Etiket: mandalinanın

  • Mandalinanın ununu da yaptılar

    Meşhur Bodrum mandalinasından üretilen ürünlerin arasına bir yenisi daha eklendi. Reçelinden, lokumuna, çikolatasından, sabununa kadar birçok ürünü bulan mandalinanın ununu da yaptılar.

    Bodrum mandalinasından üretilen yiyecek, içecek ve kozmetik ürünlerine bir yenisi daha eklendi. Bodrum’da mandalina bahçesi olan ve lokum üretimi yapan iş adamı Erman Aras mandalinadan un yaptı. Kurutulmuş mandalinalar öğütülerek elde edilen mandalina unu pastalarda, kızartmalarda ve şekerleme ürünlerinde kullanılabiliyor.

    İlham kaynağı katkısız lokum oldu

    Kendi bahçesinden hasat ettiği mandalinalarla katkısız mandalina lokumu yapmaya karar veren Erman Aras lokumu yaptıktan sonra üstüne nasıl bir un kullanacağına karar veremedi. Elinde bulunan mandalinaları kurutup değirmende öğüten Aras, kuru mandalinadan un elde etti. Aras, daha sonra şeker ilavesiz, katkı maddesi bulunmayan mandalina lokumunun üzerini mandalina unu ile kapladı. Mandalina bahçesinde kurduğu araştırma merkezinde mandalinadan çerez, lokum, gazlı içecek gibi birçok ürün üreten Aras, mandalinadan un yaparak yeni bir ürün daha elde etmiş oldu.

    Birçok üründe kullanılabilir

    Ürettiği lokumların üzerini kaplamak için Mandalinadan un yapan Aras, ürettiği unun bir çok alanda kullanılabileceğini ifade etti. Mandalina ununun kızartmalarda, pastalarda, şekerlemelerde ve bir çok üründe kullanılabileceğini belirten Erman Aras şu sözlere yer verdi “Mandalina çok çeşitli alanlarda kullanıla bilen bir meyvedir. Mandalinayı kuruttuğunuz zaman cips olarak atıştırmalık olarak yiye bilirsiniz. Kurutulmuş mandalinayı una da çevirebilirsiniz. Una çevrilen Mandalina bir çok alanda kullanıla biliyor. Başta kekler olmak üzere pastalarda kullanılabilir. Pastacılığın yanı sıra mandalina unundan balığınızı da çok rahatlıkla kızartabilirsiniz. Biz farklı amaçlarla da kullanıyoruz. Mandalina lokumu yapıyoruz. Şekersiz, su katmaksızın kendi mandalina suyundan yapıyoruz. Şekersiz mandalina lokumumuza şeker kullanmadığımız için üzerine pudra şekeri de kullanamıyoruz. Bunun için yaptığımız mandalina unu ile birlikte üstünü kaplıyoruz. Böylece tam Bodrum kokan bir ürün elde etmiş oluyoruz” dedi.

  • Limon ve mandalinanın “fahiş fiyat” yolculuğu

    Türkiye’deki narenciye ihtiyacının 3’te birinin karşılandığı Adana’daki bahçelerde limonun kilosu 1.5 lira, mandalinanın ise 50 kuruştan satılırken nakliye, ambalajlama, depolama, aracı masrafları ile satıcı karları yüzünden ürünlerin fiyatları tüketiciye ulaşıncaya kadar 7 misline kadar katlanıyor. Türk Mühendis Mimar Odaları Birliği’ne (TMMOB) bağlı Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Adana Şube Başkanı Semih Karademir, üretici ve tüketici arasındaki makasın daraltılması için üreticilerin kooperatifleşerek depolama, ambalajlama ve nakliye işlemlerini kendilerinin yaparak maliyeti azaltmaları gerektiğini söyledi.

    Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre Türkiye’de bulunan 1 milyon 150 dönüm turunçgil alanının 410 bin dönümü Adana’da yer alıyor. Türkiye’nin narenciye alanlarının 3’te 1’inin bulunduğu kent ayrıca 1 milyar dolar civarındaki narenciye ihracatının 400 milyon dolarını karşılıyor.

    TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Semih Karademir, nisan ayındaki don ve haziran ayındaki aşırı sıcaklar nedeniyle limon rekoltesinin yüzde 30 azaldığını, bu nedenle fiyatların arttığını kaydetti.

    İhracatta en önemli limon türü olan enterdonat türünün geçen yıl kilosu 1 lirayken bu yıl 2.2 liraya yükseldiğini kaydeden Karademir, iç piyasada tüketilen mayer türü limonun ise dalındaki kilogram fiyatı 1.5 lirayken marketlerde 5 liraya kadar yükseldiğini ifade etti.

    “Üreticiler iktidar yardımıyla kooperatifleşmeli”

    Mandalinaya ilişkin bilgiler de aktaran Karademir, dalında kilosu 50 kuruş eden mandalinanın marketlerde 3.5 liraya satıldığını ve makasın bu kadar yüksek olmasının üreticilerin örgütsüzlüğünden kaynaklandığını dile getirdi.

    Üreticilerin mutlaka bir araya gelerek, yerel ve genel iktidarlar yardımıyla kooperatifleşmesi gerektiğini vurgulayan Semih Karademir, “Örgütsüzleşme nedeniyle kaynaklanan maliyet artışı tüm yaş sebze ve meyvelerdeki sorunumuzdur. Özellikle turunçgillerde ürünlerin hasat edildikten sonra soğuk hava depolarına alınması, ambalajlanması, birkaç kez yapılan nakliye giderleri, aracı karları en sonunda da market, manav karları ürünlerin fiyatlarının katlanmasına sebep oluyor” diye konuştu.

    “Paketlemede işçilik önemli bir maliyet kalemi”

    Bir paketleme tesisinin kalite kontrol mühendisi Dora Çiftçikal ise hasat edilen ürünlerin kendilerine geldikten sonra sarartma ve paketleme işlemleri yaptıklarına değinerek şunları dile getirdi:

    “Sarartma denilince insanlar sağlığa zararlı, korkulacak bir şey zannediyor ama biz bunu doğal ısıtma ve serinletme yoluyla yapıyoruz. Zaten doğada etilen, karbondioksit, oksijenimiz var. 1 aylık süreci yaşlandırarak 4-5 güne indirgiyoruz. İnsan sağlığına herhangi bir zararı yok. Daha sonra meyveler yıkanıyor, mumlanıyor. Bantlarla işçilerimizin önüne geliyor, limonlar fileleniyor, mandalinalar ise kutulara diziliyor. Burada işçilik de önemli bir maliyet kalemi. Ham maddeler ise dünya piyasası hareketlenince maliyeti artırıyor. En sonunda da nakliye masrafları eklenince ürünler tüketiciye fiyatları katlanmış olarak ulaşıyor.”