Etiket: maliyetlerinin

  • ATO’da “Dünya Ticaretinde Firma Maliyetlerinin Azaltılması” paneli

    Ankara Ticaret Odasında (ATO) “Dünya Ticaretinde Firma Maliyetlerinin Azaltılması Rekabetin Artırılması Stratejileri” konulu panel düzenlendi.

    Gümrük ve Ticaret Müfettişleri Derneği tarafından düzenlenen “Dünya Ticaretinde Firma Maliyetlerinin Azaltılması Rekabetin Artırılması” paneli ATO Meclis Salonu’nda yapıldı. Ticaret Bakanlığı Bakan Yardımcısı Gonca Yılmaz Batur ile eski Ticaret Bakan Yardımcısı Fatih Metin’in katıldığı panelin açılışında ATO Başkanı Gürsel Baran bir konuşma yaptı. Ülkelerin ekonomik gücünün artmasında dış ticaretin önemli bir unsur olduğunu kaydeden Baran, “Uluslararası rekabet gücü ürünün depodan çıkıp diğer ülkedeki depoya varana kadar olan süreçteki tüm masraf ve sürelerle belirleniyor” dedi.

    Türkiye’nin son dönemde yatırım ortamını iyileştirmeye yönelik çok sayıda düzenlemeyi hayata geçirdiğini anlatan Baran, bu çalışmaların Dünya Bankasının “İş Yapma Kolaylığı Endeksi”nde Türkiye’yi 17 basamak yükselterek 43’üncü sıraya yerleştirdiğini söyledi. İş yapma kolaylığı kriterlerinden birinin de sınır ötesi ticaret yapma kolaylığı olduğunu kaydeden Baran, gümrükleme maliyetleri, dış ticaret için gerekli belge sayısı, bu belgelerin maliyetleri, alınma sürelerinin de endekste yer aldığını anlattı.

    Baran, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği öncülüğünde kurdukları Gümrük ve Turizm İşletmeleri Anonim Şirketi ile gümrük kapılarının modernizasyonunu yaptıklarını hatırlatarak, “Modernizasyon sonrası, sınır kapılarında saatler süren beklemeler dakikalara indi, araç ve yolcu geçiş süreleri iki kat hızlandı. Kilometreleri bulan araç kuyrukları sona erdi. Hareketli kamera sistemleri, tırların içini görüntüleyen X-ray cihazları, elektronik kantar, plaka okuma sistemleri sayesinde sınır ticaret de, ulaştırma da kolaylaştı” ifadelerini kullandı.

    Baran, yılda 6 milyon aracın geçtiği gümrüklerde gerçekleştirilen bu modernizasyonun dış ticarette rekabete katkıda bulunacağını ifade etti. Ticaret Bakanlığının son yıllarda yaptığı “Tek Pencere Sistemi”, “Bilgisayarlı Gümrük Etkinlikleri Sistemi” gibi projelerle işlem sürelerini kısaltarak ticareti kolaylaştırdığını anlatan Baran, “Dünyada bütün ezberleri bozacak yeni bir sanayi devrimi yaşanıyor. Dördüncü sanayi devrimi denen bu gelişim, eşyanın menşei, mülkiyet hakkı, patent, lisans, lojistik, yazılım ve sistem entegrasyonlarını yeniden düzenlemek zorunda bırakacak. Türkiye olarak dış ticaretin kolaylaştırılmasına yönelik çalışmaları bir an önce tamamlamamız ve dördüncü sanayi devrimini yakalamaya çalışmamız gerekiyor” diye konuştu.

    “En hızlı ve en kolay ticaretin adresi Türkiye”

    Ticaret Bakanlığı Bakan Yardımcısı Gonca Yılmaz Batur ise, “Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsü”, “Yerinde Gümrükleme”, “Tek Durak Tek Pencere”, “Varış Öncesi Gümrükleme” çalışmalarından bahsederek, Ticaret Bakanlığı olarak son dönemde yaptıkları faaliyetlerin tamamının ticareti kolaylaştırmak amacı taşıdığını ve devrim niteliğinde olduğunu söyledi. Batur, uygulamaya koydukları yüksek güvenlikli projelerde amaçlarının ticaret erbabını kriminal vaka olarak görmek değil, ticareti hızlandırmak olduğunu söyledi. Batur, “Türkiye’yi en hızlı ve en kolay ticaretin adresi haline getirebilecek uygulamalar yapmayı amaçlıyoruz” şeklinde konuştu.

    Türkiye’nin Dünya Bankasının hazırladığı “İş Yapma Kolaylığı Endeksi”nde 17 sıra birden yükselerek 43’üncü sıraya yerleşmesinin çok önemli olduğuna dikkat çeken Batur, Dünya Bankasının bu raporu yatırımcıya doğrudan adres gösterme niteliği taşıdığını kaydetti.

    “Rekabetin en önemli noktası maliyettir”

    Eski Ticaret Bakan Yardımcısı Fatih Metin ise, konuşmasında bakanlık olarak “En kolay ticaret en güvenli ticaret” sloganıyla çalışmalar yürüttüklerini hatırlatarak, “Ticaretteki rekabetçiliğin en önemli noktası maliyettir. Siz ne kadar az maliyetle pazara çıkarsanız o kadar rekabet etme şansınız yüksek olur. Bu nedenle bütün işlemlerde kolaylık ve hızı Gümrük ve Ticaret Bakanlığı çok iyi bir şekilde uyguluyor ve uygulamaya devam ediyor” diye konuştu.

    Özel sektörün hızlı ve pratik anlayışının kamuya yansıması gerektiğinin altını çizen Metin, “Dünyanın en büyük 10 ekonomisini hedefliyorsak işleri kolaylaştırmamız lazım. Yüksek teknolojiye geçmemiz, yüksek katma değerli ürünler ihraç etmemiz lazım” ifadelerini kullandı.

    Açılış konuşmalarının ardından panele geçildi. Moderatörlüğünü Prof. Dr. Ersan Öz’ün yaptığı panelde Gümrükler Genel Müdürü Mustafa Gümüş, Gümrük ve Ticaret Başmüfettişi Önder Uysal, eski Gümrük Müfettişi Sercan Bahadır, Gümrük ve Ticaret Müfettişleri Derneği Başkanı Sami Ceyhan konuşma yaptı. Panele ATO Başkanı Yardımcısı Halil İbrahim Yılmaz da katıldı.

  • Tekstil üreticisi girdi maliyetlerinin düşürülmesini istiyor

    Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) 38 No’lu Tekstil, Konfeksiyon ve Ayakkabı Sanayi Meslek Komitesi Başkanı Ali Şimşek, yüksek girdi maliyetleri ve sürekli değişkenlik gösteren döviz kurları sebebiyle rekabetçi yapıyı korumakta güçlük çektiklerini belirterek, girdi maliyetlerinin düşürülmesini istediklerini söyledi.

    Sektöre ilişkin değerlendirmelerde bulunan Şimşek, sürekli değişkenlik gösteren döviz kurları nedeniyle hammadde fiyatlarında artış yaşandığını belirterek, yüksek işçilik maliyetinin de sektörde sıkıntılar oluşturduğunu kaydetti.

    “Rekabetçi yapıyı korumakta zorlanıyoruz”

    Rekabetçi yapının korunmasının önemli olduğunu, fakat gün geçtikçe rekabetteki güçlerini korumakta zorluk çektiklerini savunan Şimşek, bunda en önemli etkenin ise döviz kurları olduğunu kaydederek, “Dolar 3.5 TL iken müşterimize bir fiyat veriyoruz, kısa süre sonra dolar 4 liraya çıkınca fiyatlarımızı güncelliyoruz ama çok geçmeden bu kez dolar 4.5 TL’ye yükseliyor ve biz bir daha fiyat güncellemesi yapamıyoruz. Çünkü müşterimiz de bizden aldığı ürünü başkasına satıyor ve onun da fiyatlarına bu güncellemeyi yansıtma imkanı olmuyor. Bu durumda ciddi sıkıntılar yaşıyoruz” dedi.

    “İşçi maliyetleri azalırsa işsizlik sorunu da çözülür”

    Sektörün en önemli sorunlarından birinin girdi maliyetini personel giderlerinin oluşturduğunu ifade eden Şimşek, “Bilindiği üzere tekstil, konfeksiyon sektörü emek yoğun bir sektör. Çok sayıda işçi çalışıyor olması nedeniyle işçilik maliyetlerinin minimum düzeyde olması rekabetçi yapımızın güçlenmesi adına büyük önem taşıyor. Oysa ülkemizde mevcut durumda işçinin eline geçen asgari ücret oldukça düşük olmasına rağmen işverene maliyeti oldukça yüksek. İşçi belki bin 600 TL maaş alıyor ve aldığı bu ücretten hoşnut kalmıyor ancak bunun işverene maliyeti en azından 2 bin 500 TL’ye denk geliyor. Maalesef sanayicinin bu kadar yükü kaldırabilecek bir gücü yok. Yeni dönemde hükumetten beklentimiz bu maliyetleri aşağı çekebilecek çalışmalara öncelik vermeleri olacak. Maliyetlerin aşağı çekilmesi halinde yalnızca sanayicinin rekabetçi yapısı güçlenecek, işsizlik sorunuyla mücadeleye de önemli katkılar sağlanmış olacak” ifadelerini kullandı.

    “Mersin dünya markalarına üretim yapıyor”

    Deneyimsiz personel sorununu ise İçel Sanayi Araştırma Teknoloji Geliştirme ve Eğitim Vakfı (İSGEV) gibi kurumların verdiği eğitimlerle çözme yoluna gittiklerini belirten Şimşek, bu yöndeki eğitimlerin artırılması gerektiğini dile getirdi. Mersin’de tekstil ve konfeksiyon sektörünün oldukça güçlü olduğunu vurgulayan Şimşek, özellikle Mersin Serbest Bölge’sindeki imalatçıların tümünün yurt dışındaki dünya markalarına üretim yaptığını bildirdi. Dünya markalarının çalıştıkları firmalardaki denetimlerini çok sıkı tutması nedeniyle kalitenin her geçen gün yükseldiğini ve diğer illerin bu alanda önüne geçtiklerini belirten Şimşek, bunun dünyadan ek talepler olarak geri döndüğünü söyledi.