Etiket: maliye

  • Maliye Bakanı Ağbal GTO’da iş adamlarıyla buluştu

    Maliye Bakanı Naci Ağbal Gaziantep Ticaret Odasında iş adamlarıyla bir araya geldi.

    Bakan Ağbal, Gaziantep programı kapsamında akşam saatlerinde GTO’daki toplantıya katıldı. İş adamlarına Gaziantep’in ticaret hacminin hızla büyüdüğünü ve üretimin büyük artış gösterdiğini belirterek, bu kapsamda emeği olan her kese teşekkür etti.

    Gaziantep Ticaret Odası Konferans salonunda gerçekleşen toplantıya, Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Beyhan Hıdıroğlu’nun yanı sıra Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, milletvekilleri ve iş adamları katıldı.

    GTO’da iş adamlarını yeni anayasa ve cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi konusunda da bilgilendiren Maliye Bakanı Naci Ağbal, daha sonra Gaziantep Şoförler ve Otomobilciler Odasının yemeğine katıldı.

    Bakan Ağbal’ı kapıda karşılayan Gaziantep Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Ünal Akdoğan, davete icabet ettiği için bakana ve protokole teşekkür etti. Özel bir restoranda gerçekleşen toplantıya, Gaziantep protokolünün yanı sıra şoförler odası üyeleri katıldı.

    16 Nisan’da yapılacak olan referandumda şoförlerden ‘evet’ sözü alan Maliye Bakanı Naci Ağbal daha sonra havayolu ile Gaziantep’ten ayrıldı.

  • Maliye Bakanı Ağbal’dan müjde:

    Sakarya’da Vergi Dairesi açılış törenine katılan, Maliye Bakanı Naci Ağbal, “Gelir İdaresi Başkanlığına 2 bin gelir uzman yardımcısı alacağız” dedi.

    Sakarya’nın Sapanca ilçesinde faaliyete geçen Sapanca Vergi Dairesi Müdürlüğü açılış törenine katılan Maliye Bakanı Naci Ağbal, Gelir İdaresi Başkanlığına 2 bin gelir umanı yardımcısı alınacağı müjdeli haberini verdi.

    Açılış töreninde konuşan Bakan Ağbal, “Sapanca tabiatı ile insanı ile her şeyi ile bambaşka. Dolayısıyla Sapanca her şeyi hak ediyor ve geçen Sakarya’ya geldiğim zaman burada bir Vergi Dairesi kurulması gerekir denildiğinde ben dedim ki biz geç kalmışız son yıllarda Sapanca’ya ne zaman gelsem bu bölgedeki ekonomik gelişmeye sahip oldum. Gerçekten burası büyüyen bir bölge hem yatırımlar, turizm bakımından, eğitim bakımından hem de büyük ölçüde yerel turizmde çok ciddi potansiyeli olan bir yer. Yepyeni bir anlayış ile vergi dairesini Sapanca’ya kazandırmış olduk. Şimdiden bereketli olsun, hayırlara vesile olsun, Sapanca ekonomisinin gelişimine inşallah güzel katkılar verir” ifadelerini kullandı.

    “Türkiye’de siyasi istikrarı kalıcı şekilde tesis edeceğiz”

    Bakan Ağbal, vatandaştan toplanan verginin, vatandaşa hizmet olarak geri gittiğini ifade ederek, “Vergiyi toplayacağız ama topladığımız vergiyi de vatandaşa hizmet olarak götüreceğiz. Sene 2002 AK Parti hükumetleri görev başına geldiğinde bu ülkede toplanan her 100 TL verginin 86 TL’si faize harcanıyordu. Yani vergi topluyorduk ama topladığımız vergiyi vatandaşa hizmet olarak değil, Türkiye’ye borç verenlere faiz olarak ödüyorduk. Dolayısıyla hiçbir zaman için o dönemler biz hizmet bütçesi yapmıyorduk, faiz bütçesi yapıyorduk. Sene 2017, 100 TL vergi topluyoruz, bunun 11 TL’si sadece faize gidiyor, geriye kalan 89 TL’si vatandaşa hizmet olarak gidiyor. Bir ülkenin bütçesi sağlam ise bütçesinin iki yakası bir aradaysa ve vatandaştan toplanan vergi, vatandaşa hizmet olarak gidiyorsa o ülkede gerçekten ekonomide, siyasette işler yolundadır. O ülkede her bakımdan kalkınma ve büyüme hamlesi vardır. Bugün içinde bulunduğumuz ortamda 16 Nisan’a giderken anayasa değişikliğini yaparken bu konuları enine, boyuna konuşmamız lazım. Yapmış olduğumuz değişiklik Türkiye’de siyasi istikrarı kalıcı şekilde tesis edecek bir değişikliktir. Siyasi istikrarın kalıcı bir şekilde tesis edilmesi demek, ekonomik istikrarı kalıcı bir şekilde tesis edilmesi demektir. Bunu inşallah 16 Nisan’da hep beraber yapacağız. 2002 yılında iktidara geldiğimizde kişi başına milli gelir 3 bin 500 dolardı. Bugün ise 11 bin dolar, yani üçe katlamışız. Doğru politikalar, doğru ekonomik politikaları, güçlü demokrasi, dışa açılan ve vizyon sahibi bir Türkiye sayesinde bunları yaptık. Ama artık 11 bin dolarlara bu ülke sığmıyor, bu millet 11 bin dolarlık bir milli geliri hak etmiyor, çok daha büyük bir potansiyeli var. Türkiye’nin önünde 22-25 bin dolar hedefleri var” diye konuştu.

    “Gelir İdaresi Başkanlığı hizmet ordusuna 2 bin arkadaşımızı katacağız”

    Gelir İdaresi Başkanlığına 2 bin gelir uzman yardımcısı alınacağını müjdeleyen, Maliye Bakanı Naci Ağbal, Müjde, “Vergi dairesinde hizmet verecek arkadaşlarımız genç bir jenerasyon olsun istiyoruz. Dün Başbakanlık ile görüştüm, Başbakanlıktan onayı çıktı Gelir İdaresi Daire Başkanlığına 2 bin tane gelir uzman yardımcısı alacağız. Sınav iznini de başbakanlıktan aldık. Dolayısıyla 10 Nisan’da bütün genç mezun arkadaşlarımızı davet ediyorum. 2015-2016 KPSS’den puan alan bütün arkadaşlarımız bu sınava müracaat edebilecekler, Mayıs ayı içerisinde de inşallah bu sınavı yapacağız. Böylelikle gelir idaresi başkanlığı hizmet ordusuna 2 bin tane genç arkadaşımızı katmış olacağız” ifadelerini kullandı.

  • Maliye Bakan Yardımcısı Yavilioğlu, Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemini anlattı

    Maliye Bakan Yardımcısı Dr. Cengiz Yavilioğlu Balıkesir’de ‘Sistem Değişikliğini Konuşuyoruz’ konulu toplantıda ’Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ve Anayasa Değişikliği’ni anlattı.

    Memur Sen tarafından düzenlenen ‘Sistem Değişikliğini Konuşuyoruz’konulu toplantıya katılan Maliye Bakan Yardımcısı Dr.Cengiz Yavilioğlu Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ve Anayasa Değişikliği’ni anlattı. Yavilioğlu, bir şeyi kabul etmek için maliyet fayda hesabına ihtiyaç olduğuna vurgu yaparak “Akıl bunu gerektirir faydası nedir? Maliyeti nedir? Karşılaştırırsınız eğer faydası maliyetinden fazla ise doğuracağı fırsatlar daha fazla ise kabul edersiniz. Maliyeti yüksek faydası düşük ise onla ilgili tercihinizi farklı yaparsınız evet demezsiniz. Hali hazırdaki sistemi yaşıyoruz, geçmiştede bir tarihi var bunun, önümüze çıkkarttığı ekonomik, toplumsal, siyasal sonuçları var. Sonuçlarından hareketle sistem bize insan hakları, demokrasi, ekonomik olarak uluslararası güç olarak ne kazandırdı, ya da ne kaybettirdi? Olası potansiyelimiz üzerinden değerlendir yapmayı arzu ederim doğrusu. Bir takım gelişmeler hastalıların belirtisidir. Siyasal olarak belirtilere baktınığınızda 1960 ile 80 arasında hükümetlerin ömrü bize bir şey söyler.71 ile 80 arasında 9 aya düşen ve hükümet eden bir siyasal geçmişimiz var. Bu süre içinde hükümetlerin ne yapabileceğini hangi stratejileri geliştirip hangi politikaları üretebileceğini veya bizim neden vazgeçmek zorunda kaldığımızı anlamanız açısından bu süreler oldukça önemlidir” dedi.

    “Siyasal alanda istikrar olmazsa problem çıkar”

    Türkiye’deki hükümetler hakkında da açıklama yapan Yavilioğlu “Türkiye’de 1950 ile 2016 arasında 66 yılda kaç hükümet kaç başbakan gelmiş başka ülkelerde bu nasıl diye baktığınızda ekonomik olarak hak ve özgürlükler itibariyle demokrasinin gelişmesi itibariyle, kurumsal yapıya geçmiş sistematik devlet hükümet toplumsal hayat oluşturabilmiş olan ülkelere baktığınızda buralarda daha az hükümet, başkan değişikliklerini istikrarlı yapıların olduğunu görürsünüz. Ekonomik olarak istikrarsızlık geri kalmışlık üretir. Türkiye’de bu 66 yılda ne olmuş? 48 hükümet ve Başbakan değişmiş, ekonomik olarak geri kalmışlığımızıda, hak ve özgürlükler demokratik gelişim itibariyle geri kalmışlığımızı bununla ilintilendirmemiz lazım. Böyle 2 tane ülke var 46-58 arasında Fransa 12 yılda 20 hükümet değiştirmiş ve sorunların çözümü için yarı başkanlık sistemine geçen bir ülke. İtalya’da koalisyon ve sık değişen hükümetlerden başı derde girmiş bir ülke. Bu arazıları bir kanun çıkartarak koailisyonları yasaklayarak çözüş oldular. Bütün ülkeler istikrar ararlar.Siyasal alanda istikrar olmadığı taktirde bir problem ortaya çıkar. Darbeler dediğimiz vesayetci kurumların müdahale ettiği o darbeler dediğimiz husus olaylar bu hastalıklı dediğimiz halin belirtileridir. Sistemde arıza olmasa darbeler olmaz. Darbeleri yapanlar nasıl bir siyasal yapı istiyorlar, hükümetin ve meclisin zayıf olduğu dönemler. Hükümet ve meclis zayıf olduğunda darbeye açık hale gelir. Güçlü hükümet ve meclisin olduğu dönemlerde bunu yapamadılar en yakını 15 Temmuz. Güçlü bir hükümet ve güçlü bir lider bunu destekleyen güçlü bir meclis olmamış olsaydı 15 Temmuz başarılı olamazmıydı. Allah korusun olurdu. Lider taşın arkasına saklanırsa, arkasındakiler dağın arkasına saklanır. Liderimiz Cumhurbaşkanımız en önde oldu” şeklinde konuştu.

    “Kendi sorunumuzu kendimiz çözeceğiz”

    Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminede değinen Bakan Yavilioğlu “Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini önerenlerin bizlerin de yapmak istediğimiz şey budur. Güçlü hükümet ve meclisler olsun. Darbeleri hep askerlerin yaptığını tezgahjladığını aklımızda oluştururuz. Benim araştırmalarda anlamış olduğum şey şu askerler eşitler arasında en fazla bir parçayı oluşturuyor, daha fazlası değil. Halkın tercihlerine engel olmak isteyen her türlü güç adının başında ister sivil ister başka bir şey olsun vesaitcidir. Halkın iradesinin dışında başka bir şey olamaz. Bu sistemin getirmek istediği en önemli şey budur. Yüzde 50 artı birin desteğini alamayan hiç bir parti, gurup, kesim artık söz sahibi iktidar olamayacak. İstikrarsızlık oluşturan hükümet olamama, kuramama sorunuda bu sistemle çözülmiş olacak. Biz tek partili hükümetlerle yönetilmiş olsaydık ülkenin refahı iki buçuk kat daha fazla olacaktı. İstikrarsızlık bizi potansiyelimizin altında bir yere koyuyor. Hani diyorlarya AK Parti yatırımları yaparken parayı nerden buldu, fazla bir şey yapmaya gerek yok istikrar olsun, halkın tercih ettikleri başta olsun yeterli.Fark burada ortaya çıkıyor, istikrar olduğunda 12 kat daha fazla yatırım yapılıyor. Güçlü hükümet güçlü devlet olmak demek sonrunlarını başkalarının çözümüne synmayan devlet demektir. Kendi sorunumuzu kendimiz çözeceğiz. Cumhurbaşkanlığı sisteminde bir sorun ortaya çıkarsa tek bir adres var oda halk. Ne olursa olsun hakem halk başka kimseye gitmeye gerek yok. Sistem buysa muhalefet ne diyor biz ne öneriyor? Daha özgür, daha demokratik bir anayasamı öneriyor. Bize söyledikleri tek bir şey var statükoya mahkum olun. Önümüzdeki 16 Nisan geleceğimiz, çoluk çocuğumuz için bu ülkede 28 Şubatı derinden yaşayan birisi olarak söylüyorum istikrardan başka bizim bir şeye ihtiyacımız yok, bu sistem bunu sunuyor” şeklinde konuştu.

    Memur Sen tarafından düzenlenen toplantıya AK Parti Balıkesir İl Başkanı Hasan Demiraslan, Sivil Dayanışma Platformu Başkanı Ayhan Ogan, Sivil Toplum Dayanışma Platformu Yönetim Kurulu Üyesi Eczacı Mehmet Şahin, KADEM Genel Başkan Yardımcısı Pınar Kandemir Hacıbektaşoğlu ve çok sayıda STK üyesi katıldı.

  • Maliye Bakan Yardımcısı Yavilioğlu, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemini anlattı

    Maliye Bakan Yardımcısı Dr. Cengiz Yavilioğlu, Çanakkale’de ‘Sistem Değişikliğini Konuşuyoruz’ konulu toplantıda ’Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ve Anayasa Değişikliği’ni anlattı.

    Çanakkale Sivil Toplum Platformu tarafından Nedime Hanım Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde düzenlenen toplantıya; Maliye Bakan Yardımcısı Dr. Cengiz Yavilioğlu, AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, STK temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.

    Moderatörlüğünü Sivil Dayanışma Platformu Başkanı Ayhan Ogan’ın yaptığı ‘Sistem Değişikliğini Konuşuyoruz’ konulu toplantıya konuşmacı olarak Maliye Bakan Yardımcısı Dr. Cengiz Yavilioğlu, Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Şahin ve AK Parti 25’inci Dönem Milletvekili Adayı Av. Pınar Kandemir Hacıbektaşoğlu konuşmacı olarak katıldı.

    Türkiye’de siyasal ve ekonomik anlamda istikrarın olması gerektiğini ifade eden Maliye Bakan Yardımcısı Dr. Cengiz Yavilioğlu, bu istikrarı Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ve Anayasa Değişikliği ile seçilecek hükümette bulacaklarını belirtti.

    Bu sistemin bir iktidar çıkmasına imkan tanıması ile sosyal, siyasal, ekonomik açıdan istikrar imkanı sunduğunu söyleyen Yavilioğlu, “Bu var olan sistem bizi ne anayasal olarak ihtiyaçlarımızı karşılıyor ne siyasal olarak ihtiyaçlarımızı karşılıyor ne de ekonomik olarak ihtiyaçlarımızı karşılıyor. Yani bizim taleplerimizi kuşatamıyor. Kuşatamadığı için darbeler oluyor. En zayıf anlarda darbeler oluyor. Anayasa Değişikliği ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi halkın taleplerini hem hükümeti mutlaka seçmek suretiyle hem de yüzde 50+1’in oyunu alma zorunluluğu getirmek suretiyle sistemi halkın talepleriyle örtüşmesine imkan sağlayan bir sistemdir taleplerini karşılayacak. Başka türlü yaşama hakkı yoktur, mümkün değil. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile biz bir yenilik öneriyoruz. O yeniliğin ana temasını söyleyeyim. Bizi krizlerden, kaoslardan, darbelerden kurtaracak olan bir sistem öneriyoruz. Ve bu sistemin sahibi de siz olacaksınız. Sıkıntı çıktığında başkaları müdahale edemeyecek. Sizin hanenize dışarıdan gelip müdahale edilmesi sizin içinize siner mi? Sizin problemlerinizi anlayabilir mi? Arkadaşlar medeni olmak demek, kendi problemlerine sahip çıkmak demektir. Kendi problemlerini çözme kabiliyeti kazanmak demektir” şeklinde konuştu.

    Bakan Yardımcısı Yavilioğlu’nun konuşmasının ardından diğer konuşmacılar Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Şahin ve AK Parti 25’inci Dönem Milletvekili Adayı Av. Pınar Kandemir Hacıbektaşoğlu da Anayasa Değişikliğini anlattı. Toplantı soru-cevap kısmının ardından sona erdi.

  • Maliye Bakanı Naci Ağbal: “Şu anda Türkiye’nin hazinesi tarihinin olabildiği en iyi noktasında”

    Maliye Bakanı Naci Ağbal: Maliye Bakanı Naci Ağbal, “Şu anda Türkiye’nin hazinesi tarihinin olabildiği en iyi noktalarda. Maliye bakanı olarak ben son derece mutluyum. Çünkü bütçe açığı bakımından Türkiye’nin bütçe açığı bugün dünyalarda en iyilerden bir tanesi” dedi.

    Maliye Bakanı Naci Ağbal çeşitli temaslarda bulunmak üzere geldiği memleketi Bayburt’ta sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle bir araya geldi. Bakan Ağbal yaptığı konuşmada, Çanakkale’de bugün temeli atılan Çanakkale 1915 Köprüsü’nün çok önemli, dünyaca takip edilen projelerden biri olduğunu belirtti.

    Eski Türkiye’de temellerin atıldığını ancak projelerin sonunun bir türlü gelmediğini anımsatan Ağbal şunları kaydetti:

    “Bugün Allah’a şükürler olsun Çanakkale’de o kahramanlık destanının yazıldığı Çanakkale Boğazı’nın iki tarafını birbirine bağlayacak dünyaca takip edilen büyük bir projenin temelini atıyoruz. Çanakkale’nin iki yakasını birbirine bağlıyoruz. 2023 hedefimiz bakımından son derece hayati bir proje. Eskiden Türkiye’de temeller atılırdı. 10 yıllarca nasıl oluyorsa o temeller bir türlü bitmezdi. Habire temel atılırdı. Demirel şuraya gitti temel attı. Demirel buraya gitti temel attı. Atıyorsun da kardeşim yani temel atmakla olmuyor ki. Bunları bitirmek lazım. Yıllarca bitirilemeyen Bolu Dağı Tüneli’ni 2006 yılında çok iyi hatırlıyorum bitirebilmek için 15 milyon liraya ihtiyaç var. Ve o yılların sıkıntıları içerisinde büyük bir gayretle o parayı bulduk ve bitirilemeyecek denilen projeye son noktayı vurduk ve hizmete açtık.”

    “Şu anda Türkiye’nin hazinesi tarihinin olabildiği en iyi noktalarda”

    Türkiye bütçesinin şu anda tarihinin en iyi noktasında olduğunu dile getiren Bakan Ağbal, “Maliye Bakanı olarak ben son derece mutluyum. Çünkü bütçe açığı bakımından Türkiye’nin bütçe açığı bugün dünyalarda en iyilerden bir tanesi. Eskiden gelirdi böyle maliye bakanları, ekonomi bakanları bize sorarlardı söyleyin bakayım sizin ne kadar bütçe açığınız? Ne kadar borcunuz var derlerdi. Bizim maliye bakanları başlarını aşağıya eğerlerdi. İşte milli gelirin yüzde 10’u, milli gelirin yüzde 8’i. İşte borcumuzun milli gelire oranı yüzde 80, 90. Yani batmışız. Bütçe, bütçe olmaktan çıkmış. Faiz ödüyoruz. Hizmet bütçeleri değil faiz bütçeleri yapıyorduk. Şimdi geliyor maliye bakanları batıdan ben soruyorum onlara söyleyin bakalım bütçe açığınız ne? Bi görelim bakalım. Bizim bütçe açığımız yüzde bin. Onlar başlarını aşağıya eğiyor. Onlar diyor ’Valla durumlar kötü, yüzde 3’ler yüzde 5’lerdeyiz.’ Ne kadar borcunu var söyleyin bakalım diyorum. Valla diyorlar 80,90. İşler tersine dönmüş. Ve bütün bu ekonomide kaydettiğimiz başarılarla beraber arka arkaya çok önemli dünya çapında takip edilen projelere imza atıyoruz. Bunlarla hepimiz iftihar ediyoruz. Gurur duyuyoruz. Eskiden yabancı memleketlere gittiğimiz zaman yollarına gıpta ederdik. Hastanelerine gıpta ederdik. Almancılar geldi mi Edirne’den geçti mi böyle burun kıvırırlardı. Şimdi arkadaş ben Almanya’ya gidiyorum ben onlara burun kıvırıyorum. Demek ki doğru işleri yaparsak, milletimize güvenip inanırsak evelallah bu ülke çok daha güzel noktalara gider” dedi.

    16 Nisan’ı iyi okumak gerektiğini vurgulayan bakan Ağbal, “Böyle okumak lazım. Ve bütün bu gelişmeler olurken, herkes bize ne güzel yapıyorsunuz? Bunları daha çok yapın mı dedi. Yok önümüze ne kadar engel varsa koydular. Ne zaman bu millet için bir projeye başlayacak olsak mutlaka bir kriz üretmeye kalktılar” ifadelerini kaydetti.

    “Hatırlayın ordu göreve diyenler kimlerdi? Kimlerdi bunlar? Bugün hayır diyenlerle onlar aynıydı” diyen Ağbal şunları söyledi:

    “Bugün kalkmışlar demokrasiden, millet iradesinden bahsediyorlar. Cumhuriyet mitingi yapıp, ordu göreve diye çağıran siyasi kadrolar hangi siyasi kadrolardı. 2007’de bu ülkede Cumhurbaşkanlığı seçimi yapılmak istendi. Millet ilk defa kendi iradesiyle meclisten bir Cumhurbaşkanı çıkarmak istedi. Ve o dönem yine aynı şekilde bir takım vesayet odaklarını, güç odaklarını ön tarafa sürüp onlara televizyon ekranlarından beyanat yaptıranlar kimlerdi? Biz özü sözü bir cumhurbaşkanı istiyoruz diyenler kimlerdi? 367’yi o ucube fikri ortaya atanlar kimlerdi? Bugün şimdi demokrasi havarisi kesildiler. Ve 2007 yılında bu ülkede eşi başörtülü Cumhurbaşkanı istemiyoruz diyecek kadar alçalacak, bu milletin değerlerine meydan okuyacak siyasi kadrolar vardı. O zamanda dedik söz milletin ve millete gittik. Hatırlayın önce seçim kararı aldık, anayasa değişikliği yaptık ve o dönemde de gerçekten Milliyetçi Hareket Partisi’nin liderinin sağduyulu tavrıyla bu ülke Cumhurbaşkanını seçti.”