Etiket: Markalarını

  • Çaldıran’da kendi markalarını üretiyorlar

    Türkiye’nin en soğuk ilçesi Çaldıran’da One Lake (Van Gölü) markasıyla gömlek üretimi yapan Enkar Tekstil, ilk etapta 60 kişiye sağladığı istihdamını ileriki dönemlerde 300 kişiye kadar çıkaracak.

    İlk etapta 60 kişiye istihdam sağladıklarını ve ileriki dönemlerde ise 300 kişiye kadar istihdam yapabileceklerini belirten Enkar Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Şefik Ensari, “Bizler Çaldıranlıyız. Bu yatırımları buraya yapmakta ki ilk sebebimiz budur. Çaldırana yatırım yapmak ve gençlere istihdam sağlamak bizi çok heyecanlandırıyor. Bu doğrultuda yatırımlarımız devam edecektir” dedi.

    “Bölge yatırımlara bakir”

    Bölge yatırımlara bakir, insanlara istihdam sağlamayı kendisine şiar edindiğini ifade eden Ensari, “Sadece bu tekstil fabrikasında değil geçmişte de yatırımlarımız olmuştu. Hali hazırda şu an istihdam ettiğimiz personelimizde mevcut. Tekstilin Çaldıran’da bulunması İstanbul ve Ankara’da bulunması kadar elzem bir durumdur. Özellikle İran piyasası ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde ilk gömlek imalatçısı olduğumuz için, marka bazında, kendi markamızı üretiyoruz. Kendi markamızla iç ve dış piyasaya gireceğiz. Burada bu işe girişmemin en önemli sebeplerinden biri insanların işsizlik durumları. İŞKUR’dan 50 kişilik bir kontenjan aldık. İşçilerimiz başladı bu 3 ay boyunca devam edecek. Ondan sonra uzatılırsa da uzatma talebinde bulunacağız” dedi.

    “Zoru başaracağız”

    Bölgenin iş ve istihdam imkanlarının kısıtlı oluğunu ve bu döngüyü tersine çevirmek için çaba sarf ettiklerini dile getiren Ensari, “Gömlek imalatı ile bu işe girişmemizin sebebi bölgede olmayışı ve talep olması oldu. Doğu ve güneydoğuda fason çalışılıyor. Biz kendi markamızı üretiyoruz ve İran piyasasına açılmayı hedefliyoruz. Zor olduğunun bilincindeyiz, ama başaracağımıza inanıyorum. Çalışanlarımızın iş yatkınlığı çok iyi, hızlı şekilde öğreniyorlar. Boş bir kafa var o boş kafayı bu işlerle dolduruyorlar. Zeki gençlerimiz var ve bizim bu zeki gençlerimizi topluma kazandırmamız için bu tür işletmeler kurmak şart. İran piyasasında yaşanan sınır kapılarında ki geçiş ücretlerinin yüksek maliyette olması sıkıntısı devam ederse, hem markamızı iç piyasaya sunmak hem de fason markalara yönelerek bu döngüyü tersine çevirmeye başlayacağız” ifadelerini kullandı.

    “Yatırımlarımız devam edecek”

    Çaldıranda ki yatırımlarına sadece tekstil alanında sınırlı kalmayacaklarını belirten Ensari, “Tekstil’den önce de bir yatırımımız vardı. Seracılıktan sonra şu an onaylanmış bir suni depo projemiz devam ediyor. Bayramdan sonra termal konaklama tesisimizin temelini atacağız. İleride bunu büyütecek projelerimiz olacak termal tesisi yıldızlı otele dönüştürmek gibi. Enerji üretimi gündemde bunu ortaklarımızla birlikte değerlendirip hayata geçirmeye çalışacağız bölgeye büyük bir katkısı olacak inşallah. Memleketimizin iş adamlarının unuttuğu bir şey var özellikle batıya yatırım yapanlar için söylüyorum, Komşu komşunun külüne muhtaçtır. Yanıbaşımızdan biri eğer açken biz tok yatanlardan olamayız. Ben bu değerlerle yola çıktım. Benim memleketimde Kimseye muhtaç olmadan evine aşını götürebilecek insanlar olsun” dedi.

    “Cebimizi Çaldıranda boşaltıp, tozumuzu dışarıda silkeleyelim”

    Çaldıranın fakir bir yer olduğunu ifade eden Ensari, “Tekstil ortağım İstanbul’da kendi işini bırakıp buraya geldi. Çaldıranlı iş adamlarının da buraya gelip kendi memleketlerine yatırım yapmalarını isteriz. Kaymakam nasıl bana yer temini etmişse gelecek başka yatırımcıya da yer temin edeceğine inanıyorum. Çaldıran gençlerinden de beklentilerimiz var Çaldıran’da bu tür iş girişimleri olduğu zaman özellikle gençlerin talebi olması gerekiyor. Çaldıranlı gençler zeki insanlar ve zeki bir toplumda iş sahaları açıldığı, onlarda sahiplendiği zaman yatırımcıların memleketlerine dönmeme imkanı olmaz. Burada işsizlik sorunu var. İşsizlik sorunu ile birlikte iş beğenmeme olayı da var. Sadece bizim de sınırlı değil ama bizde daha çok. Benim Çaldıran zenginlerine özellikle bir çağrım var, gelip de Çaldıran’da bir dikili ağaçlarının olmasını isterim. Bu bina ile sınırlı değil hayatla sınırlı olsun. Cebimizi Çaldıran’da boşaltıp tozumuzu dışarda silkeleyelim. Ben burada bir Şefik Ensari olarak var olacağım. Diğer insanların da Şefik Ensari’yi takip etmelerini isterim. Kaymakamımız Tekin Dündar’a teşekkürlerimi sunuyorum. Kendisinin desteği ile bu tesisi açabildik. Kazan dairesi, elektrik ve suyuna kadar her şeyi kaymakam bey temin etti. Sadece gelip makinalarımızı kurduk. Vali bey geldi firmamızı gördü. Bizi ihya etti teşriflerinden dolayı kendisine teşekkür ederim. Sizler Yeni Doğu Gazetesi olarak Çaldıran’ı hep ön planda tuttunuz. Bundan önce ki markamız olan AGRO Van’ı vitrine taşıdınız. Van Gölü Gömlek markamızı da vitrinlerde göreceğime inanıyorum. Sizlere de teşekkürlerimi sunuyorum” şeklinde konuştu.

    “Çaldıran’da yatırım yapmayı tercih ettim”

    Tekstil firmasının ortağı Ünal Bugur ise, İstanbul’da yaşadığını ve Çaldıran’da yatırım yaptığını anlattı. Bugur, ”Askerliğimi burada yaptım. Bölgeye hakimim ve Şefik bey ile 15 yıllık bir hukukumuz var. Şefik bey Çaldıran’da bir tekstil firması projelerinin olduğunu ve bizimle çalışmak istediklerini söylediler. İstanbul’da görüştük. Bir değerlendirme yaptık gerekli istişareleri yaptık ve işin entegrasyonu için ne gerekiyorsa kendilerine izahatta bulundum. Gerekli değerlendirmeleri yaptıktan sonra olumlu kararlar aldık. Çaldıran Belediyesi ve Kaymakamı Tekin Dundar beyin bize verdiği desteklerle uygun bir yer bulduk. Gerekli malzemeleri dışardan temin ettikten sonra tesisimizi kurduk” dedi.

    “İstihdamı 250 kişiye çıkarmak istiyoruz”

    Sıfırdan başlayıp işçileri kendilerinin yetiştirdiklerini vurgulayan Bugur, “Çaldıran’da bu işi yapan kimse yok. İnsanlar uğraşmıyor. Şu anda KOSGEB’in yüzde 70 destekli projeleri var. Bizim burada yapmak istediğimiz şey 4 bin metrekare üzerinde bir tesis kapalı alan 4 bant oluşturması ve mevcut olan sistemde 250 kişiye istihdam sağlamak. Ben ilk geldiğimde buradan hiç umutlu değildim. Biraz önyargılarım oldu. İnsanlara baktım ve görünüşlerine aldandım bir umutsuzluk gördüm, fakat yanıldım. Burada 20 günde gömlek ürettik. Çok iyi bir marka ile kıyaslarsanız kalite oranı yüzde 80’lerde. İşe ilk başladığımızda Şefik beye bunun değerlendirmesinde bulundum. Bizden 2 ay hiç bir şey beklemeyin dedim. Mevcut sistemde hedefimiz günde bin 500 adet ve ay da 30 bin adet. Bunun üstüne çıkabilme kapasitemiz 120 kişilik işçi ve bu şekilde de ihracat yapmak. Daha önce tekstil kentte bize entegre bir tesis talebinde bulunduk yer tahsis edildi fakat gitmedik. Orda var ama burada yok burada şu an jeotermal kurulmuş. Eksi 40 derecede domates üretiyorsa bizde eksi 40 derecede gömlek üreteceğiz. Halka hizmet edeceğiz. Burada 100 kişi ekmek yerse 100 aile ekmek yer. 25 gündür üretim yapıyoruz ve bu sürede çok şey değişti. İlk başta umudumuz yoktu, ama insanlarda bir cevher varmış ve biz bunu gördük. Tüm yatırımımızı buraya yapacağız. Bu coğrafyanın insanında iş ahlakı, aile ahlakı ve azim var. Bu da benim için her şeyin üstünde geliyor. Çünkü insanların emeği olduğu zaman başarı geliyor. Sermaye, sabır ve sanat bu üçü bir araya geldiği zaman başarı kaçınılmazdır. Bunu çok şükür yakaladık ve tamamladık” dedi.

    “Doğuda tek imalatçı firmayız”

    Doğu ve Güneydoğu Anadoluda tek imalatçı firma olduklarının altını çizen Bugur, “Biz bunun pazarlamasını yapabileceğimize inanıyoruz. Ciddi bir talep var. Park AVM’de bir mağaza oluşumumuz var. Mardin, Diyarbakır ve Elazığ’da girişimlerimiz olacak. Bizim asıl pazarımız İran, Gürcistan ve Ermenistan olacak, fakat buraya da girebilmemiz için Yüzde yüz olduğuna karar verdiğimiz zaman bu pazarlara gireceğiz. Kalite bizim güvencemiz olacak. Bu işe vesile olan Şefik beye teşekkür ederim” şeklinde konuştu.

  • Murzioğlu, Samsun’un gurur markalarını kutladı

    Samsun Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, İstanbul Sanayi Odası tarafından yapılan anketle hazırlanan 2017 yılı Türkiye’nin İlk 500 Büyük Sanayi Kuruluşu arasına girerek Samsun’un gurur markası olan üç firmayı kutlayarak, başarılarının devamını diledi.

    İstanbul Sanayi Odasının her yıl yaptığı Türkiye’nin İlk 500 Büyük Sanayici Kuruluşu’nun 2017 yılı raporu sonuçları açıklandı. Açıklanan sonuçlara göre, listeye giren üç firma Samsun’un gururu oldu. Geçen yıl açıklanan raporda 99. sırada yer alan Yeşilyurt Demir Çelik Endüstrisi ve Liman İşletmeleri Ltd. Şti. 25 basamak birden yükselerek 74’üncü sırada kendine yer buldu. Samsun’un listede olan bir başka markası ise, 444’üncü basamakta yer alan Ulusoy Un San. ve Tic. A.Ş. oldu. Listede yer alan bir diğer firma ise, Borsan Kablo Elektrik Aydınlatma İnşaat San. ve Tic. A.Ş. oldu. Borsan Kablo Elektrik Aydınlatma İnşaat San. ve Tic. A.Ş., 449’üncü sırada yer alarak Samsun’un gurur markası oldu.

    Başarı öyküsünün kahramanları

    Listede yer alan Samsunlu firmalarla gurur ve büyük onur duyduklarını ifade eden Başkan Murzioğlu, “Göğsümüzü kabartan üç firmamızla ne kadar övünsek azdır. Zor bir süreçten geçtiğimiz aşikar. Ülke olarak da zor bir coğrafyadayız. Etrafımız adeta ateş çemberi. Dünya ekonomisinde de daralma söz konusu. Tüm zorluklara rağmen Samsun’dan üç firmamızın sıralamada yer almasının anlamı ve önemi bizler için çok büyüktür. Bu firmalarımız yoğun çalışma tempolarıyla yedi gün 24 saat esasına göre çalıştılar, ürettiler, insanlarımıza iş ve aş sağladılar. Gurur kaynağı olan firmalarımız ülkeye sağladıkları katma değerle mücadeleyi, cesareti, inancı, azmi ve iradeyi temsil ettiler. Üretimin ve istihdamın, ihracatın gerçek kahramanları olan bu işletmelerimiz şehrimizin kalkınmasında ve markalaşmasında önemli bir rol üstlendiler. Bugün Türkiye’nin en büyükler firmaları arasına girerek göğsümüzü kabartan üç firmamız, bir ekonomik başarı öyküsünün kahramanı, Samsun’un gelişme ve kalkınma çabasının çok önemli katkı sağlayıcılarıdır. Firmalarımızın başarılarında payları olan herkese şükranlarını sunuyorum. Hepimizin ortak amacı daha gelişmiş bir Türkiye ve daha zengin bir Samsun. İnşallah belirlediğimiz hedeflerimize de hep birlikte el ele vererek ulaşacağız” dedi.

  • “İhracatçımız risksiz ticaret yapabilmesi için markalarını tescillemeli”

    2017’nin ilk çeyreğinde üç aylık ulusal verimlilik istatistiklerini değerlendiren Adres Patent Genel Müdür Yardımcısı Cumhur Abdullah Akbulut ’Marka’ vurgusu yaptı.

    Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının 2017 yılının birinci çeyreğine ait üç aylık ulusal verimlilik istatistiklerini açıklamasının ardından Adres Patent Müdür Yardımcısı Cumhur Abdullah Akbulut verilerideğerlendirdi. Akbulut, konu ile ilgili yaptığı değerlendirmede, “Sanayinin gelişmesi, üretim endeksinin artması için Türkiye’nin marka sayısı artmalı” dedi.

    Marka sayısının artması, ekonominin büyümesi ve teknolojinin ilerlemesi anlamına geldiğini belirten Akbulut, “Yurt dışına açılma, küreselleşme ve Türkiye’nin imajını yükseltmek için ilk adımı marka tesciliyle atmak gerekiyor. Dünya markası yaratmak için marka tescili alınmalı ki o marka koruma altında olsun. 2017 yılını Ekonomi Bakanlığı ihracatta atılım yılı ilan etti. İlk beş ayda ihracatımız yüzde 10 artış gösterdi. Bu sürede marka başvuruları da geçen yıla göre arttı. 67 bin ihracatçımızın uluslararası alanda risksiz ticaret yapabilmesi için mutlaka markalarını tescille koruma altına alması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

    Markanın önemine de değinen Akbulut şunları söyledi: “Firmalar; orijinal markalar ortaya çıkararak bu markaları çeşitli stratejilerle destekleyip geliştirerek rakiplerinden farklılaşabilmektedir. Farklılaşma kavramı, günümüz rekabetçi ekonomik yapısı içerisinde gerek tüketiciler gerekse firmalar açısından çok büyük bir önem arz etmekte. Markalaşma, günümüz modern ekonomik sistemi içerisinde rekabet kavramının somutlaşmış bir şekli olup, bir firmanın organizasyon yapısının tamamını ilgilendirmektedir”.

    Marka başvuru sayısı arttı

    Adres Patent Genel Müdür Yardımcısı Cumhur Akbulut, Türk Patent ve Marka Kurumu’na yapılan marka başvuru sayısı ile ilgili de şunları söyledi: “”Bu yılın ilk üç ayında 26 bin 8’i yerli olmak üzere toplam 29 bin 615’e ulaştı. Yerli marka başvuru oranının yüzde 87,7 olduğu saptandı. Yerli marka başvurularının geçen yıla göre yüzde 2 arttığı görüldü. Adres Patent olarak Türkiye’nin dünya pazarında tescilli ürünleriyle hizmet sunan ilk 5 ülkesi arasında olması için çalışıyoruz”.

  • İtalyanlar Bursa Markalarını Bekliyor

    Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), İtalya Başkonsolosu Federica Ferrari Bravo ile beraberindeki heyeti ağırladı. Bravo, Bursa’nın üretim potansiyeli ve sanayi tecrübesi ile marka bir şehir olduğunu söyledi.

    Dünyanın en büyük 7, Avrupa Birliği’nin ise 4. büyük ekonomisine sahip İtalya’nın İstanbul Başkonsolosu Federica Ferrari Bravo, İtalya İstanbul Ticari Ataşesi Maria Trinchieri ve İtalyan Dış Ticaret Enstitüsü Başkanı Aniello Musella ve Bursa Fahri Konsolosu Oya İzmirli BTSO’yu ziyaret etti. İtalyan heyeti ağırlayan BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Aytuğ Onur, Türkiye ve İtalya’nın Akdeniz Havzası’nda ortak çıkarları bulunan, ortak tarih ve değerleri paylaşan iki bölgesel güç olduğunu söyledi. Türkiye ekonomisinin lokomotif şehirleri arasında bulunan Bursa ile İtalya arasındaki ticari ilişkilere değinen Onur, Bursa’dan İtalya’ya ihracat yapan 511 firma olduğunu, kentte İtalyan sermayeli 38 firmanın faaliyet gösterdiğini ifade etti. Bursa’dan İtalya’ya gerçekleştirilen ihracatın 906 milyon dolar, ithalatın ise 1,2 milyar dolar olduğuna değinen Onur, “İtalya ile Bursa arasındaki ticari ilişkileri geliştirecek platformlar oluşturmalıyız” dedi.

    Bursa ile İtalya arasındaki ilişkilerin her geçen gün geliştiğini de aktaran Onur, “Türkiye’ye rol model olan Küresel Fuar Acentesi Projemiz ile Bursalı firmalarımızı İtalya’da düzenlenen 10 fuara taşıdık. Firmalarımız bu fuarlarda sektörleriyle ilgili yenilikleri yakından görme fırsatını bulurken, İtalyan firmalarla da işbirlikleri için masaya oturdu. BTSO olarak hayata geçirdiğimiz Ticari Safari Projemizle de farklı coğrafyalardan alım heyetlerini Bursa’da düzenlediğimiz fuarlar kapsamında üyelerimiz ile bir araya getiriyoruz. Bu vesileyle İtalyan iş adamlarını da kentimizde ağırlamaktan büyük memnuniyet duyacağız. Bu buluşmaların ticaret hacmimizin artmasına yol açacağına inanıyorum” dedi.

    “İŞ BİRLİKLERİNE HAZIRIZ”

    İtalyan Başkonsolosu Federica Ferrari Bravo ise İtalya ve Bursa arasındaki ticari ilişkilerin güçlenmesini hedeflediklerini kaydetti. Bursa’nın Türkiye’nin en önemli üretim şehirlerinden birisi olduğunu dile getiren Bravo, “Bursa’nın gücünün ve enerjisinin farkındayız. Bu kapsamda BTSO’nun Ticari Safari Projesi aracılığıyla Bursalı ve İtalyan firmaların buluşturulması önemli bir adım olacaktır. Uluslararası yatırımlar tek taraflı ilerlemiyor. Bizler bir araya gelerek, Türkiye ve İtalya arasındaki sinerjiyi artırabiliriz. Ziyaretlerimizin iki ülke arasındaki işbirliğini daha da güçlendireceğine inanıyorum. Bizler de Bursa markalı ürünleri ülkemizde görmek istiyoruz. Bursa’nın bu alandaki tecrübesini İtalyan iş dünyasına anlatmalıyız. Her türlü iş birliğine hazırız” dedi.