Etiket: Markajı”

  • İran Pazarı, Deik Ve TİM’in Markajı Altında

    DEİK ve TİM “Ambargo Sonrası İran Ekonomik ve Ticari Etki Analizi” başlıklı raporunu sundu. Toplantıda konuşan DEİK Başknaı Vardan, “Türkiye’nin eski iş ilişkileri, coğrafi yakınlık ile Türkiye’nin komşu ülke İran’a ihracatı yeni dönemde iki haneli artış gösterecek ve kısa bir sürede 30 milyar dolar ticaret hedefine daha da yaklaşacağız” dedi.

    Türkiye’nin İran pazarında etkinliğini artırabilmek için Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ile Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) işbirliğine gitti. İki kurum, KPMG Türkiye Yönetim Danışmanlığı ile “Ambargo Sonrası İran Ekonomik ve Ticari Etki Analizi” başlıklı raporu hazırladı. Rapora göre İran’a yönelik yaptırımların kalkmasından sonra düşen petrol fiyatları, bu ülkenin büyümesinde zayıflama beklentisi oluşturmasına rağmen, İran ekonomisinin 2016-2017 döneminde yüzde 4 ile 5.5 aralığında büyümesi öngörüldü. Gelecek 5 yılda ise İran’ın ithalatının yüzde 9,3 – 11,6 aralığında artış göstermesi beklenirken, rapora göre Türkiye’nin de bu ülkeye ihracatının aynı dönemde yıllık yüzde 13,7 oranında büyüyebileceğine dikkat çekiliyor. Raporu değerlendiren DEİK Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan, “İran’ın küresel ekonomiye, özellikle batı pazarlarına entegrasyonu Türkiye üzerinden olacaktır” dedi.

    TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi ise, ambargonun kalkmasıyla İran’a ihracatın 2016 yılında artışa geçtiğini, enerji, otomotiv ve makine sektörlerinin ise gelişmelerden olumlu etkileneceğini söyledi. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) işbirliğiyle KPMG Türkiye Yönetim Danışmanlığı tarafından “Ambargo Sonrası İran Ekonomik ve Ticari Etki Analizi” başlıklı rapor hazırlandı. DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan ile TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi tarafından kamuoyu ile paylaşılan raporda, İran pazarının bölge ve Türkiye ekonomisine etkileri, bu ülke pazarında yaptırımlar sonrasında değişecek rekabet koşulları ve sektörel düzeyde Türk şirketleri için doğabilecek fırsat ve risklere karşı değerlendirmeler yer alıyor.

    DEİK Yönetim Kurulu Üyesi ve Limak Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir başkanlığındaki bir yönlendirme komitesinin katkılarıyla hayata geçirilen proje, İran’a yönelik uluslararası yaptırımların kalkmasının ardından Türkiye’nin bu pazarda etkinliğini artırabilmesi için adeta yol haritası olacak.

    “İRAN KÜRESEL PAZARA ENTEGRE OLUYOR”

    Raporu değerlendiren DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan, “Soğuk Savaş’ın bitmesiyle Doğu Blok’unun küresel ekonomiye dahil olmasından sonra en büyük küresel ekonomik entegrasyon ile karşı karşıyayız. Yaptırımların kalkması ile Dünya Ticaret Örgütü’ne üye olmayan ve en büyük ekonomi olan komşu ülke İran, yeniden küresel pazara entegre oluyor” dedi.

    Vardan, İran’ın küresel ekonomiye, özellikle batı pazarlarına entegrasyonunun Türkiye üzerinden olacağını söyleyerek “Bölgede ticareti ve yatırımları etkileyecek büyük çapta bir jeopolitik risk oluşmadığı sürece Türkiye bu sürecin en önemli oyuncusu olacak, şirketlerimiz ticaret, yatırımlar, hizmetler kanalıyla İran’ın sunduğu iş potansiyelini karlı yatırımlara dönüştürecekler. Yaptırımlar sonrasında böylesine bir varlık gösteren ülke olan Türkiye’nin eski iş ilişkileri, coğrafi yakınlık ile Türkiye’nin komşu ülke İran’a ihracatı yeni dönemde iki haneli artış gösterecek ve kısa bir sürede 30 milyar ABD Doları ticaret hedefine daha da yaklaşacağız” şeklinde konuştu.

    “AMBARGOYLA İRAN’A İHRACAT KAYBI 5,72 MİLYAR DOLAR”

    TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi de İran’ın ambargo öncesindeki 2012 yılında en çok ihracat yapılan ülkeler arasında üçüncü sırada yer aldığını anımsatarak, “O dönem genel ihracatımızın yüzde 6’sını İran ile gerçekleştiriyorduk. Ambargo ile birlikte, İran’a ihracatımızda ciddi düşüşler oldu. İran’a 2013’te ambargo uygulanmasıyla 2015 yılına kadarki ihracat kaybımız 5,7 milyar doları buldu” dedi.

    Ambargoların geçen ocak ayında kalkmasıyla İran’a ihracatın 2016’da artışa geçtiğini vurgulayan Büyükekşi, şöyle devam etti: “İran, ticari ilişkilerde dünyanın cazibe merkezi olma yolunda ilerliyor. İhracatçı Eğilim Anketimizin sonuçlarına göre, İran; ihracatçılarımızın hedef ülke sıralamasında ABD’den sonra ikinci sırada yer aldı. Enerji, otomotiv, makine sektörlerimiz gelişmelerden olumlu etkilenecek. Ambargonun kalkmasının ardından TİM olarak İran’da Türkiye Ticaret Merkezi açtık. Tahran’daki dev ticaret merkezimiz 4 bin metrekarelik. Burada, farklı sektörlerden 60 firmamız ürünlerini sergileyebilecek. Yurtdışında atak yapmak isteyen firmalarımız için bu büyük bir fırsat.”

    Çalışmayı Cumhurbaşkanı, Başbakan ve ekonomi yönetimine takdim ettiklerini belirten Vardan ile Büyükekşi, Cumhurbaşkanlığı himayelerinde ve Ekonomi Bakanlığı eş güdümünde rapor çerçevesindeki hedefleri kamu ile işbirliği içinde hayata geçireceklerini ifade etti.

  • Medipol Başakşehir’den Genç Stopere Yakın Markajı

    Spor Toto Süper Lig takımlarından Medipol Başakşehir, Danimarka U21 Milli Takımı’nda forma giyen stoper Andreas Maxsö’yü kadrosuna katmayı hedefliyor.

    Medipol Başakşehir’in hedefindeki 21 yaşındaki stoper, şu anki takımı Nordsjaelland’ın dün Antalya kampını tamamlanmasının ardından dün akşam İstanbul’a geldi. Medipol Başakşehir teknik heyeti ve scout ekibi tarafından yakından izlenen genç futbolcu, bugün menajeri ile birlikte Başakşehir kulübü’nde yönetim ile bir araya gelecek.

    Medipol Başakşehir Kulübü yönetimi ile masaya oturacak olan stoperi Andreas Maxsö, anlaşma sağlanması durumunda sağlık kontrolünün ardından resmi sözleşme imzalanacak.

    Medipol Başakşehir’in, Andreas Maxsö ile 4.5 yıllık sözleşme imzalaması bekleniyor.

  • Dünya Devlerine İzmir Markajı

    Fuar İzmir ile birlikte çıtasını yükselten İZFAŞ, 2016 yılı fuarlarının büyüme hedefini yüzde 13 olarak belirledi. Dünyanın sayılı fuar ve kongrelerini kente getirmek için seferberlik ilan eden İzmir Büyükşehir Belediyesi, bu amaç doğrultusunda kıtalararası mekik diplomasisine başladı.

    İzmir Büyükşehir Belediyesi, hizmete açtığı Fuar İzmir ile fuarcılık sektörünün hedeflerini de büyüttü. 330 bin metrekare alanı, modern mimarisi ve potansiyeliyle ünü Türkiye sınırlarını aşan tesisin işletmecisi İZFAŞ, 2016 yılında fuarlarını yüzde 13 oranında büyütmeyi hedefledi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun İzmir’in kalkınmasında fuar ve kongre faaliyetlerinin önemli bir kaldıraç rolü üstleneceğine ilişkin vizyonu doğrultusunda İZFAŞ, kısa-orta ve uzun vadeli planlarla adeta kıtalararası mekik dokumaya başladı.

    FUARLARI BÜYÜTME HEDEFİ

    Önce 2016 hedefini hayata geçirmek için harekete geçen İZFAŞ kurmayları, ilk etapta Boatshow, Travel Turkey, Olivtech ve Ekoloji gibi fuarları büyütme hedefine kilitlendi. Bu amaçla sektöre öncülük eden dernek ve kuruluşlarla işbirliğine yönelik çeşitli stratejik anlaşmalar yapıldı. UBM, Messe Stuttgart, Messe München, Artexis/SMG, TÜYAP, Aktif Fuarcılık ve HRF Fuarcılık gibi önemli firmalar, İzmir’de fuar düzenlemek üzere çalışmalara başladı.

    DİŞ HEKİMLİĞİ KONGRESİ FUAR İZMİR’DE

    Fuarcılıkta “ölü sezon” olarak kabul edilen haziran, temmuz, ağustos ve ocak aylarına yönelik kongre ve toplantılarla doluluk oranının daha yukarı çıkartılması için de planlı çalışmalar yürütülüyor. IMEX Frankfurt Fuarı’na, Meet in Med’in İzmir’deki The Market etkinliğine ve Uluslararası Fuarlar Endüstrisi Birliği UFI’nin 82. Uluslararası Toplantısı’na katılan İZFAŞ heyeti, buralarda ikili görüşmeler yaparak, önümüzdeki yılların uluslararası etkinliklerinin kente getirilmesi adına önemli adımlar attı. Türk Diş Hekimleri Birliği de 2016 yılındaki Uluslararası Diş Hekimliği Kongresi’ni Fuar İzmir’de gerçekleştirme kararı aldı.

    İZMİR’İ MERCEK ALTINA ALDILAR

    İZFAŞ, tanıtım amacıyla birçok uluslararası organizasyona etkin katılım sağladı. Bunların en önemlileri arasında yer alan ve hem şehirlerin hem de ülkelerin kendilerini büyük organizasyon firmalarına tanıttığı IMEX Frankfurt Fuarı da yer aldı. İZFAŞ, 2016’da bu fuara İzmir CVB ve İzmir otelleriyle birlikte daha etkin bir katılım hazırlıklarına başladı. Dünyanın yakından tanıdığı Fujitsu firması, 2018’de planladığı üst düzey 5 bin kişilik yemek organizasyonu için Münih ve Lyon’un yanı sıra İzmir’i de aday kentler arasına aldı. İZFAŞ, Uluslararası Fuarlar Endüstrisi Birliği olan UFI’nin 82. uluslararası toplantısına gümüş sponsor olarak katılım gösteren 500’den fazla fuar organizatörüyle bir araya geldi. Bu görüşmeler sonucunda 2017 yılında UFI kongresinin İzmir’de yapılabilmesi adına da ilk adım atıldı. Ayrıca Artexis/SMG ve UBM gibi dünyaca bilinen firmalar da Fuar İzmir’de fuarlar düzenlemek amacıyla kente geldi.

    7 MİLYON HAVAYOLU YOLCUSUNA ULAŞILDI

    Mevcut fuarların büyüyebilmesi adına hem katılımcı, hem de ziyaretçi bazında ulusal ve uluslararası çalışmalar yapan İZFAŞ, fuarlarla birlikte İzmir’in tanıtımına da büyük önem veriyor. Tanıtım çalışmaları kapsamında Türk Hava Yolları, Sunexpress, Pegasus, Lufthansa ve Emirates gibi havayollarının dergileri kanalıyla 7 milyondan fazla kişiye ulaşıldı. Almanya, İngiltere, İtalya, İspanya, Rusya, İran, Beyrut, Dubai, Hindistan, Fransa ve Hollanda’daki sektörel dergilerde ise IF Wedding Fashion, Shoexpo, Marble, Olivtech, Ekoloji ve Travel Turkey fuarlarının ilan ve tanıtımları yayınlandı. Yurtiçinde, özellikle İstanbul havalimanı ve fuar merkezleri yakınında, yurt dışında ise Duesseldorf Boatshow ve Milano Micam fuarlarında havaalanı ve metrolarda açık hava tanıtım çalışmaları yapıldı. Ayrıca dünyaca ünlü Micam, Mosshoes, Garda, Barcelona Bridal, GDS, Big 5, Interbride, Verona Marmomacc, SiSposa, New York Bridal, Biofach, Düsseldorf Boatshow, ITB, WTM Londra, Chinaplas, Fakuma, Harrogate, Expoliva, Gulfood ve Inateks fuarlarına katılan İZFAŞ heyetleri, buralarda Shoexpo, If Wedding, Marble, Ekoloji, Olivtech, Boatshow, Travel Turkey İzmir ve Plastech fuarlarının tanıtımını gerçekleştirdi. Azerbaycan ve Gürcistan aracılığıyla Kafkasya bölgesine uzanan İZFAŞ, yeni hedef olarak belirlediği Afrika pazarı için de İzmir’de okuyan Afrikalı öğrencileri bile devreye soktu. Arap ülkeleri ve İran’la sürdürülen başarılı temasların Fuar İzmir katılımını olumlu yönde etkileyeceği bildirildi.

  • İzmir’in “AB Markajı” Brüksel’de SES Getirdi

    Brüksel temaslarının ilk günü Avrupa Bölgeler Komitesinin Genişleme Günü toplantısına katılan İzmir heyeti, ikinci gün çoğu Avrupa Parlamentosunda olmak üzere 6 görüşme birden yaptı.

    İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu başkanlığındaki İzmir heyeti, Brüksel temaslarının ikinci günü önemli görüşmelerde bulundu. Karabağlar Belediye Başkanı Muhittin Selvitopu, Konak Belediye Başkanı Sema Pekdaş, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş, Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Mutlu ve Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Sabri Ünlütürk ile Ege Sanayici ve İşadamları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Güçlü’den oluşan heyetin ilk durağı, TÜSİAD Brüksel Temsilciliği oldu.

    İzmirli belediye başkanı ve iş dünyası temsilcilerine Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliği ile ilgili son gelişmeleri aktaran TÜSİAD AB Temsilcisi Dr. Bahadır Kaleağası, “Biz, AB’ye uyum sağlamaya çalışırken, AB’de kendini değiştirmeye çalışıyor. Bugünkü mevzuatının rekabet çağına ayak uyduramayan bölümlerinden kurtulmak istiyor. Bizim öncelikle bu mevzuat değişikliklerini iyi takip etmemiz gerekiyor” diye konuştu. Kaleağası konuşmasında, İzmir’den övgüyle bahsederken, “Türkiye’nin marka değerinde en önemli avantaj ülkenin batısı, yani İzmir ve Ege’dir. Bu süreçte İzmir daha da öne çıkmalı. İzmir ve İzmirliliği simgeleyen ne varsa, Türkiye’nin AB ilişkilerinde ona çok ihtiyacımız var” ifadelerini kullandı.

    FIRSATLAR VE RİSKLER

    Cumhuriyet Halk Partisi Brüksel Temsilcisi Kader Sevinç’i de ziyaret eden İzmir Heyeti, Türkiye’nin AB ilişkilerinde son dönemde ortaya çıkan fırsatlar ve riskler konusunda küçük bir brifing aldı. Sevinç, AB sürecinin iyi yönetilmesi halinde Türkiye’nin her alanda kazanacağını söyledi.

    “TÜRKİYE’NİN EN DİNAMİK GRUBU”

    AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilciliği Kabine Başkanı ve AB Türkiye Delegasyonu eski Başkanı Stefano Manservisi, Başkan Aziz Kocaoğlu ve beraberindeki heyeti Avrupa Parlamento binasında ağırladı. Manservisi, İzmir’i ve İzmirlileri “Türkiye’nin en dinamik grubu” olarak tanımladı.

    İzmir heyetinin bir sonraki görüşmesi, Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Kati Piri ile oldu. Avrupa Parlamentosu Türkiye Dostluk Grubu üyelerinin yer aldığı görüşmede daha çok mülteci sorunu masaya yatırıldı. Türkiye’nin yıllardır yaşadığı bu sorunu Avrupa’nın çok geç fark ettiğini söyleyen Piri, bu konuda Türkiye’ye hibe desteği sağlanması gerektiğini anlattı.

    AB sürecinde Türkiye ile daha yoğun diyalogdan yana olduklarını kaydeden Kati Piri, “İzmirliler olarak siz bunu çok daha iyi anlıyorsunuz. Brüksel’de olmanız ve çabalarınız çok anlamlı. Avrupa’daki dinamiklerin sizi görmesi ve dinlemesi çok önemli” diye konuştu.

    “PARAYLA MÜLTECİLERİ AYNI KEFEYE KOYMAYIN”

    Türkiye Dostluk Grubu üyelerinin de mülteci sorununa karşı Türkiye’ye 3 milyar Euro’luk hibe desteği ve vize kolaylığı konularını gündeme getirmesi üzerine söz alan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu şunları söyledi; “Mülteciler insan. Parayla, vizeyle aynı kefeye konulmalarını doğru bulmuyoruz. ‘Siz 2 milyon mültecinin eğitim ve adaptasyonunu sağlayın; biz de size şu kadar para verelim’ söylemi, İzmir olarak bize ters geliyor. Sosyal demokrat bir belediye başkanı ve 12 yıldır Türkiye’den muhalefetin sahip olduğu en büyük kamu görevini yürüten biri olarak farklı düşünüyorum. Türkiye zengin bir ülke. Bu işin mali faturasını 3-5 yılda telafi eder, altından kalkar. Bizim asıl AB’nin temel hak ve özgürlük normlarına ihtiyacımız var. Vize-para-mülteci üçlüsünde son karar elbette hükümete ait.”

    GÖÇ KRİZİ VE AVRUPA

    Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu önderliğindeki İzmir heyeti daha sonra, Türkiye’nin AB Nezdindeki Daimi Temsilcisi Büyükelçi Selim Yenel ile görüştü. Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyeliği konusunda “iyimser” bir tablo çizen Yenel, “Yıllardır çok inişli çıkışlı olan bu ilişkide şimdi yeniden çıkışı yaşadığımızı söyleyebilirim. Olumlu yönde gelişmelere gebe olduğumuzu düşünüyoruz. Göç krizi AB’de baş gösterince panik yaşamaya başladılar. Bizim 4 yıldır yaşadıklarımızın onda birini bile karşılayamadılar” diye konuştu.

    “İZMİR’İN BRÜKSEL TEMASLARI AB İÇİN ÇOK ÖNEMLİ”

    İzmir heyetinin Brüksel’deki son görüşmesi, AB Türkiye Çalışma Grubu Başkanı Jean-Luc Vanraes ve Fransa Rhone-Alpes Bölgesel Konseyi Başkan Yardımcısı Bernard Soulage ile gerçekleşti. Başkan Kocaoğlu, Soulage ve Vanraes’e Paris’te yaşanan katliam nedeniyle taziyelerini iletti.

    AB Türkiye Çalışma Grubu Başkanı Jean-Luc Vanraes, İzmir’in bölgeler arası işbirliği konusunda ara bulucu olabileceğini belirterek, bu çerçevede ticaret ve sanayi odaları ile siyasileri bir araya getirebileceklerini söyledi. Soulage ise “Seçilmiş kişilerle muhatap olmak bizim için çok önemli. İzmir gibi bir kentin Brüksel temasları, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ndeki kararlılığını göstermesi açısından kayda değer bir adım. İzmir’in Avrupa’daki diğer önemli kentlerle de temasa geçmesi, Türkiye’nin sadece İstanbul’dan oluşmadığını gösterecektir” dedi.