Etiket: marka

  • 2. Türkiye Altın Marka ödülleri sahiplerini buldu

    İstanbul Marka ve Kariyer Zirvesi çerçevesinde bu yıl ikincisi düzenlenen “II. Türkiye Altın Marka Ödülleri” halk oylaması sonuçlandı. Yılın Güvenlik firması ARMED Güvenlik olurken, yılın en iyi spor kulübü Beşiktaş Spor Kulübü seçildi.

    İstanbul Marka ve Kariyer Zirvesi etkinlikleri kapsamında bu yıl ikincisi gerçekleştirilen Türkiye Altın Marka Ödülleri sahipleri ile buluştu. İstanbul’da bir otelde gerçekleştirilen ödül törenine iş, sanat ve spor camiasından çok sayıda kişi katıldı. Saygı duruşu ve istiklal marşının okunmasıyla başlayan programda ödül törenine geçildi. Halk tarafından yapılan oylamada yılın Güvenlik Firması seçilen ARMED Güvenlik İbrahim Yılmaz gecede ödül aldı.

    Bu ödülü ARMED ailesi adına aldığını kaydeden ARMED Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Yılmaz, “Türkiye’nin sayılı markaları altın marka ödülü aldı. Türkiye’deki sayılı markaların ödül aldığı yerde ödül almak bize gurur verdi. Biz yeni yılın 2019’un Türkiye’ye ve dünyaya mutluluk, barış, kazanç sağlamasını diliyoruz. Türkiye’de ödül alan önemli ve yerli markaları savunuyoruz. Türkiye’deki yerli markaların ödül alması ve yerli markaları Türkiye’de dünyaya karşı ön planda tutup Türkiye’deki yerli markaların tercih edilmesi gerçekten gurur veriyoruz. Bu anlamda biz Türkiye’nin bir markası olarak ARMED Holding bünyesinde güvenlik şirketi, aynı zamanda film yapım, gayrimenkul, turizm alanında birçok başarıya imza attık. Bunun gurur içindeyiz. Türk Markalarına ve Türkiye’ye yatırım yapmaya devam diyorum. Türkiye’deki markaların tercih edilmesi bu dönemde çok önemli olduğunu düşünüyorum. Türkiye’deki markalara önem verilmesini tüm halkımıza tüm vatandaşlara rica ediyor ve önemsemelerini, hep beraber katkıda bulunmalarını rica ediyorum” dedi.

  • Türkiye Altın Marka Ödülleri sahiplerini buldu

    Bu yıl İstanbul Marka ve Kariyer Zirvesi çerçevesinde 2’ncisi düzenlenen Türkiye Altın Marka Ödülleri törenle sahiplerini buldu. Yılın Büyükşehir Belediye Başkanı, halk tarafından yapılan oylama sonucunda Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü seçildi.

    İstanbul Marka ve Kariyer Zirvesi kapsamında bu yıl 2’ncisi gerçekleştirilen Türkiye Altın Marka Ödülleri sahipleri ile buluştu. Sunuculuğunu ünlü mankenler Özlem Yıldız ve Şenol İpek’in yaptığı ödül töreni İstanbul’da bir otelde gerçekleştirildi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan ödül törenine iş, sanat ve spor camiasından çok sayıda kişi katıldı. Halk tarafından yapılan oylamada Yılın Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü ödüle layık görüldü. Törende konuşan Sözlü, “Bu zor şartlarda 4 dönem belediye başkanlığı yaptım. Var olan kaynakları doğru değerlendirmek, verimli kullanmak, halkın içerisinde olmak, halktan yana bir siyasetçi olmak ve halkınıza olan, ülkenize olan inancınızla çalıştığınızda bu ülke insanının uygarlık seviyesinin en büyük göstergesi olarak düşünüldüğünde yaptığımız bu iş çok önemli ve sorumluluk gerektiriyor. Altın Marka Ödülleri’nde Büyükşehir Belediyesi olarak seçilmiş olmamız bizim için büyük bir kıvanç kaynağı. Seçenlere teşekkür ediyorum. Bu ödülü eşime ve çocuklarıma armağan ediyorum” şeklinde konuştu.

  • Tütüncü: “Kepez marka bir belediye”

    Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü, “mali disiplinle çalışan, maaşları günü gününe ödeyen, personeline ve hemşehrisine değer veren marka bir Kepez Belediyesi var” dedi.

    Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü, Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü çalışanlarıyla sabah kahvaltısında bir araya geldi. Belediye Hizmet Binası yemekhanesindeki kahvaltıda Tütüncü, huzurlu bir iş ortamının her şeyden önemli olduğunu söyledi. 10 yıllık zaman zarfında belediye personelinin huzurlu bir çalışma ortamına sahip olduğunu belirten Hakan Tütüncü, “Huzurun ve güzelliğin hakim olabilmesi anlamında çok büyük gayretler gösterdik. 2009 ile bugün arasında siyah ve beyaz kadar fark var. Göreve geldiğimde belediyenin 29 milyon borcu vardı. Bunun 1.8 milyonu yani eski parayla 1.8 trilyonu alacaklardı. 10 yıllık, 15 yıllık personelin geriye dönük alacağı vardı. Belediye başkanlığı görevine başladığımda ilk verdiğim talimat, personel alacaklarının günü gününe ödenmesi oldu. 14 ayın sonunda personeline hiç borcu olmayan bir belediye meydana getirdik. Hiçbir personelimizi bayramlarda ailesinin karşısında ekonomik olarak darda bırakmadık. Bayramlara personelimizi parasız göndermedik. Bütün bunlar nasıl oluyor? Mali bir disiplinle oluyor. İşte bugün, mali disiplinle çalışan, maaşları günü gününe ödeyen, personeline ve hemşehrisine değer veren marka olan bir Kepez Belediyesi var” diye konuştu.

    “Millete hizmet borcunuz var”

    Personelinin millete karşı hizmette asla kusur etmemesi gerektiğine de değinen Başkan Tütüncü, “Biz milletten emir alan, millet adına çalışan kimseleriz. Maaşlarınızı millet ödüyor. Sizin Allah’a bir can borcunuz, millete de hizmet borcunuz var. Benimde istediğim bu borcun en iyi şekilde ödenmesidir. Benim hemşehrilerim ve benim personelim her şeyin en iyisine layıktır. Sürekli ileriye giden, sürekli hedef büyüten ve çıta yükselten bir Kepez Belediyesi var” dedi.

  • Rektör Çakar, “Marka oluşturma aşamaları tamamlandı”

    Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nigar Demircan Çakar, “Bölgesel Kalkınma Odaklı Misyon Farklılaşması ve İhtisaslaşması Projesi” kapsamında desteklenen yeni 5 üniversitenin ilan edildiği toplantıda, yaptığı sunumda marka oluşturma aşamalarının da tamamlanarak ihtisaslaşma faaliyetlerinin yükselen bir ivmeyle devam ettiğini vurguladı.

    YÖK Başkanlığı’nda düzenlenen toplantıya Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı Naci Ağbal, YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, YÖK Yürütme Kurulu Üyeleri, ihtisas üniversitesi seçilen yükseköğretim kurumlarının rektörleri katılırken, Düzce Üniversitesi’nden ise Rektör Prof. Dr. Nigar Demircan Çakar, Genel Sekreter Hasan Sadi Ateş ile Çevre ve Sağlık Teknolojilerinde İhtisaslaşma Koordinatörü Prof. Dr. Halil İbrahim Uğraş katıldı.

    Toplantıda spor ve sağlık alanında Aksaray Üniversitesi, ormancılık ve tabiat turizmi alanında Kastamonu Üniversitesi, hayvancılık alanında Muş Alparslan Üniversitesi, çay alanında Rize Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, tarım ve hayvancılık alanında ise Siirt Üniversitesi ihtisaslaşacak yeni üniversiteler olarak belirlendi.

    Toplantıda Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nigar Demircan Çakar, YÖK ve Kalkınma Bakanlığı’nın başlattığı “Bölgesel Kalkınma Odaklı Misyon Farklılaşması ve İhtisaslaşması Projesi” kapsamında daha önce ilan edilen 5 üniversite arasına seçilme başarısı gösteren Düzce Üniversitesi’nin ihtisaslaşma çalışmalarını anlattı. Başarılı bir sunum gerçekleştiren Rektör Çakar, sağlık konusunda Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp, çevre konusunda ise Tarımsal Atıkların Endüstriye Geri kazanımı alanlarında gelinen aşamalar hakkında bilgilendirmede bulundu. Düzce Üniversitesi’nin birçok firmayla iş birlikleri gerçekleştirdiğini, tıbbi ve aromatik bitkilerin ilk hasadının yapılarak bu bitkilerin kozmetik ve tıbbi ürünlere dönüştürüldüğünü belirten Prof. Dr. Çakar, marka oluşturma aşamalarının da tamamlanarak ihtisaslaşma faaliyetlerinin yükselen bir ivmeyle devam ettiğini vurguladı.

  • Cumhur Akbulut: “Güvenli ihracat, marka tesciliyle başlar”

    Adres Patent Genel Müdürü Cumhur Akbulut, Türkiye’de dış ticaret yapan pek çok şirketin uluslararası marka tesciline sahip olmadığı için gümrüklerde mallarına el konulma riski ile karşı karşıya olduğunu açıkladı. Akbulut, güvenli ihracatın marka tesciliyle başladığını söyledi.

    Adres Patent Genel Müdürü Cumhur Akbulut, Türkiye’de dış ticaret yapan pek çok şirketin uluslararası marka tesciline sahip olmadığı için gümrüklerde mallarına el konulma riski ile karşı karşıya olduğunu söyledi. Dünyanın ileri teknoloji merkezlerinden biri olma vizyonuna sahip Türkiye’nin yurtdışında tescilli marka sayısı oldukça düşük olduğunu kaydeden Akbulut, “Bu nedenle ihracat yapan firmalar ticari anlamda büyük risk altında. Geçmişte sınai mülkiyet konusuna özellikle markalaşmak ve patent almak yalnızca bilim insanlarına özgü ya da teknolojik ürünlere ait bir hakmış gibi algılanırken, bugün fikri hakların korunması için firmalar bilinçli hareket ediyorlar. Ülkemizde marka, patent tescili veya lisanslama gelişmekte olan bir kültür olmasına rağmen, yurtiçi marka başvuru sayısı 1 milyon 300 bin iken tescil edilmiş marka sayısı 800 bin adedi geçmiş durumda. Ancak aynı şeyi uluslararası alanda söylemek ise mümkün değil” dedi.

    “Uluslararası marka tescil oranımız yüzde 2”

    Türkiye’de ihracatçı birliklerine kayıtlı firma sayısı 70 binlerde olmasına rağmen, bu firmaların uluslararası alanda marka başvuruları yaklaşık 25 bin adet olduğunu belirten Cumhur Akbulut, “Yani uluslararası marka tescil oranımız yüzde 2. Ülkenin ekonomik vizyonu doğrultusunda yerli üretime daha fazla önem vermeye başladığımız bugünlerde, özellikle ihracata yönelik üretim yapan firmaların marka tescili konusunda bilgilendirilmeleri ve gerekli adımları atmaları, ticaretlerini sürdürebilmeleri açısından önem taşıyor” şeklinde konuştu.

    Neden uluslararası marka tescili yapılmalı?

    Uluslararası marka tescili, ihracatçı firmalara ürünlerini güvenle ihraç etme olanağı sağladığının altını çizen Akbulut, “Tescillenmiş markalarla taklit edilme riski bertaraf edilir. Başkaları tarafından ürünlerin üretilmesi, piyasaya sürülmesi, satılıp ithal edilmesinin önüne geçilir. Bir markanın birden fazla ülkede marka tescili varsa o markanın değeri artar. Ayrıca yurtdışına ihraç edilecek ürünlerin markasının tescilli olması zorunludur. Tescilsiz ürünler sahte veya taklit mallar olacağı için tüketicilerin gözünde kalite ve güvenden yoksundurlar. Bu nedenle marka tescili olmayan ürünlerle ihracat yapılması mümkün değildir” ifadelerini kullandı.

    Akbulut, ihracat yapılmak istenen ülkeye marka tescilsiz girilmek istenirse gümrüklerde mallara el konabildiğini, bu durumda yüklü tazminatlar ödenmesi gerektiğini vurgulayarak, “Ayrıca marka tescili olmadan, üstelik de ihracat yapılan ülkedeki tescilli markalara benzer bir markayla pazarda var olmak istenirse ağır hukuki yaptırımlar uygulanır. Bu durum yalnız maddi zarara değil aynı zamanda firmalar için itibar kaybına da yol açar” dedi.

    “Madrid Sistemi dünyada en etkin ve yaygın biçimde kullanılan uluslararası tescil sistemi konumundadır”

    Adres Patent’in deneyimlerini ihracat yapan firmalarla paylaştığını ve onlara danışmanlık yaptıklarını kaydeden Cumhur Akbulut, “Güvenli ihracat, marka tesciliyle başlar. Madrid Sistemi dünyada en etkin ve yaygın biçimde kullanılan uluslararası tescil sistemi konumundadır. Dünya ticaret hacminin yüzde 80’inden fazlasına sahip olan üye ülkelere her geçen yıl yenisi ekleniyor. Tek bir başvuru ile birden fazla ülkede tescil alınabilmeye olanak sağlayan sistem ile AB ve OAPI (Afrika Fikri Haklar Organizasyonu) gibi topluluklarını kapsamakta. Böylece tek bir başvuruyla çok daha kolay bir şekilde ve zahmetsizce birçok ülkede tescil işlemleri gerçekleştirilebilmektedir” şeklinde konuştu.