Etiket: Manyetik

  • Felçliye Umut; Manyetik Uyarım

    İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi bir ilke imza attı. Diğer üniversite ve devlet hastanelerinde olmayan rTMS cihazını, Bilimsel Araştırma Projeleri Fonu (BAP) kapsamında alan İKÇÜ, felçli hastaların umudu oldu. Felçli hastaların tedavisinde 8 aydır kullanılan yeni cihaz sayesinde, yüz güldüren sonuçlar elde edildi.

    Yeni bir tedavi yöntemi olan rTMS tedavisi, İKÇÜ Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Kliniği’nde uygulanmaya başlandı. ABD’de dirençli depresyonun tedavisinde FDA onayı alan tedavi yöntemini felçli hastalar üzerinde uygulayan Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Aliye Tosun, cihazı 8 ay önce aldıklarını ve tedavilerini yürüttükleri hastalarda olumlu sonuçlar elde ettiklerini söyledi.

    Cihazın, sadece felçli hastaları iyileştirmede değil, beyin hastalıklarında ortaya çıkan konuşma bozukluklarında, Parkinson, Multipl Skleroz, omurilik yaralanmaları, denge bozuklukları, kulak çınlaması, kronik ağrılar gibi birçok hastalığın tedavisinde kullanılabildiği ifade edildi.

    AĞRI VE ACI YOK

    Tedavi sırasında hastanın ağrı ve acı hissetmemesinin, manyetik uyarım tedavisinin en büyük artılarından olduğunu belirten Doç. Dr. Tosun; “rTMS tedavisi ağrısız bir tedavi yöntemidir. Saçlı kafa derisinin üzerine yerleştirilen elektromanyetik bir bobin manyetik alan oluşturur. Bu manyetik alan beyinde hedeflenen bölgede akım oluşturarak, beyin hücrelerinin elektriksel iletisine etki eder, bu hücreleri harekete geçirir veya hareketini azaltır. Uyarı sayısı, uyarının ritmi, gücü ve süresi hastanın ihtiyacına ve amaçlanan etkiye göre hekimi tarafından belirlenir” dedi.

    “UMUT VADEDİYOR”

    Nörolojik rehabilitasyon alanındaki tedavi programlarının, 20-30 dakika süren en az 10 seanstan oluştuğunu söyleyen Doç. Dr. Tosun, şu ana kadar ciddi bir yan etkinin görülmediğini, en sık karşılaştıkları durumun, seanslar sonrası hafif baş ağrısı ve sersemlik hissi olduğunu dile getirdi. “Uluslararası literatürdeki çalışmaların sonuçları göstermektedir ki; rTMS tedavisi yakın gelecekte nörolojik rehabilitasyon alanında giderek daha çok kullanılacak olan ve umut vadeden bir tedavi yöntemidir” diyen Doç. Dr. Tosun, hastalara ücretsiz olarak ulaştırılan yeni tedavi yöntemi sayesinde, daha pek çok kişinin sağlığına kavuşacağını söyledi.

  • (Özel Haber) Kuvözlerde Eşik Değer Üzerinde Manyetik Alan Saptandığı İddiaları

    Yeni doğan kuvözlerinde yapılan ölçümlerde lösemiye neden olan eşik değer üzerinde manyetik alan değerinin saptandığı iddialarına yönelik açıklamalarda bulunan Gazi Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Kadriye Altok, son derece güvenilir ve yüksek teknolojili cihazların kullanıldığını belirtti.

    Gazi Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Altok, bir gazetede “Yeni Doğan Kuvözüne Dikkat” başlığıyla yayınlanan habere ilişkin açıklamalarda bulundu. Yeni doğan kuvözlerinde yapılan ölçümlerde lösemiye neden olan eşik değer üzerinde manyetik alan değeri saptandığı iddialarına yönelik haberlerin bir spekülasyondan öteye gidemeyeceğini belirten Altok, “Bizim yeni doğan ünitemizde uluslararası standartlara sahip teknolojik donanım mevcuttur. Son derece güvenilir ve yüksek teknolojili cihazlar burada bulunuyor. Ayrıca uluslararası standartlara sahiptir. Akademik personel son derece nitelikli ve donanımlıdır. Hastanemiz bebek dostu unvanına sahip bir kurumdur. Yeni doğan ünitelerinde takip edilen hastalar genellikle düşük doğum ağırlıklı prematüre bebekler ve bunların kuvözler dışında yaşatılmasına olanak yoktur. Bazen bu tür açıklamalar yapılabiliyor ve bu açıklamaları yapanlar akademik unvana sahip kişilerde olabiliyor ama her zaman bu açıklamalar kontrollü klinik çalışmalara dayalı bilimsel veriler olmuyor. Ama sansasyonel haberler halkın çok ilgisini çekiyor ve elbette anne babaları kaygılandırıyor. Bu denli donanıma sahip yeni doğan üniteleri zaten standartlara sahip olmayan, kalite belgesi olmayan cihazları bünyelerinde bulundurmazlar. Avrupa’da ya da Amerika’da ne kullanılıyorsa burada da aynıları kullanılıyor” diye konuştu.

    Manyetik alanların her yerde olduğuna dikkat çeken Altok, şöyle devam etti:

    “Cep telefonları, bilgisayarlar, televizyonlar gibi cihazlardan da manyetik alanlara maruz kalıyorsunuz. Bunlar kimi zaman engellenemez şeylerdir. Bu tür haberler spekülasyondan öteye gitmiyor. Bir risk oluşturur ya da oluşturmaz demek o kadar kolay değildir. Yüzde vermeye imkan yoktur böyle bir şey için. Ancak kuvözlerde takip edilen şu kadar sayıdaki bebek bu kuvözlerde takip edilmeyen ve tam olarak aynı koşullarda yaşayan şu kadar sayıda bebekle karşılaştırıldığında aralarında böyle bir fark oluşmuştur ve bunlar böyle bir risk oluşturmuştur demek lazım. Ama elinizde böyle veriler yok. Böyle veriler olmayınca da bu spekülasyondan öteye gitmez. Bir hava sıcaklığını ölçen meteoroloji uzmanı hava sıcaklığının düşmesi kalp krizi riskini arttırır dese bunun haber değeri olmaz. Yani bir meteoroloji uzmanı söylüyor bunu. Konunun uzmanlarına dönmek lazım, atıfta bulunan kliniklere dönmek lazım ve bununla ilgili objektif verilere ulaşmak lazım böyle haberleri yaparken. Bizim yeni doğan ünitemiz referans merkezlerden biridir. Son derece güvenilir bir merkezdir. Burada çok riskli hastalar takip ediliyor. Pek çok yerde kabul edilmeyen, takip edilemeyen özellikli işlemlerin yapıldığı merkezler. Bebekler daha doğmadan anne karnındayken riskler tespit ediliyor. Yeni doğan hekimleri bebek doğduğu andan itibaren orada oluyorlar, bebeği karşılıyorlar ve takibini yapıyorlar. Ünitemiz son derece gelişmiş ve Türkiye’nin örnek merkezlerinden biridir.”

    Gazi Üniversitesi Hastanesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebru Ergenekon ise konuya ilişkin şunları söyledi:

    “Çeşitli elektronik cihazların elektromanyetik alanlarıyla ilgili endişeler her zaman vardır. Saç kurutma makinelerinden cep telefonlarına kadar. Tabi ki yüksek teknolojiyle işleyen ünitelerde ki cihazların elektromanyetik alanlarıyla ilgili de çeşitli görüşler vardır. Ama yeni doğan ünitelerinde özellikle kullanılan cihazlar dünya standartlarında belli kriterler gözetilerek üretilen cihazlardır. Bizim ünitemizde ki cihazlar da ileri teknoloji kullanan diğer dünya ülkelerindeki yeni doğan ünitelerindeki cihazlardır. Her yerde ne kadar risk varsa bu ünitedeki cihazların da riski o kadardır. İleriye yönelik bazı şeyleri şimdiden kestirmek mümkün değildir. Şuan da kullandığımız antibiyotiklerin de ilerde ne tür etkilere sahip olabileceğini bilmediğimiz gibi maruz kaldığımız çeşitli cihazlardan çıkabilecek etkilerin de ilerideki sonuçlarını değerlendirmek mümkün değildir. Ama şuandaki bilgilerimize göre kullandığımız cihazların olabilecek minimum zarara sahip olduğunu biliyoruz.”