Etiket: Malkoç

  • Kamu Başdenetçisi Malkoç: “İnsanlığın huzura, demokrasiye, insan haklarına ve barışa ihtiyacı var”

    Kamu Başdenetçisi (Ombudsman) Şeref Malkoç, insanlığın huzura, demokrasiye, insan haklarına ve barışa ihtiyacı olduğunu söyledi.

    Malkoç, Portekiz Büyükelçisi Paula Leal da Silva ve Ukrayna Büyükelçisi Andrii Sybıha’ı makamında ağırladı. Ukrayna Büyükelçisi Sybıha, Türkiye’nin stratejik ortak değil aynı zamanda dost ve kardeş ülke olduğunu söyledi. Mevlana’nın bir sözünü hatırlatan Sybıha “Türkçe konuşamadığım için özür dilerim. Mevlana’nın dediği gibi aynı dili konuşanlar değil aynı duyguları paylaşanlar anlaşır. İkili ilişkilerimizi stratejik ortaklık seviyesine çıkarmayı başardık. Bu başarı cumhurbaşkanlarımızın dostlukları sayesinde olmuştur. Bu yıl da ikili ilişkilerimizde çok sembolik bir yıl, Ukrayna ve Türkiye arasında diplomatik ilişkilerin 25. yıl dönümünü kutluyoruz. Gerçekten bizim içinde önemli bir yıl olacak. Bu bağlamda da Türkiye Ukrayna’nın toprak bütünlüğünün ve egemenliğinin korunmasının özellikle Kırım konusunda sergilediği tutum için teşekkür etmek istiyoruz. Dostluğumuz farklı seviyelerde de gelişiyor. Geçen sene 1 milyondan fazla turist Ukrayna’dan Türkiye’ye gelip ziyaret etmiştir. Bu da farklı boyutlarda da ilişkilerimizin gelişmesinin bir göstergesidir. Ukrayna’dan gelen turistler sizin için herhangi bir sorun yaratmamışlardır. İnsan hakları ihlali de yoktu. Şunu ifade etmek isterim ki her türlü iş birliğine hazırız” şeklinde konuştu.

    Büyükelçi Sybıha’ı makamında ağırlamaktan onur duyduğunu ifade eden Malkoç ise, “Ukrayna ile Türkiye’nin derin dostlukları var. Arzumuz bunların gelişerek, artarak sürdürülmesi. Bunda Büyükelçi Andrii Sybıha’nın büyük katkısı olacağından eminim. Türkiye’de yeni göreve başlamasına rağmen Türkiyeyi iyi biliyor. Bu konuda çok istekli, arzulu ve sempatik. Karadeniz’in güneyinde biz, kuzeyinde Ukrayna inşallah Karadeniz’i dostluk gölüne dönüştürürüz. Sorunları çözeriz diye umut ediyorum. Biz Kamu Denetçisi olarak Türkiye’deki işleyişiyle alakalı şikayetleri inceliyoruz. Türkiye’de iyi yönetim ilkelerinin gelişmesi, hukukun yerleşmesine katkıda bulunmaya çalışıyoruz. Özellikle dünyada gelişen insan hakları ihlalleri bizi son derece rahatsız ediyor. Avrupa’da yaşanan ırkçılık, yabancı düşmanlığı bütün ülkelerin mücadele etmesi gereken hususlar bunlar. Çünkü insanlığın huzura, demokrasiye, insan haklarına ve barışa ihtiyacı var. Özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nde alınan kararlar insan hakları açısından bizi son derece rahatsız etmiştir. Bir ülkenin halkına komple yasak koymak insan haklarına aykırıdır. 5 yaşındaki çocuğa kelepçe takmak kötü bir şeydir. Özellikle de bunu bir hükümet sözcüsünün savunması çok daha kötü bir şeydir” ifadelerini kullandı.

    Malkoç, Portekiz Büyükelçisi Paula Leal da Silva’nın hayırlı olsuna geldiğini kaydederek, “Nezaketinden dolayı teşekkür ediyorum. Kendisini ağırlamaktan dolayı memnun olduğumu ifade ediyorum” diye konuştu.

    Portekiz Büyükelçisi Paula Leal da Silva, “Çok kısa bir süredir Türkiye’deyim. Ülkenizin çok önemli bir tarihi var. Çok önemli bir konumu var. Dolayısıyla ülkenizi çok seviyorum. Burada sizlerle birlikte olmaktan onur duyuyorum” şeklinde konuştu.

  • Malkoç: “BM, Avrupa ve İslam ülkelerinin önemli bir kısmı ’mülteciler’ konusunda sınıfta kaldı”

    Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, mülteciler konusunda Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği ve İslam ülkelerinin önemli bir kısmının sınıfta kaldığını söyledi.

    Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, Kilis Belediye Başkanı Hasan Kara’yı makamında ziyaret etti. Belediye Başkanı Kara, ziyarette yaptığı konuşmada, Kilis’in küçük bir sınır ili olduğunu ama yüreğinin büyük olduğunu ifade ederek, “Avrupa Birliği’nin ’300-500 mülteci’ diyorlar onlar, -biz misafir diyoruz- almakta zorlandığı bir dünyada yaşarken, Kilis merkez nüfusu 93 bin 400 olmasına rağmen 135 bin Suriyeli misafire ev sahipliği yapıyoruz. Dünya tarihindeki savaşlarda göçler olmuştur, kendi nüfusundan fazla belirli bir yere bölgeye gelinmiştir. Ama kavganın ve gürültünün olmadığı hiçbir dönem olmamıştır. Kilis yüzde 60 misafir ağırlamasına rağmen, yüzde 60 masarif yüzde 40’ı yerli halk olmasına rağmen, hiçbir zaman kavga etmemiş, paylaşmış evini, sokağını, işini her şeyini paylaşmış, dünya tarihine altın harfler ile yazdıracak bir örneği sergilemiştir. Kilis Belediye Başkanı olarak Kilis’e başkanlık yapmaktan gurur duyuyorum” dedi.

    “Fırat Kalkanı haklıdır, meşrudur”

    Başkan Kara, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bugün 18 Ocak, dünyanın en vahşi terör örgütü DEAŞ’ın ülkemize, dolayısıyla Kilis’e saldırısının yıldönümü. 18 Ocak’ta füzeler atılmaya başlandı. Birçok insanımız şehit oldu, birçok insanımız yaralandı. Birçok maddi hasar meydana geldi. Daha da önemlisi belki de DEAŞ terör örgütü Türkiye’ye kendi ülkesini savunamaz hale geldiği imajı vermeye çalıştı. Sayın Cumhurbaşkanımızın dirayeti ile hükümetimizin dik duruşu ile 15 Temmuz’u yaşamış bir Türk Silahlı Kuvvetleri’nin dik durmasıyla Fırat Kalkanı Operasyonu gerçekleşti. Fırat Kalkanı niye yapıldı diyenler, gelsin Kilis’i görsünler, Kilis’teki yaşantıyı görsünler, bizim insanımızın nerede ise psikolojisi bozulmuştu. Fırat Kalkanı onun için haklıdır, meşrudur. Ve devam etmesi zaruridir diye düşünüyoruz.”

    Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç ise, Suriye’de iç savaş nedeniyle 4-5 yıldan beri 3 milyona yakın insanın Türkiye topraklarına geldiğini ifade ederek, “Türkiye’nin çeşitli bölgelerine, Urfa, Mardin, Ankara’dan, İstanbul’a kadar bazıları çadır kentlerde, bazıları konteyner kentlerde bazıları da şehirlerde yaşamaktadırlar. Bu nüfusun en yoğun olduğu yer Kilis’tir. Kendi nüfusunun 1.5 misli nüfusu Suriye’den gelen nüfusu içinde barındırmakta, buna misafirlik yapmaktadır. Kolay bir olay değil, bu gönül büyüklüğü ister, bu yürek ister, bu iman ister. Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği, İslam ülkelerinin önemli bir kısmı bu hususta sınıfta kalmıştır. Zengin İslam ülkelerinin bazı fonlarının nerelerde harcandığını biz biliyoruz” diye konuştu.

  • Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç Kilis’te

    Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, “Avrupa’da milli geliri çok olan ülkeler, bu konuda 100 tane, 200 tane veya 500 tane mülteciyi almamak için nasıl direniyorlar. Sadece Kilis tek başına 135 binin üzerinde misafiri ağırladığını söyledi.

    Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, Kilis Valiliği ziyaretinde Vali İsmail Çataklı, Kilis Belediye Başkanı Hasan Kara ve diğer yetkililer tarafından karışlandı. Malkoç burada yaptığı açıklamada, tarih boyunca bulunduğumuz coğrafyanın sıkıntılara maruz kaldığını ifade ederek, “Dünyanın en kritik 3 bölgesi; Kafkaslar, Balkanlar ve Ortadoğu. Bunun kesiştiği noktadayız, adeta tarih tekerrür ediyor. Dünyada ne zaman hareketlenmeler olsa, nüfus hareketlenmeleri olmuşsa, batıdan doğuya, güneyden kuzeye, Anadolu hep nasibini almıştır. Bu coğrafya önemli bir coğrafya, çok şükür ki Türkiye’de son 200 yıllık döneminin en kuvvetli olduğu bir dönemde, hem millet olarak, hem devlet olarak, sorunlarımız yok mu var. Ancak bu sorunların üstesinden gelecek kudrette ve kuvvetteyiz. Siyasi kararlılık ve irade var. Bu çok önemli, her şeyden önemlisi ülkemizde siyasi istikrar var. Devlet krizi yok, sorunları çözmek için dirayet sahibi, feraset sahibi, dünya lideri bir cumhurbaşkanımız var. Bunlar bizim avantajlarımızdır” dedi.

    Malkoç, Türkiye’de 4 milyona yakın mülteci bulunduğunu ifade ederek, “Bunların 3 milyonu komşumuz Suriye’den gelen misafirlerimiz, bunların en büyük yükünü sınır illeri çekiyor. Kilis bu alanda müstesna bir yeri var. 18 Ocak Kilis’e roketlerin atılmaya başlandığı bir gün çok şükür bunun üstesinden geldik, gelmeye devam ediyoruz. Biz Kamu Denetçiliği kurumu olarak, insan hakları açısından bu sorun hangi aşamada, nasıl gidiyor, çalışmalar hangi düzeyde, bunların daha iyi hale getirilmesi nasıl olur, hem bunun tespitini yapmak, bu tespiti yaptıktan sonra Türkiye’nin yapmış olduğu bu güzel çalışmanın bütün uluslararası alana taşımak niyetindeyiz. Çünkü bu yapılan güzel şeylerin dünyaya anlatılması gerekiyor. Avrupa’da milli geliri çok olan ülkeler, bu konuda 100 tane, 200 tane veya 500 tane göçmeni, mülteciyi almamak için nasıl direniyorlar. Sadece Kilis tek başına 135 binin üzerinde misafirimizi ağırlıyor. Suriyelilerin yüzde 75’i vatandaşlık istiyor. Aslında vatandaşlık isteyen daha çok da daha doğrusu çadır ve konteynerlerden 5 yıldızlı kent kurulmuş, soruyor; ’ben vatandaşlığa geçersem buradan ayıracak mısınız’ diye, ’ayıracağız’ deyince, ’ben vatandaşlığa geçmek istemiyorum.’ Bunlar bizim güzelliklerimizdir” diye konuştu.

  • Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç Kilis’te

    Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, “Avrupa’da milli geliri çok olan ülkeler, bu konuda 100 tane, 200 tane veya 500 tane mülteciyi almamak için nasıl direniyorlar. Sadece Kilis tek başına 135 binin üzerinde misafiri ağırladığını söyledi.

    Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, Kilis Valiliği ziyaretinde Vali İsmail Çataklı, Kilis Belediye Başkanı Hasan Kara ve diğer yetkililer tarafından karışlandı. Malkoç burada yaptığı açıklamada, tarih boyunca bulunduğumuz coğrafyanın sıkıntılara maruz kaldığını ifade ederek, “Dünyanın en kritik 3 bölgesi; Kafkaslar, Balkanlar ve Ortadoğu. Bunun kesiştiği noktadayız, adeta tarih tekerrür ediyor. Dünyada ne zaman hareketlenmeler olsa, nüfus hareketlenmeleri olmuşsa, batıdan doğuya, güneyden kuzeye, Anadolu hep nasibini almıştır. Bu coğrafya önemli bir coğrafya, çok şükür ki Türkiye’de son 200 yıllık döneminin en kuvvetli olduğu bir dönemde, hem millet olarak, hem devlet olarak, sorunlarımız yok mu var. Ancak bu sorunların üstesinden gelecek kudrette ve kuvvetteyiz. Siyasi kararlılık ve irade var. Bu çok önemli, her şeyden önemlisi ülkemizde siyasi istikrar var. Devlet krizi yok, sorunları çözmek için dirayet sahibi, feraset sahibi, dünya lideri bir cumhurbaşkanımız var. Bunlar bizim avantajlarımızdır” dedi.

    Malkoç, Türkiye’de 4 milyona yakın mülteci bulunduğunu ifade ederek, “Bunların 3 milyonu komşumuz Suriye’den gelen misafirlerimiz, bunların en büyük yükünü sınır illeri çekiyor. Kilis bu alanda müstesna bir yeri var. 18 Ocak Kilis’e roketlerin atılmaya başlandığı bir gün çok şükür bunun üstesinden geldik, gelmeye devam ediyoruz. Biz Kamu Denetçiliği kurumu olarak, insan hakları açısından bu sorun hangi aşamada, nasıl gidiyor, çalışmalar hangi düzeyde, bunların daha iyi hale getirilmesi nasıl olur, hem bunun tespitini yapmak, bu tespiti yaptıktan sonra Türkiye’nin yapmış olduğu bu güzel çalışmanın bütün uluslararası alana taşımak niyetindeyiz. Çünkü bu yapılan güzel şeylerin dünyaya anlatılması gerekiyor. Avrupa’da milli geliri çok olan ülkeler, bu konuda 100 tane, 200 tane veya 500 tane göçmeni, mülteciyi almamak için nasıl direniyorlar. Sadece Kilis tek başına 135 binin üzerinde misafirimizi ağırlıyor. Suriyelilerin yüzde 75’i vatandaşlık istiyor. Aslında vatandaşlık isteyen daha çok da daha doğrusu çadır ve konteynerlerden 5 yıldızlı kent kurulmuş, soruyor; ’ben vatandaşlığa geçersem buradan ayıracak mısınız’ diye, ’ayıracağız’ deyince, ’ben vatandaşlığa geçmek istemiyorum.’ Bunlar bizim güzelliklerimizdir” diye konuştu.

  • Malkoç: “Mülteciler konusunda milletin hizmetlerini dünyaya anlatacağız”

    “Göç ve Mülteciler” çalışması ile Kamu Baş Denetçisi Şeref Malkoç, göç ve mülteciler konusunda insanlığın vicdanını temsil eden hizmetleri dünyaya duyuracaklarını söyledi.

    Kamu Baş Denetçisi Şeref Malkoç, bazı ziyaret ve incelemelerde bulunmak için geldiği Kahramanmaraş’ta valiliği ziyaret etti. Kahramanmaraş Valisi Vahdettin Özkan ile Büyükşehir Belediye Başkanı Fatih Mehmet Erkoç tarafından karşılanan Malkoç, göç ve mülteciler konusunda milletin hizmetlerini dünyaya duyuracaklarını söyledi.

    Mülteciler noktasında Avrupa ülkelerinin tutumunu eleştiren Malkoç, “Geçen sene bu zaman Suriye ile ilgili Cenevre’de Barış Konferansı düzenlendi. Bu toplantıya Türkiye gözlemci olarak bile çağrılmadı. Ama aradan bir yıl geçti. Geçen sene Ocak ayındaki toplantıya gözlemci olarak çağrılmayan Türkiye Astana’da Suriye barış sürecinin başlatıcı ve kurucu unsurlarından biri oldu Rusya ile birlikte” diye konuştu.

    Göç ve mülteciler noktasında çalışmaların aralıksız sürdüğünü belirten Malkoç, “Kamu Denetçiliği Kurumu olarak göç ve mülteciler konusunda bir çalışma yapıyoruz, rapor hazırlıyoruz. Bu rapor hazırlandıktan sonra 2 Mart 2017 Perşembe günü 2 gün sürecek olan uluslararası bir sempozyum yapacağız. Bu sempozyumun açılışı Cumhurbaşkanlığı millet kongre merkezinde Cumhurbaşkanımız tarafından olacaktır. Bu rapor Türkiye’de bu konuyla alakalı devlet kurumlarımızın, sivil toplum kurumlarımızın ve milletimizin yaptığı çalışmayı, fedakarlığı, insanlığın haysiyetini ve onurunu kurtaran bu mücadele ve çalışmayı bütün geniş imkanlarıyla ve detaylarıyla ortaya koymak, yapılan güzel çalışmaları tespit edip bununla ilgili dünyaya da sesimizi duyurabildiğimiz kadar duyurmak” dedi.

    “BM’ye kayıtlı mültecilerin yarısından fazlasını Türkiye barındırıyor”

    Önce geçici denilen, bir müddet sonra dönecek denilen insanların ülkemize gelmesinin 6.yıla girdiğini belirten Malkoç, şöyle devam etti:

    “Bu insanlarla ilgili Türkiye’de sosyal uyumun sağlanması, koordinasyonunun sağlanması, bunların ileride Suriye’de iç savaş sona erdiğinde Türkiye ile dostluk bağlarının artması, aynı zamanda da niyeti bozuk olan, ülkemiz üzerinde hesabı olan bazı yabancı unsurların, Türkiye’nin güvenliğine yönelik yapacakları yanlışlıkların hangi tedbirlerle önleneceğinin karşılıklı görüşülmesidir. BM’ye kayıtlı mültecilerin yarısından fazlasını Türkiye barındırıyor. Kolay bir olay değil bu. Olağanüstü bir olay. 3 milyona yakın Suriyeli var. Afganistanlı, Pakistanlı, Iraklı, Somalili, Afrikalı, bunları da saydığımız zaman 4 milyon mülteci var ülkemizde. Türk milleti, Maraşlılar, Gaziantepliler, Hataylılar, İstanbullular bu insanlarla ekmeklerini paylaşıyorlar. Bu insanlarla okullarını paylaşıyorlar, bu insanlarla geleceklerini paylaşıyorlar. Özellikle Avrupa’da Gayri Safi Milli Hasılası veya milli geliri bizden daha fazla olan ülkeler 10 tane, 100 tane, 200 tane mülteci için tartışma yapıp kavga çıkarıyorlar, alalım mı almayalım mı diye. Avrupa’da sivil toplum örgütleri mülteciler gelmesin, ekmeğimizi bölüşmeyelim, okullarımızı paylaşmayalım diye gösteri yaparken bizdeki sivil toplum örgütleri bu insanlara bağırlarını açıyorlar. Diyorlar ki, bu insanlar iç savaştan kaçmış, bunların anneleri ölmüş, babaları ölmüş, kadınlar dul kalmış, çocuklar yetim kalmış. Kucağını açıyor. İşte bizim insanımızın gönlünün genişliği ve medeniyetler arasındaki fark bu. Ben inanıyorum ki dünyada hakim olan barıştır, huzurdur, barış ve huzur da bu insanlara gönlünü açan Anadolu kadim medeniyetinin insanları tarafından sağlanacaktır.”

    Geçen sene bu zamanlarda Suriye ile ilgili Cenevre’de Barış Konferansı düzenlendiğini hatırlatan Malkoç, “Bu toplantıya Türkiye gözlemci olarak bile çağrılmadı. Ama aradan bir yıl geçti. Geçen sene Ocak ayındaki toplantıya gözlemci olarak çağrılmayan Türkiye Astana’da Suriye barış sürecinin başlatıcı ve kurucu unsurlarından biri oldu Rusya ile birlikte. Dışişleri Bakanımızın açıklamasıyla Amerika’yı da davet edeceğiz. 1 yıl içerisinde bu kadar fark var. İnşallah 2018’in Ocak ayına girdiğimizde hem Suriye’de daha çok huzur ve barış gelecek. Kadim Suriye şehirleri Halep, Şam başta olmak üzere yeniden inşa edilecek. Biz Kamu Denetçiliği Kurumu olarak bu insanlığın vicdanını kanatan olaya halkımızın bulduğu çözümü yerinde göreceğiz. İnsan hakları açısından tespitler yapacağız. Ve daha iyi nasıl olabilir, bunları raporlaştıracağız. Türkiye’nin bu hizmetini, bu milletin insanlığın onurunu temsil eden bu hizmetini, insanlığın vicdanını temsil eden bu hizmetini bütün dünyaya anlatmaya çalışacağız” ifadelerini kullandı.