Etiket: Malezyalı

  • Malezyalı 50 firma, Türk firmaları ile görüştü

    Malezya Ticareti Geliştirme Kurumu (Matrade), beraberindeki 50 Malezyalı firma ile Türk firmaları ile görüştü.

    Malezya Ticaret Ajansı, 50 Malezyalı şirketi Türkiye’ye getirdi. Müsiad Expo’ya katılacak Malezyalı firmalar, Türk firmaları ile görüşme gerçekleştirdi. Ekonomideki istikrarsızlığı farklı pazarlardaki ivmelenme ile atlatmak isteyen Türkiye, Uzakdoğu’nun en büyük ekonomilerinden biri olan Malezya ile de yakınlaşıyor.

    Matrade CEO Yardımcısı Sharimahton Mat Saleh yaptığı açıklamada, Türkiye’nin Malezya için çok önemli bir pazar olduğunu söyleyerek, “Hem bir taraftan çok uzun yıllardır dost olduğumuz bir ülke, hem diğer taraftan Türkiye’nin iç pazarı çok canlı. Gayri safi yurt içi hasılası günden güne artıyor. Türkiye’nin genç nüfusu fazla. Bu tür faktörlerden dolayı Türkiye bizim için her zaman önemli bir pazar olacak” dedi.

    Serbest ticaret anlaşmasına göre 2020 yılı itibariyle ticaret hacmi hedefinin 5 milyar dolar olarak belirlendiği konusu hakkında konuşan Saleh, “Şimdilik 5 milyar dolarlık bu hedefe bağlı kalıyoruz. Çünkü önümüzde daha 2 yıl var. Ama kendimize güveniyoruz. Bu hedefe ulaşabileceğimize güveniyoruz” diye konuştu.

    Saleh, havacılık ve savunmanın Türkiye’nin önemli ve yükselen sektörlerinden bir tanesi olduğunu vurgulayarak, “Bu sektörde ihracat söz konusu olabilir. Bizi sadece Malezya olarak görmemeniz lazım. Türk ihracatçılarının Malezya’yı, Güneydoğu Asya bölgesinde çok önemli, kilit bir pazar olarak ve oraya açılan bir kapı olarak değerlendirilmesi lazım. Sadece Malezya’ya ihracat değil, oradaki bölgeye ihracat olarak bakmaları lazım” ifadelerini kullandı.

    Saleh, Malezya’ya yatırım olarak bakıldığı zaman tek ülke olarak görülmemesi gerektiğini söyleyerek sözlerini şöyle tamamladı: “Malezya Güneydoğu Asya ülkelerinin çok önemli bir parçası. Güneydoğu Asya’ya açılan çok önemli bir kapıdır. Bizim çevremizde bulunan Endonezya, Filipinler, Singapur, Vietnam gibi ülkelerde 600 milyonluk bir nüfus var. Bu bölgenin de gayri safi yurt içi hasılası büyük bir şekilde büyüyor ve milli geliri artıyor. Dolayısıyla bizleri, karşılıklı iş birliği ve yatırım fırsatları olarak Türkiye ile Malezya arasında çok büyük bir potansiyel bekliyor . Aynı şekilde bizde Türkiye’yi, Avrupa ile Asya arasında bir köprü olarak görüyoruz. İş dünyasının bu şekilde değerlendirilmesi gerekir”.

    Malezya’dan Türk firmaları ile görüşmeye gelen Eureka Efektif firmasının CEO’su Hafiz Kadir yaptığı açıklamada, Türkiye’nin kendileri için iyi bir iş ortağı olabileceğini düşündüklerini belirterek, “Çünkü bununla ilgili yapılan ticaret anlaşmasından sonra vergilenmeyle ilgili çok önemli bir yol ilerledik. Avrupalı ve Amerikalı muadillerimiz ile kıyaslandığımızda vergi anlamında biz çok rekabetçi kalıyoruz. Bu yüzden Türkiye ile iş birliğimizin artabileceğine ve Türkiye’nin bizim için önemli bir pazar olabileceğine inanıyoruz” dedi.

    Tho Mem Group isimli bir saat şirketinin CEO’su olan Izham Fitri Ismail yaptığı açıklamada, Türkiye’yi seçmelerinin en önemli sebeplerinden bir tanesinin, Türkiye ile serbest ticaret anlaşmalarının olduğunu söyleyerek, “Bunun dışında Türkiye’yi Avrupa ülkelerine açılan bir kapı olarak görüyoruz. Aynı zamanda Türkiye ile çok benzer bir kültürümüz var. Dinimiz aynı, kültürümüz çok benziyor. Dolayısıyla Türkiye’nin iyi bir iş ortağı olacağına inanıyoruz” diye konuştu.

    Medikal ve cerrahi alanında çalışan Foresight Industries firmasının CEO’su olan Aidi Roslan Abu Bakar yaptığı açıklamada, Türkiye’nin Orta Asya’ya ve Kuzey Afrika’ya açılan bir kapı olduğunu belirterek, “Dolayısıyla Türkiye’yi bu şekilde değerlendireceğimizi düşünüyoruz. Bunun yanında Türkiye’nin iç pazarı da çok güçlü ve burada gerçekten çok dinamik bir iç pazar var. Bizim nüfusumuzun iki katından fazlası, Türkiye’nin nüfusudur. Tabiki İslami değerlerimiz anlamında uyuştuğu için daha kolay distribütörlük yapabileceğimizi düşünüyoruz” şeklinde konuştu.

    Dijital proje çözümleri yapan The Eceos firmasının CEO’su olan Zainal Adnan Abdul Halim ise Türkiye ile Malezya’nın arasındaki ilişkilerinin eskiye dayandığını söyleyerek, “İş dünyasının etkileşimi sayesinde Türkiye ile Malezya’yı daha da yakınlaştırabilecek seviyeye getireceğimize inanıyoruz” dedi.

    Çocuk kitapları ve dergileri gibi ürünler yapan Ana Muslim firmasının CEO’su olan Muhammad Fakhruddin Arrazi Misni de firma olarak içerik oluşturduklarını söyleyerek, “İslami değerleri dünyaya tanıtmaya çalışıyoruz. Türkiye ve Malezya’nın resmi dininin İslam olduğu için, dünyaya da benzer mesajlar ileten iki ülke olduğumuz için beraber çalışıyoruz. Hem Türkiye hemde Malezya ve diğer Müslüman ülkelerden bahsediyorum. Birlikte iş birliği yapabileceğimize ve aynı kültürü paylaştığımızı düşünüyoruz” dedi.

    Bina Intergrated Industries firmasının CEO’su Muhammad Ibrahim Bin Rosli, firma olarak su geçirmez ürünler ürettiklerini belirterek, “Bunun yanında tabiki Türkiye’den Malezya’ya götürebileceğimiz yeni teknolojik ürünlerde arıyoruz” ifadelerini kullandı.

  • (Özel Haber) Türkiye aşığı Malezyalı pilot

    Türk Hava Yolları kokpitinde yer alan yabancı pilotlardan Malezyalı Sidek Bin Abdul Majid’in Türkiye aşkı görenleri etkiliyor. 15 Temmuz’da da Türkiye’den ayrılmayı düşünmediğini aktaran Malezyalı kaptan pilot, “Önce Allah’a sonra lideriniz Erdoğan’a güveniyorum” dedi.

    Türk Hava Yolları kokpitinde yer alan yabancı pilotlardan biri de Malezyalı Sidek Bin Abdul Majid. THY’nin Boeing 737 kaptan pilotlarından olan 51 yaşındaki Majid, Türkiye’yi ve özellikle de yaşadığı Edirnekapı’daki mahallesini çok seviyor. FETÖ’nün 15 Temmuz hain darbe girişiminde de Türkiye’den bir an olsun ayrılmayı düşünmeyen Majid, “Başka havayolu şirketlerinden beni transfer etmek istediler ancak ben gitmedim. En az Türk milleti kadar böyle bir şeyin olmasına çok üzüldük. Lideriniz Recep Tayyip Erdoğan, bu kadar güzel bir hakimiyet kurarak, vatandaşlarla beraber ülkenize sahip çıktı. Hiçbir şekilde Türkiye’yi terk etmeyi düşünmedim. Ben önce Allah’a güveniyorum. Sonra Türkiye’ye, Türk halkına ve liderinize güveniyorum. Ben her şeyde Allah’a sığınıyorum” dedi.

    Türk Hava Yolları’nın yabancı kaptan pilotlarından Malezyalı Sidek Bin Abdul Majid adeta bizden biri oldu. THY’de 2016 yılından itibaren uçmaya başlayan Malezyalı kaptan pilot İstanbul’da ailesi ile yaşamak için Edirnekapı’yı seçmiş. Bu semte duyduğu sevgiyi her fırsatta dile getiren 51 yaşındaki Boeing 737 kaptan pilotu Abdul Majid, Türkiye ve özellikle de Edirnekapı sevdasını anlattı. Malezyalı 30 yıllık kaptan pilot, çocukları ve eşi ile yaşadığı Edirnekapı’daki geleneksel bir mahallede İstanbul atmosferinin ve mahalle kültürünün kendisini çektiğini söyledi.

    “Mihrimah Sultan Camii’nde namaz kılmayı çok seviyorum”

    İstanbul’da ve özellikle de Edirnekapı’da yaşamaktan büyük keyif aldığını dile getiren Majid, “Mahalle kültürünü tanımak için böyle bir mahallede oturmaya karar verdim. Türk kültürünü, Türk hayat tarzını, insanların yaşam tarzlarını daha iyi görmek ve onlar gibi yaşamak için böyle bir mahalleyi tercih ettim. Benim oturduğum mahallenin çok eski ve çok mistik bir tarihi var. Eğer daha lüks bir yerde otursaydım Türkiye’nin diğer ülkelerden benim için bir farkı olmayacaktı. Edirnekapı çok tarihi bir yer. İki arkadaşının tavsiyesi üzerine gittim. Çok tarihi ve çok enteresan güzelliği olan bir yer. Mistik bir görüntüsü olduğu için burası beni çok cezbetti. Çok güzel bir yer. Mihrimah Sultan Camii çok tarihi bir camii olması nedeniyle uçuşum olmadığı zaman gidip orada namaz kılıyorum. Mihrimah Sultan Camii benim için çok özel bir yer. Komşularım çok fazla. Çok keyifli insanlar. Onlarla çok iyi bir iletişimimiz var. Eşim de bir okulda Türkçe öğrendi” diye konuştu.

    “Lideriniz Erdoğan ile ülkenize sahip çıktınız”

    FETÖ’nün 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrası Türkiye’yi bir an olsun terk etmeyi düşünmediklerini ifade eden Sidek Bin Abdul Majid, “15 Temmuz günü uçuşa gitmek için hazırlanıyordum. En az Türk milleti kadar böyle bir şeyin olmasına üzüldük. Fakat darbe girişiminin bu kadar güzel kontrol altına alınıp, lideriniz Recep Tayyip Erdoğan, bu kadar güzel bir hakimiyet kurarak, vatandaşlarla beraber ülkenize sahip çıktı. Türk milleti, Türkiye Cumhuriyetinin kim olduğunu ve kimin olduğunu ülkeye sahip çıkarak herkese gösterdiler. Bu yüzden çok rahattım ben. Rahat olduğum için de kendimi güvende hissettim. Çok rahat bir şekilde uçuşuma devam ettim. Birçok arkadaşım aradı. Bavullarını topla artık git, orası hiç iyi değil. Kaderde ne varsa o olur. Bu her ülkede olabilecek bir şey. Hiçbir şekilde Türkiye’yi terk etmeyi düşünmedim” şeklinde konuştu.

    “Önce Allah’a sonra liderinize güveniyorum”

    Atatürk Havalimanı’nda canlı bomba saldırısı yaşanmadan kısa süre önce patlamanın olduğu yerden geçtiğini belirten Abdul Majid, “Eve gitmek için Metro katına indim. Bomba patladı. Ama bunlardan hiç korkmadım. Ben önce Allah’a güveniyorum. Sonra Türkiye’ye Türk halkına ve liderinize güveniyorum. Başka havayolu şirketlerinden beni transfer etmek istediler ancak ben gitmedim. Müslüman olduğum için özellikle Ortadoğu ülkelerinden çok cazip teklifler geldi. Özellikle bir tanesi çok iyi bir maaş, ev, çocuklarımın okul masrafları ve başka imkanlar sundu ancak ben ve ailem Türkiye ve Türk Hava Yollarını çok seviyorum onun için gitmedim” dedi.

    “Türk yemeklerini çok seviyorum”

    Türk yemekleri ile Malezya yemeklerinin birbirine çok yakın olduğunu dile getiren Malezyalı kaptan pilot, “Türk yemeklerini çok seviyorum. Burada hiçbir sıkıntı yaşamadım. Çağ kebap, İskender, dolma ve pilav en sevdiğim yemekler. Tatlılarınız muhteşem” diye konuştu.

  • Malezyalı iş adamları: “Türkiye’de kendimizi güvende hissediyoruz”

    Türkiye ve Malezya işbirliği ve ikili görüşmeleri için İzmir Ticaret Odası’nda bir araya gelen Malezyalı iş adamları Türkiye’ye yatırım yapmaktan korkmadıklarını belirterek, “Türkiye’ye gelmek için en doğru zaman, biz kendimizi burada güvende hissediyoruz” dedi.

    Ekonomi Bakanlığı Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu ve Malezya Dış Ticaret Geliştirme Kurulu işbirliğinde düzenlenen ’Türkiye-Malezya İşbirliği Fırsatları Toplantısı ve İkili İş Görüşmeleri’ İzmir Ticaret Odası’nda (İZTO) gerçekleştirildi. Toplantıya İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş’ın yanı sıra Dış İlişkiler Kurumu (DEİK) Türkiye-Malezya İş Konseyi Başkanı Süheyla Çebi Karahan, Türkiye-Malezya İş Kulübü Başkanı Suhaimee Abu Hassan, Malezya Dış Ticaret Geliştirme Kurulu CEO’su Dato’ Dzulkifli Mahmud ve firma temsilcileri katıldı.

    İzmir’in tanıtım film sunumu ile başlayan toplantıda konuşan İTO Başkanı Demirtaş, Türkiye olarak yeni pazarlara açılmaya büyük önem verildiğini hatırlatarak, Malezya’nın dünyanın yükselen ekonomilerinden birisi olduğunu ve yapılan uluslar arası araştırmaların da gösterdiği üzere küresel ekonomik gücün ’yükselen piyasa ekonomilerine’ doğru kaydığına dikkat çekti.

    “Çok büyük avantajlarımız var”

    Yatırımları mümkün olduğunca çeşitli coğrafyalara yaymanın önemine işaret eden Başkan Demirtaş, “Malezya ve Türkiye coğrafi açıdan birbirine uzak. Ancak, çoğunluğu Müslüman iki ülkeyiz. D-8’de birlikteyiz. Ama D-8 örgütünde etkin işbirliğimiz yok. ABD, Çin, AB çeşitli ekonomik birlikler oluşturuyor. Dünya artık bize küçülecek. O nedenle, daha etkin birliktelik içerisinde olmalıyız. Hedefe ulaşmanın en önemli yolu işadamları ve iş dünyasıyla yakınlaşmaktan geçiyor. Bu çerçevede, tüm D-8 üye devletlerinin ekonomik olarak en büyük 5 kentinin Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlarını İzmir’e davet ettik. Malezya’dan da Kuala Lumpur,Penang, Johor, Perak, Sarawak, Sabah şehirlerinin, Uluslararası Ticaret Odaları’na davet gönderdik. 20-21 Ekim 2016 tarihlerinde İzmir’de D-8 ticaret ve Sanayi Odaları İzmir Toplantısı’nı yapıyoruz. D-8 ülkeleri arasındaki ticaret hacminin 2018’de 500 milyara çıkarılması hedefleniyor. Odamız ve D-8 Sekreterliği ile işbirliği içinde İzmir’de düzenleyeceğimiz bu toplantıda D-8 ülkeleri arasındaki ihracat ve ithalat fırsatlarını arttırmayı hedefliyoruz. Tabi ki dış ticaretimizi arttırdığımız kadar, ülkelerimiz arasındaki yatırımların da artmasını istiyoruz” diye konuştu.

    Türkiye’de şu an 42 Malezya sermayeli firma faaliyet gösterdiğini kaydeden Demirtaş, İzmir’de ise bu sayının 3 olduğunu ve bu sayıların arttırılması için birlikte çalışmanın gerektiğini dile getirdi.

    İzmir’in tarımdan sanayiye, enerjiden turizme kadar her alanda yatırım yapılabilecek bir kent olduğunu vurgulayan Demirtaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Lojistik olarak çok büyük avantajlarımız var. Malezya’dan Avrupa pazarına ulaşmadaki yol ve zaman zorluklarını İzmir’e yapacağınız yatırımlar ile rahatça aşabilirsiniz. İki ülke iş adamlarının karşılıklı ticaret ve yatırımlarını arttırmalarını diliyorum. Türkiye-Malezya İşbirliği Fırsatları Toplantısı ve İkili İş Görüşmelerinin ülkelerimiz arasındaki ilişkilerin gelişimine yararlı olmasını diliyorum.”

    “Malezya iş dünyası bizden çok daha başarılı”

    Malezya ve Türk firmalarını sıklıkla bir araya getireceklerini belirten DEİK Türkiye-Malezya İş Konseyi Başkanı Süheyla Çebi Karahan, Malezya ve Türkiye arasındaki ticari işbirliğinin artması gerektiğine işaret ederek, “Malezya’nın 30 milyon, Türkiye’nin 79 milyon nüfusu var. Malezya’nın ihracatı 177 milyar dolar, ithalatı 144 milyar dolar. Türkiye’nin dünyaya ihracatı 144 milyar dolar, ithalatı 207 milyar dolar. İki ülkenin toplam dünyayla ticaret hacmi 663 milyar dolar. Fakat iki ülkenin birbiriyle ticaret hacmi 1 milyar 700 milyon dolar ve çok düşük. Acilen iki taraflı bunları artırmamız lazım. Malezyalı iş dünyası bizden çok daha başarılı. Çünkü bu 1 milyar 700 milyonun 350 milyon dolarını biz satmışız, 1 milyar 350 milyon doları ise onlar bize satmış” dedi.

    Malezya’daki ticaret avantajları

    Malezya halkının Türkleri çok sevdiğini belirten Karahan, Malezya’daki ticaret avantajlarını da anlattı. Malezya’nın Türkiye için önemli bir kapı olacağını dile getiren Karahan, şunları söyledi:

    “Malezya’nın çok iyi çalışan bankacılık sistemleri var, finansal kaynakları oldukça fazla. Ciddi fonların olduğu, tabiri caizse paranın üzerinde oturan bir ülke olduğunu söyleyebilirim. Ticari olarak güçlü bir hukuk sistemi var. Korkmadan gidebilirsiniz. Türkiye Malezya arası uçuş mesafesi 10,5 saat ancak haftada 10 uçak seferi var hatta bazen günde 2 sefer uçuş yapılabiliyor. Malezya Dünya Bankası’nın iş yapabilirlik listesinde 18. sırada bulunuyor. Nüfusunun büyük bölümü Müslüman ve işsizlik oranı yüzde 3. Bunlar bizim için avantajdır ve bunları değerlendirerek Malezya’ya gitmeliyiz.”

    “Dünyanın her yerinde bomba patlıyor”

    Malezya’da iş yapabilmek için sabırlı olmak gerektiğini de kaydeden Karahan, kendisinin 2 yıllık temaslar sonrasında bir çok iş aldığı örneğini vererek, Malezya ile tarım, gıda, inşaat, savunma sanayi, bilgi, iletişim ve uzay teknolojileri gibi pek çok konuda işbirliği yapılabileceğini sözlerine ekledi.

    Türkiye-Malezya İş Kulübü Başkanı Suhaimee Abu Hassan ise Türkiye’ye gelmekten ve yatırım yapmaktan korkmadıklarını belirterek, “Türkiye’ye gelmek için en doğru zaman, biz kendimiz güvende hissediyoruz. İstanbul’da ya da başka bir yerde bomba patlıyor olabilir ancak dünyanın her yerinde patlıyor” dedi.

    “Garanti veriyoruz 30 günde şirket kurabilirsiniz”

    Spesifik işler üzerine odaklandıklarını ve böylece ticaret hacminin hızlı artmasını hedeflediklerini belirten Abu Hassan, şöyle devam etti:

    “Biz ticareti kolaylaştırmak için ne gerekiyorsa onu yapmayı amaçlıyoruz. Malezya’da yıllar önce iş kurmanız çok zordu ancak bugün her şey değişti ve şükür ki iş lisansı derhal verilebiliyor. Size şunun garantisi veririz ki 30 gün içinde şirket kurabilirsiniz. Sadece kredi kartı gerekli hiç kimseye gerek yok, Malezya’ya gelmeden de iş kurmanız mümkün. Kaygılanmanıza gerek yok, web sayfasına girerek işlemlerinizi yapabilirsiniz. Hiç kaygılanmayın. Sadece 50 dolar ödüyorsunuz bu modelde, iş yerinizi kurmak için yapacağınız tek şey bu. Herhangi bir zorluk gelirse de başınıza hemen bizimle temas kurun. Sizlerin sorunlarını çözeceğiz.”

  • Malezyalı Dans Gurubundan Havalimanında Dans Şovu

    Malezya’dan gelen 60 kişilik dans gurubunun Sabiha Gökçen Havalimanı’nda yöresel kıyafetlerle sergilediği dans gösterisi, renkli görüntüler oluşturdu.

    İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’na gelen bazı yolcular terminal binası içerisine girdikleri sırada beklemedikleri bir sürprizle karşılaştı. Yolcular, onlarca kişiden oluşan dans gurubunu karşılarında görünce şaşkınlıklarını gizleyemedi.

    60 KİŞİLİK DANS GURUBU BÜYÜK İLGİ GÖRDÜ

    Malezyalılar tarafından işletilen İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı, Malezyalı “Permata Jewels of the Arts” dans ve müzik grubu şovlarına ev sahipliği yaptı. Grup 26 Mayıs’ta yapılan Dünya Çocuk Dansları Yarışması’na katılmak için geldiği Türkiye’de Sabiha Gökçen Havalimanı’nda bir gösteri düzenledi. Terminal Binası içinde yolcular ve havalimanı personeli için yeteneklerini sergileyen grubun şovu renkleri görüntülere sahne oldu. 60 kişilik grup izleyenlerin yoğun ilgisiyle karşılaştı.

    YOLCULAR O ANLARI CEP TELEFONLARIYLA KAYDETTİ

    Coşkulu müzik eşliğinde yöresel kıyafetleriyle gösteri yapan grubu yolcular da beğeniyle izledi. Renkli anların yaşandığı dans şovunda grup birçok figür sergiledi. Yolcular, dans eden gruba teşekkür ederek, beğenilerini dile getirdiler. Özellikle turistler cep telefonları ile dans gösterisini kaydetmeyi ihmal etmedi. Havalimanında gösteri yapan Permata Dans Grubu, Malezya Başbakanı’nın eşi Datin Paduka Seri Rosmah Mansor tarafından hayata geçirilen Permata isimli bir sosyal sorumluluk projesinin bir parçası olmasıyla biliniyor.

  • Uludağ’da Mahsur Kalan Malezyalı Turistin İmdadına Jak Yetişti

    Kış turizminin gözde merkezlerinden Uludağ’da yağmurlu havada mahsur kalan Malezyalı turisti Jandarma Arama Kurtarma (JAK) ekipleri kurtardı.

    Edinilen bilgiye göre, Uludağ’a kayak yapmak için Uludağ’a gelen Malezyalı J.M. (26), yağmurlu havada yorulunca jandarmadan yardım istedi. Bunun üzerine harekete geçen Jandarma Arama Kurtarma (JAK) ekipleri, Kervansaray Pisti’nde mahsur kalan turiste 30 dakika içerisinde ulaştı. Ardından kar motoruna bindirilen ve 112 noktasına getirilen turistin durumunun iyi olduğu öğrenildi. Turistin yağmurlu havada yorulduğu için hareket edemediği belirlendi.