Etiket: maliye

  • Maliye Bakanı Naci Ağbal’dan Adilcevaz’a ziyaret

    Maliye Bakanı Naci Ağbal, Bitlis’in Adilcevaz ilçesinde vatandaşlarla bir araya geldi.

    Çeşitli temaslarda bulunmak üzere Bitlis’e gelen Maliye Bakanı Naci Ağbal, Adilcevaz ilçesine de geçti. Bakan Ağbal, burada vatandaşlarla bir araya gelerek Belediye Başkanı Necati Gürsoy’dan ilçe hakkında bilgiler aldı. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Vedat Demiröz, Bitlis Valisi İsmail Ustaoğlu’nun da eşlik ettiği Bakan Ağbal’ı, Adilcevaz Kaymakamı Arif Karaman, Belediye Başkanı Necati Gürsoy ve çok sayıda kişi karşıladı.

    Bakan Ağbal, Adilcevaz’ın çok güzel bir yer olduğunu ifade ederek, “Bugün çeşitli temaslarda bulunmak üzere Bitlis’e geldik ve ilk olarak buradaki tarihi yerleri gezdik. Ardından Ahlat’a ve oradan da Adilcevaz’a geldik. Adilcevaz gerçekten çok güzel bir yer. Buraların aynı zamanda insanları da çok güzel. Gerçekten buraların çok değerli insanları var. Bu topraklar tarihimiz ve medeniyetimiz için, devletimizin birlik ve beraberliği için önemlidir. Çünkü medeniyetimizin kökü buralarda. Sultan Alparslan bu topraklardan çıkarak, bu coğrafyayı İslamlaştırdı. Eğer biz bugün buralarda yaşıyorsak bu atalarımızın, dedelerimizin, sultan Alparslan’ın ve onun kahraman ordusunun sayesindedir. İnşallah torunlarımızda bu topraklarda yaşayacak ve onlarda bizleri anacak. Şunu bilin ki hükümet olarak gece gündüz demeden çalışıyoruz. İçeride ve dışarıda büyük bir mücadele yürütüyoruz. Bu ülkenin birlik ve beraberliğine kasteden kim varsa sizlerin desteği sayesinde onlarla mücadele ediyoruz. Sizler bizlere inandığınız sürece, bizlerin arkasında durduğunuz sürece Sayın Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde inşallah buralar daha da büyüyüp gelişecek. Bu sayede ne Adilcevaz, ne Ahlat ne de Bitlis yalnız kalmayacak. Bizler her zaman bir ve beraber olacağız. Çünkü bütün İslam coğrafyası ve mazlumlar bu ülkeye bakıyor. Birlik ve beraberlik içerisinde olduğumuz sürece hem İslam coğrafyasını hem de bu coğrafyayı kalkındırıp güçlendireceğiz. Birlik, beraberlik ve huzur içerisinde olacağız. Ne zaman ne ihtiyacınız varsa her zaman sizlerin yanındayız. Her zaman hükümet olarak sizlere destek vermeye devam edeceğiz. Bugün burada başkanımızın çok güzel hizmetler yaptığını gördük. Başkanımıza hizmetlerinden dolayı çok teşekkür ediyorum. Bugün bizleri Adilcevaz’da çok güzel bir şekilde ağırladığınız için hepinize şükranlarımı sunuyorum” dedi.

    Belediye Başkanı Necati Gürsoy ise, ziyaretten memnuniyet duyduklarını ifade ederek, “Adilcevaz bölgemizin en güzel yerlerinden biridir. İlçemizde narenciye hariç her türlü sebze ve meyve yetişmektedir. İlçemiz ceviziyle meşhurdur. İlçemizin tarıma elverişli 250 bin dekar arazisi var. Bizim amacımız insanları doğduğu yerde doyurabilmek ve iş, aş sahibi yapabilmektir. Bu güzelim ilçemiz arzu ettiğimiz durumda değil. Kendi öz kaynaklarımız yeteri derecede değil. Fakat buralara hizmet edebilmek için sizlerin desteğine ihtiyacımız var. Bunu her zaman söylüyorum. Bizler sizlerin uç beyleriyiz. Sizler bizlere ne kadar destek verip elimizi güçlendirirseniz buralar daha da güzel olacak. Millet olarak geçmişimizden çok övünüyoruz. Ecdadımızdan binlerce kere Allah razı olsun. Bizlere bu cennet vatanı bıraktılar. Bizlerde gelecek için bu güzelim yerlerde bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Buradaki istihdamı ve iş imkânlarını arttırmayı hedefliyoruz. Adilcevaz, devletini, milletini, bayrağını ve maneviyatını çok sever. Adilcevaz Anayasa değişikliği referandumunda Bitlis’te yüzde 68 civarında en çok desteği veren ilçelerden biri oldu. İlçemiz Osmanlı ve Selçukluya yurt olmuş bir yerdir. Sizleri burada ağırlamaktan dolayı çok mutlu olduk” diye konuştu.

    Bakan Ağbal, konuşmaların ardından tarihi Ulu Camide incelemelerde bulunduktan sonra ilçeden ayrıldı.

  • Maliye Bakanı Ağbal: “Yüzde 5 civarında bir büyümeyi rahatlıkla sağlayacağız”

    Maliye Bakanı Naci Ağbal, “Özellikle enflasyona sebep olabilecek herhangi bir vergi artışını önümüzdeki dönemde yapmayacağız.”dedi.

    Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) düzenlediği ’Genişletilmiş Başkanlar Kurulu Toplantısı’nda konuşan Maliye Bakanı Naci Ağbal, vergi reformu; büyüme hedefleri, inovasyon ve enflasyonun tek haneye indirilmesi ile alakalı önemli açıklamalarda bulundu.

    Katma Değer Vergisi (KDV) kanunundan herkesin şikayetçi olduğunu ve bu sorun ile ilgili reformlar yaptıklarını dile getiren Bakan Naci Ağbal, “Katma değer vergisi (KDV) ile Türkiye 1985 yılında tanıştı. Dolayısıyla yaklaşık 32 yıllık uygulaması olan bir kanun birçok ülkenin özellikle dolaylı vergiler alanında modern bir vergileme sistemine geçmek amacıyla uygulamaya geldiği bir vergi. Dolayısıyla KDV, Türk Vergi Sistemi açısından doğru bir tercih. Bugüne kadarda hem vergi hasılası bakımından hem de oluşturduğu değer bakımından hem ekonomimize yön verdi hem de kamu maliyesine önemli bir gelir kaynağı oldu. Göreve başladıktan sonra Türk vergi sistemiyle ilgili genel sorunları sizlerden dinlemek amacıyla birçok yerde toplantılar yaptık. Herkes KDV’den şikayetçiydi. Sanayi odası başkanlarımız var burada, sanayi odalarına gittik herkes KDV’den şikayetçi. Ticaret odalarına gittim aynısı. Türkiye’nin dört bir tarafında KDV kanunundan büyük şikayetler var. Mevcut sistem büyük bir bürokrasiyi içeriyor. Karmaşık bir sistem aslında KDV tüketimi vergilendiren bir vergi olması gerekir ama uygulandığı şekliyle kanunun yapısı itibariyle bakıldığında tüketimi değil üretimi, yatırımı, işletmeleri ve ihracatı vergilendiren bir vergiye dönüşmüş. Ciddi anlamda işletmelerimizin mevcut sistem dolayısıyla devlette birikmiş ciddi alacakları var. Yani biz size bayağı da borçluyuz çalışmalar sırasında onu da gördük. 140 milyar lirayı aşan bir KDV alacağı reel sektörün devletten var. Sistem zaman içerisinde gittikçe karmaşıklaşmış, oran yapıları farklı farklı oranlar ve bu oranların meydana getirdiği kayıt dışılık, piyasadaki rekabeti bozucu etkileri. Yani KDV’den memnunum diyen bir Allah’ın kulu görmedim, herkes şikayetçi, biz de şikayetçiyiz. Bizde kendi açımızdan baktığımız zaman para da toplayamıyoruz. Az sayıda firmadan KDV topluyoruz. Milyonun üzerindeki işletme hemen hemen neredeyse hiç KDV ödemiyor. Demek ki sistemde ciddi yapısal sorunlar var. Sistem bu haliyle sürdürülebilir değil sistem bu haliyle yatırımın, üretimin hatta istihdamın ve ihracatın önünde engel oluşturuyor. Özellikle de mevcut KDV sistemi yerli üretimin aleyhine çalışıyor. Yani ithalat yapmak daha cazip. Bir ihracatçı ihraç yapacağı malın bir kısmını içeriden mi alsın dışarıdan mı getirsin? Dışarıdan getirmek mevcut KDV sistemine göre daha karlı. Dolayısıyla bütün bunları gördüğümüz noktada dedik ki 32 yıllık bir kanunun artık reforma tabi tutulma zamanı gelmiş. Bunu nasıl yapacağız? bunu biz mi yapacağız? kim dertliyse derdi üzerinde taşıyana bunu sormamız gerekir dedik ve burada bütün Sivil Toplum Örgütlerine çağrıda bulunduk. Dedik ki; evet bu ifade edilen görüşlere hak veriyoruz, bir KDV reformu yapmak çok önemli ve ivedi ama bu konuda bakanlık olarak tek başımıza bu işin üstesinden gelemeyiz. Eğer iyi iş yapacaksak, doğru iş yapacaksak sizlerle istişare ederek bunları yaparız dedik ve birçok Sivil Toplum Örgütünden de bu konuda son derece olumlu geri dönüşler aldık” diye konuştu.

    “Türkiye yüzde 5 civarında bir büyümeyi rahatlıkla sağlayacak”

    Son bir buçuk yılda çok zorlu bir dönem geçirdiklerini fakat bunun üstesinden gelerek göstergelerin Ocak ayından itibaren olumlu bir seviyeye ulaştığını belirten Bakan Ağbal, “Son bir buçuk yılı gözümüzün önünden geçirdiğimiz zaman çok zorlu bir dönem geçirdik. 2016 yılı herkes için olağanüstü olayların meydana geldiği; bir taraftan ekonomide sıkıntıların olduğu bir taraftan jeopolitik etrafımızdaki ülkelerde ciddi sıkıntılar oldu. Terör belaları geldi. İçeride alçak 15 Temmuz Darbe Girişiminin olağanüstü etkileri oldu. Gerçekten Türkiye çok olağanüstü bir dönemden geçti ve Türkiye’yi ileriye taşıyacak bir anayasal reform da bu süreçte 16 Nisan’da yapıldı. Ama son bir buçuk yıl her bakımdan zorlu bir yıl oldu. Ben hatırlıyorum Kasım-Aralık aylarında moraller o kadar iyi değildi. Yani biraz olumsuz bir beklenti vardı. Sıkıntılar vardı. Açıkçası hükümet olarak bir bunlarla ilgili neler yapabiliriz diye gece gündüz çalıştık. Burada bütün politika araçlarını kullanarak ekonomide canlanmayı gündeme getirecek bütün tedbirleri alabiliriz diye çok önemli çalışmalar yaptık ve kararlar aldık. Ve bugün görüyorum ki Allah’a şükürler olsun 2017 yılının Ocak ayından itibaren ekonomide birçok gösterge arka arkaya olumlu gelmeye başladı. Moraller düzeldi. Ben morallerde bir bozukluk görmüyorum. Herkesin morali iyiyse sorun yok demektir. İhracatçımızın morali iyi mi? Daha da iyi olacak çünkü bu sene Allah’ın izniyle sizlere güveniyoruz. Rakamlar onu gösteriyor. Bu sene 2017 yılında yüzde 5 civarında bir büyüme yakalayacağımızı öngörüyoruz. Yani ortaya çıkan rakamlar ileriye dönük beklentilerde Türkiye yüzde 5 civarında bir büyümeyi rahatlıkla sağlayacak. Ama bu büyümeye bu sene ihracattan çok önemli bir katkı gelecek. Bu bizi sevindiriyor çünkü bir büyüme hikâyesinde büyümenin sadece oranı tek başına yeterli değil iki şey daha önemli; bir büyümenin kalitesi, iki büyümenin sürdürülebilirliği yani bir oran yakalarsınız bir yıl yüzde 8, ertesi yıl onu sürdüremezsiniz. Olmadı, bir başka şey yüzde 7 büyürsünüz ama tamamen tüketime dayalı bir büyüme olur. Onu da kaliteli bir büyüme olarak addedemeyiz. Onun için hükümet olarak Türkiye’nin yüksek büyüme oranlarına ihtiyacı var. Artan iş gücü yine ekonominin ihtiyaçlarına göre yüzde 5 ile 6 civarında en asgari büyümemiz lazım. Bu büyümeyi de daha çok yatırım üretim ve ihracata dayandırmamız lazım ve burada da bunun sürdürülebilir olması lazım. Bunu belirleyen birçok faktör var ama şuanda 2017 yılına baktığımız zaman ihracat çok ciddi anlamda buna katkı verecek bu da bizi sevindiriyor. O açıdan ilk çeyrekte ortaya çıkan verilere göre ihracat gayet güzel gidiyor. Önümüzdeki aylar için beklentilerimiz son derece önemli. Orta vadeli programda öngördüğümüz ihracat hedefini yakalayabileceğimizi görüyoruz. Onu aşabileceğimizi de görüyoruz bu açıdan bizim için sevindirici” ifadelerini kullandı.

    “Enflasyona sebep olabilecek herhangi bir vergi artışını önümüzdeki dönemde yapmayacağız”

    Hedeflerinin enflasyonu tek haneli ve sürdürülebilir bir seviyeye çekmek olduğunu ifade eden Bakan Naci Ağbal, “Bu sene bizim küresel dış konjonktür finansal piyasalar kanalı lehimize çalışıyor. Bizim bu sene mutlaka ve mutlaka küresel konjonktürdeki bu iyileşmeyi sonuna kadar kullanıp yapacağımız çalışmalarda bu imkanı kullanmamız lazım. Yani 2018’de finansal piyasalardaki koşullar nasıl olur belki ileriye doğru gittikçe belirsizlik artıyor ama yakın vadede yılsonuna kadar olan bir vadede finansal piyasalar ilişkin özellikle ABD Merkez Bankası olsun, Avrupa Merkez Bankası’nın kararları olsun burada beklentiler gelişmekte olan piyasaların lehine. Dolayısıyla bu koşulları da kendi açımızdan mutlaka iyi bir şekilde kullanmamız gerekiyor. Benim gördüğüm şuanda birkaç tane önemli konu var; enflasyon. Bizim ne yapıp edip enflasyonu tek haneli düşük seviyelere getirmemiz lazım. Enflasyonun büyüme üzerinde, ekonomik öngörüler üzerinde ve birçok bakımdan yatırım üretim üzerinde ne kadar olumsuz etkisi olduğunu doksanlı yıllardan biliyoruz. Şu anda Merkez Bankamız çok kararlı bir şekilde enflasyonun tek haneli sürdürülebilir seviyelere gelene kadar sıkı para politikasına devam etme kararı içerisinde. Burada bir kararlılık görüyoruz. Maliye politikası kanalından biz para politikasına destek vermeye devam edeceğiz. Özellikle enflasyona sebep olabilecek herhangi bir vergi artışını önümüzdeki dönemde yapmayacağız. Yani dolaylı vergiler üzerinden fiyat ayarlamalarına neden olacak ve bu yolla enflasyonu yukarıya çekecek bir verisel düzenlememiz olmayacak. Bunu son derece önemsiyoruz” dedi.

    “Artık rekabet emekte değil, esas rekabet inovasyonda ve Ar-Ge’de”

    Ucuz iş gücü ile büyümeyi öngören ülkelerin uzun vadede kazanamayacağını, asıl kurtuluşun inovasyon ve Ar-Ge ile elde edileceğini vurgulayan Ağbal, “Türkiye’nin kurtuluşu inovasyonda, Ar-Ge’de. Bu konuda ciddi düzenlemeler yaptık ama hala yapmamız gereken işler var. Artık rekabet emekte değil. Ucuz iş gücüyle rekabet eden ülke uzun vadede kazanamaz. Bir süre o ülkede de emek arzı kısıtlanır ve fiyatlar yukarı gider. Esas rekabet inovasyonda. Geçen gün bir yerde güzel bir yazı okudum; çok güzel bir şey söylüyor. Bir ülkede teknolojik devrim geçmiş trendlere bakıldığında en az 50 yıl sürüyor. Şu anda 20’inci yüzyılın son on yılında başlayan yeni teknolojik devrim dönemi var. Şu anda biz onun yaklaşık 10-15’inci yıllar içerisindeyiz. 50 yıldan bahsediyorlar ve şunu söylüyorlar; önümüzdeki dönemde teknolojide şu son 10-15 yılda gördüğümüz devrimlerin veya değişikliklerin çok daha ilerisi, çok daha farklısı çok daha farklı boyutlarda teknolojik devrimler bizi bekliyor. Hangi ülke teknolojide çığır açıp bu buluşları bu adımları atarsa o ülke küresel rekabet liginde üst sıralara çıkacak. Türkiye olarak sahip olduğumuz genç nüfusla, bu enerjimizle yapmamız gereken şey inovasyon ve Ar-Ge’ye önem vermek olacak” diye konuştu.

  • Maliye Bakanı Naci Ağbal: “Her günümüz 15 Temmuz ruhu gibi olsun inşallah”

    Ramazan Bayramı’nı memleketi Bayburt’ta geçiren Maliye Bakanı Naci Ağbal, Karasakal Mahalle Odasında düzenlenen bayramlaşma törenine katıldı.

    Bakan Ağbal, kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum örgütleri ile siyasi partilerin temsilcileri ve halka bayramlaştı. Burada bir konuşma yapan Ağbal, Ramazan Bayramı’nın tüm İslam alemine huzur, bereket getirmesini temenni etti.

    Bakan Ağbal “Ramazan Bayramı’nın öncelikle şehrimize, milletimize, ülkemize ve tüm İslam alemine huzur, bereket getirmesini, musibetleri def etmesini birliğimize beraberliğimize, kardeşliğimize vesile olmasını, bunun bir miladı olmasını yüce Rabbim’den niyaz ediyorum. Bu ortamda oluşturduğumuz birlik, beraberlik ve kardeşlik havasının daim olmasını Allah’tan niyaz ediyorum” dedi.

    Farklı farklı noktalarda memlekete hizmet etme yarışı içerisinde olduklarını belirten Bakan Ağbal, “Zor günlerde, zor durumlarda, 15 Temmuz’da sokaklara çıktığımızda hiçbir ayrı gayrımız yoktu. Her günümüz 15 Temmuz ruhu gibi olsun inşallah. Bu milletin 15 Temmuz’da köklerinden yeniden dirilen o kurtuluş ruhunu Rabbim daim eylesin. Hep beraber Bayburt’a hizmet etmeye çalışıyoruz gayret ediyoruz. Rabbim inşallah gayretlerimizi artırsın, bizleri utandırmasın” ifadelerini kaydetti.

  • Maliye Bakanı Naci Ağbal Şırnak’ta

    Maliye Bakanı Naci Ağbal, Şırnak’a gelerek, Silopi ve Cizre ilçelerinde esnafı dinledi. Bakan Ağbal, Silopi’de polis panzerinin evlerine girmesi sonucu hayatını kaybeden iki çocuğun ailesine de başsağlığı ziyaretinde bulundu.

    Maliye Bakanı Naci Ağbay, AK Parti Sosyal İşler Genel Başkan Yardımcısı Öznur Çalık, milletvekilleri ve partililerle birlikte, “Gönül Köprüsü Projesi” çerçevesinde organize edilen iftar programına katılmak üzere geldiği Şırnak’ta, Silopi ve Cizre ilçelerini gezdi. İlk olarak Silopi’ye gelen Bakan Ağbay ve beraberindekiler, esnafla bir araya gelerek, sorunlarını dinledi, daha sonra ise, zırhlı aracın evlerine girmesi sonucu hayatını kaybeden Furkan ve Muhammed Yıldırım adlı kardeşlerin ailelerine taziye ziyaretinde bulundu. Burada konuşan Ağbay, devletin ailenin yanında olduğunu belirterek, “Kendilerinin her türlü üzüntüsünü biz de paylaşıyoruz. Ne gerekiyorsa bu konuyla ilgili gerekenleri sonuna kadar vilayetimiz de, bizler de yapıyoruz” dedi.

    Bakan Ağbal ve beraberindekiler, Silopi ilçesinin ardından geldikleri Cizre’de de esnaf ziyareti gerçekleştirdi. Ağbal, burada esnafın yoğun ilgisiyle karşılaştı. Burada açıklamalarda bulunan Ağbal, “Cizre’de esnafları ziyaret ederek onlarla birlikte olduk. Hepsi bir ekmek peşinde güzel işler yapıyorlar, çok güzel karşıladılar bizleri. Cizre’de müthiş bir hareketlilik ve canlılık var. Bu aynı zamanda ekonomi demek. Dolayısıyla bu da bizi ziyadesiyle bizi memnun etti. Burada vatandaşlarımızla birlikte olmaktan, onlarla kucaklaşmaktan ve dertleşmekten de son derece memnunuz” diye konuştu.

    Ağbal ve beraberindekiler, daha sonra, iftar programına katılmak için helikopterle Şırnak’a geçti.

  • Maliye Bakanı Ağbal: “OSB içerisindeki işletmeler artık emlak vergisi ödemeyecek”

    Maliye Bakanı Naci Ağbal, Organize Sanayi Bölgesi içerisinde bulunan işletmelerin bundan sonra belediyelere emlak vergisi ödemeyeceklerini söyleyerek, bunun işletmelerin maliyetlerini aşağıya çekeceğini belirtti.

    Maliye Bakanı Naci Ağbal ile Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO)’nda düzenlenen ekonomi istişare toplantısına katıldı. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Öznur Çalık, Malatya Valisi Mustafa Toprak, AK Parti Malatya Milletvekili Mustafa Şahin ve Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Çakır’ın da bulunduğu toplantıda bir konuşma yapan MTSO Başkanı Hasan Hüseyin Erkoç, Bakan Ağbal’dan bazı taleplerde bulunarak, “Piyasada sıkıntı olduğunda vergisini düzenli ödeyemeyenler için yapılandırma yapıyoruz. Bizler vergilerimizi af kanunları ile yapılandırarak değil, ödenebilir bir oranda olmasını ve zamanında eksiksiz ödemek istiyoruz. Çünkü vergisini düzenli ödeyenin suçu ne? Vergisini düzenli ödeyene de ödül verelim. Bu konuda hükumetimiz tarafından uygulamaya konulan vergisini düzenli ödeyen mükellefler için vergi indirimini önemsiyoruz ve çok olumlu buluyoruz” diye konuştu.

    Daha sonra söz alan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Öznur Çalık ise Bakan Ağbal’dan Malatya için önemli isteklerde bulunacaklarını ifade ederek, özellikle şeker fabrikasının Yazıhan ilçesine taşınması için Bakan Ağbal’dan destek istedi.

    Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci de davetlerini kırmayarak Malatya’ya geldiği için Bakan Ağbal’a teşekkür etti.

    Malatya’nın gelişmesi için ellerinden geleni yapmaya çalıştıklarını aktaran Tüfenkci, “Biz Malatya olarak diğer ilerle nasıl rekabet edebiliriz, dünyayla nasıl rekabet edebiliriz bunu düşünüyoruz. 350 milyon dolar ihracat Malatya için başarı değil. Biz bu ihracatı nasıl 1 milyar dolarlara çıkarabiliriz bunu düşünüyoruz. Bunu Antep, Kayseri başarıyorsa bizim de başarmamız gerekiyor. Ama bunlar için altyapı lazım. Bizim limanlara hızlı bir şekilde erişmemiz lazım” ifadelerini kullandı.

    Bakan Tüfenkci, önceki gün İngiltere’de gerçekleşen terör saldırısını da kınayarak, “Terörün bir insanlık suçu olduğunun bir kez daha altını çizmek istiyorum. Terörü bir insanlık suçu olarak görmediğimiz sürece, senin teröristin, benim teröristim, mantığı içerisinde hareket ettiğimiz sürece terörü bitirme şansımız yoktur. Terörün dini, milliyeti, yeri, zamanı, zemini yoktur. Geçtiğimiz zamanlarda bu terör Türkiye’deydi, şimdi İngiltere’de, Fransa’da, Orta Doğu’da bu terör her yerde terördür. Dolayısıyla teröre karşı ortak duruşumuzu her zaman göstermemiz lazım. Saldırıda hayatlarını kaybedenlerin yakınlarına baş sağlığı diliyorum” dedi.

    Maliye Bakanı Naci Ağbal ise Malatya’yı çok iyi gördüğünü ifade ederek, Malatya’nın daha iyisine layık olduğunu kaydetti. Ağbal, “İnşallah hep beraber bunu başaracağız, bakanlık olarak Malatya’nın bütün meselelerini, para da dahil olmak üzere ne gerekiyorsa sonuna kadar yapacağız. Bütün Memleket bizim, memlekette huzur olsun, kardeşlik olsun, birlik ve beraberlik olsun, gerisi kolay. Ondan sonra kimse bizim sırtımızı yere getiremez” dedi.

    Bakan Ağbal, daha sonra Türkiye Ekonomisi ve Reform Gündemi adlı bir sunum gerçekleştirdi. Sunumunda Türkiye’nin ekonomi rakamlarından bahseden Ağbal, son yıllarda yaşanan olumsuz gelişmelere rağmen ekonominin ortalama büyüme hızının yüzde 6 civarında olduğunu belirtti.

    Yakalanan bu büyüme hızının devam ettirilmesi gerektiğinin altını çizen Ağbal, bunun için hem hükümete hem de iş dünyasına büyük görevler düştüğünü aktardı.

    Hükümet olarak bu dönemde önemli yapısal reformları hayata geçireceklerini dile getiren Bakan Ağbal, yani düzenlemeler ile birlikte Türkiye ekonomisinin daha çok güçleneceğini ve büyüyeceğini vurguladı.

    Gündemde olan Üretim Reform Paketi düzenlemesinin Türkiye için çok önemli olduğunu söyleyen Ağbal, “Bu paket Malatya içinde önemli, çünkü Malatya’da da Organize Sanayi Bölgesi var. Bu paket içerisinde çok sayıda yenilikler getiriyoruz. Bu paketle Organize Sanayi Bölgelerinin, Sanayi Sitelerinin kurulmasını basitleştiriyoruz. OSB’lerin kurulumu artık çok daha basit ve hızlı olacak. OSB’lerde yatırım yapan firmalarımızın en büyük şikayet ettiği konu OSB alanı içerisinde arsa fiyatlarının çok yüksek olmasıydı. Yapmış olduğumuz yasal düzenleme ile OSB içerisinde satılacak taşınmazlara, yani arsalara maliyet artı belli bir kar oranı içinde sınır getiriyoruz. Yani OSB yönetimi artık maliyetten kopuk bir şekilde orada yüksek fiyatlarla sanayiciye arsa satamayacak” diye konuştu.

    Bakan Ağbal, elektrik faturasının içerisinde sanayicinin ödemiş olduğu TRT payını kaldırdıklarını ifade ederek, “Sanayicilerimizin yıllardır şikayet ettikleri bir konuydu bu. Sanayiciler zaten yüksek miktarda elektrik tüketiyor. Bir de bunun içerisinde TRT payı olarak bilinen bir maliyet de ödüyorlardı. Biz, yapmış olduğumuz düzenlemeyle sadece Sanayi Sicil Belgesine sahip işletmelerin elektrik tüketim bedelleri üzerinden alınan TRT payını kaldırıyoruz” diye konuştu.

    Organize Sanayi Bölgesi içerisinde bulunan işletmelerin bundan sonra belediyelere emlak vergisi ödemeyeceklerini müjdeleyen Ağbal, bu düzenleme ile birlikte de işletmelerin maliyetlerini aşağıya çekeceklerini belirtti.

    Bakan Ağbal, normalde vergisini düzgün bir şekilde ödeyen mükellefin zor duruma düştüğünde artık genel bir yapılandırma kanuna ihtiyacı olmaksızın borcunu daha kolay şartlarda ödeme imkanına kavuşacağını da kaydederek, yapılan bu düzenlemelerin ekonomiye çok büyük bir katkı sağlayacağını aktardı.