Etiket: marka

  • Tat Makarna’ya Marka Ödülü

    Tat Makarna, Marketing Türkiye’nin, Akademetre Araştırma ve Stratejik Planlama şirketiyle birlikte yaptığı ankette, ’Gaziantep’in İtibarı ve Marka Değeri En Yüksek Markaları’ kategorisinde ödüle layık görüldü.

    Marketing Türkiye’nin ’Kurumsallaşma, İnovasyon ve Teknolojiyle Gaziantep Yarına Hazırlanıyor’ konulu İnteraktif Pazarlama Zirvesi (İPZ) , Gaziantep Divan Otel’de gerçekleştirildi. Gaziantepli sanayici ve iş adamlarının yoğun katılımıyla gerçekleştirilen zirvede, globalleşen dünyada inovasyonun önemine işaret edilerek, dünyada gerçekleştirilen inavosyon örnekleri hakkında çeşitli bilgiler verildi. Zirve sonunda Marketing Türkiye’nin, Akademetre Araştırma ve Stratejik Planlama şirketiyle birlikte yürüttüğü, 10 temel kritere göre belirlenen ‘Gaziantep İtibar ve Marka Değer Performansı Araştırması” ile “Gaziantep’e Değer Katan Markalar” anket çalışmasının sonuçları açıklandı. Halkın ve şehrin önde gelen kanaat önderlerinin oylarıyla belirlenen anket sonucunda, çeşitli kurum ve kuruluşlara ödül verildi. TAT Makarna, ’Gaziantep’in Marka Değeri ve İtibarı En Yüksek Markası’’ kategorisinde ödüle layık görülen markalar arasında yer aldı. TAT Makarna Yönetim Kurulu Başkanı Selami Memiş, marka ödülünü, GSO Başkanı Adil Sani Konukoğlu’nun elinden aldı. Gaziantepliler tarafından böylesine önemli bir ödüle layık görülmekten büyük gurur ve mutluluk duyduklarını ifade eden Memiş, kaliteden ödün vermeden, hep daha iyisini hedefleyerek çalışmalarını aralıksız sürdüreceklerini söyledi. Memiş, ayrıca TAT Makarnaya üstün çaba ve gayretleriyle ‘Gaziantep’in Markası’ ödülünü kazandıran tüm işletme çalışan ve yöneticilerini de kutladı. Marketing Türkiye Genel Yayın Yönetmeni ve Marketin Management Institute Türkiye Başkanı Günseli Özen Ocakoğlu ise ödül töreninde yaptığı konuşmada, TAT Makarnaya Gaziantep’in kalkınmasına ve ekonomisine sağladığı katkılardan dolayı teşekkür ederek, başarılarının devamını diledi.

  • Akyürek: “Konya’daki Kahvehaneler Marka Olacak”

    Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek, geçmişte arkadaşlık ve dostlukların pekiştirildiği, insanların birbirlerinin ihtiyaçlarını karşıladığı kahvehanelerdeki kültürü canlandırmak istediklerini söyleyerek, Konya’daki kahvehanelerin marka olabilmesi için çalışmaları bulunduğunu söyledi.

    Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek, Muhacir Pazarı civarında bulunan inşaatçılar kahvehanesinde sabahları yaşatılan çorba geleneğine katıldı. Sabah erken saatlerde buluşarak güzel bir geleneği yaşatan mahalle sakinleriyle sohbet eden Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek, kültürümüzde kahvehanenin buluşma, dertleşme, paylaşma mekanı olduğunu dile getirdi.

    Başkan Akyürek, “Kahvehane, insanların buluştuğu, birbirleriyle sevincini, derdini paylaştığı, birbirinin ihtiyacını fark ettiği, gidermeye çalıştığı, arkadaşlıkların ve dostlukların pekiştiği mekanlarmış zamanında. Sonra bir miktar yozlaşmış maalesef. Başbakanımızla, bakanlarımızla bir buluşmada kahvehanelerin, kıraathane olarak tekrar dostlukların pekiştiği, insanların dertleştiği mekanlar olarak, aynı zamanda birer kültür evi, bilgi merkezi, paylaşma merkezi olarak hayata geçmesi için düşünceler görüşüldü ve bunun Konya’dan başlamasının uygun olacağı ifade edildi” dedi.

    “GERÇEK KAHVEHANE KÜLTÜRÜ CANLANDIRILACAK”

    Konya’daki kahvehanelerin bir marka olabilmesi için de çalışmaları bulunduğunu kaydeden Başkan Akyürek, “Tabelasından giriş kapısına, masa ve sandalyelerinden oturma mekanına, çay ocağından kütüphanesine kadar gençlerin ilgi göstereceği bir format geliştirmek istiyoruz. Dernekle yapacağımız bir protokolle bu konuda destek vermek istiyoruz” diye konuştu. Konya İl Müftüsü Prof. Dr. Akpınar da kültürümüzde kahvehaneler ve kıraathanelerin okuma yerleri olduğuna dikkat çekerek, kahvehanelerin kumar oynanan, vakit öldürülen yerler olmadığını, ‘Müslüman vakti değerlendirir, vakti diriltir’ sözleriyle dile getirdi. Muhacir Pazarı civarında bulunan Tatarlar Camisi’nde sabah namazında buluşan mahalle sakinleri, namazın ardından inşaatçılar kahvehanesine gelen herkese çorba ikram ederek güzel bir geleneği yaşatıyor.

  • Ekrem Demirtaş: “Ege Mutfağını Bir Marka Haline Getirmek İçin Birlikte Çalışmalıyız”

    İzmir Aşçılar Derneği’nin, Ocak ayında yapılan genel kurulu sonrasında seçilen yeni yönetimi, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş’ı ziyaret etti. Demirtaş, Ege Bölgesi’nin eşsiz yemek kültürünün hakettiği noktaya getirmek gerektiğini belirterek, “Ege mutfağını bir marka haline getirmek için birlikte çalışmalıyız. Bir süre sonra, dünyadaki Çin, İtalya, Thai restoranları gibi Ege restoranları olmalı” dedi.

    EGE YEMEKLERİ KİTABI YAYINLANACAK

    Dernek Başkanı Şamil Akşit’e, Ege mutfağının tanıtımı ve bir marka haline getirilmesi konusunda yapacakları her türlü çalışmaya destek vereceklerini söyleyen Demirtaş, “Üyemiz olan yüzlerce restoranın kalitesini yükseltmek için İzmir Ekonomi Üniversitesi Mutfak Sanatları Bölümü ile proje üretiyoruz. Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere ilgili meslek kuruluşları ile Lokanta İzmir Projesini başlattık. İzmir’in lokantalarına standart ve kaliteli hizmet getirmeye çalışıyoruz. İkinci önemli projemiz ‘Ege Restoranları’. Menü ve konsept çalışmalarına başladık. Bir süre sonra, dünyadaki Çin, İtalya, Thai restoranları gibi Ege restoranlarının olmasını düşlüyoruz” dedi. Demirtaş, İzmir Aşçılar Derneği ile Ege yemekleri konusunda Türkçe – İngilizce bir kitap yayınlanması konusunda da çalışmalara başlayacaklarını açıkladı.

    EGE ÖNEMLİ BİR GASTRONOMİ DESTİNASYONU

    Turistlerin seyahat tercihlerinde en güçlü üç nedenden birisinin yemek ve gastronomi olduğunu belirten Demirtaş, İtalya, Fransa, İspanya gibi ülkelerin gastronomiden ciddi gelirler elde ettiğini söyledi. Demirtaş, “Dünyanın en fazla turist çeken 6’ıncı ülkesi olarak 41 milyon turist ağırlıyoruz ama bunun içinde şu kadar kişi gastronomi için geliyor diyemiyoruz. Gastronomi uzmanlarına göre, dünyanın en zengin mutfakları; Türk, Fransız ve Çin mutfakları. Ülkemize gelen her yabancı mutfağımıza hayran kalıyor. Türk Mutfağı; Antik Yunan, Ortadoğu Asya ile Osmanlı mutfağının karışımı ve Füzyon özelliği gösteriyor. Ege ise dört mevsimli, bereketli ürünleri ve çok kültürlü yapısı ile önemli bir gastronomi destinasyonu” dedi. Ege mutfağını, dünya mutfakları arasına sokmayı hedeflediklerini söyleyen İzmir Aşçılar Derneği Başkanı Şamil Akşit ise, “Ege mutfağının gelişmesini ve bir marka haline getirilmesini hedefliyoruz. Bu konuda çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Ayrıca, sosyal sorumluluk projeleri de gerçekleştiriyoruz. İzmir Ticaret Odası ve İzmir Ekonomi Üniversitesi ile işbirliği yapmak istiyoruz” diye konuştu.

  • Antbirlik’ten Marka Atağı

    Antalya Pamuk ve Narenciye Tarım Satış Kooperatifi Birliği (ANTBİRLİK), önemli projeleri hayata geçirerek 2016 yılına büyüyerek giriş yaptı. ANTBİRLİK, pamuk çekirdeğinden yapılan hayvansal yem küspe üretiminde ’ANTBİRLİK Küspe’ logosuyla çuvallama sistemine geçiş yaptı.

    Yem söktöründe kendi markasını oluşturmayı hedefleyen ANTBİRLİK, Yağ Kombinasında küspe üretim tesislerini teknoloji ile modernleştirip kapasitesini yüzde 50 arttırdı. Saatte 5 ton küspe üretim ve çuvallama kapasitesine ulaşan ANTBİRLİK, Akdeniz bölgesinde yemcilik piyasasına hızlı bir giriş yaptı.

    ANLAŞMALAR SAĞLANDI

    Yem piyasasında kendi markasıyla rakebet edecek olan ANTBİRLİK, Tarım Bölge Müdürlüğü, Antalya, Burdur, Isparta bulunan Tarım Kooperatifleri ile anlaşmalar yaparak sektürdeki pazar payında da söz sahibi olma yolunda önemli adım atmış oldu. ANTBİRLİK Genel Müdürü Hasan Erdoğan, planlı bir şekilde projeleri faaliyete geçirerek yatırımlarının süreceğini ifade ederken, “ANTBİRLİK Türkiye’de büyük bir marka. Bizde yönetim olarak, ürettiğimiz ürünlerle kendi marka değerimizi oluşturmayı hedefledik. Ve ilk olarak da kendi logomuzla küspeçilik piyasasına girdik” dedi.

    “SÖZ SAHİBİ OLACAĞIZ”

    Kendi öz kaynaklarla küspe üretim tesisinde ki kapasiteyi arttırdıklarını belirten Erdoğan, “Önceden elde ettiğimiz küspeyi piyasaya direk pazarlıyorduk. Fakat bu alanda kendi markamızı yaratmaya karar verdik. Üzerinde loğomuzun bulunduğu 50’şer kiloluk paketlerle piyasa adım attık. Amaçımız söktörde söz sahibi olmak” diye iddiasını ortaya koydu.