Etiket: maliyetinin

  • Kahtalı: “Depremzede konutları maliyetinin yüzde 40 altına verilecek”

    Kahtalı: “Depremzede konutları maliyetinin yüzde 40 altına verilecek”

    AK Parti Malatya Milletvekili Hakan Kahtalı, “Depremzedeler için yapılan konutlar maliyetinin yüzde 40 altına ve üstelik 20 yıl da faizsiz ve vadeli olarak vatandaşlarımıza teslim edilecek. Hak sahiplerine bu yılsonu itibariyle konutlar teslim edilecek” dedi.

    AK Parti Malatya Milletvekili Hakan Kahtalı, Malatya Gazeteciler ve Televizyoncular Cemiyetini ziyaret etti.

    Ziyarette ilk olarak konuşan Malatya Gazeteciler ve Televizyoncular Cemiyeti Başkanı Fatih Avcı, “Dünya olarak bir Pandemi sürecinden geçiyoruz. Bu süre zarfında vekillerimizin Malatya için yaptıkları çalışmaları yakından takip ediyoruz. Doğru şartlar altında onlar da bir taraftan Covid-19 riskine karşı önlemler alırken bir taraftan da toplumun her köşesinde sorunları dinlemeye gayret gösterdiler. Hakan Kahtalı Vekilimiz de gerçekten Malatya’yla özellikle de yerel medyayla büyük bir yakınlık içerisinde ve sorunları yakından takip ediyor. Kendilerine destek oldukları Malatya’nın önünü açtıkları her proje için Malatya kamuoyu adına teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı.

    Milletvekili Hakan Kahtalı ise TBMM’nin kapalı olduğu 2-3 aylık bir dönemde, hem kongreleri hem de görevli bulundu Doğu Anadolu’daki teşkilatlardaki görevi gereği oradaki kongrelerle ilgili çalışmaları yürüttüklerini belirterek, “ Aynı zamanda Malatya’mıza yapılan yatırımları değerlendirmek ve bir an önce ve daha hızlı bir şekilde Malatya’mızın, burada yaşayan kardeşlerimizin hizmetine sunabilmek için de gayret içerisinde olduk” dedi.

    “Depremzede konutları maliyetinin yüzde 40 altına verilecek”

    Malatya’da meydana gelen depremlere de temas eden Kahtalı, “Malatya’da 24 Ocak depreminde 4 kardeşimiz de vefat etti. Onlara da Allah’tan rahmet diliyorum. Deprem hayatın bir gerçeği. İlimiz fay hattı üzerinde. Bunun için de biz tedbir alarak depreme dayanıklı yeni konutlar yapmamız gerekiyor. Bu anlamda Sayın Cumhurbaşkanımız depremden hemen sonra Çevre ve Şehircilik Bakanımız ile İçişleri Bakanımıza ‘bu yılsonu itibariyle konutlar bitmiş olsun’ talimatlarıyla çalışmalar çok hızlı bir şekilde sürüyor. Pütürge’de, Doğanyol’da, Kale’de, Battalgazi’de ve Yeşilyurt’ta depremden hasar görmüş konutların yenilenmesi çalışmaların büyük bir kısmını Allah nasip ederse bu yılsonu itibariyle de teslim etmiş olacağız. Vatandaşlarımıza olduğu gibi yansıtmayalım diye de Sayın Cumhurbaşkanımızdan yaptığımız talepler doğrultusunda çok büyük oranda indirimler gerçekleştirildi. Konutlarda yüzde 40’a yakın süspanse fiyat uygulandı. Maliyetinin yüzde 40 altına ve üstelik 20 yıl da faizsiz ve vadeli olarak vatandaşlarımıza, hak sahiplerine bu yılsonu itibariyle konutlar teslim edilecek. Kırsaldaki konutları da önümüzdeki yılın ilk 6 ayında inşallah teslime edeceğiz. Bu Malatya’mız için çok önemli bir şeydi. Bunun dışında hak sahibi olmayan ve konutları yıkılan vatandaşlarımıza da yine sosyal konut projesi kapsamında TOKİ vasıtasıyla, TOKİ şartlarında yine uygun taksitlerle yapılacak. Onlara da konutlar teslim edilecek” şeklinde konuştu.

    Korona virüs dönemine de değinen Kahtalı, “Covid-19 sürecinde ülkemiz ve dünyada bir süreç yaşıyoruz. Covid-19 bilinmeyen bir mikrop. Bu maalesef ölümcül sonuçlar doğuran bir hastalık. Bu süreçte de Malatya’mızda iyi bir sınav verdiğimize inanıyorum. Tüm sağlık çalışanlarımıza bu konuda teşekkür ediyorum. İnşallah bu süreci atlatacağız diye umut ediyorum. Sayın Cumhurbaşkanımız bu yılsonu itibariyle Allah nasip ederse inşallah yerli aşıyı da vatandaşlarımızın hizmetine sunacağımızı ifade etmişti. İnşallah yerli aşımız da yılsonu itibariyle tamamlanmış olur ve bu hastalıktan kurtuluruz diye umut ediyorum” ifadelerini kullandı.

    TMO’nun kayısı alımı

    Toprak Mahsulleri Ofisi’nin kuru kayısı alımı konusunu da dile getiren Hakan Kahtalı, “ 2 gün önce yıllardır takip ettiğimiz bir konu olan Toprak Mahsulleri Ofisi’nin kayısı alımı. Bu Malatya’da AK Parti döneminde siyaset yapan bütün arkadaşlarımızın talebiydi. Bütün arkadaşlarımız bu işin fındık, üzüm ve incirde olduğu gibi kayısının da Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından satın alınması, devlet güvencesinin oluşturulması, en azından bir taban fiyatın belirlenmesi konusunda defalarca Tarım Bakanımıza, başbakanlarımıza ve Cumhurbaşkanımıza iletmiştik. Ama o dönemlerde hep bize şu cevap gelmişti. ‘Biz Toprak Mahsulleri Ofisi olarak ürünü alalım ama koyacak yeriniz yok.’ Bizim bir depoya ihtiyacımız var. Bu depoda herhangi bir depo olmaz. Soğuk hava deposu lazım. Bununla da ilgili de güzel çalışma yaptık ve 2 lisanslı depoyu Malatya’mıza kazandırıyoruz. Toplamda 11 bin ton kuru kayısıyı muhafaza edilecek depomuz olacak. Toprak Mahsulleri Ofisi’nin açıkladığı fiyatın hakikaten Malatya’daki üreticilerimiz ve bütün çiftçilerimiz için, Malatya ekonomisi için gerçekten çok önemli bir adımdı. Bu anlamda Sayın Cumhurbaşkanımıza, Tarım Bakanımıza Malatyalılar adına şükranlarımı bir kez daha ifade ediyorum. Bu yıl ürünümüz az, 70-80-85 bin ton aralığında bir ürünümüz var. Gelecek yıl bu ürün 110-120 bin tonlara çıktığında şu anda 20 liraya satılan ürün 16’ya düşecekti. Ama şu anda bir taban fiyat belirlenmiş oldu. Önümüzdeki yıl ürün isterse 150 bin ton olsun bu rakamların altına düşmeyecek. Köylünün malı artık fiyatı garantili bir şekilde gelecek. Bir ilde böyle bir ürün yok. Bir ile tarımsal ürün olarak 45 günde üretilip, yapılıp, kaldırılıp satışa getirilen ve 300 milyon dolar bir ile katkı sağlayan bir ürün hiçbir ilde yok. Bu Allah’ın bize bir nimeti. Bunun kıymetini bilmemiz lazım. 300 milyon dolar, bu fiyat kalitesini belirledikten sonra Allah nasip ederse hedefimiz 500 milyon dolara çıkartmak. Bunun 70-80 bin tonunu 21 liradan satacağız ama önümüzdeki yıllar 120 -130 bin tonu sattığımız zaman bu rakamlar 500 milyon gibi bir rakama yükselecek” dedi.

    Bilboard konusu

    Malatya Büyükşehir Belediyesi ile Yeşilyurt Belediyesi arasında yaşanan bilboard reklam panoları sorunun sorulması üzerine Kahtalı şunları söyledi:

    “Bu güncel yaşadığımız bir sorun. Her iki belediye de Malatya’mıza hizmet eden belediye ve ikisi de AK Parti belediyeleri. Belediye başkanlarımız arasında herhangi bir sorun yok. Sadece bürokratik, alttaki elemanların birbirinden diyalog eksikliğinden kaynaklı sıkıntılar var. Ana arterlerdeki reklam panoları Büyükşehir Belediyesi’nin kontrolünde olan alanlar. Bu alanların da düzenlenmesi gerekiyor. Biz bunu serbest bırakırsak her kurum bir şey asar. Bunun bir düzen içerisinde olması lazım. Yani düzenin olmadığı hiçbir yerde ilerleme kaydedemezsiniz, estetiği de oluşturamazsınız. Bu anlamda belediye başkanlarımızın arasında herhangi bir sorun olmadığını samimiyetle söylemek istiyoruz. Sadece bürokratın ve daha alttaki çalışanların kendi işgüzarlıklarıyla yapmış oldukları meseleler diyorum. Arkadaşlarımızın bu konuyla ilgili bir açıklama yapmasına gerek yok. Çünkü sorun yok. Malatya’da hiçbir sorun olmaz. Malatya çok güçlü bir şehir.”

  • Giresun Ziraat Odası Başkanı Karan: “Fındık fiyatı şuanda maliyetinin altında işlem görmektedir”

    Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, fındığın maliyetinin altında işlem gördüğünü belirterek, “Bizim tek hedefimiz, Türk fındığı ve üreticinin alın terinin hak ettiği değeri bulmasıdır” dedi.

    Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, düzenlediği basın toplantısıyla fındık hakkında değerlendirmelerde bulundu. Ziraat odaları olarak fındık ve fındık üreticisinin hak ve hukukunu her platformda savunmaya devam edeceklerini belirten Karan, “Bizim tek hedefimiz, Türk fındığı ve üreticinin alın terinin hak ettiği değeri bulmasıdır” dedi.

    “Fındık fiyatı şuanda maliyetinin altında işlem görmektedir” diyen Karan, “Bunu daha önceki basın açıklamalarımızda rakamlarla kamuoyuyla paylaşmıştık. Rekolte kaybına bağlı olarak bu sezon bir kilo fındığın maliyeti 13 ila 23 lira arasında değişmektedir. Bu devletin resmi makamlarınca yapılan maliyet hesabıdır. Biz kendi kafamızdan uydurmuyoruz. Malumunuz olacağı gibi bu sezon belki de Cumhuriyet tarihinin en düşük fındık rekoltesiyle karşı karşıyayız. Aslında bu sezon fındıkta yok yıl. Ama gelin görün ki fındık fiyatı beklentilerden çok uzak bir rakamdan işlem görmektedir. Bilindiği gibi 2009 yılından beri fındıkta serbest piyasa koşullarında arz-talep sistemi işletilmektedir. Ancak bu sezon bu sistem çökertilmiş durumda. Aslında geçen sezon bunun sinyalleri verilmişti. Güçlü bir alıcı fındıkta bir tekel oluşturarak piyasa üzerinde baskı oluşturmakta. Artık öyle bir noktaya gelindi ki, örneğin akşam yatarken 13 lira olan fındık fiyatı sabah kalktığımızda 12 liraya düşüyor. Akşamdan sabaha fındık fiyatının değiştiğini bu sezon gördük. Bu da apaçık tekelleşmenin eseridir” ifadelerini kullandı.

    “Biri çıkıp ‘fındık fiyatları artacak’ dediğinde tam tersi oluyor”

    Birileri kendi menfaatleri uğruna üreticinin alın teriyle çocukla oynar gibi oynadığını savunan Karan, şöyle devam etti:

    “Şuanda serbest piyasada işlem gören fındık fiyatlarını kabul etmediğimizi bir kez daha belirtmek isteriz. Şahsım olarak sezon başından beri bir fiyat dillendirmedim, dillendirmeyeceğim de, üreticilerimizin kafasında geçen illaki bir rakam vardır. Piyasa o fiyatlara ulaşınca üreticimiz kendi değerlendirmesini kendi yapacaktır. Tek beklentimiz piyasanın bir an önce toparlanarak, fındığın gerçek değerine ulaşmasıdır. 15 lirayı gören ve az olan bir ürünün 12 liraya kadar düşmesi normal bir durum değildir. Tekrarlayacak olursak, Türk fındığı tekelleşiyor. Buna da maalesef göz yumuluyor. Söylemden ileri gitmeyen açıklamalarla fındıkta tekelleşmenin önüne geçemeyiz. Tekelleşmeyi şu ifadeyle tarif edecek olursak, bunun adı resmen ‘kapitülasyon’dur. Kapitülasyonun ne olduğunu herkes çok iyi bilmekte. Şu anda kapitalist bir anlayışla fındık üreticisinin emeği sömürülmek isteniyor. Biz ne köleyiz ne de birilerinin uşağıyız. Fındık üreticisinin emeğinin sömürülmek istenilmesine asla müsaade etmeyeceğiz. Fındıkta bunlar yaşanırken ziraat odalarının dışında hiç kimsenin sesini çıkarmayarak, üreticiye şirin gözükme adına konuşması bizleri son derece rahatsız etmekte. Sağ olsun hükümet yetkilerimiz, fındık üreticisini destekleyen açıklamalarda bulunuyor bulunmasına ama ortada bir sonuç yok. İsim beyan etmiyoruz ancak her bir hükümet yetkilisi veya milletvekili çıkıp ‘fındık fiyatları artacak’ dediğinde tam tersi oluyor. Fındık fiyatı en az 50 kuruş aşağıya düşüyor. Üreticiler adına artık söylemden öte ellerini taşın altına koymalarını bekliyoruz.”

    FİSKOBİRLİK’in yıllarca fındıkta bir denge unsuru ve sigorta görevi gördüğünü ifade eden Karan, “FİSKOBİRLİK’siz bir fındık piyasası düşünülemez. Şuanda bile azda olsa serbest piyasanın üzerinde ürün alması önemli bir ayrıntıdır. Bu nedenle FİSKOBİRLİK yaşatılması ve ayakta durması önemlidir. Mevcut yönetim başta ekonomik zorluklar olmak üzere sorunların üzerinden gelerek birliği yeniden eski günlerine doğru götürmekte. Ancak bunu yaparken sanki bize göre yalnız bırakılıyorlar. FİSKOBİRLİK’in mevcut yapısına ilaveten yeni yatırımlar yaparak, daha fazla fındık alıp işleyerek satması kimin işine yarar. Tabi ki de üreticinin işine yarar. Güçlü bir FİSKOBİRLİK’in olduğu bir piyasada birileri istediği gibi at koşturamaz, baskı kuramaz. Ama bunu yapabilmesi için önünün açılması gerekiyor. Edindiğimiz bilgilere göre FİSKOBİRLİK’e ait Giresun merkez ve ilçelerdeki arazileri belediye engellerine takılmakta. Bu yüzden yönetimin eli kolu bağlı durumda. Örneğin Genel Müdürlük arazisi belediye yerleşim alanı, Bulancak Kooperatifi’nin yeri belediye yerleşim alanı. Bu nasıl bir belediye yönetimi anlayışı ve bu nasıl FİSKOBİRLİK’e sahip çıkmaktır. Bunun örneklerini diğer ilçelerde de görmek mümkün. Öte yandan FİSKOBİRLİK’in yeni entegre tesisi için Giresun 2. Organize Sanayi Bölgesi’nden yer talebinde bulunduğunu duymayan kalmadı. Sağır sultan dahi duydu ama olumlu bir sonuç yok. FİSKOBİRLİK yönetimi ciddi anlamda yeni bir yatırım için 2. OSB’den yer talep ediliyorsa o yer acilen tahsis edilmelidir” diye konuştu.

  • Fındık fiyatı maliyetinin altına düştü

    Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, şu anda serbest piyasada fındık fiyatının bu yılki maliyetin altında işlem gördüğünü bildirdi.

    Anlam verilemeyen bir şekilde fındık fiyatının akşamdan sabaha düşüş gösterdiği belirten Karan, fındık fiyatı üzerinde oynanan senaryonun sürdüğünü ifade etti.

    Karan yaptığı değerlendirmede, “Eylül ayı ihracat rakamlarına bakıldığında ihracatçı ve tekelci firmaların fındıkta oyunları devam ediyor. Yapmış oldukları kontraları bir ay öteleyen ve Avrupalı alıcılara ’siz bir ay yeni kontrat yapmayın ve yüksek fiyat teklif etmeyin, fiyatları düşürelim ondan sonra yeni alım yaparsınız’ şeklinde söylemde bulundukları yönünde duyumlar almaktayız. Bu da açıkça piyasada bir baskı unsuru oluşturulduğunu doğruluyor. Yeni sezona 12 bandından başlayan ve 15 liranın üzerine kadar çıkan fındık fiyatı ne oldu son 15-20 gün içerisinde 2.5, 3 lira birden geri geldi? Fındık fiyatını kontrol altında tutmaya çalışan ve ne yazık ki, belirleyenlere geçe vahimi geliyor, çünkü akşamdan sabaha fiyat düşüyor. Belki de Cumhuriyet tarihinin en düşük rekoltesinin yaşandığı bir sezonda bu yapılanlar üreticilere reva mıdır” dedi.

    “Rahatsız olanlara inat üreticinin sesi olmaya devam edeceğiz”

    Serbest piyasada işlem gören fındık fiyatların bu sezonki maliyetin altında olduğunu vurgulayan Karan şunları kaydetti:

    “Bilindiği gibi bu yıl rekolte çok düşük. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından açıklanan tahmini rekolte 468 bin ton. Fındık üretimi yapılan illere bakıldığında dekar başına elde edilen ürün 50 kilogramı geçmedi. Giresun’da ve bölgemizde bu rakam 25 kilograma kadar düşmekte. Tarım yetkililerinin yapmış olduğu hesabına göre, ortalama 50 kilogram ürün elde edilen bir dekar alanda bir kilogram fındığın maliyeti yaklaşık 15 lira, 35 kilogram ürün elde edilen bir dekar alanda bir kilogram fındığın maliyeti yaklaşık 17 lira, 30 kilogram ürün elde edilen bir dekar alanda bir kilogram fındığın maliyeti yaklaşık 20 lira, 25 kilogram ürün elde edilen bir dekar alanda bir kilogram fındığın maliyeti ise yaklaşık 24 liradır. Bu maliyet rakamlarına karşılık şu anda serbest piyasada ise fındık fiyatı en yüksek 12.50 lira civarında işlem görmekte. Yani şu anda fındık fiyatı maliyetin altındadır. Üreticiden bu fiyattan ürün satmasını hiç kimse beklemesin. Piyasada oluşturulmaya çalışılan fiyat baskısına karşı, üretici de pazara ürün getirmeyerek üretimden gelen gücünü kullanıyor. Fındık fiyatını düşürmeye çalışan baskıcı güç mü yoksa üreticinin direnişi mi galip gelecek önümüzdeki süreçte göreceğiz. Birde yine son günlerde dillendirilen geçen yıldan devir fındık daha ne kadar ihtiyacı karşılayacak merakla beklemekteyiz.”

    Karan, fındık ve fındık üreticisinin hakkını kim rahatsız olursa olsun savunmaya devam edeceklerini, tek amaçlarının üreticinin alın teri olduğunu sözlerine ekledi.