Etiket: maliye

  • Maliye Bakanı Ağbal: “Türkiye ekonomisiyle ilgili büyüse büyüse yüzde 2-3 ancak büyür dediler ama biz 7.4 büyüdük”

    Maliye Bakanı Naci Ağbal, yüzde 2-3 büyür denilen Türkiye ekonomisinin yüzde 7.4 büyüdüğünü söyledi.

    Çeşitli temaslarda bulunmak üzere memleketi Bayburt’a gelen Maliye Bakanı Naci Ağbal, Bayburt Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi’ni ziyaret etti.

    Geçtiğimiz hafta gerçekleşen olağan genel kurulla Bayburt Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi Başkanı seçien Halilibrahim Yöney’e hayırlı olsun temennisini ileten Bakan Ağbal burada açıklamalarda bulundu.

    15 Temmuz darbe girişiminin ardından hükümet olarak esnafa yönelik olağanüstü düzenlemeler yaptıklarını dile getiren Bakan Ağbal, “15 Temmuz alçak darbe girişiminden sonraki dönemde de yani daha o gece esnafımızın gösterdiği vatanperverlik milletine cumhuruna Cumhurbaşkanımıza sahip çıkan esnafımızın sonraki süreçte karşılaştığınız zorlukları da aşmak için hükümet olarak olağanüstü düzenlemeler yaptık. Vergi ve pirim borçlarını 36 ay vadeye yaydık. Yine hatırlarsanız KOSGEB üzerinden çok önemli bir esnaf paketi uygulamaya koyduk. Hatırlıyorum o günlerde büyük bir beklenti vardı. 2017’nin Ocak ayında aldığımız o kararlar hızlı bir şekilde ekonomide olumlu tesirlerini gösterdi. Esnafımızın işi düzeldi. Yatırımcılarımızın sanayicilerimizin ileriye dönük güveni arttı” dedi.

    2017 sonu itibariyle yüzde 7.4 büyüme oranı yakaladıklarını anımsatan bakan Ağbal, “Bu içeride ve dışarıdaki bazı çevreler için büyük bir sürpriz oldu. Yani biz baştan bu düzenlemeleri yaparken ekonomide hızlı bir canlanma olacağını işlerin rayına gireceğini söylemiş olmamıza rağmen onlar Türkiye ekonomisiyle ilgili büyüse büyüse yüzde 2-3 ancak büyür dediler, sonra 3-4 büyür dediler, sonra 4-5 büyür dediler, sonra 5-6 büyür dediler ama biz 7.4 büyüdük. O açıdan bu süreçete esnafımız hükümetimizin aldığı bu kararlara karşı gösterdiği bu olumlu tavır. Ve o ortamda gösterdiği vatanperverlik hiçbir zaman unutulmaz. İnşallah 2018’de de hükümet olarak esnafımıza elimizdeki tüm imkanları kullanarak destek olmaya devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

    Ekonomideki bu canlanmayla birlikte vatandaşın alım satımının da arttığını vurgulayan Ağbal, “Yani ticaret canlandı. Ondanda esnafımız büyük bir fayda görüyor. 2018’de de Türkiye inşallah bu yüksek büyüme oranını devam ettirecek. Ben bu süreçte sizlerin ekonomiye, esnafımıza verdiği bu desteği önemsiyorum. Çünkü burada bir noktada devletin kaynaklarını vatandaşlarımız üzerinden bir aracı konumuna getirdiniz. Her ne kadar anladığım kadarıyla aldığınız komisyonlar yüksek olmakla birlikte bunu düşünmek lazım. Yine de esnafımız düşük maliyetli finansmana esnafımız sizin sayenizde ulaşmış oluyor” dedi.

    “Uygulamaya koyduğumuz programları esnafımızı dinleyerek öğrendik”

    Son 3 yıldır uygulamaya konulan ekonomik programları esnafı bir bir dinleyerek ğrendiklerini kaydeden Bakan Ağbal, “Ben 2015 ;Haziran Kasım seçimlerinde Bayburtlu esnafımızın arasında dolaşırken bizlere bazı şeyler söylediler. Baktık çok mantıklı şeyler, çok doğru şeyler söylüyorlar. Sonra gittik onları partimize hükümetimize anlattık. Ve bugün uygulamaya konulan esnafımıza yönelik bir çok program aslında Bayburt’taki esnafımızın bize söyledikleridir. Onun için o kardeşlerimize teşekkür ediyorum” dedi.

    Bakan Ağbal’a ziyaretinde Bayburt Valisi Ali Hamza Pehlivan, Bayburt Milletvekili Şahap Kavcıoğlu, Bayburt Belediye Başkanı Mete Memiş, Bayburt Üniversitesi Rektörü Selçuk Coşkun, İl Genel Meclis Başkanı Yusuf Elçi ve AK Parti Bayburt İl Başkanı Fatih Yumak eşlik etti.

  • Maliye Bakanı Ağbal: “Türkiye’ye yatırım çekecek yeni vergi uygulamalarını devreye sokacağız”

    Maliye Bakanı Naci Ağbal, Türkiye’nin orta ve uzun vadede büyüme eğrisini yukarı çekecek, verimliliğini artıracak yeni vergi uygulamalarının devreye sokulacağını söyledi.

    Maliye Bakanı Naci Ağbal, Marmara Üniversitesi ile İstanbul Yüksek Ticaret ve Marmara İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Mezunlar Derneği tarafından Prof. Dr. Ömer Faruk Batırel anısına düzenlenen 14’üncü Türkiye Vergi Kongresi’ne katıldı.

    Ekonomik büyüme, vergi dağılımı ve vergi politikaları gibi ülke gündemine dair önemli konuların tartışılacağı kongrenin açılış konuşmasını gerçekleştiren Marmara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Emin Arat, vergilerin sosyal devlet anlayışına uyumlu olmasının önemine dikkat çekerek, “Küreselleşme olgusu ülkemizde üretim istihdam artışının sağlanabilmesi ulusal gelir ve refah seviyesinin artırılması için diğer ülkelerdeki vergilerin trendlerine uygun düzenlemelerin yapılmasını da zorunlu hale getirmektedir. Bu bağlamda gelir üzerinden alınan vergilerin getirdiği yük ve istihdam dolayısıyla katlanılan sosyal güvelik yükümlülükleri, üretim ve istihdam artışıyla sosyal devlet anlayışına uyumlu olması da göz ardı edilmemelidir. Üretim ve istihdam vergilemeyi sağlarken vergi yükü dağılımında adaletin de sağlanması özellikle kayıt dışı ekonomik faaliyetlerin gelişmesini de önleyecektir. Vergi politikalarına hakim olacak bu anlayış ülkemizde farklı yöntemlere göre yüzde 25 ile 30 civarında olduğu tahmin edilen kayıt dışı ekonomik faaliyetlerin azaltılması yönünde mesafe kat edilmesi hedefiyle de uyumlu olacaktır” ifadelerini kullandı.

    “Artık vergi savaşları başlamıştır”

    Maliye Bakanı Naci Ağbal, küreselleşme ve globelleşme olgularının dengeleri alt üst ettiğine vurgu yaparak, şöyle konuştu:

    “Açık ekonomik yapılar, ticaret bir anlamda dengeleri alt üst etti. 1990’lı yıllardaki alışık yapılara göre yeni ülkeler küreselleşmeden ve globelleşmeden çok yararlandı. Asya-Pasifik bölgesi bu anlamda globelleşmeden en fazla yararlanan bölgedir. Bugünlerde korumacılığı, vergi savaşlarını konuşuyoruz. ABD belli ürünlerde korumacılık sayılması gereken vergi artışları yapıyor. Ardından Çin buna karşılık belirli ürünlerde o da vergi artışı yapıyor. Yani artık vergi savaşları başlamıştır. Küreselleşme ve globelleşme olgusu dünya ekonomilerini yeni bir evreye taşımış, değişen güç dengeleri ülkelerin pozisyonlarını değiştirmiştir.”

    “Yatırımcı bazlı vergi indirimleri dönemine girdik”

    Vergi sistemlerinin de değiştiğini ve artık yatırımcı bazlı vergi indirimleri dönemine girildiğini söyleyen Bakan Naci Ağbal, “Ülkelerin yapılan doğrudan yatırımlara sağladığı vergi teşvikleri, indirimli kurumlar vergisi oran uygulamaları, vergi istisnaları yaygınlık kazanıyor. Hatta bir ileri aşamaya geçildi artık vergi indirimleri ve istisnalarından ziyade yavaş yavaş yatırımcı bazlı vergi indirimleri dönemine girdik. Birçok ülke bugün kendi ülkesinde yatırım yapacak yatırımcıya özel avantajlar sunmaya başladı. Özellikle ekonomik aktiviteler üzerindeki kurumlar vergisi, gelir vergisi, oran indirim istisnaları aşağıya gelecek. İstisnalar artacak kurumlar vergisinin vergi hasılası içindeki payı, milli gelire oranı da azalacak nitekim şuan OECD ülkelerinde de zaten bu azalış trendini görüyoruz” dedi.

    “Türkiye gelir dağılımında yüzde 15 bir iyileşme sağladı”

    OECD ülkeleri arasında gini katsayısına göre en iyi performansı gösteren ülkenin Türkiye olduğunu vurgulayan Maliye Bakanı Naci Ağbal, şu ifadeleri kullandı:

    “2010 sonrası dönemde OECD ülkeleri arasında piyasa bazlı gelir yöntemine göre hesaplanan gini katsayısı bakımından en iyi performansı gösteren ülke Türkiye oldu. Yani vergiler ve sosyal transferler düşürülmeden veya hesaba katılmadan elde edilen gelire göre gini katsayısını hesapladığınız bir endekste Türkiye gelir dağılımında son hesaplamanın yapıldığı dönem açısından söylüyorum. Türkiye gelir dağılımında yüzde 15 bir iyileşme sağladı.”

    “Türkiye’ye yatırım çekecek yeni vergi uygulamalarını devreye sokacağız”

    Önümüzdeki günlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katılımıyla Türkiye’ye yapılacak yatırımların boyut ve miktarlarıyla birlikte açıklanacağını belirten Bakan Ağbal, “Türkiye’ye yatırım çekecek yeni vergi uygulamalarını da devreye sokacağız. Ben hep süper teşvik diyorum; Ekonomi Bakanımız projeye dayalı teşvik sistemi diyor. Yani bugün Türkiye’de stratejik bir sektörde yapılan yatırıma 10 yıl vergi tatili getiriyoruz. Çok önemli. Birkaç olayda bakıyorum bizim getirdiğimiz bu düzenleme o kadar önemli ki bölgemizde ülkeler Türkiye’nin süper teşvik sistemiyle getirdiği bu rekabetçi yeni araçlarla rekabet etmeye çalışıyorlar. Bu süper teşvik kanunu bu anlamda gerçekten ihtiyacımız olan çok önemli bir aracı bize sundu. Önümüzdeki günlerde Cumhurbaşkanımız bu kapsamda yapılacak yatırımların boyutlarını, miktarlarını açıklayacak orada da göreceğiz. Gerçekten Türkiye’nin orta ve uzun vadede büyüme eğrisini yukarı çekecek, verimliliğini artıracak, cari açığı aşağı çekecek özellikle katma değeri yüksek sektörlerde çok iddialı, çok global yatırımların Türkiye’ye geldiğini göreceğiz” diye konuştu.

  • Maliye Bakanı Ağbal: “İlk çeyreğe ilişkin gelen öncü göstergeler işlerin yolunda gittiğini gösteriyor”

    Maliye Bakanı Ağbal, “2018 yılında orta vadeli programda yüzde 5.5 oranında bir büyüme öngördük. İlk çeyreğe ilişkin gelen öncü göstergeler işlerin yolunda gittiğini gösteriyor. Ekonomideki canlanma devam ediyor” dedi.

    Maliye Bakanı Naci Ağbal, 14’üncü Türkiye Vergi Kongresi’nin ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı.

    Bakan Ağbal, bugün Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren KDV düzenlemesinin önemli kolaylıklar getirdiğine vurgu yaparak, “Bugün KDV Kanunu değişikliği Resmi Gazetede yayınlandı. TBMM’nin kabul ettiği kanun tasarısını Cumhurbaşkanımız onayladı. KDV ile ilgili çok önemli düzenlemeler içeren bu kanun tasarısı hayata geçmiş oldu. Burada özellikle mükellefler üzerinde yük oluşturan birçok uygulama kaldırıldı. Küçük işletmelere özellikle esnafımıza yönelik KDV uygulamaları bakımından önemli kolaylıklar getirildi. Daha basit bir KDV uygulamasıyla karşı karşıya kalacaklar. Esnafımız bundan sonra KDV’sini beyannamesini verdiği aydan itibaren değil ondan sonraki iki ay sonra ödeyecek. Bu düzenleme gerek yatırımı, gerek üretimi, istihdamı, gerekse de ihracatı teşvik etmek mamacıyla getirdiğimiz birçok düzenlemenin yanında toplumsal kesimi ilgilendirmesi bakımından da önemli” diye konuştu.

    “İlk çeyreğe ilişkin gelen öncü göstergeler işlerin yolunda gittiğini gösteriyor”

    Ekonomideki canlanmanın devam ettiğini ifade eden Maliye Bakanı Ağbal, ilk çeyreğe ilişkin gelen göstergelerin olumlu yönde seyrettiğini kaydederek, şu ifadeleri kullandı:

    “2018 yılında orta vadeli programda yüzde 5.5 oranında bir büyüme öngördük. İlk çeyreğe ilişkin gelen öncü göstergeler işlerin yolunda gittiğini gösteriyor. Ekonomideki canlanma devam ediyor. Bir taraftan ekonomideki canlanmayı önemsiyoruz diğer taraftan ekonominin istikrarı bu büyümenin sürdürülebilirliği ve istikrarı da en az onun kadar önemli. Bu konularda da hükümet olarak ekonomiyle ilgili orta ve uzun vadede ekonomimizi ileriye taşıyacak, ekonomimizin temellerini daha da sağlamlaştıracak birçok çalışmayı yaptık yapmaya da devam ediyoruz”.

    “Kimse Türkiye ekonomisiyle ilgili bir oyun kurmaya kalkmasın”

    Türkiye ekonomisinin zor günler geçirmesine rağmen son derece kıymetli bir büyüme trendi yakaladığına işaret eden Bakan Naci Ağbal, “Kimse ekonomiyle ilgili oluşan bu havayı bozmaya çalışmasın. Kimse ekonomiyle ilgili Türkiye’nin potansiyelini göz ardı eden, bakın 2017 yılı başında karşı karşıya kaldığımız durumu hatırlayın. 15 Temmuz alçak darbe girişimi sonrası ekonomiyle ilgili beklentiler neydi, darbe girişimi sonrası alınan kararlar ekonominin sağlam yapısı sayesinde bugün geldiğimiz noktaya bakın; 7.4 oranında büyüme 1.6 milyon istihdam ve genele yayılan ekonomide bir büyüme. Bu büyüme birçok açıdan son derece kıymetlidir. Birçok ülkenin hala büyüme konularında sıkıntılar yaşadığı bir dönemde Türkiye ekonomisi bütün iç ve dış risklere karşı bu performansı gösteriyorsa bunu da herkesin takdir etmesi lazım. Olumsuz bir takım söylemler; olumsuz bir takım haberler, kasıtlı bir takım spekülasyonlar üzerinden de kimse Türkiye ekonomisiyle ilgili bir oyun kurmaya kalkmasın. Türkiye ekonomisi bütün bu meydan okumaların üzerinden geçti” açıklamasında bulundu.

    “Ekonomideki kararlar tek bir eksen üzerinde oturtularak konuşulamaz”

    Enflasyonun tek haneli seviyelere çekilmesi için düzenlemeler yapmaya devam edeceklerini belirten Naci Ağbal, “Enflasyonun tekrar tek haneli seviyelere gelmesi konusu hükümetimiz açısından son derece önemli. Yatırımın, üretimin önünde engel oluşturacak maliyetlerin aşağı çekilmesi konusunda hükümet olarak son derece önem veriyoruz. 2018 yılında da Türkiye ekonomisi gerek büyümede, gerek istihdamda, aldığımız alacağız tedbirlerle enflasyonda ve gerekse de cari açığın aşağı çekilmesinde yapacağımız düzenlemeler çerçevesinde 2018’i de iyi noktada bitirecek. Ekonomi bir bütündür. Ekonomideki kararlar tek bir eksen üzerinde oturtularak konuşulamaz ve çalışılamaz. Ekonominin bir taraftan sahibi olduğu potansiyel büyüme oranını destekleyeceğiz diğer taraftan da ekonomik kararları olumlu yönde etkileyecek, ekonomide sürdürülebilirliği, yakalamış olduğumuz istikrarı devam ettirecek bütüncül kararları da birlikte alacağız” dedi.

  • Bakan Zeybekci’den atama bekleyen 2 yıllık maliye ve muhasebe yüksekokul mezunlarına kötü haber

    Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Türkiye’nin özel sektör eliyle muasır medeniyetler seviyesine yükseleceğini belirterek, “Benim fabrikam dahil olmak üzere bütün fabrikaların tamamında işçi aranıyor şuanda, usta aranıyor, tekniker aranıyor. Diğer taraftan 5 milyon insan KPSS’ye giriyor, ne için? Devlete atanmak için. Bir şeyi yanlış yapıyoruz” dedi.

    Bakan Zeybekci çeşitli temaslarda bulunmak üzere geldiği memleketi Denizli’de gerçekleştirilen “Yer altı Kaynakları Türkiye’nin Serveti” isimli toplantıya katıldı. Toplantının açılışında konuşan bakan Zeybekci toplantıya katılan sanayicilere seslendi. Türkiye’nin özel sektörde çok sayıda çalışana ihtiyacının olmasına karşın 5 milyon kişinin Kamu Personele Seçme Sınavı’na (KPSS) başvurduğunu anımsatan Bakan Zeybekci, bir şeylerin yanlış yapıldığını kaydetti. Aynı zamanda Türkiye’de mesleki eğitimi üretim sektörlerine kanalize edilemediğini ve bunun başarısızlık olduğunu vurgulayan Bakan Zeybekci, “Halimiz kötü bugün maalesef üniversitelerimizden mühendisler mezun ediyoruz, bu mühendislerimizi ne bir atölye görmüş ne bir inşaat görmüş ne bir fabrika görmüş ne de eline bir anahtar alıp bir makineye veya inşaata, demire dokunmuş mühendislerimiz var. Buna bize şöyle derler ‘sen ağa ben ağa ineği kim sağa’ her taraf mühendis. Hakikaten bununla ilgili kendimizi başarısız görüyorum. Allah bize akıl vermiş bu akıl ile bu sisteme yöneterek Türkiye’de mesleki eğitimi üretim sektörlerine yani bizim ihtiyaç duyduğumuz alanlara bir mesleki eğitimi kanalize edemedik. Laf yetiştirme zamanı değil iş yetiştirme zamanı artık, iş yetiştirmemiz lazım. Benim fabrikam dahil olmak üzere bütün fabrikaların tamamında işçi aranıyor şuanda, usta aranıyor, tekniker aranıyor. Diğer taraftan 5 milyon insan KPSS’ye giriyor, ne için? Devlete atanmak için. Bir şeyi yanlış yapıyoruz” dedi.

    “Her şeyi çok kolay bir şekilde çözebilecek formüller var”

    Konuşmasında 2 yıllık maliye ve muhasebe mezunlarının bir milletvekili aracılığı ile kendilerine ulaştırılan atanma talebine de değinen Bakan Zeybekci, “yok kardeşim devlette böyle bir kadro” diyerek şöyle konuştu:

    “Birbirimizi alkışlamak ve pohpohlamaktan da vazgeçelim artık. Yanlış yapıyoruz, hoş geliyor iyi geliyor bazı şeyleri söylemek. Geçtiğimiz günlerde bir milletvekilimiz 2 yıllık Maliye, Muhasebe Meslek Yüksekokulu mezunları ile daha doğrusu dernek üyeleriyle bir araya gelmiş. Bununla ilgili bana söylüyor ‘işte bunlarda atanma ve kadro bekliyor.’ Yok kardeşim devlette böyle bir kadro. Bu milletin kaynaklarını ve imkanlarını emanetçisi olarak söylüyorum devlette böyle bir kadro yok. Bu ülke Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gösterdiği o muasır medeniyetler seviyesine yürüyecek ise bırak namerde, merde dahi muhtaç olmayacak günlere yürüyecek ise bunu özel sektör eli ile yapacak devlet eliyle değil. Her şeyi çok kolay bir şekilde çözebilecek formüller varken maalesef bugüne kadar bu koalisyon hastalıklı siyasi yapı çok kötü bir ut oluşturdu Türkiye’de. Yani popülist davranarak bir şekilde bir yüzde oranını garanti alıp iktidarda kalabilme zaafı”.

    Bakan Zeybekci buradaki etkinliğin ardından programına Acıpayam ilçesi ile devam etti.

    Mekezefendi Belediyesine ait Bereketler Toplantı Salonunda gerçekleştirilen etkinliği Ekonom Bakan Zeybekci’nin yanı sıra Vali Hasan Karahan, ilçe Kaymakamları, Merkezefendi Belediye Başkanı Mustafa Subaşıoğlu, Pamukkale Belediye Başkanı Hüseyin Gürlesin ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri katıldı.

  • Konya Şeker’e Maliye Bakanlığından ödül

    Konya Şeker, il bazındaki Kurumlar Vergisi sıralamasında ilk 5’e girerek, Maliye Bakanlığı tarafından ödüle layık görüldü.

    İl bazındaki Kurumlar Vergisi sıralamasında ilk 5’e giren Konya Şeker’e bir ödül de Maliye Bakanlığından geldi. Bakan Naci Ağbal, “2017 yılında ilinizde Kurumlar Vergisinde en yüksek beyanda bulunan ilk beş mükellef arasında olmanız dolayısıyla kutlar, ülke ekonomisine yaptığınız değerli katkılardan dolayı teşekkür eder, çalışmalarınızda başarılar dilerim” mesajıyla ilk 5’e giren firmalara teşekkür belgesi gönderdi. Bakan Ağbal imzalı teşekkür belgesini, Konya Vergi Dairesi Başkanı Musa Kazım Ünver takdim etti.

    Konya Vergi Dairesi Başkanı Musa Kazım Ünver de Bakan Naci Ağbal adına Konya Şeker’e teşekkür etti. Törende bir konuşma yapan Ünver, “Biz Konya Şeker’i, Torku’yu sırf ticari kaygılarla faaliyet gösteren bir şirket olarak değil, başta Konya ekonomisine ülke ekonomisine katkı sağlayan, kazancını üreticisiyle paylaşan, üretim çarkını insanımızın refahını artırmak için döndüren bir model olarak da önemli ve değerli görüyoruz. Bunu takdirle karşılıyoruz. Konya Şeker modelinin tüm ülkemizde örnek olması en büyük temennimizdir. Bu uğurda mücadele veren tüm çalışanlara teşekkür ediyor başarılarının her daim devam etmesini diliyorum” dedi.

    Teşekkür belgesini, Anadolu Birlik Holding adına İcra Kurulu Üyesi Harun Reşat Ersöz aldı. Konya Şeker’in, Anadolu Birlik Holding bünyesindeki bütün iştiraklerde, Başkan Recep Konuk’un oluşturduğu vizyon çerçevesinde, ülkesine ve milletine hizmet etmeye devam ettiğini ifade eden Harun Reşat Ersöz, “Üretime, üreticiye, toplumun bütün kesimlerine, devletimize katkı yapmaya, kalkınmanın unsurlarından birisi olmaya devam edeceğiz” dedi.