Etiket: Mardinde

  • Gençlik Ve Spor Bakanı Kılıç Mardin’de

    Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, bölgedeki terör operasyonlarının vatandaşların zarar görmemesi için sabırla yürütüldüğünü vurguladı.

    Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, çeşitli ziyaret ve incelemelerde bulunmak üzere Mardin’e geldi. Kılıç, kentte ilk olarak esnafı ziyaret etti. Daha sonra valiliğe geçen Kılıç, Vali Vekili Tolga Kamil Ersöz’den brifing aldı. Valilik çıkışında kendisini bekleyen çocuklara satranç takımı hediye eden Kılıç, ardından AK Parti İl Başkanlığı’na geçerek, burada basın toplantısı düzenledi.

    Toplantıda bölgede devam eden operasyonlara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bakan Kılıç, “Teröre karşı birlik ve beraberliğimiz hiç çekinmeden ortaya koyacağız. Yanlış bilgilerle yanlış yönlendirmelerle de hareket etmeyeceğiz. Çünkü sosyal medyada, basılı ve görsel medyada gerçek dışı haberlerle bir takım tepkiler bina ediliyor. Bunlar maalesef olumsuz anlamda bizleri etkiliyor. Bunlara karşı dikkatli olacağız. Uluslararası anlamda da terör konularına tepki veren bizim gibi duruş sergileyen çok az ülke var maalesef. Biz teröre terör diyenler olarak ortadayız. Biz bu mücadeleye en son nefesimizi veren kadar devam edeceğiz” dedi.

    “AMBULANSA ATEŞ EDENLERE NE DİYORSUNUZ?”

    Operasyonların uzun sürmesi ile ilgili açıklamalarda bulunan Bakan Kılıç, “Bize operasyonların neden uzun sürdüğünü soruyorlar. Çünkü masum vatandaşımızın, terörle hiçbir alakası olmayan vatandaşlarımızın günlük hayatını normal şekilde yaşayan vatandaşımızın hiçbir zararı görmemesi için biz bu dikkati yaptık. Güvenlik güçlerimiz vatandaşlarımız zarar görmesin diye sabırla bu şekilde hareket ettiler. Düşünebiliyor musunuz bir terör örgütü öyle bir terör örgütüdür ki mukaddes kitabımız Kuran’ı Kerimin içine el yapımı patlayıcı koyabilecek kadar alçaklaşmış, mabetlerimizin içine sığınarak oradan güvenlik güçlerimize, halkımıza ateş edecek kadar alçaklaşmış. TBMM’de bazı konuşanlar, iradelerini ortaya koyamayanlar, siyasi parti olduklarını söyleyip, aslında ise hiçbir siyasi iradesi olmayan siyasi parti milletvekilleri çıkmış diyorlar ki, ‘Devletin oradaki güvenlik gücü insanları yakıyor.’ Yazıklar olsun size. Devletin emniyet güçleri vatandaş zarar görmesin diye vatandaşına silah çekeni de en ağır şekilde cezalandırırken siz onları bununla itham ettiniz. Yaralıları almak için ambulanslara ateş edenlere ne dediniz bugüne kadar. Siz öncelikle terör örgütüne terör örgütü deyin. Ondan sonra konuşun. Siz daha terör örgütüne terör örgütü diyemeyecek kadar iradenizden yoksunsunuz. Bunu söyleyince de farklı farklı şeyler söylüyorlar. Bıkmadan usanmadan tekrar tekrar söyleyeceğiz. Terör örgütüne terör örgütü demediğiniz müddetçe kusura bakmayın sizlerle konuşmayacağız. Siz ambulanslara ateş edenlere ne diyorsunuz ben onu soruyorum?” diye konuştu.

    “HER ŞEY GENÇLERİMİZ İÇİN”

    Bakanlığın gençlik projeleri ile ilgili de bilgi veren Kılıç, şu ifadelerde bulundu:

    “Her şey gençlerimiz için, her şey güçlü bir Türkiye için. Gençlik Hizmetleri ve Spor Bakanlığı olarak ülke gençliğinin hizmetine sunduğumuz önemli uygulamalardan biri de gençlik kampları. Ücretsiz hizmet veren gençlik kamplarına katılan gençlerin ulaşım, konaklama ve yemek ihtiyaçları da bakanlıkça karşılanıyor. Gençlerin hizmetine sunulan gençlik ve izcilik kampları ile gençlere çeşitli sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlerle tanışmaları, değerler eğitimleri ile milli ve manevi değerleri özümsemelerini sağlamaları amaçlıyoruz. Bu organizasyonla, özgüven ve değerler konusunda bilinç düzeyi yüksek bireylerden oluşan sağlıklı nesillere giden yolda, milli ve manevi değerlerine bağlı, demokrasiyi benimsemiş donanımlı bir gençlik yetişmesine katkıda bulunmayı hedefliyoruz.”

    Bakan Kılıç, açıklamalarının ardından Gençlik Merkezi’ni ziyaret etti.

  • CHP Heyeti Mardin’de

    CHP Grup Başkan Vekili Levent Gök, Mardin’in yıllık bir buçuk milyar dolarlık ihracat gelirinin 300 milyon dolara kadar düşmesi gerçeği karşısında sarsıldıklarını söyledi.

    CHP Grup Başkan Vekili Ankara Milletvekili Levent Gök, beraberindeki milletvekilleri Ali Özcan, Vecdi Gündoğdu, Mehmet Göker ve Ünal Demirtaş ile birlikte çeşitli ziyaret ve incelemelerde bulunmak amacıyla geldiği Mardin’de basın toplantısı düzenlendi. Parti binasında düzenlenen toplantıda konuşan Gök, esnafı gezdiklerini belirterek, “Esnafın siftah yapamadığını, giderlerini dahi artık karşılamanın olanaksızlığı içerisinde çaresizce dükkânlarında beklediklerine şahit olduk. Otellerin boş olduğunu öğrendik. Herhangi yerli ve yabancı turistin gelemediğini öğrendik. Otellerdeki 5 bin kapasiteli yatağın ancak 15’i veya 20’si ancak doluyor. Mardin’in yıllık bir buçuk milyar dolarlık ihracatı gelirinin 300 milyon dolara kadar düşmesi gerçeği karşısında sarsıldık. Artık Mardinliler de ciddi kaygılar içerisindedir. Bir şeyler yapmalı, çatışmalı sürecin sona erdirilmesi için herkesin çaba sarf etmesi gerekir. Türkiye, artık bu sarmalıdan kurtulmalıdır. Bir yandan şiddet ortamı bir yandan insan hakları ihlalleri devlet aklının nerdeyse iflas ettiği bir noktada bu yaşanalar ne Doğu ve Güneydoğu’nun ne de Türkiye’nin hak ettiği bir tablodur” dedi.

  • Başbakan Davutoğlu Mardin’de (2)

    Başbakan Ahmet Davutoğlu, Mardin’de katıldığı kardeşlik buluşmalarında 10 maddelik terörle mücadele master eylem planını açıkladı. Başbakan Davutoğlu, “Bizi parçalayamazlar. Türkiye’nin bütününü birleştirmeye çalıştık. Yasakları kaldırdık. Biz tek tipçi anlayışa karşı kimseyle pazarlık yapmadan demokratik adımlar attık” dedi.

    Başbakan Ahmet Davutoğlu, bu sabaha karşı saat 04.00’da Mardin’e geldi. Otele geçip dinlenen Başbakan Davutoğlu, daha sonra eşi ve bakanlarla birlikte Mardin Artuklu Üniversitesi’nde düzenlenen kardeşlik buluşmaları toplantısına katıldı. Burada konuşan Başbakan Davutoğlu, ”Tekrar Mardin’in huzurundayız. Şehirler vardır büyükşehirlerin kuruluşuna öncelik etmiştir. Mardin insanlık tarihinin hülasası bir şehirdir. Görünüşte sadece bir bölgeye ait gibi görünür, ama bütün bir Mezopatamya’yı keşfetmiştir. Kudüs ve Mardin hep şunu söyler sanki bende her şey yaşandı, bütün çilelerle birlikte. 2015’te Kasımiye Medresesi’nde mevlidi şerifi Türkçe, Kürtçe, Arapça dinlediğimde kendimi Kabe’de gibi hissetmiştim. İllerin hepsi güzeldir. Gönülden gelen muhabbeti dillendirdiğinde bütün diler güzeldir, aynı diller terörü destekliyorsa kötüdür, insanlıktan uzaktır. Aslında bu birleştirici ruh ihtiyaç hissettiğimiz dil. Kimsenin kimseye dikte etmeden saygı içinde yaşamayı Mardin öğretti. Mardin’in birlikteliğine ihtiyaç duyuyoruz. Mardin’deki kokuyu hissedenden kötü söz çıkmaz. Türkiye’de nereye gitmeli diye tavsiye isteyenlere önce Mardin demiştim. Bütün şehirlerimiz güzel Mardin 17 bin yıllık geçmişi ile diğer şehirlere kapı açar. Mardin’i anlayan Amasya’yı, Kudüs’ü, Saraybosna’yı anlar. Bizim şehirlerimize toprağımız bilmeyenler bunu anlayamaz” diye konuştu.

    “BİRLEŞTİRENLER VE PARÇALAYANLAR VAR”

    Başbakan Ahmet Davutoğlu, yüzyıllardır birleştiren ve parçalayanların olduğunu söyledi. Tarih boyunca birleştiren ve parçalayan ruhların olduğunu belirten Başbakan Ahmet Davutoğlu, çatışmalar ve gerilimlerin yaşandığı ardından birleştirici ruhların bu sorunları çözdüğünü söyledi. Davutoğlu, “Orduda Kürtler Türkler Ermeniler vardı. Sonra haçlılar geldiler dağıtmak için. Selahaddin-i Eyyübi ruhu öne geçti. Şimdi size şunu sormak isterim Alparslan’ın ordusunda Kürt olmak ile Selahattin-i Eyyübi’nin ordusunda Türk olmak arasında bir fark var mı? Ben Türkmen aşireti çocuğuyum. Sol tarafımda Kürt çocuğu oturur Mehmet Şimşek, sağ tarafımda Numan kurtulmuş Karadeniz çocuğu. Rumeli çocuğu Mehmet Müezzinoğlu en uçta. Hamdolsun ki Anadolu, Balkan çocukları birleşti. İşte Türkiye bu. Kim bizi ayıracaksa bilsin ki her birimiz Alparslan, Selahattin-i Eyyübi’yiz. Söğütten Bursa’ya Edirne’ye, İstanbul’a, Üskübe büyüyen devlet, İslam bütünlüğünü sağlayan devlete dönüştü. Bugün yaktıkları, yıktıkları Fatihpaşa Camiyi, Mardin’i güzel kılan İdrisi Bitlisi ile Fatihpaşa beraberdi. Bugün Fatihpaşa Camii’ne saldıranlar buna saldırdılar. Parçalayamadılar, bölemediler. 400 yıl biz her tehdide karşı aynı birleştirici güçle beraberdik. O günden bugüne Mardin, Diyarbakır, İstanbul’un birleştirici ruhu sömürgecilere karşı ayakta durdu” şeklinde konuştu.

    “100 YIL GEÇTİ YİNE BU RUH İLE AYRIŞTIRICI GÜÇ SAVAŞIYOR”

    Başbakan Ahmet Davutoğlu, bu sene kutsal emanetin 100. yıl dönümü olduğunu söyledi. Davutoğlu, “Bu savaşta Ortadoğu’nun tüm halkları sömürgecilere karşı son büyük zaferi kazandı. Orada hep birlikte savaştılar. Ortadoğu’nun son savaşında sömürgeciler yenilgiye uğradı. En zor zamanlarımızda omuz omuza verirsek hiçbir güç bizi yıkamaz. 100 yıl geçti yine bu ruh ile ayrıştırıcı güç savaşıyor. Yaptıkları antlaşma ile Osmanlı devletini nasıl parçalarız diye planladılar ve her şeyi birbirinden ayırdılar. Hala izlerini taşıdığımız anlaşma, bunun arkasında Anadolu’yu, Mezopatamya’dan kopartmak vardı. Haçlılar neyse Moğollar öyle, Moğollar neyse bugünkü sömürücüler aynıdır. Şimdi istediğimizi elde ettik dediklerinde 1920 ruhu ortaya çıktı. O mecliste Türk, Kürt, Alevi herkes vardı. İstiklal orduları ile Türkiye Cumhuriyeti’nin önünü açtı. Birleştirici ruh Müslümanları birleştirdi. Türkiye Cumhuriyeti devleti sıradan bir ulus devleti değildir. Türkiye Cumhuriyeti birleştirici ruhunun yanında Afrika, Orta Asya Müslümanlarının yaptığı dualarla yükseldi. Bu birleştirici ruh yükselirken parçalayıcı ruh tekrar ortaya çıktı. İslam değerlerinin bütün değerlerine karşı tek parti ideolleri bunlara savaş açtı. Dersimde 27 Mayıs, 12 Mart’ı bunlar yaşattılar. Parçalayıcı anlayış arasında birleştirici güce ihtiyaç vardı. Biz birleştirici güç için bütün hayatımızı feda ettik. Türkiye’de tek parti anlayışı, baskıcı ideolojiyi baas rejiminde gördük. Sonra bu tek tipçiliğe karşı çıktığını iddia eden PKK ve arkasındaki zihniyet çıktı. 12 Eylül nasıl hareket etmişse PKK da aynı tektipçi bölücü bir anlayışla hareket etti. Yeni bir birleştirici ruha ihtiyaç vardı. Ak Parti ortaya çıktığında 1071’in birleştirici ruhu ile 12 Eylül’ün tektipçiliği diğer taraftan da bunun ürünü olanlarla mücadele ettik” dedi.

    “GÖNÜLDEN GÖNÜLE KONUŞANLARA TERCÜMANA GEREK YOKTUR”

    Bütün dilleri önemsediklerini ve gerekli desteği sağladıklarını belirten Başbakan Ahmet Davutoğlu, gönülden gönüle konuşanlara tercümana gerek olmadığını söyledi. Davutoğlu, “Son kalemizi korumanın tek ruhu fitneye karşı bir arada tutmak demokrasi ile vatandaşlara hizmet etmektir. OHAL’e karşı çıktık ve kaldırdık. Devlet Güvenlik Mahkemeleri’ni kaldırdık. Terörden zarar görenlere yardım ettik. Kimse Kürtçe bir kanal olacağını düşünmemişti Artuklu’da Kürtçe enstitüleri kurduk. Güzel Türkçe ile Fakiye Teyan, Ahmedi Hani Kütçesi arasında fark yoktu. Biz dilleri aziz kılmaya geldik. Gönülden gönüle konuşanlara tercümana gerek yoktur. Biz gönülden gönüle konuşuyoruz. Birleştirmek için her şeyi yaptık. Hizmet olarak getirdik. Hangi ölçüyü alırsanız alın, Konya’ya Rize’ye hizmet etmek ile Mardin’e hizmet etmek arasında fark yok. Özerk yer yok ortak kader var. Aziz Sancar Mardin’in büyük ilminin bugünkü takipçisi. İnşallah nice Aziz insanlar çıkacak Mardin’den. Bu toprağın aziz vatandaşı halktır. Bu ülke parçalanırsa, bilinsin ki kimsenin yapamadıklarını bize yapmış olurlar, bizi parçalayamazlar. Türkiye’nin bütününü birleştirmeye çalıştık. Yasakları kaldırdık. Biz tektipçi anlayışa karşı kimseyle pazarlık yapmadan demokratik adımlar attık. Irak’ta, Kürtçe konuştuğumda ağlayanları hatırlıyorum. Türkmen çocuğuna Kürtçe çok güzel yakışır. Bizim aramıza girmesinler, biz herkesle yürekten konuşuruz. Bunları istismar eden terör örgütü, en azından insafa gelir çeki düzen verir, bunun içinde çok çaba sarf ettik. Demokratik açılım çözüm süreci bağlamında silahlar insin gönüller birleşsin eller tetiğe gitmesin çocuklar dağa çıkmasın hep bunun için mücadele ettik. Biz ortak tarihin çocuklarıyız, geleceğimiz geçmişimiz gibi birdir. Şu denmişti artık silahlar terk edilecek. Birkaç ay içinde silahlı unsurlar Türkiye’yi tek edecekti ne oldu. Birileri şunu fark etti, birleştirici ruh her yere egemen olursa bunları durduramayız dediler harekete geçtiler. 2013 Mayıs ayında gezi propagandası yaptılar. Birileri bunların kulağına fısıldadı, boş hayallerin peşinde sürüklendiler. Ne söz vermişsek hepsini yaptık. Cumhurbaşkanı görevi devrederken bir çözüm süreci, iki paralelle mücadele sözüyle bu görevi devraldım.17-25 kumpası ile bu birlikteliği yıkmaya çalıştılar. Arkasından nice kumpaslar gördük. 1 Ekim’de kanuni mekanizmayı çıkardık. Bize söz verdiler ama 6 Ekim’de bütün şehirlerimizi tarumar eden olaylar yaşandı. O zaman fark edildi ki niyet farklı. Son şans verdik, 7 Haziran seçimlerinin ardından silahlanma ayaklanma çağrıları yaptılar. 7 Haziran’dan sonra 15 Temmuz’da ben HDP’yi ziyaret ettiğimde konuştuğum anda Kandil’den silahlanma ve ayaklanma çağrısı geldi. Biz çözüm sürecine bağlıydık ama milletin birliği ve birliği daha önceliklidir. Bizimle konuşmak isteyenle konuşuruz. Mecliste özgür ortamda tartışırız. Son kalemizi yıkmak isteyenlere konuşacağımız tek dil milletin birliği ve beraberliği dilidir. 23 Temmuz’dan bu yana terörle mücadele konusunda ciddi bir durumdayız. Arkadaşlar, bütün vatandaşlarımıza, Ortadoğu’daki herkese seslenmek istiyorum. 2016 birliğin başlangıcı olsun. Kararlı bir şekilde mücadeleye başladık. Biz o karara direktif verirken, Allah şahittir ki zihnimde bu ülkenin birleştirici ruhunu ortaya çıkarmak vardı. Kim vatandaşın malına, canına ihanet ederse onunla mücadele edeceksiniz dedik. Bu mücadele bugün başarılı bir şekilde yürüyor. Şehitlere Allah’tan rahmet yaralılara acil şifalar diliyorum. Çınar’da Türk ve Kürt kadınlarını ziyaret ettim. Bir annenin yanık çocuğunun yanağını öptüğü zaman neleri düşünür. Bu bizim için mücadelenin bir parçası. Biz hiçbir zaman vatandaşlarımızı Türk mü, Kürt mü, Arap mı diye düşünmedik. Bu anlamda kırsalda umduklarını bulamayanlar şehirlerimizi mayınlarla yıkmaya çalıştılar. Burada halkımızın yanında oluğu için yılmadık. Vatandaşlarımız terör örgütünün çağrısına uymadı. Hepsine tek tek teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

    TERÖRLE MÜCADELE EYLEM PLANINI AÇIKLADI

    Başbakan Ahmet Davutoğlu konuşmasının son bölümünde terörle mücadele eylem planını 10 madde halinde açıkladı. Davutoğlu, terörle mücadele eylem planını şu maddelerle açıkladı:

    “Birincisi psikolojik unsur. Devlet ve millet arasındaki engeller kalkacak. Devlet olmak şefkat ile kudreti birleştirmektir. Karar alırken tereddüt etmeyeceksiniz dedim valilere. Meşru güç kullanan halktan güç alandır. Milletten hesap soranlara hesap soracağız. İkincisi kamu düzenini inşa edeceğiz. Kim olursa olsun ister DEAŞ ister PKK ister DHKP-C kim olursa olsun durdurulacak ve engellenecektir. Suriye’den ilk kaçan PYD’den kaçan KDP’li Kürtlerdi. Eşit vatandaşlık. Halka şefkat edilecek. 90’lı yıllara geri dönülmesine izin vermeyiz. Stanilist anlayışla halkı kendine köle etmeye çalışmasına izin vermeyiz. Üçüncüsü kapsamlı demokratik reform süreci. Seçimden sonra tüm siyasi parti başkanları ile görüştüm. HDP’den cevap ne oldu, gelir kaçak çayını içer gider, dediler. Kendi ülkemde istismar edilmeme izin verir miyim. Halk karşısında hiç olacak zalim karşısında güçlü şekilde davranırız. Gün bugündür çukur kazacağınıza anayasa komisyonuna gelin ne istiyorsanız söyleyin. 12 Eylül Anayasası, terör örgütü de emellerine ulaşamayacak. Barikatları çukurların arkasındaki çocukların beynini yıkayarak bir şey elde edemezsiniz. Dördüncüsü terörle mücadele çerçevesinde sosyal seferberlik ilan ediyoruz. Bütün yaralar sarılacak, Allah’ın izni ile göç etmek zorunda kalan vatandaşlarımızın gözyaşlarını siler yardım ederiz. Sur’dan, Cizre’den çıkan vatandaşlarımızı bu zalimlerin eline bırakmayız. Onlar huzur içinde uyumadıkça bize Ankara’da huzurlu uyumak haramdır. Yakıp yıkılan okullarımızı imar edeceğiz. Bugün Cizre’de yaralılar olduğu iddia edilen mekana evlerden herhangi bir hasta çıkarılıp bize teslim edilmedi. Cizre’de hastaneye 20’den fazla roket atıldı. Biz mücadeleyi terörle yapıyoruz vatandaşları aç bırakmayız. Terörden etkilenen öğrencilere barınma imkanı sunacağız. Sağlık hizmetinde eksik olan. Beşincisi 13 yıl içinde kalkındırdığımız bölge ekonomisini daha da kalkındıracağız. Bütün vatandaşlarımızın zararlarını telafi edeceğiz. Bunlar yangın çıkardılar bizler yangın yerinde gülistan kuracağız. Doğu ve güneydoğuda prim borçları ertelenecek. Halkbank kredileri ertelenecek çiftçi esnafa faizsiz kredi sağlanacak. İstihdam artışını arttıracak şeklinde hamle yapıyoruz. 200 milyar yatırım yaptık bölgeye. Barajlar, havalimanları yaptık, onlar ne yaptılar Yüksekova Selahaddin-i Eyyübi havalimanına saldırdılar. Silvan barajını engellemek için sabotaj yaptılar. Bu yatırımların hepsi tamamlanacak. 26.5 milyar lira 20016 2018 arasında yatırım yapılacaktır bölgeye. Altıncısı mekanı yeniden ihya edeceğiz. Bunu kentsel dönüşüm olarak konuşuyorlar ben böyle demeyeceğim. Diyarbakır, Mardin, Sivas, Kırşehir’de tarihi dokuyu koruyan şehir ihyası içinde olacağız. Sur’u tarihi özellikleri ile öylesine inşa edeceğiz ki bütün insanlık buradan ilham alacak. Mayınlarla bozulan kanallar rehabilite edilecek. Yedincisi etkin bir iletişim stratejisi gerçekleştireceğiz. Her yerde iletişim birimi oluşturulacak. Sekizincisi, yeni yasal idari düzenlemeler yapılacak. Büyükşehir yasası ihmal edildi. Yerel yönetimler yetkileri genişletilecek istismar edilmesine izin verilmeyecek. Yatırım yapmaktansa terör unsurların istihdam edilmesine izin verilmeyecek. Kim olursa olsun kamu hizmetinde izin verilmeyecek. Silahlı unsurlara yönelik her türlü önlem alacağız. Türkiye’yi silahtan arındıracağız. Dokuzuncusu milli birlik kardeşlik adımı atılacak yeniden. Milletin kendisidir. İstişare meclisi kurulması için talimat verdim. Herkesi muhatap alacağız elinde silah olanı almayacağız. Zulmedenleri muhatap almayacağız. Önce silahları bırakacaklar. Ondan sonra görüşme olacak. Onuncusu bütün Ortadoğu’da kapsamlı bir birleştirici ruh anlayışını başlatıyoruz. Buradan ırak’a, Erbil’deki Kürtlere, Musul’daki Araba, herkese sesleniyorum, hep berber olacağız inşallah. Hiçbirini ayırmadan kardeş bildik bileceğiz. Şimdi yeni bir dönem başlatıyoruz kardeşliği tesis edeceğiz. Ey Anadoluyu birleştiren Alparslan’ın ordusundaki torunlar, Selahattin-i Eyyübi askerleri, torunları Osmanlı’nın evlatları 1921 meclisi üyelerinin çocukları, Diyarbakır anneleri, şehit anneleri omuz omuza verin ve birleşin. Birleştirici Mardin ruhunun ışığıyla birlikte çalışalım. Biz son nefesimize kadar bunun yanında olacağız. Kim son kale olan bu ülkeyi sahipsiz bırakacağız, olacaksa karşısında olacağız”.

  • Başbakan Davutoğlu Mardin’de

    Başbakan Ahmet Davutoğlu, Mardin’de düzenlenen kardeşlik buluşmasında yaptığı açıklamada, yüzyıllardır bölgede birleştirici bir ruh ile parçalayıcı bir ruh olduğunu, bunun günümüzde de devam ettiğini belirterek, “Birleştirici ruhu hayata geçirmek için çalışacağız” dedi.

    Başbakan Ahmet Davutoğlu, Mardin Artuklu Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi Konferans Salonu’nda kardeşlik buluşması programına katıldı. Davutoğlu, açıklamalarına Mardin’in medeniyetini methederek başladı. Mardin’in kadim kültürü ve medeniyetlerinden söz ederek konuşmasına başlayan Başbakan Ahmet Davutoğlu, 7 düvele karşı 7 iklim ile mücadele ettiklerini söyledi. Başbakan Ahmet Davutoğlu, yüzyıllardır birleştirenler ve parçalayanlar şeklinde iki ayrı ruhun olduğunu dile getirdi. Hazreti Ömer’in Mardin’i fethettiği günden bu yana bölgede birleştirenler ve parçalayanların olduğuna dikkat çekerek, birleştirici ruhun her zaman daha etkin ve başarılı olduğunu kaydetti. Davutoğlu, yüzyıllardır devam eden parçalayıcı ruhun şimdilerde terör örgütü PKK tarafından sürdürüldüğünü dile getirdi. Başbakan Davutoğlu, “Alparslan’ın ordusunda bir Kürt ile Selehattin-i Eyyübi ordusunda bir Türk olmak arasında fark var mıdır? Ben bir Türkmen çocuğuyum sol yanımda Mehmet Şimşek bir Kürt, sağ tarafımda Karadenizli Numan Kurtulmuş, en uçta da Rumelili biri Mehmet Müezzinoğlu oturuyor. Hamd olsun bu topraklarda bütün çocuklar birleşti işte Türkiye harmanı bu. Sultan Alparslan’ın ordusunda bir Kürt Selahattin-i Eyyubi’nin ordusunda bir Türk omuz omuza vererek bu günlere geldik. Bugün yaktıkları Fatih Paşa Camisi de bir Türk ve bir Kürt tarafından yapılmıştır. Bu camiyi yıkanlar bu kardeşliği yıkmaya çalışmıştır. Bu parçalayıcı ruhu son zamanlarda PKK terör örgütü üstlenmiştir” diye konuştu.

    Hiç kimsenin bu birleştirici ruhu yok edemeyeceğini belirten Başbakan Ahmet Davutoğlu, birleştirici ruhu hayata geçirmek için çalışacaklarını söyledi. Başbakan Ahmet Davutoğlu, bütün dillere değer verdiklerini ve hiç birini yok saymadıklarını da söyledi. Davutoğlu, AK Parti hükümetleri tarafından atılan adımlarla Türkiye’deki bütün dillere büyük destek verildiğini belirterek, “Biz dilleri yok saymaya değil, mübarek kılmaya geldik” şeklinde konuştu.

  • Başbakan Davutoğlu Mardin’de (1)

    Başbakan Ahmet Davutoğlu, Mardin’de terörle mücadele eylem planını açıkladı. 10 maddelik eylem planını açıklayan Başbakan Davutoğlu, parçalayıcı, bölücü Moğol sömürücülerinin bugünkü ayağına karşı mücadelelerine sonuna kadar devam edeceklerini söyledi.

    Mardin Artuklu Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi’nde terörle mücadele eylem palanını açıklayan Başbakan Ahmet Davutoğlu, 2016 yılının birleştirici ruhun başlangıcı olmasını diledi. Türkiye’ye İslam’ın son kalesi olarak değerlendiren Başbakan Davutoğlu, “Bu son kaleyi savunmak ve birleştirici ruhu yıkmaya karşı mücadele için güvenlik kuvvetlerine talimat verdik, bu konuda çok kararlıyız. Büyük bir mücadele başlattık ve bu mücadelemiz başarılı bir şekilde yürüyor. Bugün mücadele yeni bir aşamaya geldi, kırsalda umduğunu bulamayanlar şehirleri yaşanmaz hale getirdi. Yeni dönemde bir tarafta terörle mücadele kararlı yürürken, diğer taraftan eylem planımızı da yürütüyoruz” dedi.

    Başbakan Ahmet Davutoğlu, terörle mücadele eylem planının hızlı bir şekilde yürürlüğe gireceğini ve bütün mağduriyetlerine giderileceğini açıkladı. Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından açıklanan 10 maddelik terörle mücadele eylem planı şöyle:

    “Birincisi psikolojik unsur, millet vicdanı ve hikmetiyle devlet aklını birleştireceğiz. Parçalayıcı ruh yerine birleştirici insan odaklı bir ruh oluşturacağız. Millet ile devlet arasındaki fark ortadan kalkacak, insan odaklı devlet anlayışı olacak. İkincisi kamu düzeni inşa edilecek. Kamu düzenini kim tehdit ederse mutlak suretle durdurulacak ve engellenecektir. Halka şefkat teröriste kudret gösterilecek, terörist ile halk ayrılacaktır. Üçüncüsü kapsamlı bir demokratik reform süreci. Başta anayasa olmak üzere Türkiye’deki bütün vesayet sistemini değiştirelim diyoruz. Öyle veya böyle 12 Eylül anayasası da vesayetçi zihniyette emeline ulaşamayacak. Dördüncüsü terörle mücadele esnasında terör saldırıları ve yürüyen operasyonlar çerçevesinde oluşan sosyal yaralar için tam bir sosyal seferberlik ilan edeceğiz. Allah’ın izniyle bu milletin bütün yaralarını sarar, gözyaşlarını dindirir geleceğe en iyi şekilde hazırlarız. Sur’dan, Cizre’den çıkan mazlumları bu zalimlerin eline bırakmayız. Göç edenler huzur içinde uyumadıkça Ankara’da bize huzurlu uyumak haramdır. Aile destek programını bölgeden başlatacağız. Her türlü ihtiyaçlar karşılanacaktır. Beşincisi 13 yıl içinde ayağa kaldırdığımız bölge ekonomisini daha da güçlendireceğiz. Vatandaşların terörden kayıplarını telafi edeceğiz. Yangın yerinde gül yetiştireceğiz. Bunlar yangın çıkardı biz yangın yerinde gülistan kuracağız. Bana iletilen her talep mutlaka yerine getirilecektir. İşveren prim borçları hiçbir gecikme zammı gözetmeksizin ertelenecek. Esnaf ve sanatkarların kredileri, çiftçilerin kredileri ertelenecek. İstihdam artışını yeniden oluşturacak şekilde yeni bir hamle başlatacağız. 200 milyar Türk lirası yatırım yaptık 13 yıl içinde doğu ve güneydoğuya. Biz yaptık onlar saldırı düzenledi. Üniversitesiz şehir bırakmadık ama onlar bütün bunları baltaladı. Çünkü biliyorlar istihdam olursa teröre gidecek genç bulamazlar. Yatırımların hepsi tamamlanacak. 2016 ile 2018 yılları arasında 26,5 milyar Türk lirası yatırım yapacağız. Altıncısı mekanın şehirlerin ihyası. Mardin Diyarbakır dokusu gibi yeni bir yasal düzenleme içerisindeyiz. Bütün tarihi şehirlerimiz yeni yasal çerçeve ile tarihi dokuyu koruyan ihya çabası içinde olacağız. Sur’u tarihi özellikleriyle öyle inşa edeceğiz ki bütün insanlık Diyarbakır’dan bahsedecek. Yedincisi etkin bir iletişim stratejisi oluşturacağız. Algı operasyonlarına karşı iletişim birimleri oluşturulacak. Sekizincisi yerel yönetim yetkileri genişletilecek ama yerel yönetimlerin istismarlarına asla müsaade edilmeyecek. Yapılan her harcama denetlenecek. Terörü teşvik eden mutlaka kamu hizmetinden men edilecek. Türkiye’yi mutlak anlamda silah ve patlayıcı maddelerden uzaklaştıracağız. Dokuzuncusu milli birlik ve kardeşlik anlamında yeni bir dönem başlayacaktır. Burada muhatap milletin ta kendisidir. Kanaat önderleri il ve ilçelerin ileri gelenlerinden oluşacak heyetlerle muhatap alacağız. Herkesle muhatap olacağız ama elinde silah olan kimseyi muhatap almayacağız. Onuncusu Türkiye’de değil Ortadoğu’da yeni bir kardeşlik dönemi başlaması için kapsamlı ve birleştirici bir ruh oluşturacağız. Türkiye her zaman birleştirici ruhu ayağa kaldıracaktır”.