Etiket: Mali

  • Fka, Mali Destek Programlarını Tanıtıyor

    Merkezi Malatya’da bulunan Fırat Kalkınma Ajansı, yaşam kalitesine ve sanayi sektörünün gelişimine etkin biçimde katkı sağlayacak altyapı yatırımlarının gerçekleştirilmesini sağlamak amacıyla mali destek programlarını tanıtıyor.

    Elazığ Belediyesi Kültür Merkezinde gerçekleşen programa, Fırat Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mesut Öztop, Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İdris Alan, ve kamu kurum temsilcileri katıldı. Fırat Kalkınma Ajansı Projeleri hakkında bilgi veren Fırat Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mesut Öztop, “Malumunuz olduğu üzere ajansımız her yılı proje teklif çağrısı yöntemi ile kaynak kullandırmakta ve her yıl kongreler olmak üzere 2 yılda birde yerel yönetimlere, sivil toplum kuruluşlarına ve kamu kurumlarına değişik programlar adı altında kaynak kullandırmaktayız. 2010 yılından buyana geçen 6 yıllık süreçte toplamda 471 projeyi bölgemizde destekleyerek toplamda 76 milyon lira bir kaynak kullandırımı söz konusu oldu. Elazığ il ölçeğinde baktığımızda toplam bu 471 proje içerisinde 124’ü Elazığ’da desteklenmiş ve uygulanmış ve bu Elazığ’da ki projeler aktarılan kaynakta yaklaşık 22 milyon lira dolayındadır. Bizim desteklerimizin bir özelliği sadece hibe desteği değil, projeyi yapan kurum kuruluşun veya firmanın da bir eş finansmanı söz konusudur. Bu eş finansmanda kamu kurumlarında yüzde 75 ve işletmelerde, özel sektörlerde yüzde 50 dolayındadır. Bu eş finansmanı da dikkate aldığımız zaman sağlamış olduğumuz 76 milyon lira 142 milyon lira gibi bir yatırım hacmine denk geliyor. Tabi bu bize beyan edilen proje bütçeler üzerinden söylediğim rakamlar” diye konuştu.

    Desteklenen bu projelerde bölgede toplam 3 bin dolayında bir istihdam oluşmuş ve oluşturacağını belirten Öztop, “Çünkü birçok projemizde hali hazırda devam ediyor. İhracat anlamında baktığımız zaman bizim vesilemizle 14 firmamız ihracata ilk defa başlamış. Genel firmaların cirosunda ortalama artışa baktığımız zamanda yüzde 20 oranında bir artış gözlenmiş durumdadır. Ürün geliştirme bizim malum projelerimizde temel eksenlerden birini oluşturuyor. Yeni ürün ve model sayısı anlamında baktığımız zamanda 449 farklı yeni model ürünün geliştirildiğini söyleyebiliriz” ifadelerine yer verdi.

    Ajansın 2010 yılından beri mali destek programları uyguladığını söyleyen Öztop, “Ajansımızın tek işlevi mali destek programları değil. Özellikle planlama, araştırma ve yatırım destek anlamında faaliyeti bölgemizde eş zamanlı olarak yürütüyoruz. Paydaşlarımızla işbirliği içerisinde çalışarak, bu anlamda da önemli çıktılar elde ettik diye düşünüyorum. Biz açıkça bu yönümüzü mali desteklere nazaran çok daha fazla önemsiyoruz. Çünkü mali destekte malum rakamlarımız ortada. Bu rakamların belki çok daha fazlasını ajansımız uzman arkadaşlarımızın yürütmüş olduğu araştırma çalışmalarıyla devletin ve Avrupa Birliğinin diğer kaynaklarına erişim noktasında yürütmüş oldukları proje geliştirme çalışmalarıyla belki kullandırdığımız 76 milyonun çok daha fazlasını bölgemize çekme noktasında proje geliştirme çalışmalarımız oldu. Bu anlamda da sizlerle her türlü işbirliği içerisinde çalışmayı istiyoruz”

    Konuşmanın ardından, Fırat Kalkınma Ajansı Program Yönetim Birim Başkanı Fatih Çan’ın sunum yaptı. Program soru cevap şeklinde program sona erdi.

  • Çka Mali Destek Programı Açılış Töreni Yapıldı

    Mersin Valisi Özdemir Çakacak, ÇKA’nın, sağladığı teknik desteklerle bölgenin kalkınma alanındaki eğitim ve danışmanlık ihtiyacını doğrudan faaliyet desteği ile karşılamayı sürdürdüğünü söyledi.

    Çukurova Kalkınma Ajansı, 2016 yılında ’Mikro İşletmelerde Kurumsallaşmanın ve Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Mali Destek Programı’na giriş töreni yapıldı. HiltonSA Oteli’nde gerçekleşen törene Mersin Valisi Özdemir Çakacak, Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz, vali yardımcıları, kaymakamlar, kurum ve kuruluş yetkilileri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı.

    ÇKA Genel Sekreteri Lutfi Altunsu, açılışta yaptığı konuşmada, ajansın, Adana ve Mersin illerini kapsayan TR62 bölgesinin sosyo-ekonomik kalkınmasına önemli katkılar sunduğunu söyledi. Ajansın 2008 yılından bu yana 22 Mali Destek Programı uyguladığını, 691 projeye destek verdiğini ve bölgeye 216 milyon TL tutarında kaynak tahsis edildiğini kaydeden Altunsu; “Uygulanan Mali Destek Programları ile 5 bin kişinin üzerinde istihdam sağlanırken, ajans desteklerinden faydalanan Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerde (KOBİ) yüzde 25 gelir, yüzde 22 istihdam, yüzde 15 pazar payı, yüzde 17 ihracat ve yüzde 60 kapasite artışı sağlanmış, yüzlerce yeni ürün üretimine başlanmıştır. Doğrudan Faaliyet Destekleri kapsamında 45 faaliyet başvurusu desteklenmeye hak kazanmış, 2,9 milyon TL kaynak sözleşmeye bağlanmıştır. Teknik Destek Programı kapsamında da 2015 yılında 35 kuruma eğitim/danışmanlık desteği sağlanmıştır. Ajansımız 2016 yılında da Güdümlü Proje desteği ile bölgenin ekonomik kalkınmasına katkıda bulunmayı hedeflemektedir” dedi.

    Altunsu, bu destek programlarının yanı sıra, 2016 yılında çalışan sayısı 10 kişiden az olan ve yıllık cirosu 1 milyon TL’nin altında bulunan mikro işletmeler için Mali Destek Programı kapsamında ’Mikro İşletmelerde Kurumsallaşma ve Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Mali Destek Programı’ hazırlandığını kaydetti.

    “MİKRO İŞLETMELERİN İSTİHDAM VE KATMA DEĞER PAYININ ARTMASI ÖNEMLİ”

    Vali Özdemir Çakacak ise Çukurova bölgesinin tarih boyunca iktisadi, sosyal ve kültürel açıdan daima çekim merkezi olduğunu, Çukurova Kalkınma Ajansının da bölgesel ve ilçeler arasındaki gelişmişlik farklarının azaltılması amacıyla kurulduğunu ve bu çerçevede çalışmalar yaptığını belirtti.

    Ajans tarafından hazırlanan 2014-2023 Çukurova Bölge Planı’nın 30 Aralık 2014 tarihinde yürürlüğe girdiğini, planın amacının bölgenin stratejik konumu ve zenginliklerinin değere dönüştürülmesi, yenilikçi üretim altyapısı ile bölgenin rekabet gücünün attırılması olduğunu ifade eden Çakacak, “Son yıllarda dünya ekonomisinde görülen yüksek işsizlik düzeyi ve ekonomik yavaşlama, dikkatleri yeniden istihdam imkanlarının arttırılmasına ve sürdürülebilir ekonomik büyümeye yoğunlaştırdı. KOBİ’ler için de özellikle küçük ve yeni kurulan işletmelerin daha fazla net istihdam artışı sağladığını ve dolayısıyla ekonomik büyümeye pozitif katkı sağladığını ortaya koyan uluslararası çalışmalar, mikro ölçekli işletmelerin ekonomi ve kalkınma politikaları içindeki önemini artırdı. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, ülkemizde imalat sanayiinde mikro işletmelerin payı sadece yüzde 9’dur. Bu nedenle mikro işletmelerin istihdam ve katma değer içindeki payının artması büyük önem taşıyor. Finansman imkanlarının sınırlı olması, banka kredilerinden yeterince faydalanamama gibi sıkıntılar nedeniyle çoğu mikro işletme ihtiyacını karşılayacak mali kaynak bulamıyor” şeklinde konuştu.

    “ÇKA’NIN, BÖLGENİN KALKINMASINA YÖNELİK DESTEĞİ SÜRÜYOR”

    KOBİ’lere yönelik destek programlarından en az faydalanan grup olan mikro işletmeler için ÇKA’nın, 2016 yılında Mikro İşletmelerde Kurumsallaşma Ve Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Mali Destek Programı’nı hazırladığını dile getiren Çakacak, şöyle devam etti; “Bu programla; mikro ölçekli işletmelerin kurumsallaşma, ürün geliştirme ve çeşitlendirme yoluyla rekabet gücünün artırılması amaçlanıyor. Ekstra amaç olarak da her yörenin, her kesimin katılımının azami düzeye çıkarılması, kalkınmanın sonuçlarından herkesin daha adil şekilde pay alması hedefleniyor. Kalkınmada büyümenin nimetlerinin toplumun tüm kesimlerine adil şekilde yansıtılması çerçevesinde, toplumun en kırılgan kesimlerinin güçlendirilmesi ve toplumun farklı kesimleri arasında dayanışmanın geliştirilmesi önem taşıyor. Bu sebeple destek programlarımızda hem kadın, genç ve engelli istihdamı teşvik ediliyor hem de az gelişmiş ilçelerde gerçekleşecek projelere pozitif ayrımcılık sağlanıyor. ÇKA, sağladığı teknik desteklerle bölgenin kalkınma alanındaki eğitim ve danışmanlık ihtiyacını doğrudan faaliyet desteği ile karşılamayı sürdürüyor. Bölge planındaki stratejik amaçlar çerçevesinde kar amacı gütmeyen kuruluşlara da destek veren ajansımız, bir taraftan da özel sektörün ihtiyacına yönelik daha büyük ölçekli güdümlü proje desteğini de başlatmış bulunuyor.”

    Çakacak, toplamda 7 milyon TL kaynak kullandırılacak olan mali destek programının tamamının, küçük işletmelere ait olduğunu, gıda ve içecek, kimya, plastik, tekstil, hazır giyim, makine-metal işleri, metalik olmayan mineral ürünler, ayakkabıcılık, materyallerin geri kazanımı, mobilya imalatı, lojistik, turizm amaçlı konaklama tesisleri ve bilişim sektörleri alanında faaliyet gösteren küçük işletmelerden çok sayıda müracaat beklediklerini ve destek tutarının asgari 25 bin TL, azami 250 bin TL tutarında olduğunu da sözlerine ekledi.

    Konuşmaların ardından ÇKA Proje Uygulama Birim Başkanı Türker Dölekoğlu programla ilgili sunum yaptı.

  • Fka, Mali Destek Programlarını İlan Etti

    Fırat Kalkınma Ajansı (FKA) 2016 Yılı Mali Destek Programlarını ilan etti.

    Fırat Kalkınma Ajansı, TRB1 bölgesinde (Bingöl, Elazığ, Malatya, Tunceli) bölgesel kalkınmaya katkı sağlayabilecek projeleri destekleyerek hayata geçirmek amacıyla 8 Ocak 2016 tarihi itibariyle 2016 Yılı ’Yaşam Kalitesi ve Sanayi Altyapıları’ ve ’İmalat Sanayinin Geliştirilmesi’ Mali Destek programlarını başlattı. Programlar kapsamında bölgeye aktarılması planlanan kaynak miktarı 14 milyon TL olup, desteklenecek projelerle yaklaşık 25 milyon TL’lik yatırım gerçekleştirilmesi öngörülüyor. Yaşam Kalitesi ve Sanayi Altyapıları Mali Destek Programı başvuru kabulü 22 Ocak 2016 – 11 Mart 2016 tarihleri arası, İmalat Sanayinin Geliştirilmesi Mali Destek Programına başvurular ise 22 Ocak 2016- 4 Mart 2016 tarihleri arasında internet üzerinden gerçekleştirilecek. Programlar hakkında ayrıntılı bilgiye ve rehberlere www.fka.gov.tr adresinden ulaşılabiliyor.

  • Türk Bilim İnsanları Yerli Malı Yapay Kan Üretti

    Türk bilim insanları, laboratuar koşullarında tamamen yerli yapay kan üretimini gerçekleştirdi.

    Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) ve Anadolu Üniversitesi’ndeki değerli bilim insanlarının başını çektiği ve Tübitak’a sunulan Multidisipliner Araştırma Projesi önerisi kapsamında tamamen yerli hemoglobin bazlı yapay kan üretiminde ön çalışmalar başarı ile tamamlandı. Proje kapsamında Eskişehir Osmangazi, Anadolu, Kars Kafkas ve Dicle üniversiteleri ve bir Teknopark Şirketi olan Bionkit Biyo-Nano Kimya Teknolojileri Mühendislik-Danışmanlık tarafından verilen destekle oluşturulan geniş tabanlı bir Yönetim Düzeni oluşturuldu. Bu düzende, çok farklı disiplinlerden bilim insanlarının görev alması planlandı. Bunun dışında projede, 2 Analitik Kimya, 1 Anorganik Kimya, biri doktora sonrası olmak üzere 2 Biyokimya, biri doktora sonrası araştırmacı olmak üzere 2 Moleküler Biyoloji ve Genetik, 1 Biyomühendislik disiplinlerinden olmak üzere “8” temel araştırmacı planlandı.

    Projeye ilişkin açıklamalarda bulunan ESOGÜ Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Adnan Ayhancı, Amerika, Rusya ve Çin başta olmak üzere birçok ülkenin yapay kan üretmeye başladıklarını, ülkemizin de bu hayati ürünü üretmekte geri kalmaması gerektiğini ifade etti. Ayhancı, “Kanın temel işlevlerinden biri, vücutta oksijeni taşımak ve bunu dokulara bırakıp onun yerine karbondioksiti almaktır. Bu işlev, kırmızı kan hücrelerinde (eritrositler) bulunan ve hemoglobin adı verilen, oksijen taşıyıcı hemoproteinlerle sağlanır. Bir vericiden alınan kanın nakli olağan ve güvenli bir yol olsa da, kanın yerini alabilecek maddelerin geliştirilmesi için önemli nedenler bulunmaktadır: İnsan alyuvarlarının, klinik etkilerini uzatacak ve enfeksiyon bulaşma riskini azaltacak şekilde saklanması zordur. Bu ise, kanın afet bölgelerinde ve savaşlarda ulaşılabilir olmasını sınırlamaktadır. Ayrıca, yapay kanlar enfeksiyona yol açan patojenlere karşı sterilizasyona daha uygun olacaklarından ve kan grubu antijenleri içermeyeceklerinden, çapraz eşlemeye de gerek duymayacaklardır. Tüm bu olumsuzlukların aşılması için katı saklama koşulları gerektirmeyecek yapay kan geliştirilmesi, çok önemli bir çözüm olarak gözükmektedir. Diğer taraftan yapay kan üretimi klasik kan bağışına ve nakline bir alternatif değil, aksine destektir. Araştırma ekibimiz kan bağışının aynı hızla devam etmesi gerektiğine inanmaktadır. Proje kapsamında geliştirilmesi hedeflenen nano-Hb sistemlerinin tamamı, özgün ve yeni biyonanomalzemeler olup yapay kan araştırmalarına yeni bir yön vereceği inancını taşımaktayız. Eritrositi taklit edecek nano-Hb sistemleri için PCT ve USPTO’ ya patent başvurusunda bulunulmuştur” dedi.

    “YAPAY KAN ANİ VE ACİL İHTİYAÇ ANINDA KULLANILACAK”

    Ürettikleri yapay kanın ani ve acil ihtiyaç olduğu durumlarda kullanılacağını ifade eden Ayhancı, “Hemen verilebilecek bir ürün, kan yerine geçebilecek alyuvar fonksiyonu gösteren bir ürün. Dolayısıyla hayat kurtaracak bir sıvı. Kan bankalarında kan alındıktan sonra bir aydan fazla saklanamaz, hemen bozulur. Oysa yapay kanı ürettikten sonra bir sene saklayabiliyoruz. Özellikle son zamanlardaki AİDS hastalığını ve diğer birtakım kan yoluyla bulaşan hastalıkları düşünürsek, yapay kan ile bunların önüne geçmiş olacağız. Son olarak istediğimiz kadar yapay kanı hızlı ve daha ucuz üretebileceğiz” şeklinde konuştu.

    “KAN GRUBUNA BAKILMADAN HERKESE VERİLEBİLECEK”

    Doç. Dr. Adnan Ayhancı, ürettikleri yapay kanı, kan grubuna bakılmaksızın herkese verilebileceğini vurguladı. “Tamamen yerli bir ürün olacağı için, Türkiye’nin belki de ileride oluşabilecek kan ihtiyaçlarını dışarıdan karşılanması zorunluluğunun da önüne geçeceğiz” diyen Ayhancı, “Kan ürünleri çok hayati olduğu kadar çok da tehlikelidir. Birtakım istenmeyen kimyasallar veya biyolojik etmenler eklenebilir. Bu nedenle ülkemizin ihtiyacı olan hemoglobin bazlı kan stokunu kendimizin sağlamsı son derece önemlidir” ifadelerini kullandı.

    “DÜNYA BU İŞE BAŞLADI, BİZ GERİDE KALAMAYIZ”

    Tüm dünyanın yapay kan üzerinde çalışmalara uzun süre önce başladığını hatırlatan Ayhancı, Türkiye’nin bu alanda ciddi bir açığı ve ihtiyacı olduğunu söyledi. Ayhancı, şöyle devam etti:

    “Projemiz Tübitak’ın öncelikli alanlarda açtığı “1003-SAB-ILAC-2015-2 Kan ve Kan Ürünleri” çağrısının “Universal kan ürünleri ve yapay kan araştırmaları” ile “kan ürünlerinin rekombinant olarak üretilmesi” hedefleriyle örtüşmektedir.”

    “TUBİTAK BİLİM İNSANLARINA BÜTÜN KAYNAKLARI AÇMIŞ DURUMDA”

    Kendilerinin, proje ekibi ile birlikte düşünüp bu projeyi TUBİTAK’a sunduklarını anlatan ESOGÜ Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Adnan Ayhancı, TUBİTAK’ın son zamanlarda arge yapılması için her türlü imkanı sunduğunu belirtti. Ayhancı, “Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TUBİTAK) zaten birçok bilim insanına araştırma için kaynakları sonuna kadar açmış durumda. Gerçekten son 10-15 yıldır ülkemiz inanılmaz derecede kaynaklarını araştırma harcamalarına açtı. Gerek Bilimsel Araştırma Projeleri (BAP) gerekse TUBİTAK kayda değer araştırmaları desteklemektedir” diye konuştu.

  • Kudaka, 2016 Yılı Mali Destek Programı’nı ETSO’da Açıkladı

    Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı’nın (KUDAKA), 2016 Yılı Mali Destek Programı, Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası’nda (ETSO) düzenlenen toplantıda açıklandı.

    ETSO Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıya, Vali Dr. Ahmet Altıparmak, Tarım İl Müdürü Osman Akar, ETSO Meclis Başkanı Saim Özakalın, Yönetim Kurulu Başkan Vekilleri Hasan Akal ve Şevket Demir, Genel Sekreter Av. Harun Delibaş, KUDAKA Genel Sekreter Vekili Dr. Mehmet Ali Çakal ile il merkezi ve ilçelerden ajans destekleriyle ilgilenen yaklaşık 700 müteşebbis katıldı.

    Toplantının açış konuşmasını yapan KUDAKA Genel Sekreter Vekili Dr. Mehmet Ali Çakal, KUDAKA’nın, bölgenin sürdürülebilir kalkınmasını sağlamak üzere, sosyal sermayeyi ve inovasyonu geliştirmek suretiyle yerel potansiyeli harekete geçirmeyi hedeflediğini belirterek, 2023 yılına kadar geçerli olacak “Bölge Planı”nda, ulusal stratejileri bölge ölçeğinde tamamlayıcı, bölgesel ölçekte sosyal ve ekonomik kalkınmaya eşit önem veren ve sürdürülebilirliği temel alan kriterleri dikkate aldıklarını ifade etti.

    2016 mali destek programının temelinin, üretimin artırılmasına dayandığını kaydeden Genel Sekreter Vekili Dr. Çakal şunları söyledi; “Mali destek programı özellikle bölgenin önemli gelişme ekseni olarak görülen tarımsal altyapının iyileştirilmesi ve üretilen hammaddenin katma değerli ürün haline getirilmesine odaklandı. 10 milyon olan teklif çağrısı bütçesinin 3,5 milyon TL’si, ‘Tarımsal Üretim Altyapısının Geliştirilmesi’ Mali Destek Programı başlığı altında, canlı hayvan pazarlarının ve/veya hayvan kesimhanelerinin kurulması, doğal, yerel ve organik ürün pazarlarının, halk pazarlarının kurulması öncelikleri ile kar amacı gütmeyen kurum kuruluşlara yönelik olacaktır. Geriye kalan 6,5 milyon TL ise ‘Üretimin Geliştirilmesi Mali Destek Programı’ başlığı altında küçük ve mikro işletmeler gibi kar amacı güden kuruluşların hizmetine sunulacaktır.”

    Ajansın Mali Destek Programları kapsamında; toplamda Bin 483 projenin, 399’una mali destek sağlandığını belirten Çakal şöyle devam etti; “Toplamda yaklaşık 69 milyon TL’lik karşılıksız devlet desteği, 59 milyon TL Cazibe merkezi kapsamında (hibe) verilmiş ve eş finansmanla toplamda 177 milyon TL’lik bir yatırım gerçekleştirilmiştir. Ajans Teknik Destek Programları kapsamında; toplamda 306 projenin, 199’una teknik destek sağlamıştır. Toplamda yaklaşık 1 milyon 400 milyon TL’lik karşılıksız devlet desteği (hibe) verilmiştir. Ajans Güdümlü Proje Destek Programları kapsamında; başvuruya konu toplamda 4 projenin, 3’üne malî destek sağlamıştır. Toplamda 10 milyon 500 bin TL’lik karşılıksız devlet desteği (hibe) verilmiştir.”

    Toplantıda daha sonra Vali Dr. Ahmet Altıparmak konuştu. Toplantının yapıldığı salonun tamamen dolmasından memnuniyeti dile getiren Vali Dr. Altıparmak, Erzurum’un konumu itibariyle ve pozitif bir algıyla gelecekte çok daha iyi bir noktaya geleceğine inandığını belirterek, “Bu konudaki inancımızı, itimadımızı kaybetmeden bunu gayrete dönüştürerek, üretime dönüştürerek bu inancımızı göstermemiz lazım. Geldiğimden beri bu şehrin etkilemiş olduğu alan itibariyle nüfusunun 800 bin değil, 4, 4 buçuk milyon olduğunu söylüyorum. Bu jeopolitik konumu, bu potansiyeli Erzurum’a ayrı bir değer katıyor. Ama bu merkezi konumda olduğumuz için etrafımızdaki şehirleri kucaklayacak şekilde bir politika üretmemiz, hareket etmemiz ve zihin dünyamızı ona göre şekillendirmemiz lazım.” diye konuştu.

    KUDAKA’nın, başarılı projeleri desteklemeye büyük özen gösterdiğinin altını çizen Vali Dr. Altıparmak, ajansa gelen proje sayısının her dönem arttığını, bunun da sevindirici olduğunu ifade ederek, her projenin objektif kriterlerle değerlendirildiğini ve yapılan puanlamayla aralarından en başarılılarının seçildiğini söyledi.

    Toplantıda Vali Altıparmak’ın ardından KUDAKA Program Yönetim Birimi Uzmanı Güvenç Gürbüz, 2016 Yılı Mali Destek Programı’nın detaylarının yer aldığı bir sunum yaptı.

    Toplantı sonunda ise, KUDAKA Program Yönetim Birimi Başkanı Fatih Yılmaz ve İzleme-Değerlendirme Birimi Başkanı Emir Olcay Sayın katılımcıların sorularını cevaplandırdı.