Etiket: Mantar

  • Türkiye’nin Rakipsiz Olduğu 20 Milyon Euroluk Mantar Pazarı Çinlilerin Eline Geçti

    Türkiye’nin rakipsiz olduğu yıllık 20 milyon Euroluk mantar pazarı Çinliler’in ele geçti. İlkbaharda kırsaldaki yurttaşların önemli bir gelir kaynağı olan doğal kuzugöbeği mantarını kültür ortamında yetiştiren Çin, Avrupa pazarında 90 ila 280 Euro arasında alıcı bulan Türk köylüsünün topladığı kuzugöbeği piyasasına büyük darbe vurdu.

    KUZUGÖBEĞİ MANTARI ÜRETEN ÇİN, KÖYLÜNÜN KABUSU OLDU

    Oraktan kilime, sarımsaktan kestaneye kadar pek çok mal ve üründe yerli ürünlerin rekabet gücünü ortadan kaldıran Çin mallarının arasına mantar da girdi. Nisan ayıyla birlikte orman köylülerince toplanmaya başlanan ve kırsalda yaşayan halk için önemli bir gelir kaynağı olan, Toroslar’dan Batı Karadeniz’e ülkenin pek çok bölgesinde yetişen kuzugöbeğinin tazesi 90, kurutulmuşu ise 280 Euro’ya kadar alıcı buluyor. Ancak İsviçre, Fransa, Belçika ve Almanya gibi Avrupa ülkelerine satılan kuzugöbeğini kültür ortamında yetiştiren Çinliler, Türk orman köylülerinin kabusu oldu.

    ÇARPICI GERÇEK TARIMIN BAŞKENTİNDE ORTAYA ÇIKTI

    Antalya’da bölgesel bir TV’de Gazeteci Pelin Gel Ağan’ın hazırlayıp sunduğu “Tarımın Başkenti” isimli programda konuşan Gıda Mühendisi ve doğal mantar ihracatçısı Zafer Duru, Türkiye’de yılda yaklaşık 600 ton kuzugöbeği mantarı toplandığını belirterek, bunun 300 tonunun dondurularak, 100 tonunun taze, geri kalanının ise kurutularak satıldığı bilgisini verdi.

    ÇİN PİYASAYA GİRDİ, TÜRKİYE KUZUGÖBEĞİ AVANTAJINI YİTİRDİ

    Kuzugöbeği mantarının Türkiye’de yetiştiği dönemin, Avrupa’da Paskalya dönemine denk geldiğini ve bu dönemde en yüksek fiyattan alıcı bulduğunu dile getiren Duru, ancak Çin’in kültür ortamında kuzugöbeği mantarı yetiştirip piyasaya sürmesiyle Türkiye’nin geçmişe göre bu avantajını yitirdiğine dikkat çekti.

    ’DOĞAL’ İBARESİ KOYUP TÜRK MANTARIYLA AYNI FİYATTAN SATIYORLAR

    Türkiye’de doğadan toplanan kuzugöbeğinin kilosunun tazesinin 90 Euro , kurutulmuşunun ise 180 ila 280 Euro arasında ihraç edildiğini anlatan Duru, Çinlilerin ürettikleri kuzugöbeğini de doğal Türk mantarıyla aynı fiyattan ve ’doğal’ ibaresiyle sattıklarını belirterek, “Çinliler, kuzugöbeğinin en pahalı olduğu dönemi yakaladılar ve bizden önce piyasaya sürdüler. Ve bizim hazırladığımız 90 Euroluk tabağı şu an afiyetle yiyorlar. Kültüre almalarına rağmen ’doğal’ diye satıyorlar. Herhangi bir sertifikaları yok. Son dönemlerde ’organik’ ibaresini kullanıyorlar. Kuzugöbeği mantarı tablada iki gün içinde bozulur ama Çin’den gelenler bir hafta dayanıyor. Nasıl dayanıyor? Muhakkak kimyasal koruyucular kullanılıyor” diye konuştu.

  • Fethiye’de Mantar Festivali Coşkusu

    Muğla’nın Fethiye ilçesinde Mantar Festivali coşkusu ile Turizm Haftasıyla birleşince çifte açılış yapıldı.

    Başta Japonya ve Avrupa ülkeleri olmak üzere pek çok ülkede aranan Kuzu göbeği mantarı ile üzümcülük, Şarapçılık ve Dastar dokumacılığının tanıtılması için her yıl geleneksel olarak yapılan Kuzu Göbeği mantar festivali açılışı turizm haftası açılışıyla birlikte Üzümlü mahallesinde gerçekleştirildi.

    Muğla’nın Fethiye ilçesi Yeşil Üzümlü mahallesinde bu yıl 8. Düzenlenen 3 gün devam edecek kuzu göbeği mantar festivali açılışına Fethiye Kaymakamı Ekrem Çalık, Garnizon Komutanı Jandarma Yarbay Faruk Akıncı, Belediye Başkanı Behçet Saatcı, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Fen Fakültesi biyoloji bölümünden prof. Dr. Mustafa Işıloğlu, Emniyet Müdürü Hakan Aşık, Fethiye Otelciler birliği başkanı Yavuz Torunoğulları, Ak parti İlçe Başkanı Kadir Sarıhan, Sivil toplum kuruluşları başkan ve üyeleri, Daire Amirleri ve çok sayıda vatandaş ile yöredeki turistler katıldı. Fethiye’ye yaklaşık 20 kilometre uzaklıktaki Üzümlü mahallesine büyük canlılık ve coşku getiren çifte kutlama nedeniyle vatandaşlar kurulan stantlarda kuzu Göbeği mantarı ve diğer mantar çeşitleri ile yöreye has dokuma dastar ürünleri ile yörede yapılan Şarap ve diğer el sanatlarının satışını da yapıyor. Açılışa 2 bini aşkın yerli ve yabancı vatandaşların katıldığı Festivalde belediye bandosu eşliğinde saygı duruşunda bulunulup İstiklal marşımız söylendi. Vatandaşların davul zurna ve delbekler önünde kadın erkek saatlerce oynadığı mantar festivalinde vatandaşlara kazanlarda pişirilen mantar çorbası ve kızartması dağıtıldı. Fethiye Şef mavi Aşçılar derneği ile yöre kadınlarının birlikte kazanlarda pişirilen mantar çorbası mahalle ortasında dağıtılırken izdiham yaşandı. Bin 200 kişilik pişirilen mantar çorbası için vatandaşlar uzun kuyruklar oluşturdu. Mantar çorbası kısa sürede tükenirken Mantar kızartmasından tadabilmek için vatandaşlar birbirleriyle yarıştılar. Açılış töreninde Turizm haftası nedeniyle düzenlenen komposizyon yarışmasında dereceye giren Kübra Tunç, Sinem Özalp, Arzu Argıç ile Afiş dalında dereceye giren Şefika Pekin Mesleki ve Teknik Anadolu lisesi öğrencileri Nimet Özal, Mine Güneş , Esra Ayat, Kuzu göbeği mantar festivali nedeniyle düzenlenen şiir yarışmasında dereceye giren Yüksel Altun,Okan Teke, Duygu Işıklı, Komposizyon dalında Zeynep Karadere, Mehmet Güdücü, Arzu Argıç’a ödüllerini Kaymakam Ekrem Çalık Garnizon komutanı Faruk Akıncı, Belediye Başkanı Behçet Saatcı,Emniyet Müdürü Hakan Aşık sundular.Törende Yeşil Üzümlü Anadolu lisesi öğrencilerinin halk oyunları gösterileri ilgiyle izlendi. Halk oyunu sergileyen öğrenciler oyun sonunda büyük alkış aldılar.

    Yeşil Üzümlü Muhtarı Erkan Arıcan ” Kuzu göbeği festivalinin belediyemizin katkılarıyla her yıl yapılmaya devam edilmelidir” dedi.

    Birleşmiş Milletler sürdürülebilir Turizm danışmanı ve Türkiye Küçük oteller başkan yardımcısı Emre Karabacak “Fethiye için sürdürülebilir turizm yeni bir turizm çeşiti değildir. Bütün turizm alanlarında yerel halkın desteği ile mutlaka uygulanması gereken turizm olayıdır” dedi.

    Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Fen Fakültesi biyoloji bölümünden prof. Dr. Mustafa Işıloğlu’da Mantar festivalini 8 yıldan bu yana gerçekleştirdiklerini söyleyerek 8 yılda gelinen süreci anlattı. Işıloğlu mantarın yerinden sökülmeden koparılmadan nasıl hasat edildiğini öğreterek güzel sonuçlar aldık. Amacımıza ulaştık. Her yıl doğal üretim daha iyi şekilde gelişiyor.

    Fethiye Belediye başkanı Behçet Saatcı TUİK’in güvensiz ilan ettiği Fethiye’de önümüzdeki hafta yapılacak birbirinden güzel ulusal ve uluslararası etkinlikleri anlatarak “bu festival de amacına ulaşmıştır. Üzümlü bölgesinin Dastarını Atölyelerle, Üzümünü ruhsatlı şarap üretimiyle, Mantarı da yine geçim kaynağı olarak sağlatmaya devam edeceğiz” dedi. Saatcı Meralar ile ilgili çıkarılan son kanunu da eleştirdi

    Fethiye Kaymakamı Ekrem Çalık’ta Çevre Temizliği ve hijyene duyarlı gıda sunumunda sağlığa dikkat eden Turizmci profilini sağlamak zorunda olduklarını belirterek Fethiye’de kurum ve kuruluşlarla her yönüyle güvenli biçimde turizme hazırız. Asayiş ve güvenlik endişemiz yok. Terörün istediği her zaman endişe yaratmaktır. Buna pirim verilmeyecektir. Biz turizm değerlerimizi uzak Doğu’ya Japonya ’ya Çin’e kadar uzatacağız.” Diye konuştu.

    Törenin ardından yöreye has mantar çorbası ikramı sırasında izdiham yaşanırken vatandaşlar ve yöredeki turistler Mantar çorbasına adeta bayıldıklarını söylediler. Mantar çorbasını pişiren aşçılar da bin 200 kişilik çorba kısa sürede tükendi” diye konuştular.

  • Isınan Hava Mantar Enfeksiyonunu Tetikliyor

    Özel Deva Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Kadir Sezen, cilt hastalıklarının en yaygın türlerinden mantar enfeksiyonunun havaların ısınmasıyla arttığına dikkat çekti.

    Mantar hastalığı genellikle kıl, deri ve tırnak gibi keratinize dokulara yerleşen mikrobik bir enfeksiyon olduğunu belirten Dr. Kadir Sezen, “Özellikle havaların ısınmasıyla ve yaz aylarında mantar artar. Tedavi edilmediği durumlarda mantar üzerine başka enfeksiyonlar eklenebilir. Lenf bezlerine yayılarak lenfanjit denen lenf bezi iltihabı yapabilir. Selüloit ve erizipel gibi cilt ve cilt altı yumuşak doku enfeksiyonuna sebep olabilir. Derimizde dost mantarlar da bulunmaktadır. Fakat sıcağın, terlemenin ve kapalı ayakkabıların da etkisiyle onlar da artıp hastalık oluşturabilmektedir” dedi.

    Dr. Kadir Sezen, mantar hastalığının kaşıntı, kızarıklık, sulanma, sertleşme, kalınlaşma veya pullanma şeklinde kendini gösterdiğini dile getirerek, “Eğer hastalık baş bölgesindeyse, önce çevresi kırmızı, ortası beyaz, yuvarlak bir alan belirir, sonra bu alan genişleyerek yayılır. Ayak parmaklarında, kaşıntı ve rahatsızlık hissiyle birlikte, parmak aralarında ıslak, beyaz, ölü deri parçaları görülür. Tanı; mantarın ciltte oluşturduğu değişikliklerin tanınması ile konmakla birlikte kesin tanı; mikroskopla alınan parçaların incelenmesi ile konur. Ciltten alınan kazıntı ayrıca laboratuvara gönderilerek kültürde üremesi değerlendirilebilir” diye konuştu.

    “MANTAR NEM VE SICAKTA ARTAR”

    DR. Sezer, mantarın bulaşıcı olduğunu hatırlatarak, hastalığın nem, terleme ve sıcaklıkla artabileceğini vurguladı. Sezen, “Özellikle yaşadığınız evde mantarı olan başkaları varsa potansiyel olarak ayak mantar adayısınız demektir. Mutlaka onların da tedavi olması gerekmektedir ki aile sürekli birbirine mantar bulaştırmasın. Yıkandıktan sonra ayak parmak aralarının nemli kalması mantarı tetiklediği gibi havuz, duşakabinler ve ortak kullanılan terliklerden de mantar bulaşabilmektedir. Hastanın ayrı havlu, terlik kullanması ve bunun gibi basit tedbirler alması bulaşmayı önlemek için yeterlidir. Ayak ve tırnak mantar hastalıkları tedavi edilmediklerinde vücudunuzun diğer bölümlerine yayılabilir, yakınlarınıza bulaşabilir veya vücudunuzda bakterilere bağlı daha ciddi enfeksiyonlara neden olabilir” ifadelerini kullandı

    MANTARIN GÖRÜLME ALANLARI

    Dr. Sezen mantar hastalığının yaygın görülme alanları konusunda da hatırlatmada bulundu. Sezen, “Aşırı terleyen insanlarda, ayakların duş, yüzme ve abdest sonrası nemli kalması, aşırı el yıkama, çamaşır ve bulaşık gibi nedenlerle ellerin sürekli ıslak kalması, hastalığa zemin hazırlar. Ortak terlik, ayakkabı ve çorap kullanımı, AIDS başta olmak üzere bazı enfeksiyon hastalıklarında, topikal ve sistemik bazı ilaçların uzun süre kullanımında, ergenlik öncesi özellikle kırsal kesimde yaşayan çocuklarda sıklıkla saçlı deride, gebelikte, diabetlilerde ve kanser hastalarının ileri döneminde, vücut direnci kırılmış hastalarda görülür” ifadelerine yer verdi.

    HASTALIĞIN TEDAVİSİ

    Sezen, mantar hastalıklarının tedavisinde ilk basamak mantar oluşumu için gerekli nedenlerin ortadan kaldırılması ile başladığını ifade etti. Uzman hekim kontrolünde ilaç tedavisi yapılması gerektiğini anlatan Kadir Sezen, “Mantar oluşumunun görüldüğü bölgenin nemden arındırılması amacıyla iyice kurulanması ve pudra kullanılması etkili olabilir. Ayrıca ayakkabı, terlik, havlu, iç çamaşırı, tırnak makası gibi kişiye özel ürünlerin temizliği oldukça önemlidir. Bu ürünler kişiye ait olmalı, kesinlikle ortak kullanımda olmamalıdır. Mantar hastalığının tedavisinde hastanın ailesinin ya da ev arkadaşlarının temizliği oldukça önemlidir. Gerekli durumlarda tedaviye onlar da dahil edilmelidir. Mantar tedavisinde diğer bir aşama ise antifungal (mantar karşıtı), antimikotik ilaçların kullanımıdır. Bu amaçla topikal -deriden uygulanan- kremler ve yaygın, dirençli vakalarda ve tırnak mantarlarında ağız yoluyla alınan tabletler, kapsüller doktor kontrolünde kullanılabilir. Tedavi genellikle 3-4 haftayı bulabilir. Tırnak mantarlarında (onikomikozis) ise tedavi dört aya ulaşabilir. Uygulanan tedavinin sürekliliği önemlidir. Kesinlikle ilaçlar doktor ve eczacı danışmanlığında, önerilen şekilde kullanılmalıdır” şeklinde konuştu

    MANTARDAN KORUNMA

    Dr. Sezen son olarak mantardan korunmak için önerilerde bulundu. Mantardan korunmanın en önemli unsurunun temizlik ve kurulanma olduğunu vurgulayan Sezen, “Ayaklarınızı her gün yıkayın.

    Özellikle ayak parmak araları olmak üzere, ayaklarınızı tamamen kurulayın. Yazın dar ve kapalı ayakkabı giymekten kaçının. Pamuklu çoraplar giyin ve her gün çoraplarınızı değiştirin. Sentetik materyelllerden yapılmış çorapları giymeyin. Mümkünse evde ayaklarınız açık olsun. Başkasının havlu ve terliğini kullanmayın. Tırnaklarınızı kısa tutun. Tırnaklarınızı deterjan ve kimyasal maddelerden koruyun” tavsiyesinde bulundu.

  • En Çok Karnabahar, Mantar Ve Brokoli Tercih Ediliyor

    Kış aylarının yavaş yavaş etkisini göstermesiyle birlikte vatandaşlar pazarda en çok karnabahar, mantar ve brokoliyi tercih ediyor.

    Bilecik’te Hürriyet Mahallesi’nde her pazartesi günü kurulan pazartesi pazarında tezgahlarda yer alan sebzelerden karnabahar, mantar ve brokoli müşterilerden oldukça talep görüyor. Pazartesi pazarında sebze satıcısı olan Hasan Yıldız, müşterilerinin kış aylarının vazgeçilmez sebzeleri olan karnabahar, mantar ve brokoliyi tercih ettiğini belirterek, “Karnabahar ve brokoli Antalya, mantar ise bizim bölgede yetişiyor. Karnabaharın kilosu 3 lira, tanesi 5 lira olmakla birlikte havaların dengesiz olmasından dolayı karnabahar ve brokoli fazla yetişmedi tam olarak. Yetişmediğinden dolayı fiyatları pahalı. Brokolinin kilosunu da 4 liraya satıyoruz ama talepler güzel. Bu dönemde vatandaşın yiyeceği yiyecekler bunlar olduğu için istiyorlar. Bu mevsimde diğer sebzelere göre bunları yemek daha sağlıklı ve uygun. Halkımız da televizyon ve gazetelerde ne görürse bir an önce ondan alayım diyor. Biri çıkıyor diyor ki brokoli çorbası her derde deva o hafta brokoli satışları tavan yapıyor. Bizim işlerimiz televizyon kanallarına bağlı oldu artık” dedi.

  • Dr. Küçük, Mantar Zehirlenmelerine Karşı Uyardı

    Elbistan İlçe Sağlık Müdürü Dr. Mustafa Murat Küçük, doğada kendiliğinden yetişen mantarların zehirli olabileceğine dikkat çekerek, vatandaşları uyardı.

    “Mantar zehirlenmeleri, özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında yağışların bol olduğu mevsimlerde görülmektedir. Doğada birçok zehirli mantar bulunmakla birlikte doğal ortamlarda yetişen ve yapısında zehirli madde bulunan şapkalı mantarların taze, kurutulmuş veya konserve olarak çiğ ya da pişirilerek yenmesi sonucunda gelişen ve ölümle de sonuçlanabilen ciddi zehirlenmeler meydana gelmektedir” diyen Dr. Murat Küçük, yaptığı yazılı açıklamada, şunları söyledi:

    “Ölümle sonuçlanan bitkisel kaynaklı zehirlenmelerin yüzde 50’si yabani mantarlardan kaynaklandığından dolayı vatandaşlarımızın bu konuya çok dikkat etmeleri gerekmektedir. Mantar yemek isteyenlerin bakkallarda, marketlerde ve çeşitli satış noktalarında satılan denetimli, paketli, üretim ve son tüketim tarihi belli olan, ambalajı bozulmamış ürünleri tüketmeleri sağlıklı ve güvenli olacaktır. Olası mantar zehirlenmelerinin belirtileri mantarda bulunan zehrin niteliğine göre değişmektedir. Belirtiler, bazı mantar türlerinin yenmesini takiben 2 saat sonra, bazı mantar türlerinin yenmesini müteakiben de 6 saat sonra ortaya çıkabilir. Mantarın yenmesini takiben 2 saat gibi kısa bir sürede zehirlenme belirtilerine sebep olan mantarların yenmesi durumunda; sersemlik, uykuya meyil, tansiyon düşüklüğü, bulanık görme, yüz-boyunda kızarma, nabızda artış, ağızda metal tadı, bulantı, kusma ve terleme görülebilir. Yendikten 6 saat sonra gelişebilen zehirlenme belirtileri ise; bulantı, kusma, ishal, ateş, nabız artışı, karın ağrısı ile daha sonra karaciğer ve böbrek bozuklukları ile bu organların bozukluklarına bağlı belirtiler şeklindedir. Hastanın mantar yeme hikayesi ile zehirlenme bulguları birlikte değerlendirilerek mantar zehirlenmesi olup olmadığına karar verilmeye çalışılır. Yenen mantarın uzman kişilerce incelenmesi de zehirlenmenin teşhisinde yardımcı olmaktadır. Ancak, bu konuda yapılacak en doğru hareket, mantar yiyen bir kişide yukarıda verilen belirtilerin görülmesi halinde en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmasıdır. Zehirlenmeler konusunda bilgi almak isteyen vatandaşlarımız 114 numaralı Ulusal Zehir Danışma Merkezi’ne danışabilirler.”