Etiket: markanın

  • Tanınmış bir markanın ürünlerini ucuza almak isteyen vatandaş dolandırıldı

    Kocaeli’nin Gebze ilçesinde yaşayan Cemil Mesut, istediği mont ve ayakkabıyı bir internet sitesi üzerinden ucuza almak isterken dolandırıldı.

    Kocaeli’nin Gebze ilçesi Cuma Mahallesi’nde ikamet eden Cemil Mesut isimli vatandaş, almak istediği tanınmış bir markanın ayakkabı ve montunun bir internet sitesinde normal fiyatının çok altında satıldığını görünce almak istedi. “Ürünümüz sınırlı sayıda” yazısını gören ve fırsatı kaçırmak istemeyen Mesut, hemen ürünü satın almak için sipariş verdi. Sipariş ettiği ürünleri iki gün sonra kargodan teslim alan Cemil Mesut, paketten çıkan ürünler ile internet sitesinden sipariş ettiği ürünlerin aynı olmadığını, gelen ürünlerin sahte olduğunu gördü. Aldığı ürünleri geri iade iade etmek istediğini ancak muhatap olacak kimseyi bulamadığını söyleyen Cemil Mesut, “İnternet sitesi üzerinde bir bot ve mont kombin olarak satılıyordu. Fiyatı bana uygun geldi, çok da hoşuma gitti ürünler ve sipariş vermeye karar verdim. Ürünler sipariş verdikten 4 gün sonra elime geçti. Yalnız şöyle bir durumla karşılaştım; gelen ürünlerin beğendiğim ürünlerle hiçbir alakası yoktu. Bedeni dahi almak istediklerimle aynı olmayan iki tane ürün geldi. Almak istediğim mont yerine yağmurluk, almak istediğim 43 numara bot yerine ise 38 numara bir spor ayakkabı geldi. Ürünü alırken kargocuya paketin içindekileri görüp göremeyeceğimi sordum. Kargocu ise paket açıldıktan sonra geri alamayacağını ifade etti. Ben de kurallarına saygı duydum ve ödemesini yaparak paketi teslim aldım. Paketi açtığımda ise ürünlerin sahte olduğunu gördüm. Aldığım sitenin telefon numaraları aradım. Fakat telefon numaralarıma cevap vermediler ve ben şu anda mağdurum” dedi.

  • BMD Başkanı Öncel: “Kur fırtınasına önlem alamamak pek çok markanın sonu olabilir”

    Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) Başkanı Sinan Öncel, “Unutmayalım ki markalarımız dövizli harcamalarının tamamını sermayesinden, çalışanından, imalatçısından veya yatırımından kısarak yapıyor. Mevcut tablonun devam etmesi halinde üzülerek söylüyorum mağaza kapanışları hızlanacak” dedi.

    BMD Başkanı Sinan Öncel, İstanbul Beşiktaş’ta düzenlediği basın toplantısında perakendenin Türkiye için stratejik öneme sahip olduğunu belirterek, kur fırtınasına acil çözüm bulunmaması durumunda faturayı, oluşturması yılları bulan markaların ve çalışanların ödemek zorunda olacağını söyledi.

    Başkan Öncel, kur konusunun bugünün sorunu olmadığını, tehlikeyi çok önce gördüklerini ve bir yılı aşkın süredir kamuoyunu bıktırma pahasına ’döviz üzerinden yapılan eski kira kontratları günün gerçeklerine uygun hale getirilsin’ talebini yinelediklerini hatırlattı.

    BMD üyesi 412 markanın 380 AVM’de ve caddelerde yaklaşık 70 bin mağazada 400 bine yakın kişiyi istihdam ettiğini ifade eden Başkan Sinan Öncel, “Son iki yılda açılan AVM’lerin büyük bölümü ’kazan-kazan’ yani sabit kira olmadan ’cirodan belli oranda kira ödeme’ sistemi ile açıldı. Ancak bugünün koşullarına uymayan eski kontratlar markaları içinden çıkılmaz bir yöne doğru götürmeye devam ediyor. Bunun çaresi maalesef uzlaşılamayan noktada mağaza kapamak olacak. Doğrusunu isterseniz bizim kaptanlığımızdan şüphemiz yok. Ancak fırtına uzadıkça hasar alıyoruz. Unutmayalım ki markalarımız dövizli harcamalarının tamamını sermayesinden, çalışanından, imalatçısından veya yatırımından kısarak yapıyor. Mevcut tablonun devam etmesi halinde üzülerek söylüyorum mağaza kapanışları hızlanacak” diye konuştu.

    “Kurlardaki aşırı oynaklık ve artış markalar için problem oluşturuyor”

    Kiranın markalar açısından en büyük gider kalemlerinden birini oluşturduğunu belirten ve kurda son 3 yılda meydana gelen değişimi aktaran BMD Başkanı Sinan Öncel, “Dövize endeksli çalışmanın markalarımız üzerinde iki tür etkisi oluyor. Birincisi kurlardaki aşırı oynaklık. Biz bugünden bir yıl sonrasının üretimini planlamak durumundayız. Ancak bir yıl sonra kurun hangi seviyelerde olacağını öngöremediğimiz için sağlıklı plan yapıp gerçekçi bir maliyet çıkarmakta zorlanıyoruz. Bir diğer problem kurlardaki aşırı artış. Kur yükseldikçe kirasını dövizle ödeyen markalarımızın üzerindeki maliyet baskısı daha da büyüyor. Çok gerilere gitmemize gerek yok. Ocak 2015’te dolar 2,35, avro 2,83 TL idi. Bugün dolar 3,95, avro 4,72 TL’ye ulaştı. Yani üç yılda dolar kuru yüzde 68, avro yüzde 67 arttı. Kiranın markalar için en büyük gider kalemlerinden birini oluşturduğu bir piyasa gerçeğinde bu durumun sürdürülebilir olamayacağını herkesin bilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

    “Kiralamalarda KDV oranı mutlaka yüzde 18’den yüzde 8’e indirilmeli”

    Kur sorununa kalıcı çözüm için önerilerini ortaya koyan Sinan Öncel, şöyle konuştu: “Günün piyasa gerçekleriyle uyuşmayan kira sözleşmeleri en kısa zamanda yenilenmeli. İsteyen kirasını yine dövizle ödeyebilir ancak markalara mutlaka TL seçeneği sunulmalı. Yasal mevzuat markalarımızı döviz kuruna esir etmeyecek şekilde güncellenmeli. Kiralamalarda KDV oranı mutlaka yüzde 18’den yüzde 8’e indirilmeli”.

    “Metrekare başına kira maliyeti yüzde 7,7 artarken, metrekare başına ciro artışı sadece yüzde 4,4”

    BMD Başkanı Öncel, dövize endeksli kira başta olmak üzere perakendenin diğer maliyet kalemlerinde de ciddi artışlar olduğunu ve markaların brüt kâr marjlarının her yıl biraz daha düştüğünün altını çizdi. Hazırladıkları ‘Birleşmiş Markalar Derneği Üye Performans Analizi’nin sorunun ciddiyetini tüm çıplaklığı ile ortaya koyduğuna dikkat çeken Öncel, çalışma hakkında şu bilgileri verdi: “Perakende sektörünün kan değerlerine baktık. Çalışma çerçevesinde 32 markamızın 2014-2016 dönemini kapsayan üç yıllık bilançolarını inceledik. Yani bu 32 markamız üzerinden sektörü check-up’tan geçirdik. Üzerinde konuşulacak çok veri var. Ancak ben acilen tedavi edilmediği takdirde çok daha ağır bir tabloyla karşılaşmamıza neden olabilecek başlıkları sizinle paylaşmak istiyorum; perakendede reel büyüme hızı düşüyor. Örneğin mağazacılık faaliyetlerinin yüzde 11,9 büyüdüğü 2016’da enflasyon yüzde 8,53 olarak gerçekleşti. Yani geçen yıl mağazacılık faaliyetlerinin reel büyümesi yüzde 3,5’larda kaldı. Metrekare başına kira maliyeti yüzde 7,7 artarken, neredeyse yıl boyu devam eden indirim kampanyalarına rağmen metrekare başına ciro artışı sadece yüzde 4,4. Açılan yeni mağazalarla birlikte satış alanında yüzde 6,4’lük bir artış olduğu halde stoklar yüzde 20,1 yükseldi. İstihdam büyümesinde de yavaşlama var. Satış alanı yüzde 6,4 arttığı halde istihdamda artış sadece yüzde 3. Hazır giyim özelinde ise istihdamda yüzde 2 daralma ile karşı karşıyayız. Faaliyet kârlarının büyüme oranının net satışlara oranında da bir yılda 9 puanlık düşüş söz konusu. Biz bütün bu göstergelerin perakende için çok ciddi uyarı fişekleri olarak değerlendiriyoruz”.

    Sinan Öncel, dövize endeksli kira başta olmak üzere mevcut sorunları bir an önce çözüp asıl işleri olan tasarıma, inovasyona ve katma değerli üretime ve ticarete odaklanmak istediklerini sözlerine ekledi.

  • 250 firma 800 markanın temsil edildiği GAPSHOES törenle açıldı

    Akort Fuarcılık tarafından düzenlenen 24. Uluslararası Ayakkabı, Terlik, Saraciye ve Yan Sanayi Yaz Fuarı (GAPSHOES) Gaziantep’te düzenlenen törenle açıldı.

    Gaziantep Sanayi Odası (GSO), Gaziantep Kunduracılar Odası, Türkiye Umum Ayakkabıcılar Federasyonu ile Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) destekleriyle, Akort Fuarcılık tarafından düzenlenen 24. Uluslararası Ayakkabı, Terlik, Saraciye ve Yan Sanayi Yaz Fuarı (GAPSHOES) Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek ve Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü’nün de katıldığı törenle açıldı. Açılış törenine Başbakan Yardımcısı Şimşek ve Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Özlü’nün yanı sıra Gaziantep Valisi Ali Yerlikaya, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Sanayi Odası Başkanı Adil Konukoğlu, Gaziantep Üniversitesi Rektörü Ali Gür ve çok sayıda iş adamı katıldı.

    Fuarın açılışında konuşan Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, ülkede seferberlik zamanı olduğunu belirterek, “İhracatta seferberlik zamanı. Bu dönem ihracat seferberliği için önemlidir. Fakat bunu bir kaç kat arttırmak mümkündür. bakıyoruz imalat sanayi üretiminin yüzde 78.9’u maalesef düşük teknoloji diyebileceğimiz alanlar. Bu sektörde şuanda 91 bin 162 kardeşimiz var. Yani orta ve uzun vadede katma değer zincirinde bu kısmı yukarı çekmemiz lazım. Çekemezsek bu yoğun küresel rekabet karşısında zorlanacağız. İhracatta bir seferberlik zamanı, bakın Türkiye’de ihracat desteklerini 3 kata çıkardık. En son hazine kredi kefalet sistemiyle ihracatçımıza destek olacak, Yüzde yüz kefil olacak. Yani siz üretim yapıyorsanız, ihracat yapacaksanız biz size kefil olacağız. Bizim mutlaka kar marjlarını yukarı çekecek katma değeri yüksek ürünlere geçişi sağlamamız lazım. Aslında şimdi İkinci Kurtuluş Savaşı, Yani o anlamda bir seferberlik zamanı. O seferberliğin iki tane temel bileşeni olacak. Sanayide dönüşüm, yani katma değer zincirinde yukarı çıkmış ve ihracat seferberliği, Piyasa çeşitlendirmesi gerekiyor. Bizim artık hakikaten nitelikli ürün üreterek Avrupa çok olgun, gelişmiş bir piyasa. Oraya çok daha büyük ölçüde yüklenmemiz lazım. Amerika büyük de olsa, rekabet yoğun da olsa yüklenmemiz gerekiyor. Bu devir sanayicinin önünü açma zamanıdır” dedi.

    “Bütün terör örgütleri Türkiye’ye karşı koalisyon kurmuş”

    Terör örgütlerinin Türkiye’ye karşı koalisyon kurduğunu belirten Şimşek, “Bütün terör örgütleri koalisyon kurmuş Türkiye’ye saldırıyor. Yani 1’inci Dünya Savaşındaki en karmaşık, en sıkıntılı dönemi yaşıyoruz. Şimdi böyle bir dönemde biz klasik çalışma tarzımızı devam ettiremeyiz. Bu dönemde vatandaş düzeyinde tasarruf seferberliği, firmalar düzeyinde de ihracat seferberliği yapmalıyız. Bakın bu dönemde biz Avrupa pazarında payımızı arttırmışız. Yani son 10 yılda Avrupa’ya bizim yaptığımız ihracatın Avrupa ithalatı içerisindeki payı yüzde 2.6’dan yüzde 4 civarına çıkmış. Muazzam bir başarıdır. Avrupa dediğin herkesin hedefinde olan bir pazar. böyle bir fuara 250 firmanın 800 marka ile temsil ediliyor olması gerçekten muazzam bir başarı. Onun için yapacak çok şey var, çok şeyi başarabiliriz. Millet olarak biz bir olup, beraber olup yüreklerimiz bir attığı zaman terörün her türlüsüyle, problemlerin her türlüsüyle biz tabi ki mücadele edebiliriz, başarabiliriz” şeklinde konuştu.

    “ Koalisyonlara son verilecek”

    Koalisyon dönemlerini tam anlamıyla bitireceklerini vurgulayan Başbakan Yardımcısı Şimşek, “Hükümet olarak da şimdi reform dönemi. Bakın en büyük reform, Türkiye’de siyasi istikrarı sağlam bir zemine oturtacak reformdur. Koalisyon dönemlerini külliyen son verecek reformdur. Anayasa reformu, Başkanlık Sistemidir. Türkiye’de koalisyonlara son verecek. Çünkü hangi partiden hangi kesim olursa olsun adaylar yarışacaklar, sonuçta bir aday Başkan olacak, ekibini kuracak ve 5 yıllığına icraatlarıyla ülkeyi ileriye taşıyacak” ifadelerini kullandı.

    Yargıda modern arabulucu sistemi gelecek

    Yargıda çok önemli reformlar yaptıklarını ifade eden Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, modern arabulucu sisteminin geleceğini söyledi. Şimşek, “Yargıda iki çok önemli adım attık. Mesela İstinat mahkemelerini kurduk, davaların yüzde 70-80’i artık Gaziantep ölçeğindeki şehirlerde bitecek, yargı hızlanacak. Bilirkişi reformu yaptık. Artık dosyalar bilirkişi sorunlarından dolayı gecikmeyecek. İki konumuz daha var, Arabuluculuk. Her şeyi yargıya taşımayalım. İhtisas mahkemeleri, şimdi bizim ihtisaslaşmamız lazım. Onun için yargı reformunun iki bileşeni var, hazır taslak olarak. hızla bunları devreye koyacağız” ifadelerini kullandı.

    “Türk ekonomisinin motoru sanayi sektörüdür”

    Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü ise, Türkiye ekonomisinin büyümesi sanayinin büyümesine bağlı olduğunu belirterek, “Türkiye ekonomisinin motoru sanayi sektörüdür. Türkiye ekonomisinin büyümesi, sanayinin büyümesine bağlıdır. Sanayinin altında yer alan bütün sektörler bizim için büyük önem taşıyor. Bütün sektörlerimizde üretimi nitelik ve nicelik olarak değiştirmek istiyoruz. Teknoloji seviyesi ne olursa olsun, bütün sektörlerin çok daha yüksek katma değerli bir üretim yapabileceğine inanıyoruz. Ayakkabı ve terlik imalatı sektöründe de büyük bir potansiyel olduğunu görüyoruz. Geleneksel olarak çok iyi ve kaliteli üretim yaptığımız bu sektörde daha da iyi seviyeye çıkabileceğimize inanıyoruz. Özellikle dünyada en fazla ayakkabı ithal eden ABD, İngiltere ve Almanya gibi ülkelere daha fazla ihracat yapabileceğimize inanıyoruz. Bizim bu sektörde Çin ve Vietnam gibi ülkelerle Özellikle dünyada en fazla ayakkabı ithal eden ülkeler olan ABD, İngiltere, Almanya gibi ülkelere daha fazla ihracat yapabileceğimizi düşünüyoruz” diye konuştu.

    Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü ile Büyükşehir Belediye başkanı Fatma Şahin Gaziantep Sanat merkezine geçerek başarılı girişimci kursiyerlerine sertifikalarını verdi. Bakan Özlü, Gaziantep’in girişimci bir kent olduğuna dikkat çekerek, bakanlık destekleriyle Gazianteplilerin yanında olacaklarını vurguladı. Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ise, Bakan Özlü’ye desteklerinden dolayı teşekkür etti.