezonları bilmediğim için 50 derece sıcakta giderek veya ‘çok soğuk dedikleri 20 derece sıcakta giderek, ziyaret ederek çok altyapı oluşturmaya çalıştığım, müthiş gelecek gördüğüm bir ülke. ‘Sudan’da dişliler, çarklar dönmeye başladığında Erkunt’un bunun içinde olması lazım’ inancımı 2009’dan beri çok ortamda tekrarladım. O inancım bizi bugün bu noktaya getirdi. Önce distribütörümüz olarak bizim yanımızda olan GIAD, bugün artık traktörümüzü orada bizim adımıza üretme noktasına kadar getirdi iş ilişkimizi.”

    COMESA vurgusu

    Armağan, Sudan’ın çok önemli bir başka özelliğinin COMESA üyesi olması olduğunu kaydederek, “19 ülkeden oluşan COMESA Ortak Pazarı yani, Doğu ve Güney Afrika Ortak Pazarı, sanki tam bizim Avrupa Birliği ülkesinde hayal ettiğimiz gibi gümrüksüz mal geçişlerine imkan veren bir işbirliği. Biz burada bu malı üretmeye başlayarak, aslında 19 ülke için mal üretmeye başlamış oluyoruz. Çok önemli bir tarafının da bu olduğunu vurgulamak istiyorum” dedi. Armağan, şöyle devam etti:

    “Yıllar önce ben seyahatlerime başladığım zaman Sudan’a, çok yakın aile dostlarım dahil, ‘Ne yapacaksın, oradan çok zor iş çıkar’ demişlerdi ama tam da traktörü kurarken, hatırlayın lütfen, 16 yıl önce ‘ Ne yapacaksın, Türk çiftçisi yerli traktör almaz’ dediklerini yendiğim gibi bugün bunu da yendim.”

    Şu üç tane basit gibi görünen imzanın hem Türkiye’nin mekanizasyon geleceği için hem de bu sıkıntılı ekonomik günlerde benim gibi yurtiçinde marka olmuş ama yurtdışına çıkmak için çabalayan diğer endüstriyelistler için büyük bir önem arz edeceğini, ümit vereceğini düşünüyorum. Marka ihraç etmek aslında altyapısı insanı uğraştıran, çok uzun bir yol ama sonunda başardığımızı keyifle görüyorum.”

    Törenin ardından değerlendirmede de bulunan Zeynep Erkunt Armağan, “Sadece Erkunt Traktör için değil, Türkiye için çok önemli bir imza attığımızı düşünüyorum. Türkiye ilk defa 1953 yılında traktörle tanıştı ve tabii lisans alarak tanıştı. Lisans almak ne demek, dışarıdan bir yerden üretim hakkını ve üretim isminin hakkını almak demek. Biz ilk defa 2018 yılında Türkiye’den ilk defa yurtdışına bir lisans verdik. Önce yerli bir marka yarattık, Erkunt Traktör’ü, son 16 yıl bunu besledik, büyüttük çocuğumuz gibi ve yurtdışındaki çiftçilerin de isteğine uygun hale getirerek yeniden bazı modelleri tasarlamaya devam ettik ve son tasarladığımız bu modelle, Sudan için hazır hale getirdiğimiz bu modelle artık ArmaTrac markamızın, Erkunt Traktör’ün iki markası var, biri Erkunt, iç pazarda; biri ArmaTrac dış pazarda kullandığımız markamız, ArmaTrac markamızın yurtdışında üretilmesi için ilk defa bugün, büyük bir Pazar olan Sudan ile anlaştık, imzalarımızı attık” diye konuştu.

    Zeynep Erkunt Armağan, anlaşmaya dair öngörülerini ise şu sözlerle anlattı:

    “Türkiye olarak Sudan’a ciddi yatırım yaptık, biliyorsunuz. 780 bin hektar arazi kiralandı 99 yıllığına hükümetimiz tarafından. Bir şirket oluşturuldu orada. Bu şirketin yüzde 50’sinden büyüğü, şimdi tam söyleyemeyeceğim, TİGEM’E ait. TİGEM tarafından yönetilecek. TİGEM orada tarım yapacak. Nasıl tarım yapacak, doğal tarım. Hem o toprakları değerlendirmek hem bizim buradaki gıda ihtiyacımızı, açığımızı karşılamak için kalkışılmış bir proje. O projenin içinde bir yerlerde Sudan’ın tarımsal mekanizasyonda gelişeceği çok aşikardı. Bugün bir Türk firmasından böyle bir lisans alarak ilerliyor olmaları Sudan’ın Türkiye ile bu konuda iyi geçindiğini ve doğru bir proje üzerinde ilerlediklerini gösteriyor. TİGEM bu seneden itibaren orada yatırım yapmaya başlayacak. Mekanizasyon veya tohum neyse, her türlü yatırım yapmaya devam edecek, biz de bu proje içinde onlarla birlikte ilerleme ümidindeyiz.”

    “Vizyonumuz bölgesel liderliktir” diyen GIAD Grubu CEO’su Ismail Altayeb Abdalla, bu doğrultuda Dünya standartlarıyla ülke çapında kapsamlı endüstriyel ve teknolojik gelişmelere yön vermeyi ve sanayileşme sürecini alt bölgede yönetmeyi hedeflediklerini söyleyerek Erkunt Traktör ile imzalayacağı önemli anlaşma için Sudan çok geniş tarım arazileri ve bol yağışlı iklimiyle verimli bir tarım ülkesidir. Bu sebeple tarım endüstrisi Sudan için gerçekten önemlidir. Dolayısıyla tarım ekipmanları, traktör, biçerdöver, iş makineleri, sulama ekipmanları ve tarımsal ilaçlama makinelerine olan talep de yüksektir. Bu talebin önemli bir bölümünü karşılayabilmek için, 2014 yılından beri değerli iş ortağımız Erkunt Traktör Sanayii AŞ. ile işbirliğimizi daha da geliştirerek büyük bir anlaşmaya imza atmaktan mutluluk duyuyoruz. Bu anlaşma ile Sudanlı çiftçiler tarafından bilinen ve sevilen ArmaTrac, artık Sudan’da üretilecek ve ülkemizde giderek artan ArmaTrac talepleri daha hızlı karşılanabilecektir. Son olarak, Erkunt yönetimine bu büyük seremoniyi hazırladığı ve bizlere kendi ürünlerini üretme şansı verdikleri için çok teşekkür ederiz. Traktör ve tarım ekipmanları alanındaki bu işbirliğimizin daha da gelişmesini umut ediyorum” dedi.